23 Ekim – 29 Ekim Haftası Gökyüzü

062cace57a8d22db706d91a66feb692f
Mars, Terazi burcunda,
22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlamış durumda olacak. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireysel, bağımsız hareket etme tarzını ortaya koymakta zorlanır. Diğer unsurlar ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Olumlu tarafından ortaklıklar, ikili ilişkiler için mücadele eden, efor sergileyen, çabalayan bir hareket tarzının oluşacak olması ile birlikte ortaklıklar, işbirliklerine yönelik hareketlerde artış görülmesi olabilecekken, olumsuz tafından ise, ilişkilerde dengeyi kaybeden, ne istediğine karar veremeyen, sürekli yön değiştirme hali içine düşen bir profil ile karşılaşabilecek olmak mümkün. Bu dönem içinde istekler ve davranışlar arasında denge kurabiliyor olmak ancak yapıcı sonuçlar elde etmeyi sağlayacaktır.
Merkür, Neptün üçgen açısı
24 Ekim Salı günü kesinleşecek olan Merkür, Neptün üçgen açısı, zihinsel fonksiyonlar üzerinde sezgisellik ve yaratıcılık etkisi taşımakta. Merkür’ün Akrep burcundan Neptün ile üçgen açı yapıyor oluşu, sezgiselliği, ilhamı, hayalgücünü, yaratıcılığı, arttıran nitelikte etkiler barındırmakta.
Güneş, Jüpiter kavuşumu
Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter ile yaşamsal enerji kaynağı olan Güneş’in gökyüzünde kavuşum yapıyor oluşları, bu iki büyük gezegenin temel fonksiyonlarının birleşiyor oluşunu ve ortak büyük bir enerji oluşturacaklarını göstermekte. 26 Ekim Perşembe günü Akrep burcunda kesinleşecek olan, güven ve inanç duygusunu ifade eden Güneş, Jüpiter kavuşumu pozitifsel olarak; kendine ve hayata karşı geliştirilen güveni, iyimserliği, inancı çoğaltan ve güçlü amaçların, güçlü hedeflerin oluşturduğu bir nevi yaratıcılık taşıyan sinerjiyi açığa çıkartıyor olacak. Gezegenlerin Akrep burcunda ilerleyişleri içinde bulundukları burcun niteliksel özellikleri ile doğru orantılı olarak, güç ve güven duygusunu derinleştiren, aşkınlaştıran, yoğunlaştıran etkileri arttırıyor olmakta. İki gezegeninde dispozitör gezegeni olan Mars’ın Terazi burcunda hareket ediyor oluşu, dengeyi, uyumu, işbirliğini içeren tarzda hareket etmeye yönelmek gerektiğine işaret etmekte.
Güneş, Akrep Burcunda
23 Ekim Pazartesi günü (08:27) Güneş, Akrep burcu yolculuğuna başlıyor. Bir su grubu burcu olan Akrep burcu, suyun sahip olabileceği derinliğin ve nüfus etme doğasının tüm özelliklerini üzerinde taşır. Sezgileri son derece güçlü olabilen Akrep, kendi içsel gücünü keşfetme ve bu gücü ortaya koyabilmek ile dönüşüm sağlayabilmek odaklı dürtüler ile oluşmuş bir anlayışı ifade eder. Yönetici gezegeni Mars olan Akrep Burcu, fiziksel ve ruhsal olarak mücadele, gayret, güç arayışını, hayatta kalma güdüleri ile birleştiren bir hareket modelini oluşturur. Güneş’in Akrep burcunda ilerlemekte oluşu, derinleşen, yoğunlaşan, güç arayışına yönelen isteklerin vurgu kazanmaya başlayacak olacağını ifade etmekte.
Haftanın günlerine göre baktığımızda;
Pazartesi günü, Akrep burcunda ilerlemeye başlayan Güneş, duygular ve sezgilerin ön plana çıktığı, güç ve kontrol arayışının, güven arayışının önem kazandığı bir dönem içine girmekte olduğumuzu göstermekte. Yay burcunda hareket eden Ay ile birlikte, özgürlük arayışımızın arttığı, gelecek üzerine hedefler belirleme güdüsü içinde olacağımız görülmekte. Öğleden sonraki saatlerde Ay’ın Venüs ile oluşan uyumlu görünümünden bize yansıyacak huzur ve sakin enerjileri değerlendirebilmek mümkün.
Salı günü, Ay, Satürn ile kavuşum yapıyor olmaya doğru yaklaşmakta. Yay burcunda gerçekleşecek olan bu kavuşum Salı günü öğleden sonrasında kesinleşecek (14:55). Almamız gereken sorumluluklar olduğunu hatırlatan, olaylara karşı daha gerçekçi daha ciddi daha duygu kontrolümüzü elimizde tutarak yaklaşacak olacağımız bugün, Ay’ın Kiron ile oluşan kare açısınıda dikkate alarak geleceğe yönelik arzu ettiğimiz yeni oluşumlar için çaba gösterme, mesuliyet ve görev alma içine girebiliriz. Merkür’ün Neptün ile oluşan üçgen açısı, duygular ile gerçekler arasında bağlantıyı doğru kurabilmeye yardımcı olacak olan görünüm yaratıcılığı desteklemekte.
Çarşamba günü, Oğlak burcuna geçiş yapmış olan Ay, Cuma günü öğleden sonra Ay’ın Kova burcu geçişine kadar ki süreç içinde gerçekçi plan ve projelere yöneliyor olacağız. Yeni girişimlerde bulunmak, yeni yapılanmalara doğru bir hareket güdüsü içinde olacağımız Çarşamba günü, Ay’ın da büyümeye başlayan ışığı ile birlikte geleceğe yönelik somut neticeler beklediğimiz işlere başlangıç içine girmek açısından değerlendirebiliriz.
Perşembe günü, Güneş ve Jüpiter kavuşumu güven ve amaç duygusunu yükselten, iyimserlik, kendine inanç ve güç duygusu sağalyan enerjiler taşımakta. Yapıcı olarak yeni girişimler içinde bulunmak, amaçları gerçekleştirme adına hareket geçmek için pozitifsel etki taşıyan bir gün olarak değerlendirmek mümkün. Aynı zamanda ortaklıklar, işbirlikleri, ilişkiler üzerinde olumlu gelişmeler yakalayabilecek fırsatlarıda değerlendirebiliriz.
Cuma günü, Sabah erken saatlerinde Oğlak burcu ilerleyişinin son derecelerinde Ay, Pluto ile kare açı yapmakta olacak. Hem kendimize karşı hem diğer kişilere karşı sert, kırıcı, yıkıcı tarzda davranışlar içine giriyor olmaktan uzak kalmakta fayda var. Cuma günü öğleden sonrasında Ay’ın Kova burcuna geçişi ile birlikte önümüzdeki Pazartesi sabahının erken saatlerine kadarki süre içinde kendimizi çok daha özgürlüğümüzü arayan, geleceğe yönelmiş, yenilik ve gelişim ihtiyacı içinde hissedecek olabiliriz. Ay burada Güneş ve Jüpiter’in kavuşum derecesi ile kare görünüm sergilemekte. Gerek kişisel gerek toplumsal boyutta sorun oluşmasına karşı dikkatli olmakta fayda olan Cuma ve Cumartesi günü, kendimize olan güvenimizin kontrol dışına çıkmasına müsaade etmemek, fazlasıyla duygusal kararların yol açacağı dengesiz, abartılı davranışlar, kararlar içine giriyor olmamakta fayda var. Olumlu açıdan değerlendirildiğinde artan özgüven ile geleceğe yönelik çaba gösterme, istek ve umut ile geleceğe yönelik çaba göstermek gereken işlerimiz için değerlendirebileceğimiz bir gün.
29 Ekim Pazar günü, 29 Ekim 1923 günü Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilişinin 94. yılını kutladığımız bugün Kova burcu ilerleyişini sürdürmekte olan Ay, yenilikçi, özgürlük ve bağımsızlık ihtiyacı içeren duygular ile şekillenmekte olan bir güne işaret etmekte. Gerek toplumsal ve yine gerek kişisel boyutta sosyal çevre, arkadaş grupları, sosyal amaçlı gruplara yönelme, grupsal, toplumsal, eşitlikçi amaçlar taşıyan duygular ile hareket etmeye yöneliyor olduğumuz bir günde Cumhuriyet Bayramını kutluyor olacağız. Ay’ın Satürn ile olan uyumlu görünümü sorumluluk ve görev alma anlayışımızı yapıcı olarak kullanabileceğimizi göstermekte.

