27 Kasım – 3 Aralık Haftası Gökyüzü

fc77b60352de814331f2211791f26349.jpg

Venüs, Kiron Üçgen açısı
Akrep burcu ilerleyişini sürdüren Venüs ile Balık burcu ilerleyişinde olan Kiron arasında oluşan üçgen açı haftanın bu ilk gününde özellikle karşılıklı kurulan bağlar, ilişkiler üzerinde varolabilecek sorunlar hakkında çözüm üretebilmek, varsa sorunlar üzerinde ortak noktalar yada çıkış yolları bulabilmek adına çok daha kolay ve sabır içeren etkilerin olacağına işaret etmekte. İlişkilere ait sorumlulukları üstlenmek, yapıcı ve faydacı olan bir uslup içinde olmak açısından değerlendirilebilecek olumlu enerjilerin varlığına işaret etmekte. 27 Kasım Pazartesi günü 00:21 kesinlik kazanan açı özellikle haftanın ilk günü ve ikinci günü etkisini yansıtıyor olacak.

Merkür, Satürn Kavuşumu
Merkür ve Satürn 28 Kasım Salı günü (09:58) içinde bulundukları Yay burcunda kavuşum yapıyor olacaklar. Merkür ve Satürn kavuşumları, zihinsel ve akılsal ifadeler, kararlar üzerinde etkili olacak olan sorumluluk getirme, sınırlanmalar, disiplin ve ciddiyet etkisi taşıyor olurlar. Düşüncelerin, fikirlerin gerçekçilik ve uygulanabilirlilik arayışını ifade eden açı, iki gezegeninde Yay burcunda hareket ediyor olmaları dolayısıyla, ideolojik fikirlerin ortaya çıkıyor olmasına ve uygulanabiliyor olmasına yönelik artacak olan isteklere işaret etmekte. Ciddi ve uzun vadeli düşünülen yeni alınacak kararlar arifesinde olmak mümkün. Sorumluluk anlayışını arttıran açı, gerçekçi olmak, hayata ciddi bakıyor olmak, düşünceleri gerçekleştirebiliyor olmak ve plan, proje içinde hareket ediyor olmanın enerjisini taşımakta. Merkür’ün Satürn ile kavuşum açısının etkisi içinde bulunacağımız uzunca bir döneme yayılıyor olacak. Merkür, Satürn ile 28 Kasım günü kavuşum yaptıktan hemen sonra 3 Aralık günü duraganlaşarak retro (geri) hareketine başlamakta. Merkür’ün retro hareketine başlıyor olması alınmak istenilen kararların uygulanabilirlik aşamasında bazı gecikmeler, tekrarlar ile karşılaşma olasılığını taşımakta. İçsellik kazanan düşünceler mantıksal süreçten uzaklaşabilir, geçmişin etkisinde kararlar vermek, yeni kararlar alabiliyor olmaktan uzaklaşmak, yanlış zamanda yanlış kararlar yada düşünceler içine girebiliyor olmak gibi etkişer getirecek olabilir. Olumlu tarafından ise Satürn ile kavuşum yaptıktan hemen sonrasında retroya başlayan Merkür geri hareketi süresince içinde bulunduğu durumu gerçekçi ve sınayıcı bir göz ile analiz edecek ve değiştirmesi, yeniden yapılandırması gereken yerleri tespit edecektir.
Hukuksal, yargısal konular, uluslararası anlaşmalar, uluslararası ticaret başta olmak üzere, Satürn, Merkür kavuşumu ve bu burçta Merkür’ün retro hareketinin etkisini üzerinde taşıyan konular olacaklar. Ülkemiz haritasının 6. evi içinde gerçekleşen kavuşum, askeri alanda ve askeri güçler üzerinde artan sorumluluklar, zorluklar ve görevlere işaret edebilmekte.
3 Aralık günü retro haretine başlayacak olan Merkür’ün, 6 Aralık günü Satürn ile tekrar kesin dereceye ulaşacak olan kavuşumu var. Sonrasında Merkür, 24 Aralık Pazar günü Yay burcunun 13. derecesinden ileri hareketine başlıyor olacak. Bu iki gezegen arasında 16 Ocak günü Oğlak burcunda kesinleşecen dereceye varacak olan bir kavuşum daha gerçekleşecek. Oğlak burcunda kavuşumlarını yapacak olan Merkür ve Satürn gerçekleştikleri süreçi kapsayan günlerin takibinde çok daha ciddi, somut kararlar ve gelişmelerin içinde olunabileceğine işaret etmekte.

Mars, Uranüs Karşıtlığı
1 Aralık Cuma günü (13:05) Terazi burcunda Mars ile Koç burcunun son derecelerinde hareket eden Uranüs arasında kesinleşen 180 derecelik bir açı var. Açı, karşıtlık, kutupsallık, gerginlik, çatışma enerjisi taşımakta. Olayların agresif yönü ile karşılaşabilecek olduğumuz özellikle 1 Aralık öncesi ve sonrası birkaç günlük süre içinde hareketlerimizi, davranışlarımızı kontrol altında tutabilmek faydalı olacaktır. Ani verilen kararlar ve ani verilen kararların getirisi sert, yıkıcı, yok edici hareketler içine girmiyor olmak önemli görülmekte. Toplumsal boyutta da sert, agresyon içeren, patlayıcı enerjierin açığa çıkardığı durumlar ile karşılaşmak mümkün. Tehlikeli, isyankar, kendi bildiğinde ısrar eden, sert ve yıkıcı şekilde kendini ortaya koyan türde davranışaların sebep teşkil ettiği olaylara karşı dikkatli olmanı gerektiği bir süreç olarak görülmekte.
Mars, Uranüs karşıtlığı, Türkiye natal haritasının Merkür ve Satürn’ü üzerinde gerçekleşmekte olacak ve 5-11 aksını etkilemekte. Uluslararası ilişkiler üzerinde ani değişen durumlar, ilişkilerin agresifleşmesi, kopmalar, restleşmeler sözkonusu olabilir.

Jüpiter, Neptün Üçgeni
Akrep Burcunda Jüpiter, Balık burcunda ve geri hareketini tamamlamış olan Neptün ile üçgen açı yapmakta. 3 Aralık Pazar günü (05:19) kesin dereceye ulaşacak olan açı 27 Kasım Pazartesi gününden bu yana aktif durumda. Büyük hayaller, ulaşılmak istenilen mutluluklar ve gerçekletirilmek istenilen idealler ile ilişkili olan açı, geleceğe yönelik umut ve iyimserlik ile bakabilmenin, özveri taşıyor olabilmenin yaratıcılığına sahip. Gelişkin hayal gücü ve idealize edilen isteklere ulaşmak için aradığımız anlayış ve ilhamı içimizde duyacak olabiliriz. Aynı anda gökyüüznde Güneş’in Neptün ile oluşturmakta olduğu kare açıyı dikkate almak şartıyla tabii.

Güneş, Neptün karesi
3 Aralık Pazar günü 14:43 kesinlik kazanacak Güneş, Neptün karesi haftanın ilk günlerinden bu yana aktifliğini sürdürmekte ve Jüpiter, Neptün arasında oluşmuş üçgen açı ile birlikte enerjisel açılım yaymakta. Neptün’ün etkisini karmaşık olarak alacak olan Güneş ne istediğini bilemeyen, gerçekler ile hayalgücünün yarattıklarını ayırt etmekte zorlanan durumlar içine girmek ve yanlış kararlar, kararsızlıklar, belirsizlikler içine düşebiliyor olmak mümkün. Açının etkili olduğu hafta boyunca ve sonrasındaki birkaç gün, hayal gücünün etkisinde kalmamaya, ne istediğini biliyor olmaya ve ne amaçladığını iyi ayırt edebiliyor olmaya karşı dikkatli olmakta fayda var.

İkizler Burcunda Dolunay
3 Aralık Pazar günü saat 18:46’da İkizler burcunun 11. derecesinde Dolunay gerçekleşiyor olacak. Ankara’ya göre çıkartılmış haritanın 12. evinde kalan Dolunay derecesi Neptün ile t-kare oluşturmakta. Gerçekler ve idealize edilen gerçekler arasında denge kurabiliyor olmak çok önemli görülmekte. Bu iki unsur arasında kurulamayacak olan bir dengenin aldatıcı, yanıltıcı, hayal kırıklıklarına yol açabilecek türden kayıplar, kargaşalar getirebilecek olacağına işaret eden İkizler burcu dolunayı ancak akıl ve mantığın ön plana çıkarılabildiği ve öylece planlanan, şekillendirilebilen ihtiyaçların elde edilebilir olacağını göstermekte. Kişisel olarak içsellik taşıyan bir ruh hali oluşturabilecek olan dolunay, kişiyi iç dünyasına yönlendirecek ve iç dünyasına bakışını aydınlatabilecek olan psikolojik, ruhsal etkiler açığa çıkaran bir yön taşımakta. Dispozitör gezegen Merkür dolunay esnasında durağan konumunda olacak ve Satürn ile kavuşum içinde. Gerçekçi olmak, sorumluluk almak ve içinde bulunduğumuz şartları dikkatlice gözden geçirmek, ciddi analizlerde bulunmanın zamanının geldiğini gösteren gökyüzü kişinin bazı gerçekler ile yüzyüze kalabilecek olacağına işaret etmekte.
Ülkemiz natal haritasının 12 – 6 ekseni üzerinde gerçekleşecek olan İkizler burcu dolunayı kontrol dışı gelişen durumların açığa çıkacak oluşuna işaret ediyor olabilir. Gizli yürütülen, ülke aleyhine olan faliyetlerin ve bu gibi durumları içersine alan iletişimsel faliyetlerin su yüzüne çıkabilecek oluşu ile karşılaşacak olabiliriz. Dolunay derecesinin yönetici gezegeni Merkür, Acumen sabit yıldızı ile kavuşum yapmakta. Zorlu etkiler vermesi ile tanımlanan Acumen, kontrol edilmekte zorlanılan, dışardan gelen saldırılar, zararlara işaret edebilmekte (Brady) ve aynı sabit yıldız ile etkileşime giren Satrün’ün ise bir müddettir Türkiye natal haritasında halkı, toplumu temsil eden Ay ile sürdürdüğü karşıtlık aktif. Tüm bunlar halkın zorlu koşullar altında olabileceği bir süreçi göstermekte.

Merkür retrosu (3 Aralık-24 Aralık)
Yay burcu ilerleyişini sürdüren Merkür, 3 Aralık Pazar günü içinde bulunduğu burcun son derecesinde durağanlaşıyor ve 4 Aralık Pazartesi günü retro hareketine başlıyor olacak. 21 günlük retro sonrası Merkür, 24 Aralık Pazar günü Yay burcunun 13. derecesinden ileri hareketine başlıyor olacak. Merkür’ün retro zamanları süresince bu gezegen tarafından ifade edilen iletişimsel bağlantılar, yazışmalar, konuşmalar, anlaşmalar üzerinde bekletici, sorun çıkarıcı, geriye dönük durumları açığa çıkarıcı etkilerin oluşması beklenebilir. İletişimin sağlandığı teknolojik aletler üzerinde olumsuz koşulların gelişmesine neden olabilir. Bu yüzden Merkür retrosu sırasında teknolojik aletlerde bozulma oluşabileceği ve gerekli olan yedeklemelerin, bakımların retro öncesinde yapılması tavsiye edilir. Merkür retrosu süresince yeni kararlar almak yerine yada yeni anlaşmalar yapmak yerine varolanlar üzerine düşünmek, içinde bulunulan durumları analiz etmek, ayrıştırmak, düzene koymak ve ancak retro sonrasında gelecek planları devreye sokmak çok daha tavsiye edilir bir şeydir.
Yay burcunda retroya girecek olan Merkür, içselleşen zihinsel süreç ile birlikte inançsal, ideolojik fikirleri derinleştirecek bir güce sahip olacak. Fikirlerde ısrarcı olmak, gerçeklik algısını kaybetmek, fanatikleştirilmiş fikirler, mantıksal sürecin kaybolması gibi olumsuzluk yaratan etkilere karşı dikkatli ve kontrollü olmak fayda getirici olacaktır. Retro hareketine Satürn ile kavuşum halinde iken başlayan Merkür’ün bu gezegen ile olan kavuşumun etkilerini (Merkür, Satürn kavuşumu) paragrafın baş taraflarında bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın…
Dilâra B.Efeoğlu

Merkür, Satürn kavuşumu

 

Desktop31.jpg

Merkür, Satürn ile kavuşuma yaklaşmakta ve kavuşum içinde iken Merkür retro hareketine başlıyor olacak, zorlu bir süreç bizi bekliyor olabilir…

Gökyüzünde Merkür ve Satürn kavuşum yapmak üzereler, 28 Kasım Salı günü (09:58) kesin dereceye varacak olan kavuşum aktif durumda. Merkür buradan retro hareketini başlatıyor olacak. 4 Aralık günü retroya girecek olan Merkür, 24 Aralık gününe değin retroda kalacak ve ileri hareketine dönüşünde Satürn ile kavuşumunu Oğlak burcunda tekrarlıyor olacak. Merkür, Satürn kavuşumunun ülkemiz üzerinde, toplumsal konular üzerinde ortaya çıkarabileceği etkiler oldukça ön planı alabilirler. Kişisel olarakta etkilerini hissedebilir olacağız.

Merkür ve Satürn kavuşumları, zihinsel ve akılsal ifadeler, kararlar üzerinde etkili olacak olan sorumluluk getirme, sınırlanmalar, disiplin ve ciddiyet etkisi taşıyor olurlar. Düşüncelerin, fikirlerin gerçekçilik ve uygulanabilirlilik arayışını ifade eden açı, iki gezegeninde Yay burcunda hareket ediyor olmaları dolayısıyla, ideolojik fikirlerin ortaya çıkıyor olmasına ve uygulanabiliyor olmasına yönelik artacak olan isteklere işaret etmekte. Ciddi ve uzun vadeli düşünülen yeni alınacak kararlar arifesinde olmak mümkün. Sorumluluk anlayışını arttıran açı, gerçekçi olmak, hayata ciddi bakıyor olmak, düşünceleri gerçekleştirebiliyor olmak ve plan, proje içinde hareket ediyor olmanın enerjisini taşımakta. Ancak kavuşum içinde retro hareketine başlayacak olan Merkür bu aşamada zorlayıcı etkiler getirebilir. Merkür retrosu süresince yeni kararlar almak yerine yada yeni anlaşmalar yapmak yerine varolanlar üzerine düşünmek, içinde bulunulan durumları analiz etmek, ayrıştırmak, düzene koymak ve ancak retro sonrasında gelecek planları devreye sokmak çok daha tavsiye edilir bir şeydir.

Hukuksal, yargısal konular, uluslararası anlaşmalar, uluslararası ticaret başta olmak üzere, Satürn, Merkür kavuşumu ve bu burçta Merkür’ün retro hareketinin etkisini üzerinde taşıyan konular olacaklar. Ülkemiz haritasının 6. evi içinde gerçekleşen kavuşum, askeri alanda ve askeri güçler üzerinde artan sorumluluklar, zorluklar ve görevlere işaret edebilmekte. (Daha ayrıntılı bilgiyi haftalık yazımda paylaşıyor olacağım).

 

Yay Burcu

ea2848de8815dcde96d71bac88604939

Bakıyorum… sadece geceye değil, aynı zamanda şafağa da, çünkü hiç kimse yeterince erken uyanmıyor.
Henry D. Thoreau

Yay Burcunu tanımlayan bir alıntı, Susan Miller’ın Burçlar ve Olasılıklar kitabından alınmıştır.

YAY BURCU

Yay burcu mutlak gerçeğin ve bilginin bilgece peşinde olma güdüsünü taşıyan, felsefi, filozofik ve sezgisel zihni ifade eden bir burçtur.
Evrensel bakış açısına sahip olan Yay burcu, çevresel, yaşamsal, dünyasal düzene bireyciliğin dışına çıkan, geniş bir perspektiften bakan düşünce biçimini ifade eder. Görünen gerçekliklerin ötesinde yeni keşfedeceği gerçeklikleri arayacak olan bu burç, yeni prensiplere ulaşma ve ulaştığı yeni prensipleri yaymak, dağıtmak ve öğretmek güdüsü ile hareket edecektir.
Yay burcunun doğası, gezginci, maceracı, dışa dönük ve aktif bir yapıya sahiptir.
Bu burcun yeni deneyimlere dair duyduğu coşkulu heyecanın altında yatan en büyük etken, hayatın birçok alanında bilgi sahibi olmak, öğrenmek, keşfetmek ve ufkunu genişletmeye karşı duyuyor olduğu güçlü arzularıdır. Yeni yerler görmek, dünyanın farklı yerlerinde farklı insanlar ile karşılaşabiliyor olmak Yay burcu için öğrenmenin en temel sağlayıcısı olabilecek bir kaynak olarak kabul edilir. Bu yüzden Yay burcu değişik kültürlere olan merakı, ilgisi, yatkınlığı ile gezmek, seyahat etmek ile oldukça iç içe bir yaşam sürecektir. Özgürlüğüne dair olan ihtiyacını arttıran bu arzular Yay burcunun belli bir kısıtlanma altında kalmasını zorlaştıran etkenler olarak çalışırlar. Böylelikle Yay burcu onu kısıtlayacak olduğunu hissettiği bağlılıklardan kaçınacak, özgürlüğüne oldukça fazla ihtiyaç duyacaktır.
Yunan mitolojisinin savaşçı Sentorlar’ı Yay burcu ile özdeşleşir.
Yay burcunun sembolü, Yunan Mitolojisinde yarı insan ve yarı at bedenli düşsel bir varlık olan Centaur (Sentor) ile tasvir edilir. Elinde ok ve yay ile tasvir edilen Sentorlar, Yunan mitolojisinde savaşçı, savaş yetenekleri gelişmiş, güçlü yaratıklar olarak tasvir edilmiştir. Hayatın anlamını bulmak felsefesi ile dolu olan Yay burcu, inançsal, ruhsal, dinsel, idealist, filozofik yapısını ortaya koyacak ve yüksek aklın varmaya çalıştığı bütünsel gerçekliğin savaşçısı olarak bilgi ve bilgeliğin peşine düşecektir.
Bireyselliğin ötesine geçebilen toplumsal içerikli düşünme becerisine sahip olan Yay burcu toplumun geneline fayda sağlama arzusu, sorumluluğu ve çabası içinde olacaktır. Olaylar karşısında sebep-sonuç ilişkisi arayışı ile düşünüyor olmaya yatkınlığı, bilginin derinlerine inme ve yeni bir sonuç ortaya koymaya yönelik çalışan zihinsel yapısı, Yay burcunun toplumsal, hukuksal, siyasi, adalet ve dinsel konulara yakınlığını ortaya çıkarır. Hukuksal, dinsel ve siyasi alanda etken olmayı topluma yapılan bir vazife olarak görebilecek olan Yay burcu böylelikle bu alanları meslek ya da özel ilgi alanı olarak oldukça ön planda çıkarabilecektir.
Bilgi sahibi olmak, öğrenmekle birlikte, bildiklerini paylaşma, bilgilendirme güdüsünü taşıyan Yay burcu doğası, ‘doğal bir öğretmeni’ göstermekte olacaktır. Bu burç çevresindekilerin de bilgi ve görüş dünyasını geliştirmeye çalışacak, yüksek bir ilham ile elde ettiği bilgi ve görüşlerini yayma güdüsü ile eğitimsel alanda aktif çalışabileceği bir mesleği seçmeye yönelebilecektir.
Bu burcun idealist yapısı onu kendi fikirlerine ya da inandığı diğer fikir ve görüşlere karşı saplantılı tutumlar sergileyecek kadar tutucu bir pozisyona sokabilir. Filozofik düşünen zihin yapısı gerçeklerden uzaklaşan, dogmatik inançların şekillendirdiği tutumlar ve yaklaşımlar içine düşen zihinsel bir yapı halini alabilir.
Yay burcunu sürekli yeni arayışlara itecek olan yeni ufuklara yükselme ihtiyacı bu burcun aşırılıklara kaçmasına, disiplinsiz ve dağınık hareket etmesine yol açabilir. İçsel olarak bilginin ve bilgeliğe verdiği değer anlayışının kendi iç dünyası ile çatışma içerisine girdiğinde Yay burcu kendini diğerlerinden soyutlayacak, fanatikleştirecek, üstün tutacak, kibir içeren davranış ve ruh halleri içine girebilecektir.
Astrolojide Jüpiter ‘in yönetiminde bir burç olan Yay burcu, vücutta Uyluk kemiği (üst bacak kemiği), kalçalar, bacak bölgesindeki sinirler ve toplardamarlar, sağ göz ve karaciğer ile ilgili bölgeleri temsil etmektedir. Yarı at yarı insan Sentor ile sembolize edilen Yay burcunun sporcu ve enerjik kişiliği ile de bağdaşan şekilde doğada özellikle atlara karşı duyduğu sevgi ve yakınlık hissi güçlü olabilmektedir.

Dilâra B.Efeoğlu

20 – 26 Kasım Haftası Gökyüzü

78d660c06258fb49f2b265c702fe137a.jpg

 

20 Kasım – 26 Kasım Haftası Gökyüzü
18 Kasım Cumartesi günü Akrep Burcunda gerçekleşmiş olan Yeniay, derinlik kazanan duyguların, yoğunluk kazanan isteklerin ve yeni hedeflerin oluşturduğu bir dönem başlangıcı içinde olduğumuza işaret etmekteydi. Yeniay’ın başlangıçlar oluşturmaya iten enerjisi ile başlayacak olan 20 Kasım haftasına sağlamlık ve kalıcılık isteği ile şekillenecek olan bir gelecek arzusu içinde girebilir, olaylara yüzeysel bakmaktan uzaklaşarak gerçekleri arayan, somut neticeler ve gelişmeler peşinde olan türde istekler içinde olabiliriz.

Venüs, Pluto sekstil açısı
21 Kasım Salı günü (14:29) kesinleşecek olan Venüs, Pluto arasında 60 derecelik açı zorlu etkiler altında olan ilişkilere çözüm üretebilmek ilişkiyi yeniden şekillendirebilmek adına fırsatlar sağlayıcı olabilir. Değişimi kabul etmek, ilişkinin dönüşüm geçirmesine olanak sağlayabilmek bu açının yaratıcı yanını olumlu bir şekilde hayatımıza yansıtmak olur.

Güneş, Yay burcunda
22 Kasım Çarşamba günü Güneş, Yay burcuna geçiyor. Yay burcu mutlak gerçeğin ve bilginin bilgece peşinde olma güdüsünü taşıyan, felsefi, filozofik ve sezgisel zihni ifade eden bir burçtur. Evrensel bakış açısına sahip olan Yay burcu, çevresel, yaşamsal, dünyasal düzene bireyselliğin dışına çıkan, geniş bir perspektiften bakan düşünce biçimini ifade eder. Görünen gerçekliklerin ötesinde yeni keşfedeceği gerçeklikleri arayacak olan bu burç, yeni prensiplere ulaşma ve ulaştığı yeni prensipleri yaymak, dağıtmak ve öğretmek güdüsü ile hareket eder. Yay burcunun doğası, gezginci, maceracı, dışa dönük ve aktif bir yapıya sahiptir. Güneş’in Yay burcuna geçişi ile birlikte bu burcun ifadesinde olan sebep-sonuç ilişkisi arayışı ile düşünüyor olmaya yatkınlığı, bilginin derinlerine inme ve yeni bir sonuç ortaya koymaya yönelik çalışan zihinsel süreç ve idealist yapısının açığa çıkardığı kimliksel özellikler ön plana çıkabilecek olduğu gibi, inançsal, dogmatik ifade yüklenen kimliksel niteliklerde vurgu kazanacaktır.

Merkür, Kiron kare açısı
24 Kasım Cuma günü, Merkür ve Kiron arasında zorlayıcı, stres yaratıcı türde bir açı olan kare açı kesinleşmekte. Yay burcunda hareket eden Merkür’ün, Balık burcunda hareket eden Kiron ile arasında oluşan gerilim, ortaya çıkabilecek iletişimsel sorunlara işaret etmekte. Merkür ileri hareketinde ve Satürn’e doğru yaklaşmakta. Satürn ile kavuşuma giden Merkür, gerçekçilik, ciddiyet ve düşünceleri uygulamaya koyabilirlik arayışında. Kiron ile karesi düşünceleri, kararları uygulayabilirlik aşamasında verilmesi gerekecek mücadeleye işaret etmekte. Merkür, Satürn arasında kavuşum önümüzdeki hafta Salı günü kesinleşecek fakat etkisi Kiron ile kare açısı süresincede aktif olacak. Ve sonrasında retro hareketine başlayacak olan Merkür bu sebeple Kiron ile olan açısını tekrarlamak zorunda kalacak. Öğrenmemiz gereken, düşünmemiz gereken ve hayata geçirmemiz gereken her kararımızı tekrar tekrar düşünmemiz ve hayata geçirmek için mücadele vermemiz gerekecek olan bir süreç içinde olacağımıza işaret etmekte. 7 Ocak günü tekrar kare açıya gelecek olan bu iki gezegenin istediği düşüncelerde derinleşmek, olayların mantıksal tarafları ile birlikte felsefi, ruhsal, yada soyutsal olarak tanımlayabileceğimiz yönlerinide görmeye başlamamız. daha geniş bir perspektiften bakabilme yetisini kazanabilmemiz. (Yay burcu-Balık Burcu karesi)

Merkür, Uranüs üçgen açısı
Merkür ve Uranüs arasında oluşan açılar, zihinsel olarak standartların dışında olabilmek, fikirlerde özgünlük taşımak, özgürce düşünmek ve yine özgürce iletişim kurmak ile ilişkilendirilebilirler. 25 Kasım Cumartesi günü kesinleşecek olan Merkür, Uranüs üçgen açısı düşüncelerin yenilikçi olmaya yönelik değişime doğru kolay ve yapıcı bir şekilde değişim gösterebilecek olduğunu göstermekte. Merkür’ün aynı zamanda Kiron ile kare açı içinde oluşu ve Satürn ile kavuşuma ilerliyor oluşunu birlikte okuduğumuzda, değişimin gerekli olduğunu bildiğimiz, öğrenmemiz gereken yada almamız gereken sorumluluklar üzerinde çok daha kolayca değişime adaptasyon sağlayabilecek ve uyum gösterebilecek enerjilerin varolduğunu bilerek geleceğe yönelen bakış açısı sağlayabiliriz.

Sevgiyle kalın…

Dilâra B. Efeoğlu

 

 

 

 

 

13 Kasım – 19 Kasım Haftası Gökyüzü

d0868c256f79bc924cbde17bfc09b913.jpg

13 Kasım – 19 Kasım Haftası Gökyüzü

Venüs, Jüpiter kavuşumu
13 Kasım Pazartesi günü ( 11:15)Akrep burcunda Venüs, Jüpiter kavuşumu gerçekleşmekte. Venüs ve Jüpiter’in etkileşimi, Venüs’ün ifadesinde olan sevgi alışverişi, ilgi, karşılıklı bağlar kurma, duygular ve mutluluk anlayışına derinlik, istek, heves ve coşkunluk katarak, duyguları yoğunlaştıran, ilişkiler kurma, bağlar oluşturma arzusunu artıran etkiler getirmekte. Açının oluşumu ilişkiler üzerinde pozitif etkiler yaratacak uyum, iyimserlik, hoşgörü, sosyallik ve dışadönük olma yönünde destek sağlayıcı olacak olmakla birlikte iki gezegenin Akrep burcunda olmaları, yoğunluk kazanan, tutkulu isteklere dönüşen, güç arayışları içeren ifadeleri de büyütmekte olacak. İsteklere yönelik artış ifadesi taşıyan Venüs, Jüpiter etkileşimi süresince ilişkilerde uyum yakalamak, sevgi alışverişinde bulunmak yönünden şanslı olunabilecek bir zaman dilimine işaret etmekte.

Merkür, Neptün kare açısı
Yay burcu ilerleyişinde olan Merkür’ün, Balık burcu yolculuğunu retro hareketinde sürdüren Neptün ile kare açı görünüm almakta olacağı 14 Kasım Salı günü (01:47) kesinleşecek olan açı, zihinsel, akılsal, mantıksal öğeler üzerinde dağınıklık, odaklanma sorunları, gerçeklik algısını kaybediş etkileri taşımakta. Yay burcunun soyutsal ifadeleri ile buluşan Neptün, mantıksallıktan uzaklaşan, soyut kavramlar üzerine kurulacak düşünceler, inançsal, ideolojik fikirler ve görüşlerin ön plana çıkarabileceği, dile getirilebilecek olduğuna işaret etmekte. Gerçeklerden kopmak, gerçeklik algısını kaybetmek, zihinsel dalgınlık içine düşmek gibi yanıltıcı, aldatıcı gelişebilecek düşüncelere karşı dikkatli olmayı gerektirmekte. Bununla birlikte bu iki gezegenin sertte olsa etkileşimi yaratıcı, hayalgücünü arttıran, sanatsal, ilhamsal görüş zenginliği katan etkiler taşımakta olur.

Venüs, Neptün üçgen açısı
16 Kasım Perşembe günü (18:20) iki gezegenin ifade ettikleri konular üzerine uyum getiren, destek veren, akıcılık sağlayan enerjiler yoğunlaşmakta. Sevgi ve sevgiyi paylaşma, duygular ve duyguları paylaşma isteği, arzusu taşıyan açı, özellikle ilişkiler üzerine uyum, işbirliği ve barışçıl etkilere taşıyor olacak. İlişkilere ihtiyaç hissetmek, duygusal olarak yoğunlaşan hassaslık içinde olmak, şefkat ve merhamet içeren hislerle hareket edebiliyor olmak yine bu açının getirisi olarak isteklerimizi biçimlendiren, davranış biçimimize yansıyan etkiler taşımakta. Venüs, Neptün açıları sanatsal yeteneklere işaret ederler. Yaratıcılık, hayal gücü zenginliği, ince zevkler, ilhamsal algılayışın artışı sanatsal yada benzeri konularda olumlu gelişmeler yakalanabilecek olacağını ifade etmekte.

Akrep Burcunda Yeniay
18 Kasım Cumartesi günü (14:42) Akrep Burcunda gerçekleşmekte olacak Yeniay yoğunlaşan duyguların, yoğunluk kazanan isteklerin, kararlılık içeren hedeflerin oluşturduğu bir dönem başlangıcına işaret etmekte. Akrep burcunda Güneş ve Ay ile birlikte Jüpiter ve Venüs’ünde Akrep burcunda yerleşimi ile 4 gezegeninde bu burçta sıralanışı, tutkuların, kontrol ve güç arayışlarının öne çıkardığı kararların, amaçların ön plana çıkacak olduğunu ifade etmekte. Sağlamlık ve kalıcılık isteği ile şekillenecek olan bir gelecek arzusu içinde olabilir, olaylara yüzeysel bakmaktan uzaklaşarak gerçekleri arayan, somut neticeler ve gelişmeler peşinde olan türde istekler içine girebiliriz. Yeniay derecesinin yönetici gezegeni Mars. Mars, Terazi burcunda, her ne kadar işbirliği, ortaklık, uyum için hareket ediyor olsada Mars burada kendi isteklerini ifade etmekte zorluk içine girebilir ve diğer kişilere karşı fazlaca hesaba kattığı hareket anlayışının getirdiği bağımlı hareket etme, bireyliliğini kaybetme türü davranışlar sergileyebilir. Bu da Yeniay’ın açığa çıkardığı güç, kontrol elde etme arzusu üzerinde zayıf düşürücü etkiler getirebilir. Mars, Pluto ve Juno ile kare açı yapmakta olacak. Mars’ın Terazi burcu ifadesine vurgu getiren Pluto ile karesi, uyum ve denge arama anlayışı üzerine etki ederek, sert, öfke içeren, agresif yada pasif agresiflik içine düşüren, kendi bildiğinde ısrar eden ve herkes için doğru olanı kendisinin bildiğini düşündüren türde davranışlar ve hareket anlayışı yaratmakta. Adalet, hak, hukuk anlayışının sağlayıcısı olmak adına girişilen davranışlarda denge ve eşitlik anlayışını korumak mümkün olduğunda yapıcı gelişmeler sağlayabilecek olan görünüm, eşitlik anlayışının unutulması, dikkate alınmaması olasılığının getireceği engelleyici, kopartıcı, yıkıcı bir hareket anlayışına karşıda dikkat edilmesi gerektiğini göstermekte. Yeniay derecesi ile Uranüs arasında 150 derecelik bir açı oluşumu var. Görmezden gelebiliyor olduğumuz özgürlük arayışımızın, bağımsızlık, kendin olma ihtiyacımızın farkına varabilmek, kararlarımızı verirken bu duygu durumumuza bir gözatmak bu duyguların yaratacağı sinsi gerilimlerin yol açtığı stres getirici içsel çatışmalardan bizi koruyacaktır.

Mars, Pluto kare açısı
19 Kasım Pazar günü kesinleşecek olan Mars, Pluto kare açısı, bir önceki gün Cumartesi günü gerçekleşmiş olan Yeniay haritasının aktif bir açısını oluşturmakta. Mars ve Pluto açıları güçlü girişimcilik, güçlü mücaledele anlayışı taşıyan enerjileri taşıyıcı olurlar. Terazi burcu ilerleyişinde olan Mars ile Pluto arasında oluşan gergin açı, Mars’ın bu burçta edindiği adalet dağıtma, eşitlikçi olma, işbirliğine dönük hareket etme güdülerini baskın hale getirecek ve zararda olduğu yerleşimde olan Mars, kontrolsüz, baskıcı, yok sayıcı türde hareketler açığa çıkarabilecektir. Doğruyu, hakkı, adaleti kendi tekeline alma, herkes için en doğru olanı kendi biliyor olma yanılgısına düşme ve bunun getirisi türde yansımaları içeren davranışlar yansıtacaktır.

Sevgiyle kalın….
Dilâra B.Efeoğlu

Satürn, Uranüs Üçgeni

lightpainting06.jpg

Geçmişin etkisini geleceğe yansıtmak aslında tamamen bir hüner meselesidir. Geçmiş ne seni gelecekten uzaklaştırması gereken, ne de seni özlem duygusu ile yaralaması gereken birşey değildir. Geçmiş senin ona sarılmanı beklemez, geçmiş senin büyümeni bekler ve geçmiş senin hüznüne eşlik etmek için değil, senin geleceğine yürümen için hep oradadır.

Satürn, Uranüs üçgeni
Gökyüzünde uzun bir süredir etkisini yansıtan Satürn, Uranüs üçgen açısı, eski ve yeni arasında oluşan engellenemez değişimler getiren enerjileri taşımakta. Uranüs’ün aradığı, açığa çıkarttığı, yaratmaya yönlendirdiği değişim, yenilik ve özgürlük olarak nitelendirebileceğimiz ifadeleri, Satürn’ün düzen, oluşum, yapı, realite ifadeleri üzerinde uyumlu bir etki yaratarak eskiyi yeniye yönlendiren, değişime yol açan, sistem değiştiren durumları ortaya çıkarmakta. Cumartesi günü kesinleşen dereceye gelecek olan açı ile Satürn, Uranüs arasında oluşan akıcılık geleceğe yönelen bakış açısı, geleceği oluşturma, yeni yapılanlamalar, yeni düzenler içine girme arzusu ve isteği ile kolayca adapte olma enerjilerini taşımakta. Bir yönden de değişime dirençsizlik olarakta görebileceğimiz şekilde işleyen uzun bir dönemi kapsayan enerjilerin yol açtığı engellenemez değişim getirilerini de oluşturmakta. Retro (geri) hareketini sürdüren Uranüs aslında ısrarcı bir şekilde değişim gereken Satürn ifadesinde olan konulara vurgu getirmekle birlikte, oluşan açı, hayatımıza yansıyan değişim etkisinin çok daha az stres yaratıyor olmasını sağlamakla yeniliğe kolayca yönlendirebilen etkilerde açığa çıkarmakta. Satürn ve Kiron arasında henüz gerçekleşmiş ve aktifliği sürmekte olan kare açı ile birlikte okuduğumuzda, hayatımıza yansıyan değişim enerjisini güçlü, yapıcı ve dengeli bir şekilde kullanabilmek,yeni oluşumlar içerisine dengeli bir şekilde girebilmek hayatımıza başarı ve mutluluk olarak tanımlayabileceğimiz gelişmeler getirecektir.

6 Kasım – 12 Kasım Haftası Gökyüzü

09db46f255b6bffd22757c0381140866

Merkür,Yay burcunda
Merkür, Yay burcunda aklın somut ve soyut gerçeklikleri aynı anda kavrayabilen ve geniş, çok yönlü, felsefi, filozofik şekilde işleyen zihinsel bir yapı içinde oluşunu niteleyebilir. Yay burcunun geniş persfektiden bakan bakış açısı ile Merkür, Yay burcunda iken olaylara farklı açılardan bakmak, yeni teoriler oluşturma amaçlı doğanın, evrenin düzen ve yaradılışı ile ilgilenmek söz konusu olabilecektir. Merkür’ün analitiksel, mantıksal, rasyonel zihni Yay burcu yerleşiminde somut gerçeklerin dışında bir algılama biçimi oluşturacak ve somut gerçekler dışında soyutsal olanlar ile ilgili bir zihin işleyişi halini alacaktır. Merkür, Yay burcu geçişi süresince, dini, felsefi, yargısal, inançsal bir düşünce modeli ön plana çıkacaktır. Merkür, Yay burcunun son derecesine geldiğinde retro harketine başlamak üzere durağanlaşıyor olacak. 4 Aralık günü başlayacak olan Merkür retrosu 24 Aralık günü Merkür’ün ileri hareketine dönüşü ile son bulacak. Merkür 11 Ocak günü Oğlak burcuna geçiş yapmış olacak. Böylece önümüzdeki uzunca bir süre, Merkür, Yay burcu ifadesinin oluşturduğu zihinsel, düşüncesel bir model belirginleşmekte olacak.

Venüs, Akrep Burcunda
7 Kasım Salı günü Venüs Akrep burcu ilerleyişine başlamakta. Venüs, Akrep burcunda sevgi, ilgi, mutluluk, huzur, istek anlayışını derinleştiren, tutku katan, yoğunlaştıran ifadelere büründürür. Akrep ilişkilerde aradığı derinliği ve gerçekliği bulmak adına kendini ilişki içinde olduğu kişi(ler) için adayacak, sahiplenici, koruyucu davranışlar sergileyecektir. Venüs, Akrep’in ilişkilere yansıyan bakış açısı yoğunluk, derinlik arayışı ile oluşmakla birlikte aynı zamanda ilişkiler üzerine kontrol güdüsü kıskançlık, kuşkuculuk getirebilir. Venüs Akrep Burcunda karşısındaki kişiler üzerinde kontrol yaratmak isteyen, ilişkiyi sürekli sorgulayan, aşırı sahiplenicilik içerisine giren bir ilişki tarzını ortaya çıkaracaktır. Akrep burcunun ya hep ya hiç mantığı Venüs Akrep’in ilişkilere bakış açısını da ifade eder. 1 Aralık günü Venüs, Yay burcuna geçiş yapana değin ilişkiler içerisinde tutumlarımıza, değer yargılarımıza, isteklerimize bir de bu göz ile bakabilecek olmamız kendimize ve diğer kişilere karşı oluşturacak olduğumuz davranış ve isteklerimizde çok daha objektif olmamızı sağlayacaktır.

Satürn, Uranüs üçgen açısı
11 Kasım Cumartesi günü (12:44) Satürn ile Uranüs üçgen açısı kesinleşmekte. Uranüs’ün aradığı, açığa çıkarttığı, yaratmaya yönlendirdiği; değişim, yenilik ve özgürlük olarak nitelendirebileceğimiz ifadeleri, Satürn’ün düzen, oluşum, yapı, realite oluşturma ifadeleri üzerinde uyumlu bir etki yaratarak eskiyi yeniye yönlendiren, değişime yol açan, sistem değiştiren durumlar ortaya çıkarıyor. Satürn, Uranüs arasında oluşan akıcılık geleceğe yönelen bakış açısını, geleceği oluşturma, yeni yapılanlamalar, yeni düzenler içine girme arzusu ve isteği ile kolayca disipline olma enerjilerini taşımakta. Bir yönden de değişime dirençsizlik olarakta görebileceğimiz şekilde işleyen uzun bir dönemi kapsayan enerjilerin yol açtığı engellenemez değişim getirileri de oluşturmakta. Retro (geri) hareketini sürdüren Uranüs aslında ısrarcı bir şekilde değişim gereken Satürn ifadesinde olan konulara vurgu getirmekle birlikte, oluşan açı, hayatımıza yansıyan değişim etkisinin çok daha az stres yaratıyor olmasını sağlamakla yeniliğe kolayca yönlendirebilen etkilerde açığa çıkarmakta. Satürn ve Kiron arasında henüz gerçekleşmiş ve aktifliği sürmekte olan kare açı ile birlikte okuduğumuzda, hayatımıza yansıyan değişim enerjisini güçlü, yapıcı ve dengeli bir şekilde kullanabilmek,yeni oluşumlar içerisine dengeli bir şekilde girebilmek hayatımıza başarı ve mutluluk olarak tanımlayabileceğimiz gelişmeler getirecektir.

Haftanın günlerine göre baktığımızda,
6 Kasım Pazartesi günü, İkizler burcu ilerleyişini sürdüren Ay, zihinsel fonksiyonlarımızı,iletişimsel yönümüze vurgu kazandırmakta. Duygularımıza akılcı yaklaşımlar içinde bulanacağımız İkizler yerleşimi, Merkür’ün Yay burcu ilerleyişinde oluşu ile felsefi, soyutsal boyutlar içermekte olacak. Merkür’ün Yay burcu geçişi hakkında ilk paragrafta ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz. Ay, Mars ile üçgen açı yaptığı Pazartesi günü, Ay’ın Neptün ile olan kare açısını dikkate almalı ve duygusal kontrolümüzü elde tutma gayretimizi yüksek tutmalıyız. Değişen duygusal kararlarımızın yol açabilecek olduğu yanıltıcı, yanlış hareket ve kararlar içine girmemeye özellikle dikkat etmek bugün için fayda getirici olur.
7 Kasım Salı günü, Ay, Satürn karşıtlığı ile başlayan Salı günü yine Ay’ın Kiron ile de oluşan kare açısı ile özellikle Pazartesi akşam saatlerinden başlayan ve Salı gününün akşamüstü saatlerine kadar varan duygusal olarak zorlayıcı, sınırlayıcı, stres yaratıcı etkiler taşımakta olacak. Güven ve değer anlayışımızı akşamüstü saatlerine doğru çok daha olumlu yönde geri kazanacak olabileceğiz.Yengeç burcuna geçiş yapan Ay, Jüpiter ile üçgen açı yapmakta. İyimserlik, hoşnutluk ve özgüven hissetmemize yardım eden duygular Salı günü özellikle öğleden sonraki saatler için çok daha güçlü etkiler taşımakta.
8 Kasım Çarşamba günü, Yengeç Burcu ilerleyişine devam eden Ay ile yoğunlaşan, hassaslaşan duygu dünyamız bugün Ay’ın Neptün ve Güneş ile yapacak olduğu üçgen açı ile çok daha fazla derinlik kazanmakta. İlgi ve şefkat duygularımız ile hareket edecek olacağımız bugün zenginleşen hayal gücümüzü yaratıcı uğraşlara yönlendirebilir sanatsal, ilhamsal uğraşlar için olumlu zamanlar yakalayabiliriz.
9 Kasım Perşembe günü, Güne Yengeç burcunda başlayan Ay, Uranüs ile kare açı yapmakta olacağı bugün özellikle akşamüstü saatlerine kadar ki süre zarfında duygusal kontrolümüzü elimizde tutabiliyor olmaya, olaylara karşı hızlı ve sabırsızca, düşünmeden tepkiler veriyor olmamaya karşı dikkatli olmak gerekmekte. Öğleden sonraki saatlerde Ay burç değiştiriyor ve Cumartesi akşam saatlerine kadar kalacak olduğu Aslan burcu ilerleyişine başlıyor. Venüs ile kare açı yapması ile birlikte kendimizi, duygularımızı çok daha dışa dönük olarak bulabileceğimiz Ay’ın Aslan burcu ilerleyişi süresince, tepkilerimiz, davranışlarımız ilgi görme, beğenilme, takdir alma ihtiyacı ile şekillenmekte olacak.
10 Kasım Cuma günü, Ay ve Güneş arasında oluşan kare açı Yeniay ile başlayan döngünün son kare açısı. İsteklerimiz konusunda ısrar etmekten uzak durabilmek, olayları duygusal reaksiyonlar vermekten uzak durarak değerlendirmek oluşabilecek çatışmacı, gerilimli durumlardan uzak kalmamızı saplayabilir.
11 Kasım Cumartesi günü, Ay, Satürn ve Uranüs arasında Ateş elementi burçlarda oluşan büyük üçgen gerçekçi duygular ile kendimize ve olaylara bakabilecek olduğumuz yeni oluşumlara, yapılanmalara girmeye cesaret, istek ve özgüven ile yaklaşabileceğimiz bir güne işaret etmekte. Değişimler, geleceğe yöneltilen planlar için oldukça uygun enerjileri barındıran Cumartesi ve Pazar günlerini bu yönde değerlendirebiliriz. Akşam saatlerinde Başak burcuna geçen Ay ile birlikte içe dönükleşen duygularımız ile birlikte hayatımıza yönelik çok daha fazla güven ve istikrar arama isteği içerisinde olacağız.
12 Kasım Pazar günü, Başak burcu ilerleyişini sürdüren Ay, Merkür ile kare açı yapmakta (12:41). Kendini yanlış ifade etmek, fazlaca alınganlık göstermek gibi iletişimsel oluşabilecek sorunlara karşı dikkatli olmakta fayda var. Akşamüstü saatlerine doğru Ay’ın Neptün ile olan karşıtlığı (16:23) aktif olacağından duygusal olarak kendimizi oldukça hassas hissedecek olabiliriz. Duygusal değişimlere, gelgitlere açık olan Pazar günü yanılgılara düşmemek adına yeni ve ani kararlar vermekten uzak kalmak, yoğunlaşan duyguları yaratıcı, hayal gücü içeren, sanatsal, ilhamsal çalışmalara yönlendirmek çok daha faydalı olacaktır.

Sevgiyle kalın….
Dilâra Başar Efeoğlu

 

30 Ekim – 5 Kasım Haftası Gökyüzü

3d31a08aa2e0123806067027ee46f2a3.jpg

Satürn – Kiron açısı
2 Kasım Perşembe gecesi (23:08) kesinleşecek olan Satürn ile Kiron arasındaki kare açı etkisi uzun bir süreye yayılmış bir açı olarak, geçtiğimiz günler içinde fark edeceğimiz şekilde hayatımıza ait artmış olan sorumluluk ve mecburiyetlerimizi bize hatırlatan olaylar ve durumlar yaratmakta idi. Satürn ve Kiron bu iki göksel cisimde en üst anlamda mesuliyetler, sorumluluklar ve verilecek mücadelenin etkilerini taşırlar. Elde etmek istediğimiz, edinmek istediğimiz düzenler, yeni yapılanmalar, yeni oluşumlar, başarılar için oldukça mücadele vermek zorunda kalabilecek olduğumuzu gösteren açı, başarmak istediğimiz ve yapılandırmak istediğimiz her türlü gelişim için engelleri aşmanın zorlukları ile karşı karşıya kalabileceğimizi göstermekte. Bu açının yaratıcılığı, mücadele etmenin, gayret ve sabır göstermenin ancak istenilen kazanımları elde edebileceğini bilmek bu açıyı pozitifsel kullanmanın en olumlu sonuçlar verecek yolu olur.

Güneş – Neptün üçgen açısı
3 Kasım Cuma günü (22:22) Güneş ve Neptün arasında bir üçgen açı oluşmakta. Akrep burcunda Güneş’in derinleşen sezgisel ve psişik algıları, Balık burcunda retro hareketini sürdürmekte olan Neptün ile uyumlu açı ile birbirini görmekte. Metafiziksel enerji akışını ifade eden açı, yaratıcılık, hayal gücü, sezgiler, artan duyular ve duyguların olağan ve engelsiz bir şekilde yaşam enerjisine çevrilebilecek olacağını anlatmakta. Güneş ve Neptün üçgen açısının yarattığı uyum ve ahenk geliştirme etkisini yaşantımıza yansıtabilir, olayların ve durumların içerisinde sabır ve sukunet ile pozitifsel gelişmeler yaratabiliriz.

Mars Dönüşü
3 Kasım Cuma günü Türkiye natal haritası üzerinde Mars dönüşü yaşanıyor olacak. Ülke natal haritasının 4. evinde, 7 derece Terazi burcunda yerleşik Mars’ın kendi yerine dönüyor oluşu, natal Mars için tetikleyici etkiler taşımakta. 4. ev toprak, topraksal kaynaklar, yeraltı kaynakları, inşaatlar, gayrimenkuller, vatan toprakları, vatanperverlik ve yönetime muhalefet eden parti gibi oluşları ifade eden bir ev olarak Mars’ın yaratacağı tetiklenme bu alanlar üzerinde oluşabilecek gerginlik içeren aktifliğin işaretçisi olabilir.

Venüs – Uranüs karşıt açısı
4 Kasım Cumartesi günü (08:02) aşk, sevgi, ilgi, istek ve mutluluk anlayışımızın gezegeni Venüs ile öngörülemez değişimlerin mimarı olan gezegen Uranüs karşıt açıya gelmekte. Özellikle ilişkiler alanında zorlayıcı enerjilerin ağırlığını hissedecek olabileceğiz. Uranüs’ün özgürlük, bağımsızlık taşıyan türde enerjileri varolan ilişkiler üzerine yansıdığında ilişkilerin üzerinde değişim rüzgarları esebiliyor olacak. Kırılma noktası yaratabilecek olan açı, ilişkilere, ortaklıklara, işbirliklerine yönelik stres getirici etkiler taşımakta.

4 Kasım Cumartesi günü Boğa burcunda Dolunay (08:22)
Boğa burcunun 11. derecesi içinde gerçekleşen Dolunay, geçtiğimiz 19 Ekim günü Terazi burcunda gerçekleşen Uranüs etkili Yeniay ile birlikte oluşmuş olan; ani, hızlı, beklenmeyen değişim, yenilik barındıran gelişmeler şimdi Boğa burcunda Ay ile yerini emin adımlar ile yürüme arzusuna bırakıyor. Dolunay enerjisi üretkenlik, çalışkanlık güdülerimizi en üst seviyeye çıkaracak kadar sağlamlaştırma prensiplerini yansıtmakta. Akrep burcunda Güneş ve Boğa burcunda Ay, Akrep burcunun gözükara, korkusuz, ya hep ya hiç ilkesi ile Boğa burcunun tedbirli, ölçülü hareket anlayışının birlikte getirdiği mücadele, dayanıklılık ve bir amaç doğrultusunda davranış geliştiren istekleri ön plana taşımakta. Aradığımız, ihtiyaç duyduğumuz huzur ve güven ortamına doğru çekilen duygu hallerimiz ile birlikte sahip olmak istediğimiz uyum ve uzlaşmayı, işbirliğini bulamayacak olduğumuz ilişkilerimiz değişime uğramaya, sorguya alınmaya, kopmaya oldukça yakınlık sergiliyor da olacak. 25 derece Terazi burcunda Venüs yine 25 derece Koç burcunda Uranüs ile partil karşıtlık yapmakta. Özgürlük ve bağımsızlık isteği, bağlanmakta zorluklar etkisi taşıyan açı özellikle ilişkiler, ortaklıklar üzerinde ani gelişen durum değişikliklerine, kopmalara işaret edebilir. Ne istediğini biliyor olmak, oluşan durumlar içinde farkındalık geliştirebiliyor olmak ile Dolunayın etkilerini pozitif yaratıcılık ile değerlendirebiliriz.
Haftanın günlerine göre baktığımızda;
Pazartesi günü, Ay’ın Balık burcuna geçişi ile başlayan gün, önümüzdeki 2 gün boyunca, Çarşamba sabahına kadarki olan süreçte duygularımız ve hislerimiz, aldığımız kararlar üzerinde etkili oluyor olacaklar. Ay’ın Güneş ve Jüpiter arasında oluşan üçgen açının kesinleştiği bugün, kendimiz üzerinde olumlu etkisini kullanabilir, ne istediğini bilen, isteklerini dışa yansıtabilen enerjilerin sağladığı olumlu duygu durumlarını kendi hayatımıza yansıtabiliriz. Ay akşam yaklaşmakta olduğu Neptün ile akşam saatlerinde kavuşum yapıyor olacak. Hayal gücünü canlandıran, derinleştiren bu etki, duygu dünyamızı zenginleştiren, hassaslaştıran etkileri ile yaratıcı ve sezgisel çalışmalar için oldukça uygun enerjiler barındırmakta.
Salı günü, Aradığımız, beklediğimiz duygusal destek ve yardımı bulmakta zorlanacak olabileceğimiz Salı günü, Ay’ın Kiron ile kavuşum ve Satürn ile yaklaşmakta olan kare açısı aktif durumda. Başkalarından bize yansıyan sınırlandırıcı, engelleyici enerjilerin oluşturduğu duygusal kırılmalar içine düşecek olabileceğimiz bugün, kendimize olan güvenimizi kaybetmek yerine sorumluluklarımızın farkına varıp, duygusal çöküşler yerine duygu kontrolümüzü elimize alıp böylece gereken davranışları gösterebilmek faydalı neticeler getirecektir.
Çarşamba günü, Ay’ın Satürn ile olan karesi ile başlayan gün, sabah saatlerinde kendimizi endişeli, evhamlı bir ruh hali içinde hissedecek olabiliriz. Duygularımızı bastırmak, içimize kapanmak, hayata olan neşemizi , iyimserliğimizi kaybetmek yerine, sorumluluk ve hedef duygularımıza odaklanabilirsek olaylara daha olumlu yaklaşabiliriz. Sabah saatlerinde burç değiştirecek olan Ay, Koç burcuna geçiş yapıyor. Dışa dönük ve enerjik hissetmeye başlayacağımız gün içinde, kendimizi çok daha rahat ve özgür ifade edebiliyor olma imkanı bulmaya başlayacağız. Ay’ın Mars ile karşıtlık içine doğru hareket ediyor oluşunu gözden kaçırmamak ve ani, sabırsız, öfkeli, kazalara ve tehlikelere açık şekilde davranışlar, hareketler içine girmemeye özen göstermek yerinde olacaktır.
Perşembe günü, Diktatörce, iddiacı, meydan okuyucu, saldırganlık içeren hareketler ve tutumlar içine giriyor olmamaya dikkat etmekte fayda var. Uranüs ile yaklaşmakta olan Ay, özgürlük ihtiyacımıza vurgu getirmekte. Öfke kontrolünü elimizde tutmamız gereken bugün, kontrolsüz gelişebilecek davranışların yol açabilecek olduğu ve özellikle ikili ilişkiler, ortaklıklar üzerinde çatışma, stres etkisi taşıyabilecek olduğu için önemli görülmekte. Ay’ın Juno ve Pluto ile oluşan kare açısı yıkıcı, kopartıcı, intikam ve kin içeren tutumlara karşı dikkat etmeyi gerektirmekte.
Cuma günü, Sabah saatlerinde Ay, Venüs karşıtlığı ve Ay, Uranüs kavuşumu (06:00) gerçekleşmekte. Artan özgürlük ve yenilik ihtiyacımıza işaret eden gökyüzüsel konum, ilişkilere yansıyabilecek olan özgürlük arayışı, kendi ihtiyaçlarına düşkünlük, üzerine fazla sorumluluk almaktan kaçıyor olmak, duygusal davranışların öne çıkması benzeri davranışların ortaya çıkmasının etkilerini taşıyor olacak. Akşam saatlerinde Ay, Boğa burcuna ilerlemekte, geleceğe yönelen arzularımızı ortaya çıkaran enerjileri dengeli bir şekilde kullanabilmek ile ihtiyacımız olan güven ve yenilik ihtiyacımızı sağlayabiliriz. Ay’ın Jüpiter ile olan karşıtlığının getirebileceği, aşırılıklara yol açabilecek duygusal tepkilere, uç noktalara varabilecek kendine güvenin getirebileceği kontrolsüz hareketlere karşı dikkatli olmakta fayda var.
Cumartesi günü; Boğa burcunda ilerleyen Ay, geçtiğimiz iki güne göre çok daha sakin ve sabırlı olmamıza, yavaş ve temkinli kararlar içine girebilecek olmamıza yönelik işaretler vermekte. Güvenlik ihtiyacımızın şekillendirecek olduğu Cumartesi günü, sabah saatlerinde (08:22) kesinleşecek olan Ay, Güneş karşıtlığının (Dolunay) duygusal gerilimlere yol açabilecek olan enerjileri bizi gerek içsel gerek diğer kişiler ile olan ilişkilerimizde zorlayan, düşündüren, mecbur bırak durumlar ile karşılaştırıyor olacak. Arzularımız ve gerçekler arasında denge kurabiliyor olmak, ne istediğimiz hakkında gerçekçi bir fikir sağlayabiliyor olmak önemli görülmekte. Boğa burcunda gerçekleşen Dolunay’ a ait yazının ilk paragrafında bilgi bulabilirsiniz.
Pazar günü, Günün öğleden sonrasına kadar Boğa burcunun son derecelerinde hareket eden Ay, Merkür ile karşıtlık yapmakta. Sabit bir burçta ilerleyen Merkür (Akrep) ile yine sabit bir burçta ilerleyen Ay’ın (Boğa) yapmakta olduğu karşıtlık, fikirsel bazı çatışmalar, yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar, bir fikirde ısrar etme, mantık hatalarına düşme gibi sorunları öne çıkaracak olabilir. Öğleden sonraki saatlerde Ay’ın İkizler burcuna geçişi ile birlikte (13:26) iletişimci yönümüz çok daha fazla açığa çıkıyor olacak. Burç dışından da olsa Merkür ile Ay’ın devam eden karşıtlığı ile birlikte yazdıklarımıza, söylediklerimize dikkat etmemiz yerinde olur.

Sevgiyle kalın…
Dilâra B. Efeoğlu

29 Ekim 2017 – 2018 arası Dönemsel Türkiye Cumhuriyeti Haritası Analizi

Desktop29.jpg

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunu kutlamakta olacağımız 29 Ekim günü aynı zamanda Cumhuriyetimiz yeni bir Güneş Dönüşüne başlıyor olacak. Bir öngörü yöntemi olan Güneş Dönüşü haritası tekniği ile oluşturduğumuz haritayı inceleyerek gelecek bir yıllık süreçte ülkemizi bekleyen olaylar hakkında öngörü yapabiliriz.

Türkiye Cumhuriyetinin 94. yılının Güneş dönüşü haritasının yükselen burcu Balık. Balık burcu Türkiye Cumhuriyeti natal haritasının 10. evinin burcudur. Bu bize ülkemizin bir yıllık gündemini oluşturacak olan konuların ağırlığını iktidar, devlet başkanları, hükümet, üst düzey yöneticiler ile ilgili konuların oluşturacak olduğuna işaret getirmekte. Köşe evlerde değişken burçların yerleşmiş olması içinde bulunacağımız yıl için değişkenlik gösteren şartların aktif olacağını düşündürmekte. Netlik taşıyan, belirginleşmiş, tam bir sonuç yada yapılanma sağlamış gelişmeler beklemek yerine şartların esnek ve tutarsızlık sergileyebileceği, daha çok gelecek için hazırlıksal bir dönem halini alabilecek durumlar beklenebilir. Balık burcunun kestiği 1. evin içerisinde arada kalmış burç olan Koç, ülke natal haritasının meclis, yasama organları, yasalar, organizasyon içinde dernek ve örgütler, ülkenin dostu, müttefiki olan diğer ülkeleri içeren konuları temsil eden evin burcu olarak bu alanlara ait bu konuları da yıl içinde ülkenin gündemine taşıyor olacak.

Gezegenlerin ufkun üzerinde yerleşimi söz konusu, bu durum bize içinde bulunacağımız yılın bir hayli dış dünya ile bağlantılı, hareketli, aktif bir yıl olacağına işaret getirmekte. Gezegen yoğunluğunun natal ile olan bağlantısal yerleşimine baktığımızda natal Batı Yarımküre burçlarının, Güneş Dönüşü haritasının Güney Yarımküresi içinde yerleştiğini görmekteyiz. Bu da bize hareket ve aktifliğin ana kaynağını, kontrol edilmekte zorlanılan, dış kaynaklı gelişebilen ve başkalarına bağlı şartların oluşturduğunu göstermekte.

Yükselen derecesi ile kavuşum yapmış olan Kiron, 9. evde ve tepe noktasına oldukça yakın bir şekilde yerleşmiş bulunan Satürn ile kare açı yapmakta. ASC derecesi, Kiron ve Satürn arasında oluşan açı, çaba göstermeyi, mücadele etmeyi gerektiren ve yeni düzenlemeler, yeni yapılanmalar sağlamaya yönelik çalışmaların oluşturacağı, kırılganlığa, endişeye, güven sorunlarına açık durumların varolacağı bir yıla işaret etmekte. Satürn yıllık dönüş haritasının meclis, yasama organları, yasa değişimleri, ulusal servet (11.ev), gizli örgütler, gizli yapılanmalar, ülkenin gizli düşmanları, hastaneler, hapishaneler gibi zorlu, sınırlayıcı, kısıtlayıcı şartları içeren (12.) evini temsil etmekte. Satürn’ün 9. evde ki yerleşimi, yargı, yüksek eğitim kurumları, dini temsil eden kurum ve kişiler, medya ve habercilik kuruluşları ve göçmenler ile ilgili konuların üzerinde gelişecek Satürn, Kiron karesinin taşıdığı mücadele getiren, çaba gerektiren, sorunlara açık ve yeni düzen kurmaya yönelik amaçların yer alacağı önemli bir alan haline getirmekte. Natal 6. evin burcu olan Yay burcu, yıllık dönüş haritasının 9. evinin burcu olmuş durumda. 6. evin genel anlamda temsil ettiği konular olan kamusal alan çalışanları, ordu, askeri tüm güvenlik kurumları böylece Satürn’ün zorlayıcı, sınırlandırıcı, görevlendirici, denetleyici, sorumluluk yükleyici görev anlayışı altında.

Satürn’ün natal haritada temsil ettiği konuları burada gözönüne aldığımızda ki kısaca bu konulara değinirsek; ülkenin diğer ülkeler ile olan dost yada düşmanlık sergileyebilecek ilişkileri, anlaşmalar, finansal anlaşmalar, faiz oranları, kamunun geliri, dış borçlar, vergiler, gizli örgütler, organize suçlar, ölüm ve keder, yüksek eğitim kurumları, yargı, dinsel kurumlar, deniz ve hava ulaşım yolları olarak belirteceğimiz alanlardan kaynaklanan sınırlandırıcı, mecbur bırakıcı mesuliyet getirici etkilerinden söz edebiliriz.
Satürn’ün, 1. eve yerleşmiş ve retro hareketini sürdüren Uranüs ile üçgen açısı, Yüksek eğitim kurumları, dini kurumlar, yargı sistemi, göçmenlik ile alakalı durumlar ve özellikle genç nüfusu etkileyebilecek sistemlere ait yeni yapılanmalar, yeni düzenlemeler etkisi getirmekte.

Asc yöneticisi olan gezegen Jüpiter, Güneş ile kavuşum yapmakta ve Merkür ile birlikte haritanın 8. evinde yerleşmiş durumdalar. Dış ülkeler ile olan finansal ilişkiler, ülkede halkın geliri, vergiler, krediler hakkında bilgi veren ve bunun yanısıra kontrol dışında gelişebilecek, tehlike, üzüntü ve yas getirebilecek olayları temsil eden bu evde yerleşmiş olan gezegenler temsil ettikleri ev konularını bu alana taşımaktalar. Güneş ve Jüpiter kavuşumu özellikle ekonomik anlamda büyümek, genişlemek, güçlenmek arzusu taşıyan iktidarı ifade etmekte. Diğer ülkeler ile olan finansal bağlantılar, yeni yapılacak yatırımlara ait güçlü bir istek ve hedef duygusunu göstermekte. Bu ne kadar gerçekleşebilir; Jüpiter ve Güneş’i dispozite eden gezegen olan Mars, Terazi burcunda zararda olduğu yerleşimde, büyümeyi ve güçlenmeyi yakalamak çok kolay olmayacak. Her ne kadar kendi dispozitörü ile burç bazında kavuşum yapıyor olsa bile, dispozitör gezegen Venüs’ün, 10. evden Pluto ile partil kare içinde oluşu diğer ülkeler ile olan ilişkilere sorunlar, zorluklar, kopmalar, zararlar getiren etkiler taşımakta. Jüpiter, 1. evin ve 10. evin yöneticisi bu demek oluyor ki; halk ve yönetimi, toplum ve iktidarı ortak bir tabanda etkileyecek şekilde finansal, ekonomi ile ilgili durumlar gündeme gelmekte. 6. evin ordu, askeri ve güvenlik teşkilatlarını temsil eden bir ev olarak yöneticisinin 8. evde yerleşmiş oluşu, organize suçlar, gizli örgütler ve yapılanmalara karşı verilecek olan askeri hareketleri, mücadeleyi göstermekte. Güneş ve Jüpiter kavuşumunun 12. evden Neptün ile aralarında oluşan üçgen açı ise; iki malefik evi kolayca birbirine bağlamakta. Gizli kalan netlik sağlanamayan olaylar, gizli düşmanlıklar, kontrol edilmekte zorlanılan durumların negatif etkisini görebilmek mümkün.

Dönüş haritasının 7. evinde ve zararda olduğu burçta yerleşmiş olan Mars, yıl yöneticisi gezegen olarak vurgu kazanmakta. Mars’ın dönüş haritasında 7. evde yerleşimi yıl boyunca, dış ülkeler ile olan ilişkilerimizde artan bir trafik akışı sözkonusu olacağını düşündürmekte. Yine 7. evde ve asaletinde yerleşmiş Venüs ise, Pluto ile yapmış olduğu partil kare açı ile diğer ülkeler ile olan ilişkilerde aranılan huzur ve uyumun çok da kolay elde edilemeyecek olabileceğine işaret etmekte.

Mars, ülkemiz haritasında bu yıl oldukça önemli fonksiyon sergiliyor olacak. 27 Şubat 2017 günü Mars’ın, Uranüs ile Koç burcunda başlatmış oldukları döngü, Türkiye natal haritasının 11. evi üzerindeydi. Mars ve Uranüs kavuşumunun taşıdığı, yenilikçi, eyleme dönük, kararlı, özgürlükçü ve inisiyatifi eline alma ifadesi ülkenin meclis, yasalar, yasama organları, dost ülkeler ve dost ülkeler ile ortak organizasyonlar kurma alanlarını hareket geçiren, aktifleştiren ve hızlandıran bir sürecin içinde olacağını göstermekteydi. Natal 4. evde bulunan Mars’ın 11. eve taşıdığı en önemli konular ise, toprak, topraksal kaynaklar, gayrimenkuller, emlak, inşaat sektörü ve bunlarla birlikte iktidara muhalefet edenler ve güvenlik sorunları ile ilgili verilecek olan mücadeleyi göstermekteydi. Mars ve Uranüs arasındaki döngünün karşıtlık fazını bu içinde olduğumuz yıl 1 Aralık 2017 günü yaşıyor olacağız. 5-11 aksını tutacak olan karşıtlık natal Merkür ve Satürn içinde bir tetikleyici görevi görmekte. Bu tarih civarı günlerde toprak güvenliğini sağlamak, diğer ülkeler ile olan ilişkiler, yargı sistemi, yüksek eğitim kurumları, dini kurumlar, ülke yönetimine muhalefet içinde olan ve gizli yürütülüyor olabilen örgütsel hareketler açısından dikkat çekici stres getirici gelişmelere sebep olacak durumlar oluşturabilir.

Yıl içerisinde, 16 Mayıs, 2 Ağustos, 19 Eylül 2018 günleri Mars ve Uranüs arasındaki döngünün kapanan kare açı fazını yaşıyor olacağız. Türkiye natal haritasının 8-11 aksı üzerinde tekrarlayacak olan Mars, Uranüs kare fazı, sonuca gitmeye odaklı, bağımsızlık arzusunda kontrol edilmekte zorlanılan türde davranış modelleri ile şekillenen süreçsel bir dilimi ifade etmekte.

SFPage.jpgmars.jpg

Yıl yöneticisi gezegen olan Mars, natal haritanın 4. evi gezegenidir. Mars 3 Kasım 2017 günü kendi yerine dönüyor olacak. Mars’ın natal’de olduğu yere dönüşü Mars’ın etkisini tetiklemekte. 4. evde Mars, toprak, toprak kaynakları, gayrimenkuller, inşaat sektörünü ifade ediyor olduğu gibi aynı zamanda vatan toprakları, vatanperverlik ve muhalefet içinde olan parti yada teşkilatları ifade etmekte. Bu tarih civarı günlerde bu temalara ait oluşabilecek durumlar söz konusu olabilir. Bu yıl profeksiyon haritanın 6. evini temsil eden natal 4. ev Mars’ın getireceği tetikleme ordu ve askeri güçlerin aktif konumda olacağını, toprak, sınır güvenliği konusunun öne çıkacak olacağını anlatıyor olabilir. Güneş dönüşü haritası üzerinde de Mars dönüşü haritasına baktığımızda 7. ev vurgusunu görmekteyiz. İlişkilerde aranılan uyumu bulmak kolay olmayacak. Diğer ülkeler ile olan ilişkiler açısından aktiflik sergileyen, gerginlik, agresiflik taşıyan olaylar beklenebilir.

30 Mart, 9 Haziran, 14 Temmuz, 4 Ekim 2018 civarı tarihler transit Mars ile natal Mars’ın arasında oluşan açısal döngünün kesinlik kazandığı zaman dilimleri olarak öne çıkmakta. Yine diğer ülkeler ile olan ilişkilerin oldukça hareketli bir dönem içine girebileceği, güvenlik ve askeri güçlerin bu alanda artan sorumlulukları olduğunu, ülke için stres getirici durumların yaşanabileceğini gösteren tarih aralıkları diğer ülkeler ile bağlantılı oluşabilecek ekonomik zorlanmalar ile mücadele etmek gerektiğinin öne çıkan zaman dilimlerine işaret etmekte.

Türkiye Cumhuriyetinin 94. yılını kutluyor, ülkemiz ve her birimiz için esenlikler getirecek yeni bir yıl diliyorum. Sevgiyle kalın…

Dilâra B. Efeoğlu , ASA, APAI

* Evlerin temsil ettiği konulara dair kaynak olarak; Dünya Astrolojisi Türkiye, Öner Döşer, kitaptan faydalanılmıştır.

 

Akrep Burcu

860c337869d6b0e03a8290aaee11cc33.jpg

Bir su elementi burcu olan Akrep burcu, suyun sahip olabileceği derinliğin ve nüfus etme doğasının tüm özelliklerini üzerinde taşır. Sezgileri son derece kuvvetli olabilen Akrep burcu, güç ve varlığın keşfine odaklanmış olan güdüleri ile kendi içsel gücünü keşfetme ve bu gücü ortaya koyabilme odaklı dürtüler ile hareket edecektir. Akrep burcunun yaradılışının doğasında varolan güç ile temas içinde olma arayışı bu burcun üzerinde onun kişisel özelliklerini oluşturacak en önemli yansımaları yaratır. Akrep burcu benliğini bu içsel güç ile doldurma ve tamamlayabilme güdüsü altında büyük bir kontrol dürtüsü içinde olacak ve en büyük silahını sabır, suskunluk ve özsezileri ile oluşturacaktır. Güç tutkusu ile içiçe geçmiş bir benlik taşıyan Akrep için gücünü kaybetmek benliğini kaybetmek anlamı doğurur ve bu sebeple Akrep burcu tehlikeli, gizemli, yasaklı, engelli olan şeylerin içinde kendi gücünü sınama eğilimi içerisine girebilecektir. Kendi gücünü ancak kendi sınayabilecek olan Akrep, bir diğer unsur tarafından gelen kuvvete karşı şiddetli bir karşı koyuş gösterecektir.

Derinlik anlayışı, herşeyin arkasındaki gerçeği araştırma ve bulma merakı ile bedenlenen Akrep burcunda, şüphecilik bu burcu birçok olayın arkasında yatan gerçeklere ulaştıracak bir merak olabileceği gibi kuşkucu ve diğerlerinden kendini uzak tutan bir tuzak halinede gelebilmektedir. Güvenlik ihtiyacı son derece kuvvetli olan Akrep burcunun aradığı güven, kişisel ilişkiler içerisinde onu daha kapalı ve korunmacı tavırlar içerisine girmesine sebep olacaktır. Önsezileri ile kendi için güvenli ortamları ayırt etme yeteneğine sahip olabilen Akrep burcu için güven vermeyen ortamlar tehlike ve tehdit içeren ortamlar olarak algılanabileceğinden korunaklı, kapalı bir yaşam tarzını seçecektir. Akrep burcu savunma anlayışı ile hareket eder bu yüzden tehlike içermeyen durumlar karşısında düşmanca tavırlar içerisine girmeyecek, yanında güvende hissettiği kişiler ile sahiplenici ve koruyucu ilişkiler geliştirecektir. Aradığı güvenlik anlayışını bulamadığında ya da güvenin kırıldığı durumlar ile karşılaştığında savunmacı pozisyona geçen Akrep burcu, ya yeraltının derin kıyılarına kaçacak duygusallık ile kendi içine çekilecek ya da mücadele etme gücünü sonuna kadar sergileme peşine düşecek, tehlikeli, yıkıcı dürtüler ile hareket edecektir. Böylece her iki durumda Akrep burcunu dönüşümsel süreç ile doğrudan karşı karşıya bırakır şekilde işlev görecektir. Bilinçaltı düzeyinde gerçekleşebilen büyük dönüşümsel süreçleri ifade eden ve dönüşümün anahtarını elinde taşıyan Akrep burcu, kendini dönüştürme yolculuğuna başkalarının dönüşümsel süreçlerini sağlıyor olmak aracılığı ile ulaşabilecektir.

Dilâra Başar Efeoğlu