Pluto ileri hareketine dönüyor

80c69a3c2d4b4c4d68be23e208ab794e.jpg

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin gücünü taşır. Pluto’nun yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. Sistem ve düzen oluşturma prensibini taşıyan Oğlak burcu, sosyal ve toplumsal düzen kurma, sistem geliştirme ile ilgili bir burçtur. Devlet, devlete ait kurumlar, devletle ilgili sistemler Oğlak burcu yönetiminde olan konulardır. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta kendi yönetiminde olan bu konulara ait alanları içine alacak şekilde gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu göstermekteydi ve Pluto’nun Oğlak burcunda devam eden yolculuğu boyunca devlet, hükümet, büyük ölçekli şirketler, iş hayatı, sosyal ve toplumsal sistemler, kuruluşlar ve toprakla ilgili olabilecek inşaat sektörü, gayrimenkul alanlarında etkisini sürdürmekte olan dönüşümsel oluşum devam sürecini göstermekte olacak.

20 Nisan 2017’den bu yana 5 aydır sürdürdüğü retro hareketini sonlandırmak üzere olan Pluto, 30 Eylül Cumartesi günü ileri hareketine dönmekte. Pluton’un ileri hareketine dönüşü ile birlikte global çerçevede güç odaklı enerjilerin, hakimiyet kurma, yönetme, nüfus etme merkezli hareket etme anlayışının aktif sürece giriyor oluşunun etkilerini yaşamaya başlayacağız.

Kişisel anlamda Pluto retro süreçleri, içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Geri harekette olan Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Eğer gerçekten farkındalık geliştirebilmişsek; dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinliyebilmek retro Pluto’nun iyileştirici, şifalandırıcı gücünü görmeyi sağlar. İleri hareketine başlayan Pluto ile içsel gücümüzü dışa yansıtmanın güç ve kuvvetini tekrar elde etmiş olabiliriz.

Jüpiter – Uranüs Döngüsü Karşıtlık Fazı

SFPage.jpg

Jüpiter ve Uranüs 2010 yılında Koç burcunda yaptıkları kavuşum ile kendi aralarında başlayan yeni döngünün oluşturduğu karşıt açı fazının son istasyonunu gerçekleştirmekteler. İki gezegen arasındaki bu açı 28 Eylül Perşembe günü kesinleşiyor olacak. Jüpiter ve Uranüs döngüleri, Jüpiter’in ifadesinde olan konular üzerinde bireyleşme, özgürleşme, yeniden şekillenme etkisi getirmek üzere çalışmakta olur. İnanmak, düşünmek, fikir yürütmek ve evrensel prensipler üretmek ile ilgi olan Jüpiter’in, Uranüs ile oluşturduğu kontaklar, bu noktalar üzerine yansıtılan önemli değişim enerjilerini taşımakta olurlar.

Döngü içerisinde, Uranüs’ün barındırdığı değişim enerjisi, Jüpiter’in yaratıcılığında olan dini, ahlaki, felsefi, hukuki inançlar üzerine bir nevi aydınlanma enerjisi getirmek amacı ile hareket etmekte. Bu iki gezegenin arasındaki oluşan döngüyü tüm bu dini, fikirsel, inançsal, hukuksal olarak oluşturulmuş, süregelen prensipler üzerinde yenilik getirme, geleceğe yönlendirme, aydınlanma enerjisi olarak tanımlayabiliriz.

İki gezegenin 2016 yılının son ayında yaptıkları karşıt açı yine iki gezegeninde retro hareketleri sayesinde içinde bulunduğumuz 2017 yılının Mart ve Eylül aylarında tekrarlamakta. 2017 yılının en önemli gezegen hareketlerinden birini oluşturan Jüpiter, Uranüs karşıtlığı, özellikle bahsettiğimiz inançsal, fikirsel, hukuksal konular, kurumlar, kişiler ve olgular üzerinde oluşacak olan kutupsallaşma, zıtlaşma enerjisini taşımaktaydı. Jüpiter, Uranüs’ün karşıt açısına ilerlediğinde Terazi Burcunda hareket etmekte ve Terazi burcunun ifadesinde olan ilişkilerde uyum, uzlaşma, gerek kişiler arası gerek devletler arası diplomasi, hukuksal ve adaletsel sistemler üzerine ilerleme, gelişme, büyüme, gerçekleri arama ve yeni sistemler kurma isteğini taşımaktaydı.

Kutupsallık oluşturan iki karşıt enerjinin ortaya çıkarmak istediği en önemli faktör büyük oranda farkındalık yaratmak, denge kurmak, bilinci yükseltmek amacı yönünde çalışan enerjileri içerir. Uranüs’ün aydınlanma sağlayıcı unsurları ile Jüpiter’in soyutsal, inançsal, ideolojik zihninin arasında oluşan iki uçlu gerilim bu bahsettiğimiz olgular üzerinde değişim dürtüsünü yaratarak, bilinç geliştirmek, denge kurmak, bireylilik, özgürlük esasının gerekliliğini üzerine oluşacak aydınlanmayı sağlamaya yönelik enerjileri içermekteydi. Açının doğası gereği gelişen koşullar Uranüs’ün yenilik, değişim yaratmak için kullanagelir olduğu, isyankar, sıradışı, ani, sarsıcı, kaos yaratma yanlısı hareket tarzı ile şekillenerek, asıl altta yatan isteklerin inançsal özgürlük olduğu, ideolojik kökenli arayışların öne çıktığı olayların en büyük göstergesi halini aldı.

Döngünün karşıt fazı kendini gerçekleştirmekte, iki gezegenin toplumsal bilinç üzerine yarattığı etki gittikçe kendini göstermeye, açığa çıkmaya başlayacak. Umarım eşitlikçi bireylilik anlayışının farkındalığı ile aydınlanan bir toplum anlayışı kazanmış olmaktayız.

Dilâra B.Efeoğlu

 

 

 

 

 

25 Eylül – 1 Ekim Haftası Gökyüzü

space-ring-planet-art-star-giant-nice-hd-nature-picture-1920x1080.jpg

25 Eylül – 1 Ekim Haftası Gökyüzü

Gökyüzünde Terazi burcu ilerleyişinde Jüpiter, retro hareketinde olan Uranüs ile karşıt açıya ilerlemekte. Koç burcunda Uranüs ile Jüpiter 2010 yılında aralarında başlayan döngünün son karşıt açısını yapıyor olacaklar. Etkisi aktif olan açının kesinleşeceği tarih 28 Eylül Perşembe. Jüpiter, Uranüs karşıtlığı, Jüpiter’in ifadesinde olan konular üzerinde bağımsızlaşma, özgürleşme, bireyleşme etkisi ile birlikte artan inançsal özgürlük arayışı, fikirsel özgürlük arayışı taşımakta. Aynı zamanda bu karşıtlık fazlaca uyum arayışı içinde olmanın, fazlaca uzlaşma yanlısı olmanın bireyleşmeyi engelleyen en önemli sorun haline gelebileceğini de göstermekte. Terazi burcunun son derecelerinde olan Jüpiter’in Akrep burcuna geçiş yapması öncesinde Uranüs ile yapacağı karşıt açı, bu burcun ifadesinde olan eşitlik, adalet, denge, uyum, huzur unsurlarını ne kadar yenilikçi göz ile bakma farkındalığı yaratmış olduğumuzu gösterecek.

