Sınırları aşmaya hazır mısınız? Yay Burcunda Yeniay

20 Aralık Cumartesi, 28 derece Yay burcunda gerçekleşecek yeniay’ın enerjisiyle hem yeni bir döneme hem de hayatımızda uzun vadeli etkiler bırakacak önemli bir sürece adım atıyoruz. Jüpiter yönetimindeki yeniay, Venüs ve Mars ile kavuşum yaparak bu iki gezegenin tam orta noktasında konumlanıyor. Görünüme Satürn ve Neptün’den gelen önemli kontaklar ile Uranüs’ün sarsıcı 150’lik açısı da eşlik ederek sürecin ciddiyetini artırıyor.

Kişisel anlama Yay burcu yeniayı inançlarımızı, geleceğe dair en derin arzularımızı, beklenti ve ideallerimizi gerçekleştirmek adına güçlü bir ivmeyi beraberinde getiriyor. İçimizde fikirlerimizi hayata geçirme noktasında büyük bir inanç hissedebilir, mevcut koşullarımızı genişletmek, sınırlarımızı aşmak ve ufkumuzu büyütmek için yoğun bir motivasyonla hareket etmek isteyebiliriz. Realitede bizi daha ileriye taşıyacak atılımlar yapmak adına oldukça elverişli bir zaman diliminde olsak da bu girişimlerin ciddi bir sınavdan geçeceğini bilerek hareket etmekte fayda var!

Bu süreçte atılan adımların kalıcı olabilmesi için gerekli sorumluluğu, ciddiyeti ve ahlaki duruşu sergilemek büyük önem taşıyor.

Özveri ve disiplinden yoksun bırakılan umutların yeşermesi pek mümkün görünmediği için, yeni planlarımızı devreye alırken beraberinde gelecek gereklilikleri yerine getirmeye de tam anlamıyla hazır olmalıyız.

Ufkumuzu genişletmek için ihtiyacımız olan cesaret ve iyimserlik bizde mevcut olsa da, Mars’ın “sınır dışı” (out of bounds) hareketi bu dönemde dikkat edilmesi gereken en kritik unsurlardan. Arzu, öfke ve risk alma eğiliminin kontrolsüz bir şekilde sınırları aşma potansiyeli taşıdığı bu günlerde, dengeyi şaşırmamak ve haddinden fazla ileri gitmemek hedeflerimize sağlıklı bir şekilde ulaşmamızı sağlayacaktır.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Güneş Oğlak Burcunda – Kış Gündönümü (21 Aralık)

Mevsim Giriş Haritası

Güneş’in Oğlak burcuna geçişi, yani kış gündönümü, klasik astrolojide yılın dört ana dönüm noktasından biridir. Bu an için çıkarılan Oğlak ingress haritası, kadim gelenekte kış mevsiminin yaklaşık üç aylık sürecine ışık tutar ve lokasyona göre içinde bulunulacak toplumsal, ekonomik ve diplomatik koşulları değerlendirmek için kullanılır. Güneş’in Oğlak burcuna geçtiği anın (Ankara) haritasında Yengeç burcu yükseliyor ve Ay Oğlak burcunda, 7. evde yer alıyor. Bu yerleşim halkın ruh halini, toplumsal atmosferi ve ülkenin genel eğilimlerini belirleyen önemli göstergelerden biridir. Yükselen Yengeç, bu dönemde güvenlik, istikrar ve aidiyet arayışının ön planda olacağını gösteriyor. Toplum, duygusal olarak daha temkinli ve korumacı bir tavır sergileyebilir.

Ay’ın Oğlak burcunda ve 7. evde olması, ülkenin dış ilişkiler, diplomatik temaslar ve müttefiklerle işbirlikleri alanında aktif bir dönemden geçeceğini gösteriyor. Uluslararası ilişkilerde ciddiyet, sorumluluk ve stratejik yaklaşımın öne çıkacağını, ilişkilerin duygusal değil, rasyonel temelde yürütüleceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla diplomatik süreçlerin, müzakerelerin ve dış politikadaki denge arayışlarının ses getireceği bir dönem öngörülebilir.

1.evde yerleşmiş Jüpiter’in Satürn ile üçgen açısı, yönetimin dış kaynaklardan veya müttefik ülkelerden destek alabileceğini, ancak bu desteğin önemli sorumluluklar ve yükümlülüklerle birlikte geleceğinin işaretçisi. Haritada Ay ile Jüpiter arasındaki karşıtlık, halk ile yöneticiler arasındaki huzursuzluğu ve duygusal mesafeyi yansıtabilir. Halkın beklentileriyle yönetimin öncelikleri aynı doğrultuda ilerlemekte zorlanabilir, güven arayışı artarken, halkın düşün motivasyonu söz konusu olabilir.

Ayrıca Oğlak burcunda, 7. evde Güneş ve Mars’ın da yer alması, dış ilişkilere yönelmiş enerji, yönetkenlik, kararlılık, stratejik planlama ve gerektiğinde sert tutum sergileme potansiyelini güçlendirmekte. Görünüm, uluslararası hukuk, ticaret, politik anlaşmalar ve müttefiklerle yapılan stratejik işbirliklerinde aktif bir süreci işaret etmekte. Dolayısıyla, bu dönem coğrafi olarak, bölgesel düzeyde etkin olma ve stratejik pozisyonu ülke olarak  güçlendirme eğiliminin artabileceğini gösteriyor.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

KÜRESEL ANLAMDA ÖNEMLİ BİR SÜREÇ- Yay Burcunda Yeniay – 20 Aralık Cumartesi

28 derece Yay burcunda gerçekleşecek yeniay Venüs ve Mars ile kavuşum yapıyor ve ayrıca iki gezegenin orta noktası halini almış konumda. Jüpiter yönetiminde yeniayın bir diğer önemli açısı ise Satürn ve Neptün ile olan kontağı. Ayrıca Uranüs ile 150’lik açısı da dikkat çekici. 20 Aralık Yay Yeniayı, dünya gündemini toplumsal ve siyasi açıdan hızlandıran, ideolojik söylemlerin ve geniş ölçekli hedeflerin öne çıktığı bir süreç yaratabilir. Stratejik yön değişiklikleri, yeni stratejik anlaşmalar ve paktların başlatılması veya pakt içi değişimler için itici bir güç halini alabilir. Aynı zamanda ses getiren anlaşmalar ve ittifaklar gündeme gelirken, askeri gövde gösterileri ve savunma alanına yapılan yatırımların  ve yaptırımların görünür olması muhtemeldir.

Bölge olarak Çin, Japonya, Kuzey Amerika, Nijerya yeniay haritasının izdüşümleri olan kesimler. Bu ülkeler için etkileri daha ön planda bekleyebiliriz.

Süreç içerisinde,

Uluslararası ilişkilerin hız kazanması

Paktların daha fazla gündeme gelmesi

İttifakların öne çıkması (askeri veya siyasi)

Mülteci sorunu, sınır politikaları

Hukuk ve uluslararası hukuksal süreçler

Askeri yapılanmalar, savunma ittifakları

Basın- yayın, gazetecilik- medya kurum ve kişileri

üzerinde yoğunlaşan etkilerin söz konusu olacağını söyleyebiliriz. Her ne kadar genişleme ve gelişme yönünde ağırlık taşıyan etkileri ön planda olsa da sınırlandıran, yavaşlatan ve mecbur eden türde etkilerin de tüm bu bahsettiğimiz konu ve kişileri üzerinde etkili olacağını da söylemeliyiz.

Türkiye haritasında 6. eve düşen yeniay derecesinin natal Ay ile kurduğu karşıtlık, özellikle askeri kuvvetler ve güvenlik alanlarında dikkat çeken bir hareketliliğe işaret edebilir. Silahlı kuvvetler, donanma ve sınır güvenliğiyle ilgili yeni düzenlemelerin, askeri yatırımların, bölge içerisinde güvenliği sağlamaya yönelik atılacak yeni askeri adımların gündeme gelmesi söz konusu. Aynı zamanda çalışan kesim, işçi ve memurlara yönelik alınacak kararların öne çıkması mümkün, ücret ya da çalışma koşullarıyla ilgili durumlar beklenti yaratabilir, bu alanlarda beraberinde bazı sınırlandırmaları da içeren iyileştirmelere yönelik düzen değişimleri süreci şekillendirebilir.


Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Ikigai

Ikigai, Japon kültürüne ait derin ve anlamlı bir yaşam felsefesidir. Kelime olarak Iki (yaşam) ve gai (değer, amaç) sözcüklerinden türetilmiştir, “yaşam amacı” ya da “yaşama sebebi” “varlık nedeni” anlamına gelir. Bir insanın sabah uyanmak için duyduğu içsel motivasyonu, hayattaki anlamını ve amacını bulma sürecini ifade eder. Ikigai, hepsi bütün olarak, mutluluk, anlam, başarı, denge ve içsel tatmini kapsayan bir yaşam biçimi kurmak ve sürdürebilmek ile ilintilidir.

Japonya’da özellikle Okinawa Adası’nda yaşayan dünyanın en uzun ömürlü insanlarıIkigai’sini belirlemiş, anlamlı yaşamlar sürdüren insanlardır.

Ikigai çok geniş bir perspektif taşır. En derin anlamda, kendini tanıma, farkındalık geliştirme ve içsel potansiyeli ortaya koyma yolculuğudur ki bu yönüyle, kendini gerçekleştirme kavramıyla da birebir örtüşür.

Astroloji “kendini gerçekleştirme” anlamında edinebileceğimiz en güçlü kılavuz olarak,  Ikigai felsefesini yaşama adapte etmek isteyenler için güçlü bir araçtır. Kişisel doğum haritası Ikigai felsefesini hayata adapte edebilmek için gereken tüm yanıtları verir ve bu, bu anlamda eşsiz bir kaynak anlamına gelir.

Uzun zamandır üzerinde derinlemesine düşündüğüm ve çalıştığım yaşam felsefesi Ikigai benim için sadece bir kavram değil aynı zamanda bir varoluş anlayışıdır.

Eğer siz de sabahları sizi yataktan kaldıran motivasyonu keşfetmek ve kendi Ikigai’nizi doğum haritanızla birlikte tanımlamak- bulmak isterseniz, d.efeoglu@gmail.com adresinden benimle iletişime geçebilirsiniz.

Dilâra Efeoğlu

PATLAMAYA HAZIR MAYINLAR – SAVAŞ DOLAYLI OLARAK DÖNEBİLİR

Merkür ve Mars, kavuşum derecesinde ilerliyorlar ve Akrep burcu geçişindeler. Görünüm yalnızca keskin bir zihni değil aynı zamanda keskin bir dili de ifade ediyor. Yani olaylara yüzeysel bakma zamanı değil, derinlemesine düşünme, görünmeyeni fark etme, gizli kalan yönleri sezme zamanındayız.

Her ne kadar Merkür yavaş ilerlemeye başlamış olsa da iletişim fazlasıyla yoğun ve kritik etkiler altında. Sözler ince hesaplarla dile gelebilir ve arkasında yoğun bir strateji, geçmiş hesaplar, geleceğe yönelik hamleler, gizlenen planlar var olabilir.

Merkür ve Mars bir süre daha birlikte hareket edecekler ki bu durum, Merkür için çok da sıra dışı değil. Ancak ileriye dönük bir öngörüde bulunmak isterseniz, 2026 Ocak ayını da kapsayan bu iki gezegenin geçişi, oldukça etkili tınılar taşıyor ve güçlü etkiler yaratabilir.

Kişisel olarak Merkür’ün Akrep burcu transit tarihlerini kontrollü geçirmekte fayda var. Düşüncelerin daha rahat odaklanması bir fırsat yaratırken, keskin, tartışmacı, geçmişi bugüne taşıyan bir zihin yapısının da oluşacağını unutmamak gerek.

Dünya siyasi hayatında ise, diplomatik ilşkilerde stratejik ve tehditkâr irtibatlar ve sözlerle gözdağı veren bir üslup ön plana çıkabilir. Gizli anlaşmalar, perde arkası imzalar, dışarıya yansımayan ancak fiilen gerçekleşen eylemler şeklinde kendini gösterebilir.

Merkür ve Mars’ın Yay burcundaki geçişi ve kavuşumu, Akrep sürecindeki gizli, stratejik ve dolaylı zihinsel enerjinin yerini, dışa dönük, ateşli ve doğrudan bir ifade biçimine bırakacak. Sözlü tartışmalar artabilir, ideolojik fikirleri başkalarına kabul ettirme çabası, mücadeleci hatta zaman zaman dayatmacı bir tavra dönüşebilir. Düşünceler hızla eyleme geçerken, bu durum acelecilik patavatsızlığa ve kutuplaşmalara neden olabilir. Eğitim, yayıncılık, hukuk, siyaset ve inanç sistemleri gibi alanlarda sert ifadeler, keskin görüşler ve propagandaya varan söylemler öne çıkabilir. Bu süreçte en dikkat edilmesi gereken nokta, fikirlerdeki cesaretle fanatizm arasındaki ince çizgidir. Doğrular elbette savunulabilir, ancak bu savunmanın ne kadar kapsayıcı, anlayışlı ve etik olduğu, bu geçişin gerçek sınavını belirleyecek.

Uluslararası ilişkilerde diplomatik krizler hatta savaş kararları bile gündeme gelebilir, özellikle liderlerin açıklamaları, sertleşen diplomatik dil ve karşılıklı restleşmeler tansiyonu yükseltebilir.

Terazi Burcunda Güneş Tutulması (2 Ekim 2024 Çarşamba)

Halkalı tutulma şeklinde gerçekleşecek Güneş tutulması ülkemizden izlenemeyecek, Güney Amerika, Pasifik Okyanusu, Atlas Okyanusu ve Antarktika’dan görülebilecek.

2 Ekim günü 10 derece Terazi burcunda gerçekleşecek tutulma ilişkiler, ortaklıklar, anlaşmalar, hak ve hukuk-adalet konularını içine alan durumlar ve alanlar üzerinde öncelikle etki yaratacak. Tutulmanın etkilerini hem kişisel hem toplumsal düzeyde önümüzdeki en az 6 aylık süreci şekillendiren olaylar üzerinde görebileceğiz.

Terazi burcu tutulmasıyla birlikte hayatlarımızda var olan ilişkileri yeniden değerlendirmek, benzer şekilde ortaklık, iş birlikleri gibi durumları gözden geçirmek gerekliliği ile karşılaşacak olabiliriz. Terazi burcu tutulması eski ve yeni arasında bir denge kurma gerekliliğini ön plana çıkarıyor ki yine en genel anlamıyla ilişkiler bu dengeye ihtiyaç hisseden en önemli hayat alanlarımızı oluşturacak. İçinde bulunduğumuz koşulları yeniden gözden geçirme gerekliliği ve bir nevi geçmişin muhasebesini yapma gerekliliği ön plana çıkabilecek. Adaletli olmak çok önemli. Dengeleri yanlış kurulmuş olan ilişkiler ise bir nevi Terazi tutulmasıyla birlikte sonlanmaya, dönüşüm içerisine girmeye yönelik etkiler alacak. Bir dönüm noktası halini alacak Terazi tutulması ancak dengelerin doğru taraf aldığı ilişkileri daha ileriye götürebilecek. Bitişler ve başlangıçlar enerjisi de diyebiliriz. Bu tutulmanı etkileri özellikle Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burçlarından gezegen ya da referans noktaları etki alan doğum haritası sahipleri için daha güçlü hissedilebilir. Geçmişteki sorunlar yeniden gündeme gelebilir, eski yaralar gün yüzüne çıkabilir. Çözüme kavuşturmak, iyileştirmek ancak dengelerin yerli yerine oturmasıyla mümkün olabilecek.

Tutulmalar sadece bireysel hayatlar üzerinde değil, aynı zamanda toplumsal ve küresel olaylar üzerinde de etkili olurlar. Terazi burcunun adalet ve diplomasi ile bağlantılı olması siyasi olaylar üzerinde de kendini gösterebilecek. Önümüzdeki süreçte uluslararası ilişkiler ve bu ilişkilerde diplomatik konumlar dikkat çekici bir gündem oluşturabilir. Diplomatik ilişkiler krizlere oldukça açık. Tutulma haritasında tutulmanın yönetici gezegeni Venüs’ün de dahil olduğu su elementlerinde oluşmuş büyük üçgen açı kalıbı duygusal hassasiyetlerin güçlü olacağının işaretçisi. Her ne kadar destekleyen, birleştiren bir görünüm verse de karşılıklı beklentilerinde yüksek olacağının işaretçisi bir görünüm.

Global anlamda sosyal denge ve adalet arayışlarının da yeniden tetiklenmesi anlamına gelebilecek tutulma özellikle tutulmanın görüldüğü bölgeler başta olmak üzere, dünyanın birçok yerinde hak arayışları, toplumsal hareketler, protestolar halini alacak davranışlara dönüşebilir.

Kısaca yükselen burçlara göre tutulmanın etkilediği hayat alanlarına baktığımızda;

Koç: İlişkiler ve ikili ilişkilerin getireceği önemli değişimler. Ortaklıklar ve evlilik konularında alınması gereken kararlar. Boğa: İş ve sağlıkla ilgili alanlarda dikkat vermek gereken durumlar, yeni bir düzen kurulumu ihtiyacı, İkizler: Çocuklarla ilgili konular, kişisel alanda yetenekleri ortaya koyma yönünde girişimler ve aşk ilişkileri, Yengeç: Ev ve aile konularında önemli kararlar alma gerekliliği, taşınma, ev, yuva, ailevi meseleler, Aslan: Anlaşmalar, sözleşmeler, geçmişten gelen yatırım konuları ve ayrıca seyahatler, yer değişimleri, Başak: Maddi konular, kazançlar ve yatırımlarla ilgili fırsatlar veya zorluklar, Terazi: Yenilenme ihtiyacı, kişisel gelişmeye yönelik beklenti yaratan olaylar, kariyer mücadeleleri, Akrep: Ruhsal ve içsel duygusal hassasiyetler, kadersel gelişmeler, maddi konular, Yay: Sosyal çevre, arkadaşlıklar ve gelecekle ilgili hedeflerin kapıyı çalması, yeni kapılara yönelme. Oğlak: Kariyer ve toplumsal statüde önemli değişimler, iş hayatı, Kova: Eğitim, yurt dışı bağlantıları yeni fırsatlar, değişimler, Balık: Finansal konular ve ortak gelirler, yatırımlar. Miras, kredi veya borçlarla ilgili konular.
Hepimize güzellikler getirsin dilerim.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR Cap

Plüton Kova – Dijital Savaş

17 Eylül 2024 günü Lübnan’da çağrı cihazlarının eş zamanlı olarak patlatılması çok sayıda kişinin yaralanması ve hayatlarını kaybetmesine yol açan bir olay olarak gündemde yer aldı. Aynı zamanda bu olay tarihe dijital teknolojinin bu şekilde kullanıldığı bir ilk olarak kayıtlara geçti.

Her ne kadar patlama anının gün ve saat bilgisi belirli olsa da ve Satürn ve Neptün arasında kalan Ay’ın hemen tutulma öncesine denk gelmesi olay için bir belirteç oluştursa da asıl arka planda çalışan mekanizmanın Plüton Kova burcu geçişi olduğunu söyleyebiliriz. Evet olay esnasında, bu tarihte Plüton Kova burcu ilerleyişinde değil, Oğlak burcuna gerilemiş ve bu burcun 29. derecesinde. Fakat hatırlayalım; 23 Mart 2023 günü Plüton Kova burcu ilerleyişine başlamıştı. Ve Plüton Kova burcu sürecinin enerjisi dünya üzerinde artık aktifti. İşte o aktif enerjiler gelişen olaylar üzerinde çehrelerini gösteriyor. Bir olayı değerlendirirken an haritasını değerlendirmek çok önemli olduğu kadar özellikle dünya astroloji gibi bir sahada çalışırken arka planda sahnede yer alan enerjileri unutmamak da çok önemli. Gerçekleşen olayla ilgili kısa bir araştırma yaptığınızda 2023 yılına dayanan bir hipotez olduğu iddialarını da ayrıca okuyabilirsiniz. Asl olan kurguyu hazırlayan her zaman arka plan oyuncuları olurlar. Söz konusu olay maalesef insanlık adına üzüntü verici bir şekilde kullanılmış teknolojik gelişmeye işaret ediyor. Kova burcunun yazılım geliştirme, yapay zekâ, dijital-bilim- teknoloji ile olan yakın ilgisi ortaya çıkabilecek birçok yenilikle birlikte önümüzdeki daha uzunca yıllar için, dehşet verebilecek türden Plüton’un güç kullanımını -gücün kötüye kullanımı- ile ayırt etmeksizin ölümcül hale getirebileceğini de düşündürüyor.

Dilâra Efeoğlu

TRANSİTLER VE GEZEGEN DÖNÜŞLERİ YORUMLAMA YÖNTEMLERİ EĞİTİMİ

• Transitler (Gezegen geçişleri) ne demektir?

• Bir doğum haritasının aldığı transitler natal haritaya bağlı olarak nasıl yorumlanır?

Yaşamda önemli olayların zamansal tahminini yapmak için gezegen geçişlerinden nasıl faydalanırız?

• Bir doğum haritasının en önemli geçişlerini nasıl tespit ederiz?

• Gezegen geçişlerini doğru okumanın kendi içerisinde önemli bazı kuralları ve kullanım kriterleri mevcuttur. Bu kurallar ve kriterler nelerdir?

• Güneş Dönüşü haritaları, Jüpiter dönüşü ve Satürn dönüşü haritaları ne demektir? Geleceğe yönelik tahmin aracı olarak natal haritalarda ne anlama gelirler? Nasıl değerlendirilirler?

Ve çok daha fazlası…

Gezegen geçişleri (Transitler) bir doğum haritasının vadedilmiş potansiyellerinin ortaya çıkışının zamansal sürecini tespit edebilmek için değerlendirilen önemli döngüleri ifade ederler. Gökyüzünde süregelen bir devinim halinde olan gezegenler geleceğe yönelik olayların zamanlaması, içinde bulunulan zamanın ise kalitesi hakkında öngörü yapabilme tekniklerinden önemli bir tanesini oluştururlar. Yaşamda önemli olayların öngörüsünü yapabilmek doğum haritasının gezegen geçişleri ve gezegen döngüleriyle birlikte okunmasıyla mümkündür.

AstroArt Astroloji Okulu bünyesinde açılan ders Astroloji Okulu öğrencileri dışında TÜM KATILIMCILARA açıktır. 8 hafta sürecek ve eğitim Perculus sistemi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Canlı olarak katılım sağlanamayan dersleri daha sonra izlemek veya dersleri tekrar etmek için eğitimin başladığı süreden itibaren altı ay boyunca ulaşıma açık tutulacak. Ayrıntılı bilgi https://astrolojiokulu.com/tr/portfolio/dilara-efeoglu-ile-transitler-ve-gezegen-donusleri-yorumlama-yontemleri/ linkinde.

Gezegen geçişleri (Transitler) ve gezegen dönüşleri eğitimine katılmak için Temel seviyede astroloji bilgisine (Gezegenler, burçlar, evler ve açıların anlamı) sahip olmak yeterlidir.

BAŞVURU VE KAYIT: 0532 284 89 79 – info@astrolojiokulu.com bağlantı kurabilirsiniz.

BOĞA BURCUNDA PARÇALI AY TUTULMASI – 19 KASIM 2021

Global olarak baktığımızda tüm dünya üzerinde; Rekabet ve rekabet! Oldukça sert ve kolay vazgeçilmez olacak…

BOĞA BURCUNDA PARÇALI AY TUTULMASI

19 Kasım Cuma günü 27 derece Boğa burcunda bir Ay tutulması gerçekleşiyor. Tutulma ülkemizden izlenemeyecek, Avrupa’nın batısı, Atlas okyanusu, Güney ve Kuzey Amerika’nın ve Büyük Okyanus’un büyük çoğunluğu, Yeni Zelanda, Avustralya ve Asya’nın doğusunda izlenebilecek.

Ay ve Güneş tutulmalarını güçlü bir yeniay ve dolunay olarak düşünebilirsiniz fakat burada fark yeniay ve dolunay’ın ortaya koyacağı etki mekanizmasının çok daha yüksek seviyede kuvvetli ve ayrıca zamansal olarak çok daha uzunca süreyi içine alacağıdır. Boğa burcunda gerçekleşecek dolunayda en az önümüzdeki 6 aylık dönemde olay ve durumlar üzerinde etkili olacak.

Boğa burcu tutulması bu burcun konuları üzerine pek tabii ki özel bir önem ve dikkat çekici vurgu getiriyor. Bir Ay tutulmasının yeniaydan farkı olarak iki ışığın karşılıklı yerleşimde olduğu görünümü akıldan çıkarmamak ve burada bir farklı güçlere dönüşen enerjilerin varlığının söz konusu olduğunu da unutmamak gerekmekte.

Boğa ve Akrep burçları aksında olan tutulma için en genel anlamda etkisini maddi ve manevi güvenlik ve stabilite kavramları arasında yaşanan gerilim ve gerek içsel gerek dışsal çatışma etkisini açığa çıkaracak diyebiliriz.

İçinde bulunduğumuz koşulların bir sebeple sarsılması, yeniden düzenlemeye ihtiyaç hissedecek olaylarla karşılaşılması, var olan düzenlerin sorgulanması ve önemli değişimlerle baş başa kalması gibi etkileri bekleyebiliriz.

Maddi kaynakların yeniden düzenlenmesi gerekliliğine dikkat etmek, bu konuda gereken değişimleri ve düzenlemeleri yapmaya gönüllü olarak başlamak, içinde bulunduğumuz şartların değişiminden korkmak yerine geleceğe yönelik değişimlere akıl ve cesaret ortaklığı ile girişebilmek gerekliliği kapımızı çalıyor!

Tutulma derecesi Algol adında bir sabit yıldızla kavuşum yapıyor. Gökyüzünün sert etkilerini taşıdığı bilinen bu sabit yıldızın ifade edebileceği, aşırı abartılı ve tutkulu kararlar almaktan, rekabete dönük, sert ve acımasız davranışlardan uzak kalmaya çalışmak, egosal çıkışların etkisine girmemekte yarar var. Tutulma haritasında Mars ve Uranüs’ün karşıt açı yaptıklarını göz önüne aldığımızda bu etkileri daha ön plana çıkaracak dürtülerin yoğunluğundan bahsedebiliriz. Tutulmanın yönetici gezegeni Venüs ve Oğlak burcundan Mars Uranüs karşıtlığı ile bağlantı kuruyor. Beklentilerin, isteklerin, arzuların damgasını vuracağı uzunca bir süreç hayatımızı şekillendirecek gibi görülüyor.

Global olarak baktığımızda tüm dünya üzerinde; Rekabet ve rekabet! Oldukça sert ve kolay vazgeçilmez olacak…

Eski astrologlar bir tutulma için görüldüğü, izlenebildiği ülkede daha fazla etkili olduğunu söylerler. 19 Kasım tutulmasının ülkemizden görülmediğini söylemiştik fakat bir harita üzerinde önemli derecelerle bağ kuruyorsalar yine ülke için etkili olacağı da söylenir.

Boğa burcu tutulması ülkemiz haritası üzerinde baktığımızda, 5. ev içerisinde denk düşüyor ve Jüpiter derecesine yakın gerçekleşiyor. Türkiye haritası içinde bulunduğumuz günlerde Jüpiter kare açısı sürecini yaşamakta ve tutulma bir nevi bu süreci ortaya çıkaran, daha görünür olan etkiler oluşturuyor. Tüm bunlar, özellikle çocuklar, gençler, eğitim sistemi, okullar, her türlü eğlence ve sporsal faaliyet ve kurumlar üzerine vurgu getirmekte. Ayrıca yönetim ve yönetici figürleri, hastalıklar ve halk sağlığı konuları önemli gündem maddesi halini alabilecek olarak görülmekte. Toprak elementi vurgusu ve karşıt açıların getirisi yer sarsıntıları ihtimali potansiyeline işaret eder bu özellikle tutulmanın izlendiği bölgeler için daha yüksek oranda doğal afet riskleri taşır.

Güzellikler getirmesi dileyerek…

MARS – SATÜRN KARE AÇISI – SON FAZ

Gezegenler, özellikle dış gezegenler olarak (astronomik ve astrolojik olarak) adlandırılan gezegenlerin birbirleriyle yaptıkları kavuşum ve açılar, bir döngünün yani ortak çizilen bir profilin işaretçisi olarak astrolojik harita okumada önemli yer alırlar. Ve yine özellikle dışa gezegenlerin açıları ortaya koyacakları etkiler anlamında incelenir ve tahmin yürütülürken bu döngünün genel niteliği yani en azından burcu ve fazı mutlaka dikkate alınarak okunur. Bu, sebep ve sonuç ilişkisini doğru tanımlayabilmek için yüksek bir potansiyel verir. Yoksa daha yüzeysel bir çalışma olarak kalır. İçinde bulunduğumuz günlerde böyle bir döngünün son fazına gelmiş olan iki gezegen Mars ve Satürn 11 Kasım sabahı çok erken saatlerde aralarındaki kare açıyı kesinleştirmiş olacaklar ve bu gezegenlerin arasındaki döngünün son fazı. Mars ve Satürn arasında kısa döngü olarak adlandırabileceğimiz kavuşum ile başlayan döngüleri yaklaşık iki yılda bir gerçekleşirler. 31 Mart 2020 günü Kova burcunda kavuşan gezegenler 5 Nisan 2022 günü yine bu burçta kavuşum yaptıklarında bir döngüyü bitirmiş yenisine başlıyor olacaklar. Akrep burcu yerleşiminde Mars ve Kova burcu ilerleyişinde Satürn arasında gerçekleşen kare açı her ne kadar yarın geç saatlerde kesinleşecek olsa da aslında etkinliğini Kasım ayının ilk gününden bu yana arttırarak sürdürmekteler. 31 Mart 2020 günü Kova burcunda iki gezegenin kavuşum yaptığı tarihler hepimizin hatırladığı gibi korona virüsün belki de en pik yaptığı dönemlere işaret etmeye başlamıştı. Bu tabii ki gezegenlerin kavuşumunun ortaya koyacağı potansiyel etkilerden biriydi ve etkisini virüs üzerinde ve maalesef zayıflamış bağışıklık ve hızlı gelen ölümler üzerinde gösteriyordu. Zorlu ve yıpratan bir enerji olarak düşünebileceğimiz kavuşum enerjisi bir diğer yandan sınırlanma, engeller ve blokajlar içinde kalma etkisi de getirir. Kova burcunun global mekanizması gerçekten toplumsal açılımda geniş, küresel alana yayılan süreci tarif etmekteydi. İki gezegenin kavuşumla başlayan kısa döngüleri devam eden yıl içerisinde ilk kare ve karşıt olarak zorlayıcı iki açı ile süreci şekillendirmeye devam ettiler. 11 Kasım 2021 ise kavuşum öncesinde son kez kare açı yaptıkları bir evreyi oluşturuyor. Mars kendi yöneticiliğinde, güçlü bir yerleşimde, Akrep burcunda. Savaşma ve savunma yönünü tam anlamıyla kullanmak isteyeceği bir yerleşimde. Satürn ile son kare fazında çetin bir mücadele ortaya koyacak olduğunu düşünebiliriz. Peki bu ne anlama gelir diyecek olursak, savunma ya da savaşmak adına güçlü olduğunu fark etmek ya da güçlü argümanları doğru kullanabilmek Mars ve Satürn gezegenleri arasındaki açıların olumlu getirisi olabilecek sağlam ve kalıcı adımlar atma, başarılar elde etme şansını verir. Bir diğer yandan zayıflayan bir savunma sistemi ya da darbe almış savunma sisteminin çökmesi veya yanlış davranışlar geliştirmesi anlamına da gelecektir ki bu korona virüs örneği ile devam ettiğimizde önemli mücadeleler vermemiz gereken ve sağlık (bağışıklık) olarak tehdit içinde olunabilecek bir zaman dilimi barındırdığını söyleyebiliriz. Doğru bir savaş ya da savunma sistemi ortaya koyabilmek ise bir nevi savaştan galip çıkma potansiyelini de taşıdığını unutmayalım. Kişisel olarak iki gezegen özellikle natal haritamızda yerleşimine göre hayatlarımızda mücadele etmeye zorlandığımız, bazı şeylere mecbur kaldığımız, öne adım atmaktan bir nevi geri tutulmaya çalışıldığımız konuları hayatlarımıza katarak etki etmekteler. Tüm bu etki sağlam kararlar ve sağlam bir yapı inşa etmeye yönelik eğilimler içeriyor olsa da korku yaratmak ve korku ile kontrol sağlamak yine özellikle iki gezegenin olumsuz açılarında görülebilen sonuçlardan biri. 5 Nisan 2022 günü yine Kova burcunda kavuşumlarını tekrarlayan ve yeni bir döngü başlatan iki gezegen bugün yaşadığımız benzer etkilerin hayatlarımızda varlığını sürdürme çabası içinde olacağının da işaretçisi. Bu korona virüs bitmeyecek anlamına geliyor demiyorum ama bitecek anlamına da gelmediğini söyleyebilirim. Bir diğer yandan içinde bulunduğumuz süreç global anlamda tümü etkileyen olay, durum ya da davranış modellerine çok daha büyük bir vurgu getiriyor. Bu önümüzdeki yıllarda daha da belirgin bir hal alacak. Bireysel etkiler ya da bireysel etkilemeler toplumsal etkilerle oldukça harmanlanmış şekliyle karşımıza çıkmakta olacak. Akrep ve Kova burçlarında iki zor etkili gezegenin yine zor nitelikte açısı içinde bulunduğumuz günlerde patlayıcı, sarsıcı, birikmiş enerjinin bir anda serbest kalması türünde etkiler yaratıyor. Kontrol edilmekte zorlanılan, bastırılmış enerjinin kriz ya da sarsıntı yaratarak açığa çıkması hem kişisel hem global anlamda bir etki mekanizması oluşturuyor ve doğa, yer küre bu etkiden kendini pek tabii ki ayrı tutamıyor.