URANÜS VE VENÜS’ÜN BOĞA BURCUNDA SON DANSI

Uranüs yaklaşık yedi yıldır, 2018 Mayıs’ından bu yana Boğa burcunda hareket ediyor.
Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs’tür. Uranüs’ün Boğa burcundaki yolculuğunu tamamlarken Venüs’le yaptığı bu son kavuşum, bir nevi bir döngünün kapanışını ve yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. (Uranüs Venüs kavuşumu,4 Temmuz 2025)

Boğa, astrolojide toprağı, doğayı, para ve maddi güvenceyi, Venüs ise değerlerimizi, estetiği, sevgiyi ve sahip olduklarımızı temsil eder. Uranüs bu konularda yedi yıldır devrimsel değişimler, beklenmedik sarsıntılar, ani başlangıçlar ve kırılmalar yarattı.
Kavuşum, özellikle finansal piyasalarda, paranın değeri, yatırım araçları, tarım ve gayrimenkul gibi alanlarda büyük ve şaşırtıcı gelişmelerin, son bir “yıkıcı-yenileyici” dalganın gelebileceğine işaret ediyor. Kısa süre sonra geriye dönüp baktığımızda bahsettiğimiz konularda hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmadığını görebiliriz. Ve Uranüs’ün İkizler burcuna geçişiyle birlikte 7 yıla yayılan etkilerin son derece hızla kendini realize ettiğine şahit olmaya başlayacağız.

Dilâra Efeoğlu

KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN URANÜS İKİZLER BURCUNDA

Uranüs 7 Temmuz 2025 günü İkizler burcu ilerleyişine başlıyor. 8 Kasım 2025- 26 Nisan 2026 aralığında retro sebebiyle Boğa burcuna dönüş yapacak gezegen sonrasında, 3 Ağustos 2032’ye değin İkizler burcu geçişini sürdürecek.

Uranüs’ün İkizler burcuna geçişi, kolektif düzeyde büyük dönüşümlerin kapısını aralayan bir transit olarak dünya sahnesinde kendini güçlü bir şekilde gösterecek. Her ne kadar Uranüs, 2025’in son aylarında ve 2026 Nisan’ında kısa bir süreliğine tekrar Boğa burcuna geri dönecek olsa da 7 Temmuz 2025’te İkizler burcuna geçişiyle birlikte etkilerini göstermeye başlayacak. 2032’de bir sonraki burca geçene kadar da bu değişimlerin altında Uranüs’ün imzasını net bir şekilde göreceğimizden hiç şüphem yok.

Bu transitin önemi, Uranüs’ün yaklaşık yedi yılda bir burç değiştirmesi ve geçtiği burcun temsil ettiği tüm temalarda devrimsel bir değişim başlatmasıdır. Boğa burcunda geçen dönemin ardından oluşan devrimsel değişimler en yüksek ivmesini kazanmıştır ve artık Uranüs İkizler burcunun hızlı, meraklı, zihinsel ve iletişim odaklı atmosferine doğru yepyeni adımlarla ilerliyor.

İkizler, bilgi, eğitim, medya, yakın çevre, ulaşım, dil ve teknolojiyi sembolize eder. Uranüs ise ani değişimlerin, yenilikçi düşüncenin ve toplumsal özgürleşmenin astrolojik göstergesidir. Bu iki arketip bir araya geldiğinde özellikle zihin, iletişim ve teknoloji ekseninde değişimlerin tetiklenmesinin an meselesi olduğunu ve uzunca süreye yayılan fakat kökten dönüşüm getirecek etkilerin dalga dalga yayılmaya başlayacağı bir süreçten söz edebiliriz. Bu sürece Uranüs-İkizler döngüsü dersek,  insanlık için ana tema, hızla artan bilgi akışı, medya çeşitliliği ve teknolojik gelişmelerle birlikte zihinsel esneklik ve kişisel iletişim eğilimlerinin ön plana çıkması olacaktır.

Uranüs’ün en son İkizler burcu geçişine bir dönüp bakalım, kısaca internette araştırma yaptığımızda dönemin öne çıkan gelişmeleri şöyle;

1942-1949 yılları aralığında

II. Dünya Savaşı’nın (1939–1945) en şiddetli yılları ve ardından 1945’te savaşın bitmesiyle birlikte küresel ölçekte yeniden yapılanma başladı.

Avrupa haritası baştan çizildi; Almanya ikiye bölündü, Polonya’nın sınırları değişti ve yeni devletler ortaya çıktı.

Japonya, Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarıyla savaştan çekildi. Bu, dünyanın nükleer çağa girmesiydi.

ABD ve Sovyetler Birliği (SSCB) süper güç olarak yükseldi. Soğuk Savaş dönemi başladı.

1947’de Hindistan bağımsızlığını kazandı. Asya ve Afrika’da sömürgeler bağımsızlık için harekete geçti.

Birleşmiş Milletler (1945) kuruldu, uluslararası ilişkiler yeni bir çerçeveye oturdu.

Nükleer teknoloji ilk defa hem savaşta hem de barışta kullanıldı. Nükleer enerji santralleri planlandı.

Radar, jet motoru, bilgisayar (ilk elektronik bilgisayar ENIAC, 1945) ve roket teknolojisi hızla ilerledi.

Tıp alanında antibiyotikler yaygınlaştı,

Radyonun ve televizyonun yaygınlaşması, kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki etkisi arttı.

Benzer şekilde, önümüzdeki Uranüs’ün İkizler burcuna geçişi de önemli değişim ve gelişmeleri hayatlarımıza taşıyacak. Üstelik bu kez, dünyayı çok daha hızlı ve dinamik bir dönüşüm sürecinin beklediğini söyleyebilirim.

Nükleer enerjiye dikkat! Nükleer enerji ve silahlar önümüzdeki dönemde daha da fazla toplumsal gündemin merkezine oturabilir. Teknolojik ilerlemeler sayesinde, nükleer bilgi daha hızlı yayılabilir ve bu teknolojiye erişim giderek daha fazla ülke ve grup için mümkün hale gelebilir. İkizler burcunun iletişim ve bilgiyle olan ilişkisi nedeniyle, nükleer sırların açığa çıkması, önemli anlaşmaların gündeme gelmesi, sızıntılar ya da uluslararası krizler yaşanması olasılığı artıyor. Ayrıca, yeni enerji devrimleriyle birlikte nükleer teknolojinin sivil ve temiz enerji alanında yeniden öne çıkması mümkün; fakat bu gelişmeler, beraberinde kazalar, sızıntılar veya nükleer silahlanma riskini de taşıyabilir.

Günümüzden ileriye doğru, yapay zekâ, dijital medya ve sosyal iletişim platformlarının baş döndürücü bir hızla gelişmeye devam edeceği kesin. Bu süreçte eğitim sistemlerinde de yenilikler kaçınılmaz olacak. Uzaktan eğitim programları, kişiye özel öğrenme yöntemleri ve sanal gerçeklik tabanlı öğretim uygulamaları hayatın olağan bir parçası haline gelebilir. Eğitim kurumları ise teknolojik gelişmelere çok daha hızlı uyum sağlamak zorunda kalacak. Ulaşım araçlarında da devrim niteliğinde gelişmeler bizi bekliyor. Yakında hava taksilerini günlük yaşamda görmek mümkün hale gelebilir.

Aynı zaman diliminde Plüton’un da Kova burcu ilerleyişinde olduğunu unutmayalım. Bu şu anlama gelir ki; Toplumsal yapı ve kimlik anlayışlarında da belirgin değişimler yaşanacak. Geleneksel kurumlar ve hiyerarşik yapılar yerini, kolektifler, iş birliği platformları benzeri yapılara bırakacak diyebiliriz.  

Kısacası, Uranüs’ün İkizler burcuna geçişiyle birlikte zihin, bilgi, iletişim ve teknoloji alanlarında büyük bir değişim dönemi başlıyor. Bu süreçte fırsatlar ve riskler bir arada olacak. Değişimden en iyi şekilde yararlanmak ise yeniliklerle uyum içinde olma becerisini yüksek tutmak olurken bir diğer yandan eleştirel ve ayıklayıcı bakış açısını yüksek ve diri tutmak olacak.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Merkür Aslan Burcunda Diplomasi mi Gövde Gösterisi mi?

Merkür, 26 Haziran itibarıyla Aslan burcunda ilerlemeye başladı. 30 Haziran itibarıyla ise gölge periyoduna giriyor. Gezegen 18 Temmuz günü retro hareketine başlayacak ve bu gerileme 11 Ağustos’a değin sürecek. 11 Ağustos’ta Aslan burcunun 4. derecesinden itibaren yeniden düz hareketine geçecek olan Merkür, 2 Eylül’de Başak burcuna geçerek Aslan burcundaki transitini tamamlayacak.

Merkür’ün 27 Haziran itibarıyla Aslan burcu transiti, dünya siyaset sahnesinde iletişim dilinin daha sert ve dikkat çekici hale geleceğinin işaretini taşıyor. Aslan burcu doğası gereği liderlik, güç gösterisi ve sahne hâkimiyetiyle ilgilidir. Merkür bu burçtan geçerken, özellikle siyasi figürlerin ifadeleri daha vurgulu ve kararlı hale gelir, güç göstermek, kitleleri etkilemek ve rakiplere mesaj vermek ön plana çıkar.

Bu dönem, dünya genelinde politik figürlerin söylemleri keskinleşebilir, diplomatik dil yerini daha doğrudan, kimi zaman meydan okuyucu ifadelere bırakabilir. Zirvelerde, basın toplantılarında ya da sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda “kim daha güçlü” yarışına benzer bir atmosfer doğabilir. Devlet başkanları, hükümet temsilcileri veya muhalif liderler kendi güç alanlarını korumak ya da genişletmek için söylemlerinde daha fazla üstünlük kurmaya çalışabilir.

Merkür’ün 18 Temmuz – 11 Ağustos tarihleri arasında aynı burçta gerilemeye başlayacak olması ise bu dönemi daha karmaşık hale getiriyor. Diplomatik sorunlar, yanlış anlaşılmalar, yanlış ifadeler ve yanlış zamanlamalar kendini gösterebilir.

Özellikle uluslararası anlaşmalar, müzakereler bu süreçte sorunlu ilerleyebilir ya da sonradan geri alınmak zorunda kalınabilir. Aniden iptal edilen zirveler, anlaşmalar gündeme gelebilir.

Aslan burcunun doğası gereği bu süreçte geri adım atmak zorlaşacağından, hatalı kararlar bile savunulmaya devam edilebilir. Ego savaşı içeren diplomatik restleşmeler veya liderler arası doğrudan polemikler de bu dönemin tipik yansımaları arasında kendini gösterebilir.

Dilâra Efeoğlu

ASA, Isar Cap

Plüton Kova Burcunda | Gücün Yönü Değişiyor!

Fransa eski Başbakanı Dominique de Villepin, kendi “HÜMANİST” partisini kuracağını açıkladı haber de çok sayıda siyasi partinin “popülizme, tek adamlığa ve damgalamaya” teslim olduğunu savunan Villepin, yeni partinin tüm siyasi geçmişlerden gelen insanlara açık olacağını, katılımın serbest olacağını söylüyor. Bilmenizi isterim ki benim bu haber ile asıl değinmek istediğim nokta, Fransa’nın gündeme gelen siyasi eğiliminin arkasında çalışan kolektif etkileri oluşturan astrolojik görünümler.

Bu açıklama Fransa için önemli çünkü Plüton’un bir önceki Kova burcu geçişinde 1789-1799 yılları Fransız Devrimi, Fransa’daki mutlak monarşinin devrilip yerine cumhuriyetin kurulması ve Katolik Kilisesi’nin ciddi reformlara gitmeye zorlanması ile çakışmaktadır. Ayrıca devrim, milliyetçilik akımını ve Yakınçağ’ı başlatmasıyla Avrupa ve dünya tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuştur.

Şimdilerde Plüton’un Kova burcu geçişi yalnızca Fransa siyaseti için değil, tüm küresel düzeydeki siyasi ve toplumsal akımlarda dönüşümler için de dikkat çekici bir sinyal veriyor!

Bugün yine benzer temalar gündemde, özgürlük, eşitlik, sistemleri eleştirmek ve alternatif yönetim biçimlerine yöneliş Plüton ve Kova birleşiminin getirisi olan temalardır.

Plüton’un Kova burcuna geçişi, GÜCÜN EL DEĞİŞTİRMESİ anlamına gelir.

Var olan otoriter yapılar gücünü kaybederken, topluluklar, sivil hareketler ve eşitlikçi, halkçı sistemler ön plana çıkar, ivme alır, yükselir.

Süreç, insan hakları, sosyal adalet ve katılımcı demokrasi gibi sol eğilimli değerlerin hatta sağ – sol ayrımının olmadığı yaklaşımların ön plana çıkacağı bir dönüşüme ve döneme işaret edebilir.

Astrolojik döngüler ve tarihsel döngüler iç içe kendini tekrar ettiğini düşündüğümüzde, uzun soluklu ve sarsıcı bir yolculuk ile Plüton Kova burcu geçişinin, dünyada yalnızca sistem ve yönetim biçimlerini değil, güç algısını da baştan yazmakta olduğunu söyleyebiliriz.

Dilâra Efeoğlu

ASA, Isar Cap

Haber fotoğrafı euronews kanalından alınmıştır.

Manipülatif, Stratejik ve Türbülanslı bir haftaya dikkat  

28 Ekim – 3 Kasım Haftası Astrolojik Rehber

Herkese merhaba,

28 Ekim haftasına Pazartesi günü Mars Neptün arasında üçgen ve Venüs Satürn arasında kesinleşen kare açı ile başlıyoruz ki iki görünümde aslında geçtiğimiz 21 Ekim haftasının son günlerinden bu yana etkili. İdealize ettiğimiz ve bizim için duygusal anlamda oluşturan amaçlarımız için harekete geçme yönünde eğilimlerimiz bu hafta bir hayli fazla. Ruhsal, manevi ya da duygusal sebeplerle gerçekleştirmek istediğimiz işlerimize daha istekli bir şekilde yönelebiliriz fakat duygu kontrolünü kaybetmek, gerçeklerden kopmak, durumları aşırı idealiz etek söz konusu olabilir. Bu türde olumsuzluklara dikkatli olmak gerek olumlu yönüyle ise, manevi, içsel dayanağımızın bizi gerçekleştirmek istediğimiz amaç duygumuzda destekleyecek ve güç verecek olması.

Pazartesi günü için ilişkiler açısından da kolay bir gün bizi bekliyor diyemeyeceğiz. Özgürlüğümüzü kısıtlayan türde etkiler aktif. İlişkilere, anlaşmalara yönelik engellenmeler, bitişler, problem çıkaran türde olaylar söz konusu olabilir. İlişkileri fazla zorlamamakta fayda var.

Hafta boyunca etkili olan Merkür Uranüs karşıtlığı 31 Ekim Perşembe günü kesinleşiyor. Tüm haftaya yayılan etkileriyle bu görünüm birçok açıdan dikkat çekici. En genel anlamda her türlü iletişim olarak ifade edebileceğimiz konular olan, yazışmalar, duyurular, anlaşmalar, haberleşmeler, teknoloji bağlantılı haberleşme kanalları ve haberleşmeler üzerinde stres yaratabilecek etkilerin söz konusu olabileceğini söyleyebiliriz. Kişisel olarak konuşmalarımızı, açıklayacağımız kararlarımızı daha planlı ve kontrollü bir şekilde ifade etmeye dikkat etmemizde fayda var. İçinde bulunulan anlaşmaların fes edilmesi, iş birliklerinin aniden kopması gibi etkilerde ön plana çıkabilir. Ani kararlar ve riskli adımlardan uzak kalmakta fayda var. Teknolojik sistemlerde oluşabilecek arızalar ulaşım araçlarında ve özellikle hava yolu araçlarında kazalara, arızalara sebep olabilir. Ayrıca siber saldırılar da tehlike içeren durumlara yol açabilir, çok dikkat.

Su elementi burçlarda yerleşmiş Merkür ve Neptün arasında üçgen açı 1 Kasım günü kesinleşiyor ve yine aynı gün 1 Kasım Cuma günü gerçekleşecek yeniay haritasında da aktif. Merkür, Mars, Neptün ve Plüton’un dahil olduğu Uçurtma Açı Kalıbı gökyüzünde aktif. Kişisel anlamda derin duyguların ilhamın, yaratıcılığın, sezgilerin yüksek olacağı bir süreçteyiz. Hayal gücü, ilham, duygular, yaratıcılık ve empati gerektiren türde iş ve uğraşlar için bir fırsat olarak değerlendirebiliriz. Fakat duygusal anlamda karmaşaya, kaosa, gerçeklik algısını kaybetmeye de yol açabilecek olacağını aklımızda tutmak çok önemli. Yanılmamaya dikkat.

Akrep burcu yeniayı 1 Kasım Cuma günü kesinleşiyor. Yeniay süreci kişisel boyutta, derin dönüşüm, kendimizi bir nevi yeniden keşfetme, duygusal farkındalık sağlama ve eskiye dair bazı şeylerin hayatımızdan çıkması, bazı şeyleri bırakma – sonlandırma gibi temaları gündeme getirebilir. Kendimizle yüzleşme, duygusal yönden bazı iç hesaplaşmalarda bulunma, içsel gücümüzü yeniden kazanma gibi duygu durumlarıyla bir dönüşüm zamanında olabiliriz. Gizli kalmış konular bir anda su yüzüne çıkabilir ve içinde bulunduğumuz süreci şekillendirebilir. Yeniayın dünya olayları ve ülkemiz üzerinde de etkileri oldukça ses getirecek türde gelişmelere işaret ediyor. Bu etkiler, politika, ekonomi, doğa olayları gibi alanlarda kendini gösterecek olabilir. Ayrıntılı anlattığım Akrep yeniayı yazımı dilaraefeoglu.com veya daha önceki paylaşımlarımda bulabilirsiniz.

2 Kasım Cumartesi günü Merkür Yay burcu ilerleyişine başlıyor.

Merkür Yay burcundayken, düşünce yapısı, fikirler daha geniş, global bakış açısıyla içiçe bir perspektife kazanabilir. Farklı kültürler, farklı görüşler daha ilgi alanına girer. Bağlantılar güçlenebilir. Uzun vadeli planlara dayalı fikirler söz konusu olabilir. Yurtdışı ile bağlantılı işler, anlaşmalar, yabancılarla ilgili anlaşmalar, iş birlikleri gündeme alınabilir.

3 Kasım Pazar günü Mars ve Plüton karşıtlığı kesinleşiyor. Görünüm 21 Ekim haftasından bu yana zorlu yüzünü epeyce olaylar üzerinde maalesef ki gösterdi. Umarım bu zorlu etkilerinin devam ettiği hafta boyunca üzücü olaylarla karşılaşmayız.

Mars Plüton karşıtlığı hem kişisel hem de toplumsal düzeyde büyük çatışmalara, krizlere, sorunlara ve mücadelelere işaret eder. Şiddet ve zorlama içeren olaylar, baskı içeren türde olaylar, öfke ve aşırı savunma türü enerji barındıran olaylar meydana gelebilir. Güç mücadelesi ve rekabet söz konusu olabilir. Mars bu karşıtlığın hemen sonrasında burç değiştiriyor ve Aslan burcuna geçiyor. Gölge sürecinde bir Mars’tan bahsettiğimizi aklımızda tuttuğumuzda güç savaşları gövde gösterisi haline dönebileceği bir süreç içerisinde olabileceğimizi söyleyebiliriz. Gücü doğru yerde doğru şekilde kullanabilmek kişisel farkındalığımız olsun… Güzel bir hafta dilerim.

Dilâra Efeoğlu

Terazi Burcunda Güneş Tutulması (2 Ekim 2024 Çarşamba)

Halkalı tutulma şeklinde gerçekleşecek Güneş tutulması ülkemizden izlenemeyecek, Güney Amerika, Pasifik Okyanusu, Atlas Okyanusu ve Antarktika’dan görülebilecek.

2 Ekim günü 10 derece Terazi burcunda gerçekleşecek tutulma ilişkiler, ortaklıklar, anlaşmalar, hak ve hukuk-adalet konularını içine alan durumlar ve alanlar üzerinde öncelikle etki yaratacak. Tutulmanın etkilerini hem kişisel hem toplumsal düzeyde önümüzdeki en az 6 aylık süreci şekillendiren olaylar üzerinde görebileceğiz.

Terazi burcu tutulmasıyla birlikte hayatlarımızda var olan ilişkileri yeniden değerlendirmek, benzer şekilde ortaklık, iş birlikleri gibi durumları gözden geçirmek gerekliliği ile karşılaşacak olabiliriz. Terazi burcu tutulması eski ve yeni arasında bir denge kurma gerekliliğini ön plana çıkarıyor ki yine en genel anlamıyla ilişkiler bu dengeye ihtiyaç hisseden en önemli hayat alanlarımızı oluşturacak. İçinde bulunduğumuz koşulları yeniden gözden geçirme gerekliliği ve bir nevi geçmişin muhasebesini yapma gerekliliği ön plana çıkabilecek. Adaletli olmak çok önemli. Dengeleri yanlış kurulmuş olan ilişkiler ise bir nevi Terazi tutulmasıyla birlikte sonlanmaya, dönüşüm içerisine girmeye yönelik etkiler alacak. Bir dönüm noktası halini alacak Terazi tutulması ancak dengelerin doğru taraf aldığı ilişkileri daha ileriye götürebilecek. Bitişler ve başlangıçlar enerjisi de diyebiliriz. Bu tutulmanı etkileri özellikle Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burçlarından gezegen ya da referans noktaları etki alan doğum haritası sahipleri için daha güçlü hissedilebilir. Geçmişteki sorunlar yeniden gündeme gelebilir, eski yaralar gün yüzüne çıkabilir. Çözüme kavuşturmak, iyileştirmek ancak dengelerin yerli yerine oturmasıyla mümkün olabilecek.

Tutulmalar sadece bireysel hayatlar üzerinde değil, aynı zamanda toplumsal ve küresel olaylar üzerinde de etkili olurlar. Terazi burcunun adalet ve diplomasi ile bağlantılı olması siyasi olaylar üzerinde de kendini gösterebilecek. Önümüzdeki süreçte uluslararası ilişkiler ve bu ilişkilerde diplomatik konumlar dikkat çekici bir gündem oluşturabilir. Diplomatik ilişkiler krizlere oldukça açık. Tutulma haritasında tutulmanın yönetici gezegeni Venüs’ün de dahil olduğu su elementlerinde oluşmuş büyük üçgen açı kalıbı duygusal hassasiyetlerin güçlü olacağının işaretçisi. Her ne kadar destekleyen, birleştiren bir görünüm verse de karşılıklı beklentilerinde yüksek olacağının işaretçisi bir görünüm.

Global anlamda sosyal denge ve adalet arayışlarının da yeniden tetiklenmesi anlamına gelebilecek tutulma özellikle tutulmanın görüldüğü bölgeler başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde hak arayışları, toplumsal hareketler, protestolar halini alacak davranışlara dönüşebilir.

Kısaca yükselen burçlara göre tutulmanın etkilediği hayat alanlarına baktığımızda;

Koç: İlişkiler ve ikili ilişkilerin getireceği önemli değişimler. Ortaklıklar ve evlilik konularında alınması gereken kararlar. Boğa: İş ve sağlıkla ilgili alanlarda dikkat vermek gereken durumlar, yeni bir düzen kurulumu ihtiyacı, İkizler: Çocuklarla ilgili konular, kişisel alanda yetenekleri ortaya koyma yönünde girişimler ve aşk ilişkileri, Yengeç: Ev ve aile konularında önemli kararlar alma gerekliliği, taşınma, ev, yuva, ailevi meseleler, Aslan: Anlaşmalar, sözleşmeler, geçmişten gelen yatırım konuları ve ayrıca seyahatler, yer değişimleri, Başak: Maddi konular, kazançlar ve yatırımlarla ilgili fırsatlar veya zorluklar, Terazi: Yenilenme ihtiyacı, kişisel gelişmeye yönelik beklenti yaratan olaylar, kariyer mücadeleleri, Akrep: Ruhsal ve içsel duygusal hassasiyetler, kadersel gelişmeler, maddi konular, Yay: Sosyal çevre, arkadaşlıklar ve gelecekle ilgili hedeflerin kapıyı çalması, yeni kapılara yönelme. Oğlak: Kariyer ve toplumsal statüde önemli değişimler, iş hayatı, Kova: Eğitim, yurt dışı bağlantıları yeni fırsatlar, değişimler, Balık: Finansal konular ve ortak gelirler, yatırımlar. Miras, kredi veya borçlarla ilgili konular.
Hepimize güzellikler getirsin dilerim.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR Cap

Plüton Kova – Dijital Savaş

17 Eylül 2024 günü Lübnan’da çağrı cihazlarının eş zamanlı olarak patlatılması çok sayıda kişinin yaralanması ve hayatlarını kaybetmesine yol açan bir olay olarak gündemde yer aldı. Aynı zamanda bu olay tarihe dijital teknolojinin bu şekilde kullanıldığı bir ilk olarak kayıtlara geçti.

Her ne kadar patlama anının gün ve saat bilgisi belirli olsa da ve Satürn ve Neptün arasında kalan Ay’ın hemen tutulma öncesine denk gelmesi olay için bir belirteç oluştursa da asıl arka planda çalışan mekanizmanın Plüton Kova burcu geçişi olduğunu söyleyebiliriz. Evet olay esnasında, bu tarihte Plüton Kova burcu ilerleyişinde değil, Oğlak burcuna gerilemiş ve bu burcun 29. derecesinde. Fakat hatırlayalım; 23 Mart 2023 günü Plüton Kova burcu ilerleyişine başlamıştı. Ve Plüton Kova burcu sürecinin enerjisi dünya üzerinde artık aktifti. İşte o aktif enerjiler gelişen olaylar üzerinde çehrelerini gösteriyor. Bir olayı değerlendirirken an haritasını değerlendirmek çok önemli olduğu kadar özellikle dünya astroloji gibi bir sahada çalışırken arka planda sahnede yer alan enerjileri unutmamak da çok önemli. Gerçekleşen olayla ilgili kısa bir araştırma yaptığınızda 2023 yılına dayanan bir hipotez olduğu iddialarını da ayrıca okuyabilirsiniz. Asl olan kurguyu hazırlayan her zaman arka plan oyuncuları olurlar. Söz konusu olay maalesef insanlık adına üzüntü verici bir şekilde kullanılmış teknolojik gelişmeye işaret ediyor. Kova burcunun yazılım geliştirme, yapay zekâ, dijital-bilim- teknoloji ile olan yakın ilgisi ortaya çıkabilecek birçok yenilikle birlikte önümüzdeki daha uzunca yıllar için, dehşet verebilecek türden Plüton’un güç kullanımını -gücün kötüye kullanımı- ile ayırt etmeksizin ölümcül hale getirebileceğini de düşündürüyor.

Dilâra Efeoğlu

Yapay Zekanın Doğuşu

18 Haziran 1956 Dartmouth Konferansı yapay zekanın bir alan olarak kurulma başlangıcı kabul edilen bir çalıştayın tarihi. ABD’nin New Hampshire eyaletindeki Dartmouth Kolejinde yaklaşık 8 hafta süren konferans yapay zekanın temellerinin atıldığı tarihi olarak kayıtlara geçmiş şekilde. İsim babası ise John McCarthy adında bir bilgisayar bilimcisi. Konferans’ta ‘yapay zekâ’ terimini ilk kez adlandırıyor ve yapay zekâ araştırmalarında kullanılması için bir programlama dili gerçekleştiriyor. Böylece tarihte geleceğe doğru yapay zekanın gelişmesine çok önemli katkı sağlamış ilk kişi unvanı alıyor.

4 Eylül 1927 doğumlu McCarthy’nin doğum haritasında Jüpiter ve Uranüs Koç burcu kavuşumu bu konuda çok anlamlı. Güneş, Merkür, Venüs ve Mars Başak burcu stelyumu programlama dili oluşturmanın, sistem geliştirmenin güçlü etkilerine işaret ediyor.

18 Haziran 1956 Dartmouth Konferansı haritasına da baktığımızda ise Aslan burcunda Jüpiter Plüton kavuşumunu görüyoruz. Tam bir İkizler burcu tutulması sonrasında gerçekleşmiş ve Mccarthy’nin de İkizler Ay Düğümleri ile uyumlu. Plüton Aslan yerleşimine 1993’lü yıllarda ilk kare açısını yaptığında uzunca süreler -yapay zeka kışı- olarak adlandırılan ve çalışmaların çok desteksiz kaldığı zamanlar sonrasında hızlı bir ivme yeniden elde edilmiş. Yapay zekanın bir nevi doğum haritasında Plüton kendi yerine 2040’lı yıllarda karşıt açı yapacak ve muhtemelen çığır açacak bir hız ve gelişmeler dünyayı bekliyor olacak.

9 – 15 Eylül Haftası Astrolojik Rehber

Haftaya 9 Eylül Pazartesi günü Merkür’ün Başak burcuna geçişiyle başlıyoruz. Alacağımız kararlar, akıl yürütme gibi ifadelerimizde çok daha rahat ve doğru yaklaşımlar ortaya koyabileceğiz. Zihinsel olarak kendimizi güçlü hissedeceğimiz geçiş boyunca (9 -26 Eylül) planlı ve sistemli çalışmalarımızı ön plana çıkarabilir, pratik çözümler, iyi ilerlemeler kaydedebiliriz. 10 Eylül Salı ve 11 Eylül Çarşamba günü duyurular, haberleşmeler, kontaklar, seyahatler, yurtdışı bağlantılı işler hareketlenebilir. Oluşabilecek stresi iyi yönetmek başarılı sonuçlar da getirebilir. 11 Eylül Çarşamba günü gökyüzünde 4 gezegenin köşelere yerleştiği bir görünüm olan Büyük Kare oluşuyor. Etkisini bir hayli hareketli, değişken, yenilikler ile birlikte şartları kontrol etmekte zorlanılan durumlarla birlikte görebileceğiz. Hızlı kararlar almaya eğilim gösterebileceğimiz Çarşamba günü dinginliğimizi korumak ama karşımıza çıkabilecek fırsatlara da açık olmak, mantıklı adımlarla hareket etmek güzel gelişmeler getirebilir. Aynı gün biraz da kadersel gelişmelere açığız… 12 Eylül Perşembe günü her şeyin dozajında olması o şeyden fayda sağlamanın ilk şartıdır ya işte öyle bir gündeyiz. Yazışmalar, konuşmalar, iş anlaşmaları, yurtdışı bağlantılı işler bir hayli aktifleşebilir. Eğer benzeri konularla ilgili girişim yapmanız gereken durumlar varsa 12 Eylül için oldukça dikkatli, dengeli, az heyecanlı ve gerçekçi olmanızı tavsiye ederim. Para harcama, maddi konular, iş değişimi ya da kariyerle ilgili kararlarda da iyi düşünmek, gerçekçi olmayı elden bırakmadan adımlar atmak fayda sağlayacaktır. 13 Eylül Cuma günü diğer kişilerle kurmak istediğiniz kontaklar için uyum enerjisi daha yüksek. Gelecek planları, iş, kariyer, çalışma, ev, yerleşim konuları üzerine birlikte hareket etmek ve başlangıç oluşturmak için değerlendirebilirsiniz. 14 Eylül Cumartesi günün ikinci yarısı ve 15 Eylül Pazar günü gerek özel ilişkiler gerek sosyal ilişkiler, arkadaşlıklar birarada ve güvenilir, mutluluk veren, neşe getiren, destekleyen enerjiler alıyor. Özel ilişkilere yönelik bağlantılar kurmak adına bir fırsat olarak kullanabileceğimiz kadar, diğer kişilerle iletişimsel kontaklar kurmak, varsa sosyal organizasyonlar, grupsal çalışmalara dahil olmak ya da oluşturmak için değerlendirebiliriz. Duyurular, haberleşmeler, yurtdışı kaynaklı işler için de yine hafta sonu günleri tercih edebileceğimiz günler. Güzel bir hafta dilerim.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR Cap

O denli ciddi -Başak Burcunda Yeniay

3 Eylül Salı günü (04:55) Başak burcunun 11. derecesinde bir yeniay gerçekleşiyor. Önümüzdeki uzunca bir sürecin sistem ve düzen kurma yönünde hareketlenme getirecek bir dönem olacağını anlıyoruz. İçinde bulunulan koşulları daha iyi hale getirmenin gerekliliği, ihtiyacı ön plana çıkabilecek. Daha verimli ve daha elverişli şartlar oluşturmak yönünde gereksinimler kişisel olarak bizi en fazla harekete geçiren unsur halini alabilir. Her birimizin doğum haritasına bağlı olarak farklı hayat alanlarından yansıyacak etkiler olmakla birlikte, koşulların iyileştirilmesi amacı ya da gerekliliği bu yeniayın totalde en dikkat çeken etkisi. Gerçekçi ve ciddi şartlar söz konusu. Koşulların dışarıdan sert bir mizaçla gelebileceği kadar kişisel olarak bizim de şartları kontrol altına almak, bir nevi düzeltmek, düzenlemek isteyen bir tarafımız var. Merkür yönetiminde gerçekleşen yeniay sert ve otoriter bir yaklaşımı da beraberinde getirebilir. Yenilik ve değişim enerjisi ön planda olmakla birlikte, kolay kolay değişime adapte olabilecek bir yapıyı da göremeyebiliriz. Olaylara, durumlara aşırı beklentili ve aşırı eleştirel yaklaşmak yeniayın en zorlu taraflarından birini oluşturuyor. Ve ayrıca yeniay derecesinin Satürn ile karşıtlık yapması bu sorunu çok daha büyüten ve güçlendiren bir görünüm. Duyarlılık ve sinirsel gerginlikler üst raddeye çıkabilir, işlerin aynı anda ve çetrefili bir hal alması da söz konusu olabilir. Nereden bakarsak bakalım en genel anlamda sorumlulukların, görevlerin, işlerin, uğraşların arttığı bir döneme giriyoruz. İyi yanı iyi organize olabilme şansı vermesi. Sağlıklı bir organize olma organize etme becerisini ortaya koyabilmek uğraş ya da sorunları aşarak başarılı neticeler elde etmeyi sağlayacaktır. Planlar istenilen gibi gitmeyebilir, Satürn ile karşıtlığın getirebileceği yavaşlatan enerjiler iş hayatı, çalışma koşulları ya da sağlıkla ilgili konularda bekleten, pürüz çıkaran türde etkilere dönüşebilir, her şeyi kontrol etmemiz mümkün olmayabilir. 3 Eylül yeniayı itibariyle özellikle takip eden 15 günlük süreçte planlı ve iyi organize olma konusunda gereken işlerimize girişim yapabiliriz fakat unutmamak gereken tek şey işler çok kolay olmayacak. Görevleri üstlenmek, sorumlulukları almak ve bazı gerekli fedakarlıkları sorun etmemek ise başarı getirecek. Ülkemiz natal haritası üzerinde 3. Eve düşen yeniay derecesi ay düğümlerini etkiliyor ve 10. evdeki Uranüs ile karşıtlık yapıyor. Bir nevi kendi içimize dönme ihtiyacı hissetmek, savunma, koruma, gözetme yönünde daha fazla yaklaşımlar ve beklentiler gelişebilecek koşullar ağırlıkta. Diğer ülkeler ile olan bağlantılarda hızlı alınacak kararlar yerine ülkenin geleceği ve güvenliğini çok daha fazla düşünerek hareket etme yönünde atılacak adımlar muhtemelen temkinli olan kararları ortaya çıkaracak. İş hayatı, bazı yerli sanayi kurumları, endüstri kurumları ekonomik zorluklar ile ciddi bir şekilde karşı karşıya kalabilir. Bankalar ve finansal kurumlarda yine zorlu bir süreçten geçecek olabilir.

Dilâra Efeoğlu

ASA Isar Cap