29 Eylül Cuma günü, Oğlak burcu ilerleyişini sürdüren Ay, duygusal güvence arayışımızın sürmekte olduğu bir güne işaret etmekte. Kontrol altına alacak olduğumuz duygularımız gerçekçi ve kuralcı tavırlar getirmekte. Akşam saatlerinde Ay, Jüpiter ve Uranüs karşıtlığının orta noktası görünümüne gelecek. Özgürleşme isteğimizin, bağımsızlaşma arzumuzun etken olduğu hareket tarzımızın ortaya çıkaracağı duygusal dalgalanmalara, gerginliğe açık olduğumuzun bilinci ile hareket etmek yararlı olacaktır. Toplumsal olarak da gergin bir ortamı işaret eden gökyüzü, ani gelişen, stres, gerilim ve isyankarlık barındırabilen olaylara yol açabilecek şekilde gelişebilecek durumlara işaret etmekte. 2 Ekim Pazartesi günü sabah karşı (01:59) kesinleşecek olan Pluto, Mars üçgen açısı gökyüzünde aktif. Hafta sonu boyuncada etkili olacak açı, kararlı ve güçlü bir hareket tarzı getirmekte. İstekleri elde etmenin azmini ve istekleri ortaya koymanın cesaret ve özgüvenini sağlayan enerjilerin akışı pozitifsel olarak kullanmak olumlu durumlar yaratırken artan özgüven duygusunu yıkıcı, sert ve aşırı hırs ile kullanılabilecek oluşu ise olumsuz durumlara yol açacak olabilir.

Başak burcu yolculuğunu bitiren Merkür, 30 Eylül Cumartesi günü Terazi burcuna geçiş yapıyor. Merkür, Terazi burcunda uyum sağlamaya yönelik, uzlaşma yanlısı, diplomasi içeren davranışları benimseyen bir iletişimsel dili ifade eder. Taşıdığı girişimcilik etkisi ile birlikte, iş ve ticaret hayatında oluşabilecek yeni anlaşmalar, ortaklıklar devreye girebilir.
Haftanın günlerine göre baktığımızda,
Pazartesi günü, sabah erken saatlerinde (08:00) Ay’ın Yay burcuna geçişi ile birlikte, dışa dönük ve daha enerjik bir yapı sergiliyor olacağız. Büyümekte olan Ay ışığı ile birlikte yeniliğe ve geleceğe yönelik duygular ve arzular içinde olacağımız Pazartesi günü, Ay’ın Venüs ile oluşan kare açısı, ilişkilerimize yönelik denge kurmakta zorlanacak olacağımız bir güne işaret etmekte. Fazla duygusal tepkiler içine girmek, artan isteklerimizin tatmin olmadığı düşüncesi ile huzursuzluk ve memnuniyetsizlik hissetmek duygusuna kapılıyor olmak yerine uyum ve uzlaşmacı tarafımızı ön plana çıkarabilmek çok daha faydalı olacaktır.
Salı günü, Ay’ın, Mars ve Neptün arasında oluşan karşıtlığın apeksi olmuş durumda. Sabah saatlerinde aktif olacak olan bu görünüm akşam saatlerine kadar etkisini sürdürmekte olacak. Dağılan, değişkenlik gösteren davranışlar içine giriyor olabilmemize yol açabilecek olan açının aktifliği süresince, gerek duygusal gerek fiziksel olarak konsantrasyonumuzu kaybetmemeye, duygusal ikilemlere düşmemeye karşı dikkatli olmakta fayda var. Akşam saatlerine doğru Ay’ın Satürn ile kavuşuma doğru giden ilerleyişi duygusal kontrolümüzü çok daha kolay sağlayacak olacağımız saatleri göstermekte.
Çarşamba günü, Günün ilk yarısına kadar Ay’ın, Satürn ile kavuşum etkisi aktif iken Ay, Merkür ile Kiron arasında oluşan karşıtlığa apeks noktası olmuş durumda. İletişimsel yönde etkileşim içinde olduğumuz kişiler yada konulara ait sorumluluklarımızın artacak olduğu bir gün, kendimizi ifade etmekte, düşüncelerimizi diğer kişiler ile paylaşmakta, ortak bir dil bulmakta zorluk çekebilir ve duygusal olarak kendimizi sınırlandırılmış hissedecek olabiliriz. Gün içerisinde Ay’ın, Uranüs ile olan uyumlu kontağı (14:07) aradığımız özgürlük ve kendini ifade etme gücünü veriyor olacak. Akşam saatlerinde Oğlak burcuna geçmesi ile birlikte, gerçekçilik ve somut sonuçlar arama güdümüz kuvvetlenmekte. Ay, Oğlak burcuna geçişi ile birlikte 5 derece Terazi burcunda hareket eden Güneş ile kare açı yapmaya başlamakta. İlişkilerimizde gösterdiğimiz uyum ve uzlaşmacı davranışlarımız ile duygusal olarak aradığımız güven duygusunu sağlamakta zorluk çekebiliriz. ilişkilerimizde orta noktayı bulmak, dengeyi koruyabiliyor olmak açısından dikkatli olmakta fayda var.
Perşembe günü, Jüpiter ve Uranüs arasında oluşan karşıt açı sabah saatlerinde kesinleşmekte (07:00) bu açının etkilerini yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz. Sabah erken saatlerinde Ay’ın Pluto ile kavuşumu duygusal olarak güçlü ve kontrollü olmayı kolaylaştırmakta. Ay’ın bu pozisyondan Mars ile kurduğu olumlu kontak, kendimize olan güvenin yüksek olacağı bir güne işaret etmekte. İsteklerimizi elde etmek için daha emin ve cesaret ile adımlar atacak olabileceğimiz bugün yeni girişimler, yeni başlangıçlar için uygun enerjiler barındırmakta.
Cuma günü, Oğlak burcu ilerleyişini sürdüren Ay, duygusal güvence arayışımızın sürmekte olduğu bir güne işaret etmekte. Kontrol altına alacak olduğumuz duygularımız gerçekçi ve kuralcı tavırlar getirmekte. Akşam saatlerinde Ay, Jüpiter ve Uranüs karşıtlığının orta noktası görünümüde gelecek. Özgürleşme isteğimizin, bağımsızlaşma arzumuzun etken olduğu hareket tarzımızın ortaya çıkaracağı duygusal dalgalanmalara, gerginliğe açık olduğumuzun bilinci ile hareket etmek yararlı olacaktır. Toplumsal olarakta gergin bir ortamı işaret eden gökyüzü, ani gelişen, stres, gerilim ve isyankarlık barındırabilen olaylara yol açabilecek şekilde gelişen durumlara işaret etmekte. 2 Ekim Pazartesi günü sabah karşı (01:59) kesinleşecek olan Pluto, Mars üçgen açısı gökyüzünde aktif. Hafta sonu boyuncada etkili olacak açı, kararlı ve güçlü bir hareket tarzı getirmekte. İstekleri elde etmenin azmini ve istekleri ortaya koymanın cesaret ve özgüvenini sağlayan enerjilerin akışı pozitifsel olarak kullanmak olumlu durumlar yaratırken artan özgüven duygusunu yıkıcı, sert ve aşırı hırs ile kullanılabilecek oluşu ise olumsuz durumlara yol açacak olabilir.
Cumartesi ve Pazar günü, Ay’ın Güneş ile uyumlu açısı gün içinde aradığımız dengeyi bulacağımızı göstermekte. Ne istediğini bilen, amaç duygusu güçlü, bireyselliğini rahat bir şekilde ortaya koymayı sağlayacak enerjilerin hakim olduğu Cumartesi günü, Ay’ın Kova burcuna geçmiş olması özgür olma, bağımsız olma güdülerimizi artırmakta. Sosyal ve grupsal birlikteliklere dikkat çeken Ay’ın konumu ortak amaçlar üzerinde yoğunlaşma ve birleşme sağlanabilecek birgüne işaret etmekte.
Başak burcu yolculuğunu bitiren Merkür, 30 Eylül Cumartesi günü Terazi burcuna geçiş yapıyor. Merkür, Terazi burcunda uyum sağlamaya yönelik, uzlaşma yanlısı, diplomasi içeren davranışları benimseyen bir iletişimsel dili ifade eder. Taşıdığı girişimcilik etkisi ile birlikte, iş ve ticaret hayatında oluşabilecek yeni anlaşmalar, ortaklıklar devreye girebilir.

