Güneş Balık Burcunda

3329973a8d5d6b26a3324957148debd8

Güneş Balık Burcunda,
Yeryüzünde, Balık burcu zamanında soğuk ve karlı günlerin hüküm sürdüğü doğa, gelmekte olan baharın sezgisine varmış, sabır, sükûnet ve durgunluğa bürünmüştür. Tomurcuklanmaya başlayan tabiat gelecek olan bahara tüm inancı ile hazırlanmaktadır. Balık burcunun doğası tabiatın içinde bulunduğu dönemin özelliklerini sergileyecek, bitmekte olan bir döngünün sezgisi ile birlikte sessizliğin, sükûnetin, sabrın, teslimiyetin renklerine bürünecektir.

Her başlangıç sonu içinde taşır, her sonun bir başlangıcı içinde taşıdığı gibi. Balık burcu bu ifadenin anlattığı gibi yeni bir başlangıca varacak sonu kendi içinde taşıdığının içsel bilgisine sahip olan bir burçtur.

İlkbahar ile başlayan ve uzun bir sürecin sonunda bulunan Balık, çemberin en sonundaki burç olarak tamamlanma enerjisi taşır. Dünyevi farklılıkların dışında kalarak, tüm yaratılış ile bütünleşme ve böylelikle tamamlanma haline geçme güdüsünü olan bu burç içsel olarak arayışında olduğu bütünleşme güdüsü ile kendini özdeşleştirecek ve herşeyi kapsayan ilâhî sevgi anlayışı dürtüsü ile hareket edecektir. Fedakâr, teslimiyetçi, yardımsever, hassas, affedici, empatik, merhametli oluşunun ardında bu güdüler hep varolacaktır. Ben halinin, birlik haline dönüşmüş olması evresine geçişini simgeleyen Balık burcu için en önemli olan duygu, sınırlandırılmış olan dünyevi gerçeklerin dışına taşmak, daha büyük ve daha ilâhî olan duygular ile bütünleşmektir.

Balık burcu kişisinin taşıdığı bu nitelikler onu, kendi kişiliğini silikleştirme, yok etme, gerçeklerden uzaklaşma, tutkusuz ve çabasızlığa düşme, kurtarıcı rolüne bürünme ve kurban durumuna düşme gibi durumlar içine sokabilecektir. Balık burcunun içsel olarak taşıdığı evrensel ve ilâhî olan ile bütünleşme güdüsü ve aradığı sonsuz sevgi ihtiyacı onu bu rollerin yansımalarını taşıyan olaylar ve durumlar ile karşılaştıracaktır.

İdealize edilmiş bütünleşme duygusu Balık burcunu taşıdığı duyusal sezgilerin gücü ile birlikte, somut olanın dışında soyut olan kavramlara yaklaştırır ve bu burç kişi bilmekten çok inanmak güdüsü ile hareket eder. Dünyevi olanın dışına çıkmak, evrensel olan, ilâhî olan ile bütünleşme ihtiyacı ve arayışı bu burç kişisini hayalperest, sorumsuz, gerçeklerden kopuk, iradesiz, vazgeçen, bağımlılık sergileyen türde tutum ve davranışlar sergilemesine sebep olup reel dünyanın ayrımını kaybediyor olmasına varacak bulanık, karmaşık bir duygu dünyasına çekebilecektir. Balık burcunun özellikle geri kazanması, öğrenmesi gereken, bilinçsizce arayışında olduğu tamamlanma, bütünlenme, ilâhî olan ile birleşme duygusu içinde kendi benliğini kaybetmek, yok etmek yerine, gerçekleşen dönüşüme bilinç hali ile bakmak ve belirsizlik, yönsüzlük içinde kaybolmamaktır.

Çoğu Yunan Mitolojik kaynaklarında Balık burcu, aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite ve Eros ile birlikte anılır. Aphrodite ve Eros, Roma mitolojisinde Venüs ve Cupido adını alırlar. Mitolojik öyküsünde anlatılan şekilde bir rivayete göre; O’ da bir yunan tanrısı olan ve eski Yunan tanrılarının en korkuncu olan Typhon, tanrıların evi olan Olympos’a saldırır ve bu saldırıdan kendini korumak isteyen tanrılar bir hayvan şekline dönüşerek kaçmaya çalışırlar. Zeus kendini bir koç’a dönüştürür, şarap tanrısı Dionysos bir keçi haline gelir, tanrıların habercisi Hermes ( Merkür ) balıkçıl bir kuş şeklini alır. Olympos tanrıları arasında sadece zeka, sanat, ilham ve barış tanrıçası Athena kendi görüntüsü ile Typhon’a karşı durdur. Venüs ve bazı kaynaklarda oğlu olarak geçen Eros ise kendilerini birbirine bağlı bir çift balık şekline büründürerek zorlu Nil nehrini geçerek saldırıdan kurtulmayı başarırlar. Typhon’u bozguna uğratan tanrıça Athena, sonrasında aşk ve sevgiyi sembolize eden bu iki birbirine bağlı balık figürünü ölümsüzleştirerek gökyüzünde yıldızların arasına yerleştirir.

Birbirine bağlı iki balık figürü, Balık burcunun sonsuz ve ilâhî aşk ile olan bağlantısını anlatıyor olduğu gibi, birbirine bağlanmış şekilde bir daire haline gelen iki balık figürü yeryüzü ve gökyüzü arasındaki bedeni ve ruhani dönüşümüde simgelemektedir.
İlhamsal yaratıcılıkları çok gelişmiş olan Balık burçları sanatsal çalışmalara yatkın olacak, tasarım, oyunculuk, müzik, şiir, edebiyat alanlarında rahatlıkla başarı elde edebilecekleridir. Balık burcunun şefkatli ve yardıma muhtaç kişilere karşı gelişmiş algıları onları diğer insanlara yardım eden rollerde ki işleri üstlendikleri mesleklere doğruda çekebilecektir. Soğuk ve nemli bir doğaya sahip olan Balık burçları soğuk algınlığı ve rutubet kökenli hastalıklara yatkınlık sergilerler ve bu burç vücudun ayaklar kısmının yöneticisidir.

Dilâra Başar Efeoğlu

.

Mitolojik hikaye; TAKIMYILDIZLARIN MİTOLOJİK ÖYKÜLERİ, Yasemin Örs

Güneş Tutulması, Balık Burcunda

asejan2010_svalgaard800c

26 Şubat Pazar günü gerçekleşecek olan Güneş tutulması, Halkalı Güneş Tutulması olarak adlandırılan şekilde meydana gelecek. Ay’ın yer küreye uzaklığı sebebi ile Güneş’i tam örtmediği durumda bu adı alan Güneş tutulmasında Ay, Güneş’in %99 kadar kısmını kapatacak. Tutulma ülkemizden izlenemeyecek.

Tutulmalar kendi içlerinde bir seri takip ederek oluşurlar. Balık burcunda gerçekleşen bu tutulma, Başak – Balık burcu ekseninde gerçekleşen kendi serisinin son tutulması olacak ve geriye doğru hareket eden Ay düğümleri ile yerini tutulma derecelerinin Aslan ve Kova burcu aksına geçtiği seri tutulmalara bırakacak.
Yaşanacak olan Güneş Tutulması, Serilerin 18 yıl 10 gün sürmesi ile geriye dönük olarak baktığımızda 19 yıl önce başlamış olan döngünün ardından uzun bir sürecin; sonuç, verim ve dönüşümsel enerjiler ile tamamlanma enerjisi taşıyan etkilerinin izlenebileceği bir zaman dilimi. Kişisel haritalar üzerinde tutulma derecesinin bu şekilde değerlendirilmesi ile anlamlı hale geldiğini görebilirsiniz.

Tutulma değişken bir burç olan Balık burcunda gerçekleşmekte. Denizler, okyanuslar, sular, denizde yaşayan canlılar, deniz yolculukları, deniz taşımacılığı, sınırsal deniz sorunları bu tutulmanın habercisi olduğu konular. Bu alanlarda yaşanacak olumsuzluk içerebilecek sorunlara karşı dikkatli ve tedbirli olmakta fayda var.

Değişken burçlarda gerçekleşen tutulmalar insanlar, kişiler ve ticaret hayatı ile ilgili öneme sahiptirler. Tutulma derecesi, modern yöneticisi Neptün ile kavuşum dahilinde. Neptün tutulmanın işaret ettiği olay ve gelişmelerde yönetici gezegen olarak çalışmakta. Balık burcunun kadim yöneticisi Jüpiter, Terazi burcunda ve sürdürdüğü retro (geri) hareketi ile Uranüs karşıtlığına doğru hareket etmekte.

Balık burcunda oluşan tutulma, Balık burcunun teslimiyetçi, fedakâr, itaatkâr, affedici, kabullenici, egonun yok oluşu, bütünselliğin idealize edilmesi niteliklerini taşımakta. Neptün’ün tutulma üzerindeki yöneticiliği bu nitelikleri destekleyen, arttıran etkisi ile birlikte Güney Ay Düğümü yönünde oluşu, dağılmalara, aldanmalara, kayıplara, sonlanmalara ve bu nitelikler üzerinden gelebilecek zararlara açık durumları göstermekte.

gunes-tutulmasi

Türkiye natal haritasının 9. evi üzerinde gerçekleşen tutulma, özellikle hukuksal konular, mahkemeler, akademik eğitim ve eğitmenler, din ve din adamları, dini konular, medya ve haberleşme alanına ait konular üzerinde gelişecek olayların habercisi. Uzak yollar, göçmenler, seyahatler, deniz ve hava taşımacılığıda bu tutulmanın etkisi altında. Tutulma, bu alanlar dahilindeki kişi ve konulara dair gerçekleşebilecek değişimlere, yeni gelişmelere işaret etmekte.

16 Şubat itibari ile Uranüs’ün açısına giren Mars, tutulma esnasında da gökyüzünde Uranüs ile kavuşum içinde ve Mars, Jüpiter, Uranüs ve apeks noktası Pluto olan T- kare açı kalıbının tetikleyicisi olarak çalışmakta. Jüpiter-Uranüs ve Pluto’nun oluşturduğu T-kare açı kalıbı; inançsal, fikirsel alanlarda özgürlük ve bağımsızlık sağlama türünden amaçlara işaret etmekte. Bu yöndeki amaçların gerçekleştirilmesi adına güçlü ve yıkıcı hareketlerin oluşturulması, devrimci, yeni düzen arayışında, radikal değişiklikler sağlama peşinde olma tutkusunu anlatmakta olan T-kare açı kalıbı tetiklenmiş durumda. Şiddet, baskı ve terör içeren hareketlenmeler bu tetiklenmenin sonucunda oluşabilir.

gunes-tutulmasiturkiye

Mars, Uranüs kavuşumu Türkiye natal haritasının 11. evi üzerinde. Meclis, yasama organları toplumsal kuruluşlar, dernekler, ulusal hareketler ve ülkenin müttefiklerini ifade eden bir ev olan 11. ev üzerinde oluşan kavuşum, içinde bulunacağımız dönemde bu alanlarda gerçekleşecek agresif, iddiacı, sabırsız, yenilik, değişim arzusu ve mücadelesi barındıran, sergileyen olaylara işaret etmekte.

Tutulma derecesine 2 Mart Perşembe günü ilerleyecek olan Merkür, tutulma derecesini ilk tetikleyecek gezegen olacak. İletişimsel alanlar, haberleşme, medya, bilgi alışverişi, eğitimsel alanlar, ticaret ve seyahat dahilindeki konular tutulmanın öne çıkan etkilerini taşıyor olacak. Ayrıca, Merkür’ün, Türkiye natal haritasının 4. ve 12. evlerinin yönetici gezegeni olması ile bu evlere ait konular tutulmanın etkisi içine girecek. 4. ev kısaca, toprak, doğal kaynaklar, emlak, inşaat, gayrimenkuller, tarım ve tarım ürünleri , vatanperverlik, vatan toprakları, muhalefet parti ve kuruluşlarını ifade eder. 12. ev, kontrol edilmekte zorlanılan durumlar, gizli örgüt ve faaliyetler, hapishane ve hastane gibi kapalı ve izole yerler, sular, denizler ile ilgili konuları ifade eder.

Bir sonraki Güneş tutulması 21 Ağustos 2017 günü Aslan burcunda gerçekleşecek. Oluşacak olan yeni Güneş tutulmasına kadar bu tutulmanın etkilerinin sürecek olduğu görüşü ile birlikte, Güneş tutulmalarının devam eden 1 yıl boyunca etkili olduğu görüşü astroloji kaynaklarında geçmektedir. Tutulmanın sürdüğü dakika, yıl bazında alınarak etki süresini hesaplayan klasik astroloji kaynaklarıda mevcuttur.

Dünya üzerinde tutulmanın izlenebileceği bölgeler;
Parçalı tutulma bölgesi: Büyük Okyanus’un güney-batı kısmı, Güney Amerika’nın orta-güney kısmı, Antartika’nın büyük bir bölümü, Güney ve orta Afrika.
Bu parçalı tutulma bölgesinin içinde kalan Büyük Okyanusta Şilinin güney batı açıklarından başlayan, Şili ve Arjantinin güneyi, Atlas okyanusunun güneyi, Namibya ve Zambiya’dan geçen hatta ise, halkalı tutulma olarak izlenecektir. (Tutulma konum bilgisi http://astro.ukho.gov.uk/eclipse/0232017/ bağlantısından alınmıştır).

Sevgi ve farkındalık ile güzel yarınlara…
Dilâra Başar Efeoğlu

.

Fotoğraf, Halkalı Güneş Tutulması, (19 Mayıs 2012) https://www.nasa.gov/ , Görüntü ve Telif Hakkı : Mikael Svalgaard

 

Aslan Burcunda Ay Tutulması

30124e5bd0ee9cbd37ee5fdecd312009

Aslan Burcunda Ay Tutulması

Tutulma bireycilik ile bütünsellik arasındaki karşıtlığın imtihanı.

11 Şubat Cumartesi günü 22 derece Aslan burcunda bir Ay tutulması yaşayacağız. 03: 32 de oluşacak olan tutulma, parçalı tutulma olarak gerçekleşecek. Parçalı tutulmalar, tam tutulmalara göre Ay’ın, Güneş ile düzleminde, Dünya’nın gölge konisine tam girmediği zamanlardır. Tutulma esnasında Ay karanlıkta kalmaz, Güneş’ten gelen ışınlar Dünya küresine çarpıp kırılma yaşarlar ve Dünya’nın gölgesi Ay’ın üzerine yansır, bu yüzden Ay kızılımsı bir renkte görülür.
Güneş ve Ay tutulmaları astrolojide başlangıçların, dönemlerin habercisi olan göstergelerdir. Bir harita üzerinde tutulmalar gelecek olayları şekillendiren işaretçiler olarak değerlendirilirler.
Ay tutulması aynı zamanda bir Dolunaydır, Ay tutulmaları kuvvetli bir karşıtlık enerjisi içerirler.
Her karşıtlık içinde benzerlikler taşır, bizim sadece bir yönüne odaklandığımız ya da sadece bir yönünü benimsediğimiz enerjilerin karşıtlığını oluşturan diğer kutbu ortak bir enerji alanı yaratmak amacıyla orada bulunur ve çeşitli yansımalar ile ortaya çıkarak çelişkinin diğer ucunu oluşturur. Karşıt açıların verdiği en önemli sorumluluk iki uca karşıda farkındalık geliştirebilmektir.
Ay tutulması, duygularımızın, arzularımızın , amaçlarımızın, isteklerimizin içsel karşıtlıklarını açıkça ortaya çıkaran etkileri çalıştıracaktır. Aslan burcunda tutulma, kendini göstermek, sahnede olmak, beğenilmek, onaylanmak, yönetmek, organize etmek, liderlik etmek isteği taşımakta. Egoların beslenmesi, üstünlük peşinde olma, takdir kazanma, hayranlık uyandırma ve kabul görüyor olmanın artan ihtiyacını ortaya sermekte. Karşıtlığının diğer ucunda Güneş, bireyci kimliğinden uzaklaşabilen, ben merkezcilik yerine diğer merkezcilik halini almış bir yapıyı çizmekte. Kimliğin bütünselin içinde kaybolması, egonun sosyal ve grupsal bir kimliğe bürünmüş olmasını tarif edebilen çelişkinin diğer ucu ile birlikte, Ay tutulması bireycilik ile bütünsellik arasındaki karşıtlığın imtihanı.
Gerçekleşecek tutulma ile birlikte, kimlik bilincinin, kendi birey anlayışının farkına varmalı ve bunu ortaya koymak adına artan güdülerimizi değerlendirmeye alarak, kendimizi ifade etmek, isteklerimizi açıkça ortaya koymak, kendi alanımızda yönetimi ele alabilmek konusunda güven duygumuzu genişletebilmeli, yok edilmemiş bireylilik sağlamak adına farkındalık geliştirmeliyiz.
Açısal olarak oldukça aktif olan tutulma haritasında Ay, Satürn ve Uranüs arasında uyumlu açı var. Geleceğe yönelmiş, yenilikçi, değişimlere açık bir dönemde olduğumuzu gösteren bu açı kalıbı, değişimin karşı konulamaz bir şekilde hayatlarımıza akacak olduğunu göstermekte.
Haritalarınızda tutulmanın üzerinde gerçekleştiği ev konularını tespit ederek bu karşıtlığın hayatınızda en çok yansıma bulacağı alanları tespit edebilirsiniz.
Ülkemiz haritası üzerinde tutulma haritasına baktığımızda, tutulma derecesinin natal haritanın 5. evinde bulunan Jüpiter’ e kare açı yapmakta olduğu görülmekte. Burada bir T-kare oluşumu yaratan tutulma, Türkiye natal haritasında 6. ev ve 10. ev yöneticisi olan jüpiter’in apeks noktası haline getirmiş . Bu durum hükümet, devlet liderleri, yönetici konumundaki kişiler, ülkenin dış ülkeler önünde itibarı, askeri ve güvenliğe ait tüm birim ve kurumlara ait konuların ön plana çıkacağını, bu konumdaki kişiler ve kurumların üzerinde tutulmanın önemli etkide olacağını göstermekte.
Türkiye natal haritasının 5. evinde bulunan ve tutulma haritasında apeks haline gelen Jüpiter aynı zamanda natal 1. evin yücelme yöneticisi olarak halkın bütününü de temsil etmekte. Bu durum gerçekleşecek tutulmanın etkilerinden halkın bütününün oldukça direkt olarak etkilenecek olduğunun bir önemli göstergesi. Apeks noktası olan Jüpiter retro hareketini sürdürmekte. Tutulma derecesi ile oluşan T-kare açı kalıbı, ülkenin önümüzdeki günlerde mali kaynaklar, parasa konular, ekonomik durumu, bankacılık ve finans kuruluşları, alacaklar, borçlar, faiz oranları ile ilgili zorlayıcı bir dönem içinde olacağının işaretçisi.

Sevgi ile…

Dilâra B. Efeoğlu

Merkür Kova Burcunda (7 Şubat-26 Şubat)

Desktop32.jpg

Merkür Kova Burcunda (7 Şubat-26 Şubat)

Sosyal, toplumsal amaçlı içerik taşıyan iletişimin aktifleşeceği bir dönem.
Merkür en rahat ettiği burçlardan biri olan Kova burcuna geçiş yapmakta. Merkür, Kova burcunun yenilikçi, reformist, buluşçu zihinsel yapısını rasyonel bir şekilde ortaya koyacağı bir burçtur. Merkür’ün bu burçta 7 Şubat günü başlayan hareketi 26 Şubat’a değin sürecek.

İçinde bulunduğumuz dönem bilgi alışverişi içinde olma, yeni bilgiler toplama, grupsal bağlantı ve paylaşımlar içinde olma güdülerini arttıracak etkiler taşıyor olacak.

Merkür’ün Kova burcunda yerleşimi sosyal, toplumsal içerikli amaçlar üzerine yoğunlaşan zihinsel algıları da ifade eder. Bu alanlarda yeni fikir ve görüşler gelişmesi, yazılı, sözlü ya da karşılıklı iletişim içeren şekillerde kurulan aktif bağlantılarda artan hız bu sürece ait gelişmeler olacaktır. Fikirlerde sabitlik ve inatçılık göstermek, katı ve kendi bildiğinde ısrar ediyor olmak yine Merkür’ün Kova burcu geçişine ait özellikleri olarak ortaya çıkabilir.

Dilâra B.Efeoğlu

Jüpiter Gerilemesi (retrosu)

05e43528c893f3e3d50c9f8fc831887a
Büyümenin, genişlemenin, gelişmenin olduğu her yerde Jüpiter güdüsü vardır. Jüpiter’in taşıdığı dürtü genişlemek, ilerlemek, yayılmak, enginleşmek ister. Dokunduğu her yere bu etkileri taşıyan Jüpiter bu yüzden umut, iyimserlik, şans, bolluk taşıyan gezegen olarak yansır.
Şimdi 5 Şubat Pazar günü retro (gerileme) sürecine girecek olan Jüpiter bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken , kendimize, hayatımıza bakmamız, yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini göstermekte. Kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile baktığımızda bize bu enerjileri hazırlayan yansımalar ile karşılaşacak olacağımızı görebiliriz.
Jüpiter retro süreci idealleştirilmiş fikirlerin, inanç ve amaçların baskın bir şekilde yüzeye çıkıyor oluşunu getirebilir. Kendimizi ve etrafımızda gelişen olayları kapalı, tutucu, fanatiksel eğilimlere açık bulabiliriz. Böyle olmak yerine içimize dönebilir, manevi duygularımız ile yüzleşebilir, idealize etmiş olduğumuz fikir ve görüşlerimizi, adaletli olma, başkalarınında haklarını teslim ediyor olma adına sorgulayabilir, kendi ahlak ve yargı anlayışlarımızı bu yönden de değerlendirebilir ve güçlendirebiliriz.
Gelişmenin anahtarını elinde tutan Jüpiter, hem ruhsal anlamda hem dünyasal anlamda genişleme vaad eder. İçinde bulunacağımız 126 günlük Jüpiter retro dönemini içsel bir yargılama sürecine çevirebiliyor olmak Jüpiter’in taşıdığı ve herbirimizin hayatında yer alan bolluk, zenginlik, iyimserlik, başarı ve güven duygusunu çok daha net ve çok daha anlamlı şekilde hissediyor olmamızı sağlayacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

Venüs, Koç Burcunda

Venüs Koç Burcunda

Koç burcu kapıyı çalandır, hedefi varolmaktır.

3 Şubat Cuma günü Venüs Koç burcunda yolculuğuna başlıyor. Venüs’ün Koç burcundaki yerleşimi bu burcun en kuvvetli güdülerinden biri olan dürtüselliğini ön plana çıkarır. Venüs’ün sevme, sevilme, değer anlayışı, diğer kişiler ile bağlar kurma ihtiyacına ait nitelikselliği Koç burcunun sabırsız, iddiacı, aceleci, cesur yapısının renkleri ile şekil bulur. Venüs, bu burçta iken bir Boğa ya da Terazi burcunda olduğu kadar sabrı, yumuşaklığı, sadıklığı, uzlaşmacı ruhu bulamayacak onun yerine aceleci, atak, gelir geçer hevesli bir ruhun yansımalarını taşıyor olacaktır.

Koç burcu kapıyı çalandır hatta Koç burcu kapıyı çalan değil bir Koç boynuzları misali ile kapıyı kendisi açandır. Bu Venüs ile birlikte ilişkiyi başlatan kişiyi ifade eder. Koç burcunda Venüs, ilişkilere hareket katan, enerjik, talepkâr yönünü güçlendirir. Taşıdığı direkt ve çocuksu maceraperestliği Venüs’ün bu burçta yansıttığı ilişkiler modelini en çok çizen güdüleri hakkında ip ucu vericidir.

Venüs ve Mars, bu iki gezegende gökyüzünde koç burcu yerleşimindeler, Venüs, Mars ile kavuşum açısına doğru ilerliyor olsa da 3 Mart günü gireceği retro hareketinden dolayı birbirinden uzaklaşmaya başlayacak olan ikili kesinleşmiş kavuşum derecesine ancak 5 Ekim günü varacaklar.

Mars’ın yöneticisi olduğu Koç burcunda hareket eden bu iki gezegenin ortak enerjisi, insiyatif alma, kendini, isteklerini açıkça ortaya koyma, istekler ve arzular için mücadele etme, korkusuz, gözü kara girişimlere açık olma güdüleri taşıyacaktır. Ne Venüs ne Mars Koç burcunda onay peşinde olmayacak, Venüs’ün cüretkâr ve öncelikli istekleri, Mars’ın güçlü ve meydan okuyucu güdüleri ile sağlanır olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

YİN YANG

 

678fba3c90b6a76f0b008d74b7b25f43-jpgyinyang

Evrendeki her şey tek bir ilkede iki enerjisel gücün birbirleri ile döngüselliğinin sürekliliğinde oluşur. Yin ve Yang. Aralarında kutupsallık ilişkisi olan bu iki yaratıcı enerji her an kendi içlerinde etkileşim ve dönüşüm hali ile yaratımsal enerjinin kaynağını oluştururlar. Yin içinde Yang, Yang içinde Yin vardır. Çin filozofu Lao Tzu, “Tek başına bir Yin doğamaz ve tek başına bir Yang büyüyemez.” demiştir.

Yin, enerjinin dişil olan kutbunu, Yang ise eril kutbunu üzerinde taşır.
Yin; pasif, edilgen, yumuşak, soğuk, kış, nemli, tepkisel, ölüm, gece, karanlık, sağ beyin, negatif, ay, içsel,
Yang; aktif, etken, sert, sıcak, yaz, kuru, etkisel, yaşam, gündüz, aydınlık, sol beyin, pozitif, güneş, dışsal,
kavramları ile tanımlanan niteliksel türde enerjilerdir.

Böylelikle, dişil kutup olan Yin; içe dönük, duyguların yöneliminde, durağan, koruyucu, besleyici, birleştiren, bütünleştiren unsurlara sahip olan enerjilerin, eril kutup olan Yang ise dışa dönük, ayırıcı, hareket içeren, aktif, mantıksal, yönetimsel, eylemsel unsurlara sahip olan enerjilerin meydana getirdiği biçim ve davranış modellerini açığa çıkarırlar.

Koç, İkizler, Aslan, Terazi, Yay, Kova burçları Yang (eril) enerjiler taşıyan, Boğa, Yengeç, Başak, Akrep, Oğlak, Balık Yin (dişil) enerjiler taşıyan burçlardır.

Herbirimiz kendi içinde yaratılışın özü olan bu iki enerjinin özütünü taşırız. Birbiri ile zıt olan bu nitelikler birbirlerini bütünleyen iki unsur olarak mükemmel tamamlanmanın sürekliliğini ve dengesini oluştururlar. Kişinin yaratılışı hakkında bir kaynak olan astroloji bu iki enerjinin döngüselliğini ve niteliklerini yansıtan bir ilimdir. Yaşam içerisinde kişinin dişil ve eril yönlerini benimsemesi, bütünleşmesi, kendi doğasını anlaması karşıtlıkların birbirine dönüşmesini ve aslolan dengenin oluşmasını sağlayacaktır.

Yin ve Yang evrende her oluşun 4 temel element ile varolduğunu söyler. Bu 4 element, Ateş, Hava, Su ve Toprak, yin-yang enerjisinin dönüşümsel niteliklerini taşıyan unsurlar olarak döngüsel süreci oluştururlar. Su ve Toprak, Yin enerjisinin özelliklerine, Ateş ve Hava, Yang enerjisinin özelliklerine sahip olan elementlerdir. Burçlar olarak baktığımızda;

Koç, Aslan, Yay, Ateş Elementi
Boğa, Başak, Oğlak, Toprak Elementi
İkizler, Terazi, Kova, Hava Elementi
Yengeç, Akrep, Balık, Su elementi nitelikleri taşıyan burçlardır.

Konfüçyüs, ülkesi olan Çin eski kaynak ve geleneklerini de birleştirerek ortaya koyduğu evrenin yaratışı ile ilgili felsefesinde Yin ve Yang unsurlarını temel almış, tüm bu unsurların arasında sağlanacak olan dengenin önemini vurgulayan bir görüş ile en doğru, en esas olanın orta yoldan gitmek olduğunu vurgulamıştır.

Kadim Çin felsefesinde, bazı antik uygarlıklar ve mitolojide dört elementin dışında bir 5. element olduğundan bahsedilir. Çin felsefesinde Odun elementi olarak tanımlanan 5. element, Yunan filozof Plato’ya göre ether (aether) unsur taşıyan süptil halde olan, diğer elementlerden farklılık gösteren unsur olarak nitelendirilmiştir. Platon’un öğrencisi, Aristo’da öğretilerinde 5. unsur üzerinde durmuş yalnız o öğretmeni Platon’dan faklı olarak 5.elementi, insanın 5 duyu organı ile algılanmasının mümkün olmadığı ve diğer 4 element üzerinde yetkin olan unsur olarak nitelemiştir. Hint kaynaklı öğretilerde Akaşa adı ile geçen 5. unsur, ezoterik ve teozofist kaynaklarda beden ile ruh arasında bağsal varolan süptil halde bulunan ve yaratılışın ilk maddesi olarak değerlendirilmektedir.

Taoistler’e göre bir tepenin Güneş’e bakan yüzü Yang, gölgede kalan yüzü Yin’dir. ŞİFA SANATLARI kitabının yazarı Fu Wei Zhong;
‘’Yin ve Yang birbirlerini etkileyip birleştiğinde, yaratım ve üretimi ortaya çıkarırlar. Birbirlerini itip ayrıldıklarında, değişim ve dönüşümü yaratırlar. Yang’ın içinde yin, yin’in içinde yang vardır. Yin ve yang arasındaki karşılıklı sarılma sonsuza dek devam eder.’’ der ve
‘’Doğayı ne kadar mükemmel tarif ettiğini göz önünde bulundurduğumuzda, bu kavramın derin anlamı sonsuza dek yaşayacaktır.’’ diyerek insanın bakış açısını Yin Yang doğasının ahengine çevirmeyi amaçlar.

Dilâra B. Efeoğlu

.

 

Faydalanılan bazı kaynaklar:

http://dusundurensozler.blogspot.com.tr/2008/10/konfys-ve-konfyslk-1.html
Tao felsefesi, http://www.halukberkmen.net/pdf/86.pdf

Kova Burcunda Yeniay

natal
28 Ocak 2017 Cumartesi günü oluşacak Yeniay, bireycilik anlayışının bütünsele dönüşmesini simgeleyen Kova burcunda gerçekleşiyor olacak. Yeniay taşıdığı Kova burcu nitelikleri ile grupsal, sosyal, toplumsal konular üzerinde varolabilecek gelişmelere oldukça açık yön çizer içerikler taşımakta.
Zihinsel enerji, fikirler, düşünme biçimi, algısal duyular ve iletişimsel temalar üzerinde etkili olacak Yeniay, geleceğe doğru yönelen bir bakış açısına, yeni düzen arayışına özgürlük, bağımsızlık ve hakların önceliği ile ilgili konulara dair vurgu taşımakta olacak.
Ülkemiz natal haritasının 8. evi üzerinde oluşan Yeniay, ülke ekonomisini yakından ilgilendiren şekilde, uluslararası borçlar, alacaklar, menkul kıymetler, faizler, bankacılık, finansal anlaşmalar hususunda oluşacak yeni durum ve gelişmelerin varlığının işaretçisi.
Toplumu oluşturan halkın geneli, toplumu ilgilendiren konular ve özellikle kadınları anlatan Ay ile yönetici konumunda olan başkan, lider, otorite figürlerini anlatan Güneş’in 8. evde kavuşumu, halk ve yöneticiler, iktidar arasında bahsettiğimiz konular üzerinde ortak etki yaratacak şekilde yeni kararlar, yeni başlangıçlar, yeni koşullar doğuracağını göstermekte. Dönem şartların zorlandığı, diğer kişilerin elinde olan şartlara mecbur kalındığı bir dönem olabilir.
İlerletilmiş Türkiye natal haritasında Güneş, 8. evin 9. derecesinde. Bu durum zaten geçtiğimiz 12 yıl süresince, iktidar, hükümet, yönetici konumunun en fazla odaklandığı alanın ve ülke ekonomisinin genel gidişatını göstermekte. Ülke dış borçları, alacakları, verilen borçlar, bankacılık sektörü, vergiler, faiz oranları, menkul kıymetler dahilindeki konular önemli gündem yeri tutan konular olmakta. 28 Ocak günü gerçekleşen Yeniay, ilerlemiş 8. ev Güneş’i tetikler nitelikte olacak. Bu konular üzerinde yeni yaptırımlar, yeni gelişecek durumlara oldukça açık bir dönem içinde olacağız.
Yeniay sırasında Mars bulunduğu Balık burcunun son derecesinde ve bulunduğu dereceden ülkemiz natal haritasının 12. evinde yerleşmiş olan Ay ile kare açı yapmakta. Türkiye natal haritasının tepe noktasındaki transit Mars’dan kare açı alan natal Ay, içinde bulunduğumuz günlerde de etkisini gösterir nitelikte, halkın, toplumun gergin, savunmacı, agresif durumlar içinde olacağı olaylar altında olabileceğini göstermekte. Ay’ın kadınları ifade eden gösterge olduğundan agresif, savunmacı, patlayıcı enerjilerin yarattığı olaylarda kadın figürlerin öne çıkacak olması ile karşılaşacak olabiliriz.

sfpage
Yeniay sonrasında hemen Koç burcuna geçiş yapacak olan Mars, efor ve enerjinin dışa dönen şeklini taşıyor olacak. Mars Koç burcuna geçişi ile ülke haritasında Terazi burcunda yerleşmiş olan natal Mars ile karşıt açıya doğru ilerliyor olacak. Mars’ın bu ilerleyişi önemli çünkü bu yıl profeksiyon yani kaydırılmış burca göre çıkarılan ülke haritasında yıl yöneticisi olan Mars ile natal Mars arasında bulunan kare açıyı tetikleyecek ve t-kare kalıbına çeviriyor olacak. Oldukça önemli bir diziliş içeren bu durum, 7 Şubat günü transit Mars’ın 7 dereceyi geçmesi sonrasında kesinleşecek. Ülke içinde gergin durumları ifade eden bu açı, askeri alanda artan hareketlilik, meclis, anayasa görüşmeleri konularında artan hareketlilik, genç nüfusun üzerinde oluşacak olan hareketlilik, mücadele, öfke, çatışma içeren durumların göstergesi olabilir.
Yeniay sırasında Mars, Scheat sabit yıldızı ile kavuşum derecesinde. Scheat sabit yıldızı alışılmışın dışında oluşmuş zihinsel yapının ve alışılmışın dışında gelişen eylemlerin, imkansızı düşünen, imkansızı yapmaya kalkışan, cesaret eden kişilerin göstergesi olarak belirleyicidir.
Gökyüzünde Venüs ve Satürn arasında oluşan kare açı, özellikle ilişkiler, kurulan bağlar üzerinde içe çekilme, mesafe koyma yada mesafe ile karşılaşma, ilişkileri sorgulama, yargılama içeren davranışlara girebileceğini göstermekte. Gerçekçi olmak ile duygulardan yoksun olmak arasındaki ince çizgiyi iyi ayarlayabiliyor olmak yaşanabilecek olan kopuklukları engellemek adına önemli görülmekte.

Dilâra B. Efeoğlu

Kova Burcu

kova-burcu1

Güneş  Kova burcunda, Tüm Güneş, Kova burcunda iken doğmuş olan olan okurlarıma mutlu yaşlar dilerim…

Kova Burcu,

Omuzlarının üzerinde içinden suların aktığı biçimli bir kap taşıyan insan figürü ile betimlenen Kova burcunun sembolü, onun taşımakta olduğu evrensel nitelikleri yeryüzüne, bütünsele bir nevi akıtan yönünü ortaya koyar.
Kova burcu sahip olunan yüksek algının, soyut biliş halinin fikirlere ve keşiflere dönüştürüldüğü bir burçtur. Taşıdığı bu özellikler ile bu burç, yeniliklere öncülük eden, geleceğin vizyonuna önceden sahip olabilen, icat ve buluşlar ile yaratıcılıksal özellikleri sergileyen bir yapı oluşturacaktır.

Kova burcunu oluşturan en temel prensip evrensel bakış açısına sahip olan zihinsel yapısıdır. Bu yöndeki zihinsel algıları bu burç insanını evrensel sevgi, insan merkezli yani hümanist bir bakış açısına götürecektir. Kova burcu toplumsal içerikli amaçların önde geldiği, grup bilincinin yüksek olduğu ve insanı temel alan anlayışın öncüsü olan bir yapıyı ifade eder. Bu yapı Kova burcunu sosyal, grupsal alanlarda etkin bir kişi haline getirecek kalabalık arkadaş çevreleri ile buluşturacaktır. Kova burcunun taşıdığı hümanist anlayış onu arkadaş ve dost canlısı yapar fakat böyle olmakla birlikte bu burç kişisi yakın ilişkilerinde akılsal ve mantıksal uyum arayacak ve duygularından çok daha fazla bu güdüleri ile kendine yakın bir çevre oluşturma yolunu seçecektir.

Kova burcu için insan ve yaşam formlarına ait faydalı olabilecek herşeyin öncelikliği vardır. Geleceğe odaklı, uzağı gören ve idealist yapısı ile bu burç sosyal alanda yenilikçilik anlayışı ile hareket etmeye yönelmiş çalışmaların içinde olmayı amaçlayacak bu yönde tutum ve tavırlar sergileyecektir.

Birey olarak kendini öne çıkarma, bireysel ihtiyaçlarını ortaya koyma güdüsünün ötesine geçmiş olma prensibini ifade eden Kova burcu, en idealinde olması gereken şekilde sosyal amaçlı gruplar içinde olmaya değer verecek ve bu gruplar içinde bireysel istek ve arzulardan uzak kalabilerek, yaratıcı, faydalı, ortak amaç duygusu güden çalışmaları destekleyecektir. Kova burcunun idealist ve insan merkezli yapısından kaynaklanan bu güdüsünün ardında gizli kalan bir ego ya da gelişmemiş bir bireylilik hali varolduğunda bu burcun kişisi gruplar içerisinde kendi egosunu ya da bireylilik arayışını tatmin etme amaçlı kişisel davranışlar ve arayışlar içerisine de girebilir olacaktır.

Kova burcunun zamanın dışına çıkan algıları, geleceğe ve yeniliğe yönelik geniş bir bakış açısı içeren zihinsel yapısı, bağımsızlık ilkesi ile fikirleri ortaya koyan, fikirler için savaşan, yeniliklere yol açan, öncülük eden, farklı olana yer veren ve değişim enerjisini taşıyan, uyandırıcı, aydınlatıcı niteliklerini sergileyecektir. İşte bu yüzdendir ki Kova burcu en fazla özgürlüğüne sahip olmanın ihtiyacını hissetmektedir.

Kova burcunun klasik astrolojide yönetici gezegeni Satürn, düzen ve disiplin içeren gerçekçi ve somut yapının oluşumunu yöneten gezegendir. Kova burcu yöneticisi Satürn’ün taşıdığı bu özellikler ile yüksek algının, soyut biliş halinin sağladığı keşifleri ve buluşları somut hale getirebilecek zihinsel yapıya sahiptir.
Satürn’ün taşıdığı münzevi ve tutucu tarafı ile Kova burcu modern, geleceğe odaklı bakış açısını aynı zamanda geleneklere bağlı, ilkeli ve sorumluluk sahibi yapısal özellikleri bir bütün halinde sergileyecektir. Modern astrolojinin Uranüs’e yöneticilik verdiği Kova burcu, bu gezegenin ifade ettiği yol açıcı, yenilikçi ve yaratıcı zihinsel yapısını ortaya sermektedir.

Kova burcu her türlü bilimsel alanlar, haberleşme, bilgisayar, elektrik, elektronik gibi teknolojik tabanlı alanlar, fizik ötesi, metafiziksel konular, tarih ve coğrafi bilimler, sosyal amaç içerikli grupsal çalışmalar ile oldukça içiçe bir yapıyı gösterir. Bu burcun kişilerini bu alanlara ait meslek ya da çalışmalar içinde görmek oldukça olasıdır.

Dilâra Başar Efeoğlu

Mars, Satürn döngüsünde kare açı fazı,

16106035_10154962691654337_3083481541906118253_n

Mars, Satürn döngüsünde kare açı fazı,

24 ağustos 2016 günü Yay burcunda kavuşum yapan gezegen ikilisi yeni bir döngü başlatıyor oldular. İstekleri elde etme güdüsünün ve bunun için kişinin kendini nasıl, nerede ve ne şekilde ortaya koyar olduğunun ifadesi olan gezegen Mars ile, somutlaştırılmış sonuç ve başarı sağlama güdüsünü ifade eden gezegen Satürn arasında başlayan döngü, bu güdüler altında oluşan durumlar ile karşılaşma olasılığını taşımakta.
Bu ikilinin kavuşum açısının ifade ettiği, hedefe odaklanma konsantrasyonu, kararlılık, mücadele, savunma, irade gücü, kontrol edilebilir ve dayanıklılık taşıyan fiziksel enerji, derinleştirilmiş çaba, arzular, azim anlayışı taşıyan etkileri ile, 19 Ocak Perşembe günü kesinleşecek olan döngünün ilk kare açısı, Mars ve Satürn’ün kavuşumun taşıdığı bu dürtülerin aktif, dışa yansıyan, gerilim, çatışma ve mücadele getiren enerjileri ile çarpışacağımızı göstermekte.
Satürn’ün kare açısına girmiş olan Mars, kendine özgü aktif, atılgan, eyleme dönük yönünü disipline etmek, kontrolü altına almak, amaca yönlendirmek, sınırlandırmak isteyen Satürn ile çatışmakta. Satürn’ün paradigmayı koruma güdüsü Mars’ın üzerinde baskılayıcı olmakla birlikte, bu gezegenin taşıdığı mücadele, eylem, elde etme güdüsünün yönünü ve şeklini belirleyici olacaktır.
Mars, Satürn kavuşumunun kontrollü ve denetim altında tutulabilen fiziksel enerjisi burada kontrol edilmekten uzak, ani ve patlayıcı şekle dönüşecek bir hal alabilir. Hedeflerin, arzuların gerçekleştirilebilir olması adına girilecek mücadele sert, saldırgan, şiddet içeren eylemlere dönüşebilecektir.
Transit Mars, ülkemiz natal haritasının 10. evi üzerinde Balık burcunda. Transit Satürn ise Yay burcunda ve natal haritanın 6. evi üzerinde hareket etmekte. Ülke için hükümet, iktidar, yönetici ve lider konumlu kişileri ifade eden ev olan 10. ev üzerinden, kamusal alan çalışanları, toplumun sağlık sorunları, hastalıklar, ordu teşkilatı, polis tüm güvenlik birimlerini ifade eden 6. ev üzerinde oluşan Satürn karesi, bu alanlara ait konular dahilinde gerçekleşebilecek olan gerilim, mücadele, aktiflik taşıyabilecek olaylara işaret etmekte.
24 Ağustos 2016 günü gerçekleşen, bir başlangıç döngüsü yaratan kavuşum ülke natal haritasının 6. evi üzerinde oluşmuştu. Şimdi oluşmakta olan kare açı 6. ve 10. ev alanlarını içine alır şeklinde dışa dönük, olay bazında gerçekleşebilecek gelişmelerini yansıtacak enerjiler içermekte olacak.

“Mars-Satürn olumsuz açıları asker ve devlet yöneticileri arasında streslerin yaşandığı bir dönemdir. Hükümet ve yöneticiler içinde olumsuz bir yerleşimdir. İsyanlar, yangınlar, hastalıklarla ilişkilendirilir. (Öner DÖŞER, Dünya Astrolojisi Türkiye)”

sfpage
16 Eylül 2016 günü balık burcunun 240 19′ derecesinde, Ülke yöneticileri, iktidar, yönetime muhalefet kurumlar, ülkenin hukuksal konuları, dinsel konular, komşu ülkeler, habercilik ve ulaşım alanlarını üzerinde bir Ay tutulması gerçekleşmişti. Tutulma anında Güneş, Ay karşıtlığına kare açı yaparak apeks noktası olan Mars, tutulma derecesine ilerleyerek şimdi burada tutulma etkilerini aktif hale getirmekte.

29 Mayıs 2017’de karşıt açıya gelecek olan bu iki gezegen, 11 Ekim 2017 günü döngünün kapanan kare konumunu alacak ve 2 Nisan 2018 günü kavuşum açısı ile bu döngünün bitişi ve yeni bir döngü içerisine girecekler.

Dilâra B. Efeoğlu

Fotoğraflarda; Türkiye kuruluş haritası üzerinde 19 Ocak Perşembe günü transfer haritası, diğerinde yine en içte ülkemiz natal haritası, orta kısımda 16 Eylül 2016 Ay tutulma anı haritası ve en dışta 19 Ocak Perşembe günü transit haritası görülmekte.