Jüpiter Pluto kavuşumu

 

SFPage
Kimi yapılar için sonun başlangıcına işaret eden kavuşum kimi yapılar için ise başlangıca atılan önemli adımlar olarak tarihte kendini gösterecek.
Jüpiter, 5 Nisan Pazar 2020 günü Oğlak burcunda Pluto ile kavuştu. Kavuşum iki gezegenin arasında, biri kısa diğeri daha uzun süreli olan iki döngünün başlangıcını içeriyor.

Jüpiter ve Pluto açısal etkileşimleri dünyasal düzenler üzerinde önemli etkiler açığa çıkaran olaylar ve sonuçlar ile kendini göstermekte.

Kolektif gezegenler olarak tanımlanan, Uranüs, Neptün ve Pluto’nun içinde bulunduğu döngüler, özellikle, toplumsal, sosyal ve nihayetinde global olarak nitelendirebilecek, insanlığı bütünden etkileyen süreçler oluşturmaktalar.

Bir nevi önemli bir başlangıç arefesi yaratmış olan Jüpiter, Pluto kavuşumu, en küçük birimden en büyük birim olarak adlandırabileceğimiz tüm sistem üzerine kurulu yapılar için, var olmak ile yok olmak arasındaki dönüşümlerini şiddetlendirmekte.

Bir dönüşüm içerisinde olduğumuz muhakkak, peki dönüşüm ne istiyor?

Artan yönetimsel kontrol ve yönetimsel güç sağlama ihtiyacı, devletsel yapılar ve yöneticilik içeren faktörlerin tutum ve davranış modellerini etkiliyor olacak. Güç elde etmek, dünya üzerinde yer tutmak amacının genişlemesi ve büyümesi ile karşılaşacağız.

Global olarak, dışa açık olmanın yerine daha içe kapanan toplum modeli ve devlet modeli haline gelen yönetimler ile karşı karşıya kalmak mümkün.

Maddi kaynaklar, parasal yönetimler üzerine ciddi bir sorumluluk yükleyecek olan görünüm, dünya para sistemi, ekonomik sistem, para ekonomisi gibi konularda küresel bir dönüşümün içine girdiğimizin habercisi.

Ekonomik sistemlerde, en küçük birimden en büyük birime kadar, koşullara karşı iyimser bir duruş sergilemek yerine, ciddi, tedbirli, disiplinli ve hatta tutucu bir duruş sergilemenin gerekliliği ile karşı karşıya kalacak gelişmeler beklenebilir.

Süreç, gerçekçi olmaktan uzak kalan iyimserlik yada gerçekçi olmaktan uzak kalan hayalperest yaklaşımlara yer vermeyecek kadar denetim içinde olmayı gerektirecek.
Büyüme trendi yakalamak, parasal olarak da gücü eline almak isteyen devlet ve sistem modelleri ile karşılaşacağız.

Fikirsel ve ideolojik değerler kendini yapılandırmak istedikleri bir enerji ivmesi kazanacaklar.

Toplumsal ideolojiler; kemikleşebilecekleri, yapı oluşturabilecekleri bir düzene kavuşma imkanı bulabilecek.

Yenilikçi yada geleceğe yönelik faydalı ve sosyal tabanlı fikirlerin realize edildiği yapıların da oluşmaya başladığını görebileceğiz.

Bir diğer yandan, yine dünya üzerinde, inançların, fikirlerin yada ideolojilerin oluşturduğu radikal dincilik akımları, radikal ırkçılık akımları gibi yapısal sistemlerinde artmaya başlayacağı bir dönem içine ilerliyor olabiliriz.

Dünya genelinde radikal dinci tarikat ve akımların yada kendi içlerinde bir fikrin, görüşün yada inancın gerektirdiği şekilde yaşamak isteyen grupların büyüyen, organizasyon halini alan çalışmalarına şahit olmak da olası.

Fikirsel, inanaçsal ideolojierin güç halini alması ve kabul ettirilebilir hale getirilmesi mücadeleleri ve bu mücadelenin terörizm içeren davranış biçimleri ile dünyaya yansıtılması olumsuz bir gelişme olarak karşımıza çıkabilir.

Bunun neticesinde eyleme dönüştürülen hareketlerin ortaya çıkaracağı küçük yapılardan büyük ölçekli yapılara kadar, kendi içinde bir organizasyon geliştirmiş olan birimsel yönetimlerin kendini ifşa etmesi oldukça olası.

Bireysel yada sistemsel olarak yeniden yapılanma içerisine girmenin güçlü sinyallerini aldığımız süreç, gerek kişisel gerek toplumsal olarak, bir organizma olarak düşündüğümüzde, organizma kendine yeni unsurlar sağlamak ile dönüşümünü gerçekleştirmek istemekte.

Baskı ve zorlukların dönüşümü orta çıkarmak üzerine kurulu olduğu üzerine düşünmek süreci çok daha anlaşılır hale getirebilir.

Jüpiter ve Pluto arasındaki kavuşum yıl içinde kendini 3 kez tekrarlıyor olacak. Retro hareketi ile geri gitmeye başalayn Jüpiter, 30 Haziran 2020 ve 13 Kasım 2020 de Pluto ile tekrar kavuşum yapıyor olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu

Doğum Öncesi Tutulmalar/Seminer

7.png

Evren bizimle konuşuyor ve bizim onun dilini çözmeye ihtiyacımız var !

Bir nevi bilinçaltı komutları ya da bilinçaltı dürtüleri gibi çalışan Doğum Öncesi Tutulmaları insan hayatında ne denli yönlendiriciler?

Doğum haritalarımız aslında anne karnında mı oluşmaya başlıyorlar?

Ruhumuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı ilâhî misyonu için doğum öncesi tutulmalar bir sözleşme anı veya bir akit olabilirler mi?

Ruhumuzun İdrâk etmesi gereken gereklilik prenatal tutulmalara mı kodlanmış?

Sonsuz basamaklı ve sarmal tekamül yolumuzu bize doğum öncesi tutulmalar mı çizmekte?

Kolektife uzanan etkileri ile prenatal tutulmalar bütünün içindeki yerimizi mi ortaya koyuyorlar?

Astrolojiye ilgi duyuyor, öğreniyor veya biliyorsanız tüm bu soruların cevaplarının EVET olma ihtimalini gözardı etmenin mümkün olmadığını söyleyen Dilâra Başar Efeoğlu’nun seminerine katılabilir ve prenatal/doğum öncesi tutulmaların etkileri üzerine şaşırtıcı örnekler görebilirsiniz. Ayrıca seminerde Doğum Öncesi Tutulmaların natal haritalar ile birlikte nasıl okunabilecek olduğunu öğrenebilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için https://astrolojiokulu.com/…/yaz-seminerleri-dilara-basar-…/

Aslan Burcunda Yeniay

9701f76c5c095a439c31a66f1759bb56

 

START almışçasına yüksek bir  motivasyon ile kendimizi ifade etmek, isteklerimizi gerçekleştirmek üzere harekete geçiyor olduğumuz yeni bir sürece giriyoruz.

 

1 Ağustos Perşembe günü Aslan burcunun 8. derecesi içinde bir yeniay gerçekleşiyor.

Yeniay derecesi Venüs ve Mars ile kavuşum yapıyor ve yeniay esnasında retro hareketini sonlandırmış olan Merkür durağan konumundan ilerlemeye başlıyor.

Yeni ay derecesi retro Jüpiter ve Ceres ile birlikte gökyüzünde büyük ateş üçgeni oluştururken, Uranüs 90 derecelik açı ile -Venüs kavuşumlu- yeniay derecesi üzerinde oldukça etkili.

Start almışçasına yüksek bir motivasyon ile kendimizi ifade etmek, isteklerimizi gerçekleştirmek üzere harekete geçmekte olduğumuz yeni bir süreç içine giriyoruz.

Özgüvenli, kendinden emin, ne istediğini bilen ve kendine verdiği değer anlayışı yükselmiş bir psikoloji ile amaç duygumuza yoğunlaşabilir, -sıradan ve basit isteklerin dışında-  artık çok daha görkemli, saygı değer, ihtişamlı sonuçların beklentileri ile yol  almaya yönelebiliriz. Aşk ve sevgi ile bağlı olduğumuz veya tutkusunu duyduğumuz hedeflerimiz için kendimizi hazır hissediyor olabilir ve hayatlarımıza bu yönde değişimler çekiyor olabiliriz.

Yeni başlangıçlar içinde olmak için uygun bir zaman dilimine işaret eden yeniay aynı zamanda hayatımızda gerçekleşmek üzere olan yeniliklerin ve değişimlerinde habercisi.

Belki de bu yeniay ile birlikte kendimizi; geçmişten gelen uzun süredir sürüncemede kalmış, bir noktaya, çözüme bağlanamamış birçok konuda son noktayı koyabilme gücü ve yetisini ele geçirmiş olarak bulabileceğiz. Onay vereceğimiz ya da start vereceğimiz her türlü girişim hayatımıza önemli miktarda radikal değişimler getirecek olabilir.

Bireysel olarak bugüne kadar geri planda kalmış olan taleplerimizi ortaya çıkaracak olmanın güvenini ve cesaretini kendimizde bulabileceğiz. Sarsıcı değişimlere gebe bir dönem içinde olduğumuzu bilmek ve gerçekte aradığımız şeyin ne olduğunun iyi bilincinde olmak bu yeniay sürecinin (önümüzdeki 15 gün) en önemli kıstası oluşturmakta.

Altı boş, bir güç gösterisi ya da kuvvet gösterisi amacı taşımadığından emin olduğumuz isteklerimiz ile hareket ediyor olmaya dikkat etmek yerinde olur. Aslan burcunda Mars’ın Satürn ve Neptün ile gerçek bir Yod kalıbı içinde olduğunu unutmamak gerekmekte. Uygulanabilir, bilançosuna hazır olunan tüm işler için çok iyi bir start zemini oluşurken; sadece kof bir gösterişten ibaret olan, arkası gelemeyecek olan her türlü çıkış için ise sonrasında hüsran yaratabilir.

Bu yeniay ile birlikte; bireyselliğimiz, yönetme becerilerimiz, savaşçı tarafımız ve yararlılık gözeten yönümüz arasındaki köprüyü doğru kurabildiğimizde açılacak yepyeni kapılar bizleri beklemekte olabilir.

 

 

MARS/SATÜRN KARŞITLIĞI 14 HAZİRAN 2019

359b16d4725c2d55b97c4b6e1e769834.jpg

 

Oğlak burcunda Satürn ve Yengeç burcunda Mars gökyüzünde birbirine karşıtlık yaparak ilerlemeye başladılar.

Ay düğümleri ile birlikte hareket eden iki zorlu gezegenin 14 Haziran günü kesin derecesine varacak karşıtlığı içinde bulunduğumuz süreçte kişisel ve global bazda bazı sorunları, bazı zorlanmaları, çatışmaları ortaya çıkarabilir.

Mars/Satürn karşıtlığını yüksek miktarda ve sınırlandırılmaya, biçim verme altına alınmaya çalışılmış güçlü ve aktif bir enerjinin yarattığı şiddetli gerilime benzetebiliriz.

İçinde bulunduğumuz süreçte kendimizi bazı yönlerden engellenme, kısıtlandırılma içinde hissedecek olabilir, isteklerimizi elde etmenin zorlu mücadelesine mecbur kalmış olarak bulabiliriz. Duygusal yaklaşımlar gösterdiğimiz olaylara tepkilerimizde duygusal ağırlıklı kararlar etkili olurken, duygusal bağlar, ailevi konular çok daha fazla gündemimizi meşgul edebilir.

Almamız gereken sorumluluklar veya önem vermemiz gereken duygusal beklentiler ile karşılaşıyor olmak mümkün. Önümüzdeki yaklaşık 20 günlük sürede olaylara yaklaşımımızda aşırı agresif hatta pasif agresif bir tavır içinde olabileceğimizi aklımızda tutmakta yarar var. Ani öfke patlamalarının getireceği yıkan, yok eden türde davranışların yol açabileceği zararlı sonuçlara dikkat. Ne için hareket ettiğimizi ve neye karşı yada kime karşı hareket ettiğimizin bilincinde olmak, gerçekten ne istediğimizi bilerek ve ölçülü, disiplinli hareket edebiliyor olmak ise hayatımıza kalıcı ve güçlü değerler katmak için oldukça elverişli enerjiler taşımakta. İki gezegenin arasında oluşan karşıtlığı bu yönü ile görebilmek önemli farkındalık getirebilir.

“Bilge kişi yol aramaz, O yürür; yürüdüğü yer yol olur”

45327679_191335661745655_3298966476001640448_n.jpg

Bilge kişi yol aramaz, O yürür; yürüdüğü yer yol olur”

Düşünmek, varlık ve yokluk kavramları arasında varolan boşluğu tanımlayabilir hale getirebilme ihtimalinin hiç kuşkusuz ki en önemli kriterini oluşturmakta. Gözlemlemek, düşünmek, anlamak, fikir yürütmek, sorgulamak ve aslolan gerçekleri aramak; evren ve tüm yaratılış hakkında prensipsel sonuçlara ulaşabilmenin en güçlü anahtarını elinde tutmakta. “Gökyüzünde ne varsa yeryüzünde o vardır” Zümrüt Tabletler ile bize ulaşan bu temel gerçeklik altında gökyüzüne astrolojik olarak baktığımızda; önümüzdeki 1 yılı aşkın bir süreçte bizi beklemekte olan Jüpiter, Yay burcu geçişi ile soyut ve somut zihnimiz arasında köprü kurmak, yeni bağlantılar oluşturmak ve yeni yollar izinde yürümek üzere güdüsel bir arzu içinde olacağız. Bu süreç 8 Kasım günü başlıyor olacak ve 2019’un son ayına kadar sürmekte. İçinde olacağımız bu sürecin bilinçsel değişimimize yönelik yepyeni kapılar açacak olduğu muhakkak. Görünen gerçekliğin ardındaki gerçeği arama yoluna kendimizi açarken bilgece seçimler ve bilgece davranışlar içinde olmak hepimize yol aldırıcı olacaktır. Sevgiyle…

Mars Retrosu, 27 Haziran- 29 Ağustos 2018

Marsretro.jpg

Mars Retrosu, 27 Haziran- 29 Ağustos

27 Haziran Çarşamba günü geri hareketi öncesi durağan konumuna geçecek olan Mars, aynı gün geri hareketine başlıyor olacak. Gezegen, Kova burcunda başlayan retrosunu 12 Ağustos günü gerilediği Oğlak Burcundan 29 Ağustos günü ileri hareketine başlayana değin sürdürmekte olacak.

Mars retrosu ne demek ve bu gezegenin retro süreci neye yol açıcı olur ?

Mars = Enerji demektir, hareket demektir, efor demektir, hamle demektir. Mars’ın temsil ettiği enerji, bünyenin varlığını korumak, hayatta kalmasını sağlamak, onu hayatta tutmak, geleceğe taşımak üzere şekillenen dürtülerden oluşur. Güdüsel bir yapıyı ifade eder ve dışa dönük aktif bir oluşum getirir.

Mars’ın dışa dönük bir yapı içeren aktif enerjisi bu gezegenin retro hareketinin etkili olduğu süre içerisinde dışa dönük olan yapısını kaybeder ve daha fazla içselleştirilmiş, bilinçaltı duyguların denetimine girmiş olan bir yapıya bürünür. Kendini, isteklerini, arzularını açıkça ifade etmek güçleşir. Enerjinin bir nevi içe dönüş halini ifade edebiliyor olan Mars retrosu, baskılanan, sınırlandırılan, kontrol altına alınmaya çalışılan eylem ve hareket güdüsünün ortaya çıkarabileceği pasifize edilmişlik, içe kapanıklık, pasif agresiflik, öfke, korku ve tereddüt içinde olma, sürekli bir savunma hali geliştirme, yanlış zamanlama ve yanlış kararlar gibi durumlara yol açıcı olur. Kendini ortaya koymak, karar alma alma mekanizması, inisiyatifi ele alma gücü sekteye uğramış ya tamamen pasifize edilmiş yada bastırılmışlık psikolojisi altında yoğunlaşmış bir hal alabilir. Oluşabilecek bu durum istekleri elde etmek, amaçları gerçekleştirmek adına varolması şart olan aksiyon alma dürtüsünün doğru şekilde çalışma prensibine zarar verir ve istekleri ortaya koymak ve gerçekleştirmeye yönelik sorunlu, problemli davranışlar getirebilir. Tüm bu sebebler Mars’ın retro süresi boyunca yanlış yada acele verilen kararlar ile hareket etmenin getirebileceği olumsuzluklar ile karşılaşmamak adına bir eylemi yada bir işi başlatırken bu süreçte dikkatli ve ince düşünmenin gerektiğini gösterirler.
Mars retro hareketi sırasında Kova burcu ilerleyişi süresince Güney Ay Düğümü ile birlikte hareket ediyor. Oluşan bu gösterge kişisel olarak egosal fonksiyonları gerçekleştirmenin zor bir hal alabileceği ve tutuk bir hareket tarzı oluşturabileceğini gösterdiği kadar yine egosal dürtülerin eşliğinde, yoğunlaşılan, belli bir odak halini almış içgüdüsel istek, amaç, ideal adına iddiacı, ısrarcı, rekabetçi ve şiddetli öfke ile dışa vurum getirebilen etkiler taşımakta. Muhalif olma, grupsal ve toplumsal amaçlara yönelik hareket anlayışı, insana özgü değerler adına mücadele, otoriteye karşı duruş, yenilikçi, geleceğe yönelik, idealist fikirler öne çıkmaktalar. Mars’ın, Güney Ay Düğümü ile birlikte ilerleyişi tüm bu öne çıkan hareket anlayışını güçlendirirken, takıntılı, saplantılı bilinçaltı dürtüler eklemekte. Geçmişe döndüren enerjilerin etkisi, geçmiş ile hesaplaşmak, geçmişte tamamlanmamış yada tamamlamakta başarısız olunmuş durumların kadersel bir form halinde karşılaşmak yine içinde bulunacağımız bu sürecin taşıdığı enerjiler. Mars retrosunu önemli hale getiren bir diğer gösterge ise Boğa burcunun ilk derecelerinde hareket eden Uranüs ile arasında gerilim oluşturabilen bir açı ile ilerliyor olması. Mars’ın retro süreci içinde Uranüs’de retro hareketine başlamış olacak ve bu durum iki gezegenin 2 Ağustos ve 19 Ağustos tarihlerinde aralarındaki açıyı kesinleştirmekte olacakları demek. Kendini ortaya koymak, karar alma alma mekanizması, inisiyatifi ele alma gücüne yönelik direnç enerjisini arttıran bu durum, öngörülmekte zorlanılan, ani, sıradışı davranışları, grupsal amaçlar ile gelişen eylemselliği, özgürlük ve bağımsızlık isteği ile hareket etme güdüsünü artırmakta olabilecektir. Düzen ve düzeni korumak adına mücedele ve savaşmak anlamı taşıyan gösterge düzen ve düzeni değiştirme adına yapılacak mücadele ve savaş anlamı da taşımakta. Gerek kişisel gerek sosyal, toplumsal olaylar üzerinde savaşçı, reformist, radikal çıkışlı etkiler ile görünebiliyor olacaklar.
Ülkemiz natal haritası üzerinde bu göstergelerin yerleşimlerine baktığımızda; Kova burcunda, natal 8. ev üzerinde hareket etmekte olan Mars tüm retro süresince bu evde geri hareketini sürdürüyor olacak. Mars’ın hareket fonksiyonu, ülke ekonomisi, finansal koşullar üzerine yoğunluk kazanmakta. Diğer ülkeler ile olan mali koşullar, borçlar, alacaklar, krediler, kredi notları, dış borçlar bu dönem odak halini almakta. Mars’ın Güney Ay Düğümü (GAD) ile hareket edişi, retro hareketinde oluşu bu alanlara dair sorunları, oluşabilecek agresif ve stresli ilişkileri işaret edebilmekte. Bir diğer yandan Türkiye’nin 5 derece Akrep burcunda yerleşimli GÜneş’i ile kare açı yaparak ilerleyen Mars, ülkenin para kaynakları, hazinesine yönelik sıkıntılı, sorunlu bir gösterge yaratırken ülkenin meclisi evi üzerinde hareket eden Uranüs ile birlikte meclis içinden devlet yöneticileri üzerine artan zorluklar, sorunlar oluşturabileceğine işaret etmekte. Bu alan konularında gündeme alınması mecbur konular, oluşabilecek bazı kayıplar, olumsuz gelişme gösterebilecek göstergeler ile karşılaşabilmek mümkün. Uranüs ile Mars’ın arasında 2 Ağustos ve 19 Ağustos tarihlerinde kesinleşecek olan açı, bu tarihler civarında ekonomiye ait konulara, diğer ülkeler ile olan finansal ilişkilere yönelik tetikleyici, aktive edici ve beklenmedik gelişmeler, sorunlu durumlar yaratıcı olabilir. 27 Temmuz günü gerçekleşecek olan Ay tutulması Mars ile yaptığı kavuşum ile Marsiyen bir enerji oluşturmakta. Sabit hali almış bir fikir ile hareket etmek, kurallara uymakta zorlanmak, kuralları yıkmak üzere gelişen bir hareket tarzı, inatçı ve direnişçi bir yapı içinde olmak yönünde oluşturabileceği enerjiler ile Mars retrosu, hem kişisel olarak hem sosyal, toplumsal tutumlar, davranışlar, (genç nüfusa vurgu taşır halde) olaylar üzerinde tutulmanın açığa çıkarabileceği duygusal faktörler ile hareket etmeyi arttıran güdüler taşıyor olacak. Bir diğer yönden doğa olaylarına yönelik bir gösterge halini alabilen görünüm, deprem riski oluşunu gösteriyor. Doğa olaylarında sıradışı etkilerini görebilecek olabilir, kayıp ve üzüntü yaratabilecek olan yanardağ patlamaları, depremler yada değişen hava koşulları ile karşılaşabiliyor olmak mümkün.

Dilâra B. Efeoğlu

Stephen Hawking

Stephen Hawking.jpg

Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun. Stephen Hawking

Görselde Stephen Hawking’nin doğum saatine dair kesin bir bilgi olmadığı için Güneş’i ASC derecesi üzerine yerleştirerek hazırladığım natal doğum haritasını görmektesiniz. Stephen Hawking’in net doğum saati olmadan çıkarılmış haritasında evleri yoruma katmadan ve sadece Güneş’e göre oluşan yıldız paranlarını dikkate alarak haritası üzerinden hayatına dair oluşumlara baktığımızda önemli etkileşimler görmekteyiz. Bu varolan etkilerden çok kısa bir şekilde size bahsetmek istiyorum; Güneş ile birlikte yükselen yıldız Alhena’ yı görmekteyiz. Bir misyon ile dünyaya gelen, yapması gereken görevler ile bedenlenen ve bilinçli yada bilinçsiz bu görevleri yerine getiren anlamı taşıyan yıldız ünlü fizikçinin varoluşunun kaynağı gibi ve tüm hayat amacını şekillendirmiş olarak görülmekte.
Güneş ile batan iki sabit yıldız olarak Mirfak ve Zosma ile karşılaşmaktayız. Mirfak astrolojik olarak savaşmış olan, mücadele etmiş olan savaşçı ve onun cesaret ile gururunu temsil eden bir sabit yıldız olarak Güneş’i ile birlikte batmakta. Zosma ise başkalarına yol gösterici olma, başkalarına iyiliştirici olma adına kendini feda etme anlamı taşıyor olması ile Stephen Hawking’in hayatında insanlığa hizmet etmek adına oldukça önemli bir yer almış ve o da Güneş ile batan yıldız konumunda. Stephen Hawking’in yaşamı hakkında oluşsal bilgiler barındırdıkları kadar bu iki sabit yıldız taşıdıkları anlamlar ile Hawking’in ölümünden sonra dünya üzerinde bırakacak olduğu izleride daha doğduğu an çizmişler. Sonsuzlukta ışık saçmaya devam etmesi dileklerimle…

Dilara Başar Efeoğlu