Aşk’ın gezegeni Venüs Balık Burcunda

Venüs Balık Burcunda

Aşk’ın, güzelliğin, sanatın, barışın, ahengin, yaratıcılığın vücut aldığı gezegen Venüs, 12 Mart – 5 Nisan günleri arasında Balık burcunda yolculuk yapıyor olacak.

kozmos

Aşk, sevgi, merhamet, fedakarlık, birlik ve bütün olma duygularımızın ön plana çıkacak olduğu bu günlerde; aşk’ın, sevgi’nin koşulsuzluğunu, fedakarlık ve merhamet duygularımızın sınırsızlık ve sonsuzluğa ulaşma arzusunun sesini çok daha üst oktavdan duymaya başlıyor olacak ve evrensele, bütüne karşı duyulan ilahi aşk’ı arayışımız yolumuzda duygusal adımlar atıyor olacağız.

Venüs Balık burcunda iken Neptün ile de kavuşum yapıyor olacak, özellikle 17 – 26 Mart arası günlerde ilişkilerimizde daha fedakar ve özverili olabilir, derin ve hassas bir duygusallık içine girebiliriz. Birliktelikleri ya da kişileri idealize etme, platonik bağlar geliştirme, olaylar üzerindeki mantıksal kontrol ve etki mekanizmamızı tamamen dışarda bırakma gibi belirsizliklere düşmemeye dikkat ediyor olmamızda fayda var.

Bu zaman içerisinde zenginleşen hayal gücü, artan ilham ve sezgiler, sanat anlayışının ve yaratıcılığının çok daha fazla ön plana çıkmasına da olanak verecektir.

Dilâra Başar Efeoğlu

Kiron,Yaralı Şifacı

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belkide farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Astrolojide mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron; şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek ve onun şifa bulmasını sağlayacak dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştireceği bir yarayı temsil etmektedir.

 

dc98c384d814e820bee2de4397a5cdda (1)
Balık burcunda Güneş ile Kiron kavuşumu yaşadığımız şu günler, önce yaralarımızı kabul etmek ile onları dönüştürebilecek olacağımızı işaret etmekte.
Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri)Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bir öğretmen, bir şifacı ve müzisyen olmayı öğrenir.
Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla ancak ölümcül biçimde zehirli oku Kiron’un at bacağına atar. Aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcayan Kiron bir türlü yarasını iyileştirmeyi beceremez. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar yaşamaktadır. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.
Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.
Dilâra Başar Efeoğlu

Balık burcunda Güneş, Başak burcunda Jüpiter karşıtlığı

83c7fadd45c0a5a6f561a47907e7bd87

 

Duygusallığın, merhametin, özverinin, yüksek hayal gücü ve fedakarlık hislerinin öne çıkmış olabileceği benliklerimizde, bu prensipleri realize etme ve realize ettiğimiz bu prensiplere hizmet etme amacı geliştirecek olabiliriz. Büyütmeyi, genişletmeyi amaçladığımız bu anlayışımızın yaratmış olduğu duygusal gerilim ile olaylara geniş perspektiften bakmaktan uzaklaşıyor olabilir, dogmatik fikir ve inançlara saplı kalabilir, dar ve eski düşünce kalıpları ile tavırlar alıyor olabiliriz. Balık burcunda olan Güneş ile Başak burcundaki Jüpiter karşıtlığının apeksinde kalan Satürn Yay burcunda. Oluşturmuş oldukları T-kare açı kalıbı niteliksel olarak bize değişimi, hizmeti, başkalarına faydalı olma çabasını ifade etmekte. Kendini yok sayma anlayışına düşmeden, olaylara geniş ve derin açıdan bakarak görüş bildirmek ve bu yönde tavır almak daha doğru kararlar almamızı sağlayabilir.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…
Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş Tutulması, Saros Döngüleri

Güneş Tutulması, Saros Döngüleri
Sümerler gök cisimlerini yakından inceleyen ilk medeniyettir, ancak onların buluşlarıyla ilgili bilgilerin çoğu Babilliler’in yazılı belgelerinden elde edilmiştir. Babillilerin gök cisimlerinin hareketlerini izleyip kil tabletlere yazdığı astronomi alanındaki “Enuma Anu Enlil” adlı tablet serisi Ay ve Güneş’in hareketlerini, hava durumunu, gezegen ve yıldızlar arasındaki ilişkileri Ay ve Güneş tutulmasının nerelerde gözleneceği anlatan bilgiler içermektedir.

