KÜRESEL ANLAMDA ÖNEMLİ BİR SÜREÇ- Yay Burcunda Yeniay – 20 Aralık Cumartesi

28 derece Yay burcunda gerçekleşecek yeniay Venüs ve Mars ile kavuşum yapıyor ve ayrıca iki gezegenin orta noktası halini almış konumda. Jüpiter yönetiminde yeniayın bir diğer önemli açısı ise Satürn ve Neptün ile olan kontağı. Ayrıca Uranüs ile 150’lik açısı da dikkat çekici. 20 Aralık Yay Yeniayı, dünya gündemini toplumsal ve siyasi açıdan hızlandıran, ideolojik söylemlerin ve geniş ölçekli hedeflerin öne çıktığı bir süreç yaratabilir. Stratejik yön değişiklikleri, yeni stratejik anlaşmalar ve paktların başlatılması veya pakt içi değişimler için itici bir güç halini alabilir. Aynı zamanda ses getiren anlaşmalar ve ittifaklar gündeme gelirken, askeri gövde gösterileri ve savunma alanına yapılan yatırımların  ve yaptırımların görünür olması muhtemeldir.

Bölge olarak Çin, Japonya, Kuzey Amerika, Nijerya yeniay haritasının izdüşümleri olan kesimler. Bu ülkeler için etkileri daha ön planda bekleyebiliriz.

Süreç içerisinde,

Uluslararası ilişkilerin hız kazanması

Paktların daha fazla gündeme gelmesi

İttifakların öne çıkması (askeri veya siyasi)

Mülteci sorunu, sınır politikaları

Hukuk ve uluslararası hukuksal süreçler

Askeri yapılanmalar, savunma ittifakları

Basın- yayın, gazetecilik- medya kurum ve kişileri

üzerinde yoğunlaşan etkilerin söz konusu olacağını söyleyebiliriz. Her ne kadar genişleme ve gelişme yönünde ağırlık taşıyan etkileri ön planda olsa da sınırlandıran, yavaşlatan ve mecbur eden türde etkilerin de tüm bu bahsettiğimiz konu ve kişileri üzerinde etkili olacağını da söylemeliyiz.

Türkiye haritasında 6. eve düşen yeniay derecesinin natal Ay ile kurduğu karşıtlık, özellikle askeri kuvvetler ve güvenlik alanlarında dikkat çeken bir hareketliliğe işaret edebilir. Silahlı kuvvetler, donanma ve sınır güvenliğiyle ilgili yeni düzenlemelerin, askeri yatırımların, bölge içerisinde güvenliği sağlamaya yönelik atılacak yeni askeri adımların gündeme gelmesi söz konusu. Aynı zamanda çalışan kesim, işçi ve memurlara yönelik alınacak kararların öne çıkması mümkün, ücret ya da çalışma koşullarıyla ilgili durumlar beklenti yaratabilir, bu alanlarda beraberinde bazı sınırlandırmaları da içeren iyileştirmelere yönelik düzen değişimleri süreci şekillendirebilir.


Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Ikigai

Ikigai, Japon kültürüne ait derin ve anlamlı bir yaşam felsefesidir. Kelime olarak Iki (yaşam) ve gai (değer, amaç) sözcüklerinden türetilmiştir, “yaşam amacı” ya da “yaşama sebebi” “varlık nedeni” anlamına gelir. Bir insanın sabah uyanmak için duyduğu içsel motivasyonu, hayattaki anlamını ve amacını bulma sürecini ifade eder. Ikigai, hepsi bütün olarak, mutluluk, anlam, başarı, denge ve içsel tatmini kapsayan bir yaşam biçimi kurmak ve sürdürebilmek ile ilintilidir.

Japonya’da özellikle Okinawa Adası’nda yaşayan dünyanın en uzun ömürlü insanlarıIkigai’sini belirlemiş, anlamlı yaşamlar sürdüren insanlardır.

Ikigai çok geniş bir perspektif taşır. En derin anlamda, kendini tanıma, farkındalık geliştirme ve içsel potansiyeli ortaya koyma yolculuğudur ki bu yönüyle, kendini gerçekleştirme kavramıyla da birebir örtüşür.

Astroloji “kendini gerçekleştirme” anlamında edinebileceğimiz en güçlü kılavuz olarak,  Ikigai felsefesini yaşama adapte etmek isteyenler için güçlü bir araçtır. Kişisel doğum haritası Ikigai felsefesini hayata adapte edebilmek için gereken tüm yanıtları verir ve bu, bu anlamda eşsiz bir kaynak anlamına gelir.

Uzun zamandır üzerinde derinlemesine düşündüğüm ve çalıştığım yaşam felsefesi Ikigai benim için sadece bir kavram değil aynı zamanda bir varoluş anlayışıdır.

Eğer siz de sabahları sizi yataktan kaldıran motivasyonu keşfetmek ve kendi Ikigai’nizi doğum haritanızla birlikte tanımlamak- bulmak isterseniz, d.efeoglu@gmail.com adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

Dilâra Efeoğlu

Plüton Kova – Dijital Savaş

17 Eylül 2024 günü Lübnan’da çağrı cihazlarının eş zamanlı olarak patlatılması çok sayıda kişinin yaralanması ve hayatlarını kaybetmesine yol açan bir olay olarak gündemde yer aldı. Aynı zamanda bu olay tarihe dijital teknolojinin bu şekilde kullanıldığı bir ilk olarak kayıtlara geçti.

Her ne kadar patlama anının gün ve saat bilgisi belirli olsa da ve Satürn ve Neptün arasında kalan Ay’ın hemen tutulma öncesine denk gelmesi olay için bir belirteç oluştursa da asıl arka planda çalışan mekanizmanın Plüton Kova burcu geçişi olduğunu söyleyebiliriz. Evet olay esnasında, bu tarihte Plüton Kova burcu ilerleyişinde değil, Oğlak burcuna gerilemiş ve bu burcun 29. derecesinde. Fakat hatırlayalım; 23 Mart 2023 günü Plüton Kova burcu ilerleyişine başlamıştı. Ve Plüton Kova burcu sürecinin enerjisi dünya üzerinde artık aktifti. İşte o aktif enerjiler gelişen olaylar üzerinde çehrelerini gösteriyor. Bir olayı değerlendirirken an haritasını değerlendirmek çok önemli olduğu kadar özellikle dünya astroloji gibi bir sahada çalışırken arka planda sahnede yer alan enerjileri unutmamak da çok önemli. Gerçekleşen olayla ilgili kısa bir araştırma yaptığınızda 2023 yılına dayanan bir hipotez olduğu iddialarını da ayrıca okuyabilirsiniz. Asl olan kurguyu hazırlayan her zaman arka plan oyuncuları olurlar. Söz konusu olay maalesef insanlık adına üzüntü verici bir şekilde kullanılmış teknolojik gelişmeye işaret ediyor. Kova burcunun yazılım geliştirme, yapay zekâ, dijital-bilim- teknoloji ile olan yakın ilgisi ortaya çıkabilecek birçok yenilikle birlikte önümüzdeki daha uzunca yıllar için, dehşet verebilecek türden Plüton’un güç kullanımını -gücün kötüye kullanımı- ile ayırt etmeksizin ölümcül hale getirebileceğini de düşündürüyor.

Dilâra Efeoğlu

Jüpiter – Uranüs Kavuşumu (21 Nisan 2024)

21 Nisan Pazar günü (05:26, İstanbul) Jüpiter ve Uranüs Boğa burcunda kavuşum yapıyor ve yeni bir döngü başlatıyorlar.

Jüpiter ve Uranüs, iki gezegen yaklaşık olarak 14 yılda bir gökyüzünde kavuşum haline gelirler ve bu kavuşum 83 yılda bir yeniden aynı burçta birleşmeleri ile büyük bir döngü oluşturur.

Jüpiter ve Uranüs kavuşumu 2024 yılının en önemli gezegen döngülerinden birini oluşturuyor. İki gezegen en son 2010 yılında Balık burcunda kavuşmuşlar ve bu burçta yeni bir döngü başlatmışlardı. Şimdilerde ise döngü Boğa burcunda başlıyor. Nispeten uzun bir süreci kapsayan bu başlangıç döngüsü en genel anlamıyla büyük değişimlerin ve dönüşümlerin habercisi olarak kabul edilir.

Jüpiter, genişleme, geliştirme fonksiyonu ile fikirlerin, felsefenin, inançların, kanunların, maddi manevi konuların gezegeni olarak bilinirken, Uranüs ise özgürlük, isyan, devrim ve beklenmedik değişimlerin gezegenidir. Bu iki güçlü gezegenin bir araya gelmesi, bireysel ve küresel düzeyde değişimler getirirken gelen değişimlerin önemli sarsıntılar yaratarak da gerçekleşecek olması gezegenlerin profiline göre beklenen bir durum olacaktır.

Jüpiter’in enerjisi, Uranüs’ün ani ve radikal değişikliklerine bir ivme katma unsuru olarak işlev görebilir. Bu kavuşum, kişisel gelişimden, bireysel etkilere ve dünya hayatına yönelik, global birçok alanda yeni başlangıçlar için uygun bir zemin hazırlayacaktır.

Boğa burcunda gerçekleşen bu kavuşum, özellikle maddi konular ve doğa, toprak ile olan ilişkimizde yenilikler getirebilir. Boğa’nın sabit ve güven arayan yapısı, Uranüs’ün değişim rüzgarlarıyla karşılaştığında, bizi konfor alanlarımızdan çıkararak yeni yollar keşfetmeye teşvik edebilir. Bu süreçte, alışkanlıklarımızı gözden geçirme ve daha sürdürülebilir bir yaşam tarzına yönelme fırsatı bulabiliriz. Hayatın getirdikleri içinde sürüklenmek yerine hayata karşı bir duruş, hayata tutunma ve köklenme arzusunu körükleyebilecek olan döngü, tüm yerleşik sistemlerin bir nevi altını üstüne getirebilir.

Belki de son yıllarda en önemli gelişme sahasını edinmiş olan radikal spiritüel yaklaşımlar yerini daha gerçekçi, madde dünyası ile bağlantılı, somutlaştırılabilir yepyeni oluşumlara bırakıyor.

Dünya ekonomisi ile döngünün ilgisini oldukça yoğun hissedeceğimiz muhakkak. Hatırlayalım ki 2018’den bu yana Uranüs’ün Boğa burcu geçişi zaten tek başına tüm para piyasaları için değişim ve başkalaşım rüzgarları taşıdığı uzunca bir süreç içindeyiz.

Kavuşum önümüzdeki 13 yıllık süreçte para sistemlerine dair dikkat çekici değişimleri beraberinde getirecektir. Bu belki dijital paraları daha da fazla hayatımız dahil etmek olabileceği gibi, bu alanlarda oluşacak orijinal ve pratik yeniliklerde yavaş yavaş hayatımıza katılacaktır. Aynı zamanda madalyonun diğer yüzü her zaman devrede olur ve çatlayan, çöken sistemler, para ekonomisinde tutarsız dönemler, ekonomik krizler de bu sürece eşlik edecektir.

Topraklar, tarım, tarım ürünlerinde yine benzer şekilde sıra dışı, ileri teknolojilerin en fazla yol aldığı bir 13 yıllık süreç bir diğer yandan gayrimenkul,  toprağa yapılan yatırımlar konusunda da kendisini gösterecektir. Bu alanda değişen kanunlar, daha fazla kırsal kesime yerleşme yönünde eğilim, toprak sahibi olma konusunda artan ilgi ve gelir kaynağını topraktan sağlama seçeneği bahsedeceğimiz konuların başında gelecek.  

Doğal afetler, heyelan gibi toprakla bağlantılı felaketler de yine maalesef bu döngünün bir getirisi olabilir. Bu konuda bilinçlenmek ve yeni uygulamaların gündeme alınması, gelişen teknoloji de yine söz konusu olacaktır.

Ve gıda, gıda bilinci yavaş yavaş değişim içerisine girecek alanların başında geliyor. Bitkisel beslenme, organik beslenme konusu çok daha fazla farkındalık oluşmuş bir saha halini alırken, bugün için marjinal olarak adlandırabileceğimiz ama geleceğin standarttı halini alabilecek yepyeni besin çeşitleri ile de karşılaşacak ve tanışacak olabiliriz.

Sonuç olarak, Jüpiter ve Uranüs kavuşumu hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yeniliklerin ve değişimlerin kapısını aralayan, astrolojik olarak önemli bir olaydır. Bu dönemde, eskiyi bırakıp yeniye yer açmak, bilinmeyeni kucaklamak ve önemli dönüşümleri hayatımıza entegre etmek için cesur adımlar atmak gerekebilir. Geleceğe dair vizyonlarımızı şekillendirecek ve bizi geliştirecek bu astrolojik dönüm noktasını en iyi şekilde değerlendirmek hepimizin elinde.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR CAP

Dilara Efeoğlu ile MORINUS YÖNTEMLERİYLE DOĞUM HARİTASI YORUMLAMA TEKNİKLERİ

Astroloji bir sanattır. Doğum haritasını okumak incelik ve ustalık ister. Tarihin astrolojiye yön vermiş en önemli astrologlarından, Morinus olarak da tanınan ve kendisini astrolojiye adamış matematik profesörü, astronom ve bir Fransız astrolog olan Jean Baptiste Morin’in, doğum haritası okuma inceliklerini çarpıcı bir şekilde sunduğu yöntemlerini esas alacağımız dersimizde, bir haritanın bütün olarak nasıl yorumlanacağını açıkça değerlendireceğiz. AstroArt Astroloji Okulu bünyesinde vereceğim 4 haftadan oluşan ders herkese açık. Katılım için temel seviyede astroloji bilgisine (gezegenler, evler, burçlar, açılar) sahip olmak gerekli ve yeterli. Ayrıntı bilgi için 0532 284 89 79 – info@astrolojiokulu.com bağlantı kurabilirsiniz.

https://astrolojiokulu.com/tr/portfolio/dilara-efeoglu-ile-morinus-yontemleriyle-dogum-haritasi-yorumlama-teknikleri/

PLÜTON KOVA BURCUNDA

Plüton, 23 Mart 2023 Perşembe günü Kova burcu ilerleyişine başlıyor ve önümüzdeki yaklaşık 20 yıl boyunca bu burçta hareket edecek. Plüton’un gelecek 20 yıllık süre içerisinde (2023 ve 2024 yıllarında bir süreliğine Oğlak burcuna geri dönüşünü içerse de) gezegenin burç değiştirmesiyle birlikte dünyasal hayat ve tüm varlıklar üzerinde değişen ve kendine özgü enerjisini hissettiren türde yansımaya başlayacak. Bir burçta uzun süre hareket eden en yavaş gezegenlerden biri olan Plüton’un burç değişimiyle ortaya çıkaracağı etkilerde aynı yavaş ilerleyişi gibi, yavaş yavaş dünyaya yansıyacak olabilir ama değişimin çok güçlü ve çok geniş bir sahayı kapsayacağı muhakkak. Yazımın sonunda Plüton’un burçlara geçiş tarihlerini bulabilirsiniz.

Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Plüton’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin, güçlü ifadesini taşır. Plüton’un yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur. Kova burcunda Plüton çığır açan enerjisini dünyamız üzerinde yeniden göstermeye hazırlanırken bu geçişin en yakın zaman olarak, daha önce, 1777 – 1798 yılları arasında gerçekleştiğini bilmekte yarar var. Dünya o zamanlar ne türde olayların ön plana çıktığı bir çerçeve taşıyordu diyerek dönüp baktığımızda, Plüton Kova burcunun gelecek geçişlerine de bir nevi benzer ışık tutmuş oluruz.

Fransız Devrimi veya Fransız İhtilâli (1789-1799), Fransa’daki mutlak monarşinin devrilip yerine cumhuriyetin kurulması ve Katolik Kilisesi’nin ciddi reformlara gitmeye zorlanmasıdır. Milliyetçilik akımını ve Yakınçağ’ı başlatmasıyla Avrupa ve Dünya tarihinde büyük bir dönüm noktası olmuştur. (Vikipedi)

Amerikan Bağımsızlık Savaşı, 1775–1783 yılları arasında Büyük Britanya ve Kuzey Amerika’daki On Üç Koloni arasında geçen ve Amerika Birleşik Devletleri’nin kurulmasıyla sonuçlanan savaştır. Amerikan Devrimi olarak da bilinir. (Vikipedi)

Sanatta Neoklasisizm olarak adlandırılan akım geniş alanda rağbet görmüş ve önemli eserlere ev sahipliği yapmıştır.  Antik Yunan ve Antik Roma dönemine ait tarzların yeniden canlandırılmasıyla ortaya çıkan bir akımdır. (Vikipedi)

Sir William Herschel, Uranüs gezegenini keşfedişi, 1781.

En dikkat çekici ve içinde bulunulan dönemi, geleceğe yönelik şekillendiren gelişmelerin bazılarını vermekte.

Evrensel bir burç olan Kova burcu, kardeşçe sevgiyi, insani olan ve insana dair olanın idealleştirildiği bir ifade taşır. Hümanist bakış açısı insanın biricikliğine, özgürlüğüne, büyüme potansiyeline inanan ve gerektiğini savunan bir yaklaşım barındırır. En basit ama en öz olarak anlamak istediğimizde, Kova burcu geçişi ile Plüton’un özgürlük, bağımsızlık, eşitlikçi davranış modelini dünya üzerine görmeye başlayacağımız kesin. Aykırılık, muhalif olmak, geleneklere -neo- bakış toplum davranışlarını şekillendirecek. Dünya politik, siyasi, sosyal olayları ardında bu renkte davranışlar ve gelişen olayların etkilerini görmek artık çok mümkün.

23 Mart 2023 Kova burcuna geçişi – 11 Haziran 2023 Oğlak burcuna gerileme

21 Ocak 2024 Kova burcuna geçişi – 2 Eylül 2024 Oğlak burcuna gerileme

19 Kasım 2024 Kova burcuna geçiş – 9 Mart 2043 Balık burcuna geçiş

Dilâra Efeoğlu

ASA CAPISAR

TRANSİTLER VE GEZEGEN DÖNÜŞLERİ YORUMLAMA YÖNTEMLERİ EĞİTİMİ

• Transitler (Gezegen geçişleri) ne demektir?

• Bir doğum haritasının aldığı transitler natal haritaya bağlı olarak nasıl yorumlanır?

Yaşamda önemli olayların zamansal tahminini yapmak için gezegen geçişlerinden nasıl faydalanırız?

• Bir doğum haritasının en önemli geçişlerini nasıl tespit ederiz?

• Gezegen geçişlerini doğru okumanın kendi içerisinde önemli bazı kuralları ve kullanım kriterleri mevcuttur. Bu kurallar ve kriterler nelerdir?

• Güneş Dönüşü haritaları, Jüpiter dönüşü ve Satürn dönüşü haritaları ne demektir? Geleceğe yönelik tahmin aracı olarak natal haritalarda ne anlama gelirler? Nasıl değerlendirilirler?

Ve çok daha fazlası…

Gezegen geçişleri (Transitler) bir doğum haritasının vadedilmiş potansiyellerinin ortaya çıkışının zamansal sürecini tespit edebilmek için değerlendirilen önemli döngüleri ifade ederler. Gökyüzünde süregelen bir devinim halinde olan gezegenler geleceğe yönelik olayların zamanlaması, içinde bulunulan zamanın ise kalitesi hakkında öngörü yapabilme tekniklerinden önemli bir tanesini oluştururlar. Yaşamda önemli olayların öngörüsünü yapabilmek doğum haritasının gezegen geçişleri ve gezegen döngüleriyle birlikte okunmasıyla mümkündür.

AstroArt Astroloji Okulu bünyesinde açılan ders Astroloji Okulu öğrencileri dışında TÜM KATILIMCILARA açıktır. 8 hafta sürecek ve eğitim Perculus sistemi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Canlı olarak katılım sağlanamayan dersleri daha sonra izlemek veya dersleri tekrar etmek için eğitimin başladığı süreden itibaren altı ay boyunca ulaşıma açık tutulacak. Ayrıntılı bilgi https://astrolojiokulu.com/tr/portfolio/dilara-efeoglu-ile-transitler-ve-gezegen-donusleri-yorumlama-yontemleri/ linkinde.

Gezegen geçişleri (Transitler) ve gezegen dönüşleri eğitimine katılmak için Temel seviyede astroloji bilgisine (Gezegenler, burçlar, evler ve açıların anlamı) sahip olmak yeterlidir.

BAŞVURU VE KAYIT: 0532 284 89 79 – info@astrolojiokulu.com bağlantı kurabilirsiniz.

YAY BURCUNDA GÜNEŞ TUTULMASI (4 ARALIK 2021)

4 Aralık Cumartesi günü 12 derece Yay burcunda gerçekleşecek tutulma, bir tam Güneş tutulması olacak.

Ülkemizden gözlenemeyecek olan Güneş tutulması, Hint Okyanusu ve Atlas Okyanusu’nun güneyi  Afrika’nın  güney kısımlarından izlenebilecek. Güneş Tutulmaları takip eden en az  bir yıl için etkilerini aktif tutan astrolojik görünümler olarak değerIendirilirler. Kişisel düzeyde etki mekanizması oluşturdukları gibi, doğa olayları ve toplumsal konular üzerinde de  güçlü bir etki mekanizması oluştururlar. Astrolojik olarak baktığımızda, en fazla etki her zaman için tutulmanın izdüşümü olan bölgelerde görülmekle birlikte Yay burcu kapsamına giren ülkeler tutulmanın açığa çıkan etkisinin daha belirgin sonuçlar doğuracak olduğu yerler olarak düşünebiliriz. Bu ülkeler ve bölgeler; Arabistan, Avustralya, Fransa, Hindistan, Doğu Afrika bölgelerini kapsamakta (Kaynak: Astrolojide Güneş ve Ay Tutulmaları, Öner Döşer) Bu bölgeler haricinde ayrıca global olarak etkenliğini gösteriyor olacak. Peki hangi konular ya da hangi alanlarda?

Önümüzdeki bir yıllık süreç içinde özellikle olumlu ya da olumsuz ama önemli bir dinamik enerji ile tutulmanın etkilerini göreceğimiz alanları sıralamak istersek;

Merkür ile birleşen tutulma derecesi Güney Ay Düğümü tarafında yer alıyor. Tutulmanın yönetici gezegeni ise Kova burcu ilerleyişini sürdüren Jüpiter.

İnançlara yönelik bir etkiden bahsedebiliriz. Gerek dini inançlarda ortaya çıkabilecek olan bu etkiler bir diğer yandan felsefi, düşüncesel, fikirsel inançlar üzerinde de etki yaratıyor olacak. İnançların, ideolojilerin şekillendirdiği baskın fanatiksel yaklaşımların kriz yaratabileceği ortamların doğabilme potansiyelinin yüksek olabileceğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda inançlar üzerinden ırkçılık yapmak gibi ideolojilerin de sorun çıkarabilir olarak gündem halini alabilme potansiyelinden de söz edebiliriz. İdeolojik ve ırka bağlı ayrımcılık gibi konuların bir yandan kriz çıkaran türde durumlar yaratabilme potansiyeli ile önemli değişimler içerisine girdikleri bir kulvara taşınabileceklerini de öngörebiliriz.

Bir diğer yandan yine tutulmanın hukuksal sistemlere dair arenada önemli durumları ön plana çıkaracağını söyleyebiliriz. Hukuk sisteminde yeniden yapılaşmaya doğru işleyen bir sistemin güçlü bir şekilde devreye girebilme olasılığından söz etmek mümkün. Eğitim ve yine özellikle yüksek eğitim tutulmanın kapsadığı konuların bir diğeri olacak. Eğitim kurumlarının kendi bünyesinde bir sarsıntı geçirmesi ve değişim içerisine girme gereksinimi  zorunluluğu oldukça ciddi yer bulabilir. Bazı eğitim kurumlarının işlevine son vermesi ve bazılarının ise yeni bir sisteme entegre olmak çaba ve mecburiyeti ile ancak ayakta kalabileceği bir dönem içinde olacağımız yine muhakkak.

5 Haziran 2020 günü Güney düğüm yönünde Yay-İkizler burcu aksında serinin ilk tutulması meydana geldiğinden bu yana söz ettiğimiz etkilerin şekillendirdiği bir dünyadan bahsetmek mümkün.

Güneş tutulmasının etkilerine daha spesifik olarak ülkemiz açısından, ülkemiz astrolojik haritası üzerinden baktığımızda; askeri, silahlı kuvvetler, ordu, donanma, kamu kuruluşları, sosyal ve sağlık hizmetleri, toplumsal sağlığı ilgilendiren konular, hastalıklar, salgınlar olarak sayabileceğimiz konuları içeren 6. Evinin içerisinde gerçekleşmekte. Yine uzunca süredir devam eden benzer etkilerin önümüzdeki süreçte ön planda kalacağı ve odaklanma ortaya çıkaran durumlara açıklık sergileyeceğini söyleyebiliriz. Tutulma derecesi Türkiye haritasının 10. Ev girişinde bulunan Güney Ay Düğümü ve Uranüs ile kare açı yapıyor olması yeni oluşumlara ya da yeni birleşmelere açıklık sergileyen görünüm politik sahada etkinlik gösterebilir. Bu durum hem siyasi kulvarda hareketlenmeye işaret ederken hem de meclis çalışmalarının da hız kazanabilecek olacağına işaret edebilmekte.

Kişisel olarak ne yönde etkiler bekleyebiliriz diye baktığımızda tutulmalar iki önemli döngü içinde gerçekleşirler. Bunlardan bir tanesi Metonik döngü adı verilen ve her 19 yılda bir aynı derecede tutulma gerçekleşme durumudur. Bundan 19 yıl önceye dönerek  2002 yılı Aralık ayı ile başlayan ve yaklaşık bir yıla yayılan zamana dair gelişmeleri hatırlamak şimdi içinde bulunabileceğimiz süreç hakkında önlemli benzerlikleri ile fikir verecek olabilir.

Hepimize güzellikler getiren bir Güneş tutulması olsun dilerim.

Görsel: 2017 Solar Eclipse (photo by Sebastian Voltmer)