CHİRON (Kiron) Koç Burcunda

chiron-symbol-1 - Kopya.jpg

Bir gezegenimsi gök cismi olan Chiron natal haritalarımızda yerleştiği burç, ev ve yaptığı açılar ile her birimizin hayatına, kişiliğine ve varoluş sebebine dair kilit bilgiler taşır. Varlığın bilinçaltından gelen reflekslerini ele veren Kiron, bu reflekslerin oluşturmuş olduğu şekilde hareket anlayışı taşıyan mekanizmamızı ifade eder.

Bir burçta geçiş süresi değişken olan Chiron (Kiron) 17 Nisan günü Koç burcu ilerleyişine başlamakta. Kiron bir önceki Koç burcu geçişini aşağıda vermiş olduğum tarihler aralığında yapmış.

1 Nisan 1968 – 19 Ekim 1968
30 Ocak 1969 – 28 Mayıs 1976
14 Ekim 1976 – 28 Mart 1977

Bu tarihler aralığında doğmuş olanlar için natal haritaları Kiron dönüşü yaşamakta olacak. Haritada bir gezegenin doğum anında olduğu yere dönmesi anlamına gelen dönüş, haritanın tümü ile birlikte okunduğunda, kişinin hayatında oldukça önemli bir döneme işaret eder.

b3fb887d13cfe255a4fe66fed29b965d.jpg

Mitolojik ifadesinden de ilham alabileceğimiz Kiron; yarı at yarı insan olan bir centaur olarak doğar. Anne ve babası tarafından red edilmiş, Güneş tanrısı Apollo tarafından büyütülmüş, eğitilmiş ve artık iyi bir öğretmen olarak kendisi öğrenciler yetiştirmeye başlamıştı. Chiron mitolojisinin ayrıntılı öyküsünü daha önce paylaştığım https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2018/03/30/chiron/ link ile okuyabilirsiniz. Öğrencilerinden biri tarafından yanlışlıkla bacağından derin bir yara alan Kiron, acılarını dindirecek, yarasını iyileştirecek her türlü ilacı yapmış ama kendisine şifa olamayan bu ilaçlar ancak başkalarına şifa olabilmişti. Tanrısal statüye sahip olan Chiron (Kiron) ölümsüzlüğünden vazgeçerek bir ölümlü olmaya razı olduğunda ise acılarından kurtulabilmişti.

Kiron için “yaralı şifacı” tabiri astrolojik terminolojide en çok kullanılan ve Kiron’un ne ifade ettiğine dair bilgi veren tanımıdır. Bir yaraya işaret ediyor olarak düşünebileceğimiz Kiron için aklımızda tutmamız gereken; bahsedilebilecek olan yaranın bilinçaltı şartlanmaları ile gelen ve kişinin bilinç dışı davranışları ile dışarıya yansıtmakta olduğu bir takım psikolojik refleksler halini almış edinimleri içeriyor olduğudur. Aynı zamanda yansıma, yansıtma prensibi gerçekten fiziksel bir yara, bir sorun olarakta kendini göstermekte olabilir.

Gökyüzüsel yerleşimi ile birlikte Kiron, kişisel olduğu kadar kolektife yönelik etkiler barındırdığına dair işaretlerde taşımakta. Bu anlamda Koç burcuna geçişi ile birlikte global anlamda bazı değişimler getirecek olacağıda muhakkak düşünülebilir.
Koç burcunun diğer kişilere öncülük eden, eylem odaklı ve -ben- olma ruhu taşıyan dokusu Kiron’un güçlü içgüdüleri ile birleşmekte. Bu geçiş başlangıçlar oluşturma, başlangıçların içinde yer alma dürtüsü ile girişimcilik yanlısı, aktif, öne çıkan, direkt harekete geçen enerjiler üzerine yoğunlaşma getiriyor olacak. Önümüzdeki dönem yeni mesleklerin oluşmasını, bireysel girişimciliğin artmasını, rekabete açık sektörlerin çoğalmasını ortaya çıkarabilir. Lider olma güdüsü ve isteği taşıyan Kiron Koç yerleşimi, birçok alanda liderlik yapmaya yönelik hareket içinde olmaya doğru artan istek ve eylemselliğin çoğalacağına da işaret etmekte.
Yine Koç burcu geçişi ile bağlantılı olarak, fiziksel enerjinin kullanımına yönelik artan güdü ile birlikte bedensel aktiviteyi kapsayan spor türü ilgi alanlarında artış ve çeşitlilik gözlenebilir.

Kiron Koç burcu geçişi önemli miktarda savunma ve savaşma psikolojisinin etken olmaya başladığı yeni bir dünyasal düzen içerisine çekiliyor olabileceğimize işaret etmekte. Yine öne çıkan sektörlerin başlıcasını silah ve savaş araçları üretimi, askeri malzeme yapımı oluşturacak olabilir.

Birey olmanın güçlü, bağımsız, lider olarak tanımı Koç burcunda yerleşmiş olan Kiron için hem en çok arzu duyulan hem de kendini en tatminsiz hissettiği alan halini alabilmekte. Dürtüsel olarak güçlü, cesaretli, korkusuz, savaşçı, öncü olma güdüleri ile koşullanmış olmak haritalarında Kiron Koç burcu yerleşiminde olanlarımızın tanıdık olduğu bir enerjiyi çizmekte. Varolan potansiyel güç direkt olarak kullanılmaktan çok yansıtma prensibi ile bir diğer kişi yada kişilere yansıtılarak kullanmak yolunu seçmek Kiron Koç burcu yerleşimi olan kişileri; başkaları için öncülük etmek, yol gösterci olmak, diğer kişilerin yüklerini kendi üstüne almak, onların vermesi gereken savaşın komutanlığına soyunmak şeklini alabilir hale getirmekte.

Yukarıda vermiş olduğum tarih aralığında doğmuş olanların haritalarında Kiron önümüzdeki 9 yıla yayılan dönem içinde bir dönüş gerçekleştirmekte olacak. Kiron dönüşü ortalama olarak 47 ila 50 yaş civarına denk gelmekte. Kişisel olarak önemli bir süreci başlatabilecek olan bu geçiş özellikle bireysel kimliğin tanımlanmasına dair gerek psikolojik gerek maddesel boyutta ortaya çıkabilir yeni bir farkındalık yaratma etkisine sahip olabilecek görülmekte.

Önümüzdeki zaman dilimi, -Ben- olma güdüsünün bizde yarattığı kilit olmuş yaralarımızı dönüştürmenin anahtarı olabilir. Bir ölümlü olmayı kabul eden, ölümsüzlüğü terk eden Kiron, acılarının kendisini dönüştürmesine izin vermiş olması ile şifa bulmuş olmanın sembolünü taşır. Kiron’un bir ölümlü olmayı kabul edip ölümü sonrası tanrı Zeus onu ödüllendirir ve gökyüzüne ölümsüz bir sabit yıldız olarak yerleşir. Kişisel olarak natal haritalarımızda Kiron’un yerleşmiş olduğu ev, yara ve şifayı birlikte sunmakta ve unutmamak gereken “Bir yara ancak kendi bulunduğu yerde iyileşir”.

Dilâra B. Efeoğlu

Chiron

60f4ce85fa328cf0507166aab70d1b44.jpg

Yaralarımızdır aslında bizi bilgeleştiren…

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belki de farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Gezegenimsi bir gök cismi olan Chiron, mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi, şifa bulmayı bekleyen yaralarımızı ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek onun iyileşmesini sağlayabileceği, dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştirebileceği bir yarayı temsil eder. Astrolojik haritalarımız, bizim bu yaralı kavramı ile temsil eden yönlerimiz ile karşılaşmamızı sağlar. Chiron, 17 Nisan Salı günü burç değiştiriyor ve Koç burcu ilerleyişine başlıyor. Uzunca bir süreyi, önümüzdeki yaklaşık 9 yılı bu burçta geçirecek olan Chiron hakkında onun mitolojik hikayesini hatırlamak bize esin kaynağı olabilir.

Chiron (Kiron)

Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri) Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini Ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara kendisini bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Tanrılar onun bu dileğini yerine getirirler. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bilge bir öğretmen, bilge bir şifacı ve bilge bir müzisyen olmayı öğrenir.
Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla attığı zehirli oku Kiron’un bacağına isabet eder. Bacağından derin bir yara alan Kiron, aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcar fakat bir türlü yarasını iyileştirmeyi başaramaz. Yarasını iyileştirme çabaları içinde yaptığı her merhem onun değil bir başka kişinin derdine derman olmaktadır. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar çekmektedir. Zeus, Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.
Kiron böylelikle acılarından kurtulur. Kiron’un bir ölümlü olmayı seçmesi dönüşümünü seçtiğini temsil etmektedir. Kendin ile yüzleşmeyi kabul etmenin acıları dindirmenin şifasını taşıdığını anlatan bu mit, Kiron’un haritalarımızda yerleşimine göre bizlerinde hayatlarımızda hangi alan ve konularda yara almış olduğumuzu ve bu yaralarımız ile nasıl başa çıkacağımızı ve yaralarımızı şifalandırmanın kılavuzluğunu yapmaktadır. Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.

Dilâra B. Efeoğlu

Faydalanılan kaynaklar, Yunan Mitolojisi, çeviri, Tahsin Kozanoğlu,

Mitoloji Sözlüğü, Azra Erhat

 

 

 

19 – 25 Mart haftası Gökyüzü Ne Diyor

 

cropped-cropped-502fadc5b86645c20cf285579e0cdef4c037b04f_hq-kopya25

Yeniay enerjisinin aktif, güdüsel etkileri ile başlayacak olacağımız 19 Mart haftası oldukça dinamik enerjiler barındırmakta. Oğlak burcu yolculuğuna başlayan Mars ile birlikte, hedefe yönelik bir hareket tarzı ile oluşturmuş olduğumuz isteklerimizi elde etmenin güçlü mücadelesini verecek olabiliriz. İlkbaharın gelişini haber veren Güneş’in Koç burcuna geçişi ile birlikte aktif, dışa dönük, daha fazla inisiyatif alabilir olma yönümüz kuvvetlenmekte. Bu hafta Perşembe günü Merkür retro hareketine başlamakta. Önümüzdeki dönem haberleşmeler, bağlantılar, zihinsel faaliyetler için zorlayıcı bir dönem içinde olabileceğiz. Özellikle hafta ortası itibari ile sert, gerilimli, öfke ve agresyon içeren enerjilerin yoğunluğu ön plana çıkmakta olacak. Dinamik enerjilerin hakimiyeti güçlü, güvenli, cesur bir yapı oluşturması yönüyle pozitif olarak kullanılabilecek olacağı gibi gerek kişisel olarak ilişkilerimize yansıyabilecek sorunlara gerek toplumsal boyutta ortaya çıkabilecek agresyonu yüksek durumlara işaret ediyor olabilir nitelikte. Uzun vadeli projelere hazırlıklı olmak, yeni girişimlere yönelik oldukça disiplinli hareket etmek gereken bir döneme girmekteyiz.

19 – 25 Mart haftası Gökyüzü Ne Diyor

Güneş, Kiron kavuşum 19 Mart Pazartesi
İçinde bulunduğu Balık burcunun son derecelerinde hareket eden Güneş, Kiron ile kavuşum yapmakta. Kiron ile kavuşum yapan gezegenler kendi ifadelerinde olan konuları mükemmelleştirme yoluna gitmek ile bağlantılı etkiler ile çalışıyor olabilirler. Kendimizi üzerimize aldığımız sorumluluklarımız konusunda fazlasıyla duyarlı ve hassas hissedecek olabileceğimiz bugün içinde bulunduğumuz durumları değerlendirmeye alabilir ve geçtiğimiz Cumartesi günü Balık burcunda gerçekleşen Yeniay sonrası için yeni bir başlangıç yapmaya çok daha fazla hazır hissedecek olabiliriz.

images (1).jpg

Güneş, Koç burcunda, 20 Mart Salı (19:16)
Güneş, Koç burcu yolculuğuna başlamakta. Güneş’in Koç burcuna geçisi her yıl 21 Mart (yada 20 Mart değişir şekilde) ekinoks günü olarak adlandırılır. Güneş ışınları ekvatora tam 90 derecelik açı ile düşerler ve her iki yarım kürede de gündüz ve gece saatleri eşit olarak yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre için günler uzamaya, geceler ise kısalmaya başlar. Kuzey Yarımküre için ilkbaharın başlangıcıdır. Mevsimleri başlatan bir nokta olarak 21 Mart ekinoks günü aynı zamanda Koç burcununda başlangıcını oluşturur. Bir öncü burç olan Koç burcunun en büyük güdüsü başlangıçlar oluşturmaktır. Koç burcu sahip olduğu yüksek enerjiler ile yaşamı başlatan, hayat veren, hayatta kalmayı sağlayan içgüdüler ile hareket ediyor olmanın temel prensibini taşır. Güneş’in bu burçta hareket etmeye başlaması ile birlikte dışa dönük, aktif, dinamik bir doğanın taşıdığı psikolojik sürecin yansımaları ile karşılaşır olacağız.

Merkür, Venüs kavuşum 20 Mart Salı
Koç burcunda kavuşum yapan iki gezegen ateş elementinin enerjik, aktif, öncü, sabırsız, bağımsız olmanın baskın enerjilerini taşıyor. Kişisel olarak daha güvenli ve daha sorgusuzca kendini ifade etme, düşüncelerini, isteklerini, taleplerini dile getirme arzusu ve kolaylığı getirebilecek olan kavuşum aktif, dışa dönük ve biraz da ben merkezci bir yapıyı desteklemekte. Diğer kişiler ile kontak kurmak, iletişime geçmek açısından güçlü dürtüler sağlayabilecek olan açı yeni başlayacak ilişkiler yönünden de etkiler oluşturmakta olabilir. Gerek ortaklıklar, gerek sosyal arkadaşlıklar gerek ikili ilişkiler açısından aktif etkiler getirebilecek olan bu süreçte yeni başlangıçlar oluşturabilmek adına daha dikkatli davranıyor olmanın faydalı olacağını söyleyebiliriz. Çünkü Perşembe günü Merkür durağanlaşıyor ve retro hareketine başlıyor olacak. Bu arada verilmiş olan ani kararlar oluşmuşsa bu kararlardan geri dönme ihtimali yada tam düşünmeden bir başlangıç içine girmiş olma olasılıklarını göz önünde bulundurmak yerinde olacaktır. Eğer yinede bu tarihler arasında yeni bir girişim yada yeni bir başlangıç gerçekleştirirsek olursak sonrasında oluşan Merkür retrosu süresince yeni atılımlar yerine yapmış olduğunuz bu atılımı sağlamlaştırma prensibi ile hareket ederek değerlendiriyor olabiliriz.

Mercury_Retro.jpg

Merkür retro hareketine başlıyor, 22 Mart Perşembe
Koç burcunda retroya başlayan Merkür, 16 Nisan gününe kadar retro hareketini sürdürüyor olacak. Merkür retro süreçleri özellikle zihinsel faaliyetleri içeren, haberleşmeler, bağlantılar, öğrenme fonksiyonları üzerinde düzensizlik, zorlanmalar, aksilikler, yanlışlıklar, hatalar yaratıcı olabilir. Zihin olması gereken dışa dönük yapısını kaybederek çok daha fazla içe dönük, kendi düşüncelerini kendine saklayan, diğer kişiler ile uyum sağlamakta zorlanan yada kendi düşüncelerinde aşırı ısrarcı, dışa kapalı tutum içinde bir yapıya bürünecek olabilir. Merkür’ün retro hareketinde olduğu süre içinde yeni girişimler içine girmek, yeni projeler oluşturmak, yeni kararlar almak yerine varolan plan ve projelerin gelişimini sağlamak, elde bekleyen bitmemiş işleri bitirmek açısından değerlendirmek çok daha faydalı olabilecektir. Ani öfke patlamaları, sert, yıkıcı, kırıcı bir iletişim tarzının öne çıkabilecek olduğunu gözönünde bulundurmak, sorun yaratıcı durumlara yol açmamak açısından önemli olabilir, dikkat etmekte fayda var.
22 Mart Perşembe günü Koç burcunun 16. derecesi içinde durağanlaşacak olan Merkür, 24 Mart Cumartesi günü retro hareketine başlamış olacak. Koç burcunun 4. derecesine kadar gerileyecek olan Merkür 16 Nisan günü ileri hareketine geri dönüyor.

84dcf6603ed173a5c98991c57ac79ef0.jpg

Venüs, Pluto kare açısı, 24 Mart Cumartesi
Venüs, Pluto ile kare açı yaptığında diğer kişiler ile olan ilişkierimize yönelik zorlayıcı, stress yaratıcı, gerginlik oluşturucu etkiler ile karşılaşacak olabiliriz. Hafta ortasından bu yana aktif olan açı, Cumartesi günü kesinleşmekte ve aynı gün Güneş ve Mars arasında oluşan kare açı da kesin derecesine varmakta. İlişkiler üzerinde güç arayışı içersine girmek, kendi isteklerinde, arzularında, taleplerinde fazlasıyla ısrarcı olmak, ilişkileri zarara uğratacak, bozacak şekilde davranışlarda bulunmak yada bu tarz durumlara maruz kalabilmek etkisi getirecek olan enerjilerin yoğun olabileceği bu süreçte, yıkan, koparan, tarzda davranış geliştirmiyor olmaya dikkat etmek önemli görülmekte. Venüs’ün Koç burcunda hareket ettiğini dikkate aldığımızda yönetici gezegeni Mars’ın Güneş ile yapmakta olduğu kare açı ilişkiler üzerinde agresif, hırslı, ısrarcı, tartışmacı yönde eğilim getiren enerjilerin yoğunlaşabileceğine işaret etmekte.

Güneş, Mars kare açısı, 24 Mart Cumartesi
Güneş ve Mars kare açısı, hedeflerimiz, elde etmek istediğimiz şeyler, amaçlarımız için güçlü bir mücadele içine girebilecek olabileceğimize işaret etmekte. Gelecek hedefleri, kariyer hedefleri ile oluşan aktif bir hareket tarzına bürünecek olabilir, isteklerimizi elde etmenin, olmak istediğimiz şeyleri sağlamanın mücedelesine, savaşına girmek zorunda kalacak olabiliriz. Zorlayıcı enerjiler barındıran Güneş ve Mars arasında oluşan görünüm, sert, agresyon, şiddet, öfke içeren enerjiler barındırmakta. Kişisel olarak serinkanlı olabilmek, kontrolü kaybetmeden davranış geliştirebiliyor olmak faydalı olacaktır. 17 Mart Cumartesi günü Oğlak Burcu ilerleyişine başlamış olan Mars, Türkiye natal haritasının ASC ile karşıt açıda ilerlemekte ve yine ülkemiz haritasının ASC derecesine karşıt açı ile ilerlemekte olan Satürn ile kavuşuma yaklaşmakta. 24 Mart Cumartesi günü Güneş ve Mars arasında kesinleşen kare açı, ülkemiz natal haritasının ASC derecesi üzerinde önemli bir gerilim oluşturmakta. Bu ülkemiz için zorlayıcı bir süreç içinde olabileceğimiz anlamı taşımakta.

Sevgiyle….
Dilâra B. Efeoğlu

 

Chiron (Kiron)

60f4ce85fa328cf0507166aab70d1b44.jpg

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belki de farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron, şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek onun iyileşmesini sağlayacağı, dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştirebileceği bir yarayı temsil eder.

Balık burcunda ilerleyen Kiron, 1 Temmuz günü yaklaşık 150 gün sürecek olan retro hareketine başlamakta. Kiron retro dönemleri herbirimizin içinde saklı duran iyileştirilememiş yaralarını yüzüstüne çıkaran, kişinin kendi yaraları ile bir nevi tekrar yüzleşmesine olanak sağlayan olaylar ve durumlar yaratıcılığı ile kendini belli edecektir. Açılan yaralarımıza gerçekçi gözle bakabilmek, gerçekten yarayı iyileştirebilmenin tek yolunun ancak yine kişinin kendisinde bittiğini kavrayabilmek ve dönüşümü kendinde gerçekleştirebilmek Kiron’un yaralı şifacı yönünü kişinin kendisine de faydalı olacak şekilde kullanabilmesini sağlayacaktır.

Chiron (Kiron)

Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri) Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bilge bir öğretmen, bilge bir şifacı ve bilge bir müzisyen olmayı öğrenir.

Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla attığı zehirli oku Kiron’un at bacağına isabet eder. Bacağından derin bir yara alan Kiron, aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcar fakat bir türlü yarasını iyileştirmeyi başaramaz. Yarasını iyileştirme çabaları içinde yaptığı her merhem bir başka kişinin derdine derman olmaktadır. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar çekmektedir. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.

Kiron böylelikle acılarından kurtulur. Kiron’un bir ölümlü olmayı seçmesi dönüşümünü seçtiğini temsil etmektedir. Kendin ile yüzleşmeyi kabul etmenin acıları dindirmenin şifasını taşıdığını anlatan bu mit Kiron’un haritalarımızda yerleşimine göre bizlerinde hayatlarımızda hangi alan ve konularda yara almış olduğumuzu ve bu yaralarımız ile nasıl başa çıkacağımızı ve yaralarımızı şifalandırmanın kılavuzluğunu yapmaktadır. Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

4287705ace1983861c79709f41627a04.jpg

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

Gökyüzünde Mars, Satürn karşıtlığı aktif. 29 Mayıs günü kesinleşecek olan açının etkisi 5 Haziran’a değin sürüyor olacak. 22 Nisan’dan bu yana İkizler burcunda ilerlemeye başlayan Mars, aktif enerjinin iletişimsel tabanlı alanlara yöneldiğini göstermekteydi. Haberleşme kanalları, medya, yayınlar, eğitim, öğretim, televizyon programları, İkizler burcunun yönetiminde olan konular olarak Mars’ın, eyleme yönelik, enerjik, mücadeleci doğasını sergilediği başlıca konular halini aldılar. Mars ile karşıtlık yapan Satürn ise inançlar, fikirler, idealler üzerine oluşturulmak istenilen düzen ve yapılanmalar getirici boyutu ile Yay burcunda ilerleyişini sürdürmekte.

Satürn ile oluşan karşıtlığı, Mars’ın ikizler burcunda ifade ettiği kişi, konu ve alanlara ait engellenmeler, sınırlandırılmalar ile karşılaşacak olacağının göstergesi. Kendini ifade etmek, iletişim kurmak, konuşmak, fikrini söylemek konusunda atak, cesur, girişken ve bir o kadar da temkinsiz olabilen İkizler burcundaki Mars’ın, Satürn tarafından yani otorite, düzen kurucu temsilindeki kişi veya kuruluşlar tarafından sınırlandırıcı, baskılayıcı, engelleyici etkiler ile karşılaşıyor oluşunu göstermekte olan bu karşıtlık, çatışmaların, kutuplaşmaların ortaya çıkabilecek olduğu enerjileri açığa çıkarmakta.

Retro hareketini sürdüren Satürn ile Mars karşıtlığı, bastırılmış, fazlaca kontrol altına alınmak istenilen bir enerjiyi ifade eder. Bastırılmış, sınırlandırılmış enerjinin birikmiş öfkeye dönüşüyor olması ve bastırılmış öfkenin yani bastırılmış enerjinin -aktif hale- harekete geçebiliyor oluşu bu açının işaret ettiği sonuçlardan biri olabilir. Harekete geçme korkusu, insiyatif almakta zorlanmalar, durumlar karşısında kararsızlık, cesaretsizlik, ani öfke patlamaları bu açının olumsuz sonuçlar yaratabilecek etkilerini taşımakta. Güçlü bir savunma, dayanıklılık, hareket kontrolü içinde olabilmek ise bu açının yaratıcı olarak kullanılabilecek yönleri.

Mars ve Satürn’ün Kiron ile oluşturdukları açı ise uzlaşma sağlanamayan karşıtlığın, yaralayıcı, üzüntü verici, duygusal kırıklıklara sebep olacak bir yüze sahip olduğunun göstergesi. Ne için mücedele verdiğimize ve nasıl mücadele verdiğimize dikkat etmek, düşünmeden hareket etmek yerine, düşünerek sonuca gitmek bizi yara almaktan, duygusal kayıplara girmekten korumakta olacaktır.

Dilâra Başar Efeoğlu

16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

262877-jpg-r_1920_1080-f_jpg-q_x-xxyxx-copy

16 Eylül 2016 Cuma, Ay Tutulması

Verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.

24 derece Balık burcunda gerçekleşecek olan Ay tutulması;
Duygularımız ve amaçlarımız
Geçmişimiz ve geleceğimiz
Kararlarımız ve ikilemlerimiz
Arzularımız ve irademiz
arasında kaybolmadan yürüyebilmek ve ilerliyor olabilmek için öğrenecek şeylerimiz olduğunu söylemekte.
Öğrenmenin anahtarı ise farkındalık ile bakabiliyor olmakta. Kendimizde hissediyor olabileceğimiz bu duygu ve düşünceler arasında bir denge kurmanın en doğru yolu kendi gerçekliğimizi fark edebiliyor olmakta.
Tutulma, Balık burcu ve Başak burcu ekseninde gerçekleşiyor olacak. iki karşıt burç olsalarda Balık ve Başak burcu birbirini tamamlayan enerjilere sahiptirler.
Bu iki burcun birleşimi derin bir güç taşır. Her türlü şartta sabırla ve en verimli şekilde neticeye ulaşabilme becerisini gösterebilen bu karşıtlık, kişisel gücü hafife alıyor olmanın, geçmişe ve güvenlik ihtiyacına aşırı bağlılık göstermenin, yeniliklere karşı kapalı ve tereddütlü yaklaşımlarda bulunmanın yarattığı koşullanmalar için bir kırılma noktası yaratacak olayları hayatlarımıza yansıtacaktır.
Ay, Kiron kavuşumu, Güneş karşıtlığı, Yay burcundaki Mars ile kare açı içerisinde (T kare kalıbı). Mars, Uranüs ile üçgen açı içinde.
Eğer verilecek bir savaş varsa en büyük savaşın içsel verilecek bir savaş olduğunun farkına varmak kazanılacak zaferlerin en büyüğünü getirecektir.
Duygusal, ruhsal ve amaçsal bütünlüğümüzü sağlayabilme adına bizi kendi gerçekliğimiz ile karşılaştırabilecek olan ay tutulması, bir aynadan kişinin kendisinden yansıyan gerçekliğine bakması gibi hayatlarımızda kendimize ait yansımaları açığa çıkaracak enerjiler taşımakta. Gökyüzü içsel bir yolculuğa başlamanın cesaretine sahip. Aydınlanma ile tamamlanabilecek bu süreç gelecek zamanlarda edinilmiş kişisel güç olarak bize geri dönecektir.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş – Kiron karşıt açısı

 

an00462820_001_l

 

“İyi bir şifacı yaralı olmalıdır.” Hayata “aynı acıdan” bakmış olanlar anlaşabilir zira.
Jung Psikolojisi, Carl Gustav Jung

Güneş – Kiron karşıt açısı
15 Eylül Perşembe
Astrolojide Yaralı Şifacı olarak tanınan bir asteroit olan Kiron (küçük gezegen) kendimize bakış açımızda eksik gördüğümüz, tamamlanmamış, iyileştirme gereği hissedilen özelliklerimize işaret etmektedir. Kiron bulunduğu yerde bu şekilde çalışarak aslında kişinin kendini en fazla geliştirmiş olacağı özelliklerine vurgu yapar.
22 derece Başak burcundaki Güneş ile 22 derece Balık burcunda bulunan Kiron 15 Eylül perşembe günü kesinleşmiş karşıt açı içinde olacaklar. Güneş ile kavuşum içinde olan Merkür retro hareketini sürdürmekte.
15 Eylül kadar artan şekilde etkilerini gösterecek olan açı, 16 Eylül günü gerçekleşecek Ay tutulması haritasında da etkin görülmekte.
Bilinç ve benlik duygularımız ile zihinsel ve iletişimsel faaliyetlerimiz üzerinde etkisini hissediyor olabileceğimiz astrolojik bu konum, zayıf olduğunu düşündüğümüz yönlerimiz, geçmişten gelen mücadele etmek zorunda kalıyor olduğumuz taraflarımız ve hayatımızda üstesinden gelmek zorunda kaldığımız durumlar ile bizi karşılaştıracak olaylar içerisine girecek olabileceğimize işaret etmekte.
Duygusallık, hissiyat, merhamet ve fedakarlık içeren yönlerimiz ile mükemmelliyetçilik arayışı ve beklentisi içinde olan, realist tavır ve düşünceler sergileyen taraflarımız arasında doğru bir denge hali kurabiliyor olmak, geçmiş deneyimlerimizden öğrenmiş olduğumuz dersler ile hareket edebiliyor olmak gelecek için aradığımız bütünlük duygusunu elde etmemiz açısından bize yol gösterici ve ilerleme sağlayıcı olacaktır.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Akrep Burcunda Retro Mars, Kiron Üçgeni

27 Mayıs Cuma günü Akrep burcuna geri dönecek olan Mars, Balık burcunda Kiron ile de uyumlu açı yapıyor.

5a6bbc1d0598995842b4765a724681f4
Mars’ın Akrep burcunda olduğu süreçi geçmişte kalmış ama geçmişte bırakılamamış yaralarımızın, hayal kırıklıklarımızın karşımıza çıkışı ve onlarla kendi aramızda oluşan yeniden bir hesaplaşmaya girme dönemi olarak yaşayacak olabiliriz.

Çözüme ulaşmadan bırakılmış ya da çözülemeden içselleştirmiş olduğumuz sorunlarımızın tekrar gündemimize gelmesi ve bu sorunların çözümü yönünde gönüllü olarak aktif tutum ve davranış sergileme içerisine girecek olma olasılığımız yüksek.

Gökyüzünde Mars ve Balık burcundaki Kiron uyumlu açı içerisinde.

Güçlü, sağlam ve kararlı bir duruş sergileyebilecek olduğumuz bu süreç; yıkıcı olmak yerine yapıcı olmaya yönelmek, acele verilmiş kararlardan uzak durmak, durumlara karşı kinci ve intikamcı tavırlar almaktan özellikle kaçınmak ile süregelen sorunlarımızı çözüme ulaştırabilmek için oldukça uygun zamanlar olabilir. Artan kabulleniş enerjisinin etkisini soğukkanlılığımızı korumak avantajına çevirebiliriz.
Yay burcunda retro hareketinde olan Mars, 27 Mayıs Cuma günü ( 16.51) Akrep burcuna geri dönüş yapmış olacak. Mars’ın yine bu burçta sürdürdüğü retro hareketi 1 Temmuz Cuma günü düz hareketine başlamasıyla sona erecek.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Kiron,Yaralı Şifacı

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belkide farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Astrolojide mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron; şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek ve onun şifa bulmasını sağlayacak dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştireceği bir yarayı temsil etmektedir.

 

dc98c384d814e820bee2de4397a5cdda (1)
Balık burcunda Güneş ile Kiron kavuşumu yaşadığımız şu günler, önce yaralarımızı kabul etmek ile onları dönüştürebilecek olacağımızı işaret etmekte.
Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri)Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bir öğretmen, bir şifacı ve müzisyen olmayı öğrenir.
Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla ancak ölümcül biçimde zehirli oku Kiron’un at bacağına atar. Aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcayan Kiron bir türlü yarasını iyileştirmeyi beceremez. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar yaşamaktadır. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.
Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.
Dilâra Başar Efeoğlu