Asa Smith, 1855, Eclipses, Smith's Illustrated Astronomy
Asa Smith, 1855, Eclipses, Smith’s Illustrated Astronomy

M.Ö. 747 yıllarında Babilliler tutulmaların ne zamanlarda gerçekleşeceklerini belirleyebiliyorlardı. Thales, astronomi alanında yaptığı çalışmaları ile Babil ve Mısır’ın kadim bilgilerinden faydalanarak M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde güneşin tam tutulacağı günü hesaplamıştır. Bu hesap İyonyalılar ve Lidyalılar arasında gerçekleşen savaşın sona ermesini sağlamıştır. Savaş esnasında yaşanan Güneş Tutulması ile gündüz vakti kararan havanın Tanrısal bir işaret olduğunu düşünen taraflar savaşmaya son vermiş barış (anlaşma) yoluna gitmişlerdir.
Thales, İyonya doğmuş, Babil ve Mısır’da eğitimler almış. Astronomi, matematik, fizik ve felsefe alanında yaptığı çalışmalar ile kuramlar geliştirmiş bir bilgin ve filozoftur. Thales, birçok kişi tarafından felsefe ve bilimin kurucusu olarak düşünülmektedir. MÖ 7. ve 6. yüzyıllara damgasını vurmuş yedi yunan filozofunun ilkidir.
Thales tarihe, ortak bir görüşe göre, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihindeki Güneş Tutulmasını ilk öngören kişi olarak geçmiştir.
Ay Güneş’ten yaklaşık 400 kere daha küçük fakat bize Güneş’ten 400 kere daha yakın olduğu için gökyüzünde ikisi de aynı büyüklükte gözükürler. Güneş Tutulması, Ay’ın Güneş ile Dünya arasına girmesi ve bazı özel koşulların sağlanması neticesinde meydana gelir. Tutulmanın olabilmesi için, Ay’ın Yeniay safhasında olması ve Dünya etrafındaki yörüngesinin düzlemi ile Dünya’nın Güneş etrafındaki yörünge düzleminin arakesit noktaları doğrultusunun Güneş’in merkezinden geçmesi gerekir. Diğer bir deyişle Güneş, Ay ve Dünya aynı doğrultuda olmalıdır. Ay’ın yörünge düzlemi Dünya’nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Güneş tutulması meydana gelebilirdi. Fakat Ay’ın yörünge düzlemi ile Dünya’nınki arasında yaklaşık 5° 9′ lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ay’ın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Güneş tutulması oluşmaz. Bir yılda en az iki, en çok beş Güneş tutulması meydana gelebilir.
Tutulma zamanlarını bilebilen Babilliler tutulmaların bir seri halinde meydana geldiğini saptamışlardı. Bu serilere daha sonra M.S 10. Y.Y Yunanlı Suidas tarafından “kendisini tekrarlayan” anlamına gelen Saros döngüleri adı verildi.
Saros Döngüsü adı verilen her bir tutulma serisinin bağlı olduğu bir periyot vardır. Her seri kuzey veya güney kutbunda önce ince parçalı bir tutulma ile başlar Ay Düğümleri aksına gitikçe yaklaşmaya başlayarak öncesinde parçalı tutulma ve sonrasında tam tutulma ile Ay Düğümleri denilen aslında gökyüzünde fiziksel olarak varolmayan Ay’ın yörüngesinin ekliptiği kestiği noktalar ile kavuşum haline gelir. Daha sonra Ay Düğümlerinden uzaklaşmaya başlayarak parçalı tutulma ve ince parçalı tutulmaya kadar devam eden seri, başlamış olduğu kutbun karşı kutbunda son bulur. İnce parçalı bir tutulma ile başlayan bir Saros döngüsü serisi 1300 yıl sonra yine ince parçalı bir tutulma ile sona erer.
Her Saros Döngüsü 18 yıl, 11 gün, 8 saat süren bir döngüdür. Bir tutulma, 18 yıl, 11 gün, 8 saat sonra Saros Periyodu ile tekrar eder. Bir natal harita üzerinde baktığımızda her 18 yıl, 11 gün, 8 saat sonra bir aynı tutulma yaklaşık 10 derecelik bir farkla aynı burçta gerçekleşir, haritada bu noktada bulunan varsa gezegen ve ev yerleşiminin, hayatımız üzerinde benzer etki yaratan biçimde ve şekillendirici değişim, dönüşüm enerjilerini taşıyan anlamıyla yorumlanması gerekir.

 
Dilâra Başar Efeoğlu

kaynaklar;  http://www.tug.tubitak.gov.tr/
http://www.onurcoban.com/2011/07/felsefeye-bir-baks-3bolum-doga.html
http://www.biyografi.info/kisi/thales
Dr. İmad Ahmed, Maryland Üniversitesi
Astrolojide Öngörü Yöntemleri / Öner DÖŞER

Merkür Balık Burcu’nda

Akılcılığın yerini sezgilerin ve duyguların aldığı zihinsel bir yapı…

Öèôðîâàÿ ðåïðîäóêöèÿ íàõîäèòñÿ â èíòåðíåò-ìóçåå Gallerix.ru
Dosso Dossi 1490 – 1542 Mercury and Virtue (detail)

Aklın, iletişim ve rasyonel zekanın temsilci gezegeni olan Merkür, 5 Mart Cumartesi günü Kova burcundan Balık burcuna geçiyor olacak. Merkür, Balık burcunda iken temel prensiplerinden uzaklaşmış, astrolojik olarak zararda dediğimiz şekilde çalışır.

Akılcılığın yerini sezgilerin ve duyguların aldığı zihinsel bir yapı getirir. Alacağımız kararlarda aklımızdan, mantığımızdan çok duygularımızın, hislerimizin sesini dinliyor olabilir, kararsızlık yada çabuk değişen kararlar ve yön değiştiren düşünceler içerisine girebiliriz. Geniş hayal gücü ve derin duygusallığın etkili olacağı bir iletişim biçiminin hayatlarımızda aktif rol alacağını söyleyebiliriz. Merkür, gökyüzünde Güneş’e göre baktığımızda astrolojik olarak zayıf olarak yorumladığımız bir konumda. Bunu dikkate alarak bu zaman aralığında dalgınlıklara, unutkanlıklara ve yanılmalara, aldanmalara karşı özellikle dikkat etmemizin gerekli olacağını söyleyebiliriz.
11 mart cuma günü sonrasına kadar, Merkür Mars ile gerilimli açı yapıyor olacaklar, bu süre içerisinde kırıcı , sert , baskı ve öfke içerebilecek bir iletişim tarzında olma yada bu tarz davranış biçimleri ile karşılaşma olasılığımızın fazla olduğunu bilerek daha kontrollü ve dengelenmiş bir duygusallık ile olaylara daha gerçekçi yaklaşmamız faydamıza olacaktır.
Dilâra Başar Efeoğlu

Mars, Yay burcunda

Mars, Yay burcunda
İlkelerin, fikir ve inançların öne çıkartılmış olduğu bir hayat anlayışı,
En genel anlamda hayatta kalma güdüsünün temel prensibini, kişinin varlığını ortaya koyma niteliğini ifade eden gezegen Mars, irade, cesaret, mücadele, eylem ve fiziksel enerjinin temsilcisidir.
6 Mart Pazar günü Mars kendi doğasına çok uygun bir ateş elementi burç olan Yay burcuna geçiş yapıyor olacak.

