KAOS-ARINMA TUTULMALARI

7 Eylül Pazar, 15 derece Balık burcunda bir Tam Ay tutulması gerçekleşiyor. Bu tutulma, Türkiye saatiyle 21:08’de başlayacak, yaklaşık 80 dakika sürecek. Ayrıca tutulma 2022’den bu yana gözlemlenen en uzun tam Ay tutulmalarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya’nın birçok yerinden izlenebilecek olan Balık burcu tutulması, ülkemizden de gözlenebilecek.

Tutulma astrolojik açıdan sadece duygusal ya da ruhsal alanları değil, aynı zamanda toplumsal düzeydeki sistem ve düzenleri de derinden etkileyebilecek güçlü bir dönüşüm enerjisi taşıyor. Bir yanda sistem, analiz, düzen, işleyiş ve mantık diğer yanda sezgi, inanç ve teslimiyet arasında kuvvetli bir gerilim ortaya çıkıyor. Bu gerilim kişisel yaşamlarımızda olduğu kadar toplumsal yapılarda da sürecini doldurmuş bazı sistemlerin dağılması, çözülmesi ve dönüşmesi şeklinde kendini ortaya koyabilir.

Tutulmanın etkilerini, mevcut sistemlerin çözülerek yerine daha bütüncül, empati temelli ve insan odaklı bir vizyona evrilmesi yönünde gelişen koşullar olarak da yorumlayabiliriz…

Tutulma derecesiyle üçgen açı yapan Jüpiter’in köprü vazifesiyle her ne kadar tutulmanın gerilimli etkilerini yumuşatmak yönünde destekleri olsa da, bir diğer yandan duygusal coşku ve aidiyet temalarına yüksek oktavlı vurgu getirecek. Peki bu ne anlama gelebilir dersek, korumak, korunma arzusu içinde olmak, sahiplenmek ve sahiplenilmek istemek gibi beklentilerin ön plana çıkacağı bir zaman dilimi anlamına gelir. Bu kişisel hayatlarımızı şekillendirecek bir durum yaratabildiği gibi toplumsal olaylar üzerinde de kendini gösterebilecek potansiyele sahip. Hassasiyetlerin hangi yöne kaymakta olduğunu görebiliriz.
Ayrıca, Satürn’ün tutulma derecesine yakın olması, sistemleri, otoriteleri, devlet yapıları ya da kurumları kapsayan alanlarda baskının artabileceğini, kısıtlayıcı yapıların yüzeye çıkabileceğini ve çökmeye başlayabileceğini gösterir. Bu da sağlık sistemlerinden sosyal yardım yapısına, dini kurumlardan medya, sanat ve psikoloji alanına kadar pek çok sistemin sınavdan geçeceğini ve artık sürdürülemez hale gelen yapıların çözülerek yerini daha empatik, sezgisel ve insan merkezli modellere bırakacağına işaret edebilir.

Ülkemizin astroloji haritası üzerinde Ay Düğümleriyle yakın derecede gerçekleşen Balık burcu tutulması, ülke olarak önemli bir evreden geçmekte olduğumuzun işareti. Yükseköğretim ve temel eğitim konularında yaşanacak değişimler, uluslararası ilişkiler, ülkeler arası imzalanan anlaşmalar ve hukuksal süreçlerde önemli gelişmelerin gündeme gelebileceğini gösteriyor.


Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Uranüs Neptün Döngüsü- Teknolojiden Ekonomiye Dönüşüm

Astrolojide gezegenlerin döngüleri kolektifi içine alan etkilerle öne çıkarlar. Özellikle yavaş ilerleyen Uranüs, Neptün ve Plüton’un birbirleriyle yaptıkları açılar kısa vadeli olaylardan çok toplumların uzun vadede içinden geçecekleri koşullara işaret ederler.

Uranüs ve Neptün arasında en yakın geçmişte gerçekleşen kavuşum (Oğlak burcu) 1993 yılından bu yana iki gezegenin temel ifadelerinde yeni bir döngünün işaretlerini başlatıyordu. O yıllarda gerek ülkemizde ve gerek global anlamda hız kazanan dijitalleşme ve küresel iletişim şimdilerde yapay zekâ, sanal platformlar ve uzay teknolojileri üzerinden bambaşka bir boyuta taşınıyor. Ayrıca yine o tarihten bu yana sistemler üzerinde özgürleşme ve otoriter yapıların çözülmesi yönünde güçlü bir arka plan oluşmakta.

2024 yılının ikinci yarısından bu yana etkili olan Uranüs ile Neptün arasındaki uyumlu açı, 29 Ağustos günü kesinleşti. İkizler-Koç ve Boğa-Balık ekseninde sürecek olan görünüm 2026 ve 2027 yılı boyunca güçlü bir şekilde etkisini sürdürecek.

2026’ya kadar İkizler–Koç burcunda etken olan açı burada daha çok zihin, iletişim ve teknolojik yenilikleri ile öne çıkıyor. Yani yapay zeka, dijital platformlar, medya, eğitim ve ayrıca gençlik- toplumsal refleks hareketlenmeler bu dönemde hız kazanmış ve kazanacak olabilir. Yeni buluşlar, keşifler gündeme gelebilir. Ardından açı 2026’nın ilk çeyreğinde Boğa–Balık burcuna kayıyor ve bu defa odak ekonomik düzen, doğa ve kolektif değerler oluyor. Finansal sistemlerde değişimler, tarım ve gıda güvenliğiyle ilgili yeni oluşumlar, iklimle bağlantılı meseleler ve doğal kaynaklar ile ilgili gelişmeler daha çok gündemimizde olacak. 2026’nın ikinci yarısından itibaren 2027 ilk çeyreği çok daha güçlü olmakla birlikte süregelen yıl boyunca yapay zeka, dijital ağlar, medya, eğitim alanları ve gençliğin öncülük ettiği hareketler ivme kazanabilir. Yeni teknolojiler, buluşlar ve keşifler gündeme taşınarak geleceğin yönünü belirleyebilir.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

ASLAN BURCUNDA YENİAY- Güç savaşları, rekabet, risk ve sıra dışı değişimler

24 Temmuz Perşembe akşamı Aslan burcunun 2. derecesinde gerçekleşecek yeniay, yalnızca yeni bir ay döngüsünü başlatmakla kalmayacak aynı zamanda hayatlarımızda bazı güçlü yeniliklerinde startını verecek olabilir. Fırsatları ve zorlukları beraberinde taşıyan, riske, risk almaya çok açık ama bir o kadar da sahneye çıkma gücünü barındıran etkilere sahip.

Yeniay derecesi Satürn, Neptün, Plüton ve Uranüs gibi yavaş hareket eden gezegenlerle bağlantı içinde, bu hem kişisel hayatlarımızda hem de toplumsal, global anlamda kendine has güçlü etkiler yaratacağının göstergesi. Aslan burcunda yeniaylar kişinin kendini sahneye koyma, özgüvenini tazeleme, güçlendirme gibi ifadelerini ön plana çıkartır. Bu yeniay da -ben- duygusunun ve sıra dışı cesaretin vurgu kazanacağı bir zaman dilimini simgeliyor.

Satürn’den yeniaya gelen destekleyici açı hem bu cesaretli coşkuyu disipline edecek hem de hayal edilen projeler, ilişkiler ya da kişisel hedefler için somut plan ve stratejiyle ilerleme fırsatı sunacak. Geçmişte cesaret edemediğimiz, yarım bıraktığımız birtakım işler için de yeni bir cesur adım şimdilerde kendini gösterebilir.

Bir süredir birbiri ile yakın derecede ilerleyen Satürn Neptün kavuşumunun yeniay derecesine üçgen açısı içsel, duygusal bir yoğunluğun varlığının habercisi. İdealler davranışları şekillendirirken hiç alışık olunmadık değişiklikler kendini gösterebilir.

Yeniay derecesi ile Plüton’un karşıtlığı, güç mücadeleleri ve gölgede kalmış duygularla yüzleşme ihtimalini artırıyor. Otoriteyle, aile ya da iş ortamında güçlü bir figürle karşı karşıya kalmak, rekabete çeken durumların söz konusu olması benzeri durumlara işaret edebilir. Kendine güven duygusunu dozajında kullanmak oluşabilecek gerilimlerin önüne geçebilir.

Uranüs’ün de yeniay derecesine destekleyici açısı var ve ani uyanışlara hatta cesur değişimlere kapı aralıyor. Beklenmedik bir alanda yeni bir yol çizmek, sürpriz kararlar almak veya mevcut bir sorunu yaratıcı bir şekilde çözmek, kalıplar kırmak, daha özgür düşünmek mümkün…

Aslan burcu yeniayı, toplumsal sahnede yeni lider figürlerinin ortaya çıkmasına veya mevcut liderlerin güçlerini bir nevi yeniden ilan edecekleri durumlara da sahne yaratabilir.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Mars Güney Düğüm Kavuşumu- ZOR EŞİK-

Yüzleşme ve Dönüştürme Zamanı

12 Ocak 2025’te Kuzey Ay Düğümü Balık burcuna, Güney Ay Düğümü ise Başak burcuna geçti. Bu aslında önemli bir değişiklik. 27 Temmuz 2026’ya kadar sürecek bir süreç ve şimdilerde bunu hatırlamakta fayda var. Çünkü; Mars, Güney Ay Düğümü ile kavuşuma ilerliyor ve bu kavuşum 21 Temmuz’da gökyüzünde zirveye ulaşacak.

Bu süreçte Mars’ın etkisiyle özellikle eski alışkanlıklarımız, aşırı kontrol isteğimiz veya detaylara takılma eğilimimiz iyice görünür hale gelebilir. Mars enerjiyi ve hareketi temsil ettiğinden Güney Ay Düğümü Başak yerleşiminin alışıldık düzenini ve eleştirel taraflarını daha fazla tetikleyebilir. Dolayısıyla bazı konularda fazlasıyla eleştirel, mükemmeliyetçi ya da kontrolcü hissedebiliriz.

Ama bu süreçte asıl amaç, Başak ifadesinin o alışılmış kalıplarından sıyrılıp Balık ifadesinin anlayışlı, affedici ve empati dolu tarafına yönelmek. Özellikle içinde bulunduğumuz bugünlerde hangi alanlarda fazla kontrolcü ya da detaycı davrandığımızı, neyi artık geride bırakmamız gerektiğini daha iyi fark edebiliriz.

Kısacası, yani Mars ile Güney Ay Düğümü kavuşumu bizi biraz zorlasa da bırakmamız gereken alışkanlıkları fark etmemiz için güzel bir fırsat sunuyor. Eğer Başak niteliklerinin katı yönlerini bırakıp Balık niteliklerinin kabullenici tarafına geçebilirsek, bu süreci daha rahat ve verimli geçirebiliriz. Özellikle ilişkilerde, iş hayatında veya günlük düzenimizde ortaya çıkan gerginlikleri bize bir işaret olarak görebiliriz. Her şeyden önce bu dönemin getirdiği mesajı iyi okumak ve eskiye takılı kalmadan, daha akışta ve empati dolu bir şekilde yol almak oldukça önemli…

Düğümlerle ilgili geçmiş tarihli yazımdan kısa bir alıntı ile biraz hatırlayalım, Ay Düğümleri, hayatımızda ruhsal olarak nasıl gelişeceğimizle ilgili konuları gösterir. Bir burçtan başka bir burca geçtiklerinde, enerjiler de başka alanlara kayıyor gibi düşünebiliriz.

Kuzey Ay Düğümü, hayatta öğrenmemiz gereken şeyleri yeni deneyimleri ve aslında hangi yolda büyümemiz gerektiğini anlatır. Ruhsal olarak tatmin olmak, hayatta gelişmek ve bilinçlenmek için yönelmemiz gereken ana başlıklar burada ortaya çıkar.

Güney Ay Düğümü ise, daha çok rahat ettiğimiz, alışık olduğumuz davranışları, kalıpları ve alışkanlıkları simgeler. Ama burada fazla oyalanırsak, gelişimimizin önünde engel oluşturabilir. Çünkü Güney Ay Düğümü, artık biraz aşmamız gereken şeyleri işaret ediyor; eskiden bize iyi gelen ama şimdi geride bırakmamız gereken davranışları mesela.

Güney Ay Düğümü Başak burcundayken fazla düzen, detaylara takılmak, sürekli mükemmeliyet aramak veya kendimizi gereğinden fazla eleştirmek gibi konuları bırakmak gerekir. Yani Başak’ın bu aşırı eleştirel ve kontrolcü yanlarından uzaklaşıp, olaylara biraz daha rahat ve anlayışlı yaklaşmamız önemli. Balık burcunun etkisiyle, artık daha kapsayıcı, empatik ve bütünsel bir bakış açısı hayatımıza girmeli. Kuzey Ay Düğümü Balık burcuna geçtiği için hem bireysel hem toplumsal olarak empati, yardımlaşma, birlik ve evrensel sevgi gibi konular ön plana çıkacaktır. Toplum olarak, yardıma ihtiyacı olan insanlara destek olma isteğimiz artabilir. Sadece mantıkla değil, kalbimizle de olaylara yaklaşmak, duygusal olarak bağ kurmak bu dönemin ana temasını oluşturur diyebiliriz.

Kuzey Ay Düğümü Balık burcundayken daha anlayışlı, hoşgörülü ve sevgi dolu olmak, Başak burcunun fazla eleştirel ve katı taraflarını biraz geride bırakmak gerekir. Aslında iki burcun olumlu yönlerini hayatımıza dengeli şekilde katabilirsek, süreci en iyi şekilde değerlendirmiş oluruz. Başkalarına ama aynı zamanda kendimize de daha az yargılayıcı, daha affedici ve daha kabullenici olmak ruhumuzu ileriye taşıyan izleri veriyor.

Dilâra Efeoğlu

Dünya astrolojisi gözüyle Satürn retrosu

Dünya astrolojisi açısından baktığımızda,  Satürn’ün gerileme süreci, Koç ve Balık burçlarına yayılacak şekilde iki aşamalı bir dönemi işaret ediyor. Satürn, Mayıs sonundan bu yana Koç burcunda hareket etmeye başladı ve 13 Temmuz’da 1 derece Koç’tan geriye dönmeye başlayacak. 2023 Mart ayında geçiş yapmaya başladığı Balık burcuna da bu retro sürecinde son kez dönecek. İlgili tarihleri yazının sonuna ekledim.

Satürn, astrolojide en genel anlamda geleneksel olarak hükümetleri, otoriteyi, kurumsal düzeni ve kanunları simgeler. Satürn’ün burç değiştirdiği dönemler ve  retro (geri) hareketi süreçleri global anlamda değişimlerin ve küresel siyasetin, devletlerin işleyişinde çarpıcı değişimlerin şekillendiği zamanlara işaret eder.

Satürn’ün Koç burcunda retroya başlamasıyla birlikte, liderlik ve yönetim mekanizmalarında bir tür duraksama, sorgulama ve yeniden gözden geçirme süreci başlayabilir.

Satürn Koç burcunda “düşüşte” bir yerleşimdedir. Bu da Satürn’ün temel özelliklerini yani disiplin, yapı, sabır, kurallar, düzen ve otoriteyi doğal olarak en rahat ve güçlü biçimde ortaya koyamadığı anlamına gelir. Konuyla bağlantılı olarak Satürn’ün Koç’taki bu zayıf pozisyonu, özellikle hükümetler, devlet otoritesi, yasa ve toplumsal düzen başlıklarında önemli sonuçlar doğurabilir.

Koç burcu, hızlı karar almak, aceleci hareket etmek, başlatmak, rekabet, savaş gibi temaları vurgular. Satürn ise yavaşlık, sınırlar, planlama ve uzun vadeli sorumluluklarla ilgilidir. Satürn Koç’ta düşüşte olduğunda, klasik astrolojide bu iki enerjinin birbiriyle çatışması söz konusudur. Disiplinli ve sabırlı olma gereği, Koç’un aceleciliğiyle çelişir. Satürn Koç geçişinin de ana anlamlarından biri olarak, retro sürecinde daha da kontrolsüz bir şekil alması söz konusu olur biçimde;

Bu dönemde devletler ve hükümetler ani tepkiler vermeye, hızlı kararlar alıp sonra bu kararların sonuçlarıyla baş etmekte zorlanmaya eğilimli olabilir. Mevcut yasalar, düzenler ve otorite figürleri “yetersiz” ya da “zayıf” görünebilir. Siyasi liderlikte istikrarsızlık, sabırsızlık ve öngörüsüzlük gözlenebilir. Kurumsal yapıların, özellikle de uzun vadeli strateji ve planlama gerektiren alanlarda, krizlere yeterince hazırlıklı olmadığı ortaya çıkabilir. Satürn’ün Koç’taki düşüş hali, yasa ve düzenin beklenenden daha kolay sarsılmasına veya geçici olmasına, hızlıca alınan kararların ve yapılan reformların uzun vadede sürdürülememesine neden olabilir.

Satürn’ün 1 Eylül’de Balık burcuna geri dönmesiyle, dünya genelinde yönetimsel karmaşa ve sosyal krizler ön plana çıkabilir. 2023 Mart’ından bu yana bu burçta ilerleyen Satürn’ün son kez geçişi bir nevi bir dönemin kapanması, tamamlaması anlamına gelebilir ki bu sistemlerde çözülmeler, dağılmalar ile kendini çok daha belirgin olarak ortaya koyabilir.

2026 yılına gelindiğinde ise Satürn’ün 14 Şubat’ta Koç burcundaki ilerleyişine yeniden başlamasıyla birlikte, hızla değişen bir siyasi arena, global anlamda yeni liderler, reformist yaklaşımlar, askeri gücün öne çıkması, yeni yönetim biçimleri ile süreç şekillenmeye devam edecek.

25 Mayıs Satürn Koç burcu girişi
13 Temmuz Koç burcunda retro başlangıcı (1 derece)
1 Eylül Balık burcuna geri dönüş
28 Kasım Balık burcunda retro bitişi (25 derece)
14 Şubat 2026 Koç burcu girişi Dilâra Efeoğlu

ARINMA ve YENİDEN DOĞUŞ

Satürn retro- 13 Temmuz- 28 Kasım 2025

13 Temmuz itibariyle Satürn Koç burcunun 1. derecesinden gerilemeye başlıyor. Süreç hızlı, cesaretli ve atılgan Koç enerjisini disiplinin ve gerçekçiliğin testinden geçirecek. -Yeni bir yol açıyorum- iddiasının arkasındaki cesaret ve motivasyonun ne kadar sağlam ve sürdürülebilir olduğunu hep birlikte sorgulayacağız. (13 Temmuz- 1 Eylül)

Bu dönemde hızlı kararlarımız, ilk adımlarımız ve liderliğimiz ciddi şekilde sınanacak. Koç burcunda Satürn retrosu, yeni projelerde yavaşlamalara, gecikmelere, geçmişten gelen sorumluluklara ve zorunlu değişimlere işaret ediyor olabilir. Başlatmak istediğimiz işlerde gecikme, şüpheye düşme ve gerçekten ne istediğimizden emin olamama düşüncemiz aratabilir.

1 Eylül’de Satürn için, tekrar Balık burcuna döndüğünde, gökyüzünde ateşten suya geçiş yaşanacak. Yaklaşık iki buçuk yıldır Satürn’ün Balık burcundaki yolculuğu, sınırların, duyguların ve hayallerin sınandığı bir süreci temsil ediyordu. Bu dönemde toplumsal düzeyde çözülme, kırılma ve yeniden yapılanma dalgalarıyla karşılaştık. Kişisel olarak ise inançlarımızı, fedakârlık ve empati kapasitemizi, kurban ve kurtarıcı rollerine bakış açımızı yeniden şekillendirme sürecine girdik. Satürn’ün Balık burcundaki bu geçişi -önemli sınavlar ve yeniden yapılanma süreçleriyle tamamlanma enerjisi- taşıyor. Özellikle İkizler, Başak, Yay ve Balık burçlarında önemli yerleşimleri olan haritalarda çok daha fazla kendini gösteren süreç için Satürn retrosu -büyük bir arınmayı- tetikleyebilir. Bastırdığımız korkular, travmalar, bağımlılıklar ve kaçış mekanizmaları yüzeye çıkabilir. Gerçekle hayali, manipülasyonla sezgiyi, acizlikle sorumluluğu ayırt etmek hepimizin en önemli sınavı olabilir. Kendi sınırlarımızı korumak ve gerektiğinde -hayır- diyebilmek bu dönemin ana derslerinden biri haline gelebilir. 28 Kasım 2025’te Satürn, Balık burcunda retro hareketini tamamladığında yaklaşık beş ay süren bir içe dönüş ve arınma sürecinin ardından yeniden yapılanmaya başlayacağız. 14 Şubat 2026’da Satürn’ün tekrar Koç burcuna geçişiyle birlikte ise özellikle Koç, Yengeç, Terazi, Oğlak aksında önemli yerleşimleri olanlarımız, hayatımızın en köklü değişimlerinden birini deneyimlemeye yol alıyoruz. 2026 ve sonrasında liderlik, özgüven, bağımsızlık ve yenilik gibi temalar büyük sınavlardan geçecek. Ancak bu temaları sabır ve disiplinle hayatlarımıza uyarlayabilmek ise başarıyı da beraberinde getirecek.

Dilâra Efeoğlu

Elon Musk- Amerika Partisi

Elon Musk, X platformunda yaptığı bir anketin ardından “Amerika Partisi” adını verdiği yeni bir siyasi parti kurduğunu duyurdu. Ancak şu an için partinin resmi olarak kuruluş başvurusu yapılmadığı haberlerde yer alıyor. Musk, “2’ye 1 oranında, yeni bir siyasi parti istiyorsunuz ve onu elde edeceksiniz! Ülkemizi israf ve yolsuzlukla iflas ettirmeye gelince, demokraside değil, tek partili bir sistemde yaşıyoruz. Bugün, Amerika Partisi size özgürlüğünüzü geri vermek için kuruldu.” ifadelerini kullanarak bu paylaşımı yaptı.

Astrolojik olarak değerlendirdiğimizde, Musk’ın doğum haritası geçtiğimiz 25 Haziran’da 4 derece Yengeç burcunda gerçekleşen yeniaydan güçlü bir şekilde etkileniyordu. Yeniay, natal Güneş derecesinin üzerinde meydana gelmişti ve şimdilerde aynı derecelerden Jüpiter’in geçişi söz konusu. Bu geçiş özellikle toplumsal anlamda sahnede olma, yeni başlangıçlar, büyüme ve dikkat çekici gelişmeler için kendisine güçlü bir zemin sağlıyor.

Natal haritasında, 14 derecede ve yükselende bulunan Merkür ile transit Güneş’in tam kavuşum yapması ise iletişim ve duyuru gücünü epeyce öne çıkarıyor. Açıklamasının hızlıca duyulması, ilgi çekmesi ve tartışmalara yol açması bakımından etkili. Güneş’in bu pozisyonu, önemli açıklamalar ve liderlik vasıfları açısından ilham verici bir etki ortaya koyuyor. Anın gökyüzü haritasında Uranüs (29 derece Boğa burcu ilerleyişini sürdürüyor) yükseleni 29 derecede karşıt açıyla görmesi ise bu gelişmenin ani, beklenmedik ve alışılmışın dışında bir enerjiyle ortaya çıktığını gösteriyor. Uranüs, aynı zamanda sistem dışına çıkma, yenilik ve çığır açan kararlar alma temalarını da tetikliyor. Sıra dışı gelişecek bir süreç ve ses getiren toplumsal etkiler bekleyebiliriz.

Elon Musk’ın partisinin resmi kuruluşunu tamamlaması ve aday olması, başkanlık seçimlerine girmesi ise şu an için ABD Anayasası’na uygun değil. Ama Musk’ın siyasi arenadan çekileceğini düşünmek pek mümkün görünmüyor. Topluma farklı bir bakış açısı getirme isteğiyle ABD gündemini bir süre daha meşgul edeceğe benziyor.

Dilâra Efeoğlu

ASA, Isar Cap

Satürn’ün Gölgesinde- Oğlak Burcunda Dolunay

10 Temmuz 2025 Perşembe gecesi Oğlak burcunun 18. derecesinde meydana gelecek dolunay gökyüzünde önemli bir enerji yoğunluğunun işaretçisi. Dolunayın yönetici gezegeni Satürn, Koç burcunun ilk derecesinde seyrediyor ve kısa bir süre sonra 13 Temmuz’da geri hareketine başlayacak. Bu dolunayı daha da dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri.

Oğlak burcunda gerçekleşen dolunaylar genellikle sorumluluk, disiplin, iş, emek ve sonuç temalarını öne çıkarır. 10 Temmuz dolunayı da özellikle son 15 günlük süreç içinde üzerinde çalışılan, sabır ve istikrar gerektiren her konuda artık bir görünür olma, sonuç alma noktasına gelindiğine işaret ediyor. Ayrıca dolunay özellikle kariyer, toplumsal statü, ebeveynlik, uzun vadeli planlar ve güvenlik ihtiyacı gibi konuları da gündeme getirecek. Oğlak burcu dolunayı hayatın ciddi taraflarıyla yüzleşme, ertelediğimiz işleri tamamlama, bir şeyleri netleştirmek için güçlü bir atmosfer yaratıyor. Dolunay sırasında Ay’ın Mars ve Ay düğümleriyle kurduğu uyumlu açılar irade ve kararlılık sağlamak yönünde destekçi. Cesaretle adım atmak, işleri tamamlamaya gönüllü olmak, geçmişten gelen sorunları net bir şekilde çözmek daha kolay hale geliyor olabilir.

Dolunay enerjisi altında başlayan Satürn gerilemesi 13 Temmuz’dan itibaren, başta iş ve kariyer olmak üzere, sorumluluk alanlarımızda yeniden yapılanma ve geçmişte atılan adımları gözden geçirme dönemini başlatıyor. Süreç içinde eskiden kalma meselelerle tekrar karşılaşmak, bazı eski projeleri tekrar ele almak veya eksikleri telafi etmek gerekebilir. Özellikle Oğlak ve Koç burcunun haritada temsil ettiği alanlarda, -başarı- ve -güç- kavramlarının yeniden tanımlandığı, sabır ve öz disiplin gerektiren süreçler öne çıkabilir.

Dünya astrolojisi olarak baktığımızda, Oğlak burcu otorite, devlet, yasa ve sistemlerle ilgilidir. Yengeç ise halk, millet, toplumsal huzur, aileler ve korunma ihtiyacıyla bağlantılıdır. Dolunayla birlikte hükümetler ve yöneticiler (Oğlak) ile toplumun talepleri, ihtiyaçları (Yengeç) arasında açık bir çekişme, yüzleşme ya da kriz durumları yaşanabilir. Dünyada protestolar, toplumsal taleplerin yükselmesi, yönetimlerin bunlara karşı daha disiplinli veya sert tutumlar alması gündeme gelebilir. Yengeç burcu sınırlar, sığınma, göçmenler ve halkın korunmasıyla da ilgilidir. Bu eksende gerçekleşen dolunay göç hareketlerinde artış, sınır politikalarında değişiklikler, mültecilerle ilgili kararlar veya ani toplumsal güvenlik tedbirleri gibi olaylara işaret edebilir.

Satürn’ün Koç burcunda gerileme süreci, politik gündemde geriye dönüşler, organizasyonlarda bozulmalar, dağılmalar, anlaşmalarda sorunlar, liderler üzerinde güven kaybına ve spekülatif durumlara yol açabilecek olaylar, finansal piyasalar, ekonomi, kamu düzeni gibi alanlarda problemler ile gündem yaratabilir.

Kişisel olarak dolunay pozitif anlamda sağlam adımlar atmanın gerekliliğini ve desteğini beraberinde getiriyor. Satürn retrosu ile birlikte, geçmişte başlatılan işlerin, ilişkilerin ve projelerin üzerinden bir kez daha geçmenin, eksikleri tamamlamanın ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemenin önemini ön plana çıkarıyor. Hepimize güzellikler getirsin dilerim.

Dilâra Efeoğlu ASA, Isar Cap

O Büyük Adımı Atmadan Önce Biraz Geri Çekilelim mi?

Hayat her zaman bizi ileri gitmeye, harekete geçmeye zorlar. Bu, evrenin yasası ve insanın gelişimsel sürecinin bir parçası, adeta insanoğlunun kaderi gibidir. Özellikle Neptün’ün Koç burcuna geçişiyle birlikte, birçoğumuz yeni başlangıçlara yelken açmanın eşiğinde olabiliriz. Fakat şimdi, Neptün’ün retroya geçmesiyle evren adeta “Dur, duyumsa, hisset ve düşün” diyor.

Yeni yollar önümüzde açık olabilir, fakat bu dönem bize önce içsel pusulamızı gözden geçirmemiz, acele kararlar yerine sezgimize kulak vermemiz için bir davet niteliğinde. Belki de gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şey, kısa bir geri çekilme ve kendimize şu soruyu sormak; “Nereye, ne için gidiyorum?” Doğru cevap zaten içimizde. Cevabı bulduğumuzda, harekete geçmek de yavaşlamak da tamamen bizim kontrolümüzde ve çok daha anlamlı hale gelecek. Böylece Neptün’ün Koç burcundaki retro sürecini adımlarımızı sağlam atmak ve bizi gerçekten ideallerimize götürecek yolu belirginleştirmek için bir fırsat olarak görebileceğiz.

22 Ekim’de Neptün’ün Balık burcuna geri dönmesiyle birlikte, bu gezegenin bu burçtaki son uzun geçiş dönemini yaşamaya başlayacağız. Neptün’ün Balık burcuna bir daha dönüşü bir insan ömründen çok daha uzun süreceği için, bu deneyimi bir daha yaşamamız mümkün olmayacak. 14 yıllık bir dönemin tamamlanmasını deneyimlemeye başlayacağız. Bu süreç, içsel büyümemize, olgunlaşmamıza ve bilgeleşmemize pek çok kapı araladı. Geçmiş 14 yıldan kalan izler bize küçük hatırlatmalar yapacak; bir bilge gibi düşünmeyi, hissetmeyi ve karar almayı yeniden öğretecek. Neptün 26 Ocak 2025 günü uzun soluklu Koç burcu geçişine başlayacak.

30 Mart 2025 Koç burcu geçişi
5 Temmuz 2025 Neptün retrosu
22 Ekim 2025 Balık burcuna geçiş
10 Aralık 2025 retro sonu
26 Ocak 2026 Koç burcu geçişi

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

URANÜS VE VENÜS’ÜN BOĞA BURCUNDA SON DANSI

Uranüs yaklaşık yedi yıldır, 2018 Mayıs’ından bu yana Boğa burcunda hareket ediyor.
Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs’tür. Uranüs’ün Boğa burcundaki yolculuğunu tamamlarken Venüs’le yaptığı bu son kavuşum, bir nevi bir döngünün kapanışını ve yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. (Uranüs Venüs kavuşumu,4 Temmuz 2025)

Boğa, astrolojide toprağı, doğayı, para ve maddi güvenceyi, Venüs ise değerlerimizi, estetiği, sevgiyi ve sahip olduklarımızı temsil eder. Uranüs bu konularda yedi yıldır devrimsel değişimler, beklenmedik sarsıntılar, ani başlangıçlar ve kırılmalar yarattı.
Kavuşum, özellikle finansal piyasalarda, paranın değeri, yatırım araçları, tarım ve gayrimenkul gibi alanlarda büyük ve şaşırtıcı gelişmelerin, son bir “yıkıcı-yenileyici” dalganın gelebileceğine işaret ediyor. Kısa süre sonra geriye dönüp baktığımızda bahsettiğimiz konularda hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmadığını görebiliriz. Ve Uranüs’ün İkizler burcuna geçişiyle birlikte 7 yıla yayılan etkilerin son derece hızla kendini realize ettiğine şahit olmaya başlayacağız.

Dilâra Efeoğlu