Merkür retrosu son günlerinde…

12 Temmuz Pazar günü ileri hareketine yönelecek ve bir süredir beklediğimiz ya da beklettiğimiz kararlarımızı uygulamaya koymanın sabırsızlığını yavaş yavaş hayatlarımıza taşıyacak. Şimdilerde biraz daha sabırlı olmak ve en azından önümüzdeki haftaya kadar plan aşamasında kalmak daha faydalı olabilir.

İleri hareketine başlayacak olan Merkür, gelecek hafta itibariyle, çok daha dışa dönük ve daha aktif bir haberleşme trafiği, kontak kurma ve iletişim bağı içinde olacağımızı ifade etmekte. Yeni alınacak kararlar ve alınmış olan kararların hızlıca uygulamaya konulma arzusu içinde olmak oldukça mümkün.

Merkür geçtiğiniz 8 Temmuz günü Mars ile olan karesini kesinleştirmiş ve retro konumunda olduğu için çok da fazla kendini dışarı yansıtmamıştı. Daha çok içsel ya da zihinsel anlamda projelendirilen düşünceler ve planlar içinde olduğumuz bir süreç içindeydik ve süreç önümüzdeki haftaya kadar bu şekliyle sürecek. Önümüzdeki hafta başı itibariyle ileri hareketine başlayan Merkür, Temmuz ayı boyunca Mars ile olan kare açı görünümü sürdürerek ilerliyor. Bu durum, oldukça hareketli ve aktif bir haberleşme trafiği içinde olacağımızı göstermekte.

Kararlarımızı, düşüncelerimizi ortaya koymak ve gerçekleştirmek adına mücadele vermeye yöneliyoruz.

Üzerimize düşen sorumlulukları almak, ailevi ya da diğer kişilere karşı mesul olduğumuz yükümlülükleri yerine getirmek adına Temmuz ayını doğru ve faydalı değerlendirmek bizler için oldukça önemli olabilir. Bu açıdan özellikle 20 Temmuz dolaylarındaki günler önemli etkiler getirmekte.

Gelecek ile ilgili endişelerimiz ya da içinde bulunduğumuz koşulları iyileştirme çabalarımız bizi daha fazla inisiyatif almaya ve harekete geçmeye itmekte. Olumlu anlamda değerlendirmek için, koşulları belirlemek adına kendimize çok daha güvenebilir ve fikirlerimizi gerçekleştirmek adına harekete geçebiliriz. Unutmamız gereken ise, aşırı reaksiyonlar vermeye açık bir süreç içinde olduğumuz yani; aşırı savunmacı, aşırı duygusal kararlar ile hareket etmiyor olmak.
dilarabasarefeoglu

Jüpiter/ Pluto kavuşumu

Bugün Jüpiter ve Pluto arasındaki kavuşum retro hareket ile 2.kez kendini tekrarlıyor. İki gezegen arasındaki kavuşum 5 Nisan günü gerçekleştiğinde paylaşmış olduğum yazımı yeniden paylaşıyorum. Keyifli okumalar dilerim.

✔Kimi yapılar için sonun başlangıcına işaret eden kavuşum kimi yapılar için ise başlangıca atılan önemli adımlar olarak tarihte kendini gösterecek.

✔Jüpiter, 5 Nisan Pazar 2020 günü Oğlak burcunda Pluto ile kavuştu. Kavuşum iki gezegenin arasında, biri kısa diğeri daha uzun süreli olan iki döngünün başlangıcını içeriyor.

✔Jüpiter ve Pluto açısal etkileşimleri dünyasal düzenler üzerinde önemli etkiler açığa çıkaran olaylar ve sonuçlar ile kendini göstermekte.

✔Kolektif gezegenler olarak tanımlanan, Uranüs, Neptün ve Pluto’nun içinde bulunduğu döngüler, özellikle, toplumsal, sosyal ve nihayetinde global olarak nitelendirebilecek, insanlığı bütünden etkileyen süreçler oluşturmaktalar.

✔Bir nevi önemli bir başlangıç arefesi yaratmış olan Jüpiter, Pluto kavuşumu, en küçük biirmden en büyük birim olarak adlandırabileceğimiz tüm sistem üzerine kurulu yapılar için, var olmak ile yok olmak arasındaki dönüşümlerini şiddetlendirmekte.

✔Bir dönüşüm içerisinde olduğumuz muhakkak, peki dönüşüm ne istiyor?

✔Artan yönetimsel kontrol ve yönetimsel güç sağlama ihtiyacı, devletsel yapılar ve yöneticilik içeren faktörlerin tutum ve davranış modellerini etkiliyor olacak. Güç elde etmek, dünya üzerinde yer tutmak amacının genişlemesi ve büyümesi ile karşılaşacağız.

✔Global olarak, dışa açık olmanın yerine daha içe kapanan toplum modeli ve devlet modeli haline gelen yönetimler ile karşı karşıya kalmak mümkün.

✔Maddi kaynaklar, parasal yönetimler üzerine ciddi bir sorumluluk yükleyecek olan görünüm, dünya para sistemi, ekonomik sistem, para ekonomisi gibi konularda küresel bir dönüşümün içine girdiğimizin habercisi…

Ekonomik sistemlerde, en küçük birimden en büyük birime kadar, koşullara karşı iyimser bir duruş sergilemek yerine, ciddi, tedbirli, disiplinli ve hatta tutucu bir duruş sergilemenin gerekliliği ile karşı karşıya kalacak gelişmeler beklenebilir.
Süreç, gerçekçi olmaktan uzak kalan iyimserlik yada gerçekçi olmaktan uzak kalan hayalperest yaklaşımlara yer vermeyecek kadar denetim içinde olmayı gerektirecek.
Büyüme trendi yakalamak, parasal olarak da gücü eline almak isteyen devlet ve sistem modelleri ile karşılaşacağız.
Fikirsel ve ideolojik değerler kendini yapılandırmak istedikleri bir enerji ivmesi kazanacaklar.
Toplumsal ideolojiler; kemikleşebilecekleri, yapı oluşturabilecekleri bir düzene kavuşma imkanı bulabilecek.
Yenilikçi yada geleceğe yönelik faydalı ve sosyal tabanlı fikirlerin realize edildiği yapıların da oluşmaya başladığını görebileceğiz.
Bir diğer yandan, yine dünya üzerinde, inançların, fikirlerin yada ideolojilerin oluşturduğu radikal dincilik akımları, radikal ırkçılık akımları gibi yapısal sistemlerinde artmaya başlayacağı bir dönem içine ilerliyor olabiliriz….

Dünya genelinde radikal dinci tarikat ve akımların yada kendi içlerinde bir fikrin, görüşün yada inancın gerektirdiği şekilde yaşamak isteyen grupların büyüyen, organizasyon halini alan çalışmalarına şahit olmak da olası.
Fikirsel, innaçsal ideolojierin güç halini alması ve kabul ettirilebilir hale getirilmesi mücadeleleri ve bu mücadelenin terörizm içeren davranış biçimleri ile dünyaya yansıtılması olumsuz bir gelişme olarak karşımıza çıkabilir.
Bunun neticesinde eyleme dönüştürülen hareketlerin ortaya çıkaracağı küçük yapılardan büyük ölçekli yapılara kadar, kendi içinde bir organizasyon geliştirmiş olan birimsel yönetimlerin kendini ifşa etmesi oldukça olası.
Bireysel yada sistemsel olarak yeniden yapılanma içerisine girmenin güçlü sinyallerini aldığımız süreç, gerek kişisel gerek toplumsal olarak, bir organizma olarak düşündüğümüzde, organizma kendine yeni unsurlar sağlamak ile dönüşümünü gerçekleştirmek istemekte.
Baskı ve zorlukların dönüşümü orta çıkarmak üzerine kurulu olduğu üzerine düşünmek süreci çok daha anlaşılır hale getirebilir.
Jüpiter ve Pluto arasındaki kavuşum yıl içinde kendini 3 kez tekrarlıyor olacak. Retro hareketi ile geri gitmeye başlayan Jüpiter, 30 Haziran 2020 ve 13 Kasım 2020 de Pluto ile tekrar kavuşum yapıyor olacak.
Dilâra Başar Efeoğlu

30 Haziran 2020

Mars’ın Koç burcuna geçişi

Mars Koç Burcunda (28 Haziran 2020- 7 Ocak 2021) Mars fitili ateşliyor;

Yarın bekleme ringinden start alan güçlü ve yakıcı bir enerji halinde hayatlarımızda yerini alıyor olacak. Önümüzdeki 6 ay boyunca mücadeleci ve savaşçı ruhumuz bizi çağırıyor. Mars gezegeni yarın sabaha karşı saatlerde Koç burcuna geçmiş olacak ve bu burçta gerçekleştireceği retro hareketiyle de birlikte oldukça uzun bir süreyi, 6 ay gibi bir zamanı Koç burcunda geçirmiş olacak. Mars’ın Koç burcuna geçişi, savaş tanrısı Ares’in kendini cesur ve cüretkarca ortaya koymasını izleyeceğimiz 6 aylık bir dönemin başladığının yüksek oktavlı sinyallerini çalıyor. Fitili ateşleyen gezegen Mars, yarın bekleme ringinden start alan güçlü ve yakıcı bir enerji halinde hayatlarımızda yerini alıyor olacak. En genel ve en basit anlamda eyleme ve harekete geçmenin en aktif güdüsü içinde olacağımız bir süreç bizi bekliyor. Olayları kontrol altında tutmanın zorluğu ya da isteksizliği ile karşı karşıya olacağız. Beklemek ya da bekletilmek için sabrımız yok ve beklettiğimiz ya da bekletildiğimiz her ne varsa şimdi sonuç, çözüm ya da karara bağlamak için hareket geçmenin hiçbir çekincesini taşımıyor olacağız…

Mars hem dışa dönük ve eyleme yönelik bir enerjiyi anlatır. Mars için istekler elde edilmeli ve istekleri elde etmenin mücadelesi gerek fiziksel gerek zihinsel verilmelidir. Yerleşimine göre Mars hangi türde davranış modeli çizeceğini anlatır. Koç burcunda, savaşacağını ve istediğini almak için cesaretini, gözüpekliğini, korkusuzluğunu, yürekliliğini ortaya koyacağını ifade eder. Önümüzdeki 6 ay boyunca mücadeleci ve savaşçı ruhumuz bizi çağırıyor olacak. Özgürlük ve bireyselliğimizi ortaya koyma arzusunu yoğun hissedecek olurken, en zayıf noktamız haline gelmiş olan bireyselliğimizi ortaya koyma konusunda güçlü tetiklenmeler yaşayacağız. Bir nevi kendimize olan güveni ve inisiyatif alma becerimizi ortaya koymanın güçlü dürtüleri içindeyiz diyebiliriz. 21 Haziran Pazar günü Yengeç burcunda gerçekleşen tutulma uzunca bir süredir hayatlarımızda kalıcı ve önemli değişimler oluşturmakta ve hatta hayatımızda temel yapı olarak gördüğümüz birçok konuda önemli değişimler yaratmaktaydı. Özellikle Mars’ın Koç burcuna geçişi ile birlikte tutulma derecesi üzerinde yaratacağı aktif hale getirme enerjisi, yaklaşık 2 yıldır süregelen değişim enerjisini agresif ve hızlı bir hareket tarzına büründürecek. Önemli kavşaklarda olabilir ve geleceğimize temel oluşturacak çok önemli değişimler ile karşı karşıya kalmanın hızlı etkileri ile burun buruna gelebiliriz. Doğru ve olumlu değerlendirmek için oluşan içsel gücü farketmek, ilk adımı atmaya cesaret etmek, korkusuzluğu deneyimlemek ve kendine güvenmek için şans vermek kazanç getirici olur. Oluşan enerjiye hâkim olmaya çalışmak ve doğru yerde doğru şekilde kullanmaya odaklanmak mümkün. Savaşçı ruhumuzu keşfetmek için değerlendirebileceğimiz bir ay bizi bekliyor yeter ki cesaret ve hiddeti birbirine karıştırmayalım. Gezegensel hareket olarak baktığımızda; 28 Haziran Pazar günü (04:45) de Koç burcu ilerleyişine başlıyor, 11 Eylül 2020 Koç burcunun 28. derecesinden retro harekete dönüyor 12 Kasım 2020 günü yine Koç burcunun 15. derecesinden ileri hareketine başlıyor 7 Ocak 2021 günü burç değiştirerek Boğa burcuna geçiş yapıyor Böylece Mars, Koç Burcu yolculuğu uzun soluklu ilerleyişte ve 6 ay da tamamlamakta olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu Dipl. ASA MAPAI, OPA Member

Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali ;

Tüm zamanların en iyi boksörü olarak kabul edilen Muhammed Ali, profesyonel mesleğinin yanısıra, islami inançlara verdiği değer, müslümanlığı seçmesi ve ırkçı yada ayrımcı bakış açılarına karşı oluşturduğu barış yanlısı mücadeleler ile de tarihte yer almakta. Bugün ölüm yıl dönümü. ışıklarda olsun diyerek, çok genel anlamda biraz haritasını okuduğumuzda;9. Ev vurgusunu görüyoruz. 9. ev konusu gereği inançlarla ilgili bir ev olarak değerlendirilir. Niçin inançlar ile alakalandırılan bir ev olduğunun atında ise yine astrolojide her evin manasının altında yatan gibi, derin bir kadim aktarış ve felsefe vardır. Muhammed Ali’nin doğruluk oranı yüksek olan doğum haritasının 9. evinde yerleşmiş olan Mars, içine doğduğu ailevi inançsal değerlere ve hatta çevresel, sosyal, toplumsal olarak varolan inançsal sistemlere bakış açısının gözlem ya da kabul edişin daha dışına çıkarak, sorumluluk hissettiği bir alanı haline gelebileceğini göstermekte. Pek tabii ki bunu söylerken özellikle, Mars’ın natal de Pluto ve Ay/Güneş orta noktası ile oluşturmuş olduğu t-kare’nin gücünden faydalanıyoruz. T- kare olarak adlandırılan ve dinamik bir enerji olarak tanımlayabileceğimiz görünümde; Mars’ın etki alanı inançlar üzerinde yüksek oktavlı etki yaratmakta. Ve Mars’ın dipozitörü yani bir nevi sorumlu gezegeni olan Venüs ise; Mars’ın 9. ev çalışma prensibine kaynak oluşturmakta. Venüs de harita da da Asc ve Satürn’ü kapsayan başka bir t-kare açı kalıbın dahilinde yer alıyor. Bu görünüm bir haritada varolduğunda, kişinin hayata kalıcı değerler bırakmak üzere, kendi kendini güdüleyen davranışlar içerisinde olacağını anlarız. Ve bu davranışlarını ortaya koyan birçok sözlerinden bir tanesi olan şu cümleside; onunla birlikte anılmakta “Şampiyonlar salonlardan çıkmaz. Şampiyonlar içlerinde tutku, hayal ve amaç olan insanlardan çıkar”
Dilara Başar Efeoğlu

5 Haziran Cuma günü Yay burcunda gerçekleşecek olan Ay tutulması, İkizler/Yay aksına geçen tutulmaların ilkini oluşturuyor.