kozmos1
Mars’ın ilkelerin, fikir ve inançların öne çıkartılmış olduğu bir hayat anlayışını ifade eden Yay burcuna geçişiyle birlikte; artan özgürlük ihtiyacı, aktif, dışa dönük, kendini dolaysız ifade ediş şekli ile beliren davranış biçimleri hayatımızda etkin olacaktır.
Fiziksel ve içsel enerjinin artışı ile öne çıkan, cesur ve atılgan tavırlar içine girebilir, inançlarımız, fikirlerimiz ve kendi erdem anlayışımız doğrultusunda atak hareketler alıyor olabileceğiz. Ülkemiz açısından baktığımızda, uluslararası ilişkiler, hukuksal ve eğitimsel konular, kamusal çalışma alanları ve çalışanları , güvenlik güçleri ve teşkilatları ile ilgili konularla ilişkili olacağını söyleyebiliriz. Mars’ın bu burçta iken yapacak olduğu gerilimli açılar, sert, tartışma, çatışma içeren olaylara yol açabilir.
16 Nisan Cumartesi- 1 Temmuz Cuma, Mars Retrosu
6 Mart’da Yay burcuna geçiş yapan Mars yine bu burçta 16 Nisan Cumartesi 76 gün sürecek olan retro hareketine başlayacak. 27 Mayıs-1 Temmuz arasında Akrep burcuna dönüş yapan Mars, 1 Temmuz Cuma günü düz hareketine başlayacak. 3 Ağustos Çarşamba günü tekrar Yay burcunda hareketine başlayan Mars 27 Eylül Salı günü Oğlak burcuna geçiyor olacak.
Mars’ın retroya girdiği tarihler aralığında ise uluslararası konular, hukuksal ve eğitimsel alanlar ilgili yanlış anlamalar, anlaşılmalar ile ilgili sorunlar, inaçsal ve fikirsel agresif ve dar bakış açısı ile yaklaşımlar ve fiziksel enerjinin düşüklük gösterebileceğinden enerji gerektiren işlerde (örneğin sportif faliyetler) daha fazla dikkat göstermemiz faydamıza olabilir.
Dilâra Başar Efeoğlu

 

Güneş Neptün Kavuşumu

Güneş Neptün Kavuşumu

Bireyselliğin kayboluşu, bütünün içinde yok olma arzusu

kozmos

Güneş’in Balık burcuna girmesiyle etkili olmaya başlayan Güneş Neptün kavuşumu 28 şubat Pazar günü kesinleşiyor ve 9 Mart sonrasına kadar etkin olmaya devam edecek. 9 Martta gerçekleşecek Güneş tutulması bu kavuşumunda etkilerini taşıyor olacak.
Yüceltilmiş hayaller, kişinin kendisini ya da diğer bir kişiyi idealize ediyor oluşu, idealize edilmiş kişilere ya da amaçlara adanma güdüsü, bireyselliğin kayboluşu, bütünün içinde yok olma isteği, fedakarlık ve şefkat duyguları içeren bir benlik ve bize bu enerjileri taşıyan kadersel gelişen olaylar ile karşılaşacağımız zamanlar Güneş Neptün kavuşumları. Kopmalar, ani değişiklikler, sıra dışı olaylar ve davranışlar ile karşılaşmak mümkün. İçimizde gelişen bu yüksek oktavlı duygulardan ilham alarak hareket ettiğimizde ruhumuzun bambaşka bir yönü ile tanışacak olabiliriz. Hiç sorgusuz iyi kalplilik ve değerler ile adlandıracağımız amaçlarımızda gerçeklerden kopma sınırını aşmamak gerekliliği benliğin alacağı ders olabilir.

Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….

Mart ay’ı gezegensel hareketleri

 

f5d898e7369f88e13e6014e449f6de11

Önümüzdeki dönem gezegensel hareketler olarak astrolojik açıdan gökyüzüne baktığımızda;
9 Mart’da Balık burcunda gerçekleşecek Güneş Tutulması;
Duygusal, ruhsal ve inançlar üzerinde etkili olacak olayların enerjilerini barındıran bir dönem içerisinde olacağımızı göstermekte. Gerek kişisel gerek toplumsal olarak, duygusal yoğunluklar, kontrolümüz dışı gelişen ve kontrol etmekte zorlandığımız olaylar ve zihinsel karışıklıklar, kısıtlanmalar içerisinde kalacak olabiliriz. Fedakarlık, yardım etme, faydalı olma ve bütüne hizmet etme anlayışımız yoğunlaşabilir hatta kendimizi bu tür olaylar içerisine bir nevi çekilmiş halde bulacak olabiliriz. Yeni başlangıçları da işaret eden tutulma yaşantımızda yeni alınacak sorumluluklarında işaretçisi olarak görülmekte.

23 Mart’ da gerçekleşecek parçalı Ay Tutulması;
23 Mart’ da gerçekleşecek parçalı Ay Tutulması Terazi burcunda, ikili ilişkiler, anlaşmalar, evlilikler niteliğindeki beraberliklerin içerdiği konular ve duygular üzerinde etkili olacak olan Ay Tutulması bahsettiğimiz konularda ani değişecek durumlar olabileceğini gösteriyor. Bu süreçte ilişkileri yeni bir yere vardıracak kararların alınma ihtiyacının belireceğini söyleyebiliriz.

26 Mart Satürn retroya giriyor;
24 mart günü yavaşlamaya başlayacak Satürn 26 Mart’da retroya giriyor. Retroya giren gezegenler kendi doğalarını doğru bir şekilde yansıtmaktan uzaklaşmış, içe dönmüş, uyumsuzluk sergileyen olayları ifade ediyor olurlar.
26 Mart – 14 Ağustos arasındaki günler arasında retroda kalacak olan Satürn, bu tarihler arasında kişisel haritalarımızda transfer Satürn’ün hareket ettiği hayat alanlarımızda etkisini gösterecek şekilde, artan sorumlulukları, önemli kısıtlanma, daralmalar ve sorunlu durumlar ile karşılaşmaları gösterir . Yay burcundaki Satürn eğitim, öğretim, inançlar, fikirler, uluslararası ilişkiler, basın yayın organlarını işaret etmektedir. Ülkemiz haritasında Satürn kamusal kuruluşlar, askeri ve polis güvenlik birim ve teşkilatları ile ilgili alanlar, sağlık kurum ve kuruluşları alanlarını temsil eden 6 evde transfer ediyor olacak.
2 Nisan- 16 Nisan arasında Yay burcunda kavuşum açısı derecesine giren Mars ve Satürn yöneticisi Jüpiter’in Başak burcunda yerleşimde (retro harekette) oluşu ve ay düğümleri ile birleşerek oluşturdukları kare açı etkilerinin getirisi ile; gerek kişisel gerek toplumsal konularda, inançsal, fikirsel çıkışların, çarpıtılmış sorumlulukların karşılıklı çatışmaların yaşanabileceğini göstermekte. Yanlış anlamalara ve anlaşılmalara oldukça müsait olan gökyüzünün bu konumu ani, düşünmeden harekete geçme enerjisi barındırmakta.
17 Nisan’da retro’ya giren Mars, Satürn ile kavuşum açısından uzaklaşmaya başlayacak ta ki 24 Ağustos 2016′ ya kadar. 24 Ağustos’da Mars ve Satürn arasında kesinleşecek kavuşum açısı 6 Ağustos-10 Eylül tarihleri arasında inançsal fikirler çıkış ve çatışmaların, huzursuzluk ve kararsızlık enerjisi ile yanlış adımların atılabileceği olaylar ile karşılaşabileceğimizi göstermekte. Bu nedenlerle 24 Ağustos ve civarı günler dikkat çekici özellikte.

5 Mart Merkür Balık burcuna geçiyor;
5 Mart’da iletişim ve rasyonel zihnin temsilcisi olan Merkür kendi doğasına hiç uymayan Balık burcuna geçiyor. Yöneticisi Jüpiterinde zararda olduğu Başak burcunda oluşu Merkür’ün Balık burcundaki etkilerini sorunlu ve zor hale getirecek olarak görülmekte.
5 Mart – 21 Mart tarihleri arasında, ön plana geçirmiş olduğumuz duygularımız ve sezgilerimizi dinleyerek karar vermeye meyilli olacağız. Zihinsel karışıklık, detayları görememe, tutarsız kararlar ve iletişimde duygusallığın rol oynadığı durumlar içerisine girebiliriz. Aynı zamanda yanlış ve kasıtlı yanıltılmalara karşı dikkatli olmamız gereken zamanlar bu tarihler arası.

Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….

Dilâra Başar Efeoğlu

22 Şubat Dolunayı

 

Jake Baddeley
Jake Baddeley

22 şubat Pazartesi akşamı gökyüzünde dolunay var, bu dolunay bize taşıdığı enerjiler ile aşırı duygusal, hassas, feda etme arzusu barındıran olayların, kararlarında değişiklik gösteren hallerin ve idealize edilmiş amaçların içerisinde olabileceğimizi gösteriyor. Yanılgı, hayal kırıklıkları ve karmaşa yaşayabileceğimiz durumlara karşı duygusal kontrollümüzü dengelediğimizde bu dolunayın etkilerini olumlu bir şekilde kullanabilmemiz mümkün

Balık Burcu

Balık Burcu
İnsanın doğa varlığında, yeryüzünden gökyüzüne açılan bir pencere gibi iki bilinç düzeyinin tamamlanma ve yeni başlangıç güçlerini sembolize eden Balık burcu, astrolojide; hassaslığın, şefkat ve merhametin, fedakarlığın, engin hayal gücünün ve coşkun duyguların ifade edilişidir.

pisces (1)
Mitolojik bir anlatımına göre;
Pisces takım yıldızın mitolojisi, toprak ana Gaia ile ölüler ülkesinin en derin yerinde olan Tartaros’un çocuğu olan Typhon ile ilgilidir. Typhon eski Yunan tanrılarının en korkuncuydu. Bir rivayete göre Typhon’un yüz tane başı vardı. Başları yıldızlara değebilirdi. Tüm başlarından kara diller ve gözlerinden ateş çıkarırdı. Ayrıca bu dev canavarın yılan ayakları ve gökyüzünü saracak kadar uzun kolları vardı. Bu korkunç canavar ile Olympos’taki tanrılar bile dövüşmekten kaçınırlardı.
Bir gün Typhon tanrıların evi olan Olympos’a saldırdı. Ve tanrılar kendilerini bir hayvana dönüştürerek kaçmaya çalıştılar. Zeus kendini bir koça dönüştürdü, şarap tanrısı Dionysos bir keçi haline geldi, tanrıların habercisi Hermes ( Merkür ) balıkçıl bir kuş şeklini aldı. Güzellik tanrıçası Aphrodite ve oğlu sevgi tanrısı Eros ise Nil nehrinden geçebilmek ve canavardan daha rahat kaçabilmak için bir çift balık halini aldılar. Athena (Minerva ) sonradan bu olayı ölümsüzleştirmek için bu iki balık figürünü yıldızların arasına yerleştirdi.
Bu balıklardan biri olan, gözkamaştırıcı güzelliğe sahip Aphrodite bir efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı, Kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Ve bu dalgayla birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite ve beraberinde aşk tanrısı olan oğlu Eros çıkmışlardır. Aphrodite güzelliğiyle sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor, onlara sevinç veriyordu. Aphrodite gücünü sadece insanlar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi. Aphrodite gibi Eros da tanrıların ve insanların kalplerinde aşkın ilahi ateşini yakar, onların mutluluklarını veya bahtsızlıklarını hazırlardı. Eros’un elinde oklar veya tutuşmuş kızgın bir meşale bulunurdu. İnsan ruhu, neşesini de ıstırabını da hep Eros’a borçludur.Burçlar kuşağındaki Pisces, Aphrodite ve Eros’un birbirlerine iple bağlı görünen iki balık figürünü temsil eder.

Kaynak: Yasemin ÖRS, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri,Takımyıldızların Mitolojik Öyküleri