16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

262877-jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-copy

16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

Verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.

24 derece Balık burcunda gerçekleşecek olan Ay tutulması;
Duygularımız ve amaçlarımız
Geçmişimiz ve geleceğimiz
Kararlarımız ve ikilemlerimiz
Arzularımız ve irademiz
arasında kaybolmadan yürüyebilmek ve ilerliyor olabilmek için öğrenecek şeylerimiz olduğunu söylemekte.
Öğrenmenin anahtarı ise farkındalık ile bakabiliyor olmakta. Kendimizde hissediyor olabileceğimiz bu duygu ve düşünceler arasında bir denge kurmanın en doğru yolu kendi gerçekliğimizi fark edebiliyor olmakta.
Tutulma, Balık burcu ve Başak burcu ekseninde gerçekleşiyor olacak. iki karşıt burç olsalarda Balık ve Başak burcu birbirini tamamlayan enerjilere sahiptirler.
Bu iki burcun birleşimi derin bir güç taşır. Her türlü şartta sabırla ve en verimli şekilde neticeye ulaşabilme becerisini gösterebilen bu karşıtlık, kişisel gücü hafife alıyor olmanın, geçmişe ve güvenlik ihtiyacına aşırı bağlılık göstermenin, yeniliklere karşı kapalı ve tereddütlü yaklaşımlarda bulunmanın yarattığı koşullanmalar için bir kırılma noktası yaratacak olayları hayatlarımıza yansıtacaktır.
Ay, Kiron kavuşumu, Güneş karşıtlığı, Yay burcundaki Mars ile kare açı içerisinde (T kare kalıbı). Mars, Uranüs ile üçgen açı içinde.
Eğer verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.
Duygusal, ruhsal ve amaçsal bütünlüğümüzü sağlayabilme adına bizi kendi gerçekliğimiz ile karşılaştırabilecek olan ay tutulması, bir aynadan kişinin kendisinden yansıyan gerçekliğine bakması gibi hayatlarımızda kendimize ait yansımaları açığa çıkaracak enerjiler taşımakta. Gökyüzü içsel bir yolculuğa başlamanın cesaretine sahip. Aydınlanma ile tamamlanabilecek bu süreç gelecek zamanlarda edinilmiş kişisel güç olarak bize geri dönecektir.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Aşk’ın gezegeni Venüs Balık Burcunda

Venüs Balık Burcunda

Aşk’ın, güzelliğin, sanatın, barışın, ahengin, yaratıcılığın vücut aldığı gezegen Venüs, 12 Mart – 5 Nisan günleri arasında Balık burcunda yolculuk yapıyor olacak.

kozmos

Aşk, sevgi, merhamet, fedakarlık, birlik ve bütün olma duygularımızın ön plana çıkacak olduğu bu günlerde; aşk’ın, sevgi’nin koşulsuzluğunu, fedakarlık ve merhamet duygularımızın sınırsızlık ve sonsuzluğa ulaşma arzusunun sesini çok daha üst oktavdan duymaya başlıyor olacak ve evrensele, bütüne karşı duyulan ilahi aşk’ı arayışımız yolumuzda duygusal adımlar atıyor olacağız.

Venüs Balık burcunda iken Neptün ile de kavuşum yapıyor olacak, özellikle 17 – 26 Mart arası günlerde ilişkilerimizde daha fedakar ve özverili olabilir, derin ve hassas bir duygusallık içine girebiliriz. Birliktelikleri ya da kişileri idealize etme, platonik bağlar geliştirme, olaylar üzerindeki mantıksal kontrol ve etki mekanizmamızı tamamen dışarda bırakma gibi belirsizliklere düşmemeye dikkat ediyor olmamızda fayda var.

Bu zaman içerisinde zenginleşen hayal gücü, artan ilham ve sezgiler, sanat anlayışının ve yaratıcılığının çok daha fazla ön plana çıkmasına da olanak verecektir.

Dilâra Başar Efeoğlu

Balık burcunda Güneş, Başak burcunda Jüpiter karşıtlığı

83c7fadd45c0a5a6f561a47907e7bd87

 

Duygusallığın, merhametin, özverinin, yüksek hayal gücü ve fedakarlık hislerinin öne çıkmış olabileceği benliklerimizde, bu prensipleri realize etme ve realize ettiğimiz bu prensiplere hizmet etme amacı geliştirecek olabiliriz. Büyütmeyi, genişletmeyi amaçladığımız bu anlayışımızın yaratmış olduğu duygusal gerilim ile olaylara geniş perspektiften bakmaktan uzaklaşıyor olabilir, dogmatik fikir ve inançlara saplı kalabilir, dar ve eski düşünce kalıpları ile tavırlar alıyor olabiliriz. Balık burcunda olan Güneş ile Başak burcundaki Jüpiter karşıtlığının apeksinde kalan Satürn Yay burcunda. Oluşturmuş oldukları T-kare açı kalıbı niteliksel olarak bize değişimi, hizmeti, başkalarına faydalı olma çabasını ifade etmekte. Kendini yok sayma anlayışına düşmeden, olaylara geniş ve derin açıdan bakarak görüş bildirmek ve bu yönde tavır almak daha doğru kararlar almamızı sağlayabilir.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…
Dilâra Başar Efeoğlu

Merkür Balık Burcu’nda

Akılcılığın yerini sezgilerin ve duyguların aldığı zihinsel bir yapı…

Öèôðîâàÿ ðåïðîäóêöèÿ íàõîäèòñÿ â èíòåðíåò-ìóçåå Gallerix.ru
Dosso Dossi 1490 – 1542 Mercury and Virtue (detail)

Aklın, iletişim ve rasyonel zekanın temsilci gezegeni olan Merkür, 5 Mart Cumartesi günü Kova burcundan Balık burcuna geçiyor olacak. Merkür, Balık burcunda iken temel prensiplerinden uzaklaşmış, astrolojik olarak zararda dediğimiz şekilde çalışır.

Akılcılığın yerini sezgilerin ve duyguların aldığı zihinsel bir yapı getirir. Alacağımız kararlarda aklımızdan, mantığımızdan çok duygularımızın, hislerimizin sesini dinliyor olabilir, kararsızlık yada çabuk değişen kararlar ve yön değiştiren düşünceler içerisine girebiliriz. Geniş hayal gücü ve derin duygusallığın etkili olacağı bir iletişim biçiminin hayatlarımızda aktif rol alacağını söyleyebiliriz. Merkür, gökyüzünde Güneş’e göre baktığımızda astrolojik olarak zayıf olarak yorumladığımız bir konumda. Bunu dikkate alarak bu zaman aralığında dalgınlıklara, unutkanlıklara ve yanılmalara, aldanmalara karşı özellikle dikkat etmemizin gerekli olacağını söyleyebiliriz.
11 mart cuma günü sonrasına kadar, Merkür Mars ile gerilimli açı yapıyor olacaklar, bu süre içerisinde kırıcı , sert , baskı ve öfke içerebilecek bir iletişim tarzında olma yada bu tarz davranış biçimleri ile karşılaşma olasılığımızın fazla olduğunu bilerek daha kontrollü ve dengelenmiş bir duygusallık ile olaylara daha gerçekçi yaklaşmamız faydamıza olacaktır.
Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş Neptün Kavuşumu

Güneş Neptün Kavuşumu

Bireyselliğin kayboluşu, bütünün içinde yok olma arzusu

kozmos

Güneş’in Balık burcuna girmesiyle etkili olmaya başlayan Güneş Neptün kavuşumu 28 şubat Pazar günü kesinleşiyor ve 9 Mart sonrasına kadar etkin olmaya devam edecek. 9 Martta gerçekleşecek Güneş tutulması bu kavuşumunda etkilerini taşıyor olacak.
Yüceltilmiş hayaller, kişinin kendisini ya da diğer bir kişiyi idealize ediyor oluşu, idealize edilmiş kişilere ya da amaçlara adanma güdüsü, bireyselliğin kayboluşu, bütünün içinde yok olma isteği, fedakarlık ve şefkat duyguları içeren bir benlik ve bize bu enerjileri taşıyan kadersel gelişen olaylar ile karşılaşacağımız zamanlar Güneş Neptün kavuşumları. Kopmalar, ani değişiklikler, sıra dışı olaylar ve davranışlar ile karşılaşmak mümkün. İçimizde gelişen bu yüksek oktavlı duygulardan ilham alarak hareket ettiğimizde ruhumuzun bambaşka bir yönü ile tanışacak olabiliriz. Hiç sorgusuz iyi kalplilik ve değerler ile adlandıracağımız amaçlarımızda gerçeklerden kopma sınırını aşmamak gerekliliği benliğin alacağı ders olabilir.

Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….

Balık Burcu

Balık Burcu
İnsanın doğa varlığında, yeryüzünden gökyüzüne açılan bir pencere gibi iki bilinç düzeyinin tamamlanma ve yeni başlangıç güçlerini sembolize eden Balık burcu, astrolojide; hassaslığın, şefkat ve merhametin, fedakarlığın, engin hayal gücünün ve coşkun duyguların ifade edilişidir.

pisces (1)
Mitolojik bir anlatımına göre;
Pisces takım yıldızın mitolojisi, toprak ana Gaia ile ölüler ülkesinin en derin yerinde olan Tartaros’un çocuğu olan Typhon ile ilgilidir. Typhon eski Yunan tanrılarının en korkuncuydu. Bir rivayete göre Typhon’un yüz tane başı vardı. Başları yıldızlara değebilirdi. Tüm başlarından kara diller ve gözlerinden ateş çıkarırdı. Ayrıca bu dev canavarın yılan ayakları ve gökyüzünü saracak kadar uzun kolları vardı. Bu korkunç canavar ile Olympos’taki tanrılar bile dövüşmekten kaçınırlardı.
Bir gün Typhon tanrıların evi olan Olympos’a saldırdı. Ve tanrılar kendilerini bir hayvana dönüştürerek kaçmaya çalıştılar. Zeus kendini bir koça dönüştürdü, şarap tanrısı Dionysos bir keçi haline geldi, tanrıların habercisi Hermes ( Merkür ) balıkçıl bir kuş şeklini aldı. Güzellik tanrıçası Aphrodite ve oğlu sevgi tanrısı Eros ise Nil nehrinden geçebilmek ve canavardan daha rahat kaçabilmak için bir çift balık halini aldılar. Athena (Minerva ) sonradan bu olayı ölümsüzleştirmek için bu iki balık figürünü yıldızların arasına yerleştirdi.
Bu balıklardan biri olan, gözkamaştırıcı güzelliğe sahip Aphrodite bir efsaneye göre dalgaların köpüğünden doğmuştur. Bir ilkbahar sabahı, Kıbrıs adası kıyılarında kıpırtısız olan deniz birden bire köpüklü beyaz bir dalga ile hareketlendi. Ve bu dalgayla birlikte bir sedef kabuğu kıyıya vurdu. Sedefin kapağı açıldığında içinden güzeller güzeli Aphrodite ve beraberinde aşk tanrısı olan oğlu Eros çıkmışlardır. Aphrodite güzelliğiyle sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpiyor, onlara sevinç veriyordu. Aphrodite gücünü sadece insanlar üzerinde göstermezdi. O tüm tabiata söz geçirebilirdi. Aphrodite gibi Eros da tanrıların ve insanların kalplerinde aşkın ilahi ateşini yakar, onların mutluluklarını veya bahtsızlıklarını hazırlardı. Eros’un elinde oklar veya tutuşmuş kızgın bir meşale bulunurdu. İnsan ruhu, neşesini de ıstırabını da hep Eros’a borçludur.Burçlar kuşağındaki Pisces, Aphrodite ve Eros’un birbirlerine iple bağlı görünen iki balık figürünü temsil eder.

Kaynak: Yasemin ÖRS, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri,Takımyıldızların Mitolojik Öyküleri