3 Temmuz-10 Temmuz Haftası

a805b677f4e875074c380baab274fcc0

Kendi içimizde saklı duran güç arzusu ve güç korkusu ile yüzleşiyor olmaya hazır olmamız gereken bir hafta içerisinde olacağız.

İçinde bulunduğumuz 3 Temmuz-10 Temmuz haftası günleri astrolojik olarak zorlu enerjiler altında olacağız. Mars’ın Pluto ile olan karşıtlığı ile başlayan hafta içerisinde, Mars ile kavuşuma doğru ilerleyen Güneş, Pluto ile yapacağı karşıtlığa yaklaşmakta. 9 Temmuz günü Oğlak burcunda oluşacak olan Dolunay oldukça etkili gezegen dizilimi görünümleri sergilemekte. Dolunay zamanlarının bir karşıtlık ilkesi taşıdığını ve açığa çıkan, net olarak görülmeye dönük , kendini en belirgin şekli ile farkettirmeye başlayan olaylar ve gelişmelere yatkınlık sergilediğini düşündüğümüzde içinde bulunacağımız haftabaşı itibari ile yeni gelişmelere açık bir süreçte olduğumuzu söyleyebiliriz. Gergin, zorlu, çatışmacı, riske ve tehlikeye açık enerjilerin hakimiyetinin ön plana çıkacağı bu hafta içinde, iradeyi doğru yönlendirebiliyor olmak, düşünmeden harekete geçmiyor olmak, artan fiziksel gücü doğru kanalize edebiliyor olmak oldukça önemli. Kendi içimizde saklı duran güç arzusu ve güç korkusu ile yüzleşiyor olmaya hazır olmamız gereken bir hafta içerisinde olacağız. Güç kavramı üzerine düşünmek, güçlü olmanın aslında bizim için ne demek olduğunu, gücün bize ne ifade ettiğini kendi zihnimizde çözümlemeye çalışmak oldukça önemli. Gerek kendimizin sergiliyor olduğu gerek kendimiz üzerinde oluşmasını kabul ettiğimiz, izin verdiğimiz bize hakim olan güç kavramlarına çok daha farkındalıklı ve gerçekçi bakış açısı ile bakmamız gereken bir süreç içindeyiz. Bizlere bir ayna görevi görebilecek şekilde gelişen durum ve olaylardan farkındalık kazanarak çıkabiliyor olmak ile oluşacak olan enerjileri bir farkındalık yaratma modeline çevirmek mümkün.

https://www.instagram.com/dilarabasarefeoglu

 

Chiron (Kiron)

60f4ce85fa328cf0507166aab70d1b44.jpg

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belki de farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron, şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek onun iyileşmesini sağlayacağı, dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştirebileceği bir yarayı temsil eder.

Balık burcunda ilerleyen Kiron, 1 Temmuz günü yaklaşık 150 gün sürecek olan retro hareketine başlamakta. Kiron retro dönemleri herbirimizin içinde saklı duran iyileştirilememiş yaralarını yüzüstüne çıkaran, kişinin kendi yaraları ile bir nevi tekrar yüzleşmesine olanak sağlayan olaylar ve durumlar yaratıcılığı ile kendini belli edecektir. Açılan yaralarımıza gerçekçi gözle bakabilmek, gerçekten yarayı iyileştirebilmenin tek yolunun ancak yine kişinin kendisinde bittiğini kavrayabilmek ve dönüşümü kendinde gerçekleştirebilmek Kiron’un yaralı şifacı yönünü kişinin kendisine de faydalı olacak şekilde kullanabilmesini sağlayacaktır.

Chiron (Kiron)

Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri) Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bilge bir öğretmen, bilge bir şifacı ve bilge bir müzisyen olmayı öğrenir.

Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla attığı zehirli oku Kiron’un at bacağına isabet eder. Bacağından derin bir yara alan Kiron, aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcar fakat bir türlü yarasını iyileştirmeyi başaramaz. Yarasını iyileştirme çabaları içinde yaptığı her merhem bir başka kişinin derdine derman olmaktadır. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar çekmektedir. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.

Kiron böylelikle acılarından kurtulur. Kiron’un bir ölümlü olmayı seçmesi dönüşümünü seçtiğini temsil etmektedir. Kendin ile yüzleşmeyi kabul etmenin acıları dindirmenin şifasını taşıdığını anlatan bu mit Kiron’un haritalarımızda yerleşimine göre bizlerinde hayatlarımızda hangi alan ve konularda yara almış olduğumuzu ve bu yaralarımız ile nasıl başa çıkacağımızı ve yaralarımızı şifalandırmanın kılavuzluğunu yapmaktadır. Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Merkür – Mars Kavuşumu

 

aaaa.jpg

“Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç” , William Shakespeare

Gökyüzünde Merkür, Mars kavuşumu aktif durumda. Gezegenlerin Yengeç Burcu yerleşimi duygularımız ile düşüneceğimizi, duygularımız ile hareket edeceğimizi göstermekte. Zihnimizin hızlanan akışı ile birlikte, aklımızı ortaya koyma peşinde olmadan önce düşünmek ve sonra konuşmak şart, aksi halde, amacımızı aşan ve bize zorluk olarak dönebilecek sözler sarfetmek, kavgacı bir üslup ile konuşmak, konuşmayı tartışmaya çeviriyor olmak gibi olumsuz durumlar ile karşılaşmak olası. Düşünceleri ifadeye dökmeye dair vereceği cesaret ise bu açının yaratıcı tarafı. Açının yaratıcı tarafını, etraflıca ve iyi düşünülmüş fikirleri dile getirmek için uygun bir zaman dilimi içinde olduğumuz hali ile kullanabiliriz.

Görsel, Gregory Grozos

Mars – Pluto karşıtlığı, 2 Temmuz Pazar

 

4be51a20fc6653f58d45a7d8e099b878 - Copy

Oluşmakta olan oldukça zorlu bir enerjiyi ifade eden Mars – Pluto karşıtlığı, istekleri elde etmenin güçlü mücadelesi içine girebilecek olmanın göstergesi ve istekleri elde etmeye yönelik girişimlerin açığa çıkardığı şiddetli, yıkıcı, zorlayıcı hareketler ile karşılaşabiliyor olmak bu açının işaret ettiği konular.

Mars’ın Yengeç burcunda ilerleyişi istekleri elde etme güdülerinin duyguların kontrolünde bir hareket anlayışı taşıdığını gösterir. Harekete geçme anlayışının ana kaynağını savunma, koruma, sahip çıkma dürtüleri şekillendirir. Mars, Yengeç burcunda kendi ifadesinde olan eylemsel dürtülerini, aktif, dışa dönük olarak kullanmaktan uzaklaşarak, savunmaya yönelik , edilgenleşmiş bir boyutta kullanma tarzı yaratabilecek olduğundan, dışa olay bazlı yansımayacak olabilen enerjiler, içsel krizler yaratma, pasif eylemlere dönüşme halini alabilecektir. Ülkemiz natal haritasının 1-7 aksı üzerinde gerçekleşen Mars- Pluto karşıt açısı, toplumsal olarak gergin, stres yaratan unsurlar ile karşılaşacak olabileceğimizin işaretçisi. Dış ülkeler ile olan ilişkilerimiz üzerinde de gerilimi arttıran bu süreç içinde ani, beklenmedik olaylar, gelişmeler gündeme gelebilir.
Mars – Pluto karşıtlığının riske açık, yıkıcı, zorlayıcı, tahrip edici tavır ve hareketlerde bulunmaya açık doğasına karşı dikkatli olmakta fayda var. Hırs, öfke, şiddet içeren davranışlar, durumlar ile karşılaşma olasılığını gözönünde bulundurmak, düşünmeden harekete geçiyor olmaktan uzak durmak gerekmekte. Bu açı aktif olduğu müddetçe kazalara, büyük çaplı yangınlara, patlamalara dair risk artmakta olduğundan bu yönde de yüksek dikkat geliştirmek fayda sağlayıcı olacaktır. Mars-Pluto karşıtlığı 9 Temmuz günü gerçekleşecek Dolunay haritasında da etkin görülmekte.

Mars, retro ilerleyişini sürdürmekte olan Neptün ile üçgen açı yapmakta (Neptün retrosu hakkında ayrıntılı bilgi için https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2017/06/16/neptun-retrosu/ yazımı okuyabilirsiniz), 26 Haziran Pazartesi günü kesinleşen bu açı, Mars’ın taşıdığı eylemsel dürtülerin vatan, aile, yuva, geçmiş üzerine ideolojiler çerçevesinde oluşmuş olduğunun ve bu ideallerin gerçekleştirilmeye yönelik güçlü isteklerini taşıyan mücadeleci hareketlerinin göstergesi.

24 Haziran Cumartesi, Yengeç Burcunda Yeniay

cbe2bc873acdd9de8ed840ccd6b9b110

24 Haziran Cumartesi günü Yengeç burcunun 2. derecesi içinde gerçekleşecek olan Yeniay ile yeni bir döngüye başlıyoruz. Gezegenlerin Yengeç burcunda vurgu kazanmış olan yerleşimleri içine gireceğimiz döngünün duygusal ağırlıkta temalar ile şekillenecek olduğunu göstermekte. Şartları duygularımız yönlendirmeye başlıyor olacak. Güneş ve Ay kavuşumuna, Merkür ve Mars eşlik etmekte. Duygularımız ile düşünüyor, duygularımız ile konuşuyor, duygularımız ile harekete geçiyor olacağız.

Yeniay güçlü bir eylemsellik güdüsü taşır. Yengeç burcunda iken bu güdü, aile, çocuklar, yuva, sahip olunan manevi değerler, milli duygular ve vatan sevgisi ile ilintili olarak büyüyecek ve içinde bulunacağımız sürecin temel yapısını bu konular şekillendiriyor olacak. Özlem duyduğumuz ev, aile,yuva yada kendimizi güvende hissedeceğimiz ortamlar oluşturmak, şartlar yaratmak için güçlü istekler duyabiliriz. Güvenli alan içinde olma ihtiyacımızın öne çıkışı ile ihtiyaç duyduğumuz, amaçladığımız, arzu ettiğimiz ortamları sağlama ya da sağlama alma refleksi içinde harekete geçecek ve Yengeç burcunun en temel prensibi olan savunma modeli ile kendimizi tepkisel olarak korumaya alma güdüsü içinde olabileceğiz.

Gökyüzünde Satürn, Neptün ve Pluto retro hareketlerini sürdürmekteler. Geçmişi yok sayarak hiçbir yeni adım atamayacak olduğumuzu unutmamak başlayan bu döngünün en önemli anahtarı olacak. 12 derece Yengeç burcunda ilerleyen Mars, Yeniay sırasında Juno ile karşıt açı yapmakta. Mars’ın 2 Temmuz’da kesinleşecek olan Pluto karşıtlığı ise özellikle 9 Temmuz’da gerçekleşecek dolunaya doğru etkilisini arttırmakta.
Yükselen burcu Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burcu olan kişiler hayatlarında gelişen şartlar içinde Yeniay’ın etkilerinin çok daha kuvvetli yansımalarını bulacak olabilirler. İkili ilişkiler, hukuksal konular, karşılıklı anlaşmalar ile ilgili gelişen konular açısından aktif bir döneme işaret eden gökyüzü aynı zamanda ağır basacak olan duygusal tarafımızın bizi gerçeklerden koparmayacak olmasına dikkat etmemiz ve ancak duygusal tepkilerimizi kontrollü kullanmayı sağlayabiliyor olmamız ile elde edilebilecek yapıcı enerjiler içermekte.

Türkiye natal haritası üzerinden baktığımızda ülkemizin Yeniay ile birlikte zorluklar doğuracak etkiler aldığını görmekteyiz. Transit Mars, 1. evde bulunan natal Pluto derecesi ile kavuşum yapmakta.Yeniayın natal 12. ev üzerinde başlayan döngüsü, natal 1-7 aksı üzerinde Mars- Pluto karşıtlığı ile oluşacak olan dolunay evresine doğru gitmekte. Pluto açısından tetiklenme yaratabilecek olan bu transit görünüm, toplumu harekete geçirecek, agresyonu yükseltecek, stress ve şiddet yaratacak unsurların ve rekabete açık, güç çekişmelerine sahne olacak olayların gelişebilir olacağına işaret etmekte. 9 Temmuz Pazar günü Oğlak burcunda Dolunay ile devam eden döngü, 23 Temmuz Pazar günü Aslan Burcunda oluşacak Yeniay ile yerini bir başka döngüye bırakmış olacak.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

Yengeç Burcu

9cd50b546c864f30ab3f5bea90025636

Yengeç Burcunun mitolojik öykülerinde hemen hepsi aynı şeye vurgu yaparlar. Mitler bu burcun vefakâr ve fedakâr yönünü gözler önüne sererler. Güneş Yengeç burcuna girmek üzere iken bu burca biraz yakından bakalım.

Yengeç Burcu

Zodyak kuşağında bulunan 12 burcun içinde Yengeç, duygular odaklı olan bir burçtur. Üst oktavdan yansıttığı duyguları onun hassas, sevgi dolu, şefkatli, empatik, anlayışlı doğasını ortaya koyarlar. Yengeç burcunun duygu odaklı doğası onun içinde taşıdığı anaçlığının en önemli kaynağıdır. Bu burcun yüklendiği anaçlık, eski astrologlara dünya aleminin başlangıcını sembolize eden bir burç olduğunu düşündürmüştür.

Yengeç evren üzerinde varlığını en fazla sevgi ile ilintileyen bir burçtur. Bu burç kendinde barındırdığı koşulsuz sevgi anlayışıyla diğer kişiler ile olan ilişkilerinde uyum, nezaket, yumuşakbaşlılık, anlayış ve merhamet duygusu içinde bulunacaktır. Duygusal bağlar kurma güdüsü oldukça yüksek olan Yengeç, güçlü sezgileri ve güçlü empati becerisi ile başkalarının duygularını kolayca anlayacak ve onların duygularına duygudaşlık yapacaktır. Başka hiçbir burç Yengeç burcunun taşıdığı empati yeteneğinin sınırına kadar yükselemez. Bu durum, Yengeç burcu kişisinin duygusal hassasiyetini ortaya koyan bir yönü olduğu kadar, zaman zaman fazla duygusal empati kurmanın getirdiği bir olumsuzluk olarak ortaya çıkacak ve kendi kimliğini diğer kişilerin kimliği içinde kaybetme, çevresinde gelişen olayların içinde duygusal dalgalanmalara düşme benzeri olumsuzluk yaratan psikolojik süreçlere girmesine yol açabilecektir.

Yengeç burcunun yönetici gezegeni Ay’dır. Ay, ruhumuzun en temel güdülerini yansıtan enerjisi ile bu burcun herkese ve her şeye karşı beslediği koruyucu, kollayıcı, büyüten, besleyen, barındıran, anaçlık eden prensibin bir nevi bedenlenmiş halinin yansıtıcısı olur. Sert bir kabuğun altında yumuşak bir kalp barındıran sembol taşıyan Yengeç burcu için duygusal bağlar her zaman öncelikli önem taşırlar. Güçlü bir aidiyet ihtiyacı içinde olan bu burç aile bağlarına düşkünlüğü ile bilinir. Yengeç kişisi için, ailesi ve duygusal bağ kurduğu her bir kimse onun koruma alanına dahil etmiş olduğu kişidir. Kendisi de bu alan içinde aidiyet hissi ile davranacak ve sahiplenicilik, koruyuculuk, besleyicilik içeren davranışlarına aynı şeklide sahiplenici, koruyucu duygular ile karşılık verilmesini bekleyecektir. Güvenlik içinde olma ihtiyacı oldukça yüksek olan bu burç, duygularını, hislerini açıkça ortaya koymaktan çekinecek, dolaylı yollar ile sevgisini ifade etmeye yönelecek ve kırılgan, alıngan, hassas yapısını sert kabuğunun altında gizleyecektir. Koruma güdüsü yüksek olan bu burç kişisi için koruması altına almış olduğu kişilerin güvenliğinin tehlikeye düşmüş olması, kendi güvenli alanını terk etmeyi göze alacağı tepkisel savunmacılık içeren bir davranış biçimini alacaktır. Yengeç burcu kişisi, kendi içinde taşıdığı sevgiyi ifade etmekten çekinmemeyi, kırılgan yüzünü korkmadan kabuğunun dışına çıkarmayı öğrendikçe, duygu dünyasındaki hızlı değişimlerinin daha az etkisinde kalacak ve ruhsal bütünlüğünü sağlayabilir olacaktır.

Her türlü bakım, şefkat, ilgi gerektiren işler Yengeç burcunun kapsama alanına girerler. Beslemek, büyütmek güdüsü bu burcu çocuk bakımı, eğitimi, anaokulu öğretmenliği ya da yine benzer güdüler ile yiyecek, içecek hazırlama, restaurant işleri türünden mesleklere çekebilecektir. Dekorasyon işleri, mimarlık yine bu burç kişisi için mesleki alan halini alacak olabilir. Geçmiş ile olan bağlarını sürekli güçlü tutmak isteyen Yengeç burcu, nostaljik temalar ile ilgili olacaktır. Antikacılık ve tarih bu burç kişinin hobisi ya da mesleki seçimi olarak gelişebilir. Yengeç burcu medikal astrolojiye göre, vücutta sindirim organları, mide ve göğüs bölgesinin yöneticisidir.

Dilâra B.Efeoğlu

Görsel: The Morgan Library & Museum, Cancer, Book of hours, Italy, probably Milan, ca. 1473, MS G.14

Neptün Retrosu

05fdec7323bc11d544a6d54bdec579cb

Bir kez görünenin arkasındaki görünmeyene doğru yönelttiğinde duygularını, içinde bulunduğun her durumun katı ve kabalığını fark eder olursun. Ve bir kez fark ettiğinde, sihir gibi birşey başlar sende, sıyrıldıkça katı ve kaba olan senden, işte o zaman başlar görünmeyen görünür olmaya…

Neptün retro başlangıcında,

Bu paragrafdaki cümleler bana ait ve Neptün gezegeninin yaratıcılığını ifade eden cümleler. Neptün, duyguların, hislerin, sezgilerin varlığının ifadesi olan gezegendir ve bilinçaltına dünyasal sınırların ötesine aşma isteği ile şekillenen yaratıcılık, ilham, sezgiler ve hayalgücü taşır. Bugün (16.6.2017) Neptün, geri (retro) hareketine başlamakta. 24 Kasım 2017 ye kadar sürecek olan 150 günlük retro dönemi boyunca, Neptün’ün taşıdığı bu duyguları derin ve güçlü olarak hissediyor olacağız.

Özünde Neptün, saflaştırma prensibi ile çalışır, değdiği her noktaya kendi duyarlaştırıcı etkisini yükler. Neptün’ün retro dönemleri bu duyarlaştırıcı etkiyi yoğun olarak alacağımız dönemlerdir. Duyguların hassaslaşıyor oluşu kişileri empati yapmaya, paylaşımcı, fedakâr ve merhamet içinde olmaya yönlendirecektir. Yaratıcılığın artmasına olanak veren Neptün retrosu, ilham ve sezgi gücünün artışını simgeler. İçinde bulunacağımız bu dönem boyunca rüyalar, durugörüler, vizyonlar ve sezgilerde artış yaşanabilir. Kişilerin derinleşen sezgileri kendi içlerinde bambaşka kapılar açması ile kişiyi ruhsal ve duygusal olarak derinleştiren ve bir nevi kendi içinde arındıran, saflaştıran etkiler olarak işlev görmeye başlarlar.

Retro sürecinde olan Neptün yarattığı aşırı duyarlı hal kişi yada kişileri, yanılgılara açık, gerçeklerden kopuk, mânevi dünyasının içinde kaybolmuş bir portre çizebilecek olmaya yakın tutar. Hayal dünyası içinde kalan, reel dünyanın gerektirdiği sorumluluk ve görevlerden uzaklaşma, kaçma arzusu, amaç duygusunu yitirmek, geleceğin belirsiz olduğu hissiyatına kapılmak, istek ve hedeflerde çözülmeler yaşamak yine Neptün retrosu döneminin dikkat edilmesi gereken yönlerini doğurur. İdealler ön plana çıkar fakat burada kişi yada kişiler için gerçek olabilecek idealler ile gerçek olmayacak idellerin birbirinden ayrımı güçleşmeye başlamıştır.

Neptün’ün retro dönemleri özellikle toplumsal boyutta, çevresel koşullarda olay bazlı olarak da karşılaşabilecek olduğumuz durumların göstergesi olduğu bir dönemi işaret ederler. Gerçek olmaktan uzak idealler uğruna kendinden feda edici davranışlar, yanlış seçimler, yanlış tutumlar içine girme, kendini kahraman yada bir kurban haline sokma psikolojisi ile davranıyor olma güdüsü kişileri etkisi altına alabilir. Bu tarz davranışların getirisi olan kaos ortamları ile karşılaşabiliyor olmak olasılığı artar. İç sesimizi daha yüksek duyacak olduğumuz bugünlerde bu sesi akıl süzgecimizden geçirip dinleyebilmek çok daha yaratıcı bakış açısı kazanmamızı sağlayacaktır.
Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

 

 

Mars, Türkiye natal transiti 15.06.2017

SFPage.jpg

Mars Türkiye haritasının 1. evine doğru ilerlemekte, bu ilerleyişi ülkemiz natali üzerinden baktığımızda önemli etkiler yaratmakta.

Transit Mars, ülkemiz natal haritasının 1. evine doğru ilerlemekte şimdilerde tam ASC derecesi yani bir nevi 1. evinin giriş kapısı üzerinde etkisini hissettirmekte. Ülkemiz haritasının 1. evini Yengeç burcu yönetir ve gökyüzünde Mars’ın, Yengeç burcu ilerleyişini yaşıyoruz. Yengeç burcu korumak, kollamak, sahip çıkmakla ilintili bir burçtur. Savunma güdüleri en yüksek burçlardan biri olan Yengeç burcunun bu güdüsü onu savaşkan hale getirebilir. Şimdi ülkemiz haritasının 1. evinden Mars’ın transiti ile toplumsal olarak duygusal tepkilerimizin çoğalacağını ve yine toplumsal olarak hassas, kırılgan, milli değerlerin öne çıktığı, vatan sevgisi ve özellikle koruma, sahip çıkma güdülerimizin öne çıktığı bir zaman dilimi içine gireceğimizi ön görebiliriz. Geçtiğimiz yaklaşık 50 gündür ülkenin 12. evi üzerinde transit eden Mars’ın aktif, eyleme dönük enerjisini dışa yansımış olarak göremiyorduk bu durum bize daha çok gizli , üstü örtülü kalan hareketlenmelerin varlığına işaret etmekteydi.

Şimdi 1. eve geçişi ile birlikte Mars taşıdığı enerjinin aktif yüzünü görünür hale getirmeye başlamakta. Toplum bazında siyasi, kamusal konularda Mars enerjisi taşıyan eylemler, ayaklanmalar, hareketlenmeler beklenebilir. Eylemlerin milli duygular, ülke, vatan sevgisi, vatandaşlık, aidiyet duygusu taşıyarak gerçekleştirilecek olacağı ve güçlü bir güven sağlama, güven arayışı içinde olma tepkileri içerecek olacağı apaçık. Koruma kuvvetleri askeri kuvvetlerin ön plana geçeceği bir süreç yaşayacak olabiliriz. Mars’ın 1. evden transiti aynı zamanda Ülkemiz natal haritasının 1. evinde yerleşmiş bulunan Pluto’nun (12 derece) tetiklenmesine yol açmakta (24 Haziran 2017) ve yine unutmamamız gereken bir durumda transit Pluto’nun ülke natalinin 7. evi üzerinden geçiş yapıyor oluşu. Bu oluşan gezegensel görünümler ülkemiz açısından Mars’ın, Yengeç burcu geçişini oldukça önemli kılmakta. Mars-Pluto karşıtlığı ise 2 Temmuz 2017 günü kesinleşmiş dereceye gelecek fakat daha öncesinde ve sonrasında iki açıda etkisini gösteriyor olacak.

Gökyüzünde içinde bulunduğumuz yıl boyunca öncü nitelikler taşıyan burçlarda yerleşmiş Jüpiter, Uranüs, Pluto t-karesi oluşumunu dönem dönem aktifleşiyor oluşu ile yaşadık. Mars’ın 1. ev transiti , Uranüs’ün uzaklaşmış dereceye ilerlemiş olmasına rağmen bu t-kareyi yeniden tetiklenmiş hale getirecek ve burç bazında büyük kare oluşumuna döndürecek. Bu oluşum toplumsal boyutta büyük mücadeleler içinde olma gereğine, şiddetli bir çekişme, gerilim ve ani, sabırsız davranışların yaratacağı gergin ortamların oluşumuna işaret etmekte. Dışarıdan gelecek baskılar gerilimi arttıracak etkiler yaratacak olabilir. Doğru, gerçekçi, akla uygun ve yerinde yargılar verme yeteneğimizi asla kaybetmeyeceğimiz günler içinde olalım dilerim.

Dilâra B. Efeoğlu

Görsel, Türkiye natal haritası üzerine yerleştirilmiş 15.06.2017 günün transit haritası.

Güneş-Satürn karşıtlığı

3c40dd7d06ad46797f00857d2489c6e6.jpg

Özgüvenimizi tekrar inşa etmek, otoriteyi dışarıda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim fakat her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Gökyüzünde Güneş – Satürn karşıtlığı aktifleşmeye başladı. Bu açı 15 Haziran Perşembe günü kesinleşen dereceye gelecek ve etkinliğini 20 Haziran gününe dek sürecek. Yaşam enerjisinin temel kaynağı olan Güneşin, sıcak, enerjik, aktif doğasının karşına geçmiş duran Satürn soğutan, pasifize eden, engeller koyan enerjileri ile yaşamsal enerjimize blokajlar yaratır durumda. İkizler burcunda Güneş, araştırmak, bilgi toplamak, öğrenmek ve tüm bunları aktarmak, paylaşmak, dağıtmak üzerine hareket eder. Güneş’in bu yerleşimi iletişimin, zihinsel faaliyetlerin öne çıktığı bir zaman dilimi içinde olduğumuzu anlatmakta. Merkür’de Güneş ile kavuşuma gitmekte. Yay burcu yolculuğunu sürdüren Satürn, şimdi Güneş’in tam karşısında ona karşı duruş sergilemekte. Ve gökyüzünde bu iki burç aksında 9 Haziran’da gerçekleşmiş olan dolunayın enerjisi var. Farkındalığımızı artık geliştirme yolunda son kulvar içine girmiş olmak, gökyüzünün bize vermek istediği mesaj halini almış durumda.
Bir şeyler yada biri tarafından engelleniyor gibi hissettiğimiz, önümüze setler koyan, ileri gitmemize sınır getiren, mesafeler, uzaklıklar koyan türde enerjileri hayatlarımıza yansımış şekilde görebiliriz. Kendimizi ifade etmenin oldukça zor olmaya başladığı birkaç günlük bu süreçte, karamsar, yılgın ve benliğimize duyduğumuz güvenimizi kaybetmiş bir şekilde, kendimizi dış ortamdan izole etme arzusu ile karamsar, depresif, melankoliye meyilli bir ruh hali içinde girecek olabiliriz.
Yay burcu geçişinde Satürn son retro hareketini sürdürmekte ve Kiron balık burcunda Güneş ile kare yerleşimde. Anlaşılan o ki kendimize olan özgüvenimiz büyük bir sınavdan geçecek. Birkaç gün sürecek olan açı oldukça etkili şekilde bizim kendimizi birtakım dış güçler tarafından engelleniyor olma, kısıtlanma içine alınma durumları hissetmemize neden olacaktır. Hayatın bize sınırlamalar getirdiğini düşündüğümüz, kendimizi ifade etmenin, isteklerimizi ortaya koymanın nerelerde en çok zorlaştığını gerçekten oturup düşündüğümüzde tüm bu engel yaratan durum, kişi ve hislerin geçmişimizden geldiğini görebiliriz. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz, üstesinden geldiğini düşündüğümüz zayıflıklarımız, yaralarımız şimdi açığa çıkıyor ve yine bize karşı duruş sergilemeye başlıyor gibi görünecek olabilir. Korkularımızın, zayıflıklarımızın ortaya çıkacak olduğu Satürn – Güneş karşıtlığını, koparıcı, sonlandırıcı enerjilerinin kendimiz üzerinde yıkıcı etkilerine açık olmaktansa, farkındalık sağlamış bir bilinç hali ile hem kendimize hem çevremizde gelişen olay ve kişilere bakabilirsek yapıcı şekli ile bu açının yaratıcılığı sağlayabiliriz. Özgüvenimizi tekrar inşaa etmek, otoriteyi dışarda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim, her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Dilâra B.Efeoğlu

Jüpiter ileri hareketine başlıyor

Type = ArtScans RGB : Gamma = 1.882

Jüpiter retrosu sonlanmak üzere, 10 Haziran sonrası artık ileri hareketine başlayan Jüpiter’in enerjisi bizi yeni deneyimlere, yeni ufuklara doğru yol aldıracak fırsatları beraberinde taşımakta…

Terazi burcu geçişini sürdürmekte olan Jüpiter yaklaşık 120 gündür retro hareketi içinde bulunmaktaydı. 10 Haziran Cumartesi günü akşamüstü saatlerinde (17:02) Jüpiter retro hareketini sonlandıracak ve ileri hareketine başlıyor olacak. Retro durumda olan Jüpiter; bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken, hayatımıza dair yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere doğru yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile gerçekten bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini yaşamakta olduğumuzu söylemekteydi. Bu geçen 120 günlük süre için kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile dönüp baktığımızda, bize bu türde enerjileri taşıyan yansımalar ile karşılaşmış olduğumuzu farkedebiliriz.

Jüpiter retro hareketini tamamlamadan hemen önce gerçekten kendi iç dünyamıza dönerek, kendi anlam ve değer yargılarımız üzerine düşünebilir, , manevi duygularımız ile yüzleşebilir, idealize etmiş olduğumuz fikir ve görüşlerimizi, adaletli olma, başkalarınında haklarını teslim ediyor olma adına sorgulayabilir, kendi ahlak ve yargı anlayışlarımızı bu yönden de değerlendirebilir ve güçlendirebiliriz.10 Haziran sonrası artık ileri hareketine başlayan Jüpiter’in enerjisi bizi yeni deneyimlere, yeni ufuklara doğru yol aldıracak fırsatları beraberinde taşımakta.

Büyümenin, genişlemenin, gelişmenin olduğu her yerde Jüpiter enerjisi vardır. Jüpiter’in taşıdığı dürtüsellik genişlemek, ilerlemek, yayılmak, enginleşmek ister. Dokunduğu her yere bu etkileri taşıyan Jüpiter bu yüzden şans ve bolluk taşıyan gezegen olarak hayatlarımıza dokunuşu ile bu türde gelişmeler yaşatır. Jüpiterin haritalarımızdaki yerleşimi ve transit etkileri bu enerjileri en çok alacağımız hayat alanımızı gösterirler. Jüpiterin retro hareketinini sonlandırıp ileri hareketine başlıyor oluşu her birimizin hayatında yer alan bolluk, zenginlik, iyimserlik, başarı ve güven duygusunu çok daha net ve çok daha görünür olmasının yaratıcısı olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu