Dolunay 9 Haziran,Yay Burcunda

07986143d3d13f12c8b17a3961f1be82

Kendimize tutulmuş bir ayna gibi göreceğiz ki; sadece akıl ve mantık ile bir yere varmak eksik kalıyor. Kendimizi maneviyat ile gözlemlemek, düşünmek ve anlamak tamamlıyor. Ay’ın ışığı gökyüzünde büyümekte, 9 Haziran Yay Burcunda Dolunay halini alacak.

Sabırsız, aceleci, ani, hazırlıksız ve maceraperst, çocuksu dürtülerimizin bizi yönlendirmesi ile başladığımız, olması için harekete geçtiğimiz, amaçladığımız, planladığımız her bir kararımız ve her bir durum için şimdi biraz düşünme zamanı içine giriyoruz. Yay burcunun 18. derecesinde gerçekleşecek olan Dolunay hepimizin ayağını yere bastıran, gerçekçi olmaya yönelten, aslında nasıl bir sorumluluk altına heves ile girmiş olduğumuzu gözümüzün önüne seren türde enerjilerin hakimiyetini taşımakta. Dolunay derecesi Satürn ile kavuşum yapıyor, retro hareketini sürdüren Satürn’ü dispozite eden gezegen Jüpiter ise dolunay anında ileri hareketi öncesi son durağan istasyonunda bulunmakta. Şunu bilmeliyiz ki üstlenmediğimiz sorumluluklarımız, yapmadığımız ödevlerimiz varken yeni bir sınıfa yükselmemiz imkansız. Öğrenmemiz gereken dersler, almamız gereken görevler bu dolunay ile birlikte bize tekrar hatırlatılmaya başlanacaklar. Kendimize tutulmuş bir ayna gibi göreceğiz ki; sadece akıl ve mantık ile bir yere varmak eksik kalıyor. Kendimizi maneviyat ile gözlemlemek, düşünmek ve anlamak tamamlıyor. Bu olguları kendinde bir etmiş ve böylece bir hedef, bir amaç içine girmiş olanlarımız için Dolunay haritası, isteklerin gerçekleşebileceği, hedeflere ulaşılabilmiş olma imkanı olduğunu göstermekte.

İkizler-Yay burcu karşıtlığı olan Dolunay, eğitim, yüksek öğretim, hukuksal alan kişi ve kurumlar, iletişimsel, haber, medya ağı, inançsal sistemleri içine alan konu ve kişiler üzerinde baskı yaratan, kutuplaşma ilkesi taşıyan olayları açığa çıkaracak olarak görülmekte. Satürn, Aculeus sabit yıldızı ile kavuşum derecesinde. Göz ve görme problemleri ile alakalı olarak bildirilen Aculeus, sözlü yada fiziksel saldırı ile ilişkilendirilir. Bu sabit yıldızın etkisi ile birlikte, İç görüş kazanmak kişiyi güçlendiren daha olumlu bir geleceği hazırlayan etkiler yaratacaktır. Güneş’in, Rigel kavuşumu bu sabit yıldızın taşıdığı eğitmenlik, bilgi getiren, bilgiyi arttıran gücünü taşımakta. Güneş, Rigel ile kavuşumu yerleşik fikirlerle de çatışmaya işaret etmekte. (Brady)

Ülkemiz haritasının 6-12 aksında gerçekleşen Dolunay, işçi, kamu görevlisi, çalışan kesim ve ordu görevlileri, askeri, polis, güvenlik sağlayıcılar yönünde artan sorumlulukların ön plana çıkabileceğini göstermekte. Bu kesim kişi ve kuruluşlara ait sorunlar, gündeme gelecek olması ile birlikte özellikle halkın duyarlaştığı konular halini alacak olacaklar. Fikirsel çatışmalar, fikirsel suçlar ile hapsedilmiş ya da kontrol altına alınmış kişi ve kuruluşların bu Dolunay ile birlikte gündem maddesi oluşturmaya başladığını görebileceğiz. Bu alan kişi ve kurumların dolunay haritasında destek açılar alıyor olduğu görülmekte, bu alanlarda rahatlatıcı gelişmeler oluşabilir.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

https://www.instagram.com/dilarabasarefeoglu

 

Venüs Boğa Burcunda

ae33e48064321d3cb9d55913b3b0f00c.jpg

Venüs kendi evine dönüyor.

Boğa burcunun yöneticisi olan Venüs gezegeni Koç burcu geçişini tamamlamak ve Boğa burcu ilerleyişine başlamak üzere. 6 Haziran günü Boğa burcuna geçecek olan Venüs, 5 Temmuz gününe kadar bu burçta ilerlemekte olacak.

Boğa burcunda Venüs, bu gezegenin yaratıcılığında olan sevgi alışverişimiz, ilişkilerimiz, isteklerimiz, arzularımız ve beklentilerimiz üzerinde değişim getirecek enerjiler taşımakta olacak. Boğa burcunda Venüs’ün en belirgin güdülerinden birini öne çıkan güven ve huzur arayışı oluşturur. İlişkilerin karşılıklı güven sağlayabiliyor olması Venüs’ün burada en önemli prensibi halindedir.
Venüs, bu burçta isteklere geçici ve sıradan olarak bakmaktan uzaktır. Gerek maddesel gerek ruhsal olarak doyum arayışı yüksektir. Zevkler, huzur ve keyif ön plana çıkabilir, değer anlayışı yüksekleşir. Güvenlik ve sağlamlık ilkesi özellikle ilişkiler üzerinde öne çıkan bir beklenti halini alır, geçici ilişkilerin yerini kalıcı ilişkilere bırakma arzusu, konfor ve huzur arayışı artar.

Dilâra B.Efeoğlu

Mars, Yengeç Burcunda

886d3fa390331a2c2b0c60bc7e95c58c.jpg

Mars, Yengeç burcu ilerleyişine başlamak üzere , Mars’ın Yengeç burcunda yerleşimi ne ifade eder ve transit Mars ne yönde bir enerji yansıması oluşturur;

İkizler burcu geçişini tamamlayan Mars, 4 Haziran Pazar günü Yengeç burcuna geçiyor ve 29 Temmuza kadar bu burçta kalacak. Yengeç burcunda ilerleyişi süresince Mars, bu burcun, duyguların ve hislerin yönetiminde olan, koruyucu, kollayıcı doğasına hizmet edecektir. Mars’ın kontrolünde olan, kişinin kendini ortaya koyma ve isteklerini elde etme güdüsü, aktif, dışa dönük ve direkt olmaktan uzaklaşarak, bunun yerine pasif, pasif agresif ve dolaylı bir üslup taşır hale dönüşecektir.

Mars, Yengeç burcunda güçlü bir savunma mekanizması yaratır. İçe dönük, kırılgan ve güven arayışında olan Yengeç burcunun savunmaya yönelik güdüleri, kişinin kendi güvenliğini ve koruması altına aldığı diğer kişilerin güvenliklerini sağlamak üzerine kuruludur. Natal haritasında Mars, Yengeç burcunda yerleşmiş olan kişiler için bu güdüler hayatta kalma ve hayatla mücadele etme güdülerinin temelini oluşturur. Bu güven ortamının tehlikede olması Mars’ın Yengeç burcunda iken tepkisel olarak açığa çıkacak olan cesur, gözükara, eyleme dönükleşebilen ve fedakârca yönünü aktive edecektir.

Aile bağları, duygusal bağları, vatan sevgisi, köklere olan bağlılığı kuvvetli olan Yengeç burcunda hareket eden Mars’ın bu burçta ilerleyişi süresince koruma güdülerimizi, sahiplenme güdülerimizi en fazla bu alanlar üzerinde ortaya koyacak, savunmacı, tepkisel, gerektiğinde atak tavırlar sergilemeye meyilli olacağız.

Dilâra B. Efeoğlu

Güneş Jüpiter Üçgen Açısı

f303c6ee9ba198211d7e5e447e6665e0.jpg

Güneş-Jüpiter Üçgen açısı

Kişinin kendine olan inancını arttıran, içsel güç veren, hayata daha pozitif, gelecekten daha umutlu ve kendine daha fazla güven duyan enerjiler ile yüklü olan Güneş, Jüpiter üçgen açısı gökyüzünde aktif durumda. 3 Haziran günü kesinleşmiş dereceye gelecek olan bu açı en etkin gününde olacak ve 8 Hazirana kadar etkinliğini sürdürecek. Jüpiter iyimserlik taşır, Jüpiter’in iyimserliği inanç duygusunda ve her zaman resmin büyük haline bakışında gizlidir.

Jüpiter ile uyumlu görünümde olan Güneş yaşam enerjisini arttırmakta. Bu açının yaratıcılığı; artan yaşam enerjisi ile birlikte içsel sesimizin bize yansıttığı, hayatımıza yön vermek, olmak, yapmak istediğimiz şeylere karşı kendimize duyduğumuz güven ve inanç duygusunu da arttıracak oluşunda. Şans ve fırsatlara açık olduğumuz bir zaman dilimini de gösteren bu açı farkındalık ile değerlendirilebilmek için oldukça pozitif etkiler yaymakta.

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

4287705ace1983861c79709f41627a04.jpg

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

Gökyüzünde Mars, Satürn karşıtlığı aktif. 29 Mayıs günü kesinleşecek olan açının etkisi 5 Haziran’a değin sürüyor olacak. 22 Nisan’dan bu yana İkizler burcunda ilerlemeye başlayan Mars, aktif enerjinin iletişimsel tabanlı alanlara yöneldiğini göstermekteydi. Haberleşme kanalları, medya, yayınlar, eğitim, öğretim, televizyon programları, İkizler burcunun yönetiminde olan konular olarak Mars’ın, eyleme yönelik, enerjik, mücadeleci doğasını sergilediği başlıca konular halini aldılar. Mars ile karşıtlık yapan Satürn ise inançlar, fikirler, idealler üzerine oluşturulmak istenilen düzen ve yapılanmalar getirici boyutu ile Yay burcunda ilerleyişini sürdürmekte.

Satürn ile oluşan karşıtlığı, Mars’ın ikizler burcunda ifade ettiği kişi, konu ve alanlara ait engellenmeler, sınırlandırılmalar ile karşılaşacak olacağının göstergesi. Kendini ifade etmek, iletişim kurmak, konuşmak, fikrini söylemek konusunda atak, cesur, girişken ve bir o kadar da temkinsiz olabilen İkizler burcundaki Mars’ın, Satürn tarafından yani otorite, düzen kurucu temsilindeki kişi veya kuruluşlar tarafından sınırlandırıcı, baskılayıcı, engelleyici etkiler ile karşılaşıyor oluşunu göstermekte olan bu karşıtlık, çatışmaların, kutuplaşmaların ortaya çıkabilecek olduğu enerjileri açığa çıkarmakta.

Retro hareketini sürdüren Satürn ile Mars karşıtlığı, bastırılmış, fazlaca kontrol altına alınmak istenilen bir enerjiyi ifade eder. Bastırılmış, sınırlandırılmış enerjinin birikmiş öfkeye dönüşüyor olması ve bastırılmış öfkenin yani bastırılmış enerjinin -aktif hale- harekete geçebiliyor oluşu bu açının işaret ettiği sonuçlardan biri olabilir. Harekete geçme korkusu, insiyatif almakta zorlanmalar, durumlar karşısında kararsızlık, cesaretsizlik, ani öfke patlamaları bu açının olumsuz sonuçlar yaratabilecek etkilerini taşımakta. Güçlü bir savunma, dayanıklılık, hareket kontrolü içinde olabilmek ise bu açının yaratıcı olarak kullanılabilecek yönleri.

Mars ve Satürn’ün Kiron ile oluşturdukları açı ise uzlaşma sağlanamayan karşıtlığın, yaralayıcı, üzüntü verici, duygusal kırıklıklara sebep olacak bir yüze sahip olduğunun göstergesi. Ne için mücedele verdiğimize ve nasıl mücadele verdiğimize dikkat etmek, düşünmeden hareket etmek yerine, düşünerek sonuca gitmek bizi yara almaktan, duygusal kayıplara girmekten korumakta olacaktır.

Dilâra Başar Efeoğlu

İkizler Burcunda Yeniay

824d913ffc0a92b358f849befe6f0f7b.jpg

25 Mayıs Perşembe, İkizler Burcunda Yeniay

Hızlı, aktif ve bir o kadar da değişime, yeniliğe yönelik açık olacağımız bir sürece girdiğimizi gösteren Yeniay, İkizler Burcunun 4 . derecesi içinde ve haritanın 5. evinde gerçekleşmekte olacak. Bu Yeniay ile birlikte, çocuklar, gençler, aşk ve romantizm, yaratıcılık içeren uğraşlar, sanatsal beceriler ve etkinlikler, sporsal faaliyetler, eğlence, hobi ve oyunlar hayatımızda etkinliğini arttıran konular olacaklar.

Yeniay derecesinin yönetici gezegeni Merkür, Boğa burcunda ve burada kısmi yöneticiliğe sahip. Yeniay enerjisinin artan güdüsel, sabırsız, ani, hazırlıksız başlangıçlar içine girme, maceraperest ve çocuksu dürtüler ile hareket etme güdüsünün altında, güvenlik ve sağlamcılık anlayışı ile hareket eden, şartlarını koruyan, kollayan zihinsel dürtülerin hakimiyeti var. Bu oluş Yeniay enerjisinin yeni başlangıçlar için yaratıcı olarak kullanılabilecek olması açısından verimli görülmekte. Kişisel uğraşlar, gerek fiziksel gerek zihinsel boyutta artan enerjiyi yaratıcı faaliyetlere yönlendirebiliyor olmak bu Yeniayın taşıdığı olumlu enerjiler. Gezegenlerin kısmi asaletler ile içinde oluşu yeni alınacak kararlarda, yeni başlangıçlarda, temkini elden bırakmamak, düşünerek hareket ediyor olmak, şartları fazla zorlamamak adına önem gösterilmesi gerektiğine dair bir gösterge. Ancak sağlam ve iyi düşünülmüş projeler, gelişmeler bu Yeniay ile birlikte yeni başlangıçlar oluşturabilirler.

Yeniay sürecinde gökyüzünde Mars, Satürn karşıtlığı aktif konumda olacak. Yay burcunda retro hareketinde olan Satürn ile İkizler burcunda ilerleyen Mars’ın karşıtlığı, harekete geçmekte, eylemde bulunmakta, kendini ortaya koymakta zorlanılan durumlar içinde olabilmeye işaret etmekte. İkizler burcunda ve yüksek deklinasyon derecesinde olan Mars, Satürn’ün engelleyen, sınırlayan yada blokajlayan yüzü ile karşılaşıyor olacak. Zihinsel, iletişimsel alanda da etkili olabilecek bu açı, fikirlerin ortaya konulmasında engellenmeler ile karşılaşılacak olacağını gösterdiği gibi aynı zamanda İkizler burcunda Mars’ın, ani, sivri dilli, düşüncesiz, tartışmacı üslubu içinde oluşuna dair farkındalık yaratan, sınırlar çizen, disipline eden enerjiler haline de dönüşebilir. Eğer buradan alınması gereken disiplin alınmaz ise Mars ve Satürn karşıtlığının Kiron apeksli oluşturduğu tkare açının da rahatça ifade ettiği şekilde, sözlerin, tartışmacılığın, fikir ayrımının, iletişimsel üslubunun getireceği sıkıntılı, duygusal yaralanmalara açık durumlar ile karşılaştırma olasılığı var.

Ülkemiz natal haritası üzerinden baktığımızda Yeniay’ın 12. ev üzerinde gerçekleşeceğini görüyoruz. Yeniay derecesi 26 Şubat günü Balık burcunda gerçekleşmiş olan Güneş Tutulması derecesini kare açı ile tetikliyor olacak. Tutulma, Balık burcunun 8. derecesi içinde gerçekleşmiş ve ülkemiz natal haritasının 9. evinde yerleşik Güney Ay Düğümü üzerine denk düşmüştü. Mars’ın İkizler burcuna geçişi ile tetiklenmeye başlayan tutulma derecesinin 12. evden aldığı açı ortaya çıkacak bazı zorlanmalar, mücadeleler, sıkıntılı durumlara işaret ediyor. Yayıncılık, haberleşme ve medya sektörü kişi ve kurumlar, yüksek eğitim, öğretim üyeleri, mahkemeler, dini kişi ve kuruluşlar, uzak seyahatler ve dış ülkeler ile olan ilişkiler üzerinde bu açının oluşturabileceği olumsuz, sınırlandırıcı, engellendirici etkileri ile karşılaşabiliyor olma olasılığı yüksek. Bu etki, Mars- Satürn karşıtlığıyla birlikte, haberleşme, iletişim, ticaret, ulaşım alanında ortaya çıkacak, otorite konumundaki kişiler ile kutuplaşma etkisi taşıyan, zorlanılan, çatışma yaratan durumlara ait bir gösterge.

28 Mayıs günü kesinleşecek olan Satürn-Mars karşıt açısı, ülkemiz natal haritasının 6-12 aksı üzerine düşmekte. Yeniay haritasında da aktif olan bu karşıtlık, gizli yürütülen düşmanlık barındıran plan, eylem ve hareket içeren durumların varlığına yönelik işaretler taşımakta. Mars’ın 6. evde Satürn’den aldığı karşıtlık Mars’ın burada ifade ettiği durumlar üzerinde oluşturulmuş olan kontrol, sınırlandırma mekanizmasını ortaya koymakta. 6. evin ordu, güvenlik güçlerini ifade ettiğini bildiğimizden kontrol, engel ve sınırlandırma mekanizmasının bu alandan geliyor olduğunu söyleyebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

İKİZLER BURCU

74f6a56040f738254c873d8fbd0778f0

 

İkizler Burcu

İkizler Burcu mitolojide, ” Tanrıların Habercisi ” Hermes ile bedenlenir. Üstün nitelikler ile doğmuş olan Hermes efsaneye göre daha bir günlükken ayağa kalkar, kaplumbağa kabuğundan yaptığı lir ile müziğin, sanatın, tıbbın tanrısı Apollon’u büyüler. Sahip olduğu akıl ve hünerleri ile Tanrı Zeus’un sevgisini ve güvenini kazanır. Oğlu Hermes’in sahip olduğu yetileri fark eden Zeus, ona ‘tanrılar ve ölümlüler arasında habercilik yapma’ görevini verir. Hermes, ölülerin ruhlarını yeraltına götüren, onlara rehberlik eden ve hem yaşayanlar hem ölüler diyarında bulunabilen tek elçi olarak yeryüzünde yolunu şaşıran yolculara da rehberlik yapmaktadır.

Tanrıların Habercisi Hermes bu burcun sembolizmasında, zihinsel yetkinliğini, analiz yeteneğini, konuşma becerisini, ikna kabiliyetini, yaratıcı aklını, hızlı ve gelişkin kavrama gücünü, kıvrak zekasını, bilgiye sahip olma ve bilgiyi aktarabilme becerisini ifade etmektedir. İkizler burcu akılsal, zihinsel yetileri ifade eden bir burç olarak, bilmek, düşünmek, öğrenmek ve öğretmek yeteneği ile yüklüdür.

Bu burcun meraklı, sabırsız, aceleci ve hızlı doğası onun öğrenmeye, bilmeye, keşfetmeye açık olan doğası ile örtüşür. İkizler burcu, gezegen üzerinde bilgi edinme ve edinilmiş bilgiyi iletme, dağıtma görevini temsil eden olgunun temsilcisidir. İkizler burcunu gezegenimiz üzerinde bağlantı kurmayı sağlayan temel unsur olarak düşünmek yanlış olmaz. Öğrenme merakı oldukça yüksek olan bu burç, bilmek ve bildiğini paylaşmak güdüsünün en güçlü halini yansıtır. Zihinsel işlevin öne çıkışı bu burç kişisini sürekli yeni bir şeyler öğrenme arzusuna ve merak duygusuna çekecektir. Taşıdığı aktarma, iletme, dağıtma güdüsü ikizler burcunu bağlantı kurmayı sağlayan temel prensip haline getirir.

Zihinsel algıları ile hareket eden İkizler burcu, araştırmak, keşfetmek, bilgi toplamak, analiz etmek ve tüm bunları aktarmak, paylaşmak, dağıtmak üzerine hareket eder. İkizler burcunun bu hareket dürtüsü, bu burç kişisinin koşulsuz özgürlük ihtiyacı duyacak olduğunu da açıkça ortaya koyar. Gerçekleştirmeye ihtiyaç duyduğu zihinsel dürtülerinin dış bir unsur tarafından engelleniyor oluşu bu burç kişini mutsuzlaştıran, depresifleştiren, hassas sinir sistemini baskılayan, zorlayan durumlar yaratır. Bilginin peşinde olan İkizler burcu tüm dünyaya meraklı bir bakış ile bakacak ve keşfetmesine, yeni bilgiler edinmesine, yeni kavrayışlar kazanmasına engel olan hallerden uzak durmaya çalışacaktır. Duygularını akılsal ve mantıksal zemine oturtma çabası içinde kaybolan İkizler burcu kişisi için bu durum hislerinin derinliğinden uzak kalabiliyor olmak ve sığ yaklaşımlar içine düşebiliyor olmanın olumsuzluk yaratan durumları haline dönüşebilir.

Yazılı ve sözlü ifade yeteneği gelişkin olan İkizler burcunun el becerilerinin de gelişkin olması oldukça muhtemeldir. Başarılı bir konuşmacı, iyi bir yazar, hızlı bir klavye kullanıcısı bu burcun kişisi olabilir. Her zaman iki ya da daha fazla işi aynı anda yapıyor olmak tipik bir İkizler burcu davranışı olmaktan hiç uzak değildir. İkizler burcunun gelişkin olan konuşma becerisi onu etkili ve başarılı bir tartışmacı haline getirecektir. Fikirlerini rahatlıkla ifade edebilen bu burç kişisi aynı zamanda çok iyi ikna kabiliyetine de sahiptir.

Yönetici gezegeni Merkür’ün doğasını taşıyan İkizler Burcu, ruhsal bünyesinde hem dişil, hem eril enerjiyi birlikte barındırır. Bütünsel enerjiye sahip olmak bu burç için faklı bakış açılarına sahip olabilmesi kazancı sağlar. Güçlü analiz yeteneği ile olaylara tek yönlü yerine bütünsel olarak bakabilme yetisine sahip olmak bu burcun, ikna kabiliyeti yüksek iyi tartışmacı, iyi konuşmacı, iyi iletişimci oluşunun ana kaynağını oluşturur. Bütünsel bakış açısı ile görüşlerinde esneklik sağlayabilen İkizler burcu tek taraflı olmanın dışında çok yönlü olmanın ve tarafsız kalabiliyor olmanında ayrımına sahip olur.

Bir hava elementi olan İkizler burcu için akılsal, zihinsel gelişim içeren teknoloji barındıran elektronik aletler, bilgisayar, internet ilgi alanı halini alabilir. Değişik kültürlere ve dillere karşı merak ve öğrenme istediği içinde seyahat ediyor olma arzusu ile birlikte rehberlik, turizm ve seyahat alanı kişi için meslek seçimi haline gelebilir. Yazma, analiz etme, ayrıştırma, ifade etme becerisi ile yazarlık, editörlük, yayıncılık çalışmaları içinde olabilen İkizler burcu iletişimsel kabiliyeti sayesinde reklamcılık, halkla ilişkiler alanında başarılı çalışmalar yapabilecektir.

Dilâra B. Efeoğlu

Venüs – Jüpiter karşıtlığı

38fcbccc2cdb90ac4208ba8b359bbc84.jpg

Venüs – Jüpiter karşıtlığı, 19 Mayıs Cuma

Daha fazlasını bekleme, isteme, arzu etme, yansıtma dürtüleri ile bağdaştırabileceğimiz Venüs-Jüpiter karşıtlığı gökyüzünde aktif. Taşkın duyguların eşlik edebilecek olduğu, daha fazla sevme, daha fazla sevilme ihtiyacının artan güdüsü buradaki sınırlandırmasız enerjiler ile çoğalan, derinleşen, enginleşen duygulara doğru vurgu yapmakta. Mutluluk, sevgi, ilgi gibi güzel değerleri fark etme, paylaşma, sergileme yönünde hisleri kuvvetlendirecek olan açı bu hali ile en yaratıcı şekliyle kullanılabilir.

Sınırsızlanan ve derinleşen duygular mutlu olmak ile ilgili tüm beklentileri arttırmakta. Artan beklentiler kaygısızca ve aşırılık içeren taleplere dönüştüğünde kişiyi gerçeklikten uzaklaştıran ve sonrasında hayalkırıklıkları ile karşılaştıran duygu ve durumlara doğru götürebilecek oluşu ise açının dikkate alınması gereken yönü. Açının etkinliği 24 Mayıs gününe değin sürüyor olacak.

Güneş, Algol sabit yıldızı ile kavuşumda

big-itinerari-gallerie-e-musei-musei-capitolini

Güneş, Algol sabit yıldızı ile kavuşumda

Algol sabit yıldızı; tehlikeye açık, şiddet ve felâketlerle ilişkilendirilen, zararlı etkilere işaret edebilen bir yıldız olarak tanımlanmıştır. Bernadette Brady’e göre Algol, hem yıkıcı hem yapıcı olarak kullanılabilecek olan tutku ve ihtirasa işaret eder. Kişiyi karanlık yönleri ile karşılaşmaya zorlayan bu yıldızın etkisi yapıcı anlamda kullanılabildiğinde güç ve başarı getirici olur.

Perseus Takımyıldızında yerleşik bulunan Algol, mitolojide Medusa’nın kesik başı ile bedenlendirilir. Çoğu kaynakta Medusa, Yunan mitolojisinin saçları yılana dönüştürülmüş, ona bakan kişinin gözlerini taşa çevirdiğine inanılan, çirkin, korkutucu ve dişi bir canavar haline getirilmiş olan aslında güzeller güzeli bir rahibe Medusa’nın efsanesidir. Efsaneye göre; Su ve deniz tanrısı Poseion bu güzeller güzeli kıza aşık olmuş, tüm tanrıların hayran olduğu genç kızı tanrıça Athena’nın tapınağına kaçırmıştır. Kaçırılmasına karşı çıkmasına rağmen Poseion tarafından tapınakta tutulan Medusa, güzelliği ve Poiseion’un ona karşı duyduğu ilgisi ile tanrıça Athena’nın kıskançlık duygularını kabartmış ve Athena kendisine yapılan bu davranışı cezalandırmak adına genç kızın saçlarını yılana, bakışlarını ise ona bakan kişileri taşa çevirecek güçte bir hale getirmiştir. Athena bununla yetinmeyerek bir ölümlü olan Medusa’yı öldürmesi için Perseus’la işbirliği yapmış ve bir ölümlü Medusa ancak bir ölümlü olan Perseus tarafından başı kesilerek öldürülmüştür. Medusa’nın kesik başının Athena’ya sunulduğu ve Athena’nın ucuna kesik başı yerleştirdiği mızrağını, düşmanını yenen, büyük zaferler elde eden koruyucu güçte bir mızrak olarak taşıdığı söylenmektedir. Sonralarda Medusa’nın kesik başının koruyucu ve güç ifadesi, sütun ve duvarlarda, taşa çevirdiğine inanılan keskin gözleri ile direk temastan uzak durmak için yatık şekilde yerleştirilmiş olarak kullanılmıştır.

Dilâra B. Efeoğlu

basilica-cistern

 

son-medusa-yerebatan-sarnici-basilica-cistern-bazilika.jpg

Görsel’de, İstanbul’un Bizans döneminden kalma tarihi eseri Yerebatan Sarnıcı’nın kuzeybatı köşesinde bulunan iki Medusa tanrıçasının başı yer almaktadır

Satürn – Uranüs üçgen açısı

Mars

Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs birbiri ile uyumlu açıdalar

Satürn – Uranüs üçgen açısı,
Satürn ve Uranüs, astrolojide bu iki gezegen tanımsal olarak birbiri ile kutuplaşmış ifadeler taşırlar. Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs. Sınırlandırma, kısıtlandırma, belli bir şekil, disiplin ve norm içinde olma dürtüleri ile hareket eden Satürn’ün diğer ucunda, kural yıkıcı, sınır aşıcı, form ve biçim algılarını alt üst eden, değişimci, yenilikçi, özgürlükçü dürtüleri taşıyan Uranüs yer almakta.

Klasik astrolojide güneş sistemimizin en dışta gezegeni olarak yer alan Satürn, taşıdığı yapılandırma, oluşturma, biçimlendirme, metotlandırma etkisi ile birlikte kişinin ya da şeylerin bütünlüğünü oluşturma, kurma prensibi ile çalışır. Satürn ile ifade edilen, edinilmesi beklenen bu bütünlüğün daha ötesinde Satürn ötesi planetler olarak adlandırılan Uranüs, Neptün ve Pluton’un bilinçsel etkiler taşıyan mekanizmaları devreye girerler.

Uranüs, Satürn ile belirlenmiş olan tüm bu oluşumlar üzerinde bir başkalaşım sağlama prensibi ile hareket eder. Uranüs’ün yaratıcılığı insanoğlunun gelişimini hızlandırma kapasitesi ile zihinsel algıları üst boyutlara çekmek üzerine kurulu bir bilinçsel hal yaratma üzerine kuruludur.

Bu açıdan bakmaya çalışıldığında, Uranüsyen etki mekanizmasını, katılaşmaya, donuklaşmaya, büzüşmeye karşı oluşturulmuş olan bir prensip olarak düşünebiliriz. Satürn ile oluşturulmuş olan bütünlük ifadesinin üzerinde varlığın yeniden daha ileri boyutlarını elde etmeye yönlendiren bir prensip ile karşılaşıyor olması ile tanımlayabileceğimiz Satürn, Uranüs bağıntısı, bilinçlerde gelişecek yeni bir oluşumun enerjisini barındırır. Bu iki gezegen arasında varolan açının niteliği sürecin karakteri hakkında bilgi verici olacaktır.

24 Aralık 2014 günü Yay burcuna ilerleyen Satürn, o günden bu yana, Koç burcunda yerleşik Uranüs ile uyumlu görünüm oluşturmaktalar. İkiside Ateş elementinde yerleşik olan iki planetin birbiri ile 25 Aralık 2016, 19 Mayıs 2017, 11 Kasım 2017 günleri kesinleşmiş üçgen açı oluşumları var.

Satürn’ün taşıdığı olguları bağımsızlaştırmak prensibi ile hareket eden Uranüs’ün yaydığı değişim rüzgarı, iki planetin arasında oluşan uyumlu açının birbirini destekleyen, tasdik eden, uzlaşmacı, akıcı, teslimiyetçi renkte niteliksel enerjilerini taşımakta. Uranüs’ün düzen ve sistemler üzerinde oluşturduğu değişim, reform etkisine geniş bir dönemsel açısından baktığımızda, iki planetin arasında oluşan açının taşıdığı niteliksel enerjileri çevresel, toplumsal olarak gelişmekte olan koşullar üzerinde de etkisi ile gözlemleyebiliriz. Yapılanmalar üzerinde oluşturulacak olan değişimler, kontrollü ve gerçekçiliğini kaybetmeyen düzen değişikliği, dirençsiz değişim ve eski ile yeniyi harmanlayan sistemler oluşturma güdüleri bu açının aktif etkilerini yansıtırlar.

Dilara Başar Efeoğlu