SATÜRN KOVA BURCUNDA

SFPage

 

Dünya evrimsel sürecin yeni bir boyutuna adım atıyor…

SATÜRN KOVA BURCUNDA

Satürn 22 Mart itibariyle Kova Burcu yolculuğuna başlıyor

Bir burçta uzun süreli ilerleyişi ile içinde bulunduğu süreci şekillendiren bir gezegen olan Satürn’ün Kova burcunda hareket etmeye başlaması ne anlama gelmekte?

Gerek kişisel gerekse toplumsal etkileri ile bizi ne gibi değişimlerin beklediğini düşünebiliriz?

Bir gezegen her zaman içinden geçmekte olduğu burcun nitelikleri ile harmanlanmış bir yapıya bürünür ve kendi doğasını yine bir nevi bu burcun emrine amade eder.

Düzen, yapı, organizasyon ilkelerinin baş mimarı olan Satürn’ün Kova burcunda hareket ediyor oluşu, tüm bu organizasyon ve sistemler üzerinde işleyişsel ve paradigmal değişimler olacağının habercisi.

Beklenebilecek olan değişimlerin, en ön planda, bireysel etkileri ile birlikte toplumsal etkiler açığa çıkarmaya çok daha yatkın olacağı muhakkak.

Kova burcu soyut ve somut / akılsal ve duyusal algıların birlikte kullanıldığı arketipsel bir yapıyı ifade eder.  Satürn gibi, sistemler, işleyişler, programlar ve en üst seviyede tüm işleyen organizmanın  temelini oluşturan bir gezegenin bu burçta hareket edişi, düşünsel, kuramsal ve teorik anlamda önemli değişimsel bir eşikte olduğumuzun habercisi.

Önümüzdeki süreç, genel olarak tüm insanlığı içine alan bakış açısı, çoğunluğu içine alan değişimler ve aslında global etkiler ile öne çıkacak bir süreç olarak da tanımlanabilir.

İnsanlığın bilinçsel seviyesini hedef alan, doğrudan bağlantılı olaylar ve gelişmelerin hız kazanmakta olacağı bir dönem bizi bekliyor.

Evrimsel yönde değişimler getirecek etkiler ile geçiş, zihinsel, akılsal, algısal, iletişimsel, fikirsel yönde kendini göstermekte olacak.

Akıl yürütme ve hızlanmış, geleceğe yönelmiş algılar yepyeni fikirler, düşünceler üretmeye başlayacak.

Yenilikçi, geleceği öngören fikirlerden, ütopik fikirlere kadar uzanan bir skala içinde olabileceğiz.

Gerçekleşmesinin mümkün olmayacağını sandığımız kadar ütopik fikirlerin somut hale gelebilmesi ile karşılaşmak çok mümkün.

Bilgi alma, verme, işleme, denetleme, iletme gibi amaçlarla oluşturulan araç gereçlerin, aygıtların, yöntemlerin ve bunun gibi nicelerinin yepyeni ve çok daha pratik, uygulanabilir bir form ile karşımıza çıkması, hayatlarımızda yer almaya başlaması önümüzdeki yaklaşık 2.5 yıldan fazla sürecin en belirgin özelliklerinden birini oluşturacak.

Fikirleri somut hale getiren her türlü yapı için verimli bir zaman diyebiliriz.

Modern çağın teknolojik gelişmeleri hız kazanarak, hayal gücümüzün sınırlarının ötesine geçebilir. Yavaş yavaş hazırlanmakta olduğumuz robotik teknolojinin hayatlarımıza hızla dahil olduğunu görebiliriz.

Keşifler ve icatlar konusunda önemli gelişmeleri beklemek ümit verici ve yerinde olur.

Bilimsel çalışmaların çok daha fazla ön plana çıktığı ve değer bulduğu, tüm insanlığı ilgilendiren gelişmelere imza atabilecek keşiflerin zamanı.

İnsanlık için, toplum için, toplumsala dair olan için, görev ve sorumluluk ile yaklaşan bir bilincin kendini göstermeye başlayacak olduğunu söyleyebilir,

Zamanını, miadını doldurmuş, köhne kalmış, gelişime kapalı duran tüm organizmalar için bir nevi hayatın duracağını, son bulacağını söyleyebiliriz.

Bazı değişimlerin krizler eşliğinde gelecek olmasıyla birlikte, bireysel haklar ve özgürlükler, toplumsal haklar ve özgürlükler de eşitlikçi, hiyerarşik düzenin olumsuz baskısının dışına çıkmış, görüş ve ilkeler yer almaya başlayacak.

Olaylar ve durumların altyazısını okumaya çalıştığımızda evrimsel sürecin aslında saat gibi işlediğini görebiliriz.

Geçiş çoğu yerde kolay olmayabilir, alışılmışın dışına çıkmakta zorluk geçen, buyurgan ve bir nevi kast benzeri sistem içeren yapıların karşısında, bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberal, bireylerin eşitlik ilkesinin önemini vurgulayan görüşler kendini göstermeye, sesini duyurmaya ve etken olma savaşını vermeye başlayacak.

Global evrimsel sürecin önemli bir basamağını oluşturan Satürn Kova burcu geçişi; 22 Mart 2020 günü gezegenin bu burca geçmesi ile başlayacak. Kısa bir süreliğine 2 Temmuz 2020 ila 17 Aralık 2020 arasında Oğlak burcuna geri dönüşü sonrasında, 2023 Mart ayında Balık burcu geçişine değin sürecek.

Dilâra Başar Efeoğlu

 

 

 

ÖLÜM KAÇINILMAZSA YENİDEN DOĞMAK HİÇ KAÇINILMAZDIR! SATÜRN/PLUTO KAVUŞUMU

6b2cd523856b94e6a46aaf6831fdafea.jpg

 

ÖLÜM KAÇINILMAZSA YENİDEN DOĞMAK HİÇ KAÇINILMAZDIR!

Gökyüzünde, Kronos ve Hades, Karmanın Efendisi ve Ölüler Diyarının Efendisi elele, birlikte ilerlemekteler…

Hani bazen öyle bir şey yaşamışsınızdır ki yaşarken farkına varmadığınız durumun sıradışılığını ancak yaşanıp bittikten sonraki zamanlarda anlarsınız. Sanki karşı koyamadığınız kocaman bir helezonik güç sizi bir yerlere doğru sürüklemiş ve siz kendinizi bir başka yerde ve bir başka bilinçte bulmuşsunuzdur.
Hayatınızda bir şeyler ölmektedir veya ölmemesi için mücadele ettiğiniz bir çok şey şimdi ellerinizden kayıp gidiyordur. Kendinizi güvensiz bir alanda hissetmek ile artık yolun sonuna geldiğinizin ve kontrolün sizden çok daha büyük bir güç tarafından ele geçirildiğini hissettiğiniz zamanlar içinde, hayata teslim olmak ile hayattan korkmak arasında bocalar durursunuz.
İşte içinde bulunduğumuz günler de aynen böylesi bir durumun profilini taşımakta…
Gökyüzünde, Satürn ve Pluto, Kronos ve Hades, Karmanın Efendisi ve Ölüler Diyarının Efendisi elele hareket etmekteler. 10 Ocak Cuma akşam saatlerinde yine bu iki gezegenin baş rolde olduğu bir tutulma bizi beklemekte.
Hem kişisel anlamda hem her birimiz hayatlarımızın farklı alanlarında, bize farklı çehresi ile kendini gösteren çok özel durumlar yaşarken, biraz kafamızı kaldırıp dünyaya baktığımızda bütünsel anlamda da oldukça etkili, önemli zamanlardan geçmekte olduğumuzun en azından biraz olsun sezgisine varabiliriz.
İki gezegenin birbiri etrafında dönmesinin oluşturduğu etki mekanizması tarihe damga vurmuş olayları ile geçmişte yer almakta. Döngü şimdi yerini yeniden tarihe damgasını vuracak olaylar ile kendini gösteriyor ve göstermeye de devam edecek. Dünya yeniden şekillenmeye doğru çok güçlü bir şekilde ilerlemekte olduğu ve dünyanın yeniden şekillenen ayak seslerinin artık çok daha güçlü olarak duyulmaya başladığı bir sürece doğru hızla girdik, hızımız daha da artmakta olacak. Çok yakın zamanda bu konu hakkında sizlere çok önemli bilgi ve gelecek için öneriler veren müthiş bir kitap tavsiyesi paylaşımı yapacağım.
Varılması gereken gerçeklik eskisine yer bırakmayacak şekilde güçlü bir enerji oluştururken, yeniye yer açmak, vaadini doldurmuş olan her türlü düşünce yada davranış kalıplarının çözülmesine izin vermek, yeniden doğmayı göze almak ve en önemlisi güçlü olmayı göze almak yaşadığımız süreçin bize armağanlarını getirecek, unutmamak gerek.

Yay Burcunda Yeniay

ac1fd101576f2b69250bff5efcdcf0ed

 

Gelecek için heyecan duymaya başlıyoruz….

26 Kasım Çarşamba günü akşam saatlerine doğru 4 derece Yay burcunda bir Yeniay gerçekleşiyor. Geleceğin önemini çok daha fazla hissetmeye, gelecek için heyecan duymaya başlıyoruz.

Gelecek, gelecek için yapmak istediklerimiz, amaçlarımız, bir şekilde kendimize, hayatımıza yönelen yatırımlarımız bizde ön plana çıkarmak. Yeni ve büyük adımlar atmak için hazırlanıyor olabilir ve yeniay ile birlikte bu adımlarımızı atmaya başlayabiliriz.

Yeniay derecesi Kiron ile üçgen açıda, Koç burcunda Kiron; inisiyatif almanın gerekliliğinin kapıyı çalmakta olduğuna işaret ederken, cesaret ve kendine inanmanın gücünü güvenini hissedebileceğiz.

Yeniay derecesine açısal olarak baktığımızda, derecenin; henüz Oğlak burcu ilerleyişine başlamış olan Venüs, Ceres, Akrep burcunda Mars ve Boğa burcunda Uranüs ile minör açı olarak adlandırılan derecelerde ki açıları ile birbirlerine bağlantı kurmanın zorlu etkilerini haritaya taşımakta. -Bu biraz dikkat dedirtmekte-. Adımlarımızı atmadan önce etraflıca düşünmenin sonrasında hamle de bulunmanın faydası var gibi görülüyor. Yeniay’ın yönetici gezegeni Jüpiter ve artık Yay burcunun son derecelerinde seyretmekte. Önümüzdeki 15 günlük süreçte olaylar üzerinde denetim kurmanın güç olduğu bir süreçte olduğumuzu hissedebiliriz. Bu yüzden adım atmadan önce emin olmakta, sağlam basmakta fayda var. Gerçekçi, ciddi, somut olarak getireceği yükleri ve sorumlulukları üzerimize alabileceğimiz türden istekler ve amaçlarımız için ise, harekete geçmenin olumlu süreci olarak, yeniay enerjisini değerlendirebiliriz.

7 – 13 Ekim haftası bizi neler bekliyor

71520751_353699302021120_3470702379714740224_n

Yeniden şekillenen, yenilenen bir nevi arınma geçirme sonrası yoluna devam edebilecek olan ilişkilerin haftası….

7 Ekim haftasına astrolojik olarak baktığımızda;

Kolay bir hafta bizi bekliyor olduğundan söz etmek zor. Kare ve karşıt açıların önemli göstergeler oluşturduğu tüm hafta için bizi mücadeleye zorlayan, üzerimize görev ve sorumluluklar almak zorunluluğu ile başbaşa bırakan türde durumlar içinde kalacağımızı söyleyebiliriz.

7 Ekim Pazar günü Jüpiter ve Juno arasında kesin derecesine varan açı aslında geçtiğimiz haftanın da etkili açılarından birini oluşturmaktaydı. Jüpiter/Juno kare açısı ilişkiler, işbirlikleri ve benzer şekilde ortaklıklar üzerine hareketlenme, dinamizm oluşturmakta. Başak burcu ilerleyişinde olan Juno ilişkilerimizi daha çok masaya yatırdığımız ve ayrıntı bir şekilde gözden geçirip sorguladığımız bir süreci anlatırken, Jüpiter ile kare açısı ilişkiler üzerinde kendi haklarımızı aramak ve yönetimsel güç eşitliği arzusu ile hareket etme anlamına gelmekte. İlişkilerimize bu gözle bakabilecek olduğumuzun farkında olmak ve anlaşma sağlamak gerekliliği hissederken aşırı zorlayıcı, kibirli, kendini üstün gören tavırlar içinde olmamaya dikkat etmekte fayda var.

Yine 7 Ekim Pazartesi günü Merkür ve Uranüs karşıt açısı sabaha saatlerinde kesinleşiyor. Kova burcunda Ay’ın da t-kare yaratarak tetikleyeceği açı risk ve gerginliğe açık enerjiler oluşturuyor, dikkat. Akrep burcunda Merkür, Uranüs karşıtlığı sözlerimizin, kararlarımızın, fikirlerimizin oto kontrolümüzün dışına çıkabilecek olduğunun göstergesi. Özellikle haftanın ilk 3 günü amacını aşan, acele ile dile gelen yada intikam alma, cezalandırma gibi duyguların sebep olabileceği türde sözler sarfetmiyor olmaya dikkat etmekte fayda var…devamı yorum kısmında

Güneş, Satürn arasında geçtiğimiz haftanın son günlerinden bu yana devam eden kare açı, 7 Ekim akşam saatlerinde en etkili derecesinde olurken bu haftanın da önemli bir göstergesini oluşturmakta. Gerçekçi ve ciddi olmak, olayların gerektirebileceği sorumluluğu üzerimize almak mecburiyeti ile karşılaşacak olabiliriz. Özellikle Pazartesi, Salı ve Çarşamba günleri için karamsarlık yada çaresizlik hislerine kapılmak yerine amaç duygumuza yoğunlaşmak, gücümüzü ve sağlam duruşumuzu kaybetmemek sonrasında önemli başarılar kazandırabilir. Geçmiş tecrübelerden yararlanmakta oldukça faydalı olur.

8 Ekim günü akşam saatlerinde Venüs Akrep burcu ilerleyişine başlamakta. İlişkilerde aradığımız huzur yerini tutku, güç ve kontrol arayıcılığına bırakıyor. Ya hep ya hiç mantığı ile bakmaya başladığımız ilişkiler Uranüs’ün karşıtlığı ile yıkıcı enerjilerin altındalar. Ani ayrılık kararları ile karşılaşmak mümkün. Haftanın ikinci yarısı bu yönden farkında olmak çok önemli.

9 Ekim Çarşamba günü Mars ve Chiron arasında karşıt açı üstünü örtmeye, yok saymaya çalıştığımız yada bir türlü iyileştirmeyi başaramadığımız derin yaralarımızın kabuklarını tekrardan kaldıran, yarayı depreştiren olaylar içinde kendimizi bulabileğimizi göstermekte. Chiron, Mars karşıtlığı en zayıf olduğumuz noktamız ile bizi zorlarken, kendimize olan güvenimizi kaybedebilir ve çaresiz hissedecek olabiliriz. İsteklerimizi emin bir şekilde ortaya koyma konusunda sorun yaşayabilirken, sürekli müdafaa durumunda kalmak, başkalarından yardım ve destek ihtiyacının artması yada uyum sağlamak adına kendini geri çekmek, mücadeleden çekilmek, korkmak gibi durumlar içerisine çekilebiliriz.
Fiziksel olarak yaralanmalar, kazalar, sakarlıklar açısından haftanın tümünü de içine alan süreçte dikkatli olmakta fayda var. Bir diğer yandan her ne için olursa olsun harekete geçmeden önce düşünmek, yanlış yerde yanlış hamle yapmıyor olmaya dikkat etmekte çok önemli. Kendini ifade etme, istekler için hareket geçme konusunda itici bir güç duyarken ve olaylar karşında tepki verirken unutmamak gereken Ben-Sen dengesini iyi kurabilmek gerekliliği.

11 Ekim Cuma günü Pluto ile Juno arasında 120 derecelik açı, yine ilişkilerimize vurgu taşırken, belki de yeniden şekillendirilen, yenilenme ya da bir nevi arınma geçirme sonrası yoluna devam edebilecek olan ilişkilerden bahsedebiliyor olacağız.

Hepimizi güzel bir hafta bekliyor olsun diliyorum.

Terazi Burcunda Yeniay

 

71059675_426037941380056_2157357262417428480_n.jpg

 

SARSICI DEĞİŞİMLERE açıklık taşıyan Yeniay yarın akşam Terazi burcunda gerçekleşmekte.

Venüs’ün yöneticiliğinde bir yeniay’ a hazırlanıyoruz. 5 derece Terazi burcunda bir sıralama oluşturarak gerçekleşecek olan yeniay, yarın akşam (28 Eylül) saat 21:26’da. 17 derecede Venüs, Oğlak burcunda Satürn ve Pluto’nun orta noktası ile kare açı oluşturmakta.

Adalet ve denge sağlama gerekliliğin zorlu bir sürecine bizi hazırlayan gökyüzü özellikle ilişkilerimize, işbirliklerimize yönelik yapısal değişim getirmeye hazır. Uyum ve denge arayışı ile güdüsel ve hızlı tepkiler veren bir şekilde hareket ederken karşımıza bizi yeni dönüşümlere iteleyen olay ve durumlar ile karşılaştırıyor olması mümkün. Ve; yerleşik düzenlerimizi yerli yerinde tutmak için çaba sarfaderken bir diğer yandan duygusal ihtiyaçlarımız arasında sıkışmışlık hissi ile hareket ediyoruz.

Sarsıcı değişimlere açıklık taşıyan yeni ay haritasında, Venüs, Jüpiter ile sekstil açıya ilerliyor. İçinde bulunduğumuz koşullara; ilkelerimiz, inançlarımız, yaşam felsefemizin öne çıktığı bakış açımız ile bakmaya başlarken, Terazi burcunun en temel ilkesi olan adalet ve eşitlik ilkesini hayatımıza katmanın pozitif değerinin -hayatlarımızda bir çok şeyi yeniden- yerli yerine oturtmaya başlayacak olması muhtemel…

Hepimize güzel bir hafta sonu olsun diliyorum.

 

 

 

 

Doğum Öncesi Tutulmalar/Seminer

7.png

Evren bizimle konuşuyor ve bizim onun dilini çözmeye ihtiyacımız var !

Bir nevi bilinçaltı komutları ya da bilinçaltı dürtüleri gibi çalışan Doğum Öncesi Tutulmaları insan hayatında ne denli yönlendiriciler?

Doğum haritalarımız aslında anne karnında mı oluşmaya başlıyorlar?

Ruhumuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı ilâhî misyonu için doğum öncesi tutulmalar bir sözleşme anı veya bir akit olabilirler mi?

Ruhumuzun İdrâk etmesi gereken gereklilik prenatal tutulmalara mı kodlanmış?

Sonsuz basamaklı ve sarmal tekamül yolumuzu bize doğum öncesi tutulmalar mı çizmekte?

Kolektife uzanan etkileri ile prenatal tutulmalar bütünün içindeki yerimizi mi ortaya koyuyorlar?

Astrolojiye ilgi duyuyor, öğreniyor veya biliyorsanız tüm bu soruların cevaplarının EVET olma ihtimalini gözardı etmenin mümkün olmadığını söyleyen Dilâra Başar Efeoğlu’nun seminerine katılabilir ve prenatal/doğum öncesi tutulmaların etkileri üzerine şaşırtıcı örnekler görebilirsiniz. Ayrıca seminerde Doğum Öncesi Tutulmaların natal haritalar ile birlikte nasıl okunabilecek olduğunu öğrenebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için https://astrolojiokulu.com/…/yaz-seminerleri-dilara-basar-…/

Başak Burcunda Yeniay

Pygmalion priant Vénus d'animer sa statue, Jean-Baptiste Regnault

Yunan mitolojisinin Kıbrıs’ lı heykeltraşı Pygmalion zamanında hiçbir kadını beğenmez ve kendine eş olarak seçemez. Bunun üzerine bir heykel yapar ve “Uyuyan Aşk” adını verdiği heykeline aşık olur. Öyle ki Afrodite gider ve Galatea (Uyuyan Aşk) heykelinin aynısı bir eşi olması için saatlerce yalvarır. Pygmalion’un yalvarmalarını karşılıksız bırakmayan Afrodite heykeli canlandırır.

Pygmalion kompleksi olarak psikoloji literatünde yer alan bu mit en dar anlamında; her şeye kusur bulan, olan her şeyi olduğu gibi kabul etmekte zorlanan davranış özellikleri ile bağdaştırılır.

Perşembe günü gerçekleşecek yeniay ve devamı günleri içine alan süreçte yarar, zarar, fayda, verim derken mükemmellik peşinde Pygmalion kompleksine düşmemeye dikkat etmekte fayda var. Pozitif tarafından yaklaşmak ise gökyüzünün etkilerini hayatımızdaki kusurları düzeltmek açısından ilham verici olarak değerlendirebilme yaratıcılığı taşıması…

Uranüs retro ilerleyişine başladı (12 Ağustos – 10 Ocak 2020)

20e0d50583c6b73d504a178a0b4d2847.jpg

Kendi hayatlarımıza dönüp baktığımızda; özgürleşme, bağımsızlaşma, yenilenme gerekliliği duyduğumuz, “eski ben” ile “yeni ben” arasında değişim göstermeye bizi zorlayan, benliğimizde mücadele, cesaret ve varolma güdüsünü ortaya çıkaran etkilerin ortaya çıkmaya başladığını fark ettiğimiz anda arka planda ama en baş rolde Uranüs’ü görebilme potansiyelimiz çok yüksektir.

-Bilinçli ya da bilinç dışı-

-Farkındalıklı ya da dürtüsel-

deneyimler ile Uranüs kendini ifade ederken, değişim, yenileşme, özgürleşme ve aydınlanma enerjisi yaratır.

BİREYCİ felsefi görüşü dünya üzerine enkarne etmek Uranüs’ü tanımlar.

Retro (geri) hareketinde olan Uranüs, kendi doğasına has -özgün- eksantrikliğini huzursuz ve yabanileşmiş bir doğa ile sergilemeye başlar.

Bu şimdilerde özellikle Boğa, Aslan, Akrep ve Kova burcunun 2 derece ila 7 derece arasında Güneş’i yada diğer gezegenleri olan haritalarda çok daha etkilerini görünür kılacak.

Değişime direnç göstermiş olduğumuz bir noktada karşımıza yeniden çıkan ve bu sefer çok daha zorlayıcı, mecbur bırakan, izin istemeyen, kaos yaratan, gergin, elektriksel enerjisi güçlü ortamlar içinde kendimizi buluyor olduğumuzda yine arka planda Uranüs olduğunu hatırlamamız gerekmekte.

Uranüs’ün yol açmak istediği değişimi anlamak onun ortaya çıkardığı kaotik ortamı yönetebilmenin belki de tek şansı halini alabilir. Bireysel olarak Uranüs, Neptün ve Pluto gezegenlerinin etkilerini kişisel düzeyde fark etmek, çözümleyebilmek ve yönetebilmek zorlu süreçler gerektirmektedir.

Uranüs’ün retro hareket edeceği süre boyunca güven ihtiyacımızı karşılayan en önemli unsur halini alan sabitlik ihtiyacımızın sarsılmasına izin vermek,

bazı şeylerin dağılmasının korkusunun getirdiği geçmişe yapışma yada içinde bulunulan koşullara yapışma psikolojisinden sıyrılmak,

Yeniliklere ve değişimlere karşı dürtüsel bir karşı çıkış refleksi geliştirmek yerine;

akışta kalmaya ve sezgilerimizin izini takip etmeye gönüllü olmak hayatlarımızda yepyeni bakış açıları ve yepyeni kazanımlar getirecektir.

 

Jüpiter retrosu sona eriyor

fe7b7498f4ca03646b4f0f4a5d1fd598.jpg

“Hiçbir ölümlü Zeus’un ne kurduğunu sezinleyip kestiremez. İnsan ne derece zekâsına mağrur olsa da Zeus ondan yüz kat üstündür”
Homeros, İLYADA

Yay burcu ilerleyişinde olan Jüpiter, Nisan ayından bu yana retro olarak hareket etmekte. Gezegenin yaklaşık 120 gün süren retrosu önümüzdeki 11 Ağustos Pazar günü sona erecek ve ileri hareket etmeye başlayacak.

Astrolojik olarak bir gezegenin düz (ileri) hareketinin ne anlama geldiğini tam olarak kavrayabilmenin en önemli kıstaslarından bir tanesi de retro hareket ederken ne ifade ediyor olduğunu iyi anlayabilmektir.

Jüpiter gezegenin ifade ettiği birçok kavram arasında aslında bu gezegen, gerçekte; bilinçli ya da bilinçsiz olarak kişinin -anlam yaratma güdüsünü- en üst oktavından temsil etmektedir.

Gezegenin ortaya çıkardığı tüm kişisel ve evrensel fonksiyonların ardında anlam yaratmak, anlam oluşturmak, anlamak, anlam aramak, anlam çıkarmak ile bağlantılı güdüsel davranışları ve bu davranışların getirisi olan sonuçları görürüz.

Düz hareketinde olan Jüpiter bir kuram halini alması gerekliliğine hüküm verdiği tüm yargılarını tanrısal gücü ile ortaya koymak ister ve tanrısal yargılar içinde tanrısal hükümler verme gücünü; güven, coşku ve yücelik ile ortaya koyar.

Retro hareketinde Jüpiter için anlam çok daha derinlerde ve çok daha köklerdedir. Zihnin uçsuz bucaksız diyarından dünyayı algılamak ve bu algının anahtar olacağı tanrısal yargı ve tanrısal hükümlere ilham aramak retro Jüpiter’in en derin sadıklığını sunduğu ruhunu, aslında ruhsal zihnini oluşturur.

Dilâra B. Efeoğlu

fe7b7498f4ca03646b4f0f4a5d1fd598.jpg

Aslan Burcunda Yeniay

9701f76c5c095a439c31a66f1759bb56

 

START almışçasına yüksek bir  motivasyon ile kendimizi ifade etmek, isteklerimizi gerçekleştirmek üzere harekete geçiyor olduğumuz yeni bir sürece giriyoruz.

 

1 Ağustos Perşembe günü Aslan burcunun 8. derecesi içinde bir yeniay gerçekleşiyor.

Yeniay derecesi Venüs ve Mars ile kavuşum yapıyor ve yeniay esnasında retro hareketini sonlandırmış olan Merkür durağan konumundan ilerlemeye başlıyor.

Yeni ay derecesi retro Jüpiter ve Ceres ile birlikte gökyüzünde büyük ateş üçgeni oluştururken, Uranüs 90 derecelik açı ile -Venüs kavuşumlu- yeniay derecesi üzerinde oldukça etkili.

Start almışçasına yüksek bir motivasyon ile kendimizi ifade etmek, isteklerimizi gerçekleştirmek üzere harekete geçmekte olduğumuz yeni bir süreç içine giriyoruz.

Özgüvenli, kendinden emin, ne istediğini bilen ve kendine verdiği değer anlayışı yükselmiş bir psikoloji ile amaç duygumuza yoğunlaşabilir, -sıradan ve basit isteklerin dışında-  artık çok daha görkemli, saygı değer, ihtişamlı sonuçların beklentileri ile yol  almaya yönelebiliriz. Aşk ve sevgi ile bağlı olduğumuz veya tutkusunu duyduğumuz hedeflerimiz için kendimizi hazır hissediyor olabilir ve hayatlarımıza bu yönde değişimler çekiyor olabiliriz.

Yeni başlangıçlar içinde olmak için uygun bir zaman dilimine işaret eden yeniay aynı zamanda hayatımızda gerçekleşmek üzere olan yeniliklerin ve değişimlerinde habercisi.

Belki de bu yeniay ile birlikte kendimizi; geçmişten gelen uzun süredir sürüncemede kalmış, bir noktaya, çözüme bağlanamamış birçok konuda son noktayı koyabilme gücü ve yetisini ele geçirmiş olarak bulabileceğiz. Onay vereceğimiz ya da start vereceğimiz her türlü girişim hayatımıza önemli miktarda radikal değişimler getirecek olabilir.

Bireysel olarak bugüne kadar geri planda kalmış olan taleplerimizi ortaya çıkaracak olmanın güvenini ve cesaretini kendimizde bulabileceğiz. Sarsıcı değişimlere gebe bir dönem içinde olduğumuzu bilmek ve gerçekte aradığımız şeyin ne olduğunun iyi bilincinde olmak bu yeniay sürecinin (önümüzdeki 15 gün) en önemli kıstası oluşturmakta.

Altı boş, bir güç gösterisi ya da kuvvet gösterisi amacı taşımadığından emin olduğumuz isteklerimiz ile hareket ediyor olmaya dikkat etmek yerinde olur. Aslan burcunda Mars’ın Satürn ve Neptün ile gerçek bir Yod kalıbı içinde olduğunu unutmamak gerekmekte. Uygulanabilir, bilançosuna hazır olunan tüm işler için çok iyi bir start zemini oluşurken; sadece kof bir gösterişten ibaret olan, arkası gelemeyecek olan her türlü çıkış için ise sonrasında hüsran yaratabilir.

Bu yeniay ile birlikte; bireyselliğimiz, yönetme becerilerimiz, savaşçı tarafımız ve yararlılık gözeten yönümüz arasındaki köprüyü doğru kurabildiğimizde açılacak yepyeni kapılar bizleri beklemekte olabilir.