

Astroloji Eğitmeni ve Danışmanı

Yay Burcunda Dolunay, 20 Haziran 2016
Dolunay enerjisine yaklaştığımız şu günler içerisinde, mücadelesini verdiğimiz, ortaya koymaya, belirsizliğinden kurtarmaya çalıştığımız amaçlarımız ve arzularımızın ikileminde kaldığımızı hissedebilir, kutuplaşan bir duygu ve düşünce dünyası içerisine girebiliriz.
Dolunay zamanları haritalarımızda özellikle gerçekleşiyor oldukları eksenlerde, yaptıkları açılar ve yöneticilikler ile işlevsellik yaratırlar ve tutulma haritalarına benzer şekilde birbiri ile bağlantılı süreçin, birbiri ile bağlantılı olayların niteliksel durumları hakkında bilgi verici olurlar.

Hayatlarımızda gelişen hiçbir şey aslında nasıl birbirinden bağımsız değil ise, hayatımızın birer aynası gibi düşünebileceğimiz astroloji haritalarımızda, devam eden tüm gezegensel hareketler ile süregelen bir bütünü içerir.
20 Haziran Pazartesi günü (14.02) gerçekleşecek dolunay 29 derece Yay burcunda.
Dolunay sırasında gökyüzünde Merkür, Jüpiter ve retro halinde olan Satürn, Neptün büyük kare oluşturmuş durumda.
İçinde bulunduğumuz dolunay enerjisi her birimizi netlik kazanmakta zorlanan, değişkenlik taşıyan koşullar karşısında olgunluğa, gerçek ile gerçek olmayanı ayırt etmeye, ne istediğini bilir hale gelmeye davet ediyor.
Bu süreç kişisel ve toplumsal olarak düşünce, inançlar ve istekleri içeren konularda kutuplaşma enerjisinin yoğun boyutlarına varabilecek olduğu bir süreç olabilir.
Duygusal zayıflık ve yaralanmalara karşı açık hale gelebilir, kişiselleştirdiğimiz meselelerimizi savunmada zorlanma , yaşantımızda etkin olan kişi yada kişiler tarafından baskı altında tutulma benzeri etkiler ile karşılacak olabiliriz.
Dolunay’ın, ülkemiz haritasında 29 derece İkizler burcunda yerleşmiş olan Ay ile derecesel ilişkisi toplumun geneline yayılmış olarak etkisini üzerimizde hissedeceğimizi göstermekte.
Farkında olmak yol almak demektir. Yaşayacak olduğumuz bu dolunay enerjisi bize kendimiz ve çevremizde gelişen olaylara ait netleşmeye doğru giden bir görüş hali getirecektir. Dolunay sonrası 21 Haziran günü Yengeç burcuna geçecek olan Güneş, olaylara bakış açımız ve davranışlarımızda aidiyet hissinin, güvenlik ve bağlılık temalarının öne çıkacağını göstermekte.
4 Temmuz Pazartesi günü gerçekleşecek yeniay derecesi 12 derece Yengeç burcunda. Sirius sabit yıldızı ile de kavuşum derecesinde olan yeni ay derecesi bu tarihten itibaren etkisi kolektife yayılan belirginleşmiş ve hedef bulmuş yeni gelişmelerin olacağını işaret etmekte.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu
Sevginin en koşulsuz hali

Venüs Yengeç burcuna geçişi ile hisler, sezgiler ve duygular merkezli davranışların, fedakârlık, empati ve sevginin en koşulsuz halini taşıyan anlayışını ön plana çıkaracaktır.
Venüs Yengeç burcunda iken ilişkiler ve değerlere yönelik ihtiyacın ve bakış açısının odak noktasını koruma, korunma, sahiplenme ve savunma ilkeleri ile oluşturur.
17 Haziran Cuma günü Yengeç burcuna geçecek olan Venüs, bu ilkeler ile hareket etme anlayışını taşıyor olacak. Kişisel ve toplumsal olarak karşılaştığımız olaylar ve varolan gelişmelerde bu duyguları içeren enerjilerin güdüsü ile şekillenen etki ve tepkiler içerisinde olacağız.
25 günlük Yengeç burcu yolculuğu sonrası Venüs 12 Temmuz’da Aslan burcuna geçiyor olacak.
Dilâra Başar Efeoğlu
Mars, içinde bulunduğumuz ve önümüzdeki süreçte etkisini en fazla hissettirecek gezegenlerden biri olarak ;

6 Mart 2016 günü Yay burcuna geçen Mars bize, taşıdığı enerjik, etkin, mücadeleci, savaşçı enerjisinin, Yay burcunun ifadesinde olan özgürlük arayışı, fikirler, idealler, inançların eğitimsel, kültürel ve toplumsal gelişmeler üzerinde etkin olacağını ve hukuk, uluslararası ilişkiler, medya ve yayıncılık alanında yaşanacak aktiflik, mücadelesel enerjiyi anlatmaktaydı.
Her 2, 2.5 yılda bir ortalama 80 gün sürecek olan retro harekete giriyor olan Mars, Yay burcundaki yolculuğu süresinde 16 Nisan’da başlayan retrosu ile birlikte yukarıda saydığımız bu konulara ait alanlarda durağanlaşma, varolan sorunların tıkanıklık ve çözümsüzlük taşımaya başlaması, eforun geçmiş zamanlarda kalan problemlerin çözümü için sarfedilmeye yönelmesi, fikirler ve inançlarda sabitlik gösteren tutumlar, pasif yada aktif agresiflik sergileyen gerilimler ve çatışmaların varolabileceğini göstermekteydi.
Artan bir kızgınlık ve hapsedilmişlik duygusu yaşatabilecek şekilde Yay burcunda gerilemesine devam ederek Akrep burcuna geri dönüş yaptığı şu günlerde Mars’ın, Akrep burcunda iken sahip olduğu derin, gizemci, güçlü, yıkıcı olabilen etkin ve kararlı enerjisi daha içselleştirilmiş ve daha çatışmacı hale gelebilecek şekilde biz ve olaylar üzerinde etkili olacaktır.
Mars şimdilerde gökyüzünün yaralı şifacısı diye tanımladığımız bir asteroit olan Kiron ile uyumlu açı içerisindeler. Kiron en kısaca bizim kendimizde varolan, çaresini aramakta olduğumuz maddi manevi yaralarımızı, zayıflıklarımızı göstermektedir. Bu etkin enerjiyi, geçmişten gelen sorunlarımızı çözmek, sürmekte olan sonlandırılamamış problemlerimiz için harekete geçmek, kendi iç dünyamıza yönelteceğimiz etkili, yoğun ve dönüştürücü enerjimiz ile yaralarımızı sarmak, tedavi etmek, şifalandırmak için oldukça uygun enerjiler olarak değerlendirebiliriz.
1 Temmuz Cuma günü retro hareketini sonlandıran Mars içerdiği eylemsel, dürtüsel enerjisini daha aktif ve yeni gelişmelere yönelik olarak ortaya koymaya başlayacaktır.
2 Ağustos Salı günü Yay burcuna geçecek olan Mars bu burçta bulunan otoriter ve sınırlandırıcı enerjileri barındıran Satürn ile kavuşum açısına doğru gidiyor olacak.
Satürn retro hareketini sürdürmekte ve gökyüzünün kraliyet yıldızı olarak bilinen Antares sabit yıldızı ile kavuşum halinde olduğu derecelerde bulunmakta. Antares başarı ve yıkımı aynı anda vaad eden bir yıldızdır, kişi ancak hedefleri ve yaşamının niteliği arasında bir denge tuturursa yıkımdan kaçabilir (Brady). Savaş ve çatışmalara işaret eden bu yıldız ile kavuşum yapan Satürn ile yaklaşmakta olan Mars, otorite, inançlar, fikirler adına gerçekleştirilecek eyleme dönüşebilecek çatışmaları, sorunların çözümünde mücadeleci bir yol izlemeye çalışılacak oluşları göstermekte.
18 Ağustos Perşembe günü gerçekleşen bir ay tutulması var, tutulma 25 derece Kova burcunda gerçekleşiyor olacak. Tutulmanın yönetici gezegeni olan Satürn (retro hareketi sonlamış) ile kavuşum halinde olan Mars ve Antares yıldızının etkisi altında yaşanacak olan ay tutulması o güne kadar gelişen olayların netleşeceği, belirgin hale geleceği zamanlara doğru girildiğinin işeretçisi olabilir.
22 Ağustos’ta kesinleşecek Mars, Satürn kavuşumu yine Antares yıldızının etkileri altında. 10 derece Balık burcunda retroda olan Neptün ile de kare açı alacak olan bu kavuşum mücadele, rekabet ve güç sağlamak adına hayallerin, ideallerin etkenliğini işaret ederken, kolektife yayılan enerjilerin varlığınıda göstermekte.
1 Eylül Perşembe günü bir güneş tutulması yaşayacağız. Başak burcunun 9. derecesinde gerçekleşecek olan güneş tutulması derecesi ile kare açı yapacak olan Mars bazı sonlanmaların ve yeni başlangıçlara ait eylemselliğe geçişleri işaret eden gezegen konumunda.
16 Eylül Cuma günü 24 derece Balık burcunda yaşayacak olduğumuz ay tutulması derecesi ile içinde bulunduğu Yay burcunun 23. derecesinden stress içeren etkiler barındıran açı kalıbı oluşturan Mars, daha uzlaşmacı, daha barışçıl biçimde enerjilerin çıkış yada dışa vurum noktası olarak görev alan gezegeni olacak.
27 Eylül Salı günü Mars Yay burcundan çıkıp Oğlak burcuna geçiş yapacak.
Gezegen hareketi günler olarak tekrar ettiğimizde; 2, 2.5 yılda bir ortalama 80 günlük retro harekete giren Mars, 16 Nisan’dan bu yana Yay burcunda başlamış olduğu retro hareketini, 27 Mayıs’da gerilemiş olduğu Akrep burcunda sürdürüyor. Mars içinde bulunduğu Akrep burcunun 23. derecesine kadar gerileyecek ve 1 Temmuz günü Mars’ın retro hareketi sonlanmış olacak. Tekrar ileri hareketine başlayan Mars’ın Akrep burcunda devam eden yolculuğu, 2 Ağustos günü Yay burcuna geçişi ile sürecek ve Mars 27 Eylül günü Oğlak burcuna geçinceye değin bu burçta kalacak.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

13 Haziran Merkür İkizler Burcunda
Merkür İkizler Burcuna geçişi ile Haziran ayı boyunca gökyüzünde etkin konumunda olacak.
Önümüzdeki süreç içerisinde 13 Haziran Pazartesi günü, Merkür’ün Boğa burcundan çıkıp yöneticisi olduğu İkizler burcuna geçişi temsil ettiği iletişimsel, akılsal, algısal ve zihinsel temaları öne çıkaracaktır.
Mantıksal düşünce ve rasyonel kararlara eğilim, yazılı-sözlü bilgi transferi ve etkinleşen ticaret hayatı Merkür’ün İkizler burcunda iken taşıdığı enerjiler olacaktır. Hayatımızda Merkür yönetimine ait bu konularda hızlanma, aktifleşme yaşayacak olabiliriz. Yeni ve farklı konulara ilgi duyma, öğrenme ve iletişimsel yeni girişimlere açık olacağız.
Fakat bu konuların hayatımızda ne kadar güçlü, kolay ve doğru bir şekilde gelişecek oluşu Merkür’ün yaptığı açılar ile şekillenecektir.
16 Haziran itibari ile Satürn ile karşıtlığa giren Merkür, 17 Haziran’dan itibaren de Jüpiter, Satürn ve Neptün ile birlikte gökyüzünde büyük kare konumunda olacaklar.
Bu durumun taşıdığı değişken, belirsiz ve stress içeren enerjiler hayatımızda etken olacaktır.
Ticaret alanında sınırlanma, daralma, kayıp etkisi getirebilecek olan bu gezegensel konum, özellikle genç nüfus üzerinde iletişimsel, fikirsel baskılanma ve getireceği çatışmalar ile karşı karşıya kalınabileceğini göstermekte.
Merkür İkizler burcuna geçişi ile birlikte, Jüpiter ve Satürn’ün dispozitör gezegeni olarak burada etkisini sorunlara akılcı, pratik, rasyonel ve çözümsel sonuçlar arama yönünde oluşu ile gösterecektir.
20 Haziran Pazartesi günü, Güneş (İkizler) ve Ay’ın (Yay) içinde bulundukları burcun 29. derecesinde bir dolunay yaşayacağız. 5 Haziran günü oluşan yeni ay ile birlikte koşulların belirsizliği ve değişkenliği etkisini sürdüren süreç özellikle 20 hazirana doğru artan bir gerginliği göstermekte.
Merkür 30 Haziran gününe kadar İkizler burcunda kalacak. 28, 29, 30 Haziran günlerini ticari, eğitimsel, iletişimsel işlerimizle ilgili girişimlerimiz için kullanacak olmamız çok daha uygun görülmekte.
Tedbirli ve sabırlı davranmaya devam edebilmek, belirsizlik içeren şartlara karşı daha dikkatli ve akıllıca bakış açısı geliştirebilmek, içinde bulunduğumuz dönem bize fayda getirici olacaktır.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu
2 Haziran Perşembe
Güneş Neptün kare açısı

Sınırsızlık ve koşulsuzluk ihtiyacı ile hareket etmek isteyeceğimiz, isteklerimizde duygusal yoğunlukların ön plana çıktığı, kararsızlık ve kırılgan olmanın en uç noktalarında olabileceğimiz enerjiler içerisindeyiz. Kendimizi ortaya koyma, kendi ışığımız ile parlama amacı taşırken bir yandan kaçma, salma, herşeyi oluruna bırakma duygusu taşıyor olabiliriz. 5 Haziran Pazar günü gerçekleşecek yeni ay dereceside bu etkileri barındırıyor olacak. Yeni ay’ın taşıdığı değişken ve gerilimli enerjileri diğer yazımdan okuyabilirsiniz. Yeni ay’ a doğru yaklaşmakta olduğumuz bu süreçte gerçeklerden kaçma durumu hali yaşamadan, aldanmalar, dağılmalar içine girmeden, gökyüzünün verdiği bu etkileri, kendi hayal gücü zenginliğimizi keşfetmek ve yapıcı bir şekilde ortaya koyacak çalışmalar içerisinde olmak şeklinde kullanabiliriz. Güneş Neptün kare açısı ruhsal ve ilham alınarak yapılan her türlü sanatsal ve yaratıcılık alanında oldukça geliştirici etkiler taşımaktadır. Sevme ve sevilme ihtiyacını çoğaltan etkiler ile bu duygunun getirdiği pozitif yönü ilişkilerimize ve kendimize yansıtabiliriz.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…
Dilâra Başar Efeoğlu
https://dilarabasarefeoglu.com/…/5-haziran-pazar-ikizler-b…/
” Kimsin” diye sordum. “Ben yolu gösteren yüce zihinim. Tek
tanrı olan Aton’un aklıyım. Seninle her yerde ve her zaman
birlikteyim. İsteklerinden haberim var. Sorularını açıkça
bildirirsen yanıtlarını alacaksın” dedi ”
“Beni Aton’un bilgisiyle donat ve hakikati göster” diye
yalvardım. Bir anda görüntüm değişti ve nurlu bir aşk
bağıyla bütünleşmiş sonsuzluk belirdi.
Hermetica
Aton: Tanrı (Antik Mısır)

HERMES (MERKÜR)
Adını Roma mitolojisinden alan ve Güneş sisteminde, Güneş’e en yakın hareket eden gezegen olan Merkür, Yunan Mitolojisine göre “Hermes Trimegustus” olarak adlandırılır. Hermes Trimegustus Yunan dilinde “Üç kere kutsanmış Hermes” anlamına gelmektedir.
Antik Yunan Mitolojisinde Hermes’in M.Ö. 1100 dolaylarında yaşamış olduğundan bahsedilir. Yunan Mitolojisine göre Hermes (Merkür), Tanrı Zeus ve Maia’nın oğludur. Zeus “Tanrıların ve İnsanların Babası ” diye adlandırılan Yunan mitolojisinin en güçlü ve en önemli tanrılarından biridir. Zeus adı Roma mitolojisinde Jüpiter olarak geçer.
Üstün nitelikler ile doğan Hermes, efsaneye göre daha bir günlükken ayağa kalkar, kaplumbağ kabuğundan yaptığı lir ile Tanrı Zeus ve müziğin, sanatın, tıbbın, ışığın ve kehanetin Tanrısı Apollon’u büyüler. Mitolojik efsaneye göre Tanrı Apollon tarafından Hermes’e verildiği söylenen, bugün tıbbın evrensel sembolü olarak kullanılan, ölüm-yaşam, sonsuzluk ,bilgelik ve 4 temel elementi ifade eden “Caduceus” (Kadüse) adı verilen asâsı ile bilinen ve rüzgarların tanrısı olarakta adlandırılan Hermes, Tanrıların elçisi olma ünvanıyla yer altı ve yer üstü arasında habercilik yapar, ölülerin ruhlarını yeraltına götürür, onlara kılavuzluk yapma görevini alır, yeryüzünde yolunu şaşıran yolculara rehberlik eder.
Benzer şekilde Antik Roma’da Hermes, “Mercure Trismegistus” olarak anılmıştır. Yazının yanı sıra, müzik, astroloji, ölçü ve tartıların keşfi de ona dayandırılmıştır. Hermes mitolojistlerce eril öğenin temsilcisi olarak kabul edilir.
Astrolojide rasyonel aklın sembolü olan Merkür, Yunan mitolojisinden Hermes adını alan efsanevi şahsiyet, Eski Mısır tarihi, Musevilik ve İslamiyet dinlerinde de kendini gösterir. Bazı kaynaklara göre yaklaşık M.Ö 3000 yıllarında Eski Mısır inançlarında “Thoth” olarak yer alan kişidir.
Eski Mısır kadim bilgilerine göre Mısırda yaşamış olan bilgelik Tanrısı Thoth, bazı düşünürlere göre ise islami kaynaklarda I. Kenan ya da Sirus olarakta adı geçen İdris peygamber olduğu kanaati varolmaktadır.
Platon’un bazı eserlerinde aritmetiğin, cebirin, geometrinin, yazının ve başka ilimlerin kurucusu olarak bir Mısır ilahî kişisi olan “Theuth”tan bahsettiği görülürki bu durum tarihçilerce Antik Yunan öğretilerinin Eski Mısır kökenli olduğuna bir kanıt olarak yorumlanır.
Eski Mısırlılara ait kaynaklarda “Thoth”, “Tahuti”, “Thech”, “Tat” gibi isimlendirilen kelime “Mürşid” veya “Öğretmen” anlamlarına gelmekteydi. Mısırlıların bu ismi “Aa Aa Tehuti” şeklinde telaffuz ettikleri söylenir ki buradaki “Aa Aa”; “Üç kere büyük” anlamına gelir.
Antik Mısır mitolojisinde Thoth, tanrı Osiris’in katibi olarak bilinir. Osiris, ölümlerden ve insanlığın geleceğinden sorumlu Nil Deltası’nın tanrısıdır. Osiris, öte âlemin, ölüm ötesinin, yargılamanın ve yeniden doğuşun tanrısıdır.
Thoth, yazının ve yazıya dayalı bütün bilim ve sanatların mucidi olarak kabul edilir. Bu bilim ve sanatlar, simya, tıp, astroloji ve kehanet gibi mabetlerde icra edilen bilim ve sanatlardır. Tanrı Thoth, zamanla ilahlık basamaklarında ilerlemiş ve mitolojiye göre dünya onun sesinden yaratılmıştır. Çünkü Thoth ses ve sözün etkileme gücüne sahiptir.
Musevilikte, Tevrat’ta ise Yared’in oğlu Hanok olarak bilinir. İbrani inançlarında Hermes ile özdeşleştirilen Enoch (Enoş) sözcüklerinin birleşmesinden meydana gelir ve hem aydınlatıcı hem öğretici hem de insanoğlu anlamını taşır.
Hermetizm Arap-İslam kaynaklarında yaygın olarak “hikmet üçgeni” olarak bilinir. Hermes İslamiyet’te İdris Peygamber olarak kendini gösterir. İnanışa göre Hz. Adem ile Hz. Nuh arasında yaşamış ve söylenceye göre ölmemiş sonsuza değin Tanrı ile beraber yaşayabilmesi için yüksek bir makama alınmıştır, yüce bir makama yükseltilmesi ve çıktığı yerin Güneş Feleği olması Hermes’in evrensel kimliğindeki ortak noktalardan biridir. İdris peygamber; dikiş dikmeyi, terziliği, yazıyı, astrolojiyi, sanatı, tıp ve simya’yı öğreten ilk kişi olarak kabul görür.
Hermes’in varlığı, kimliği, kim olduğu konusundaki başka bir kuram daha bulunmaktadır. Bu kurama göre aslında Hermes diye tek bir kişi yoktur. Hermes bir kişiden, varlıktan yani bir ad olmaktan çok bir sıfattır. Sırlı bilimlerde yetkinleşmiş, otorite olabilmiş kişilere verilen ortak bir unvandır. Öyle ki Eski Mısır tarihi boyunca hermetik kurumların önderi olan birçok kişinin hep “Hermes” adı ile anıldığı söylenegelmiştir. Eski Mısır’da Hermes’in ardından kurulmuş olan öğreti sistemine Hermetizm denildiği gibi daha sonraki devirlerde benzer öğretilerin verildiği benzer amaç ve yolların izlendiği tüm ezoterik nitelikteki ekollerin çalışma sistemlerine de aynı isim verilmiştir.
Dilâra Başar Efeoğlu
Faydalanılan kaynaklar;
http://www.historicalsense.com/Archive/Hermetizm.htm
http://www.hermetics.org/hermetik.html
5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay
Büyüdükçe büyüyen amaçlar, duygular, arzular, hayaller, tutkular, umutlar, istekler ve tüm bunları küçülttükçe küçülten korkular, engeller, sınırlar, sorumluluklar ile baş başa kalmış olduğumuz bir dönem içerisindeyiz.

5 Haziran Pazar günü İkizler Burcunun 14. derecesinde (05.59) gerçekleşecek olan yeni ay derecesi Venüs ile kavuşum yaparken, Jüpiter, Satürn ve Neptün ile de gerilim ve stress ortamını işaret eden büyük kare oluşturmuş durumda.
Zorlu enerjilerin hakim olduğu yeni ay, değişimlere açık, kararsızlık gösteren, stabilize edilemeyen koşulların içerisinde bulunacağımızı göstermekte.
Yeni ay birliktelikler üzerinde bitiş ve başlangıçlara açık olunan enerjiler taşımakta.
Genel olarak ilişkilerde değişen şartların getirdiği belirsizlik, tutarsızlık, pasifize edilmişlik konumunda kalma, abartılmış hayaller ve hayalkırıklıkları, gizli ilişkiler, gizli anlaşmaların varolabileceği bir süreç içinde olacağız.
Kişisel olarak maddi ve manevi güven, huzur arayışında olduğumuz bugünler bize beklediğimiz istikrarı sağlayacak gibi görülmemekte. 20 Haziran Pazartesi günü oluşacak dolunaya kadar değişen durumlara karşı hazır olmak, tutarsızlık içerisine girmekten kaçınmak ve çözüm üretmek adına acele verilmiş karar ve tavırlar içerisine girmemek gerekmekte.
Yeni ay derecesi ülkemiz haritasının 12. evi üzerinde. Gizli yürütülen eylemler, anlaşmalar, aleyhe örgütlenmeler ve kontrol dışı gelişecek durumların ülkemizide etkileyeceği görülmekte. Uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek olumsuzluk ve hayalkırıklığı yaratabilecek durumlar ile ekonomik alanda inişli çıkışlı durumlara karşı dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.
Dilâra Başar Efeoğlu
27 Mayıs Cuma günü Akrep burcuna geri dönecek olan Mars, Balık burcunda Kiron ile de uyumlu açı yapıyor.

Mars’ın Akrep burcunda olduğu süreçi geçmişte kalmış ama geçmişte bırakılamamış yaralarımızın, hayal kırıklıklarımızın karşımıza çıkışı ve onlarla kendi aramızda oluşan yeniden bir hesaplaşmaya girme dönemi olarak yaşayacak olabiliriz.
Çözüme ulaşmadan bırakılmış ya da çözülemeden içselleştirmiş olduğumuz sorunlarımızın tekrar gündemimize gelmesi ve bu sorunların çözümü yönünde gönüllü olarak aktif tutum ve davranış sergileme içerisine girecek olma olasılığımız yüksek.
Gökyüzünde Mars ve Balık burcundaki Kiron uyumlu açı içerisinde.
Güçlü, sağlam ve kararlı bir duruş sergileyebilecek olduğumuz bu süreç; yıkıcı olmak yerine yapıcı olmaya yönelmek, acele verilmiş kararlardan uzak durmak, durumlara karşı kinci ve intikamcı tavırlar almaktan özellikle kaçınmak ile süregelen sorunlarımızı çözüme ulaştırabilmek için oldukça uygun zamanlar olabilir. Artan kabulleniş enerjisinin etkisini soğukkanlılığımızı korumak avantajına çevirebiliriz.
Yay burcunda retro hareketinde olan Mars, 27 Mayıs Cuma günü ( 16.51) Akrep burcuna geri dönüş yapmış olacak. Mars’ın yine bu burçta sürdürdüğü retro hareketi 1 Temmuz Cuma günü düz hareketine başlamasıyla sona erecek.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu
Güneş, İkizler Burcunda
Doğal bir iletişim yetisi içeren, hız, zihin, öğrenme, bilme, deneyimleme, bağlantı kurma, bilgi yayma, değişen şartlara uyma becerisi ve yüksek algı kapasitesini temsil eden ikizler Burcu evrendeki dualiteyi sembolize eder. Maddesel dünya ile ruhsal gerçekliğin yansımasının halidir.

Güneşin İkizler burcuna geçişi ile birlikte, iletişimsel temalarda öne çıkan vurgu, bilgi alışverişinde artış ve çok yönlülük, hız kazanan yaşamsal enerji ve akış, akıl ve mantık duyarlılığı ile hayata bakmak temalarının öne çıktığı bir dönem içerisinde olacağız.
Güneş ikizler burcundaki bir aylık yolculuğu içinde Mars, Jüpiter, Satürn ve Neptün ile sert açılar yapıyor olacak. Gökyüzünde oluşan bu sert açılar her birimizin hayatında başka başka alanlarında kendini gösterecek şekilde ortaya çıkan, belirsizlik içeren, değişkenlik gösteren durumlar, gergin ve baskıcı tutumlar, geçmişten kalma süregelen sorunlar ile karşılaşmalar şeklinde olabilir.
Güneş İkizler Burcunda iken doğan kişiler için (21 Mayıs-21 Haziran), bu dönem kendi bireyselliklerini, amaç ve yön duygularını çok güçlü hissedecekleri, yeni kararlar alabilecekleri bir süreç olacaktır. Kendileri için büyük önem taşıyan beklentilerin, isteklerin ön plana çıkacağı bu dönem hayatlarına değişimler getirecek enerjiler barındırmakta.
Güneş bu burçta iken bir dolunay ve bir yeniay yaşayacağız. 22 Mayıs Yay burcunda gerçekleşecek olan dolunay yazıma şu linkten ulaşabilirsiniz. https://dilarabasarefeoglu.com/2016/05/11/22-mayis-ikizler-yay-ekseninde-dolunay/
Güneş ikizler burcundaki yolculuğu süresince Jüpiter, Satürn ve Neptün ile sert açılar yapmakta.
Özellikle; 21 Mayıs-15 Haziran, 24 Ağustos-17 Eylül, 23 Kasım-16 Aralık, 20 Şubat-15 Mart arası doğmuş olan kişiler;
kendi içlerinde ve karşılaştıkları olaylarda istek ve sorumlulukları arasında kalmışlık içinde olabilir, yaşamsal enerjilerinde bir nevi bastırılma, kısıtlanma içerisinde olduklarını hissedebilir, kendilerine olan güvenlerinin kırılması, niyetlerini ortaya koymak adına duyulan korku ve kendilerini ifade etmede sınırlandırılma duygusu içerisinde olabilirler.
Yine bu dönemlerde doğmuş olan kişiler, hayatlarındaki otorite konumundaki kişiler tarafından engellenme, üzerlerine aldıkları görev ve sorumluluğun fazlalığı, sorumluluklardan kaçmak, tamamen kendi isteklerine yönelmek ya da kendini istek ve bireyselliğini yok saymak çelişkileri içerisinde olabileceklerdir. Kişiler yaşadıkları bu ikilemlerin sonucunda hayal kırıklıkları, değişken fikirler, dağılma, vazgeçme, yada yanlış kararlar verme ve bu kararların zararı, pişmanlığı ile karşılaşma durumunda kalabilirler.
Aklın ve mantığın ön plana çıktığı bir düşünce tarzı ile sorumluluklar ve gelecek planlarının içerisinde orta bir yol bulmaya yönelmek, şartların değişkenliğini gözlemlemek ve hızlı karar vermekten uzak durarak kendilerini ortaya koymayı başarmak yaşayabilecek oldukları ikilimlerin çözümü olabilecektir.
Venüs İkizler burcunda yolculuğu sırasında Güneş ile kavuşum derecelerinde hareket ediyor olacak. Bu durum bireysel olarak sevgi, aşk ve ilişkilerin bu dönemde doğmuş kişilerin hayatlarında önemli bir rol alacağını işaret etmekte.
5 Haziran 2016 Pazar günü İkizler Burcunun 14. derecesinde bir yeni ay gerçekleşiyor. Yeni ay derecesi Jüpiter, Satürn, Neptün dereceleri ile gökyüzünde büyük kare açı kalıbı oluşturmuş durumda olacak. Gerilim ve baskı içeren enerjileri ifade eden bu durum kişilerin değişime açık olmaları ve esnek davranma, esnek düşünebilme kabiliyetlerini arttırmaları ile çözüme ulaşabilir. Sonlanmalar ve yeni başlangıçlar, değişen durumlar getirebilecek olan yeni ay derecesi Venüs ile de kavuşum halinde olacak.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…
Sevgilerimle
Dilâra Başar Efeoğlu