DÜNYAYA YÖN VEREN DÜRTÜLER NELER OLACAK?

18 Ocak 2022 Salı günü Ay Düğümleri burç değiştirdiler ve Güney Ay Düğümü Akrep, Kuzey Ay Düğümü Boğa burcu yerleşimiyle yaklaşık 18 aylık sürecek yolculuklarına başladılar. Ay Düğümlerinin kişisel olarak hayatlarımızda ne yönde değişimlere işaret edebileceğini ve daha önce hangi ay ve yıllar içinde bu burçlarda hareket ettiğini yazdığım yazımı https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2022/01/07/bir-esik-daha-gecmeye-hazir-misiniz-akrep-boga-burcu-ay-dugumleri/  linkli paylaşımımda dilaraefeoglu.com web sayfamda okuyabilirsiniz. Düğümlerinin toplumsal konularda ve dünya üzerinde ne yönde ivme yaratacaklarına yönelik bakmak istersek;

Güney Ay Düğümü yerleşiminde olan Akrep burcunun temsil ettiği konular, kişiler ve yerler ile aynı şekilde Kuzey Ay Düğümü Boğa burcunun temsil ettiği konuların, kişiler ve yerlerin (bölge) içinde bulunacağımız bu süre zarfında daha hassas, daha ön plana çıkmış, daha olay ve durum yaratır bir görünüm halini alacaklarını söyleyebiliriz. Ayrıca tarihsel kısa bir araştırma ile geçmiş yıllarda gökyüzünde aynı görünüm oluştuğunda yeryüzünde tezahür eden olayların ne olduğuna da kısaca bir bakmak her zaman için benzer durumların oluşma potansiyelinin varlığını gözden kaçırmamayı sağlayacaktır.

Dünyaya yön veren dürtüler neler olacak?

Akrep burcu ölüm-hayat teması ile çok ilişkili bir burçtur. Bu burcun enerjisinin dönüşüm yaratmaya yönelik etkisi, hayatta kalma, varlığını koruma, ölme, bütünleşme, dönüşme doğası ile kendini ortaya koyar. Güney Düğümün bu burçtan hareket ettiği sürece dünyayı genel olarak etkisi altına alacak en büyük arzunun ya da en büyük güdünün hayatta kalmak- ölmek- bütünlüğünü korumak- çerçevesinde gelişeceğini en üst planda görebileceğiz.

Kuzey Ay Düğümünün yerleştiği burç olan Boğa burcu ise, hayatta kalmanın garantilerinin arayışı ile kendini güdüleyen, varlığın sağlam temelleri sağlaması arzu ile davranış modeli oluşturan bir burçtur. Kuzey Düğümü bu burçta hareket ettiği sürece, güvence – düzen – hayatta kalma – sağlamlaştırma prensipleri kuvvetli bir istek ve beklenti halini alacak.

Tarihsel olarak geçiş dönemlerine dönüp baktığımızda;

Aralık 1948’de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından onaylanması ve yayınlanması,

Arap- İsrail Savaşı, 1948 yılında Orta Doğu’da İsrail Devleti’nin kurulması ve Orta Doğu’daki Arap ülkelerinin tamamının İsrail’e cephe almış olması,

1948 Ocağında Hint lider Mahatma Gandhi, öldürülmesi,

1966 Varto Depremi olarak anılan ve pek çok kayıp verdiğimiz Varto’daki tüm yapıları mahvetmiş deprem,

17 Haziran 1966- Çin’in ilk hidrojen bombasını patlatması,

23 Haziran – 1985  TokyoBangkok seferini yapmaya hazırlanan Air India uçağına ayrılıkçı Sikh grubu militanları tarafından yerleştirilmek istenen bombanın uçağa yüklenişi esnasında infilak etmesi ve bu olaydan 55 dakika sonra MontrealLondraDelhi seferini yapan Air India uçağı, Babbar Khalsa militanları tarafından yerleştirilmiş olan bombanın İrlanda hava sahası üzerinde infilak etmesi sonucu Atlas Okyanusu‘na düşmesi ve uçaktaki 329 kişiden kurtulan olmaması,

28 Mayıs 2003- Dünya’nın ilk klonlanmış atı olan Prometea’nın doğumu,

Ekim 2003- İsrail savaş uçaklarının Suriye topraklarındaki İslami cihat üslerine saldırısı,

Kasım 2003 İstanbul‘un Beyoğlu ilçesindeki Neve Şalom ile Şişli‘deki Bet İsrael sinagoglarındaki ayin sırasında bomba yüklü iki ayrı kamyonetin intihar eylemcilerince havaya uçurulmasıyla gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda kayıp,

Kasım 2003 İstanbul Levent‘teki HSBC Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu‘ndaki Birleşik Krallık Başkonsolosluğu’na yapılan saldırı,

26 Aralık 2003 İran‘ın Bem şehrinde 6.6 büyüklüğünde meydana gelen depremde 50.000’den fazla kişinin yaralanması, 25.000’den fazla kişinin hayatını kaybetmesi,   

2004 Ağustosunda yolcu uçağı Moskova‘daki Domodedovo Uluslararası Havalimanı‘ndan ayrıldıktan sonra Rusya’nın Tula Oblastı üzerinde patlayışı ve bu olaydan birkaç dakika sonra, aynı havalimanından Sibirya Hava uçuşu için kalkan bir uçağın, Rostov Oblastı üzerinde düşmesi ve hiç kurtulan olmaması. Rusya hükûmetinin, patlamaların Çeçen kadın intihar bombacılarının neden olduğunu açıklaması.

Ay düğümlerinin aynı burçlarda hareket ettiği yıllarda dünya üzerinde gerçekleşen bu olayların profilinde Akrep ve Boğa burcu ifadelerini görmekteyiz. Bölge olarak değerlendirdiğimizde Akrep burcu, Arabistan çölleri, Suriye, Cezayir, Kapadokya, Katalonya, Norveç, Kanada, Bavaria, Washington bazıları. Boğa burcu ise, İran, Mısır, Rusya, Gürcistan, Kuzey Anadolu bazıları olarak sıralayabiliriz. Burçları, Ülkeler ve şehirlerle ilgili ayrıntılı bilgiyi Öner DÖŞER Dünya Astrolojisi Türkiye kitabında bulabilirsiniz.

Burçların ifade ettiği ülke ve bölgelerin düğüm geçişlerinden daha fazla etkileneceğini öngörebilir ve benzer karakterde durumlarında beklenebileceğini düşünebiliriz.

Gerçekçi bakış açısıyla ve sadece bir potansiyel olarak görmek, durumları önceden sezinleyebilmenin ve tedbir almanın imkanını verecek olacağından, güç arayışı, güvence arayışının kriz yaratan, terör estiren, ölüm- kalım savaşı ve varlığını ortaya koyma arayışı içeren türde davranışları ve sonuçları kendini gösterecek diyebiliriz. Bir diğer yandan eskimiş, miladını bitirmiş, çürümüş olan her sistem ve düzen için yeniden filizlenme, yeniden üretken hale geçme tohumlarının da toprağa atılma döneminde olduğumuzu da unutmayalım derim!

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR CAP

Tarihsel kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki

BİR EŞİK DAHA GEÇMEYE HAZIR MISINIZ? AKREP- BOĞA BURCU AY DÜĞÜMLERİ

Hayatta kalmanın çetin savaşını vermeye çalışan ruh yaşamaya cesaret etmeyi öğrenecek.

18 Ocak 2022 Salı günü İstanbul saatiyle, 21:49’da Ay düğümleri burç değiştiriyorlar ve Akrep – Boğa burçları aksında hareket etmeye başlıyorlar.

Ay düğümlerinin Akrep ve Boğa burçlarında kalışı 18 ay sürecek ve 18 Temmuz 2023 günü Koç-Terazi aksına gerilemiş olacaklar. Gerilemiş olacaklar dedim çünkü Ay düğümleri astronomik olarak bir gösterge noktasını ifade ederler ve noktanın konumu mütemadiyen Zodyak kuşağının tersi yönde hareket eder. Düğümler, gökyüzünde Ay’ın Güneş etrafındaki yörüngesi ile Güneş’in yörüngesinin kesiştiği noktanın matematiksel karşıtlığıdır. Hint kökenli bir geçmişi olan düğümler karma astroloji yorumlarında oldukça öne çıkan gösterge halini alırlar. Güney Ay Düğümü kişi için geçmişi sembolize ederken Kuzey Ay Düğümü geleceği sembolize etmektedir.

Güney Ay Düğüm Akrep – Kuzey Ay Düğüm Boğa olarak hareket ettikleri yakın tarihleri aşağıda bulabilirsiniz. Bu tarih aralıklarında doğmuş olan kişiler için düğümlerin döngüsünü tamamlayıp tekrar yerine döndüğü zamanlara işaret eder ve bu kişinin yaşıyla doğru orantılı olarak kaçıncı yaş döngüsünde olduğunu da gösterir.

2 Ağustos 1947- 26 Ocak 1949            

19 Şubat 1966- 19 Ağustos 1967

11 Eylül 1984 – 6 Nisan 1986

5 Mayıs 1986 – 8 Mayıs 1986

14 Nisan 2003 – 26 Aralık 2004

Bir eşik daha geçmeye hazır mısınız?

Bu tarih aralıkları doğumlu olanlar için 18 Ocak 2022-18 Temmuz 2023 süreci hayatlarında belirgin yön değişikliklerinin baskın olabileceği bir dönem onları bekliyor olacaktır. Bu tarih aralıklarında doğumlu olmayanlar içinde düğümlerin haritaları ne yönde etkilediği ve dolayısıyla kişisel olarak hayata ne yönde değişim getirdiği yine o tarihlerde yaşanmış olaylar ile yakınlık göstereceği düşünülerek tahmin etmek, benzer etkileri beklemek akla yakın olabilir.

Bir pusula gibi düşündüğümüz düğümlerin bizi ne yöne götürmek istediğini çözümleyebilmek ve doğru yöne doğru yol almaya başlamak edinilmesi gereken duygusal ve davranışsal mekanizmaya her zaman için şiddetle işaret eder. Kader ya da seçim her ne derseniz deyin ama düğümler ruhumuz hakkında çok şey fısıldarlar. Değişen burç akslarıyla birlikte içinde bulunacağımız süreçte; Güvenlikle ilgili kişisel olarak çok önemli kırılmalar yaşanacağını akılda tutmak ve gelişecek birçok olayda aslında bilinçaltımızdan gelen güven-güvensizlik temasının devreye girdiğini fark etmek önemli bir çıkış noktası halini alacak. Çıkış kapısını bulana kadar yaşanacak olan krizler sancılı dönüşümlere işaret ediyor olabilir. Her ne kadar olaylar çok değişik ve çok farklı profilde kendini gösterecek olsa da en alt tabanda yatan en güçlü güdünün güven olduğundan şüphe duymaya gerek yok. Hayatta kalmanın çetin savaşını vermeye çalışan ruh güvenmeye cesaret etmeyi öğrenecek. Kişisel olarak gerek fiziksel gerek duygusal güvenliği sağlayacak edinimlere yönelik çaba ve eğilimleri ortaya koymaktan çekinmeden ama tüm bunları bir değer biçme ayıracı olarak görmekten vazgeçerek yepyeni kökler salabilir yepyeni yollar katetebiliriz.  

Boğa ve Akrep burçlarına geçen Ay Düğümlerinin toplumsal konularda ve dünya üzerinde ne yönde değişim ivmesi yaratacaklarını daha sonraki yazılarımda sizlere aktarmaya çalışacağım.

Dilâra Efeoğlu

Albert Camus

7 Kasım 1913 doğumlu Fransız yazar ve filozof 4 Ocak 1960 tarihinde aramızdan ayrılmış. Bugün ölüm yıldönümü olan düşünür, varoluşçuluk felsefesine yakın dursa da kendini hiçbir akımı öncüsü ya da takipçisi olarak tanımlamamış; Fikirleri ve düşünceleriyle hayatı ve varolmayı sorguladığını söylemiş. En genç yaşta Nobel Edebiyat ödüllü alan yazarlardan biri olan Camus yine çok genç yaşta bir kaza sonucu hayatını kaybetmiş.

Doğum saatinin doğruluk oranı zayıf olan Albert Camus’un yükselen dikkate almadığımız natal haritasında Yay ve İkizler burcu aksında yerleşmiş Merkür ve retro konumundaki Satürn karşıtlığı anlamsal, imgesel, öznel – nesnel yargılamayı zihinsel bir paradigma haline getirmiş. Merkür’ü dispozite eden gezegen Jüpiter’in Oğlak yerleşiminde olduğu harita Satürn – Jüpiter – Merkür üçlüsünü yöneticiliklerle bağlıyor. Merkür’ün yöneticisi Jüpiter kendi yöneticisi Satürn ile Contra Anticia ilişkisi içinde ve bu zihinsel kaosu büyütürken bir yandan da odak noktası haline getiriyor. Aynı zamanda Merkür’ün Contra Antiscia derecesinde Mars’ın Yengeç burcu yerleşimi Satürn-Jüpiter – Merkür üçlüsü üzerinde ağırlığı olan zihinsel bir itici güç halini alıyor. Anlam arayışını insan üzerine çevirmiş, varlık-doğum-ölüm üzerine sancılı ve üretken bir bakış açısıyla realist bir yargı oluşturmuş olan harita, Albert Camus okuyanlar, onun hayata bakış açısına dair bilgisi olanlar için çok daha anlamlı gelecek fakat ben yine de paylaşmak ve derin düşünce adamını anmak istedim.

Kendisinin bir sözü ile bitirelim;

Ya zamanla birlikte yaşar ölürsün ya daha yüce bir yaşam uğruna zamanın dışına çıkarsın.

Dilâra Efeoğlu

2 Ocak Oğlak Yeniayı – ÖLÜM- KALIM GİBİ BİR ŞEY

2 Ocak Oğlak yeniayı

Bu akşam saat 21:33 de 12 derece Oğlak burcunda gerçekleşen yeniay ciddi, organize ve önemli gelişmelerin hız kazanacağı bir süreç içinde olacağımızın habercisi. İçinde bulunduğumuz koşulları kendi akışına bırakmak yerine kontrol altına almak, biçim vermek ve olabileceği en üst en iyi seviyeye getirmek arzusu ile hareket etmeye başlıyoruz. Beklentilerimizin ve isteklerimizin ön plana çıktığı bir zaman içinde kendimizi hissediyor olabiliriz. Juno ve Retro konumda Venüs ile kavuşum yapan yeniayın dispozitörü Satürn ve Satürn Uranüs kare açısı aktif. Yeni başlayan ilişkiler, anlaşmalar, iş birlikleri hayatlarımızda gündem yaratırken unutmamak gereken bir başka şey ise bunların biten anlaşmalar, sözleşmeler veya ilişkilerin de habercisi olabileceği. Hedef ve kariyer arzusu ile hareket ederken çatışmacı, stres yüklü hatta asi, karşı çıkan, agresif tavırlar ortaya koymanın mümkün olduğu yeniay süreci önümüzdeki 15 günü şekillendiriyor. Hırs ve rekabetin çok arttığı bu dönem 18 Ocak dolaylarında tavan noktasına geliyor ve en dikkat çekici gelişmeleri beraberinde getiriyor.

Ülkemiz açısından da baktığımızda Oğlak yeniayı oldukça etkili. Natal haritamızın 7. Evine düşen yeniay derecesi Plüton ile karşıtlık yaparken diğer ülkelere olan ikili ilişkilerimiz dikkat çekici halde gündeme taşıyor. Juno ve Venüs diziliminin natal Juno, Venüs ve Jüpiter ile uyumlu açıları ülkeler arası yine diplomatik ve maddi kaynaklı ortaklıklara, iş birliklerine, anlaşmalara imza atılabilecek bir sürece de işaret etmekte. Dispozitör olan gezegen Satürn ve Uranüs arasında kare açı ve burada görünüme dahil olan natal şans noktası yeniden ekonomiye dikkati çekerken bu alanda yaşanacak güç koşulların olabileceğini gösteriyor. Yönetici figürler ve iktidar için ekonomik kriz zorlu koşullar yaratabilir. Yeniay ve akabinde gerçekleşecek 18 Ocak dolunayı Türkiye için büyük dönemsel değişimlere bir nevi ölüm kalım gibi tetiklenen süreçlere başlangıç yaratabilir.

Farkındalıkla ve kalkıştığımız her çabamızın sorumluluğunu taşıyabilmekle başarı elde edebiliriz. Güzellikler getirsin dilerim.

KIŞ MEVSİM GİRİŞ HARİTASI – 21 ARALIK 2021

Güneş’in Oğlak burcuna geçişi Kış mevsiminin başlangıcına işaret eder ve kadim astroloji yöntemlerinde mevsim girişi haritaları anı olarak değerlendirilir. Gelecek 3 ay hakkında bilgi alınan  bir kaynak oluşturur.

21 Aralık 2021 Salı günü Güneş’in Oğlak burcuna geçiş anı haritasına baktığımızda (Ankara’ya göre çıkarılmış) yükselende Yengeç burcunu görüyoruz. Yengeç burcunun yükselmesi ilgili dönem boyunca,  güvence ve güvenlik temasının çok önemli olacağını ve özellikle halkın açısından, genel anlamda, güvence ihtiyacının çok arttığı bir dönemin yaşanacak olacağının işaretçisi. 1. Ev de yerleşen Ay yine Yengeç burcunda ve bu yerleşimiyle hassasiyetleri arttırmakta. Ama gözardı etmemek gerek ki boşlukta ilerleyen Ay’ın Pluto ve Venüs ile yaptığı karşıtlık genel anlamda zorlayan, hırpalayan bir enerjinin yoğunluğundan bahsettirmekte. Retro konumunda olan Venüs’ün Pluto ile yaklaşan açısının Ay üzerindeki etkisi emniyet ihtiyacı ve gerekliliğinin 3 aylık sürece damgasını vuracağının önemli göstergelerinden birini oluşturuyor. 7. Evde yerleşen Venüs ve Pluto genel olarak çatışmacı, savaşçı, rekabetçi ortamlara dikkat çekiyor. 7. Evin yönetici gezegeni olan Satürn haritanın 8. Evinde yerleşmiş şekilde. Genel olarak zorlayıcı şartların para kaynaklı, finans kaynaklı, ekonomi kaynaklı olduğunu söylemek mümkün. Bir diğer yandan Satürn ile Uranüs arasında oluşan kare açı ise özellikle bu bahsettiğimiz konularla bağlantılı olarak, istikrar sağlanamayan durumların söz konusu olabileceğini anlatırken, 11. Ev Boğa burcu yerleşimli Uranüs iktidar olan yönetimin maddi ve manevi varlığını korumak, devamlılığını sağlamak amaçlı önemli değişimlere, radikal kararlara, yaptırımlara gidebileceğinin işaretçisi.

8. ev yerleşimli Jüpiter haritanın 9. ve 6. Evin yöneticisi konumunda gezegen olarak, kamu çalışan kesimin mali konularla uğraşma, bazı mecburiyet altına girme ihtimalini güçlü bir hale getiriyor. Ay, Güneş ve Jüpiter haritada yerleşimsel olarak zorlu bir açı kalıbı görünümü (YOD) içindeler. Bu yine hem ekonomik koşulların hem sağlık ile ilgili koşulların kontrol edilmekte zorlanıldığı bir durum oluşturabileceğini, zahmet ve üzüntü, kayıp yaratan bir gösterge halini alabileceğinin işaretçisi. Ayrıca yine bu gösterge devlet hazinesinin kamu çalışanları, sağlık, güvenlik, askeri alanlar, ordu gibi hizmet kuruluşlarına yönelik harcamalarının artacağının da işaretçisi.

ÖLDÜREN CAZİBE

Venüs Plüton kavuşumu Oğlak Burcu

Venüs ve Plüton kavuşumunun bu hafta başlayan etkileri önümüzdeki uzunca bir süreye damgasını vuracak gibi görünüyor. 11 Aralık 2021 Cumartesi günü kesin derecesine varacak olan birleşimin etkileri uzun soluklu olacak çünkü Venüs bu burçta retro hareketine başlayacak ve Plüton ile uzunca bir süreyi birlikte geçirecek.

Venüs – Pluto kavuşumu kişisel beklentilerin, güç, tutku, sahiplenicilik içeren istek ve arzuların artması anlamına gelir. İstekleri gerçekleşmesi adına ısrarcılık, kendi arzularına ulaşma çabası içinde baskı ve zorlama yoluna gidebilecek olma, ilişkileri manipüle etme,  kontrolü elde tutma ve prestij kazanma beklentisi, üzeri örtülmüş hırs,  bu dönem için davranışları şekillendiren ana güdü halini alabilir. İki gezegenin kavuşumu özellikle Aralık ayı boyunca çok etkili sonrasında 25 Şubat – 6 Mart arasındaki günlerde yine etkisini baskın hissettirecek.

Oğlak burcunda Venüs’ün disipline, kontrol arayışlı ve yöneticilik güdüsü ile birleşen davranış modeli, Plüton’un güç ve kontrol tutkusu, gerek özel ilişkileri gerek sosyal, arkadaş ilişkilerini yeniden gözden geçirten, yeni yapılandırma içine alan ve dönüşüme, değişime, başkalaşıma uğramaya meydan veren etkileriyle karşımıza çıkabilir.

Olaylar içinde sadece kendi değer anlayışı ile düşünmek ve hareket etmek yerine başkalarının fikir ve görüşlerine karşı biraz daha açık ve biraz daha sabırlı olmak, çok daha güvenli ve olumlu netice verecek çözümleri üretebilmek adına faydalı olabilir.

YAY BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI (4 ARALIK 2021)

4 Aralık Cumartesi günü 12 derece Yay burcunda gerçekleşecek tutulma, bir tam Güneş tutulması olacak.

Ülkemizden gözlenemeyecek olan Güneş tutulması, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu’nun güneyi  Afrika’nın  güney kısımlarından izlenebilecek. Güneş Tutulmaları takip eden en az  bir yıl için etkilerini aktif tutan astrolojik görünümler olarak değerIendirilirler. Kişisel düzeyde etki mekanizması oluşturdukları gibi, doğa olayları ve toplumsal konular üzerinde de  güçlü bir etki mekanizması oluştururlar. Astrolojik olarak baktığımızda, en fazla etki her zaman için tutulmanın izdüşümü olan bölgelerde görülmekle birlikte Yay burcu kapsamına giren ülkeler tutulmanın açığa çıkan etkisinin daha belirgin sonuçlar doğuracak olduğu yerler olarak düşünebiliriz. Bu ülkeler ve bölgeler; Arabistan, Avustralya, Fransa, Hindistan, Doğu Afrika bölgelerini kapsamakta (Kaynak: Astrolojide Güneş ve Ay Tutulmaları, Öner Döşer) Bu bölgeler haricinde ayrıca global olarak etkenliğini gösteriyor olacak. Peki hangi konular ya da hangi alanlarda?

Önümüzdeki bir yıllık süreç içinde özellikle olumlu ya da olumsuz ama önemli bir dinamik enerji ile tutulmanın etkilerini göreceğimiz alanları sıralamak istersek;

Merkür ile birleşen tutulma derecesi Güney Ay Düğümü tarafında yer alıyor. Tutulmanın yönetici gezegeni ise Kova burcu ilerleyişini sürdüren Jüpiter.

İnançlara yönelik bir etkiden bahsedebiliriz. Gerek dini inançlarda ortaya çıkabilecek olan bu etkiler bir diğer yandan felsefi, düşüncesel, fikirsel inançlar üzerinde de etki yaratıyor olacak. İnançların, ideolojilerin şekillendirdiği baskın fanatiksel yaklaşımların kriz yaratabileceği ortamların doğabilme potansiyelinin yüksek olabileceğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda inançlar üzerinden ırkçılık yapmak gibi ideolojilerin de sorun çıkarabilir olarak gündem halini alabilme potansiyelinden de söz edebiliriz. İdeolojik ve ırka bağlı ayrımcılık gibi konuların bir yandan kriz çıkaran türde durumlar yaratabilme potansiyeli ile önemli değişimler içerisine girdikleri bir kulvara taşınabileceklerini de öngörebiliriz.

Bir diğer yandan yine tutulmanın hukuksal sistemlere dair arenada önemli durumları ön plana çıkaracağını söyleyebiliriz. Hukuk sisteminde yeniden yapılaşmaya doğru işleyen bir sistemin güçlü bir şekilde devreye girebilme olasılığından söz etmek mümkün. Eğitim ve yine özellikle yüksek eğitim tutulmanın kapsadığı konuların bir diğeri olacak. Eğitim kurumlarının kendi bünyesinde bir sarsıntı geçirmesi ve değişim içerisine girme gereksinimi  zorunluluğu oldukça ciddi yer bulabilir. Bazı eğitim kurumlarının işlevine son vermesi ve bazılarının ise yeni bir sisteme entegre olmak çaba ve mecburiyeti ile ancak ayakta kalabileceği bir dönem içinde olacağımız yine muhakkak.

5 Haziran 2020 günü Güney düğüm yönünde Yay-İkizler burcu aksında serinin ilk tutulması meydana geldiğinden bu yana söz ettiğimiz etkilerin şekillendirdiği bir dünyadan bahsetmek mümkün.

Güneş tutulmasının etkilerine daha spesifik olarak ülkemiz açısından, ülkemiz astrolojik haritası üzerinden baktığımızda; askeri, silahlı kuvvetler, ordu, donanma, kamu kuruluşları, sosyal ve sağlık hizmetleri, toplumsal sağlığı ilgilendiren konular, hastalıklar, salgınlar olarak sayabileceğimiz konuları içeren 6. Evinin içerisinde gerçekleşmekte. Yine uzunca süredir devam eden benzer etkilerin önümüzdeki süreçte ön planda kalacağı ve odaklanma ortaya çıkaran durumlara açıklık sergileyeceğini söyleyebiliriz. Tutulma derecesi Türkiye haritasının 10. Ev girişinde bulunan Güney Ay Düğümü ve Uranüs ile kare açı yapıyor olması yeni oluşumlara ya da yeni birleşmelere açıklık sergileyen görünüm politik sahada etkinlik gösterebilir. Bu durum hem siyasi kulvarda hareketlenmeye işaret ederken hem de meclis çalışmalarının da hız kazanabilecek olacağına işaret edebilmekte.

Kişisel olarak ne yönde etkiler bekleyebiliriz diye baktığımızda tutulmalar iki önemli döngü içinde gerçekleşirler. Bunlardan bir tanesi Metonik döngü adı verilen ve her 19 yılda bir aynı derecede tutulma gerçekleşme durumudur. Bundan 19 yıl önceye dönerek  2002 yılı Aralık ayı ile başlayan ve yaklaşık bir yıla yayılan zamana dair gelişmeleri hatırlamak şimdi içinde bulunabileceğimiz süreç hakkında önlemli benzerlikleri ile fikir verecek olabilir.

Hepimize güzellikler getiren bir Güneş tutulması olsun dilerim.

Görsel: 2017 Solar Eclipse (photo by Sebastian Voltmer)

BOĞA BURCUNDA PARÇALI AY TUTULMASI – 19 KASIM 2021

Global olarak baktığımızda tüm dünya üzerinde; Rekabet ve rekabet! Oldukça sert ve kolay vazgeçilmez olacak…

BOĞA BURCUNDA PARÇALI AY TUTULMASI

19 Kasım Cuma günü 27 derece Boğa burcunda bir Ay tutulması gerçekleşiyor. Tutulma ülkemizden izlenemeyecek, Avrupa’nın batısı, Atlas okyanusu, Güney ve Kuzey Amerika’nın ve Büyük Okyanus’un büyük çoğunluğu, Yeni Zelanda, Avustralya ve Asya’nın doğusunda izlenebilecek.

Ay ve Güneş tutulmalarını güçlü bir yeniay ve dolunay olarak düşünebilirsiniz fakat burada fark yeniay ve dolunay’ın ortaya koyacağı etki mekanizmasının çok daha yüksek seviyede kuvvetli ve ayrıca zamansal olarak çok daha uzunca süreyi içine alacağıdır. Boğa burcunda gerçekleşecek dolunayda en az önümüzdeki 6 aylık dönemde olay ve durumlar üzerinde etkili olacak.

Boğa burcu tutulması bu burcun konuları üzerine pek tabii ki özel bir önem ve dikkat çekici vurgu getiriyor. Bir Ay tutulmasının yeniaydan farkı olarak iki ışığın karşılıklı yerleşimde olduğu görünümü akıldan çıkarmamak ve burada bir farklı güçlere dönüşen enerjilerin varlığının söz konusu olduğunu da unutmamak gerekmekte.

Boğa ve Akrep burçları aksında olan tutulma için en genel anlamda etkisini maddi ve manevi güvenlik ve stabilite kavramları arasında yaşanan gerilim ve gerek içsel gerek dışsal çatışma etkisini açığa çıkaracak diyebiliriz.

İçinde bulunduğumuz koşulların bir sebeple sarsılması, yeniden düzenlemeye ihtiyaç hissedecek olaylarla karşılaşılması, var olan düzenlerin sorgulanması ve önemli değişimlerle baş başa kalması gibi etkileri bekleyebiliriz.

Maddi kaynakların yeniden düzenlenmesi gerekliliğine dikkat etmek, bu konuda gereken değişimleri ve düzenlemeleri yapmaya gönüllü olarak başlamak, içinde bulunduğumuz şartların değişiminden korkmak yerine geleceğe yönelik değişimlere akıl ve cesaret ortaklığı ile girişebilmek gerekliliği kapımızı çalıyor!

Tutulma derecesi Algol adında bir sabit yıldızla kavuşum yapıyor. Gökyüzünün sert etkilerini taşıdığı bilinen bu sabit yıldızın ifade edebileceği, aşırı abartılı ve tutkulu kararlar almaktan, rekabete dönük, sert ve acımasız davranışlardan uzak kalmaya çalışmak, egosal çıkışların etkisine girmemekte yarar var. Tutulma haritasında Mars ve Uranüs’ün karşıt açı yaptıklarını göz önüne aldığımızda bu etkileri daha ön plana çıkaracak dürtülerin yoğunluğundan bahsedebiliriz. Tutulmanın yönetici gezegeni Venüs ve Oğlak burcundan Mars Uranüs karşıtlığı ile bağlantı kuruyor. Beklentilerin, isteklerin, arzuların damgasını vuracağı uzunca bir süreç hayatımızı şekillendirecek gibi görülüyor.

Global olarak baktığımızda tüm dünya üzerinde; Rekabet ve rekabet! Oldukça sert ve kolay vazgeçilmez olacak…

Eski astrologlar bir tutulma için görüldüğü, izlenebildiği ülkede daha fazla etkili olduğunu söylerler. 19 Kasım tutulmasının ülkemizden görülmediğini söylemiştik fakat bir harita üzerinde önemli derecelerle bağ kuruyorsalar yine ülke için etkili olacağı da söylenir.

Boğa burcu tutulması ülkemiz haritası üzerinde baktığımızda, 5. ev içerisinde denk düşüyor ve Jüpiter derecesine yakın gerçekleşiyor. Türkiye haritası içinde bulunduğumuz günlerde Jüpiter kare açısı sürecini yaşamakta ve tutulma bir nevi bu süreci ortaya çıkaran, daha görünür olan etkiler oluşturuyor. Tüm bunlar, özellikle çocuklar, gençler, eğitim sistemi, okullar, her türlü eğlence ve sporsal faaliyet ve kurumlar üzerine vurgu getirmekte. Ayrıca yönetim ve yönetici figürleri, hastalıklar ve halk sağlığı konuları önemli gündem maddesi halini alabilecek olarak görülmekte. Toprak elementi vurgusu ve karşıt açıların getirisi yer sarsıntıları ihtimali potansiyeline işaret eder bu özellikle tutulmanın izlendiği bölgeler için daha yüksek oranda doğal afet riskleri taşır.

Güzellikler getirmesi dileyerek…

MARS – SATÜRN KARE AÇISI – SON FAZ

Gezegenler, özellikle dış gezegenler olarak (astronomik ve astrolojik olarak) adlandırılan gezegenlerin birbirleriyle yaptıkları kavuşum ve açılar, bir döngünün yani ortak çizilen bir profilin işaretçisi olarak astrolojik harita okumada önemli yer alırlar. Ve yine özellikle dışa gezegenlerin açıları ortaya koyacakları etkiler anlamında incelenir ve tahmin yürütülürken bu döngünün genel niteliği yani en azından burcu ve fazı mutlaka dikkate alınarak okunur. Bu, sebep ve sonuç ilişkisini doğru tanımlayabilmek için yüksek bir potansiyel verir. Yoksa daha yüzeysel bir çalışma olarak kalır. İçinde bulunduğumuz günlerde böyle bir döngünün son fazına gelmiş olan iki gezegen Mars ve Satürn 11 Kasım sabahı çok erken saatlerde aralarındaki kare açıyı kesinleştirmiş olacaklar ve bu gezegenlerin arasındaki döngünün son fazı. Mars ve Satürn arasında kısa döngü olarak adlandırabileceğimiz kavuşum ile başlayan döngüleri yaklaşık iki yılda bir gerçekleşirler. 31 Mart 2020 günü Kova burcunda kavuşan gezegenler 5 Nisan 2022 günü yine bu burçta kavuşum yaptıklarında bir döngüyü bitirmiş yenisine başlıyor olacaklar. Akrep burcu yerleşiminde Mars ve Kova burcu ilerleyişinde Satürn arasında gerçekleşen kare açı her ne kadar yarın geç saatlerde kesinleşecek olsa da aslında etkinliğini Kasım ayının ilk gününden bu yana arttırarak sürdürmekteler. 31 Mart 2020 günü Kova burcunda iki gezegenin kavuşum yaptığı tarihler hepimizin hatırladığı gibi korona virüsün belki de en pik yaptığı dönemlere işaret etmeye başlamıştı. Bu tabii ki gezegenlerin kavuşumunun ortaya koyacağı potansiyel etkilerden biriydi ve etkisini virüs üzerinde ve maalesef zayıflamış bağışıklık ve hızlı gelen ölümler üzerinde gösteriyordu. Zorlu ve yıpratan bir enerji olarak düşünebileceğimiz kavuşum enerjisi bir diğer yandan sınırlanma, engeller ve blokajlar içinde kalma etkisi de getirir. Kova burcunun global mekanizması gerçekten toplumsal açılımda geniş, küresel alana yayılan süreci tarif etmekteydi. İki gezegenin kavuşumla başlayan kısa döngüleri devam eden yıl içerisinde ilk kare ve karşıt olarak zorlayıcı iki açı ile süreci şekillendirmeye devam ettiler. 11 Kasım 2021 ise kavuşum öncesinde son kez kare açı yaptıkları bir evreyi oluşturuyor. Mars kendi yöneticiliğinde, güçlü bir yerleşimde, Akrep burcunda. Savaşma ve savunma yönünü tam anlamıyla kullanmak isteyeceği bir yerleşimde. Satürn ile son kare fazında çetin bir mücadele ortaya koyacak olduğunu düşünebiliriz. Peki bu ne anlama gelir diyecek olursak, savunma ya da savaşmak adına güçlü olduğunu fark etmek ya da güçlü argümanları doğru kullanabilmek Mars ve Satürn gezegenleri arasındaki açıların olumlu getirisi olabilecek sağlam ve kalıcı adımlar atma, başarılar elde etme şansını verir. Bir diğer yandan zayıflayan bir savunma sistemi ya da darbe almış savunma sisteminin çökmesi veya yanlış davranışlar geliştirmesi anlamına da gelecektir ki bu korona virüs örneği ile devam ettiğimizde önemli mücadeleler vermemiz gereken ve sağlık (bağışıklık) olarak tehdit içinde olunabilecek bir zaman dilimi barındırdığını söyleyebiliriz. Doğru bir savaş ya da savunma sistemi ortaya koyabilmek ise bir nevi savaştan galip çıkma potansiyelini de taşıdığını unutmayalım. Kişisel olarak iki gezegen özellikle natal haritamızda yerleşimine göre hayatlarımızda mücadele etmeye zorlandığımız, bazı şeylere mecbur kaldığımız, öne adım atmaktan bir nevi geri tutulmaya çalışıldığımız konuları hayatlarımıza katarak etki etmekteler. Tüm bu etki sağlam kararlar ve sağlam bir yapı inşa etmeye yönelik eğilimler içeriyor olsa da korku yaratmak ve korku ile kontrol sağlamak yine özellikle iki gezegenin olumsuz açılarında görülebilen sonuçlardan biri. 5 Nisan 2022 günü yine Kova burcunda kavuşumlarını tekrarlayan ve yeni bir döngü başlatan iki gezegen bugün yaşadığımız benzer etkilerin hayatlarımızda varlığını sürdürme çabası içinde olacağının da işaretçisi. Bu korona virüs bitmeyecek anlamına geliyor demiyorum ama bitecek anlamına da gelmediğini söyleyebilirim. Bir diğer yandan içinde bulunduğumuz süreç global anlamda tümü etkileyen olay, durum ya da davranış modellerine çok daha büyük bir vurgu getiriyor. Bu önümüzdeki yıllarda daha da belirgin bir hal alacak. Bireysel etkiler ya da bireysel etkilemeler toplumsal etkilerle oldukça harmanlanmış şekliyle karşımıza çıkmakta olacak. Akrep ve Kova burçlarında iki zor etkili gezegenin yine zor nitelikte açısı içinde bulunduğumuz günlerde patlayıcı, sarsıcı, birikmiş enerjinin bir anda serbest kalması türünde etkiler yaratıyor. Kontrol edilmekte zorlanılan, bastırılmış enerjinin kriz ya da sarsıntı yaratarak açığa çıkması hem kişisel hem global anlamda bir etki mekanizması oluşturuyor ve doğa, yer küre bu etkiden kendini pek tabii ki ayrı tutamıyor.

Merkür Akrep burcunda (6-24 Kasım)

Görsel;“Dragon knot. Londen, British Library, Harley 1662, f. 145r”

Akrep burcu yolculuğuna başlayan Merkür bu burçta ilerleyişini 24 Kasım’a kadar sürdürecek.
Merkür, Akrep burcunda aklın sezgisellik ve derin mistizm taşıyan boyutlarını, vurgulanmış metafiziksel yönünü ve bu yönleriyle birlikte kontrol, konsantrasyon sağlama yeteneği anlatır.

İletişimin her alanında aktif olan Merkür, Akrep burcu doğası ile olaylara bakış açısında derinleşmiş düşünceleri, gerçek ile gerçek olmayanı ayırt etme ve gerçeği arama güdüsünü öne çıkarır.

Çok iyi bir gözlemci olabilmeyi ifade eden Merkür bu burçta olayların gidişatını önceden hisseden, diğer kişiler ile olan iletişiminde sezgilerini kullanabilen bir yapı oluştururken, sabit fikirlilik, geçmişin etkisinin bilinçaltı izleri ile kararlar alma gibi psikolojik durumlar yaratır.

Zihinsel olarak odaklanma gücünü aşırı kontrolcü, aşırı şüpheci ya da bilinmeyeni keşfetmek, bulmak, çözüme ulaştırmak üzerine yoğunlaştırabilecek olan Merkür’ün Akrep burcu geçişi pozitif yönü ile iyi bir araştırmacı, kıvrak zekâ ile olayları çözüme ulaştırabilen bir yapının sağlayıcısı olabilirken, kinci, acıtıcı, yaralayıcı, öldürücü bir dil ve zihin ile de bizi karşı karşıya bırakabilir.

Merkür Akrep burcu ilerleyişinde uzunca bir süre (Kasım 17’e kadar) Mars ile kavuşum derecesinde olacak ve bu görünüm bir nevi savaş taktikleri anlamına gelir. Olumlu yönden baktığımızda güçlü ve doğru harekete geçme imkânı verirken yanlış kullanımı yıkıcı şekle bürünebilir, dikkat!