5 Haziran 2020 Yay Burcunda Ay Tutulması haritasını ;

Türkiye Natal haritası ve yine ülkemiz natal haritasının ilerletilmiş natal haritası üzerine koyarak ne gibi etkiler açığa çıkaracağına baktığımızda; 15 derece Yay burcunda gerçekleşen tutulma, Ay, Güneş, Mars ve tutulma derecesi orta noktası ile birlikte gökyüzünde önemli bir açı kalıbı oluşturacak. Büyük Kare olarak isimlendirilen açı kalıbı, ülkemiz natal haritası üzerinde MC, IC olarak adlandırılan ve bir haritanın ana eksenlerini ifade eden aks başlangıcına denk düşmekte. Bu önemli bir gösterge oluşturuyor. Bir diğer önemli gösterge ise ülkemizin ilerletilmiş haritasındaki Uranüs derecesini tetikleyen bir görünüm halini alması. İlerletilmiş haritayı bir nevi ilerleyen zamanın neler getireceğini öngören bir yöntem olarak düşünebilirsiniz. İkizler/Yay aksı tutulmasının ilki olan 5 Haziran Ay Tutulması, ülkemiz açısından en fazla siyasi yönde Hükümet’in, kendisine rekabet oluşturan diğer unsur ve organizasyonlar ile mücadele etmek ve bir nevi kendi varlığını korumak amacı içinde hareket edeceği durumların başlangıç ivmesi içerisinde olacağını göstermekte. Dış ülkelerden gelen tehditler, sınır güvenliği ve yine diğer ülkeler ile olan hukuksal sorunların ülke yönetimini meşgul edecek konular olacağını söyleyebiliriz. Büyük Kare’nin bir bacağını oluşturan Mars, askeri konular, askeri güçler ve savunma ile alakalı bir gezegen olarak, Uranüs’ü de dikkate aldığımızda, bu alanlarda aktiflik ve yine bir nevi diğer ülke ya da birliklere karşı verilecek önemli çıkış ve gözdağı içeren hareketlenmelerden de bahsedebiliriz. İlerleyen süreç içinde, yakın gelecek zamanda, meclis ve meclis tarafından alınan kararların önemli gündem oluştururken, seçimsel sürecin hızlı bir şekilde devreye girecek bir süreç halini alabilir. Hükümet ve ittifakları arasında varolan yapının değişebileceği, muhalefet oluşturan kişi ve kurumların yönetim için agrese edici profil çizeceği düşünülebilir.

YAY BURCUNDA AY TUTULMASI 5 Haziran 2020 Cuma

SFPage

YA İDEOLOJİLERİN SAVAŞI ÇATIŞMAYI YA DA GÜÇ BİRLİĞİNİ GETİRECEK,

YAY BURCUNDA AY TUTULMASI

5 Haziran 2020 Cuma günü saat 22:12 dolaylarında Yay burcunun 15. Derecesi içinde bir Ay tutulması meydana geliyor.

Tutulma İkizler/Yay eksenine geçmiş olan tutulma serisinin ilk Ay tutulmasını üretmekte ve 2022 Nisan ayına kadar ki süreçte, hayatlarımıza önemli bir pencere açmakta olacak.

Hem en geniş hem en önemli anlamda yaşantımızda değişikliklere yer açmaya hazır hale gelmemiz gereken bir dönem bizi bekliyor diyebiliriz.

Güçlü değişim enerjisi yaşamlarımızın birçok alanında kendini göstermeye başlarken, aramızda bu değişimlere hazır olmayanlar veya değişimlere karşı ayak diretenler için zor bir dönem onları bekliyor olacak. Değişime hazır olanlarımız için ise hızlı yenilikler ve hızlı bir ivme ile gelen gelişmeleri yakalamak mümkün.

Yay Burcunun prensip haline getirdiği tüm bakış açıları, İkizler burcunun yeniliğe, gelişime ve değişime açık bakış açısı ile tekrardan şekil almaya açık olacağı bir sürece giriyor.

Değişimi sancılı ya da akıcı bir biçimde hissedeceğimiz en öncelikli kavramlar;

İnançlarımız,

Ideolojik hale getirdiğimiz fikirlerimiz

Felsefi görüşlerimiz

Adalet anlayışımız

Geleneksel değerlerimiz

Kutsal adledilmiş kavramlarımız

Siyasal, hukuksal, dinsel, etik ilkelerimiz

Evrensel, sosyal bilincimiz,

Toplumsal entegrasyon tarzımız,

Başlıkları altında toplayabileceğimiz konular üzerinde kendini gösteriyor olacak.

Girişimciliğe hazır olmak,

Dinamik olmayı öğrenmek,

Kolay adaptasyon sağlama becerimizi genişletmek,

Hızlı entegrasyon sağlamak,

Çok yönlü bakmayı benimseyebilmek,

Pratiklik edinmek,

Deneyim ve tecrübelere cesaret etmek,

Realite değişimini göze almak

kavramları ise; edinmemiz gereken yeni fikirsel ve zihinsel kavramları temsil ederek, hayatlarımızda yer almaya başlayacaklar. Olayların alt yazısını okumaya çalıştığımızda, yeni bir sürecin yaşamlarımızın farklı alanlarında ama yine de bu kavramlar ışığında yeni bir pencere açmaya başladıklarını gözlemleyebileceğiz.

Şimdi tutulma haritasına geri döndüğümüzde,

Tutulma derecesinin yine 15 derece yerleşimde olan Mars ile oluşturduğu t-kare açı kalıbı dikkat çekmekte. Güneş derecesi ile birleşen ve retro hareketinde olan Venüs t-kare’nin bir ayağını oluşturarak zorlayıcı görünüme dahil olmuş. Orta noktalar ile baktığımızda aslında haritada, Ay, Güneş, Mars ve Ay/Güneş orta noktası arasında bir Büyük Kare oluşumu olduğunu görmekteyiz. Büyük Kare’ye kavuşum ile dahil olan gezegenler ise Neptün ve Venüs.

Fikir ve görüş çatışmaları, ideolojik görüşlerin ortaya çıkarabileceği mücadeleci tavırlar, inançlar adına savaşmak, değişimi red etmek, yeniliğe kapalılık ve olası değişimin getirebileceği şiddetli korku sebebiyle agresif ya da yanlış davranış içine girmek tutulmanın etkileri olarak sıralanabilir.

Gerek kişisel gerek sosyal, toplumsal konular üzerinde gerilime ve strese açık bir süreç içinde olacağız. Durumlar karşısında karmaşıklığa, kaosa ve belirsizliğe düşmüyor olmaya dikkat etmek gerekmekte. Neyin mücadelesini veriyor olduğunu bilerek hareket etmek önemli, yanlış hamleler olayların içerisinde zarar görmeyi getirebilecekken, gerçeklerden kopuk, aşırı idealize edilmiş fikirler ya da görüşlerin savunuculuğunu yapmak, olaylar içinde bizi kurban durumuna sokacak durumlara yol açabilir.

Diğer kişiler ile olan ilişkilerimizde istediğimiz uyumu yakalamak çok kolay olmayacak ve ihtiyacımız olan istikrarı kolay sağlayamayacak olabiliriz. Çok da barışçıl bir ortamın bizi beklediğini söylemek zor. Ve yine toplumsal konular üzerinde de barışçıl ortamların yerini çatışmacı bir profile bırakacak olduğunu öngörebiliriz. Oluşan görünüm, değişime açık olmanın, değişen şartlara adapte olma becerisinin geliştirilmesinin gerekliliği ile birlikte yine değişen şartlar içinde yanlış yönlere savrulmuyor olmaya dikkat etmeyi gerektirmekte.

Buda’nın dediği gibi  “Her şeyden şüphe et ve kendi ışığını bul”.

Dilara Efeoğlu

 

 

 

İkizler Burcunda Yeniay

dca9c3c1bb818346e01ae4809cf20006-erte-art-art-deco-art
Sınırları aşma arzusu, sınırlarımızın daha ötesine geçme ihtiyacı ve özgürlüğümüzün bize sağlayabileceği tüm yeni keşiflere açık olmanın güçlü dürtülerini taşıyoruz. Yeniayın getirdiği süreçte, varolan tüm plan ve projelerin değişime uğraması, değişen fikirler, yenilenen kararlar almak mümkünken tek şart yanılmıyor olmaya çok dikkat…
Bugün 22 Mayıs Cuma günü (20:38) İkizler burcunda bir Yeniay gerçekleşmekte.
Hareketli, dinamik, dışa dönük enerjilerin etkisi üzerimizde artıyor. Yeniay önümüzdeki günlerde hem zihinsel hem fiziksel olarak çok daha fazla aktifleştirici etkilerin ortaya çıkacağını bir sürece işaret etmekte.
İletişim adı altında kısaca niteleyebileceğimiz, konuşmak, yazmak, haberleşmek gibi karşılıklı kurulan bağlantılar artarken, bilgi paylaşımı hızlanıyor. Hızlı düşünüp, çok hızlı kararlar almaya yatkınız. Yeni planlar, yeni projeler bir anda ortaya çıkabilir veya varolan tüm planlarımız ani değişim içine girebilirler.
Yeniay’ın yönetici gezegeni Merkür, Neptün ile kare açı yaparken, Yeniay derecesi ise Mars ile kare açı yapmakta. Bu zorlu açılar altında gerçekleşen yeniay süreci, olaylara, içinde bulunduğumuz durumlara karşı yüzeysel bakış açısı içinde olmanın, gerçekten anlamadan ya da dinlemeden karar veriyor olmanın ya da ani fikir yürütüyor olmanın, bizi sonrasında zarara uğratabileceği ve aslında pek bir ilerleme kaydettirmeyeceği türde enerjilere işaret etmekte. Amacının dışına çıkabilecek konuşmalar yapmamaya, sabırsızlık sergilememeye, gerçeklerden kopuk, yanılgılı kararlar alıyor olmamaya dikkat etmek bugünlerde oldukça önemli.  Satürn ile üçgen açı ise Yeniay’ın oluşturacağı motivasyonu doğru ve planlı olarak kullanabildiğimizde yapıcı etkiler elde edebileceğimizi göstermekte.  Daha önce plan aşamasında kalmış projelerimiz hem hız kazanıyor hem yeniden başlıyor olabilir.
Bakış açımızı değiştirebilmek, olaylara farklı açılardan bakmayı ve altında yatan gerçek anlamı keşfetmeye çalışmak, her şeyi kendi mantık ya da kendi aklımıza göre yargılama hatasından uzaklaşmak ise Yeniay’ın pozitif yaratımı olur.

Kuzey Ay Düğümü İkizler/Güney Ay Düğümü Yay Burcu

85d8394e9d3b34116d1f4b8cf5e6b980

 

Ay Düğümleri 5 Mayıs Salı günü burç değiştiriyor ve İkizler/Yay Burcu aksına geçiyorlar.

Yaklaşık 19 ay boyunca, 2022 Ocak ayına kadar bu burçlarda hareket edecekler.

Doğum haritasını oluşturan matematiksel göstergelerden biri olan ay düğümleri, astronomik olarak en basit anlatımı ile, Dünya’nın ekliptik, yörünge üzerinde izlediği yolu Ay’ın kestiği nokta olarak tanımlanır.

Ay bu noktada kuzey yada güney enleme geçiş yaparken 180 derece karşısında oluşan nokta düğümün diğer aksını oluşturmakta olur.

Ay düğümleri her zaman için bir aks içinde çalışır ve astrolojik olarak geçmiş ve gelecek arasındaki asl olan ruhu ifade ederler.

Daha önce aynı aksta Ay düğümlerinin hareket ettiği tarihlere baktığımızda;

17 Nisan 1927 –  28 Aralık 1928

14 Aralık 1945 – 2 Ağustos 1947

26 Ağustos 1964 – 19 Şubat 1966

17 Mart 1983 – 11 Eylül 1984

Tarih aralıklı doğumlu kişilerin doğum haritalarında Ay Düğümlerinin İkizler/Yay burcu aksında hareket ettiklerini görebiliriz.

Bu demek oluyor ki; bu tarih aralıklarında doğmuş olanlarımızın haritalarında Ay Düğümü dönüş yaşanıyor olacak, bir nevi haritada düğümler etken olma durumlarını zamana yayarak çalışacakları bir dönem diyebiliriz.

Kişisel olarak doğum haritasında düğümlerin dönüşünü yaşayanlarımız için 19 aya yayılan özel zamanlar diyebiliriz. Bunun yanı sıra ay düğümlerinin burçsal ifadesi dünyasal olaylar, eğilimler ve gelişmeler yönünde de kendini ortaya koyan bir mekanizma yaratacaktır.

Peki, Kuzey Ay Düğümü İkizler/Güney Ay Düğümü Yay burcunda yer alan Ay Düğümleri ne anlam ifade etmekte ve bir yerde bizleri ne yöne doğru taşımakta diyerek, en geniş anlamda baktığımızda;

Bu burçlarda, her iki düğümünde en temel ifadesi olan, bilişsel gelişim ile oldukça doğru ve hızlı ilerleyen bir sürecin bizi beklemekte olduğunu görebiliriz.

Dünyayı, çevreyi, hayatı anlamaya, öğrenmeye yönelik zihinsel ve fikirsel gelişim olarak adlandırabileceğimiz aks;

Yay burcunun odaklanılmış, prensiplere bağlanılmış, geniş ve uzak görüşlülük, inançlar, idealist fikir ve düşünceleri ile beslenen İkizler burcunun sorgulayan, teorileri sınayan, deneye tabii tutan, kalıplardan çıkaran, zihinsel fonksiyonları arttıran sürecinin getireceği etkileri taşıyor olacak.

Doğruluğu genel geçer hüküm olarak kabul edilmiş özellikle inançsal, fikirsel, felsefi kalıpların yerini yenileri ile değiştirebilmek ya da farklı görüşlerin getirebileceği gelişmelere açık tutabilmek bu dönem için edilmesi gereken bir hayat görüşü olmalı demek yerinde bir yorum olurken, hayata bakış açısını teorik şartlanmaların dışında tutabilmek, idealistlik ile fanatiksel bakış açısı arasındaki ince ayrımı çok iyi yapabiliyor olmak önemli olacak.

Her ne ya da ne şekilde olursa olsun İkizler burcu öğrenme ve öğretme ile ilişkilidir. Bilgiyi edinmek ve edinilmiş olan bilgiyi hiçbir ayrım yapmaksızın bir nevi tüm insanlığa eşit şekilde dağıtmak ikizler burcunun en temel fonksiyonunu oluşturur. Yay burcunun bilgiyi sınıflandırılmış zümrelere yönelik bir kaynak olduğu görüşü, İkizler burcunda eşitlik ve sınıflandırılmanın olmadığı bir görüş kazanır. Bu açıdan baktığımızda; Öğrenme, yeni bilgi edinme, bilgiyi edinirken meraka, deneyime ve keşfe açık olmanın etkin olduğu bir dönemin bizi beklediğini söyleyebiliriz. İletişim ağı gerek yazılı, sözlü, karşılıklı ve özellikle interaktif olarak önemli bir gelişim içerisine girerken, fikirler ve görüşleri ifade etme arzusu çok çeşitli ve farklı iletişimsel mecraları hayatlarımızda aktif hale getiriyor olacak.

İnsanoğlunun her an yeni gelişimlere açık olduğu ve insanı geliştiren en büyük olgunun öğrenme, bilme, uygulama fonksiyonları olduğunu unutmamak gereken bir döneme işaret eden ay düğümleri aksı, zihinsel, akılsal ve deneyimsel davranış biçimlerini öne çıkaran etkiler getirmekte.

Edinilmesi gereken ne temel davranış biçimi, yeni görüş, yeni bilgi veya yeni bir bakış açısına karşı açık olmayı başarabilmek. Farklı görüşlere karşı kapalı ve fazlasıyla tutucu bir duruş sergilemek yerine, fayda getirebilecek, yarar sağlayabilecek ve bir önceki fikri çürütüp yeni ve işlenmeye hazır bir kaynak oluşturabilecek şeklinde bir bakış açısı kazanmak olmalı. (Ay Düğümleri hakkında yazım devam edecek)

Dilara Başar Efeoğlu

 

Güneş – Satürn Kare Açısı

428-jackanstey-rp-october2019-0185-kwan-a

Güneş, Boğa burcuna geçmesi ile birlikte, Kova burcunda hareket Satürn ile kare açı yaparak ilerlemeye başladı. (19.4.2020)

Bu iki gezegenin birbiri ile kare açı yapıyor olması ne demektir diye kısa bakarsak; hem içinde bulunduğumuz günlere yansıttığı etkisinin farkında olabilir hem de, eğer ilgi alanınızsa bu iki gezegenin birbiri ile etkileşiminin ne ifade ettiği hakkında yeni bir görüş okumuş olabilirsiniz. Yazımı aşağıda bulabilirsiniz;

Buzdağının her zaman iki yüzü vardır.

Güneş ve Satürn gezegenlerinin birbirleriyle irtibatları her zaman için benliğin psikolojisi üzerinde, birçok katmanlarıyla ilgili dürtüler açığa çıkarır. Satürn’ün bir nevi girdabına giren Güneş, bu girdap içinde kendi yörüngesini takip etmenin buhranları ile karşı karşıya kalacaktır. Bir nevi geniş ve yüksek duvarlar benlik duygusu üzerinde yerleşmişken; kişinin -kendiliğine- , -bireyliğine- olan uzaklığı kişiye karşı koymak zorunda olduğu fakat karşı koymayı imkansızlaştıran sınırlar içinde kaldığı duygusunu yaratır.

Sınırların gerçekten reel olarak varolmakta olabileceğinin altında yatan nedenin, kişinin bilinçaltının yarattığı düşüncesel biçimlemenin ortaya çıkardığı bir sanrı olduğunu farkına varması ancak bilinçaltını, bilinç ile koordine edebilmek ile doğru orantılı değişen bakış açısı ile mümkün olabilir.

Bir nevi geniş ve yüksek duvarlar benzetmesi ile ifade ettiğimiz sınırlar kişiyi diğerlerinden ayıran, uzaklaştıran yalnızlaştıran etkiler oluştururken, aynı zamanda kişiyi kendi içsel eminlik, güven, huzur ve öz duygusundan uzaklaştırmakta olur.

-Ben- yani kişiyi diğerlerinden ayıran ve kendi özgüvenini, ego’yu biçimlendiren bilinç, şiddetli bir denetim altında ve sorgulara maruz bırakılmıştır.

Yok olma tehlikesi ile burun burun akalan ego kendi varlık bütünlüğüne sahip çıkmanın ancak ve ancak duvarlar ve sınırların arkasında kalarak mümkün olduğuna olan inanca bağlandıkça en uç noktada, psikolojide “control freak” olarak adlandırılan süreç kişi için başlamış olur.

Güvenilmeme ya da dikkate alınmama veya aşırı beklentilere maruz kalmış olmanın getirisi olarak saplantılı bir şekilde kendine yönelik oluşturulmuş kontrol mekanizması buzdağının çok derinlerine kadar varmış olabilir.

Sınırların basıncında kalan benlik, kendini koruma güdüsü ile kendi sınırlarını çizmeye başlar ve kişi için kaotik bir yapı, kaotik bir süreç başlamış olur. Artık düşüncesel ve davranışsal olarak – Ben – için kendini hayatta tutabilmenin tek yolu her şeyi yanlışsız ve doğru yapmaktır.

Mükemmel olanı yaratmanın derin sanrıları yine buzdağının en alt kısımlarında saklanan şiddetli öfke, değersizlik, korku ve suçluluk duygusu olarak kişinin yaşam modeline bir gölge halinde yansımakta olur.

Ancak sınırlar ile yüzleşmek ve su yüzüne çıkmayı göze almak gölgelerin yarattığı güven yitirilmesine karşı etkili bir çözüm olur.

Dilara Başar Efeoğlu

Jüpiter Pluto kavuşumu

 

SFPage
Kimi yapılar için sonun başlangıcına işaret eden kavuşum kimi yapılar için ise başlangıca atılan önemli adımlar olarak tarihte kendini gösterecek.
Jüpiter, 5 Nisan Pazar 2020 günü Oğlak burcunda Pluto ile kavuştu. Kavuşum iki gezegenin arasında, biri kısa diğeri daha uzun süreli olan iki döngünün başlangıcını içeriyor.

Jüpiter ve Pluto açısal etkileşimleri dünyasal düzenler üzerinde önemli etkiler açığa çıkaran olaylar ve sonuçlar ile kendini göstermekte.

Kolektif gezegenler olarak tanımlanan, Uranüs, Neptün ve Pluto’nun içinde bulunduğu döngüler, özellikle, toplumsal, sosyal ve nihayetinde global olarak nitelendirebilecek, insanlığı bütünden etkileyen süreçler oluşturmaktalar.

Bir nevi önemli bir başlangıç arefesi yaratmış olan Jüpiter, Pluto kavuşumu, en küçük birimden en büyük birim olarak adlandırabileceğimiz tüm sistem üzerine kurulu yapılar için, var olmak ile yok olmak arasındaki dönüşümlerini şiddetlendirmekte.

Bir dönüşüm içerisinde olduğumuz muhakkak, peki dönüşüm ne istiyor?

Artan yönetimsel kontrol ve yönetimsel güç sağlama ihtiyacı, devletsel yapılar ve yöneticilik içeren faktörlerin tutum ve davranış modellerini etkiliyor olacak. Güç elde etmek, dünya üzerinde yer tutmak amacının genişlemesi ve büyümesi ile karşılaşacağız.

Global olarak, dışa açık olmanın yerine daha içe kapanan toplum modeli ve devlet modeli haline gelen yönetimler ile karşı karşıya kalmak mümkün.

Maddi kaynaklar, parasal yönetimler üzerine ciddi bir sorumluluk yükleyecek olan görünüm, dünya para sistemi, ekonomik sistem, para ekonomisi gibi konularda küresel bir dönüşümün içine girdiğimizin habercisi.

Ekonomik sistemlerde, en küçük birimden en büyük birime kadar, koşullara karşı iyimser bir duruş sergilemek yerine, ciddi, tedbirli, disiplinli ve hatta tutucu bir duruş sergilemenin gerekliliği ile karşı karşıya kalacak gelişmeler beklenebilir.

Süreç, gerçekçi olmaktan uzak kalan iyimserlik yada gerçekçi olmaktan uzak kalan hayalperest yaklaşımlara yer vermeyecek kadar denetim içinde olmayı gerektirecek.
Büyüme trendi yakalamak, parasal olarak da gücü eline almak isteyen devlet ve sistem modelleri ile karşılaşacağız.

Fikirsel ve ideolojik değerler kendini yapılandırmak istedikleri bir enerji ivmesi kazanacaklar.

Toplumsal ideolojiler; kemikleşebilecekleri, yapı oluşturabilecekleri bir düzene kavuşma imkanı bulabilecek.

Yenilikçi yada geleceğe yönelik faydalı ve sosyal tabanlı fikirlerin realize edildiği yapıların da oluşmaya başladığını görebileceğiz.

Bir diğer yandan, yine dünya üzerinde, inançların, fikirlerin yada ideolojilerin oluşturduğu radikal dincilik akımları, radikal ırkçılık akımları gibi yapısal sistemlerinde artmaya başlayacağı bir dönem içine ilerliyor olabiliriz.

Dünya genelinde radikal dinci tarikat ve akımların yada kendi içlerinde bir fikrin, görüşün yada inancın gerektirdiği şekilde yaşamak isteyen grupların büyüyen, organizasyon halini alan çalışmalarına şahit olmak da olası.

Fikirsel, inanaçsal ideolojierin güç halini alması ve kabul ettirilebilir hale getirilmesi mücadeleleri ve bu mücadelenin terörizm içeren davranış biçimleri ile dünyaya yansıtılması olumsuz bir gelişme olarak karşımıza çıkabilir.

Bunun neticesinde eyleme dönüştürülen hareketlerin ortaya çıkaracağı küçük yapılardan büyük ölçekli yapılara kadar, kendi içinde bir organizasyon geliştirmiş olan birimsel yönetimlerin kendini ifşa etmesi oldukça olası.

Bireysel yada sistemsel olarak yeniden yapılanma içerisine girmenin güçlü sinyallerini aldığımız süreç, gerek kişisel gerek toplumsal olarak, bir organizma olarak düşündüğümüzde, organizma kendine yeni unsurlar sağlamak ile dönüşümünü gerçekleştirmek istemekte.

Baskı ve zorlukların dönüşümü orta çıkarmak üzerine kurulu olduğu üzerine düşünmek süreci çok daha anlaşılır hale getirebilir.

Jüpiter ve Pluto arasındaki kavuşum yıl içinde kendini 3 kez tekrarlıyor olacak. Retro hareketi ile geri gitmeye başalayn Jüpiter, 30 Haziran 2020 ve 13 Kasım 2020 de Pluto ile tekrar kavuşum yapıyor olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu