Pluto, Pluto retrosu (23 Nisan – 1 Ekim 2018)

9a3dd82b17224affc6cd19ae6dc66878.jpg

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Pluto, 23 Nisan Pazartesi günü retro hareketine başladı. Bu gezegenin ne ifade ettiğini bilmek , retro (geri) harekette olduğu süreçte neyi ifade edeceğini biliyor olabilmek açısından oldukça önem taşır.

Pluto, Pluto retrosu (23 Nİsan-1 Ekim 2018)
Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin, güçlü ifadesini taşır. Pluton’un yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta, düzen ve sistem prensiplerine ait gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu ve bu oluşumun devam edecek sürecini göstermekte. Devlet, devletlere ait sistemler, kurumlar, kuruluşlar, büyük ölçekli şirketler, kamusal kurumlar, ekonomi ve finansal konular, toprak, topraksal kaynaklar, inşaat, inşaat sektörü Pluto’nun Oğlak burcu geçişinin oluşturduğu dönüşüm, başkalaşım enerjisinin yoğun ve sarsıcı etkisi altında olan alanlar.

Bizler kendi bünyemizde oluşturmuş olduğumuz kontrol, otorite, statü, görev bilinci, yönetici figürü yaratımları üzerine düşünmeye ve bu güdülerin ortaya koyduğu benliğin değişmeye muhtaç yönleri ile karşılaşmaya hazır olmalıyız. Pluto’nun yeraltı tanrısı olduğunu hatırladığımızda yüzeysel bir etkiden bahsetmediğimizi, köklü dönüşümsel etkilerin başrolde olduğu bir yaratım gücünden bahsettiğimizi anlamaktayız.
Kişiyi iç dünyasına sürükleyebilecek ve iç dünyasının en derinlerine gömülü gizli benliği ile karşılaştırabilecek olan Pluto retrosu, yepyeni bir benliği ortaya çıkarmanın ancak geçmişten kalan tüm tortulardan arınmak, geçmişin gölge etkisinden kurtulmak gerekliliğinin yerine getirilmesi ile sağlanabileceğini ortaya koymakta. Geri hareketinde Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Retro Pluto’nun yaratıcılığı bu anahtarı bilinç altı seviyeden çıkartıp bilinç üstü seviyeye taşıyabilmek ve zihinsel dönüşümü bilinçsel hale getirebilmekte saklıdır. İster gölge yönlere sahip olsun, ister melek saflığına sahip olsun, benliğin derinlerine döndüren ve dönüşümün tamamlanmamış yönlerini arayıp bulan, bilinçaltını açığa çıkaran enerjiler Pluto retrosunun ana odağı olurlar. Oğlak burcunun 21. derecesinden retro hareketini başlatan Pluto yine Oğlak burcunun 18. dercesine kadar gerileyerek sonrasında 1 Ekim günü buradan ileri hareketini başlatmış olacak. Bu dereceler aralığında gezegen yada nokta yerleşimi olan haritalarda temas ettiği gezegen yada noktanın ifade ettiği konular üzerinden gelişebilecek etkisini çok daha belirgin görebilirsiniz.

Pluto’nun retro süreçleri içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Dönüşümün gerekliliği ile yüzleşmekten kaçmak, kendi gücüne karşı yabancı olmak kabullenilmemiş ve bastırılmış içsel güç ile birlikte dışarıya öfke ve kızgınlık hisleri olarak yansıyabilir. Oysa dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinleyebilmek iyileştirici gücünü görmeyi sağlayabilecektir.

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Görsel: Roberto Santo

Mars, Pluto Kavuşumu

bc0d769e20dfc4f69bdabc2b4f1e9a2c (1).jpg

Ölüler diyarı, Yeraltı Tanrısı Hades (Pluto) ile Savaş Tanrısı Ares (Mars) gökyüzünde kavuşum yapmaktalar.
26 Nisan Perşembe günü Oğlak burcunun 21. derecesi içinde kesinleşecek olan kavuşumun güçlü etkisi Mars’ın, Pluto’nun enerji alanına girmesi ile birlikte artık oldukça etkin konumunda. Bu oluşmakta olan etki 26 Nisan Perşembe gününe değin fazlalaşan bir ivme çiziyor olacak.
Mars ile Pluto gezegenlerinin kavuşumu bu iki gezegenin fonksiyonlarının bir noktada birleştiğini ifade eder. Oluşan birleşim yüksek potansiyelli ve çok büyük çaplı bir güç demek.
Yeraltının tanrısı Hades (Pluto) yeryüzünün büyüklüğüne eşit olan yeraltı diyarına hükmeden ve tüm yeraltı hazinelerine sahip olan bir tanrı olarak yeryüzüne sadece bir kez, eşi olacak Persephone’yi kaçırmak için olduğu hali ile çıkar. Görünmezlik sağlayan miğferi ve yaşam ve ölüm taşıyan iki uçlu asası ile yeryüzünde onun yüzünü gören çok az kişi vardır. Verdiği sözden asla geri dönmeyişi ile tanınan Hades (Pluto) herkes tarafından korkunç ve insafsız olarak bilmektedir.
Mars, Pluto kavuşumu yüksek irade ve yüksek mücadele gücü getiren, kendini ve isteklerini ortaya koymaktan çekinmeyen bir yapıya işaret eder. Etkin olduğunda kişi yada olayların dilini okumaya çalıştığımızda; güç arayışı, amaç duygusu için aktif mücadele ve kontrolü kaybetme dürtüsünün altında yatan kontrolü ele geçirme dürtüsü ile karşılaşıyor olduğumuzu görebiliriz.

Gizli bir hazine halini almış, gömülü bir güç anlamı taşıyan görünüm, güç, kontrol, kazanma güdüsünün şekillendirmekte olduğu bir hareket anlayışı getirmekte.

Oluşan etki derin anlamda “transformasyon” “dönüşüm” barındırmakta olacak.

Ulaşmak istenilen hedefler üzerine yoğunlaşma arzu
Güç ve cesaret barındıran hareket anlayışı
Kararlı ve soğukkanlı yaklaşım
Kazanmaya, elde etmeye odaklanma
Azim, dayanıklılık ve irade gücü
Başkalaşıma izin verme,
demek olan kavuşumun açığa çıkarmakta olduğu etkiyi pozitifsel yaratımı ile kullanmak, açının taşıdığı dönüşüm enerjisini doğru yere doğru şekilde yönlendirebilmek ile mümkün.
Oluşan enerjisel gücü yıkıcı bir kuvvet haline getirmek, benmerkezci ve aşırılaşmış egosal davranışlar içine girmek, baskıcı, acımasız, manipüle edici, sınırlayıcı, şiddet içeren tutumlar sergilemek ise iki gezegenin oluşturduğu gücün düşük boyutlu algılanışının yol açabileceği yıkıcılık barındıran kullanımına yol açacaktır.