Sevgiyle kalın…

 

Terazi Burcu

100864eaad335a6025cffb1c5364655f.jpg

Doğa Terazi Burcu Zamanında

Sonbahar ekinoksu olarak adlandırılan, yerkürede gündüz ve gece saatlerinin eşitlendiği gün olan ve doğanın kuzey yarım kürede sonbaharın gelişini haber verdiği, Güneş’in Terazi burcuna geçişi bu gece saat (23:01) gerçekleşiyor olacak.

Antik Mısır devri dini metinlerini içeren Mısır Ölüler Kitabı’nda yer aldığı şekilde; ölüm zamanı gelen ve sorguya alınan ruhlar, bir kefesine hakikat ve adaleti temsil eden devekuşu tüyü konulmuş terazinin diğer kefesi üzerinde tartılır ve ancak tüyden daha hafif kalbe sahip olan ruh ölüm sonrası tanrılar katına çıkmaya hak kazanırmış. Terazinin diğer kefesindeki tüyden daha ağır gelen ruh ise kalbinin bir tüyden daha hafif oluşunu sağlayana dek tekrar yaşama geri gönderilirmiş. Bu mit’de yer alan terazi sembolü, Terazi burcunun denge, adalet,tarafsızlık ve hakemlik vasıflarını yansıtmakta.
Terazi Burcu yönetici gezegeni Venüs’ün sevgi, güzellik, sanat, ilişkiler, uyum ve denge arayışı özelliklerini taşır nitelikte geliştirdiği sosyal kimliğe sahip olan bir burçtur. Terazi burcunun ilkesi ilişkilerdir. İlişkiler üzerine kurduğu kavramlar ile gelişme sağlama yolunu seçen Terazi burcu bu amaç doğrultusunda işleyiş sergileyen kişisel ve sosyal bağlar oluşturma yanlısı davranışlar gösterir.
İlişkilerin sürdürülüyor olma güdüsünü taşıyan bu burç, uyum, barış, uzlaşma içeren türden davranış modellerini benimseyecek, düşünceli, işbirlikçi, hoşgörülü tavırları ile dahil olduğu gruplarda bu yönden insiyatifi ele almaktan çekinmeyecektir. Denge kurma ve uyum geliştirici kimliği ile tanınacak olan Terazi burcu gerek kişisel ilişkilerinde gerek sosyal ilişkilerinde tek başınalığın dışına çıkan bir bakış açısına sahiptir. Diğer kişilere ve diğer olgulara karşı farkındalığı yüksek olan bu burç, karşılıklı ilişkilerde denge yaratma, adalet dağıtma, uzlaşma getirme dürtüleri ile hareket eder. Kendi bireyselliğini yok saymak Terazi burcunun fazla uzlaşmacı olma uğruna edindiği yanlış kullanılan bir kişilik dürtüsü halini alabilir olduğunda, bu burç kişisinin ikili ilişkilere ihtiyaç hissetmeye, tek başına kalmaktan kaçıyor olmaya, ancak ilişkiler ile kendini ifade etmeye ya da ilişki içerisinde kendi varlığını yitirmeye varacak durumlar ve duygular içerisine girmesine neden olabilir. Güzellik ve estetik değerlere olan eğilimi ve yatkınlığı yüksek olan Terazi burcu, resim, müzik gibi güzel sanatlar dallarında artistik beceriler geliştirebilen bir burçtur.

 

18 Eylül – 24 Eylül Haftası Gökyüzü

40ec8e1cd816ed7e24574e7c47dd2e56.jpg

Venüs, Başak burcuna geçiyor. 20 Eylül Çarşamba günü (04:30) Venüs’ün Başak burcuna geçişi, sevgi, güzellik, aşk ve değer anlayışımıza değişkenlik getirecek. Başak burcunun gerçekçi, analizci ve eleştirel yapısı ile her şeyi kolay beğenmeyecek, her şeyde fayda ve verim arayacak ve ancak bir fayda, bir verim içeren şeyleri güzel bulacak olabiliriz. İlişkilere karşı temkinli yaklaşmak, sosyal hayatı daraltmak, iş hayatına yönelmek Venüs’ün Başak burcunda ortaya çıkaracağı etkiler olacak. 14 Ekim Cumartesi gününe kadar bu burçta yolculuğunu sürdüren Venüs, sonrasında yöneticisi olduğu Terazi burcuna geçiş yapıyor.

