Jüpiter – Uranüs Kavuşumu (21 Nisan 2024)

21 Nisan Pazar günü (05:26, İstanbul) Jüpiter ve Uranüs Boğa burcunda kavuşum yapıyor ve yeni bir döngü başlatıyorlar.

Jüpiter ve Uranüs, iki gezegen yaklaşık olarak 14 yılda bir gökyüzünde kavuşum haline gelirler ve bu kavuşum 83 yılda bir yeniden aynı burçta birleşmeleri ile büyük bir döngü oluşturur.

Jüpiter ve Uranüs kavuşumu 2024 yılının en önemli gezegen döngülerinden birini oluşturuyor. İki gezegen en son 2010 yılında Balık burcunda kavuşmuşlar ve bu burçta yeni bir döngü başlatmışlardı. Şimdilerde ise döngü Boğa burcunda başlıyor. Nispeten uzun bir süreci kapsayan bu başlangıç döngüsü en genel anlamıyla büyük değişimlerin ve dönüşümlerin habercisi olarak kabul edilir.

Jüpiter, genişleme, geliştirme fonksiyonu ile fikirlerin, felsefenin, inançların, kanunların, maddi manevi konuların gezegeni olarak bilinirken, Uranüs ise özgürlük, isyan, devrim ve beklenmedik değişimlerin gezegenidir. Bu iki güçlü gezegenin bir araya gelmesi, bireysel ve küresel düzeyde değişimler getirirken gelen değişimlerin önemli sarsıntılar yaratarak da gerçekleşecek olması gezegenlerin profiline göre beklenen bir durum olacaktır.

Jüpiter’in enerjisi, Uranüs’ün ani ve radikal değişikliklerine bir ivme katma unsuru olarak işlev görebilir. Bu kavuşum, kişisel gelişimden, bireysel etkilere ve dünya hayatına yönelik, global birçok alanda yeni başlangıçlar için uygun bir zemin hazırlayacaktır.

Boğa burcunda gerçekleşen bu kavuşum, özellikle maddi konular ve doğa, toprak ile olan ilişkimizde yenilikler getirebilir. Boğa’nın sabit ve güven arayan yapısı, Uranüs’ün değişim rüzgarlarıyla karşılaştığında, bizi konfor alanlarımızdan çıkararak yeni yollar keşfetmeye teşvik edebilir. Bu süreçte, alışkanlıklarımızı gözden geçirme ve daha sürdürülebilir bir yaşam tarzına yönelme fırsatı bulabiliriz. Hayatın getirdikleri içinde sürüklenmek yerine hayata karşı bir duruş, hayata tutunma ve köklenme arzusunu körükleyebilecek olan döngü, tüm yerleşik sistemlerin bir nevi altını üstüne getirebilir.

Belki de son yıllarda en önemli gelişme sahasını edinmiş olan radikal spiritüel yaklaşımlar yerini daha gerçekçi, madde dünyası ile bağlantılı, somutlaştırılabilir yepyeni oluşumlara bırakıyor.

Dünya ekonomisi ile döngünün ilgisini oldukça yoğun hissedeceğimiz muhakkak. Hatırlayalım ki 2018’den bu yana Uranüs’ün Boğa burcu geçişi zaten tek başına tüm para piyasaları için değişim ve başkalaşım rüzgarları taşıdığı uzunca bir süreç içindeyiz.

Kavuşum önümüzdeki 13 yıllık süreçte para sistemlerine dair dikkat çekici değişimleri beraberinde getirecektir. Bu belki dijital paraları daha da fazla hayatımız dahil etmek olabileceği gibi, bu alanlarda oluşacak orijinal ve pratik yeniliklerde yavaş yavaş hayatımıza katılacaktır. Aynı zamanda madalyonun diğer yüzü her zaman devrede olur ve çatlayan, çöken sistemler, para ekonomisinde tutarsız dönemler, ekonomik krizler de bu sürece eşlik edecektir.

Topraklar, tarım, tarım ürünlerinde yine benzer şekilde sıra dışı, ileri teknolojilerin en fazla yol aldığı bir 13 yıllık süreç bir diğer yandan gayrimenkul,  toprağa yapılan yatırımlar konusunda da kendisini gösterecektir. Bu alanda değişen kanunlar, daha fazla kırsal kesime yerleşme yönünde eğilim, toprak sahibi olma konusunda artan ilgi ve gelir kaynağını topraktan sağlama seçeneği bahsedeceğimiz konuların başında gelecek.  

Doğal afetler, heyelan gibi toprakla bağlantılı felaketler de yine maalesef bu döngünün bir getirisi olabilir. Bu konuda bilinçlenmek ve yeni uygulamaların gündeme alınması, gelişen teknoloji de yine söz konusu olacaktır.

Ve gıda, gıda bilinci yavaş yavaş değişim içerisine girecek alanların başında geliyor. Bitkisel beslenme, organik beslenme konusu çok daha fazla farkındalık oluşmuş bir saha halini alırken, bugün için marjinal olarak adlandırabileceğimiz ama geleceğin standarttı halini alabilecek yepyeni besin çeşitleri ile de karşılaşacak ve tanışacak olabiliriz.

Sonuç olarak, Jüpiter ve Uranüs kavuşumu hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yeniliklerin ve değişimlerin kapısını aralayan, astrolojik olarak önemli bir olaydır. Bu dönemde, eskiyi bırakıp yeniye yer açmak, bilinmeyeni kucaklamak ve önemli dönüşümleri hayatımıza entegre etmek için cesur adımlar atmak gerekebilir. Geleceğe dair vizyonlarımızı şekillendirecek ve bizi geliştirecek bu astrolojik dönüm noktasını en iyi şekilde değerlendirmek hepimizin elinde.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR CAP

Jüpiter Pluto kavuşumu

 

SFPage
Kimi yapılar için sonun başlangıcına işaret eden kavuşum kimi yapılar için ise başlangıca atılan önemli adımlar olarak tarihte kendini gösterecek.
Jüpiter, 5 Nisan Pazar 2020 günü Oğlak burcunda Pluto ile kavuştu. Kavuşum iki gezegenin arasında, biri kısa diğeri daha uzun süreli olan iki döngünün başlangıcını içeriyor.

Jüpiter ve Pluto açısal etkileşimleri dünyasal düzenler üzerinde önemli etkiler açığa çıkaran olaylar ve sonuçlar ile kendini göstermekte.

Kolektif gezegenler olarak tanımlanan, Uranüs, Neptün ve Pluto’nun içinde bulunduğu döngüler, özellikle, toplumsal, sosyal ve nihayetinde global olarak nitelendirebilecek, insanlığı bütünden etkileyen süreçler oluşturmaktalar.

Bir nevi önemli bir başlangıç arefesi yaratmış olan Jüpiter, Pluto kavuşumu, en küçük birimden en büyük birim olarak adlandırabileceğimiz tüm sistem üzerine kurulu yapılar için, var olmak ile yok olmak arasındaki dönüşümlerini şiddetlendirmekte.

Bir dönüşüm içerisinde olduğumuz muhakkak, peki dönüşüm ne istiyor?

Artan yönetimsel kontrol ve yönetimsel güç sağlama ihtiyacı, devletsel yapılar ve yöneticilik içeren faktörlerin tutum ve davranış modellerini etkiliyor olacak. Güç elde etmek, dünya üzerinde yer tutmak amacının genişlemesi ve büyümesi ile karşılaşacağız.

Global olarak, dışa açık olmanın yerine daha içe kapanan toplum modeli ve devlet modeli haline gelen yönetimler ile karşı karşıya kalmak mümkün.

Maddi kaynaklar, parasal yönetimler üzerine ciddi bir sorumluluk yükleyecek olan görünüm, dünya para sistemi, ekonomik sistem, para ekonomisi gibi konularda küresel bir dönüşümün içine girdiğimizin habercisi.

Ekonomik sistemlerde, en küçük birimden en büyük birime kadar, koşullara karşı iyimser bir duruş sergilemek yerine, ciddi, tedbirli, disiplinli ve hatta tutucu bir duruş sergilemenin gerekliliği ile karşı karşıya kalacak gelişmeler beklenebilir.

Süreç, gerçekçi olmaktan uzak kalan iyimserlik yada gerçekçi olmaktan uzak kalan hayalperest yaklaşımlara yer vermeyecek kadar denetim içinde olmayı gerektirecek.
Büyüme trendi yakalamak, parasal olarak da gücü eline almak isteyen devlet ve sistem modelleri ile karşılaşacağız.

Fikirsel ve ideolojik değerler kendini yapılandırmak istedikleri bir enerji ivmesi kazanacaklar.

Toplumsal ideolojiler; kemikleşebilecekleri, yapı oluşturabilecekleri bir düzene kavuşma imkanı bulabilecek.

Yenilikçi yada geleceğe yönelik faydalı ve sosyal tabanlı fikirlerin realize edildiği yapıların da oluşmaya başladığını görebileceğiz.

Bir diğer yandan, yine dünya üzerinde, inançların, fikirlerin yada ideolojilerin oluşturduğu radikal dincilik akımları, radikal ırkçılık akımları gibi yapısal sistemlerinde artmaya başlayacağı bir dönem içine ilerliyor olabiliriz.

Dünya genelinde radikal dinci tarikat ve akımların yada kendi içlerinde bir fikrin, görüşün yada inancın gerektirdiği şekilde yaşamak isteyen grupların büyüyen, organizasyon halini alan çalışmalarına şahit olmak da olası.

Fikirsel, inanaçsal ideolojierin güç halini alması ve kabul ettirilebilir hale getirilmesi mücadeleleri ve bu mücadelenin terörizm içeren davranış biçimleri ile dünyaya yansıtılması olumsuz bir gelişme olarak karşımıza çıkabilir.

Bunun neticesinde eyleme dönüştürülen hareketlerin ortaya çıkaracağı küçük yapılardan büyük ölçekli yapılara kadar, kendi içinde bir organizasyon geliştirmiş olan birimsel yönetimlerin kendini ifşa etmesi oldukça olası.

Bireysel yada sistemsel olarak yeniden yapılanma içerisine girmenin güçlü sinyallerini aldığımız süreç, gerek kişisel gerek toplumsal olarak, bir organizma olarak düşündüğümüzde, organizma kendine yeni unsurlar sağlamak ile dönüşümünü gerçekleştirmek istemekte.

Baskı ve zorlukların dönüşümü orta çıkarmak üzerine kurulu olduğu üzerine düşünmek süreci çok daha anlaşılır hale getirebilir.

Jüpiter ve Pluto arasındaki kavuşum yıl içinde kendini 3 kez tekrarlıyor olacak. Retro hareketi ile geri gitmeye başalayn Jüpiter, 30 Haziran 2020 ve 13 Kasım 2020 de Pluto ile tekrar kavuşum yapıyor olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu

Jüpiter retrosu sona eriyor

fe7b7498f4ca03646b4f0f4a5d1fd598.jpg

“Hiçbir ölümlü Zeus’un ne kurduğunu sezinleyip kestiremez. İnsan ne derece zekâsına mağrur olsa da Zeus ondan yüz kat üstündür”
Homeros, İLYADA

Yay burcu ilerleyişinde olan Jüpiter, Nisan ayından bu yana retro olarak hareket etmekte. Gezegenin yaklaşık 120 gün süren retrosu önümüzdeki 11 Ağustos Pazar günü sona erecek ve ileri hareket etmeye başlayacak.

Astrolojik olarak bir gezegenin düz (ileri) hareketinin ne anlama geldiğini tam olarak kavrayabilmenin en önemli kıstaslarından bir tanesi de retro hareket ederken ne ifade ediyor olduğunu iyi anlayabilmektir.

Jüpiter gezegenin ifade ettiği birçok kavram arasında aslında bu gezegen, gerçekte; bilinçli ya da bilinçsiz olarak kişinin -anlam yaratma güdüsünü- en üst oktavından temsil etmektedir.

Gezegenin ortaya çıkardığı tüm kişisel ve evrensel fonksiyonların ardında anlam yaratmak, anlam oluşturmak, anlamak, anlam aramak, anlam çıkarmak ile bağlantılı güdüsel davranışları ve bu davranışların getirisi olan sonuçları görürüz.

Düz hareketinde olan Jüpiter bir kuram halini alması gerekliliğine hüküm verdiği tüm yargılarını tanrısal gücü ile ortaya koymak ister ve tanrısal yargılar içinde tanrısal hükümler verme gücünü; güven, coşku ve yücelik ile ortaya koyar.

Retro hareketinde Jüpiter için anlam çok daha derinlerde ve çok daha köklerdedir. Zihnin uçsuz bucaksız diyarından dünyayı algılamak ve bu algının anahtar olacağı tanrısal yargı ve tanrısal hükümlere ilham aramak retro Jüpiter’in en derin sadıklığını sunduğu ruhunu, aslında ruhsal zihnini oluşturur.

Dilâra B. Efeoğlu

fe7b7498f4ca03646b4f0f4a5d1fd598.jpg

22 Temmuz Haftasına Bakış

4015b9058820ea2964ee38eb60d9f7c0.jpg

22 Temmuz haftasında astrolojik olarak baktığımızda;

Mars ve Jüpiter arasında ateş elementinde oluşan üçgen açı dikkat çekmekte. İki gezegen arasında Perşembe günü kesinleşecek açı özellikle Salı ve Çarşamba gününün büyük kısmında Ay tarafından desteklenerek aktifliğini arttırmakta olacak.
Elde etmek istediğimiz başarılar, gerçekleşmesini istediğimiz hayaller, inandığımız, peşinden gittiğimiz fikirler ya da amaçlar adına kendimize olan inancımızı arttıran açı; geleceğe inanmak, geleceğe güvenmek adına iyimser etkiler getirmekte.
Güneş, Salı günü Aslan burcu ilerleyişine başlıyor.
Dünyayı bir sahne olarak algılayan bu burca Güneş’in geçişi ile birlikte, sahne üzerinde kendi yaratıcılığımızı, gücümüzü egemenliğimizi, farklılığımızı sergileme güdümüzün arttırdığı davranış ve tutumlar içinde olabileceğiz.
Bu kadar güç gösterme ve yaratıcılığını ortaya koyma yönünde etkiler varken özellikle Perşembe ve Cuma günleri içinde Ay’ın Boğa ilerleyişi ve Mars ve Satürn arasında varolan 150 derecelik açının oluşturabileceği handikaplara dikkat etmekte fayda var. Giriştiğimiz işleri yüzeysel bırakmamaya, sağlam temelli bir yapı oluşturduğumuzdan emin olduğumuz girişimler içinde olmaya özen göstermek gerekmekte. Aşırı risk alabilir ve aslında ne kadar risk aldığımızın farkında olmayabiliriz. Haftanın son günü Aslan burcuna geçen Venüs, 21 Ağustosa kadar bu burç ilerleyişini sürdürecek ve özellikle ilk 15 günü aşkın süresinde dışa dönükleşen, ilişkilere yönelik cesaret, girişimcilik ve özgüven taşıyan türde davranışlar ortaya koymamıza etken olacak. 


Hepimize güzel bir hafta olsun diliyorum.

Güneş Jüpiter Karşıtlığı 10 Haziran 2019

9bbde62ffbfc152bd90f0e797f7a30bd.jpg

GÜÇLENEN VE BİR AMAÇ HALİNİ ALMIŞ İSTEKLERİ REALİZE ETMENİN İMKANI BU HAFTA GÖKYÜZÜNÜN EN ÖNEMLİ FIRSATI HALİNİ ALABİLİR…  AMA NASIL?

Pazartesi (10 Haziran) günü Güneş ve Jüpiter arasındaki karşıtlık kesin derecesine varmakta. Geçtiğimiz haftadan itibaren etkisini hissettiren açı, yükselen egolara, aşırılaşmış haliyle -ben- liği ortaya çıkarma arzusuna, güç ve azamet gösterme türü davranışlara işaret etmekte. Her şeyi biliyorum sanrısı ve kendini salt akıldan ibaret sanma türü abartılmış davranış ve tutumlara yol açabilecek bir görünüm olduğunu akılda tutmakta fayda var. Gerçek olmaktan uzak kalan, altı, arkası doldurulamamış tavır, tutum ve davranışlara düşmemeye çok dikkat.

Fikirlerimizin sonu bucağı olmayabilir ve artık tüm bu fikirlerimizi geniş çevrelere yaymak, kendi aklımızı, düşüncelerimizi ve hatta bilgimizi başkaları ile paylaşmak adına güçlü isteklerle ve güçlü bir kendine güven duygusuyla harekete geçmeye başlıyor olabiliriz. Olaylara tek yönlü bakmak yerine bakış açımızda geniş bir vizyon yakalama şansını elde etmiş olduğumuzun farkına varabilirsek; Güneş/Jüpiter karşıtlığının pozitif etkilerini üzerimize çekebileceğiz demektir. Kendimize olan güvenin artışı, başarı arzusu, artan yaratıcı zeka, amaç halini almış isteklerimizi realize edebilmemiz adına imkan sunmakta. Önemli olan gücü doğru kullanabilmenin dengesini yakalayabilmekte.

7 Mayıs – 13 Mayıs Haftası Gökyüzü

JACOB-WRESTLES-ANGEL-e1399348796302-720x340.jpg
Astrolojik olarak 7 Mayıs haftasına baktığımızda; Merkür ve Pluto karesi ile başlayan hafta iletişimin, haberleşmenin öne çıkacak bir hafta olacağını göstermekte. Şİmdiye kadar gizli kalmış, gün yüzüne çıkmamış sır olarak korunmuş bir haber, yeni bir gelişme ile karşılaşmak bu hafta için oldukça mümkün. Güç savaşlarına dönüşen konuşmalar ve yazışmalar dikkat çekici görünümdeler. Güneş’in hem Pluto ile hem Jüpiter ile etkin açıları haftaya hakim olmakta. Kendi bildiğinde ısrarcı olabilmek, kendine olan güvenin artışı, kendini çok daha motivasyonlu hissetmek, inandıklarını yaratabileceğine de inanmak görünümün pozitifsel olarak ivme kazandırabilecek olarak değerlendirilebilir yönleriyken, fanatikleşmiş istek ve görüşlerin abartılı kararlara yol açabilecek oluşu, aşırı kendine güvenin getirebileceği yanılgılar, aşırılaşmış sahip olma, elde etme, kazanma arzusu ise negatif yaratımlar olarak kendini gösterecek olabilir. Haftasonu Koç burcunun son derecesinde hareket eden Uranüs ile Merkür son kavuşumlarını yapmakta olacaklar. Düşüncelerimiz ve fikirlerimiz üzerinde tazelenme, farklı görüşlerlere açık olma, algısal olarak boyut atlama, geleceğe yönelen zihin, açının ortaya çıkaracak olduğu pozitifsel etkiler. Koç Burcunda Uranüs’ün Merkür ile yapacak olduğu son kavuşumun ne yönde zihinsel değişimler getirebilecek olduğuna dair https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2018/04/29/uranus-koc-burcunun-29-derecesinde/ linkli yazımı okuyabilirsiniz.

7 Mayıs Pazartesi, Merkür, Pluto karesi
Koç Burcunda ilerleyen Merkür, Oğlak burcunda retro ilerleyişinde olan Pluto ile kare açı yapmakta. Dik kafalı, kendi bildiğinde ısrar eden, düşüncesiz, sabırsız ve fazlasıyla cesaretli bir iletişim uslubu üzerine artış getirebilecek olan açı özellikle haftanın ilk günü için oldukça etkili görünmekte. Sertleşen, güç savaşlarına dönüşen tarzda iletişimin getirebileceği tartışmaya, kavgaya, çekişmelere dikkat çeken görünüm, konuşmalar, yazışmalar ve haberleşme trafiği üzerinde daha kontrollü olmak gerektiğini düşündürmekte. Gizli kalan, daha önce duyulmamış, gizlenmiş, saklanmış sır yada haberlerin bugün açığa çıkabilecek olma ihtimalide kuvvetli.

8 Mayıs Salı, Venüs, Neptün karesi
Venüs ve Neptün arasında oluşmakta olan kare görünüm hafta başından itibaren etkin ve etkinliği Perşembe gününe değin sürecek. Açı isteklerin fazlasıyla idealize edilmiş ve fazlasıyla duygusal anlam yüklenmiş olabileceğini göstermekte. Gerçeklik algısını kaybetmemek, gerçek olmaktan uzak değerler, istekler yada kazanımlar peşine düşmüyor olmak önemli görülmekte. Yanıltan, yanıltıcı durumların yol açabileceği sorunlar hayalkırıklıklarına, aldanmalara sebep olabilir. Gerçeklik algısını korumaya çalışmak, mümkünleşmesi zor arayışlar ve isteklerin içinde huzursuzluk ve aldanmalara düşmemeye dikkat etmek etmek faydalı olabilir.

9 Mayıs Çarşamba, Güneş, Jüpiter karşıtlığı
Boğa burcunda Güneş ile Akrep Burcunda (R) Jüpiter karştlığının yaratacağı etkiler ön planda aşırılaşmış kendine güven, herşeye gücünün yetebileceği şeklinde kendini gösterebilir. Amaç duygusu üzerine yoğunlaşıp hiçbir şeyin seni durduramayacağını düşünmek yine bu açının yaratımı olarak tüm hafta boyunca etkisini koruyacak. Kendi bildiğinde ısrarcı olabilmek, kendine olan güvenin artışı, kendini daha motivasyonlu hissetmek, inandıklarını yaratabileceğine de inanmak pozitifsel olarak ivme kazandırabilecek olarak değerlendirilebilir yönleriyken, fanatikleşmiş istek ve görüşlerin abartılı kararlara yol açması, aşırı kendine güvenin getirebileceği yanılgılar, aşırılaşmış sahip olma, elde etme, kazanma arzusu ise negatif yaratımlar olarak kendini gösterecek olabilir.

12 Mayıs Cumartesi, Güneş, Pluto üçgeni
Güneş, Jüpiter karşıtlığının etkinliği ile birlikte Güneş, Pluto üçgen açısı da Cumartesi günü kesinleşmekte. Güneş, Pluto arasında oluşan görünüm, egosal dürtüler için oldukça vurgulayıcı, dikkatleri bu yöne çeken etkiler taşımakta ve 9 Mayıs Çarşamba gününden bu yana etkinliği güçlenmekte. Kendine olan güvende artış, kendinden emin olmak, içsel bir güç ile hareket etmek, lider ve yönetici olmaya yönelik nitelikleri kolayca gösterebilmek şeklinde yaratımlar oluşturacaktır.
Açı, gökyüzünde aynı anda varolan Güneş, Jüpiter karşıtlığı ile birlikte etkin bir yönetim, yöneticilik sıfatlarına dair vurgu getirmekte.

12 Mayıs Cumartesi, Merkür, Mars karesi
Yöneticisi ile kare açı yapan Merkür, düşünceleri, fikirleri ısrarla ve savaşçı bir uslup ile ortaya koyabilecek olmanın işaretlerini taşıyor. Gerek sözlü, gerek yazılı her türlü iletişim üzerinde sert, inatçı, savaşçı tarzda etkiler oluşabilir. Kendi fikirlerini, kendi düşüncelerini kabul ettirmek isteğini taşıyan açının aktif olduğu Perşembe gününden bu yana oluşan görünümün etkilerini pozitifsel kullanabilmek ve düşüncelerimizin, fikirlerimizin savunuculuğunu yapabilmek mümkün. Kontrolsüz ve öfkeli konuşmalara, tartışmalara dikkat.

13 Mayıs Pazar, Merkür, Uranüs kavuşum
Koç burcunun son derecesinde gerçekleşecek olan iki gezegenin kavuşumu ile zihnimiz, düşüncelerimiz vurgu kazanıyorlar. Açı, çok daha hızlı karar vermeye, çok daha hızlı ve sıradışı, yenilikçi düşünce ve fikirler oluşturabilecek olmaya işaret etmekte. Yepyeni fikrilerin ortaya çıkabilecek olması, aniden yepyeni bir yöne çekilen zihin, geleceğe yönelen düşünceler, yeni başlangıçlara ihtiyaç duymak bu açının yaratımı olabilecek. Düşüncelerimiz ve fikirlerimiz üzerinde tazelenme, farklı görüşlerler açık olma, algısal olarak boyut atlama, geleceğe yönelen zihin açının ortaya çıkaracak olduğu pozitifsel etkiler.  13 Mayıs Pazar günü Merkür, Boğa burcu ilerleyişine başlıyor. Merkür’ün bu burçta hareketi ayrı bir yazı konusu olarak paylaşıyor olacağım.

Sevgiyle kalın…

Dilâra B. Efeoğlu

 

5 Mart – 11 Mart Haftası Gökyüzü Ne Diyor

Vertical Road

Aktif bir haftanın bizi beklediği 5 Mart haftasına astrolojik olarak baktığımızda; Balık burcu geçişlerini tamamlayan iki gezegen Merkür ve Venüs’ün, bu hafta Koç burcu ilerleyişlerine başlamakta olduğunu görmekteyiz. Dinamik enerjiler oluşturacak olan bu geçiş, hızlanan ve sertleşen kişisel ve sosyal, toplumsal bir iletişimsel dilin ve iddiacılık, girişimsellik ve agresiflik taşıyan ilişkilerin habercisi olarak kendini gösterecek olabilir. Başarı, kazanç, elde etme güdülerimiz ve beklentilerimiz yükselmekte. Jüpiter bu hafta içi Perşembe günü, önümüzdeki Temmuz ayına kadar sürdürecek olacağı retro hareketini başlatmakta. Kendimizi kendi doğrularımızda, inançlarımızda, ideallerimizde çok daha ısrarcı ve gelişime kapalı halde bulacak olabileceğiz. Hafta sonu kesinleşecek olan Mars ve Uranüs uyumlu açısını ise Merkür ve Venüs’ün Koç burcu ilerleyişi ile birlikte okuduğumuzda, mücadeleye açık, atılgan ve cesaretli, inatçı, cesaret barındıran enerjilerin öne çıktığı bir hafta bizi bekliyor diyebiliriz. Haftaya dair daha ayrıntılı olarak baktığımızda; 

Merkür, Venüs, Kiron kavuşum 5 Mart Pazartesi
4 Mart Pazar günü Balık burcunda kavuşum yapmış olan iki gezegen, Pazartesi günü Kiron ile de kavuşum yapıyor olacaklar.  Merkür ve Venüs arasında kavuşum bu iki gezegenin de içinde bulundukları burçla birlikte; sevginin, şefkatin, merhametin, fedakarlığın öne çıkmış olduğu zihinsel bir yapıyı ve iletişimsel bir dili güçlendirmekte. Sevgi, fedakarlık, hayaller, hisler temalarının yoğunluğunu (haftanın ilk günleri de dahil olmak üzere) hayatlarımızda hissediyor olabileceğiz. Kavuşumu, bu iki gezegene eşlik eden Kiron ile birlikte okuduğumuzda, sevgi, hoşgörü, anlayış içeren davranış ve konuşmalar içine girebilmek, yapıcı, hoşgörülü ilişkiler, kontaklar kurabiliyor olmak adına pozitif çabalar göstermek anlamı ile değerlendirmek mümkün. Diğer yandan birleşimin duygusal olarak fazla sorumluluk üstlenmek, benzer şekilde altından kalkmakta zorlanılacak duygusal yükler altına girmek anlamı da getirebiliyor olması adına dikkat etmekte fayda var. Aşırı duygusal davranışlar ve kararlardan uzak kalmak ve Pazartesi günü için biraz olayları seyrine bırakmak çok daha faydalı olabilecektir.

 

42fff4b350d5741dccb431c9f914b38a

Merkür Koç burcunda, 6 Mart Salı 
Merkür bir Ateş elementi olan Koç burcu yolculuğuna başlamakta. 6 Mart Salı günü başladığı yolculuğu süresince retro hareketini de bu burçta gerçekleştirecek olan Merkür, böylelikle uzunca bir süreyi Koç burcunda geçirmiş olacak.
Merkür’ün Koç burcunda ilerlemeye başlaması iletişim ve karşılıklı kurulan bağlantılar, kontaklar üzerinde hissedilebilir şekilde değişimlere yol açıcı olacaktır. Gerek düşünce biçimimiz, gerek düşüncelerimizi ortaya koyuş biçimimiz bu değişimin en fazla kendini gösterdiği yönlerimizi oluşturuyor olacak. Hızlı düşünmek, hızlı ve ani kararlar verebiliyor olmak, kendini, fikirlerini rahat ve spontane biçimde ifade edebilmek ve fikirlerinin savunuculuğunu yapabiliyor olmak pozitif anlamda fayda getirecek bir kullanım tarzı yaratmak açısından oldukça değerli öte yandan 13 Mayıs’a kadar kapsayan süreç içinde; Heves yada macera isteği ile şekillenen düşünmeden ve sabırsızca verilmiş kararların sonrasında pişman olmak, gerçekten istemeyen durumlar içine girmek söz konusu olabileceğini göz önünde bulundurmak oldukça önemli. Meydan okuyucu, rekabet yanlısı, cesur, sabırsız, benmerkezci, düşünmeden konuşan, öfkeli, kırıcı, yıkıcı, yazan, çizen türde enerjilerin baskın olabileceği bir iletişim ve kontak kurma dilinin hakim olabileceği durumlara karşı kontrollü ve dikkatli olmak fayda sağlayıcı olacaktır. Merkür’ün Koç burcu yolculuğu 13 Mayıs günü Boğa burcuna geçinceye değin sürüyor olacak.

5536c78cccd436f31c8c66732cee72d2.jpg

Venüs Koç burcunda, 7 Mart Salı 
Venüs’ün Koç burcundaki yerleşimi bu burcun en kuvvetli güdülerinden biri olan dürtüselliğini ön plana çıkarır. Önümüzdeki süreçte, Nisan ayı başına kadar, sevme, sevilme, değer anlayışı, diğer kişiler ile ortaklaşa bağlar kurma, ilişkilere ait durumlarda Koç burcunun sabırsız, iddiacı, aceleci, cesur yapısının renkleri ile karşılaşacak olabileceğiz. Venüs, bu burçta hareket ederken bir Boğa ya da Terazi burcunda olduğu kadar sabrı, yumuşaklığı, sadıklığı, uzlaşmacı ruhu bulamayacak onun yerine aceleci, atak, gelir geçer hevesli bir ruhun yansımalarını taşıyor olacak. Koç burcu kapıyı çalandır hatta Koç burcu kapıyı çalan değil boynuzları misali ile kapıyı kendisi açandır. Bu Venüs ile birlikte ilişkiyi başlatan, bağları kuran kişiyi ifade eder. Kişisel olarak ilişkilere hareket katan, enerjik, talepkâr yönü güçlendirir. Taşıdığı direkt ve çocuksu maceraperestliği Venüs’ün bu burçta yansıttığı ilişkiler modelini en çok çizen güdüleri hakkında ip ucu vericidir. Kendini ve isteklerini açıkça ortaya koymak, sosyal olarak aktif olmak ve etkin roller almak, girişimci ve kendine güvenir davranışlar sergileyebilmek bu yerleşimin kazanç getiren etkilerini oluşturuyor olacak. Bununla birlikte, az düşünerek daha çok heves ederek bir şeyleri istiyor ve sağlamaya çalışıyor olmak, fazla ben merkezci davranabilmek, düşünmeden ve sabırsızca başlangıçlar yapmak, hızlı karar verip hızlı vazgeçebiliyor olmak yine Nisan ayına kadar olan süreçte kontrol etmemiz gereken güdülerimiz olmalı. Venüs 31 Mart günü Koç burcu yolculuğunu tamamlıyor ve Boğa burcu yolculuğuna başlıyor olacak.

61de94690a41fcfd3824befbdc9440d9.jpg

Jüpiter geri hareketine başlıyor, Jüpiter retrosu, 8 Mart Perşembe
Şimdi 8 Mart Perşembe günü retro (gerileme) sürecine girecek olan Jüpiter bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken , kendimize, hayatımıza bakmamız, yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini göstermekte. Kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile baktığımızda bizi bu enerjilere hazırlayan yansımalar ile karşılaşacak olacağımızı görebiliriz. 10 Ekim 2017 gününden bu yana Akrep burcu ilerleyişini sürdüren Jüpiter bu burcun niteliklerini açığa çıkaran, büyüten, gözler önüne seren ve üzerinde düşünülmesini sağlayan etkiler oluşturmakta. Jüpiter’in Akrep Burcunda hareket edecek olduğu 1 yıllık sürecin neler getirebileceği hakkında daha önce paylaşmış olduğum yazımı https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2017/10/06/jupiter-akrep-burcunda/ linki ile okuyabilirsiniz.

Jüpiter retro süreci idealleştirilmiş fikirlerin, inanç ve amaçların baskın bir şekilde yüzeye çıkıyor oluşunu getirebilir. Kendimizi etrafımızda gelişen olaylara karşı kapalı, tutucu, güç arayışında, kontrol ihtiyacı içeren eğilimlere açık bulabiliriz. Geleceğe yönelmek adına zorluk çekebileceğimiz bu dönemi, kendimize içine dönmesine izin vererek, idealize ettiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz ve inançlarımız ile karşılaşmak, adaletli olma anlayışımızı sorgulamak, güç ve tutku saplantılı güdülerimizi sınamak, başkalarının haklarını onlara teslim edebiliyor olmanın gerçekçi değerlendirmesi ile güçlendirebiliriz. Unutmamız gereken Jüpiter, dünyasal anlamda büyüme, genişleme taşıdığından çok daha fazla ruhsal büyüme ve bilgelik kazanma etkisini büyütmek ister.

8 Mart Perşembe günü retro hareketi öncesi durağan konumuna geçen Jüpiter, 10 Mart Cumartesi günü (07:46) retro hareketine başlıyor. Akrep Burcunun 23. derecesinden başlayacak olan retro hareketi 11 Temmuz 2018 günü yine Akrep burcunun 13. derecesinden ileri hareketine başlamasına kadar sürüyor olacak.

Merkür, Satürn kare açısı, 11 Mart Pazar
11 Mart Pazar günü kesinleşen Merkür, Satürn kare açısı Perşembe gününden itibaren etkili. Çok daha gerçekçi ve çok daha ciddi kararlar almaya kendimizi yakın bulabilecek olduğumuz bu birkaç günlük süreçte, fikirlerimizi, düşüncelerimizi koordine etmek, yeni plan ve projelere girmek açısından güçlü dürtüler içinde bulacak olabiliriz. Yine bu açının ortaya çıkarabilecek olduğu bir diğer etki ise engellenmişlik hissi yaratabilecek oluşudur. Fikirlerimizi kabul ettirmekte, kendimizi ifade etmekte zorluk çekebilir, yavaş ilerlemek zorunda kalacak etkiler ile karşılaşacak olabiliriz.

Mars, Uranüs üçgen açısı, 11 Mart Pazar
İsteklerimizi elde etmeye yönelik cesaretli, mücadeleye hazır, girişken ve istekli olarak hareket edebileceğimizi gösteren Mars ve Uranüs arasında oluşan uyumlu açı ile birlikte yine Mars’ın Kiron ile arasında oluşmuş olan kare açısı da hafta sonu aktif durumda. Aceleci, sabırsız, fazla heyecanlı davranışların başımıza açabileceği sorunlara karşı kontrollü davranabilmek önemli görülmekte. Aynı gün Güneş ve Pluto arasında oluşan kontağında açığa çıkarabilecek olduğu güven duygusunun yaratacağı yüksek potansiyel taşıyan enerjilerin desteğini olumlu olarak kullanabilmek, sağlam temelli düşünülmüş, oluşturulmuş projelerin adına harekete geçebiliyor olmak adına destek getirici olarak değerlendirilebilinir.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

 

Venüs, Jüpiter, değer yargımıza vurgu getirmekte…

32adef53aab928324fdceaa60211e18c.jpg

Kendimize verdiğimiz değer yargımız hakkında düşünmeye başladığımızda kendimize dair yeni anlamlar kazanmaya da başlarız. Yeni anlamlar bulmaya başladıkça kendimizde büyümeye de başlamışız demektir. Ve ancak kendimizi büyüttüğümüzde hayallerimiz, arzularımız, isteklerimiz ve mutluluk anlayışımızda büyür, gerçek olmalarını sağlamak için ise bilgece düşünebiliyor olmanın ilhamı yeterlidir…

3 Şubat Cumartesi günü Venüs ve Juno arasında bir kavuşum gerçekleşiyor olacak. Kavuşumun etkileri gökyüzünde şimdiden aktif ve  kavuşum Akrep burcunda ilerleyen Jüpiter ile de kare açı yapmakta. Ertesi gün, Pazar günü Venüs, Jüpiter ile olan kare açısını kesinleştirdiği derecesine ilerlemiş olacak. Ve Venüs ile Juno, Koç burcunda hareket eden Uranüs’ün cesaretlendiren, hızlandıran desteğini almakta. Tüm bu göstergelere fazları ile birlikte baktığımızda oluşan dizilim kendimize verdiğimiz değer anlayışı üzerinde düşünmeye başlayacağımız aktif bir süreci anlatmakla birlikte dolaylı olarak diğer kişiler ile olan birliktelik, bağlar üzerinde de etki yaratmakta. Görünüm, yeni başlayan ilişkileri ortaya koyabileceği gibi ilişkilerin nişan, evlilik, ortaklık gibi resmileşmesi ile benzer anlaşmalar kazanması yolunda hızla gelen değişimlere de işaret edebilmekte.

Aşk, sevgi teması barındıran duygular üzerinde yoğunlaşan hisler, ilişkilere yönelen duyarlılık, iyimserlik etkisi taşıyor. Zevklere, mutluluk arayışına bakış açısında fazlaca duygusal ve aşırı uçlara gitmeye olanak sağlayacak kadar kendi isteklerinin peşinden gitmek, kontrolsüz, tutarsız ve ölçüsüz davranmak eğilimine işaret edebilen gökyüzü abartılı olabilecek davranışlar, talepler, tutumlar açısından dikkatli ve kontrollü olma şartının sağlanması açısından önemli uyarılar vermekte.

Gerek maddi olarak harcamalar açısından gerek duygusal olarak oluşan şartlar ve durum hakkında gerçeklerden kopmadan, abartılı olabilecek eğilimlere düşmeden, gerçekçi ve ciddi bakış açısını kaybetmeden kararlar verebiliyor olabildiğimiz de, içinde bulunduğumuz şu günleri fırsatlara açık bir zaman dilimi olarak değerlendirebilmek mümkün.

23 Ekim – 29 Ekim Haftası Gökyüzü

062cace57a8d22db706d91a66feb692f
Mars, Terazi burcunda,
22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlamış durumda olacak. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireysel, bağımsız hareket etme tarzını ortaya koymakta zorlanır. Diğer unsurlar ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Olumlu tarafından ortaklıklar, ikili ilişkiler için mücadele eden, efor sergileyen, çabalayan bir hareket tarzının oluşacak olması ile birlikte ortaklıklar, işbirliklerine yönelik hareketlerde artış görülmesi olabilecekken, olumsuz tafından ise, ilişkilerde dengeyi kaybeden, ne istediğine karar veremeyen, sürekli yön değiştirme hali içine düşen bir profil ile karşılaşabilecek olmak mümkün. Bu dönem içinde istekler ve davranışlar arasında denge kurabiliyor olmak ancak yapıcı sonuçlar elde etmeyi sağlayacaktır.
Merkür, Neptün üçgen açısı
24 Ekim Salı günü kesinleşecek olan Merkür, Neptün üçgen açısı, zihinsel fonksiyonlar üzerinde sezgisellik ve yaratıcılık etkisi taşımakta. Merkür’ün Akrep burcundan Neptün ile üçgen açı yapıyor oluşu, sezgiselliği, ilhamı, hayalgücünü, yaratıcılığı, arttıran nitelikte etkiler barındırmakta.
Güneş, Jüpiter kavuşumu
Güneş sisteminin en büyük gezegeni Jüpiter ile yaşamsal enerji kaynağı olan Güneş’in gökyüzünde kavuşum yapıyor oluşları, bu iki büyük gezegenin temel fonksiyonlarının birleşiyor oluşunu ve ortak büyük bir enerji oluşturacaklarını göstermekte. 26 Ekim Perşembe günü Akrep burcunda kesinleşecek olan, güven ve inanç duygusunu ifade eden Güneş, Jüpiter kavuşumu pozitifsel olarak; kendine ve hayata karşı geliştirilen güveni, iyimserliği, inancı çoğaltan ve güçlü amaçların, güçlü hedeflerin oluşturduğu bir nevi yaratıcılık taşıyan sinerjiyi açığa çıkartıyor olacak. Gezegenlerin Akrep burcunda ilerleyişleri içinde bulundukları burcun niteliksel özellikleri ile doğru orantılı olarak, güç ve güven duygusunu derinleştiren, aşkınlaştıran, yoğunlaştıran etkileri arttırıyor olmakta. İki gezegeninde dispozitör gezegeni olan Mars’ın Terazi burcunda hareket ediyor oluşu, dengeyi, uyumu, işbirliğini içeren tarzda hareket etmeye yönelmek gerektiğine işaret etmekte.
Güneş, Akrep Burcunda
23 Ekim Pazartesi günü (08:27) Güneş, Akrep burcu yolculuğuna başlıyor. Bir su grubu burcu olan Akrep burcu, suyun sahip olabileceği derinliğin ve nüfus etme doğasının tüm özelliklerini üzerinde taşır. Sezgileri son derece güçlü olabilen Akrep, kendi içsel gücünü keşfetme ve bu gücü ortaya koyabilmek ile dönüşüm sağlayabilmek odaklı dürtüler ile oluşmuş bir anlayışı ifade eder. Yönetici gezegeni Mars olan Akrep Burcu, fiziksel ve ruhsal olarak mücadele, gayret, güç arayışını, hayatta kalma güdüleri ile birleştiren bir hareket modelini oluşturur. Güneş’in Akrep burcunda ilerlemekte oluşu, derinleşen, yoğunlaşan, güç arayışına yönelen isteklerin vurgu kazanmaya başlayacak olacağını ifade etmekte.
Haftanın günlerine göre baktığımızda;
Pazartesi günü, Akrep burcunda ilerlemeye başlayan Güneş, duygular ve sezgilerin ön plana çıktığı, güç ve kontrol arayışının, güven arayışının önem kazandığı bir dönem içine girmekte olduğumuzu göstermekte. Yay burcunda hareket eden Ay ile birlikte, özgürlük arayışımızın arttığı, gelecek üzerine hedefler belirleme güdüsü içinde olacağımız görülmekte. Öğleden sonraki saatlerde Ay’ın Venüs ile oluşan uyumlu görünümünden bize yansıyacak huzur ve sakin enerjileri değerlendirebilmek mümkün.
Salı günü, Ay, Satürn ile kavuşum yapıyor olmaya doğru yaklaşmakta. Yay burcunda gerçekleşecek olan bu kavuşum Salı günü öğleden sonrasında kesinleşecek (14:55). Almamız gereken sorumluluklar olduğunu hatırlatan, olaylara karşı daha gerçekçi daha ciddi daha duygu kontrolümüzü elimizde tutarak yaklaşacak olacağımız bugün, Ay’ın Kiron ile oluşan kare açısınıda dikkate alarak geleceğe yönelik arzu ettiğimiz yeni oluşumlar için çaba gösterme, mesuliyet ve görev alma içine girebiliriz. Merkür’ün Neptün ile oluşan üçgen açısı, duygular ile gerçekler arasında bağlantıyı doğru kurabilmeye yardımcı olacak olan görünüm yaratıcılığı desteklemekte.
Çarşamba günü, Oğlak burcuna geçiş yapmış olan Ay, Cuma günü öğleden sonra Ay’ın Kova burcu geçişine kadar ki süreç içinde gerçekçi plan ve projelere yöneliyor olacağız. Yeni girişimlerde bulunmak, yeni yapılanmalara doğru bir hareket güdüsü içinde olacağımız Çarşamba günü, Ay’ın da büyümeye başlayan ışığı ile birlikte geleceğe yönelik somut neticeler beklediğimiz işlere başlangıç içine girmek açısından değerlendirebiliriz.
Perşembe günü, Güneş ve Jüpiter kavuşumu güven ve amaç duygusunu yükselten, iyimserlik, kendine inanç ve güç duygusu sağalyan enerjiler taşımakta. Yapıcı olarak yeni girişimler içinde bulunmak, amaçları gerçekleştirme adına hareket geçmek için pozitifsel etki taşıyan bir gün olarak değerlendirmek mümkün. Aynı zamanda ortaklıklar, işbirlikleri, ilişkiler üzerinde olumlu gelişmeler yakalayabilecek fırsatlarıda değerlendirebiliriz.
Cuma günü, Sabah erken saatlerinde Oğlak burcu ilerleyişinin son derecelerinde Ay, Pluto ile kare açı yapmakta olacak. Hem kendimize karşı hem diğer kişilere karşı sert, kırıcı, yıkıcı tarzda davranışlar içine giriyor olmaktan uzak kalmakta fayda var. Cuma günü öğleden sonrasında Ay’ın Kova burcuna geçişi ile birlikte önümüzdeki Pazartesi sabahının erken saatlerine kadarki süre içinde kendimizi çok daha özgürlüğümüzü arayan, geleceğe yönelmiş, yenilik ve gelişim ihtiyacı içinde hissedecek olabiliriz. Ay burada Güneş ve Jüpiter’in kavuşum derecesi ile kare görünüm sergilemekte. Gerek kişisel gerek toplumsal boyutta sorun oluşmasına karşı dikkatli olmakta fayda olan Cuma ve Cumartesi günü, kendimize olan güvenimizin kontrol dışına çıkmasına müsaade etmemek, fazlasıyla duygusal kararların yol açacağı dengesiz, abartılı davranışlar, kararlar içine giriyor olmamakta fayda var. Olumlu açıdan değerlendirildiğinde artan özgüven ile geleceğe yönelik çaba gösterme, istek ve umut ile geleceğe yönelik çaba göstermek gereken işlerimiz için değerlendirebileceğimiz bir gün.
29 Ekim Pazar günü, 29 Ekim 1923 günü Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilişinin 94. yılını kutladığımız bugün Kova burcu ilerleyişini sürdürmekte olan Ay, yenilikçi, özgürlük ve bağımsızlık ihtiyacı içeren duygular ile şekillenmekte olan bir güne işaret etmekte. Gerek toplumsal ve yine gerek kişisel boyutta sosyal çevre, arkadaş grupları, sosyal amaçlı gruplara yönelme, grupsal, toplumsal, eşitlikçi amaçlar taşıyan duygular ile hareket etmeye yöneliyor olduğumuz bir günde Cumhuriyet Bayramını kutluyor olacağız. Ay’ın Satürn ile olan uyumlu görünümü sorumluluk ve görev alma anlayışımızı yapıcı olarak kullanabileceğimizi göstermekte.

Cumhuriyetimizin 94. yılı hepimize kutlu olsun…

Sevgiyle kalın…
Dilâra Başar Efeoğlu