Cumhuriyetimizin 94. yılı hepimize kutlu olsun…

Sevgiyle kalın…
Dilâra Başar Efeoğlu

 

 

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği

698be45c6964c3ec74a262011bcdf23b.jpg

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği

“Her gezegenin kudreti haftanın yedi gününe kendi sıfatını vermektedir”

Babilliler ve kadim Mısır bilginlerinden bu yana Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin her birinin kendi kudreti ile haftanın bir gününü yönettikleri gözlemlenmiştir. İslâmi kaynaklarda da gördüğümüz bu bilgi farklı din ve kültürdeki kozmoloji kitaplarında da görülmektedir. Yine bu kaynaklardan elde edilen bilgiler bize bir günün içinde farklı saatleri faklı gezegenlerin kendi kudretleri ile yönettiklerini göstermektedir. Astrolojik bilgiler gün yöneticisi olan gezegen ve içinde bulunulan saat yöneticisi gezegen ile de değer alırlar.

Muhyiddin İbnü’l Arabî; ‘Saatlerin Hazinesi’ adlı eserinde yedi kevkebten (yıldız) söz eder.

“Şems (Güneş) 4. kat gökte, günlerden Pazar’a,
Kamer (Ay) 1. kat gökte, günlerden Pazartesi’ye,
Merih (Mars) 2. kat gökte, günlerden Salı’ya,
Utarit (Merkür) 5. kat gökte, günlerden Çarşamba’ya,
Müşteri (Jüpiter) 6. kat gökte, günlerden Perşembe’ye,
Zühre (Venüs) 3. kat gökte, günlerden Cuma’ya,
Zuhal (Satürn) 7. kat gökte, günlerden Cumartesi’ye intisabı vardır ”

Her gezegenin kudreti haftanın yedi gününe kendi sıfatını vermektedir. Ünlü mutasavvıf, tasavvuf âlimi, islâm düşünürü Muhyiddin İbnü’l Arabî , ‘Fütûhât-ı Mekkiye’ adlı eserinde, haftanın yedi günü için;

“Pazar gününün hareketi semî sıfatından
Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından
Salı gününün hareketi basar sıfatından
Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından
Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından
Cuma gününün hareketi ilim sıfatından
Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından ” geldiğini söylemektedir.

Pazar gününün hareketi semî sıfatından;
Dünyada herşeyin Allah’ın “Ol” (Kün) emri ile varolmaya başlamasının öncesinde duyma sıfatına sahip olduklarının ifadesi olan Semî sıfatı, duyan, işiten, kainatta-tabiatta gizli-açık verilen her sesi işiten,duyan anlamındadır.
Bugünün burcu Aslan’dır. Yüksek enerji barındıran bir gün olan Pazar gününün, ortaya kudret konması gereken işlerin başlangıcı olarak değerlendirilmesi fayda getirecektir. Birlik, beraberlik, hareket enerjisi taşıdığından bu benzerde yapılacak etkinlikler içinde değerlendirilebilinir.

Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından;
Yaratılışın ikinci gününü ifade eden hayat sıfatı ezeli ve ebedi dirilik (hayat) kudretini taşımaktadır. Pazartesi gününün yönetici gezegeni Ay , burcu ise Yengeç’dir. Bugün aile, yuva, duygusal bağlar içeren konularda daha aktif ve yapıcı olma enerjisi taşır. Yeni başlangıçlar, hızlı ilerleme göstermesi istenilen işler için uygun bir gün olmakla birlikte, sabırsızlık ve değişken fikirlerin etkin olacağı bir gün olduğuda dikkate alınmalıdır.

Salı gününün hareketi basar sıfatından;
Yaratanın, aydınlık-karanlık, gizlilik-açıklık, uzaklık-yakınlık gibi hiç bir mefhum engeli olmadan görmesi anlamına gelen basar sıfatı, yaratıcının tecellisinin her yerde yaratılan tarafından görüldüğünün kudretini taşır. Mars gezegeninin yöneticiliğinde olan Salı günü cesaret, rekabet, yüksek efor gerektiren işler için uygun bir zaman dilimi olması ile beraber kontrolsüz enerjiler barındırabileceği açısından risk alma, ani karar verme, öfke hakimiyeti gerekliliği açısından dikkat edilmesi gereken bir gündür.

Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından;
Her şey’i dilediği gibi tayin ve tesbit etmesi kudreti sıfatını taşıyan Merkür, evrende her bir bilginin kadir-i mutlak Allah tarafından geldiğinin ifadesi olan Merkür’ün yönettiği Çarşamba günü, akıl melekemizi oldukça etkin kullanabileceğiniz bir gün olarak değerlendirilebiliriz. Yeni başlayacak eğitim ve öğrenimler için, her türlü iletişimsel etkinlikler ve ticari bağlantılar geliştirmek için başarı getirebilecek bir gündür.

Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından;
Her şey’i yapmaya ve yaratmaya gücü yetmesi kudreti sıfatını ifade eden Jüpiter haftanın 5. gününün yöneticisidir. Yaratıcının kudret sıfatından var olmuş olan ruhsal bütünlüğümüze yönelik yüzümüzü ifade etmektedir. Perşembe günü bu mânâ altında yaratan kaynağa dönülen her türlü manevi çalışmalar, maddi – manevi yeni girişimler, hukuksal ve adalet konulu işler, uzak yerlere yapılacak seyahatler için olumlu neticeler getirecek bir gün olarak değerlendirilebilinir.

Cuma gününün hareketi ilim sıfatından;
Her şey’i bilmesi, ilminin her şey’i kuşatması kudreti sıfatını verdiği Cuma günü yaratılışın 6. günüdür. Venüs gezegeninin yönetici olduğu bugün İbnü’-l Arabî’ nin ifade edişine göre ‘yaratılışın tamamlanışı, insan suretinin ortaya çıkışı’ günüdür. Sevgi, aşk, güzellik, beraberlik, uyum adına mutluluk getiren bir gün olan Cuma günü bu hisler altında ortaya çıkarılacak her türlü girişimler için olumlu bir gündür. Yaratıcılık, sanatsal etkinlikler, ortaklaşa girişimler için pozitif enerji taşıması açısından değerlendirilebilinir.

Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından;
Ezelî ve ebedî; söyleme, konuşma kudretinin sıfatını taşıyan Cumartesi gününün yönetici gezegeni Satürn’dür. İbnü’-l Arabî’ nin ‘ebediyet günü’ diyerek nitelendirdiği Cumartesi günü; sabır, sorumluluk, kontrol içermesi gereken işler için uygun enerjiler barındıran bir gündür. İçerdiği bu enerjiler olaylara yavaş, aksi ve engellenme altında ilerliyor durumu getirebilir, Eleyici, disipline edici ve yapıcılık getiren etkiler taşıdığından somutlaştırmak istenilen işler için uygun zaman olarak seçilebilinir.

Dilâra Başar Efeoğlu

Kaynaklar;
Muhyiddin – i Arabî; Saatlerin Hazinesi eseri, (çeviri)Selâhaddin Alpay
Muhyiddin İbnü’l Arabî Zaman ve Kozmoloji, Muhammed Hacı Yusuf

16 Ekim – 22 Ekim Haftası Gökyüzü

DSC_9280.jpg

Merkür’ün Akrep burcuna geçişi, Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık ve Perşembe günü gerçekleşecek Yeniay ile birlikte beklenmeyeni bekleyebileceğimiz, standart dışı gelişmelere, değişimlere açık olacağımız yeni bir haftaya başlamaktayız.

Güneş, Uranüs karşıtlığı,
Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık 19 Ekim Perşembe günü kesinlik kazanmakta. Hafta başından itibaren aktif olan açı, beklenmedik, ani gelişen ve sarsıcı etkiler taşıyan olayları gündemimize taşıyacak olabilir. Hızlı gelişen, kontrol edilmekte zorlanılan durumların yol açacak olabileceği zorlayan, değişime mecbur bırakan durumlar ile karşılaşabiliyor olmak olası. İsteklerin oldukça isyankar bir tarzda ve beklemeye tahammülü olmayan, sabırsızca ortaya konulacak olacağı bir zaman dilimini anlatan açının aktif olduğu hafta boyunca gerek kişisel olarak gerek toplumsal olarak bu tür enerjilerin biçimlendirdiği olaylar ile karşı karşıya kalacak olabiliriz. Ne istediğini biliyor olmak, gerçekten istenilen, iyi hesaplanmış şeylerin mücadelesine giriyor olmak önemli görülmekte. Yeniay’a kadar olan günlerde yani 19 Ekim sonrasına kadarki süreçte Ay balzamik fazında olacak ve bu görünüm içinde Güneş’in, Uranüs ile oluşturmaya başladığı karşıtlık çok daha fazla beklenmedik, yıkıcı, kaosa sürükleyen, netlik kazanamayan, güdüsel ve bilinçsizce hareket etmeye müsait ortamların, durumların yol açabilecek etkiler altında olabileceğimizi göstermekte. Hafta başından itibaren özellikle bu tarz durumların yol açabileceği sıkıntılara karşı dikkatli olmakta fayda var.

19 Ekim Perşembe günü Terazi burcunda Yeniay
19 Ekim Perşembe günü (22:11) Yeniay gerçekleşmekte. 26 derece Terazi burcunda gerçekleşen Yeniay Uranüs ile karşıtlık yapmakta. Koç burcunda ve retro hareketini sürdüren Uranüs’ün Yeniay derecesi ile oluşturduğu karşıt açı önümüzdeki süreci şekillendiren en önemli unsur halini almakta. Hızlı gelişmelerin içinde olacağımız Ekim ayı süresince, Yeniay itibari ile birlikte, beklenmeyenin gerçekleştiği, ani, sıradışı gelişmelerin oluşabileceği, varolan durumların üzerinde farklılaştıran değişimler yaşanabileceği bir süreyi göstermekte. Başlangıçlara ve bitişlere kapı açan Yeniay haritası; ani, beklenmeyen, hızlı gelişen yeni kararlara, yeni hedeflere doğru yol alacağımızı göstermekte. İşbirlikleri, ortaklık, birliktelik teması taşıyan ilişkiler üzerinde önemli etkiler getirecek olan Yeniay, hayatımıza yansıyan yeni kararlar, önemli değişimler arifesinde olduğumuza işaret etmekte.

17 Ekim Salı Merkür Akrep burcunda, Jüpiter ile kavuşum yapıyor
17 Ekim Salı günü Merkür Akrep burcuna geçiş yapıyor ve bu burçta ilerleyişine henüz başlamış olan Jüpiter ile kavuşum halinde. Merkür’ün Akrep burcuna geçişi analitiksel zihnin sezgisel ve duyusal güdülerin yoğunlaşan varlıkları ile çalışmaya, işlevsellik göstermeye başlayacağının göstergesi. Olayların altında yatan gerçekleri arayışın ve bilginin, olgunun derinine inen türde işleyen zihin Merkür’ün akrep burcu geçişinin özelliklerini oluşturmakta. Her şeyin üzerinde fazlaca duracağımız, çok daha fazla ince eleyip sık dokuyacağımız, olduğu gibi kabul etmekte zorlanacağımız ve içselleşecek olan bir iletişim dili taşıyor olacağız. Merkür bu burçta hareket ediyor oluşu aynı zamanda derinleşmiş olan duyguların söze dökülebilecek olacağını göstermekle birlikte sözlü, yazılı her türlü iletişim dili üzerinde sert, gerçekleri açığa çıkarmaya yönelmiş, kendi düşüncelerini yıkıcı, kırıcı bir uslup ile dile dökebiliyor olmaya meydan verir olacak. Jüpiter ile kavuşum yapan Merkür bu etkileri oldukça derinleştiren, güçlendiren, açığa çıkmasına olanak veren etkileri arttırmakta. Kendine duyulan güvenin artacak oluşu düşünceleri, gizli tutulan, derinleşmiş hisleri açığa çıkarmak, konuşmak, dile getirmek şeklinde oluşabilecek diyalogların artacak olduğunu göstermekte. Ne söylediğimize, kime söylediğimize dikkat etmemiz gereken bir süreci anlatan Merkür, Jüpiter Akrep burcu kavuşumu süresince, sert, yıkıcı, düşmanca hisler taşıyan tarzda bir iletişim dili kuruyor olmamaya karşı dikkatli olmakta fayda var. Sözler bir ok gibi karşımızdakini yaralayabilir yada biz bu tarz bir iletişim diline maruz kalacak olabiliriz. Gerçeklerin konuşulmak istendiği bu süreci, psikolojik olarak derinleşmiş olan hislerin ortaya çıkarılması, karşılıklı olumlu bir zemin arayışı içinde konuşulması dönüştürücü, şifalandırıcı etkisi ile olumlu olarak kullanılabilinir.

Mars, Terazi burcunda
22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlıyor. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireyci, bağımsız hareket anlayışını ortaya koymakta zorlanır. Diğer kişiler ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve bu tür bir hareket anlayışı Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Olumlu tarafından ortaklıklar, ikili ilişkiler için mücadele eden, efor sergileyen, çabalayan bir hareket tarzının oluşacak olması ile birlikte ortaklıklar, işbirlikleri, birliktelikler adına oluşturulacak yapıcı bir hareket tarzı gelişecek diyebiliriz. Olumsuz tarafından ise, ilişkilerde dengeyi kaybeden, ne istediğine karar veremeyen, sürekli yön değiştirme hali içine düşen bir profil ile de karşılaşabilecek olmak mümkün. İstekler ve davranışlar arasında denge kurabiliyor olmak ancak yapıcı sonuçlar elde etmeyi sağlayacaktır.
Haftanın günlerine göre baktığımızda;
Pazartesi günü, Başak Burcunda hareket eden Ay’ın Neptün ile oluşturduğu karşıt açı ile başlayan gün boyunca, kendimizi bir konuya odaklamakta zorlanabilir, çok fazla ayrıntı ve detay içinde kaybolan, hayal dünyasına çekilen, zihinsel ve duygusal karmaşa yaşıyor halde bulabiliriz. Duygular ve zihin arasında orta noktayı koruyabiliyor olmak, mantıksal yaklaşımları kaybetmemeye çalışmak önemli görülmekte. Ay’ın Pluto ile olan üçgen açısı derinleşen, kuvvetlenen duygu dünyasının habercisi.
Salı günü, 17 Ekim Salı günü Merkür Akrep burcuna geçiş yapıyor ve bu burçta ilerleyişine henüz başlamış olan Jüpiter ile kavuşum halinde. Merkür’ün Akrep burcuna geçişi analitiksel zihnin sezgisel ve duyusal güdülerin yoğunlaşan varlıkları ile çalışmaya, işlevsellik göstermeye başlayacağının göstergesi. Merkür’ün Akrep burcunda etkilerini yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz. Salı günü sabah saatlerinde Kiron ile karşıtlık oluşturan Ay, Satürn ile t-kare oluşturmakta. Aradığımız güven ve huzuru, düzeni bulmakta zorlanacağımız bugün, Ay’ı dispozite eden gezegen olan Merkür’ün Akrep burcuna geçmiş oluşu ile birlikte duygusallaşan, hassaslaşan ve kendini koruma altına alma güdüsü fazlalaşan bir ruh hali oluşturuyor olacağız. Duygusal olarak kuramadığımız denge kalıcı sorunlara, düzen bozulmalarına sebep olabilir. Ay’ın Salı günü akşam saatlerinde Terazi burcuna geçişi ile Salı ve Çarşamba günü, olayların içerisinde işbirliklerine ihtiyaç hisseden, anlaşma ve uyum beklentisi güdüsü taşıyor şekilde şekillenen duygu dünyamız Ay’ın Balzamik fazına girmiş olması ile birlikte kendi iç dünyamıza çekildiğimiz, gelecek hakkında düşünmeye başladığımız, yeni oluşumlara, yeni başlangıçlara doğru yönelme dürtüsü taşıyor olacağımızı göstermekte.
Perşembe günü, Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık 19 Ekim Perşembe günü kesinlik kazanmakta. Hafta başından itibaren aktif olan açı, beklenmedik, ani gelişen ve sarsıcı etkiler taşıyan olayları gündemimize taşıyacak olabilir. Hızlı gelişen, kontrol edilmekte zorlanılan durumların yol açacak olabileceği zorlayan, değişime mecbur bırakan durumlar ile karşılaşabiliyor olmak olası.Bu açı hakkında yazının ilk paragrafında bilgi bulabilirsiniz.
19 Ekim Perşembe gecesi (22:11) Yeniay gerçekleşmekte. 26 derece Terazi burcunda gerçekleşen Yeniay Uranüs ile karşıtlık yapmakta. Ekim ayı süresince, Yeniay itibari ile birlikte, beklenmeyenin gerçekleştiği, ani, sıradışı gelişmelerin oluşabileceği, varolan durumların üzerinde farklılaştıran değişimler yaşanabileceği bir süreç içine girdiğimiz görülmekte.
Cuma günü, Akrep burcu ilerleyişine başlayan Ay, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü öğleden sonrasına kadarki süreçte duygusal olarak güvende olmak, güçlü olmak, olaylar üzerinde kontrol geliştirebiliyor olmak dürtüleri ile hareket ediyor olacağımızı göstermekte. Sezgisel ve duygusal davranışların öne çıkacak olduğu bugünler Yeniay’ın açığa çıkardığı güdüsel davranışlar içinde olma, plansız, temkinsiz hareket etme tarzı davranışlar içine girebilecek olacağımızı göstermekte. Ancak yoğunlaşan mücadele arzumuzu doğru ve planlı bir şekilde isteklerimize, amaçlarımıza yönlendirmek kalıcı başarılar sağlayabilir.
Cumartesi günü, sabah erken saatlerde Ay’ın Neptün ile uyumlu açısı yapıyor oluşu ve sonrasında öğleden sonraki saatlerde Kiron ile de uyumlu açı yapacak olması yaratıcılığı ve hayal gücünü besleyen, arttıran enerji akılı olarak olumlu durumlar sergileyecek olabileceği gibi fazlasıyla hayal dünyası içinde olmak, gerçeklerden kopmak gibi aşırı duygusal durumlara yol açıcı olabilir. Bu yönden dikkatli olmak özellikle Mars ve Güneş’in içinde bulundukları burçların son derecelerinde olacakları Cumartesi ve Pazar günü oldukça önemli görülmekte.
Pazar günü, Öğleden sonraki saatlerde Yay burcu ilerleyişine başlayan Ay, dışadönük, aktif ve kendini, duygularını çok daha rahat ifade edebilen bir yapı getirecek. Artan özgürlük ve yenilik ihtiyacı, kendi doğrularını oluşturma güdüsünü arttırmakta. 22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlıyor. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireyci, bağımsız hareket anlayışını ortaya koymakta zorlanır. Diğer kişiler ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve bu tür bir hareket anlayışı Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Mars’ın Terazi burcunda ilerleyişi hakkında yazının ilk paragrafında bilgi bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Dilâra Başar Efeoğlu

 

 

 

 

 

 

Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite (Venüs)

tumblr_static_tumblr_static_8mgh1r072so4s84w00o8g4k04_640.jpg

Venüs, Terazi burcu yolculuğuna başlamışken, mitolojik efsanesinde Venüs’ü tanımak isteyebilirsiniz.

Aşk ve Güzellik Tanrıçası Aphrodite (Venüs)

Afrodit veya Aphrodite Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası. Roma mitolojisindeki ismi Venüs’tür.
Venüs; aşk, güzellik, ilişkiler, uyum, tutku ve cinsel dürtünün doğasına ait bilgiler veren gezegen olarak astrolojik haritalarımız aracılığıyla, her birimizin hayat içerisinde bu doğaya ait olan güdülerimizin nasıllığını ifade eden göstergelerden biridir. Harita içerisinde yerleşimi ile Venüs, sevme ve sevilmeye karşı duyuyor olduğumuz arzunun nasıl bir karşılık ile tatmin bulacak oluşu ve bu tatmin duygusunu kendimize yansıtabilme kapasitemiz hakkında bilgi verici gezegen olarak çalışır.

Gök Tanrı Uranos’u (Uranüs) yenerek başa geçen Kronos’un (Satürn) mitolojik öyküsünden hatırlayacağımız şekilde, Kronos, kendi çocuklarını yerin en dibine hapseden Tanrı babası Uranus’u bir orak ile etkisiz hale getirmiş ve kendi ile birlikte diğer kardeşlerini de kurtarmıştır. Uranos’un hadım edilmesi ya da canının alınması ile geriye kalan bedeni parçalarının Tanrıça Gaia tarafından okyanus sularına atılması ile başlayan bir başka mitolojik efsane Aphrodite’nin (Afrodit) hikayesidir.
Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen ünlü ozan Hesiodos “Theogonia” (Tanrıların Doğuşu) adlı eserinde bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu söyler ve Afrodit’in doğumunu dizelerinde şöyle anlatır;

“Dalgalı denize atar atmaz onları
Gittiler engine doğru uzun zaman.
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal parçalardan,
Bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten.
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti,
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar,
Bir köpükten doğmuş olduğu için”

Bu öykü Theogonia’daki en çarpıcı öykülerden biridir. Aynı zamanda tanrıçanın adının da bir açıklamasını sağlar. Aphros köpük anlamına geldiğine göre, Hesiodos’a göre Aphrodite’de köpükten doğma anlamına gelir.

Rüzgarları ile denizleri köpürten Batı rüzgarı tanrısı olan Zephyros böylece Afrodit’in doğmasını sağlar ve uzunca bir süre sedef bir midye kabuğu üzerinde Zephyros’un rüzgarları ile okyanus üzerinde dolaştırılan Afrodit, günlerden bir gün doğduğu yer olan bugün için Kıbrıs suları açıklarından Zephyros Antik şehri (Mersin) kıyılarına yaklaşır.
Uranos’un okyanus suları ile birleşmesinden doğan Afrodit, biz insanoğlunda yaratılışsal olarak yer alan Venüs’e ait aşk, sevgi gibi soyut kavramlar taşıyan temel prensiplerin kozmiksel ve bilinçaltından geliyor oluşunun bir anlatımı olsa gerek.
Kıyıya yaklaşan sedef midye kabuğu içerisinde ışıltılar saçıyor olan Afrodit’i doğanın ve zamanların Tanrıçaları olan Hora’lar karşılarlar ve güzeller güzeli kızı karaya çıkarırlar. Yürüdüğü yerlerde çimenlerin yeşerdiği, geçtiği yerlerde renk renk kokulu çiçeklerin açtığı köpüklerin kızı dedikleri Afrodit’in güzelliğine güzellik katarak taktıkları takılar ile süsleyen Hora’lar iki beyaz güvercin eşliğinde onu tanrılar ve ölümsüzler katına, Olympos’a götürürler. Birçok mitoloji kaynağı aşk tanrısı olan Eros’u Afrodit’in oğlu olarak kabul ediyor olsada Hesiodos’a göre Eros oğlu değil yanında onunla okyanus üzerinden beri yol alan ölümsüzlük sahibi bir tanrıdır.

Afrodit’in güzelliği karşısında büyülenen Olympos’taki tanrılar bu güzeli görünce hayranlıklarını gizleyemezler, Afrodit ise güzelliği ile sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpmekte onlara neşe ve sevinç vermektedir. Fakat diğer yandan kimi zaman bu neşe ve sevinç acıyada dönüşebilmektedir.

Sevgi, aşk ve güzelliğin tanrıçası Afrodit, Zeus’un oğlu olan Hephaistos ile evlenmiş fakat bu evliliğinde aradığı sürekliliği hiç bulamamıştır. Savaş tanrısı Ares (Mars) ile olan herkes tarafından bilinen ilişkisinden Afrodit ve Ares’in 3 çocukları olur. Doğan üç çocuk Phobos(Korku), Deimos(Dehşet), Harmonia(Uyum)’dır. Sevginin ve aşkın gezegeni Venüs ile ihtirasın, fiziksel gücün gezegeni Mars’ın birleşimi bu iki gezegene ait özelliklerin ilişkiler içerisinde uyuma ulaştırılma çabasının, karşıtlıkların denge içerisinde birleştirilme ilkesinin sembolik bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Bir bacağı topal olan ve en çirkin tanrı olarak bilinen Hephaistos ise tanrılar ve insanlar tarafından sevilen ve demircilik zanaatıyla uğraşan, zamanın ateş tanrısıdır. Hephaistos bir tuzak kurarak kendine ihanet ettiğini öğrendiği karısı Afrodit’i (Venüs) aşığı ile birlikte (Mars) kendi yapmış olduğu demir kafesin ağları içerisine hapseder ve ancak Tanrı Zeus’un isteği ile onları affederek kafesin dışına çıkmalarına izin verir. Hephaistos kendi sakatlığından sorumlu tuttuğu annesi Hera’yı da cezalandırmak için demir bir taht hediye etmiş, tahta oturması ile demir ağ içerisinde kalan Hera yine Zeus’un isteği ile ancak Hephaistos tarafından serbest bırakmıştır.
Çirkin ve topal olan Hephaistos ile Afrodit’in evliliği herbirimizin içinde varolan kendimize verdiğimiz değer anlayışını ifade eden bir sembolizmadır. Haritalarımızdaki Venüs’ün yerleşimi kişisel olarak kendimize karşı duyduğumuz sevgi ve kendimize karşı veriyor olduğumuz değer hakkında bilgi verici olarak çalışmaktadır.

Güzelliğine olan düşkünlüğü ile bilinen Afrodit düzenlenen bir düğünde en güzel seçilmiş olmasının baş döndürücü zevki ile onu en güzel olarak seçmiş olan Paris’in işine yarayacak bir yardım yaparak ünlü Truva Savaşı’nın çıkmasına yol açar. Zaman zaman kıskançlık ve öfke duyguları ile intikam alma peşine düşen Afrodit, Kıbrıs kralının karısının kızı Smyrna’nın kendinden daha güzel olduğunu ilan etmesi üzerine intikamını almak için Smyrna’yı kendi babasına aşık etmiş ve Kral’ın bunu öğrenmesi ile kızının başını kılıçla kesmesine sebep olmuştur. Burada yer alan mit’de Venüs’ün taşıdığı aşk ve güzellik anlayışının her zaman uyum ve denge taşıyor olmayan, aşırı sahiplenicilik ve tutku içeren yanı ile de karşılaşıyoruz.
Afrodit, kralın kızını ölümünden sonra myrra (sarı sakız) ağacına dönüştürür. Birkaç ay sonra ağacın içinden Adonis adı verilen bir çocuk çıkar. Çocuğun güzelliğinden etkilenen Afrodit onu alıp büyütmesi için Persephone’ ye emanet eder. Ama Persephone çocuğu geri vermek istemez. Aralarında çıkan tartışmaya tanrılar bir çözüm getirir ve Adonis’in 6 ay Afrodit’in 6 ay Persephone’nin yanında kalmasına karar verirler. Adonis, Persephone’nin yanına yeraltına indiğinde yaz biter, yeryüzünde kış başlar; yeryüzüne çıktığında toprakların bereketi tekrar gelir ve ilkbahar olur.

Kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesi olan Afrodit (Venüs) bir çok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Altın mücevherler onunla sembol bulur. Kuşlardan güvercin, ağaçlardan Mersin ağacı ve çiçeklerden gül onun simgeselliğini taşırlar.

Dilâra Başar Efeoğlu

Mitolojik hikaye için faydalanılan kaynak,
Bedrettin Cömert, Mitoloji ve İkonografi adlı eseri
Hesiodos’un Theogonia’sında Yakın Doğu Etkileşimi, Emre Ceren, İlayda Sanin
https://tr.wikipedia.org/wiki/Afrodit

Görsel: Venüs’ün Doğuşu, İtalyan ressam Sandro Botticelli’nin 1482–1486 yılları arasında tuval üzerine tempera ile çizdiği tablodur. Tabloda, Venüs’ün ergen bir kadın olarak denizden doğarak kıyıya çıkışı betimlenir. Vikipedi

Merkür-Uranüs karşıtlığı

Young hacker in data security concept

Uranüs’ün sıradışı, bağımsız, özgür, alışılmamış, beklenmedik ve ani oluşumlar, gelişmeler taşıyan enerjiler ile yüklü yaratıcılığı şimdi Merkür ile yaklaşmakta olan karşıt açı görünümleri ile ortaya konuluyor olacak. Hızlı düşünüyor, hızlı konuşuyor, çok hızlı kararlar veriyor olabileceğiz. İletişimsel dilimiz oldukça özgürlükçü, kendi bildiğinde ısrar eden, sinirli, heyecanlı ve öfkeli bir dil halini alacak olabilir. Düşünmeden konuşmanın, düşünmeden hareket etmenin getirebileceği yanlış anlaşılmalara, hatalı kararlara, sakarlıklara, kazalara karşı oldukça dikkatli olmakta fayda var. Düşünce sistemi üzerinde etkili olacak olan açı, sıradışı algılar, sıradışı düşünceler, fikirler oluşturacaktır. Yeni ve özgün fikirlerin açığa çıkabilecek olduğu süreç her ne kadar gergin, sinirli, kırıcı, yıkıcı türde bir iletişim dili ve zihin yapısı oluşturacak olsada olumlu bir yönü ise; aydınlanan, bireyleşen, geleceğe yönelen türde düşüncelerin ve fikirlerin oluşumunu sağlamaya zorlayan, mecbur bırakan, yenilik ve gelişmelere yol açıcı enerjileride açığa çıkarmak. Fikirlerimizde istikrar içinde olmaya çalışmak, ani ve düşüncesizce, plansızca hareket ediyor olmak yerine özgür ve yenilikçi bir düşünce tarzını benimsiyebiliyor olmak fayda sağlayıcı olacaktır. Ticaret ve iş hayatında ani değişimlere, ani verilen kararlara işaret edebilen açı, iş hayatını etkileyen önemli gelişmeleri, büyük değişimleri, bazı bitişleri ortaya çıkaracak olabilir. Ayrıca açının etki süresince özellikle hava, kara yolu kazalarına karşı dikkatli olmak oldukça önemli. 16 Ekim Pazar günü kesinleşecek olan açının etki süresi 20 Ekim’e kadar devam etmekte.

9 Ekim – 15 Ekim Haftası Gökyüzü

5f7afd853536c39d315296e6e18a80b2

10 Ekim 2017 Salı günü (16:30) Jüpiter, Akrep burcu ilerleyişine başlıyor. Jüpiter, Akrep burcu geçişi, yıl boyunca, ruhsal ve spiritüel konulara artan eğilim, fikirsel ve felsefi üretkenlik, yoğunlaşan ruhsal arayışlar ve inançlar üzerine odaklanma taşıyor olacak. Artan metafiziksel eğilimlerin yanısıra insan doğası, psikolojik tabanlı bilimler alanlarında da gelişmeler yaratacak. Akrep burcunun asıl gerçeğe ulaşma dürtüsü, Jüpiter’in soyutsal, felsefi zihni ile birleştiğinde, zihinsel ve ruhsal sorgu içinde kalan ruh için dönüşüm kaçınılmaz olacak. Bununla birlikte, Akrep burcunun güç ve kontrol tutkusu, Jüpiter’in büyüten, güven veren etkisi ile birleştiğinde içinde bulunacağımız gelecek 1 yıllık süreçte, gücün idealleştirilmesi, aşırılaşması, kontrol güdüsünün yıkıcı, yok edici, kriz yaratan durumlara varması şekline bürünecek olabilecek. Gizlilik barındıran, gizli yürütülen özellikle inançsal, ruhsal, ideolojik istekler, unsurlar taşıyan oluşumların çok daha göz önüne çıkacak, genişleme, büyüme, faaliyet gösterme arzusu ve imkanı bulacak olabileceğini söyleyebiliriz. Yasal olmayan türde örgütlenmeler, gizli teşkilatlar, mafya, terör, yeraltı örgütleri çok daha büyüme, sınırlarını aşma, varlık gösterme amaçları içinde olmalarını Jüpiter Akrep geçişi ile ortaya koyacak olabilecekler. Jüpiter’in Akrep burcu yolculuğu hakkında daha önce paylaşmış olduğum yazımın tamamına https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2017/10/06/jupiter-akrep-burcunda/ linki ile ulaşabilirsiniz.

11 Ekim Çarşamba günü Mars ve Satürn arasında oluşan kare açı kesinleşmekte. Geçtiğimiz hafta içinden bu yana aktifliğini sürdürmekte olan açı 23 Ekim’e kadar etkisini gösteriyor olacak. Hareket etme, istekleri gerçekleştirme, kendini ortaya koyma duygusunu ifade eden Mars’ın, Satürn ile oluşan kare görünümü, isteklerimizi elde etmenin, kendimizi, arzularımızı ortaya koymanın ve elde etme amacı ile hareket edebiliyor olmanın zorlu, engellenmiş, sınırlandırılmış hali ile karşılıklı kalmış ve kalacak olabileceğimizi göstermekte. Bastırılmış olan fiziksel ve ruhsal enerjiye işaret eden görünüm ani ve sarsıcı, yıkıcı, yüksek öfke içeren bir hareket tarzı ile açığa çıkabilecek negatifsel bir enerji halininde oluşabileceğini ortaya koymakta. Duygusal kontrolü elde tutabiliyor olmak, saldırgan, yıkıcı, patlayıcı duygular ve davranışlar içine girmekten uzak kalmak ve aynı zamanda bu tarz tutumlar içeren olay ve davranışlara maruz kalıyor olmaya karşı da dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var. Aynı gün gökyüzünde Merkür ve Uranüs arasında oluşan karşıtlık açısı aktif görünüme geçmekte. Ani kararlara, sabırsız ve düşünmeden hareket etmeye yol açabilecek olan açı, çatışmacı, gergin ve öfkeli davranışlara zemin hazırlamakta. Toplumsal olarak özellikle 11 Ekim Çarşamba gününü takip eden hafta sona kadar gerginlik içerebilecek olaylara karşı dikkatli olmakta fayda var. Mars ve Satürn arasında oluşan kare görünüm ülkemiz haritasının 4. evi ve 6. evi üzerinde gerçekleşmekte. Natal 4. ev üzerinde transit Mars, ülke toprak güvenliği konusunda mücadele etmenin gerektiği bir süreci anlatmakta. Süreç, diğer ülkeler ile olan ilişkiler açısından yansıyabilecek mecbur bırakıcı, sorun çıkarmaya yönelik, engel oluşturan tarzda biçimlenebilecek gelişmelere açıklık oluşturabilmekte. Aynı zamanda 4. ev hükümet ile muhalefet gösteren parti kuruluşları olarak bu alanda oldukça sınırlanma içinde kalabilecek olacaklarına işaret etmekte.

14 Ekim Cumartesi günü Venüs, Terazi burcuna geçiş yapıyor. Yöneticisi olduğu Terazi burcunda Venüs, karşılıklı kurulan bağlar üzerinde uyum, denge, uzlaşma yanlısı olan bir bakış açısını ifade eder. Sevgi, aşk, ilgi ve güzel olan şeylere karşı artan değer anlayışı Venüs’ün bu burçta taşıdığı yaratıcılığıdır. Venüs yaklaşık 24 gün sürdürecek olduğu Terazi burcu hareketi esnasında Pluto ile kare açı yapacak oluşu ise gelecek günlerde aranılan uyum, uzlaşma ve huzurun ilişkilere kolay bir şekilde yansıtılamayacağını göstermekte. 28 Ekim Cumartesi günü kesinleşmiş dereceye ulaşacak olan Venüs, Pluto kare açısı, ilişkilere ihtiyaç hissetmek ile birlikte, ilişkiler üzerinde oluşturulacak olan güç ve kontrol arayışları, barış ve huzurun bozulması, karşılıklı kurulan bağlar üzerinde oluşabilecek gerilimli, çatışmacı ve kopartıcı etkiler söz konusu olabilecek.

15 Ekim Pazar günü kesinleşecek olan Merkür, Uranüs karşıtlığı 11 Ekim Çarşamba gününden itibaren aktifliğini sergiliyor olacak. Merkür, Uranüs karşıtlığı özellikle iletişime yönelik olarak sorun çıkarıcı, aceleciliğin, sabırsızlığın ve heyecanın yol açabileceği yanlış ifadelere, yanlış kararlara yol açacak olabilir. Özellikle Çarşamba gününden itibaren acele karar vermekten uzak kalmak, öfke kontrolünü sağlayabiliyor olmak fayda getirici olacaktır.

Sevgiyle kalın…

Jüpiter Akrep Burcunda

64f064d7652cbfd25039ca0ca7b0741d.jpgkkkkkkkkkkkkkk

10 Ekim 2017 Salı günü (16:30) Jüpiter, Akrep burcu ilerleyişine başlıyor. Jüpiter’in bir burçta ilerleyişi ortalama olarak 1 yıl sürer ve Jüpiter bir yıl boyunca ilerlemekte olduğu burcun niteliklerini kendi doğasına ait prensipler ile ortaya koymasına, açığa çıkarmasına, gelişim ve büyüme göstermesine etken olur. Şimdi Akrep burcu yolculuğuna başlayan Jüpiter, bu burcun niteliklerini açığa çıkaran, geliştiren, büyüten etkiler yaratıyor olacak. Akrep Burcunun en temel güdüsü güç edinimi ve kontrol sağlama içinde olma arayışı ile oluşur. Bu iki temel güdüsü Akrep burcunun araştırmacı, meraklı, olayların derinliğine inen, görünenin ardındaki gerçeklerin peşinde olan, kuşkucu, şüpheci ve isteklerinde tutkulu olan profilini ortaya koyar.

Güçlü sezgiselliği ve içe dönük tabiatı ile görünen gerçeklerin arkasında farklı gerçekler olduğunun sezgisini taşıyan Akrep burcu, gerçekleri arama, bulma, ortaya çıkarma, hissetme, duyumsama arayışı içinde olan davranışsal tutumları sembolize eder. Varolanın görünmeyen yüzünü, varoluşun esaslığını aramak dürtüsünü taşıyan Akrep, ölüm, ölümötesi, metafizik, mistik ve gizemli, sır içeren konulara karşı yatkınlık, yakınlık, merak ve bir içiçelik hali geliştirmek demektir. Derinde olanı çözen, deşifre eden, ayrıştıran dürtülerinin yüksekliği ile Akrep burcu, dönüştüren, yenileyen, şifalandıran, arındıran, başkalaştıran enerji bütünlüğünün içerisinde bir hareket anlayışı oluşturur.

Şimdi Akrep Burcunda hareket etmeye başlayan Jüpiter 10 Ekim 2017 Salı (16:30), bu burcun taşıdığı ve az önce bahsetmiş olduğumuz nitelikleri üzerine vurgu getiriyor olacak. Jüpiter, Akrep burcu dönemi; Jüpiter’in soyutsal, inançsal, felsefi, filozofik bakış açısı Akrep burcunun güç deneyimleme ve dönüşme, dönüştürme yaratan formu ile şekillenecek ve şekillenen bu form genişleme, yayılma, sınırları aşma imkanı bulacak.

Düşüncesel olguların derinleşecek olacağının işaretçisi olan Jüpiter, Akrep burcu geçişi, yıl boyunca, ruhsal ve spiritüel konulara artan eğilim, fikirsel ve felsefi üretkenlik, yoğunlaşan ruhsal arayışlar ve inançlar üzerine odaklanma taşıyor olacak. Artan metafiziksel eğilimlerin yanısıra insan doğası, psikolojik tabanlı bilimler alanlarında da gelişmeler yaratacak. Akrep burcunun asıl gerçeğe ulaşma dürtüsü, Jüpiter’in soyutsal, felsefi zihni ile birleştiğinde, zihinsel ve ruhsal sorgu içinde kalan ruh için dönüşüm kaçınılmaz olacak. Bununla birlikte, Akrep burcunun güç ve kontrol tutkusu, Jüpiter’in büyüten, güven veren etkisi ile birleştiğinde içinde bulunacağımız gelecek 1 yıllık süreçte, gücün idealleştirilmesi, aşırılaşması, kontrol güdüsünün yıkıcı, yok edici, kriz yaratan durumlara varması şekline bürünecek olabilecek. Gizlilik barındıran, gizli yürütülen özellikle inançsal, ruhsal, ideolojik istekler, unsurlar taşıyan oluşumların çok daha göz önüne çıkacak, genişleme, büyüme, faaliyet gösterme arzusu ve imkanı bulacak olabileceğini söyleyebiliriz. Yasal olmayan türde örgütlenmeler, gizli teşkilatlar, mafya, terör, yeraltı örgütleri çok daha büyüme, sınırlarını aşma, varlık gösterme amaçları içinde olmalarını Jüpiter Akrep geçişi ile ortaya koyacak olabilecekler.

Bir haritada Jüpiter’in yerleşimini yorumlamak en az diğer gezegenler kadar zordur. Jüpiter’in genişleten, fazlalaştıran, yargı katan, emin olma duygusu ile besleyen etkisi kişisel olarak tamamlanma duygusunu tatmin eden, iyimserlik ve kudret sahibi olma hisleri ile yaşam veren, oluşturan, sağlayan, aştıran etkileri yapıcı prensipleri ile ortaya koyuyor olabildiği gibi, değdiği yerde yarattığı büyütücü etki, besleyici olabilmenin ötesinde boğan, aşırılaştıran, sınırsızlaştıran ve yaşam verme unsurunu tehdit eden bir yön oluşturan biçimde alabilmekte. Akrep burcu yolculuğunda iken Jüpiter, yaşam veren ve yaşam alan etkileri taşıyor ve Akrep burcunun dönüşen, dönüştüren enerjilerini yansıtıyor olacak.
10 Ekim Salı günü Akrep burcuna geçen Jüpiter, 10 Mart 2018 Cumartesi günü retro hareketine başlıyor. 11 Temmuz 2018, Çarşamba günü 13 derece Akrep burcundan ileri hareketine dönecek olan Jüpiter, 8 Kasım 2018 Perşembe günü Yay Burcuna geçiş yapmış olacak.
Jüpiter, Akrep burcu ilerleyişi esnasında, Balık burcu ilerleyişini sürdüren Neptün ile 3 Aralık 2017, 25 Mayıs 2018, 19 Ağustos 2018 günleri üçgen açı yapıyor olacak. İlhamsal, sezgisel, duygusal yaratımı yükseltecek olan Neptün ile uyumlu görünüm, Jüpiter, Akrep geçişinin ruhsal, mistik ve hayal dünyasını genişleten, derinlik, hassaslık ve incelik katan etkilerini açığa çıkaran, yoğunluk, idealistlik katan etkilerin yükselen akışını ifade etmekte.
Jüpiter, Terazi burcu yolculuğu esnasında (9.10.2016 -10.10.2017) Oğlak burcu geçişinde olan Pluto ile kare açı fazı ile ilerlemekteydi. İnançlar, fikirler, idealler üzerinde güçlü istekler, arzular oluşturan ve bu idealleri gerçekleştirmenin ısrarcı, fanatik, yıpratıcı, iddiacı yönlerini sergilemekteydi. Akrep burcu geçişinde Jüpiter, Oğlak burcunda Pluto ile 16 Ocak 2018, 14 Nisan 2018, 12 Eylül 2018 tarihlerinde uyumlu, fırsat yaratıcı, yapıcı olabilecek görünüm sergileyen sekstil açı içinde olacaklar. Jüpiter, Pluto döngüsünün kapanan fazında oluşan sekstil açı, manevi, inançsal ve ruhsal dönüşümün yaratıcı fırsatlarını sunan, gelişme, büyüme, güçlenme imkanını veren enerjileri oluşturmakta.

Ülkemiz natal haritasının 5. ev çizgilerinin içinde kalan Akrep burcu, Jüpiter transiti alan ev olacak. Çocuklar, gençler, ülkenin genç nüfusu, eğitim sistemi, okullar, eğlence ve keyif amaçlı etkinlikler, sporsal faaliyetler, doğum oranı, cinsellik ve ayrıca 11. evin karşısında olması dolayısıyla meclise ait konular (kaynak: Dünya Astrolojisi Evler, Öner Döşer), Jüpiter’in bu alandan geçişi ile birlikte aktifleşme gösteren alanlar halini alacaklar. Ülkemiz natal haritasının 5. evinde ve Akrep burcunda yerleşik olan natal Güneş, natal Venüs ve natal Jüpiter’i yöneticisi oldukları evler ile birlikte düşündüğümüzde, Jüpiter, Akrep burcu geçişinin ülke için yoğun etki alanları olacağını söyleyebiliriz. Ordu ve askeri teşkilat, meclis, yasalar, dost ülkeler ile olan ilişkiler, hükümet ve hükümet yöneticileri Jüpiter’in bu burçta taşıdığı güç kazanma ve kontrol mekanizmasının yansımalarını ortaya çıkaracak olan alanlar olmakta olacaklar.

Dilâra B. Efeoğlu ASA, APAI Astrologer

2 Ekim – 8 Ekim Haftası Gökyüzü

1ef88f4967ee55ffaed7cab18a3bc22c.jpg

İlişkiler, ortaklıklar, anlaşmalar, işbirlikleri üzerine yoğunlaşmak gerektirecek bir haftaya girmekteyiz. Terazi burcunda Güneş ve Merkür kavuşumunun getirdiği uyum ve uzlaşma yanlısı zihinsel enerjiler, Koç burcunda oluşmakta olan Dolunay’ın açığa çıkaracak olduğu sorgulayıcı, zorlayıcı, mecbur bırakıcı etkiler taşıyan olaylara, gelişmelere açıklık sergiliyor olacaklar.

5 Ekim Perşembe günü (19:41) Venüs – Mars kavuşumu, Venüs ve Mars kavuşumu aşk, sevgi, ilgi ve huzur arayışının yarattığı istekleri ve bu isteklerin uyum ve uzlaşma dürtüleri şeklinde dışarıya yansıtılacak olan etkilerini taşır. İlişkilere ihtiyaç hissetme, sevgi, dostluk, aşk duygularını içeren yakınlıklara dair istekli olma ve isteklerini elde etmenin kararlı, emin ve kendine güvenli hareket tarzını barındırmakta. Başak burcunda gerçekleşmekte olan Venüs, Mars kavuşumu, mantıksal, akılsal arayışların ön planda olduğu isteklere ve bu yönde ilişkileri şekillendirecek olan güdülere işaret ediyor olmakla birlikte, iki gezegenin dispozitörü Merkür’ün Terazi burcunda ilerliyor oluşu, uyum sağlamaya yönelik ve ilişkilere ihtiyaç duyuyor olmaya yönelik güdülerin yüksek olacağına işaret etmekte. Merkür’ün Diadem sabit yıldızı ile olan bağlantısı ve Güneş’in arkasında kalıyor oluşu ilişkilere yansıyan feda edici, kendini kurban edici, gücünü ortaya koymaktan uzak kalabilecek olan etkilerinde varlığını göstermekte. Venüs, Mars kavuşumu aynı gün akşam saatlerinde (21:40) gerçekleşecek olan Dolunay enerjisinin odak noktası halini almakta. Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile oluşmakta olan kare açısı istekleri elde etmek için verilmesi gereken mücadeleci koşulların, sınırlandırıcı, engelleyici yönde çalışacak unsurların devrede olacağını ortaya koymakta.

5 Ekim Koç Burcunda Dolunay, 5 Ekim Perşembe günü Koç burcunun 12. derecesi içerisinde dolunay gerçekleşiyor olacak.(21:40) İlişkiler üzerine önemli etkiler getirebilecek olan Dolunay derecesi, Merkür ile karşıtlık oluşturmakta. Güneş ve Ay’ın yönetici gezegenleri Venüs ve Mars dolunay esnasında kavuşum yapıyor olacaklar. Merkür ve Venüs arasında ağırlama olmakla birlikte birbiri görmeyen burçlarda durma yerleşimleri söz konusu. Koç burcu ilerleyişine başlayan Ay, -ben- duygularımızı ön plana alan, özgüveni yükselten, cesaret ve mücadele gücü veren, aktif ve eylemsele dönük olan enerjileri taşımakta. Koç-Terazi aksında oluşan karşıtlık özellikle ilişkiler üzerinde oluşabilecek olan gelişmelere işaret etmekte. İlişkiler üzerine çok konuşabilir, çok fikir yürütebilir, ilişkilerin içinde duygusal ve mantıksal karambole düşecek kadar duygusal dalgalanmalar içerisine düşebilir, sabırsızlığın, öfkenin, aceleciğin getirdiği yeni kararlara açık olabiliriz.Yeni başlayacak olan birlikteliklere, ortaklıklara, ilişkilere meydan verebilecek olan dolunay enerjisi, varolan ilişkilerin üzerinde düşünmeye, konuşmaya, analiz etmeye ve yeni bir yön çizmeye yönelik etkiler de getirmekte. Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile olan kare görünümü, zorlayıcı, sınırlandırıcı, koparıcı, mecbur bırakıcı, mücadele ettirici enerjileri yansıtıyor olacak. Hayalcilikten uzak, gerçekçi etkiler ile hareket eden, ne istediğini bilen ve istediğini elde etmenin sorumluluğunu üzerine almanın mücadelesine girebilen kişiler için yeni ufuklar açacak olabilir. Ülkemiz natal haritasının 4 – 10 ekseni içinde oluşan dolunay, ülkenin sınır ve toprak güvenliği ile ilgili konuları ön plana çıkacak olacağına işaret etmekte. İlerletilmiş harita üzerinden baktığımızda diğer ülkeler ile olabilecek diplomatik anlaşmaların ön plana çıkacak olduğu bir dönem içine girdiğimizi, karşılıklı gerek ticari gerek siyasi iletişim ve ilişkilerin zorlu, çatışmacı bir süreç içine girdiği söylenebilir.

Haftanın günlerine göre baktığımızda,
Pazartesi günü, Ay’ın Kova burcu ilerleyişinde Jüpiter ve Satürn ile olan uyumlu açısı ile başlayan gün, kendine güvenli, iyimser ve geleceğe yönelik yapıcı, oluşturucu duygular altında hareket edebileceğimizi göstermekte. Akşam saatlerinde Ay’ın Balık burcuna geçişi ile birlikte duygusal yoğunluğumuz artmakta. Ay 3 gün boyunca hareket edeceği Balık burcunda, artan hassaslık, artan duyarlılık ve sevgi, ilgi, şefkat arayışına vurgu getiriyor olacak. Venüs ve Mars’ın
Salı günü, Ay’ın Neptün ile kavuşum yaptığı Salı günü, duygular ve sezgiler ön plana çıkıyor ve kuvvetleniyor olacaklar. Hayal günü canlandıran etkisi olan açının aktif olduğu bugün yaratıcı, ilhamsal çalışmalar için oldukça uygun olmakla birlikte, gerçeklerden kopan, hayal dünyasına kaçış yapan, fedakarlık ile kurban olmak arasındaki o ince çizgiyi kaçırıyor olmamaya dikkat etmekte fayda var. Akşam saatlerine doğru Ay’ın, Merkür ve Mars ile olan karşıtlığı kesinleşmekte. Duygusal tepkilerimizi kontrol altına alabiliyor olmak yanlış istekler ve kararlar içinde olmaktan alıkoyar olacaktır.
Çarşamba günü, İçinde bulunduğu Balık burcunun son derecelerinde hareket eden Ay, Kiron ile kavuşum yapmakta ve Satürn ile olan kare açısı kesinleşmekte. Görev ve sorumluluk anlayışımızı yüksek olacağı Çarşamba günü yeni sorumluluklar içine girmek, yeni başlangıçlar içinde olmak için kendimizi güçlü bir dürtüsellik içinde bulabiliriz. Gerçekçi olmak, somut sonuçlar vadeden gelişmeler içinde olacağımız bir dönem içine girmekteyiz. Dolunay öncesi en güçlü halini alan Ay ışığı yeni olaylara, olayların varabileceği en açık noktalara taşıyor olacak.
Perşembe günü, Koç burcu ilerleyişine başlayan Ay, ben duygularımızı ön plana alan, özgüveni yükselten, cesaret, çaba ve mücadele gücü veren enerjileri taşımakta. Koç burcunun 12. derecesi içerisinde dolunay gerçekleşiyor olacak. (21:41) Koç-Terazi aksında oluşan karşıtlık özellikle ilişkiler üzerinde oluşabilecek olan gelişmelere işaret etmekte. İlişkiler üzerine çok konuşabilir, çok fikir yürütebilir, ilişkilerin içinde duygusal ve mantıksal karambole düşecek kadar duygusal dalgalanmalar içerisine düşebilir, sabırsızlığın, öfkenin, aceleciğin getirdiği yeni kararlara açık olabiliriz. Dolunay hakkında daha fazla yorumu yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz.Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile oluşmakta olan kare açısı istekleri elde etmek için verilmesi gereken mücadeleci koşulların, sınırlandırıcı, engelleyici yönde çalışacak unsurların hafta sonu boyunca devrede olacağını ortaya koymakta.
Cuma günü, Uranüs ile kontak kuran Ay, Satürn ile de üçgen görünüm içinde olacak. Değişime ve yeniliklere açık olabilecek gücü kendimizde bulabileceğimiz Cuma günü, yeni kararlar içine girebilir, sorumluluk alma konusunda daha istekli ve kendimize güvenli olabiliriz.
Cumartesi günü, Sabah saatlerinde Boğa burcuna geçiş yapan Ay ile birlikte, kendimizi güvene alma, riskten uzak kalma yanlısı davranışlar içinde olma, sağlam koşullar yaratma arayışımız ön plana çıkıyor olacak.
Pazar günü, Satürn, Venüs arasındaki kare açı kesinleşmekte. İsteklerimizi kolay ortaya koyamayacağımız ve engeller ile karşılaşacak olacağımız enerjilerin etkinliği sürmekte. ilişkilere yönelen sorgulayıcı, zorlayıcı koşulların aktifliğini korurken, Boğa burcunda Ay’ın, Başak burcunda Venüs, Mars kavuşumu ile uyumlu açısı dengeli ve kontrollü hareket etmemize olanak veriyor olacak. Ne istediğini bilen, istekleri ve ihtiyaçları arasında tutarlı duygusal bağlantılar kurabilmeye olanak veren enerjiler Ay’ın Kiron ile olan sekstil açısıyla birlikte fayda sağlayıcı, yarar getirici yönde çalışıyor olacak olsalarda gökyüzünde Kiron ile karşıtlığa ilerleyen Venüs, ilişkilere karşı oldukça dikkatli yaklaşmamız gereken bir günde olduğumuzu göstermekte.

Sevgiyle kalın,

 

 

Merkür, Terazi Burcunda

f0d43280182bc38de8b5ad50f1266ba6.jpg

“Büyük insanlar dinlemeyi tekellerine alırlar. Küçük insanlar konuşmayı tekellerine alır.” David J. Schwartz

Başak burcu yolculuğunu bitiren Merkür, 30 Eylül Cumartesi günü (bugün) Terazi burcuna geçiş yaptı. Merkür, Terazi burcunda uyum sağlamaya yönelik, uzlaşma yanlısı, diplomasi içeren davranışları benimseyen bir iletişimsel dili ifade eder. Olaylara tek yönden bakmak yerine çok yönlü bakabilme yetisine sahip olan Terazi burcunda hareket eden Merkür, eşitlik ve adalet anlayışı gelişkin olan zihinsel yapısı ile karşıtlıklar üzerine uyum getirme güdüsü içinde olan, karşıtlıkları birleştirme yanlısı davranış ve tutumlar sergileyen zihinsel süreci tanımlar. Merkür’ün bu burçta taşıdığı girişimcilik ve işbirliği içinde olma etkisi ile birlikte, iş ve ticaret hayatında oluşabilecek yeni anlaşmalar, ortaklıklar devreye girebilir.

Pluto ileri hareketine dönüyor

80c69a3c2d4b4c4d68be23e208ab794e.jpg

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin gücünü taşır. Pluto’nun yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. Sistem ve düzen oluşturma prensibini taşıyan Oğlak burcu, sosyal ve toplumsal düzen kurma, sistem geliştirme ile ilgili bir burçtur. Devlet, devlete ait kurumlar, devletle ilgili sistemler Oğlak burcu yönetiminde olan konulardır. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta kendi yönetiminde olan bu konulara ait alanları içine alacak şekilde gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu göstermekteydi ve Pluto’nun Oğlak burcunda devam eden yolculuğu boyunca devlet, hükümet, büyük ölçekli şirketler, iş hayatı, sosyal ve toplumsal sistemler, kuruluşlar ve toprakla ilgili olabilecek inşaat sektörü, gayrimenkul alanlarında etkisini sürdürmekte olan dönüşümsel oluşum devam sürecini göstermekte olacak.

20 Nisan 2017’den bu yana 5 aydır sürdürdüğü retro hareketini sonlandırmak üzere olan Pluto, 30 Eylül Cumartesi günü ileri hareketine dönmekte. Pluton’un ileri hareketine dönüşü ile birlikte global çerçevede güç odaklı enerjilerin, hakimiyet kurma, yönetme, nüfus etme merkezli hareket etme anlayışının aktif sürece giriyor oluşunun etkilerini yaşamaya başlayacağız.

Kişisel anlamda Pluto retro süreçleri, içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Geri harekette olan Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Eğer gerçekten farkındalık geliştirebilmişsek; dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinliyebilmek retro Pluto’nun iyileştirici, şifalandırıcı gücünü görmeyi sağlar. İleri hareketine başlayan Pluto ile içsel gücümüzü dışa yansıtmanın güç ve kuvvetini tekrar elde etmiş olabiliriz.