20 Eylül Çarşamba (08:30) günü Başak burcunda Yeniay gerçekleşmekte. Yeniay ile birlikte gökyüzünde Başak burcu vurgusu öne çıkmakta. Aynı gün Başak burcuna geçiş yapmış olan Venüs ile birlikte, Merkür ve Mars’da Başak burcu ilerleyişini sürdürmekteler. Bu burçta oluşan gezegen toplaşması, Yeniayın oluşturucu, başlatıcı etkisinin Başak burcu özelliklerini kuvvetli olarak yansıtacağını göstermekte. Sistem ve düzen oluşturma prensibini ifade eden Başak burcunda gerçekleşen Yeniay, akıl ve mantık yürütme yönümüzü kuvvetlendirecek. Olaylara ve durumlara bakış açımız fayda oluşturmak, fayda bulmak, fayda yaratmak amacı taşıyor olacak. Hayatlarımızda fayda sağlayan, verim ve yarar getiren işler ve uğraşlar içine girme dürtüsü içinde olacağız. Yeniay derecesinin yönetici gezegeni Merkür, Zosma sabit yıldızı ile kavuşum yapmakta. Bernadette Brady’e göre bu sabit yıldız, bir kurban yada kurban uğruna savaşan bir kişi ile ilgili olabilir. Fazla çalışmak, eziyet görmek ile ilişkilendirilen yıldız, başkalarına yardım eden, başkalarına şifa veren etkiler taşımakta. Yeniay derecesinin Balık burcunda ilerleyen Kiron ile karşıtlık yapıyor oluşu ile birlikte, öğrenmemiz gereken hem kendimize hem başkalarına yarar sağlayacak, fayda getirecek düzen kurma becerimizi kullanabilmek olmalı. Kendimizi olayların akışına bırakmak yerine ikinci planda kalabilme yetimizi geliştirip diğer kişileri de hayatımızda ön plana alarak, oluşturacak olacağımız düzenin başarı getirecek olacağını bilmeliyiz. Yeniay derecesi, Kiron karşıtlığı Satürn apeksli bir t-kare oluşturmuş durumda. T-karenin apeksinde yerleşmiş transneptünyen Cupido’yu da yoruma aldığımızda, bu yeniay ile birlikte sorumluluk duygumuzun oldukça yoğunlaşacak olacağını söyleyebiliriz. Hayatımıza gerçekçi ve sorgulayıcı bir bakış açısı ile bakıyor olacağız. Artan gerçekçilik duygumuzun mükemmelliyetçilik arzusu halini almasına izin vermemek gerekmekte. Aşırıya kaçan sorumluluk duygusu, kusursuzluk arayışı ile birleştiğinde sosyal hayatımıza, ailemize, arkadaş çevremize olumsuz olarak yansıtabileceğimiz durumlar içine girecek olmamıza yol açabilir.

Gökyüzünde Terazi burcu ilerleyişinde Jüpiter, retro hareketinde olan Uranüs ile karşıt açıya ilerlemekte. Koç burcunda Uranüs ile Jüpiter 2010 yılında aralarında başlayan döngünün son karşıt açısını yapıyor olacaklar. Etkisi aktif olan açının kesinleşeceği tarih 28 Eylül Perşembe. Jüpiter, Uranüs karşıtlığı, Jüpiter’in ifadesinde olan konular üzerinde bağımsızlaşma, özgürleşme, bireyleşme etkisi ile birlikte artan inançsal özgürlük arayışı, fikirsel özgürlük arayışı taşımakta. Aynı zamanda bu karşıtlık fazlaca uyum arayışı içinde olmanın, fazlaca uzlaşma yanlısı olmanın bireyleşmeyi engelleyen en önemli sorun haline gelebileceğini de göstermekte. Terazi burcunun son derecelerinde olan Jüpiter’in Akrep burcuna geçiş yapması öncesinde Uranüs ile yapacağı karşıt açı, bu burcun ifadesinde olan eşitlik, adalet, denge, uyum, huzur unsurlarını ne kadar yenilikçi göz ile bakma farkındalığı yaratmış olduğumuzu gösterecek.

Haftanın günlerine göre baktığımızda,
Pazartesi günü, Balzamik fazında seyreden Ay, sabah erken saatler itibari ile Başak burcuna geçiyor. Bu yerleşim ile birlikte gökyüzünde Başak burcu vurgusu artmakta. Ay, gün içerisinde Merkür ve Mars ile kavuşum yapıyor olacak. Etrafımızda gelişen hiçbir olaya sıradan bakmayacağımız, ince eleyip sık dokuma yanlısı düşünceler ve tavırlar içinde olacağımız bir gün bizi beklemekte. İletişim yönünden kuvvetli, hareketli bir haftaya başlamaktayız. İletişimin hızlanan trafiği ile birlikte, düzen verme, biçim oluşturma amaçlı hareket etme güdümüz artıyor olacak. Titiz ve ayrıntıcılık kazanmış bakış açımızı ve mantıksal düşünme biçimi kuvvetlenmiş olan aklımızı 20 Eylül günü gerçekleşecek Yeniay öncesinde, tamamlamamız gereken işlerimize ayırabilir, elimizde birikmiş olan işleri bitirmeye yönelebiliriz.
Salı günü, Ay’ın Neptün ile karşıt açısının etkisi ile başlayan gün duygusal olarak hassas bir gün içinde olacağımızı göstermekte. Duygularımızda oluşan dalgalanmalar kararsızlığa, endişeye, evham içinde olmamıza yol açabilir. Gün içerisinde Merkür’ünde Neptün ile oluşmaya başlayan karşıt açısının etkisi ile zihinsel karışıklık, bocalama, akıl yürütmekte zorluk, kararsızlık yaşayacak olabiliriz. Yanılmalara, gerçeklerden uzak kararlar vermeye sebep olabilecek açının etkili olacağı birkaç gün bu yönden dikkkatli olmakta fayda var.Günün ilerleyen saatlerinde Ay, Pluto ile uyumlu açı yaptıktan sonra akşam saatlerinde Satürn ile kesinleşecek kare açıya ilerliyor olacak. Yeni başlayacak bir döngüye doğru kendimizi güçlenmiş hissecediğimiz akşam saatlerinde endişe, melankoli, huzursuzluk hislerinin bizde artabilecek etkisi ile duygularımızı bastırma, fazlaca kontrol altına almanın verebileceği gerginlikten uzak kalmaya çalışmak faydalı olacaktır.
Çarşamba günü, sabah 08:30 ‘da, 27 derece Başak burcunda Yeniay gerçekleşmekte. Sistem ve düzen oluşturma prensibini ifade eden Başak burcunda gerçekleşen Yeniay, akıl ve mantık yürütme yönümüzü kuvvetlendirecek. Olaylara ve durumlara bakış açımız fayda oluşturmak, fayda bulmak, fayda yaratmak amacı taşıyor olacak. Hayatlarımızda fayda sağlayan, verim ve yarar getiren işler ve uğraşlar içine girme dürtüsü içinde olacağız. Yazının ilk paragrafında Yeniay hakkında daha fazla bilgi bulabilirsiniz. Öğlen saatleri sonrası Ay, Terazi burcuna geçiş yapması ile birlikte, uyum, samimiyet, denge, barış ve adalet arayışı güdülerimiz ön plana çıkıyor olacaklar.
Perşembe günü, Terazi burcunda ilerleyişine devam eden Ay, Pluto ile kare açıya ilerlemekte. Akşam saatlerinde kesinleşecek olan bu açı, duygusal tepkilerimizin daha gerginlik içeren, stres yüklü, yıkıcı durumlar yaratabilecek olacağını göstermekte. Duygusal kontrolü elde tutabiliyor olmak, ani, sert ve baskıcı tavırlar takınmaktan uzak durmak faydalı olacaktır.
Cuma günü, Gün Ay, Jüpiter kavuşumu ile başlamakta. Saat (13:27) de kesinleşecek olan Ay, Jüpiter kavuşumu, uyum, samimiyet, denge, barış ve adalet arayışı duygularımızı güçlendirmekte. İyimserlik veren kavuşum, kendimize olan güven duygumuzu arttırmakta. Aynı saatlerde Ay, Uranüs ile de karşıtlık yapıyor olacak. Özgürlük arayışı içinde olacağımızı gösteren bu yerleşim, özellikle Terazi burcunun ifadesinde olan haklar ve eşitlik konularında özgürlük ihtiyacımız ile tavırlar alacak olduğumuzu ve bu konular üzerinde duyarlaşacak olduğumuz saatleri göstermekte. Cuma gecesi saat 23:02 ‘de Güneş, Terazi burcuna geçiş yapıyor. Terazi burcunun ilkesi ilişkilerdir. Uyum, uzlaşma, sosyallik, barış üzerine kurulu kavramlar ile Güneş’in Terazi burcuna geçişi, bu kavramları taşıyan amaç duygumuzu yükseltiyor olacak.
Cumartesi günü, sabah erken saatlerde Ay, hafta başına kadar kalacak olduğu Akrep burcu yolculuğuna başlamakta. Derinleşen duygu dünyamız ile birlikte güven arayışımızda derinleşmekte. İsteklerimizi, arzularımızı güçlendiren Ay’ın Akrep geçişi, akşam saatlerinde Neptün ile yaptığı üçgen açı ile birlikte, sezgiselliği güçlendiren, hayal gücünü canlandıran, duyguları hassaslaştıran etkiler veriyor olacak. Mars’ın Neptün ile yaklaşan karşıtlık açısı, yanlış zamanda yanlış hamle yapabilecek olacağımıza işaret etmekte. İsteklerimizi elde etme güdümüzü kontrol altına almak, hayali, yanıltıcı, aldatıcı durumlara karşı dikkatli olmak Pazar günüde dahil olmak üzere önemli görülmekte.
Pazar günü akşam saatlerinde Kuzey Ay Düğümü ve Güney Ay Düğümü karşıtlığı ile t-kare oluşumuna giren Ay, ikilemde kalan yönlerimiz, bizi çelişkiye götüren ruhsal amaçlarımız arasındaki duygusal çatışmanın bize yansımasını hissedebilecek olacağımıza işaret etmekte. Ay’ın Kiron ile üçgen açısı, aradığımız duygusal gücü kendimizde yada dışarıdan gelecek bir destek sayesinde bulabileceğimizi göstermekte.

Sevgiyle kalın…

 

 

 

 

11 Eylül – 17 Eylül Günleri Gökyüzü

0,,45217701,00 (1).jpg
Merkür niteliksel özelliklerini en doğru ve rahat olarak sergileyebileceği Başak burcuna geçiyor. 10 Eylül Pazar günü Merkür’ün bu burçta başlayan yolculuğu ile birlikte zihinsel aktivite ve iletişimsel faliyetler hızlı bir trafik sergiliyor olacak. Başak burcunda Mars ile kavuşuma ilerleyen Merkür’ün bu gezegen ile kesinleşen kavuşumu 16 Eylül Cumartesi günü. Merkür, Başak burcunda bilimsel düşünce biçimine yönelmiş bir aklı ifade eder. Merkür bu burçta haraket ederken, düşüncelerde ve kararlarda akıl ve mantık arayışı ön plana çıkar. Sistem ve düzen oluşturma amacı güderek çalışmaya başlayan zihin için planlara odaklanmak, çalışma ve disiplin içine girmek kolaylaşır. Olumsuz açıdan, içinde bulunduğumuz dönem, Başak burcunda Merkür’ün Mars ile kavuşum yapıyor oluşu, kişisel olarak olaylara bakış açısını çok fazla eleştirel uçlara götürebilecek, mükemmelliyetçilik arayışı duygusunu arttıracak, sinirsel gerginlikler yaratacak noktalara kadar taşıyabilir. İki gezegenin Başak burcunda kavuşum yapıyor oluşu ile hızlanan zihin, artan kavrama yeteneği ile birlikte güçlü ve etkili bir iletişim yeteneği oluşturmakta. Kendi fikirlerini, kararlarını, plan ve projelerini ifade etmek, ortaya koymak istenilen bir zaman aralığını göstermekte. Bu dönem, tartışmacı bir uslup takınıyor olmaktan ve endişe, evham duygusu ile birlikte aceleye getirilmiş kararlar içine girmekten uzak kalmak yerinde olur. Özellikle 16 – 30 Eylül arası günlerde, Neptün’ün çözen, dağıtan, süptil hale getiren karşıtlık açısı ile birlikte ilerleyecek olan Merkür ve Mars, zihinsel ve fiziksel olarak odaklanılan konular üzerinde konsantrasyon kaybı yaşama yönünde oluşabilecek kayıplara, yanlış algılamalara, yanlış kararlara, gerçeklerden kopmaya yol açabilecek enerjilere karşı dikkatli olmak gerektiğine işaret etmekte. Olumlu açıdan, Neptün’ün sezgisel, duygusal, ilhamsal duyuları arttıran etkisini pozitif olarak kullanabilmek zihinsel yaratıcılığın, hayal gücünün artışını sağlayacak.
Başak burcunda Güneş ve Yay burcunda Satürn arasında oluşan kare açı otorite sorunlarını açığa çıkarmakta. Kişisel olarak üzerimizde otorite kurmak isteyen kimselerin yaratacağı daraltıcı, sınırlandırıcı durumlar ile karşı karşıya kalabilir, kendi otoritemizi ortaya koymak arzusu ile baskıcı, despot, katı ve korkak davranışlar içerisine girebiliriz. Amaçlarımızı gerçekleştirme, kendimizi gösterme, olmak, yapmak istediğimiz şeyleri ortaya koymak, başarmak adına mücadele etmemiz gereken bir zaman dilimi içindeyiz. İsteklerimizi elde etmek için bir savaş vermemiz gerekiyor. Mücadelemiz kendimizle olmalı, yetersizlik duygusuna düşmekten, karamsarlığa çekilmekten uzak kalabilmemiz isteklerimizi elde etmemiz için anahtar görevi görecek.

13 Eylül Çarşamba günü İkizler burcunda hareket eden Ay, Yay burcunda ilerleyen Satürn ile karşıt açı yapıyor olacak. Kendimizi duygusal baskı altında hissedebilir, sınırlandırılmışlık, engellenmişlik hisleri içinde olabiliriz. Gün içerisinde olaylara istediğimiz yönü vermekte zorlanmaya düşeceğimiz, kontrolü başkalarının, bizden daha üst pozisyonda olan kişilerin ele alma müdehalesi ile karşı karşıya kalacağımız bugün, üzerimizdeki psikolojik baskının dışına çıkabilirsek çok rahat farkedeceğimiz Ay’ın Jüpiter ile olan üçgen açısı aradığımız özgüveni, gücü, inancı ve iyimserliği bize taşıyor olacak. Jüpiter’in hem Satürn ile hem de oldukça şanslı bir yerleşimde olan dispozitörü Venüs ile uyumlu açısı Ay ile bize yansıyor olacak. Yapılandırmak istediğimiz durumlar üzerinde iyi gelişmeler yakalama, yeni fırsatlar ile karşılaşma, fırsatları değerlendirebilme, uyum ve barış içeren gelişmeler içinde olmak mümkün.
14 Eylül Perşembe günü Yengeç burcuna geçen Ay ile birlikte duygular güçlenmekte. Yapıcı olma, koruma, gözetme ve besleme duygularımız ön plana çıkıyor olacak. Venüs ve Jüpiter arasında oluşan uyumlu açı, ailevi birlikler, dostluk, arkadaşlık içeren sosyal ortamlardan destek alınan olumlu bir güne işaret etmekte. Ay ve Neptün arasında kesinleşen üçgen açı (22:40) hayalleri, idealleri destekleyen, yaratıcı zihni açığa çıkaran, duygusal duyarlılık, fedakarlık ve uyum katan enerjiler taşımakta. Ay, Güneş ile sekstil açıya ilerliyor oluşu ile diğer kişilerden destek bulduğumuz, ilişkilerimizde çatışmadan uzaklaştığımız akşam saatlerini göstermekte. Aradığımız destek ve uyumu bulabiliriz.
15 Eylül Cuma akşamı (22:43) Venüs ve Jüpiter arasında kesinleşen sektil açı özellikle karşılıklı ilişkiler üzerinde iyileştirici, uyum getirici, barışcı etkilerini sürdürmekte. Sosyal hayatımızda aktifleşebilir, yeni gelişmelere, yeni başlangıçlara açık olabiliriz. Öğleden sonra (15:52) kesinleşen Güneş ve Ay arasında uyumlu açı kendimizi rahat ifade etme imkanı bulacağımız, karşı cins ile olan ilişkilerimizde denge sağlayabileceğimiz saatleri içermekte.
16 Eylül Cumartesi günü, Aslan burcuna geçen Ay, durumları kontrol etme, olaylar üzerinde hakimiyet kurma, yönetme arzumuzu tetiklemekte. Başak burcunda hareket eden Merkür ve Mars kavuşumunun kesinleşeceği bugün zihinsel olarak kendimizi dinamik ve enerjik hissediyor olacağız. Sözler ve uslup Ay’ın Aslan burcu geçişi işle birlikte gösterişçi, abartı taşıyan, hükmedici bir hal alabilir. Artan kendine güven duygusunu ile fikirlerimizin, düşüncelerimizin mücadelesine girişebilir, savunuculuğunu yapabiliriz. Tüm hafta içi etkili olan Merkür, Mars kavuşumu ile tartışmacı, fazla iddiacı bir yol çizmek yerine kıvraklaşan zekayı pozitifsel olarak kullanabilmek, yaratıcı beceri haline getirebilmek çok daha olumlu kazanımlar sağlayacaktır.
17 Eylül Pazar günü, Aslan burcunda ilerleyen Ay, Kuzeydüğüm ve Venüs ile kavuşum yapıyor olacak. İlişkilere yönelik ihtiyaç hissedeceğimiz ve uyum arayışımızın yoğunlaşacağı bugün Ay’ın balzamik fazında ve Satürn ile üçgen açıya ilerliyor oluşu ile birlikte bazı sonlanmalar ve devamında yeni başlangıçlara doğru ilerleme gösteren enerjiler ile karşılaşabilir olacağız.

Sevgiyle kalın…

 

 

 

Merkür retrosu son buluyor

97eb5a18b94d7fa3126c2d07701532ac.jpg

Merkür retrosu son buluyor

Bugün Merkür retrosunun son günü, öğleden sonra (14:30) Merkür gerilemiş olduğu Aslan Burcundan ileri hareketine başlıyor olacak. Geri hareketinin son saatlerinde olsada Merkür retro etkilerini henüz taşıyor olduğundan oluşabilecek dalgınlığa, iletişim sorunlarına, yanlış anlama ve anlaşılmalara dikkat etmekte fayda var. Retro bitimi ile dışa dönmeye başlayan zihinsel aktiviteler Aslan burcunun yaratıcı, organize edici ve yönetici yönlerini içeriyor olacak. İçsel yolculuğunu tamamlayan zihin, güçlü, enerjik , dışa dönük, cesaret ve ataklık içeren bir iletişim dili sergiliyor olacak. 10 Eylül Pazar sabahı (06:30) Merkür, Başak burcuna ilerlemekte. Yöneticiliğini yaptığı bu burçta rahat eden Merkür, doğasına uygun olan tabiatı ile analitik, sistemli, ayrıntıcı, planlı bir düşünce biçimi getiriyor. Sağlayacağı yüksek koordinasyon etkisi, hızlanan zihinsel faaliyetler ile Merkür Başak burcu ilerleyişi süresince iş ve anlaşmalara odaklanmak, ayrıntılı çalışmalar gerektiren rapor, analiz türü çalışmalara konsantrasyon sağlamak kolaylaşır olacak. Merkür 30 Eylül’de Terazi burcuna geçene değin Başak burcu yolculuğunu sürdürecek.

Tanrı “RA” , İçimizdeki GÜNEŞ

9572330045_1a119df100_b - Copy.jpg

Tanrı “RA” , İçimizdeki GÜNEŞ

Dünya üzerindeki yaşamsal oluşuma ana enerji kaynağı olan Güneş, çok eski zamanlardan bu yana hayat veren kozmik bir ışın kaynağı olarak farkedilmiş, kutsallaştırılmış ve mitolojik semboller ile bedenlendirilmiştir.

Antik Mısır medeniyeti mitolojisinde bir şahin kafası ve kafasının üzerinde taşıdığı güneş diski ile canlandırılan Güneş tanrısı “RA” tüm diğer tanrı ve tanrıçaları kendinden yaratan tanrıydı. Tanrı RA, kendi kendini yaratmış olandı, yaratılmamış olan ve sonsuz ruhtu. Diğer tanrı ve tanrıçalar, Güneş tanrısı “RA” ya ait olan parçalardı, onun tarafından, ondan yaratılmışlardı ve tüm bu parçalar tanrı RA’ da bütünleşmekteydiler. Güneş’ e addedilen yaratılmamış olmanın ve yaratmanın ilahi gücü, Güneş’in sistemin odağında, ana kumandasında oluşunu ve hayat için gereken yaşamsal kaynağı sağlayan vazgeçilemez unsur oluşunun fark edilişi ile başlamaktaydı. Güneş’in, ruhun yaratıcılığını yansıtan enerjisini astroloji tarihsel geçmişinden günümüze kadar taşımaktadır.

Tanrı RA, evren henüz bir kaos halindeyken, her yer kopkoyu bir karanlık içindeyken ve ne yer, ne gök, ne insan bulunmazken kutsal tepeye yerleşmiş ve karanlığa karşı kendi nurunu yaratmıştı. Ra’nın ışınları ile aydınlanan evren, karanlık kaosundan kurtuldu. Ve tanrı Ra bedeninden ayırdığı parçalar ile diğer tanrı ve tanrıçaları yarattı. Böylece yer, gök ve insanlar varoldular. Bilimsel araştırmalar; bugün için Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin meydana gelen bir patlama sonucunda oluştuğu teorisini geliştirmekte. Büyük patlama sonucunda Güneş’in etrafında oluşan geniş bir disksel alanın üzerinde Dünya’nın da dahil olduğu diğer gezegenler ve gökcisimlerinin oluşmuş olmasından bahsetmekte. Güneş’in cisimcikleri ile oluşmuş olan Güneş sistemi, Tanrı Ra’nın bedeninden oluşmuş diğer tanrı ve tanrıçalar, gezegenler ve gökcisimleri ile mistik bir benzerlik çizmekte.

Antik Mısırlılar, Tanrı Ra’nın yeryüzünde insanların yaşayabilmesi, nefes alabilmesi için 4 büyük rüzgarı oluşturmuş olduğuna ve Nil nehrinin taşmasını böylece sağladığına inanmaktaydılar. Mısır medeniyeti için hayati önem taşıyan Nil nehrinin taşması sonrasında çekilen sular geriye bereketli, verimli topraklar bırakmaktaydı. Güneş Tanrısı Ra’nın ilahi gücü karşısında Mısır firavunları kendilerini tanrı Ra’nın oğlu olarak ilan etmeye, onun soyundan geldiklerini söylemeye başladılar. Onun yüce makamına yakın olmak arzusu ile Güneş Tanrısı Ra için tapınaklar inşa etmekte ve artık Antik Mısır halkı tarafından tanrısal özellikler taşır olarak anılmaktaydılar.

Ra hayat bahşeden bir tanrıydı, yaşam veren ışıklarını adil ve cömert bir şekilde kimseyi ayırıma tabii tutmadan eşit bir şekilde dağıtır ve sonrasında batı ufkundan yeraltındaki yaşama geçerdi. RA, öğlen vakti güneşin tam tepede bulunduğu ve tüm haşmeti ile göründüğü zamanın adıydı. Sabah saatlerinde çocuk, öğlen saatlerinde olgun, akşam saatlerinde yaşlı olarak görülmekteydi. Batı ufkunun altı, burası ölüler diyarıydı. Güneş tanrısı RA, geceleri ölüler diyarına indiğinde yeryüzünü aydınlatması için yine kendinden bir parça ile Ay Tanrısı Thot’u yaratmıştı. Böylece gündüzlerin tanrısı Ra, gecelerin tanrısı Thot oldular.

Tanrı Ra’nın iki şafağı bulunmaktaydı. Biri her sabah doğu ufkunda beliren şafağı, bu şafak yaşayanlar içindi. Doğu şafağı, yeniden doğuşu, canlanmayı, dirilişi, bedenlenmeyi ifade etmekteydi. Diğer şafak batı şafağı, bu şafak ölüler diyarı içindi. Astroloji de doğu ufkunun yükselen (ASC) olarak tanımlanıyor ve batı ufkunun alçalan (DSC) olarak tanımlanıyor oluşunun sembolizmasının yaratılışını burada açıkça görmekteyiz. Batı ufkunun altı, burası ölüler diyarıydı. Ölüler diyarında gece boyunca yolculuk yapan tanrı Ra, kendisinin görevlendirdiği yeraltı tanrısı Osiris’in sorgusundan geçebilen ruhlar ile görüşebileceği katına çıkar, tekrar doğu ufkundan görünür ve yaşamı canlandırırdı. Tekrar doğuşun, yenilenişin, dirilişin sembolizmasını taşıyan bu mit ile antik Mısırlılar, nasıl yeryüzünde bir Nil nehri varsa , gökyüzünde de bir nil nehrinin var olduğunu ve tanrı RA’nın gemisi ile birlikte bu nehirde dolaşmakta olduğunu varsaymaktaydılar. Gece ve gündüzü oluşturan bu dolaşım ruhun yaşam, ölüm ve tekrar diriliş döngüsünü de ifade etmekteydi.

Tanrı RA ölülüler diyarına geçtiğinde onun ölülere yaşam bahşetmesini ve tekrar dirilişlerini sağlamasını engellemek isteyen karanlık güçler ile savaşmak zorunda kalıyor fakat her defasında bu karanlık güçleri yenmeyi başarıyordu. Ona en büyük zorlukları çıkaran dönüşümü simgeleyen Apopis yılanıydı. Bu büyük devasa yılan Tanrı RA’nın doğu ufkundan yükselmesini engellemeye çalışır fakat RA, her defasında Aposis’i yener ve doğu ufkundan yükselen ışınları ile birlikte gündüzü, kaçınılmaz dönüşümü, yeniden doğuşu başlatırdı.

“Kalpleri batıyı düşünmeyecek şekilde yaptım” deyişi ile Güneş Tanrısı RA, insanların batı ufkunun altını yani ölümü değil, doğu ufkunun üstünü, yeryüzünü düşünecek, varoluşsal özlerini, canlılık, yaşam sevgisi ve istek ile gerçekleştirecek olacaklarına işaret etmiş olmalı. Güneş tanrısının kendi yaratıcılığını gerçekleştirmesine izin verdiğimizde ve bizler herbirimiz kendi Güneş’imizin izlerini takip ettiğimizde içimizdeki Güneş tanrısının özümüzle bütünleşiyor olduğunu çok daha yakından hissedebiliriz.

Dilâra Başar Efeoğlu

Faydalanılan Kaynak: http://media.turuz.com/Turkologi/Tarix/2011/357-Misirlilarin_Dini_Inanc_Ve_Adetleri_(Milatdan_Onceki_Devirler)_(Hasan_Ergin)_(Ankara-2007).pdf

 

 

 

28 Ağustos – 3 Eylül Haftası Gökyüzü

730d0324e7b5b4e4a993a82efe4f5ec8 - Copy.jpg

Mars gezegeninin yoğun etkisini hissedecek olacağımız yeni bir haftaya başlıyoruz. Başlatan, harekete geçiren, savunan, savaştıran, mücadele ettiren dürtüleri taşıyan enerjiler haftaya hakim olacaklar.

26 Ağustos Cumartesi günü Aslan Burcu ilerleyişine başlayan Venüs, hafta boyunca, değer anlayışımızın, zevklerimizin, isteklerimizin konfor ve lüks içeren arayışlara doğru yoğunlaşacağını göstermekte. Özellikle ilişkilere yönelik, özel olma, merkezde olma güdüsü ile birlikte artan beğenilme, ilgi ve takdir görme, dikkatleri üzerine çekme arzusu taşıyan gösterişçi, abartılı tavırlar yer alıyor olabilir.

Geri giden Merkür, hafta içi, 31 Ağustos Perşembe günü Aslan burcuna dönüş yapıyor olacak ve retro hareketi sonrası (6 Eylül Çarşamba), Başak burcuna ilerleyişine (10 Eylül Pazar) değin bu burçta kalıyor olacak. Merkür, Aslan burcunda iken iletişimin dili, gösterişçi, abartılı, üstünlük taslama ve direktif vermeye yönelik olan bir eğilim içine girer. Sözler ve fikirler kendine artan özgüvenin izlerini taşırlar. Merkür, bu burçta iken 31- 6 Eylül günleri içinde hem Mars ile kavuşum yapmakta hem de 21 Ağustos’da Aslan burcunda gerçekleşen Güneş Tutulması derecesini Mars ile birlikte tetikleyen gezegen durumunda. Mars ile kavuşum yapan Merkür, sivri dilli, acıtıcı, yaralayıcı konuşmalara, dilin bir silah gibi kullanılabilir olmasına meydan verici olabilir. Kendine güven içeren, cesur kararlar, fikirlerin cesaretle ortaya konulabiliyor olması etkisi taşıyan gökyüzü, tartışmaya açık, öfkeli, sabırsız, ani kararlara, ani hareketlere, öfke patlamalarına yol açacak enerjiler barındırıyor.

2 Eylül Cumartesi günü kesinlik kazanacak olan Mars, Uranüs üçgen açısı, hafta boyunca etkili olacak. Yenilik, bağımsızlık ve özgürlük güdüleri ile hareket etmeye yönlendiren, cesaretlendiren enerjiler, arzu edilen değişimi gerçekleştirmek adına kararlı olmaya ve gereken aktifliği gösterebilmeye yönelik etkiler yaratmakta. Açığa çıkan enerji pozitif gelişmeler yaratacak olabileceği gibi, kendi bildiğinden hiç şüphe duymayan, yanlış yada doğru düşünmeden ani, heyecanlı, riske açık yönde oluşabilecek davranışların meydana çıkaracağı olumsuz neticelerde getirebilir.

Tutulma derecesine doğru ilerlemekte olan Mars hafta içi 3 Eylül Pazar günü tutulma ile tam dereceye ulaşacak ve tutulmanın etkilerini aktive eden, harekete geçiren bir tetikleyici durumuna gelecek. İçinde bulunduğumuz hafta Mars’ın tutulma derecesine olan etkileri aktiflenmiş durumda. Gökyüzünde gerçekleşen her tutulma derecesi, o noktanın, sonrasında aldığı transit gezegenlerin etkileri ile aktive olurlar.Tutulma derecesi ile irtibata giren bir diğer gezegen tutulmanın etkilerini aktiflemek adına tetikleyici olur ve bu sırada kendi doğasını tutulmaya yansıtır. Mars ile tetiklenen tutulma derecesi, Mars’ın barındırdığı enerjileri açığa çıkarmaya yönelik çalışmakta. Girişimcilik, efor, atılganlık, cesaret güdülerinin artması yönünde etkili olacak olan tetiklenme, global anlamda, siyasi ve toplumsal olaylar üzerinde etkisini gösterecek bir şekilde, güç gösterilerine doğru giden bir meydan okuma, mücadele, kavga, öfke, rekabet ve eylemsellik taşıyan olaylar ve durumlara açık bir süreç içinde olduğumuza işaret etmekte.

Sevgiyle kalın...

Venüs, Aslan Burcunda

3.JPG

Venüs, Aslan Burcunda

Venüs burç değiştiriyor, Yengeç burcu ilerleyişini tamamlayan Venüs, Cumartesi günü Aslan burcu ilerleyişine başlamış olacak. (07:30) Venüs’ün Aslan burcunda iken yansıyan yüzü, kişisel olarak sağladığı özgüven ile birlikte, özel olma arayışı, merkezde olma güdüsü şeklinde gelişir. Davranışlarda ilişkilere yönelik beğenilme, ilgi ve takdir görme ihtiyacının artışı ile dikkatleri üzerine çekme arzusu taşıyan gösterişçi, abartılı tavırlar yer alıyor olabilir. Değer anlayışının konfor ve lüks içeren detaylara doğru yoğunlaşıyor oluşu, keyfi ihtiyaçlar için bonkörlükten, müsrifliğe doğru gidebilecek olan para harcama tutumu yine Venüs’ün Aslan burcunda iken yansıttığı enerjiler olacaktır. Aradığı egosal tatmini ilişkiler yoluyla elde etme arayışına giren Aslan Burcunda Venüs, kendisini değerli hissettirecek figürlere ve ortamlara doğru çekilme içerisine girebilir. Pozitifsel yaratımı, Aslan Burcunun, sıcakkanlı, sevinçli, cömert ve dışadönük enerjisi Venüs ile birlikte her türlü karşılıklı ilişkiler, işbirlikleri, bağlantılar üzerinde etkili olacaktır.