22 Eylül 2016 Perşembe Sonbahar Gün Dönümü (Sonbahar Ekinoksu)

 

equniox-copy

22 Eylül 2016 Perşembe Sonbahar Gün Dönümü (Sonbahar Ekinoksu)

Dünya’nın iki temel hareketi olan kendi ekseninde dönüşü ile Güneş’in ekseni etrafında dönüşü esnasında, Güneş ışınlarının ekvator çizgisine tam dik olarak vurması iki yarıküre içinde eşit aydınlanma alanı yaratır. Yılda sadece 2 kez gerçekleşen bu aydınlanma, yaklaşık 21 Mart ve 23 Eylül günlerinde yerküre üzerinde gündüz ve gece saatlerinin birbirine eşit oluşunu sağlar.
Ekinoks olarak adlandırılan bu konum Kuzey yarımküre için 21 Mart İlkbahar mevsiminin, 23 Eylül Sonbahar mevsiminin gelişi olarak kabul edilir. Güney yarımküre için durum bunun tam tersi olarak gelişmektedir. 21 Mart Kuzey yarımküre için Sonbahar, 23 Eylül İlkbahar mevsiminin başlangıcına işaret eder.
Astrolojik olarak, Dünya’nın Güneş çevresinde dolanımı esnasında izlediği yol olan ekliptik çizgisi ile ekvator çizgisinin kesişim yaptığı noktalar (yaklaşık 21 Mart) 0 derece Koç burcunun, (yaklaşık 23 Eylül) 0 derece Terazi burcunun başlangıç noktasını gösterir.
Eski zamanlarda ve günümüzde de bazı kültürlerde sürdürülür şekilde, İlkbahar ve Sonbahar Ekinoks günleri mevsimsel dönüş yaşanan günler olarak çeşitli ritüeller ile kutlanmaktadırlar.
22 Eylül 2016 Perşembe günü (17.21) gerçekleşecek Sonbahar Ekinoks’u ile Güneş’in, Terazi burcuna geçişi ile doğada yaşanıyor olan denge Terazi burcunun ana prensibini sembolize eder şekilde bu burçta yansıma bulur.
Kova Burcunun yükselmekte olduğu Terazi burcuna giriş haritasında (Ingress harita), Yükselen yöneticisi Satürn, Yay burcunda. Güneş, Jüpiter ile kavuşum halinde. Önümüzdeki 6 aylık dönem için yorum yapıyor olduğumuzda;
Güneş Jüpiter kavuşumu, iyimserlik, güçlü amaç ve benlik duygusu taşıyor olacaktır. Terazi burcunun barındırdığı uyum, denge ve adalet anlayışı içinde, maddi ve manevi olarak gelişmeye ve genişlemeye duyulan istek ve beklentilerde artış sağlayan enerjiler hayatımız içinde aktif rol alacaktır. Bu dönem içinde hedeflerimizi ve isteklerimizi gerçekleştirilebilir olmaya yönelik davranış ve kararlara yönelim içerisinde olabiliriz.
Ülkemiz haritasının köşe bir ev olan, etkinlik halini arttıran 4. evinde transfer eden Güneş, Jüpiter kavuşumu , önümüzde ki 6 ay süresince de toprak bütünlüğümüz, sınır güvenliğimize ait konuların ön planda olacağını göstermekte. Adalet ve uzlaşma arayışı içinde olma, vatanperverlik duyguların öne çıkışı toplumsal olarak yaşayacağımız gelişmeler.
Yeni bir döngünün başlangıcında olduğumuz Sonbahar Ekinoksu, her birimiz için, mânevi zenginlik kazandıracak gelişmeler taşıyan bir döngü olarak tamamlanıyor olmasını dilerim…
Dilâra Başar Efeoğlu

16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

262877-jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-copy

16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

Verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.

24 derece Balık burcunda gerçekleşecek olan Ay tutulması;
Duygularımız ve amaçlarımız
Geçmişimiz ve geleceğimiz
Kararlarımız ve ikilemlerimiz
Arzularımız ve irademiz
arasında kaybolmadan yürüyebilmek ve ilerliyor olabilmek için öğrenecek şeylerimiz olduğunu söylemekte.
Öğrenmenin anahtarı ise farkındalık ile bakabiliyor olmakta. Kendimizde hissediyor olabileceğimiz bu duygu ve düşünceler arasında bir denge kurmanın en doğru yolu kendi gerçekliğimizi fark edebiliyor olmakta.
Tutulma, Balık burcu ve Başak burcu ekseninde gerçekleşiyor olacak. iki karşıt burç olsalarda Balık ve Başak burcu birbirini tamamlayan enerjilere sahiptirler.
Bu iki burcun birleşimi derin bir güç taşır. Her türlü şartta sabırla ve en verimli şekilde neticeye ulaşabilme becerisini gösterebilen bu karşıtlık, kişisel gücü hafife alıyor olmanın, geçmişe ve güvenlik ihtiyacına aşırı bağlılık göstermenin, yeniliklere karşı kapalı ve tereddütlü yaklaşımlarda bulunmanın yarattığı koşullanmalar için bir kırılma noktası yaratacak olayları hayatlarımıza yansıtacaktır.
Ay, Kiron kavuşumu, Güneş karşıtlığı, Yay burcundaki Mars ile kare açı içerisinde (T kare kalıbı). Mars, Uranüs ile üçgen açı içinde.
Eğer verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.
Duygusal, ruhsal ve amaçsal bütünlüğümüzü sağlayabilme adına bizi kendi gerçekliğimiz ile karşılaştırabilecek olan ay tutulması, bir aynadan kişinin kendisinden yansıyan gerçekliğine bakması gibi hayatlarımızda kendimize ait yansımaları açığa çıkaracak enerjiler taşımakta. Gökyüzü içsel bir yolculuğa başlamanın cesaretine sahip. Aydınlanma ile tamamlanabilecek bu süreç gelecek zamanlarda edinilmiş kişisel güç olarak bize geri dönecektir.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş – Kiron karşıt açısı

 

an00462820_001_l

 

“İyi bir şifacı yaralı olmalıdır.” Hayata “aynı acıdan” bakmış olanlar anlaşabilir zira.
Jung Psikolojisi, Carl Gustav Jung

Güneş – Kiron karşıt açısı
15 Eylül Perşembe
Astrolojide Yaralı Şifacı olarak tanınan bir asteroit olan Kiron (küçük gezegen) kendimize bakış açımızda eksik gördüğümüz, tamamlanmamış, iyileştirme gereği hissedilen özelliklerimize işaret etmektedir. Kiron bulunduğu yerde bu şekilde çalışarak aslında kişinin kendini en fazla geliştirmiş olacağı özelliklerine vurgu yapar.
22 derece Başak burcundaki Güneş ile 22 derece Balık burcunda bulunan Kiron 15 Eylül perşembe günü kesinleşmiş karşıt açı içinde olacaklar. Güneş ile kavuşum içinde olan Merkür retro hareketini sürdürmekte.
15 Eylül kadar artan şekilde etkilerini gösterecek olan açı, 16 Eylül günü gerçekleşecek Ay tutulması haritasında da etkin görülmekte.
Bilinç ve benlik duygularımız ile zihinsel ve iletişimsel faaliyetlerimiz üzerinde etkisini hissediyor olabileceğimiz astrolojik bu konum, zayıf olduğunu düşündüğümüz yönlerimiz, geçmişten gelen mücadele etmek zorunda kalıyor olduğumuz taraflarımız ve hayatımızda üstesinden gelmek zorunda kaldığımız durumlar ile bizi karşılaştıracak olaylar içerisine girecek olabileceğimize işaret etmekte.
Duygusallık, hissiyat, merhamet ve fedakarlık içeren yönlerimiz ile mükemmelliyetçilik arayışı ve beklentisi içinde olan, realist tavır ve düşünceler sergileyen taraflarımız arasında doğru bir denge hali kurabiliyor olmak, geçmiş deneyimlerimizden öğrenmiş olduğumuz dersler ile hareket edebiliyor olmak gelecek için aradığımız bütünlük duygusunu elde etmemiz açısından bize yol gösterici ve ilerleme sağlayıcı olacaktır.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Jüpiter Terazi Burcunda

4505_6

Jüpiter Terazi Burcunda
9 Eylül Cuma günü Başak burcundaki yolculuğunu sonlandırıp Terazi burcuna geçiş yapan Jüpiter adalet ve eşitlik arayışının öne çıkacak olduğu bir dönemi işaret etmekte. Jüpiter’in Terazi burcunda oluşu ile uyum ve ahenk arayışı içeren enerjiler hayatlarımızda etken olmaya başlayacaktır.

Tanrıların tanrısı Zeus ile betimlendirilen Jüpiter önümüzdeki ortalama bir yıl süresince yolculuğunu sürdürecek olduğu Terazi burcunda 10 Ekim 2017 tarihine kadar kalacak.
Roma mitolojisinde Jüpiter adını alan Zeus, Yunan mitolojisinin en güçlü ve en önemli tanrısıdır. Tanrıların kralı ya da Tanrıların tanrısı ünvanı ile anılır.
Her zaman elinde tuttuğu bir şimşek ile canlandırılan Zeus, gökyüzünün, şimşeklerin ve gökgürültülerinin tanrısıdır. Eski yunan mitolojisine göre doğaya ve gökyüzüne hakim oluşu ile getirdiği yağmurlarla bereket ve bolluk yaratan Zeus, halk tarafından adil ve kendilerini koruyan, kollayan tanrı olarak yüceleştirilmiştir.
Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter astrolojik anlamda, Tanrılar tanrısı Zeus’un mitolojik sembolizimdeki gibi bereket taşıyan, bollaştıran, fazlalaştıran olarak görev yapar. Gökyüzünün ve doğanın tanrısı olan Zeus’un yeryüzüne ve insanlığa yeni düzen getirişinde taşıdığı güç ve adilliği onu iyimserliğin, maneviyatın, tarafsızlığın ve bilgeliğin tanrısı yapmıştır.

9 Eylül Cuma günü Başak burcundaki yolculuğunu sonlandırıp Terazi burcuna geçiş yapan Jüpiter adalet ve eşitlik arayışının öne çıkacağı bir dönemi işaret etmekte. Jüpiter’in Terazi burcunda oluşu ile uyum ve ahenk arayışı içeren enerjiler hayatlarımızda hakim olacaktır.
Uzlaşmacı, barışçıl, düşünceli ve denge arayışında bir yapıyı sembolize eden bu süreçte karşılıklı ilişkiler kurmaya yönelmek, ortaklıklar, beraberlikler, anlaşmalar şeklinde karşılıklı etkileşim içeren ilişkilere önem ve değer verme enerjisi taşıyan olaylar ve durumları deneyimliyor olacağız.

Jüpiter’in Terazi burcuna geçişiyle, hayata bakış açısında, inanç ve görüşlerde uyum arayışı oldukça ön plana çıkacaktır. Evlilik, ortaklık, birliktelik gibi her türlü ilişki üzerine yansıyacak olan bu uyum arayışı ilişkiler üzerinde iyimserlik, yapıcı olma ve tolerans gösterme gücünü arttıracaktır. Böylelikle yeni ve varolan ilişkilerde gelişmeler, olumlu ve uzlaşma içeren düzenlemeler yaşanabilecek olma olasılığı artmakta.

Toplumsal düzeyde etkileri açısından baktığımızda adalet ve hukuksal konular üzerinde söz konusu olacak düzenlemeler ve gelişmeler açısından büyük ve köklü fikirlerlerin ortaya konulabilecek olduğu bir yıl olarak görülmekte.

Yıl içerisinde Jüpiter, Pluton ile kare açı, Uranüs ile karşıt açı içerisinde olacaklar. Oğlak burcunda yerleşmiş olan Pluton ve Koç burcunda yerleşmiş Uranüs ile oluşturulacak bu açılara baktığımızda; şartları çok fazla zorluyor olmak, olaylara hakim olma isteği ile çok fazla ısrarcı olabilmek, güç, başarı ve arzu edilen kazançlar için kontrolsüzce aşırıya kaçan davranışlar, fikirler ve tutumlar içerisine girme riskleri ile karşılaşacak olabiliriz. Kişisel olarak bakıldığında aşırıya kaçan her türlü düşünce ve tutumdan uzak kalmak, gücü pozitifsel olarak kullanıyor olmak fayda getirici olacaktır.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

Venüs Terazi burcunda 30 Ağustos – 23 Eylül 2016

14233502_10210101633759988_1697574610_o

Venüs Terazi burcunda 30 Ağustos – 23 Eylül

Venüs Terazi burcunda yolculuğuna başlamışken Estemagazin dergisi için yazmış olduğum yazıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesi olan Afrodit (Venüs) birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.

Afrodit veya Aphrodite Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası. Roma mitolojisindeki ismi Venüs’tür.
Venüs; aşk, güzellik, ilişkiler, uyum, tutku ve cinsel dürtünün doğasına ait bilgiler veren gezegen olarak astrolojik haritalarımız aracılığıyla, her birimizin hayat içerisinde bu doğaya ait olan güdülerimizin nasıllığını ifade eden göstergelerden biridir. Harita içerisinde yerleşimi ile Venüs, sevme ve sevilmeye karşı duyuyor olduğumuz arzunun nasıl bir karşılık ile tatmin bulacak oluşu ve bu tatmin duygusunu kendimize yansıtabilme kapasitemiz hakkında bilgi verici gezegen olarak çalışır.

Gök Tanrı Uranos’u (Uranüs) yenerek başa geçen Kronos’un (Satürn) mitolojik öyküsünden hatırlayacağımız şekilde, Kronos, kendi çocuklarını yerin en dibine hapseden Tanrı babası Uranus’u bir orak ile etkisiz hale getirmiş ve kendi ile birlikte diğer kardeşlerini de kurtarmıştı. Uranos’un hadım edilmesi ya da canının alınması ile geriye kalan bedeni parçalarının Tanrıça Gaia tarafından okyanus sularına atılması ile başlayan bir başka mitolojik efsane Aphrodite’nin (Afrodit) hikayesidir.

Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen ünlü ozan Hesiodos “Theogonia” (Tanrıların Doğuşu) adlı eserinde bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu söyler ve Afrodit’in doğumunu dizelerinde şöyle anlatır;
“Dalgalı denize atar atmaz onları
Gittiler engine doğru uzun zaman.
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal parçalardan,
Bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten.
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti,
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar,
Bir köpükten doğmuş olduğu için”
Bu öykü Theogonia’daki en çarpıcı öykülerden biridir. Aynı zamanda tanrıçanın adının da bir açıklamasını sağlar. Aphros köpük anlamına geldiğine göre, Hesiodos’a göre Aphrodite’de köpükten doğma anlamına gelir.

Rüzgarları ile denizleri köpürten Batı rüzgarı tanrısı olan Zephyros böylece Afrodit’in doğmasını sağlar ve uzunca bir süre sedef bir midye kabuğu üzerinde Zephyros’un rüzgarları ile okyanus üzerinde dolaştırılan Afrodit, günlerden bir gün doğduğu yer olan bugün için Kıbrıs suları açıklarından Zephyros Antik şehri (Mersin) kıyılarına yaklaşır.
Uranos’un okyanus suları ile birleşmesinden doğan Afrodit, biz insanoğlunda yaratılışsal olarak yer alan Venüs’e ait aşk, sevgi gibi soyut kavramlar taşıyan temel prensiplerin kozmiksel ve bilinçaltından geliyor oluşunun bir anlatımı olsa gerek.
Kıyıya yaklaşan sedef midye kabuğu içerisinde ışıltılar saçıyor olan Afrodit’i doğanın ve zamanların Tanrıçaları olan Hora’lar karşılarlar ve güzeller güzeli kızı karaya çıkarırlar. Yürüdüğü yerlerde çimenlerin yeşerdiği, geçtiği yerlerde renk renk kokulu çiçeklerin açtığı köpüklerin kızı dedikleri Afrodit’in güzelliğine güzellik katarak taktıkları takılar ile süsleyen Hora’lar iki beyaz güvercin eşliğinde onu tanrılar ve ölümsüzler katına, Olympos’a götürürler. Birçok mitoloji kaynağı aşk tanrısı olan Eros’u Afrodit’in oğlu olarak kabul ediyor olsada Hesiodos’a göre Eros oğlu değil yanında onunla okyanus üzerinden beri yol alan ölümsüzlük sahibi bir tanrıdır.
Afrodit’in güzelliği karşısında büyülenen Olympos’taki tanrılar bu güzeli görünce hayranlıklarını gizleyemezler, Afrodit ise güzelliği ile sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpmekte onlara neşe ve sevinç vermektedir. Fakat diğer yandan kimi zaman bu neşe ve sevinç acıyada dönüşebilmektedir.

Sevgi, aşk ve güzelliğin tanrıçası Afrodit, Zeus’un oğlu olan Hephaistos ile evlenmiş fakat bu evliliğinde aradığı sürekliliği hiç bulamamıştır. Savaş tanrısı Ares (Mars) ile olan herkes tarafından bilinen ilişkisinden Afrodit ve Ares’in 3 çocukları olur. Doğan üç çocuk Phobos(Korku), Deimos(Dehşet), Harmonia(Uyum)’dır. Sevginin ve aşkın gezegeni Venüs ile ihtirasın, fiziksel gücün gezegeni Mars’ın birleşimi bu iki gezegene ait özelliklerin ilişkiler içerisinde uyuma ulaştırılma çabasının, karşıtlıkların denge içerisinde birleştirilme ilkesinin sembolik bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Bir bacağı topal olan ve en çirkin tanrı olarak bilinen Hephaistos ise tanrılar ve insanlar tarafından sevilen ve demircilik zanaatıyla uğraşan, zamanın ateş tanrısıdır. Hephaistos bir tuzak kurarak kendine ihanet ettiğini öğrendiği karısı Afrodit’i (Venüs) aşığı ile birlikte (Mars) kendi yapmış olduğu demir kafesin ağları içerisine hapseder ve ancak Tanrı Zeus’un isteği ile onları affederek kafesin dışına çıkmalarına izin verir. Hephaistos kendi sakatlığından sorumlu tuttuğu annesi Hera’yı da cezalandırmak için demir bir taht hediye etmiş, tahta oturması ile demir ağ içerisinde kalan Hera yine Zeus’un isteği ile ancak Hephaistos tarafından serbest bırakmıştır.

Çirkin ve topal olan Hephaistos ile Afrodit’in evliliği herbirimizin içinde varolan kendimize verdiğimiz değer anlayışını ifade eden bir sembolizmadır. Haritalarımızdaki Venüs’ün yerleşimi kişisel olarak kendimize karşı duyduğumuz sevgi ve kendimize karşı veriyor olduğumuz değer hakkında bilgi verici olarak çalışmaktadır.
Güzelliğine olan düşkünlüğü ile bilinen Afrodit düzenlenen bir düğünde en güzel seçilmiş olmasının baş döndürücü zevki ile onu en güzel olarak seçmiş olan Paris’in işine yarayacak bir yardım yaparak ünlü Truva Savaşı’nın çıkmasına yol açar.

Zaman zaman kıskançlık ve öfke duyguları ile intikam alma peşine düşen Afrodit, Kıbrıs kralının karısının kızı Smyrna’nın kendinden daha güzel olduğunu ilan etmesi üzerine intikamını almak için Smyrna’yı kendi babasına aşık etmiş ve Kral’ın bunu öğrenmesi ile kızının başını kılıçla kesmesine sebep olmuştur.

Burada yer alan mit’de Venüs’ün taşıdığı aşk ve güzellik anlayışının her zaman uyum ve denge taşıyor olmayan, aşırı sahiplenicilik ve tutku içeren yanı ile de karşılaşıyoruz.

Afrodit, kralın kızını ölümünden sonra myrra (sarı sakız) ağacına dönüştürür. Birkaç ay sonra ağacın içinden Adonis adı verilen bir çocuk çıkar. Çocuğun güzelliğinden etkilenen Afrodit onu alıp büyütmesi için Persephone’ ye emanet eder. Ama Persephone çocuğu geri vermek istemez. Aralarında çıkan tartışmaya tanrılar bir çözüm getirir ve Adonis’in 6 ay Afrodit’in 6 ay Persephone’nin yanında kalmasına karar verirler. Adonis, Persephone’nin yanına yeraltına indiğinde yaz biter, yeryüzünde kış başlar; yeryüzüne çıktığında toprakların bereketi tekrar gelir ve ilkbahar olur.

Venüs içinde bulunduğumuz Eylül ayının oldukça geniş bir zaman diliminde Terazi burcunda transfer ediyor olacak. Venüs yöneticiliğini yapıyor olduğu bu burçta kendine ait özellikleri doğasına uygun olarak sergileyecektir. Aşk, sevgi ve birlikteliklere çekiliyor olma, uyum ve denge arayışı ile evlilik ve ilişkilerde yaşanacak olumlu gelişmeler Venüs’ün Eylül ay’ı içindeki transferinin getirisi olacaktır. Güzellik ve estetik anlayışının öne çıkışı, sanatsal ve estetiksel zevklere yönelme yine bu ay içinde yaşayacak olduğumuz olumlu gelişmelerden. Eylül ay’ının son 5 günü ve devam eden 18 Ekim’e değin süreçte hırs, derinlik ve tutku taşıyan enerjilerin daha fazla hakim oluşu gerek aşk, sevgi ve güzellik anlayışında gerek ilişkiler üzerinde derinlik, yoğunluk arayışı ile gelen aşırıya kaçan beklentilere, abartılı isteklere girmeye sebep olabilir.

Kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesi olan Afrodit (Venüs) birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Altın mücevherler onunla sembol bulur. Kuşlardan güvercin, ağaçlardan Mersin ağacı ve çiçeklerden gül onun simgeselliğini taşırlar.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

Mitolojik hikaye için faydalanılan kaynak,
Bedrettin Cömert, Mitoloji ve İkonografi adlı eseri
Hesiodos’un Theogonia’sında Yakın Doğu Etkileşimi, Emre Ceren, İlayda Sanin
https://tr.wikipedia.org/wiki/Afrodit

Merkür Retrosu

 

merc-1024x1019

Merkür Retrosu
30 Ağustos günü yavaşlayan Merkür, 1 Eylül Perşembe günü retro hareketine başlamış olacak ve 23 Eylül Cuma gününe kadar retro hareketini sürdürüyor olacak.
Merkür retro zamanlarında içinde bulunduğu burcun enerjisel alanlarında yavaşlama, yanılma içeren etkileri yansıtabiliyor olmakta.

İçinde bulunduğumuz ve önümüzde 24 günlük bu süreçte zihinsel faliyetlerimizde karışıklık, dağınıklık ve tutarsızlık sergileyen durumlar ile karşılaşıyor olmamız mümkün. Yeni kararlar almak, yeni başlangıçlar yapmak bu yüzden Merkür retro zamanlarında tavsiye edilmez. Yeni alınacak kararlar istikrarsızlık, amaca tam hizmet etmeme, yanlış zamanlama içeriyor olabilirler.

Değiştirilecek şartlar yerine varolan şartların üzerine düşünmek ve düzenleme çalışmaları yapmak bu dönem için çok daha verimli sonuçlar getirecektir. Kozmoz’un bütünlüğü gerçekliği ile Merkür retrosundan bize yansıyan enerjiler bir bütüne yansıyacak olduğundan karşılaştığımız olaylarda da bu etkileri taşıyan izler görebileceğiz. Tamamlanmamış işlerin ele alınması gerekliliği, sürüncemede kalmış durumlar üzerine düşünmeye başlıyor olmak, geçmişe ait durum ve olayların tekrar hayatımızda gündem bulması gibi haller ile karşılaşacak olmamız çok mümkün.

Yeni kararlar almak, yeni başlangıçlar yapmak yerine zihnimizi içinde bulunduğumuz şartlara ve içinde bulunduğumuz durumlara çeviriyor olmamız çok daha isabetli olacaktır. Ani ve keskin değişiklikler, ani kararlar retro sonrası yerini terk edebilir, vazgeçilecek, sürdürülmek istenmeyen bir karar halini alabilir. Merkür retro süresince konuşmaktan çok dinlemek, değerlendirmek, analiz etmek üzere kendi zihnimizin içine dönüyor olmamız ve bütünlüğünü, dinginliğini sağlayacak sabrı gösterebiliyor olmamız bu sürecin amacına hizmet etmiş olacaktır.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş Tutulması, 1 Eylül 2016 Perşembe

cropped_content_gunes-tutulmasi-nedir-gunes-tutulmasi-2016-yilinda-ne-zaman-gerceklesecek-haberiyakalacom_WO3ApM5Zg050BTF

Güneş Tutulması
1 Eylül 2016 Perşembe günü saat 12.03 dolaylarında Başak burcunun 9. derecesinde halkalı Güneş tutulması gerçekleşiyor olacak.
Yeni bir sürecin başlangıcını işaret eden tutulma gerek toplumsal gerek kişisel olarak hayatlarımıza yeni bir düzen getirme arayışı içinde olacağımızı da göstermekte. Tutulmanın yönetici gezegeni Merkür ve Jüpiter kavuşum içerisindeler. Gökyüzü Başak burcu vurgusu taşımakta. Bir faydaya hizmet etmeyen her unsur Başak burcu için ya dönüştürülecek yada yok edilecek bir unsur haline gelir. Gerek fikirsel gerek davranışlarda aranılan hizmet anlayışı ve fazlalaşan gayret duygusu ile birlikte bu dönemde fayda içeren, yarar ve verim sağlayan şeyleri arıyor olmaya yöneliyor olacağız .
Duygusallıktan çok aklın ve mantığın öne çıkmasının önemli hale geldiği bu süreç , sorgulayan, eleştiren, analiz eden enerjilerin hakimiyetinde.
Merkür tutulma esnasında retro konumda olacak. Yaşamlarımızda bazı şeyleri geride bırakacak, eleyecek, ayıklayacak ve yolumuza öyle devam etmek isteyecek olduğumuz bir döneme girmekteyiz.
Tutulma derecesi Neptün ile karşıtlık, Mars ve Satürn ile kare açı içerisinde, değişken burçlarda bir açı kalıbı içindeler (T-kare). Amaçların, fikirlerin savunuculuğunun yapılması ve isteklerin gerçekleştirilmesi adına yoğun istek duygusu taşıyan enerjiler hakim. Mücadele ve dengesizlik, değişkenlik taşıyan koşullar içerisinde kalacak olabiliriz.
Bu konum gerçek olan ile gerçek olmayanın ayrımını iyi yapmamız gereken bir dönemde olacağımızı da göstermekte. Bu süreç içerisinde aldanma, hayal dünyası içerisinde kaybolma, geçmişten ders almama ve aynı hatalara düşme durumlarına karşı oldukça dikkatli olmak gerekmekte. Akıl tutulması içine girmemek, sabır ve temkin ile olaylara yaklaşıyor olmak, gerçekçi bakış açısını kaybetmemek çok önemli gözükmekte.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Halkalı Güneş Tutulması: Ay’ın, Güneş’in önünden tam kavuşumlu geçişinde Güneş’i tam örtmediği zaman gözlemlenir. Ay’ın çapı, Güneş’in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400’de biridir. Ancak Ay’ın Dünya’ya uzaklığı, Güneş’in uzaklığının yine yaklaşık 400’de biridir. Bu yüzden Ay’ın Dünya’dan görünür büyüklüğü Güneş ile yaklaşık olarak aynıdır. Ancak gerek Dünya’nın Güneş çevresindeki, gerekse Ay’ın Dünya çevresindeki yörüngeleri tam daire olmadığından, Ay her tam kavuşumlu geçişte Güneş’i tam olarak örtmez. Bu durumda, Güneş diskinin Ay tarafından örtülmeyen kısmı, Dünya’dan halka şeklinde gözlemlenir. https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F_tutulmas%C4%B1

Mars Satürn Kavuşumu, Neptün Karesi

Desktop3

Mars Satürn Kavuşumu
“Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir” Starr Jordan.
Mars, Satürn – Neptün Karesi
Yay burcunun 9. derecesinde iki gezegen Mars ve Satürn kavuşumu için eğitimci yazar Starr Jordan’ın “Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir.” sözünü gezegenlerin yarattığı enerjiselliği anlatmak açısından oldukça uygun buldum.
Mücadele, gayret ve fiziksel gücün kontrollü ve disiplinli bir şekilde ortaya koyulabilecek olduğunu ifade eden gezegensel bu konum içinde bulunduğu Yay burcu temaları ile birlikte özgürlük amaçlı, idealler ve idealistce savulunulan fikirler üzerinden gelişen hareket anlayışını taşımakta.
Yapıcılık, hedefe yönelik olma gücü içeren bu kavuşumun İran kraliyet yıldızı olarak bilinen Antares sabit yıldızı ile olan derecesel yakınlığıda etkinin şekillenmesinde rol oynamakta. Antares sabit yıldızı büyük başarı vadeden bir yıldız ve askeri dehalık, savaş, savaş yönetme becerileri ile ilişkilendirilmekte. Yıldızın taşıdığı pozitifsel etkiler başarı ve güç sağlamakta bunun yanısıra eğer kişi doğruluktan kaçınır, takıntılı ve dar görüş altında hareket etmeye başlarsa büyük yıkım getiren etkiler göstermekte olduğundan denge halinde sürdürülen mücadele ve çalışmalarda hedefe ulaşmayı sağlamakta. (Bernadette Brady)
Mars, Satürn – Neptün Karesi
15 Ağustos’dan bu yana etkisini artarak hissediyor olduğumuz Mars, Neptün kare açısı etkisini azalarakta olsa 6 Eylül’e değin sürdürüyor olacak. 26 Ağustos Cuma günü Mars Neptün kare açısı kesinleşiyor olacak.
Bu kare açının etkiselliğini Mars’ın Satürn ile kavuşum derecesi içerisinde hareket ediyor olduklarını gözönünde bulundurarak Neptün ile kare açı yapıyor olmaları ile değerlendirdiğimizde;
Neptün ile kare açı yapan Satürn, Mars kavuşumu için;
Yüksek amaçlar edinmiş olma ve edinilmiş olan bu yüksek amaçlar için mücadele etme güdüsü olarak tanımlayabiliriz. Elde edilmek istenilen, oluşturmak istenilen idealistçe geliştirilmiş amaçları gerçekleştirmenin yollarını aramak ve bu yolda gayret ve kendini feda edecek kuvvetle mücadele etmek olarak ifade edebiliriz.
Neptün gezegeninin bireyselliğin dışına çıkan kolektife yayılan enerjisi ile oluşan açısal etkiler genelin üzerinde görülecek, toplumsal olaylar olarak deneyimlenecek olan etkiler göstermekte.
Ancak, yazını başında yer verdiğim sözün anlamına uygun olarak gerçekten nereye varmak istediğini bilmek, gerçek olan ile gerçek olmayanın ayrımını iyi yapabiliyor olmak, zamanın bir bulut misali içinden geçip çıkıldığında elde kalan, görünür gerçekler bırakacaktır elimize.
Sevgi ile….
Dilâra Başar Efeoğlu

Bir nevi hasat zamanı, Gökyüzünde Başak Burcu vurgusu.

a27e064f76c8fb54823066a878bf6000 (1)

Gökyüzünde Başak Burcu vurgusu, bir nevi hasat zamanı
Güneş Başak burcunda
Başak burcunun ana teması verimlilik arayışıdır. Gökyüzünde böylesine bir Başak burcu vurgusu, Başak burcunun aradığı verimlilik duygusunu öne çıkaracaktır. Bir nevi hasat zamanı içinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Değişen şartlar, değişken durumlar ile yeni bir döneme hazırlık içinde olduğumuzu göstermekte.
22 Ağustos gecesi Güneş’in Başak burcuna geçişi ile birlikte gökyüzünde Başak burcu yöneticiliği alıyor olacak. Merkür, Venüs, Güneş ve Jüpiter, Başak burcunda hareket etmekteler, Mars ve Satürn’ünde yöneticiliği (son dispozitörünün) Başak burcu oluşu bu burcun ifade ettiği konulara artan bir vurguyu göstermekte. Merkür gökyüzünün son sözü söyleyen gezegeni konumunda.

1 Eylül Perşembe günü yine Başak burcunun 9. derecesinde bir Güneş tutulması yaşayacağız. Güneş tutulması esnasında kendi yönettiği Terazi burcuna geçmiş Venüs hariç yine tüm gezegenler kendi yöneticiliğini yaptığı burçta olan Merkür tarafından dispozite ediliyor konumdalar. Bu derecede gerçekleşen Güneş tutulması Başak temalarının gelecek günler içinde hayatımızda yer bulacak olduğunu göstermekte.

Dikkatlice baktığımızda çevremizde Başak burcunun gerçekleri arayan ve bu arayışında kuşkucu, eleştirel, ayıklayıcı tarzda çalışan bakış açısının yoğunluğu ile şekillenen olayları görebilir, kendimizinde bu duygular içinde hareket ediyor olacağını görebiliriz.
Başak burcu her konuda mükemmelliyetçidir ve bu mükemmelliyetçiliğini bir hizmet anlayışına çevirmekten hiç geri durmaz ve böylece Başak burcu fayda sunan, düzen getiren, yararlı olanı bulmaya çalışan şekilde çalışır. Yeter ki mükemmelliyetçiliği Başak burcunu dar kalıpların, dar bakış açısının içerisine sokmasın.
Fazlalaşan analiz yeteneğimizi, gerçeklik algımızı, detaycılaşan bakış açımızı, artan zihinsel kapasitemizi olaylar üzerinde pozitifsel olarak kullanabilir ve somut sonuçlar elde edebiliriz. Görüş açımızı dar çerçeveden değil geniş çerçeveden tutabiliyor olmak çok daha da gülümseten sonuçları ortaya çıkaracaktır.

Başak burcunda retro harekete girecek olan Merkür (1 Eylül-23 Eylül) bu konumu ile bahsettiğimiz tüm bu özelliklerini hem derinleştirip hem de dengesiz kullanılabilecek bir enerji haline getirebilir. Oluşan enerjiyi önce kendimize yönlendirmemiz ve gelecek yerine içinde bulunduğumuz şartlara düzen getirme arayışı içinde olmamız retro süresince çok daha olumlu olacaktır.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Fotoğraf, Başak Takımyıldızının sembolik çizimi, (1496), İtalya, Napoli, Morgan Kütüphanesi.

Merkür – Jüpiter Kavuşumu, Merkür Retrosu

Alexander Pohl

Merkür – Jüpiter Kavuşumu
Merkür Retrosu

Merkür yönetisi olduğu Başak burcunda Jüpiter’de Başak burcundaki yolculuğunun son derecelerine doğru ilerlemekte.
Merkür hızlı hareket eden bir gezegen olduğundan diğer bir gezegen ile yaptığı açının etki süresi yavaş hareket eden gezegenlere göre daha kısa olmaktadır. Fakat Merkür, Jüpiter ile kavuşum derecesinde iken retroya girecek olduğu için bu kavuşumun etkilerini daha uzun bir süre deneyimleyeceğiz.
Rasyonel aklın, analitik zekanın, iletişimin yöneticiliğini yapan gezegen Merkür’ün, Jüpiter ile Başak burcunda kavuşum yapıyor oluşu, Merkür’ün ifade ettiği konulara yönelik büyüten, genişleten, fazlalaştıran etkiler verecektir.
22 Ağustos Pazartesi günü kesinleşecek olan kavuşum , bilgi toplama, bilgiyi paylaşma, yazma, konuşma, haberleşme gibi iletişimsel birçok alanda etkili olacak hızlı bir trafik akışını göstermekte. Bu durum kişisel hayatlarımızda da etkili olacağı gibi toplumsal olarak felsefi, inançsal, dinsel konular üzerinde aklın rasyonelliğinde analizci, eleştirel, gerçeklerin arayışında olan zihinsel bir süreçte olacağımızı göstermekte. Eğitim sistemi, hukuksal ve kanunsal düzenlemeler, gizli ve kontrol dışı kalmış fikir ve kurumlara yönelik kontrolcü sorgulamalar yine gündemde olacak konular olacaktır.
10 Eylül Cumartesi gününe değin etkisini sürdürecek olan Merkür Jüpiter kavuşumu süresince kendi fikirlerinde çok ısrarcı olmak, kendi aklının ve zekanın kibirine kapılmak tarzında davranışlar kavuşumun olumsuz kullanılacak yönde etkileri arasında olabilir.
30 Ağustos Salı günü Merkür durağan konumuna geçinceye kadar ki süreçte artan zihinsel güç, olaylara farklı pencerelerden bakabiliyor olma, sağ duyu kazanmış düşünceler ile görüş açımızı genişletebilir umut ve iyimserlik taşıyan düşünceler ile geleceği şekillendirecek yeni kararlar verecek olabiliriz.
Merkür retro hareketine başlıyor olacak
30 Ağustos Salı günü için, Merkür’ün içinde bulunduğu burcun 29. derecesinde durağan hale gelişi medya, haberleşme, iletişimsel tabanlı olabilecek gerilimlere, huzursuzluklara işaret etmekte. Toplum olarak strees altında, gergin ve huzursuz olduğumuz bir gün olabilir.
1 Eylül Perşembe günü retro hareketine başlayacak olan Merkür, 23 Eylül Cuma günü retro hareketini sonlandırıp içinde bulunduğu Başak burcunun 14. derecesinden ileri hareketine dönüyor olacak.
Retro süresini geleceğe yönelik yeni girişimlerde bulunmak ve yeni kararlar alıyor olmak yerine içinde bulunduğumuz durum ve şartları gözden geçirmek, takıntı haline getirilmiş fikir ve görüşlerden uzak durmaya çalışmak, eleştirel ve analizci gözlem yeteneklerimizi kendi içimize doğru yönlendiriyor olmak ile faydalı bir süreç olarak kullanabiliriz.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu