Pluto Oğlak Burcunda, Pluto Retrosu

Pluto

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Pluto, Pluto retrosu
Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin gücünü taşır. Pluton’un yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta, düzen ve sistem prensiplerine ait gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu ve bu oluşumun devam edecek sürecini göstermekte.

Bizler kendi bünyemizde oluşturmuş olduğumuz kontrol, otorite, statü, görev bilinci, yönetici figürü yaratımları üzerine düşünmeye ve bu güdülerin ortaya koyduğu benliğin değişmeye muhtaç yönleri ile karşılaşmaya hazır olmalıyız. Pluto’nun yeraltı tanrısı olduğunu hatırladığımızda yüzeysel bir etkiden bahsetmediğimizi, köklü dönüşümsel etkiler ile karşılaşmış ya da karşılaşacak olduğumuzu bilmek, bu gezegenin yaratımını bilinçlerde farkındalık olarak yıkımın ötesine geçirmenin en önemli basamağını oluşturacaktır.

Şimdi retro hareketine giren Pluto (20 Nisan) önümüzdeki 5 aylık süreç içerisinde, içsel gözlemlere yönelik etkiler altında olacağımızın işaretçisi. Kişiyi iç dünyasına sürükleyebilecek ve iç dünyasının en derinlerine gömülü gizli benliği ile karşılaştırabilecek olan Pluto retrosu, yepyeni bir benliği ortaya çıkarmanın ancak geçmişten kalan tüm tortulardan arınmak, geçmişin gölge etkisinden kurtulmak gerekliliğinin yerine getirilmesi ile sağlanabileceğini ortaya koymakta.

Geri harekette olan Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Retro Pluto’nun yaratıcılığı bu anahtarı bilinç altı seviyeden çıkartıp bilinç üstü seviyeye taşıyabilmek ve zihinsel dönüşümü bilinçsel hale getirebilmekte saklıdır. İster gölge yönlere sahip olsun, ister melek saflığına sahip olsun, benliğin derinlerine döndüren ve dönüşümün tamamlanmamış yönlerini arayıp bulan, bilinçaltını açığa çıkaran enerjiler Pluto retrosunun ana odağı olurlar.

Pluto’nun retro süreçleri içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Dönüşümün gerekliliği ile yüzleşmekten kaçmak, kendi gücüne karşı yabancı olmak kabullenilmemiş ve bastırılmış içsel güç ile birlikte dışarıya öfke ve kızgınlık hisleri olarak yansıyabilir. Oysa dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinliyebilmek iyileştirici gücünü görmeyi sağlayabilecektir.

Pluto’nun gezegensel hareketine bakacak olduğumuzda; 20 Nisan Perşembe günü retro hareketi öncesi durağanlaşacak olan Pluto, 22 Nisan Cumartesi günü retro (geri hareketine) başlayacak. 28 Eylül 2017 günü ileri hareketine doğru durağanlaşacak olan Pluto, 30 Eylül Cumartesi günü (16 derece51′) ileri hareketine başlayacak. 25 Ocak 2008 de Oğlak burcuna geçen Pluto, 24 Mart 2023’e kadar bu burçta ilerleyişini sürdürecek.

Dilâra Başar Efeoğlu

Uranüs, Aydınlanmanın Anahtarı Uranüs ve Toplumsal olarak üzerimizde etkilerine kısa bir bakış

ba884742b91af605aa5d574141372a3d

Uranüs, Aydınlanmanın Anahtarı
Uranüs ve Toplumsal olarak üzerimizde etkilerine kısa bir bakış

Satürn ötesi gezegenler olan Uranüs, Neptün ve Plüton, ağır hareket ediyor olmaları ile içinde bulundukları burçlarda uzun süre kalırlar. Uranüs bir burçta ortalama 7 yıl, Neptün 14 yıl, Plüton 14 ila 24 yıl arasında değişen sürelerde kalır. O dönem içinde doğan tüm kişilerin haritalarında aynı burçta olmalarından dolayı jenerasyon gezegeni olarak tanımlanırlar.

Uranüs, 2010 (Mayıs) yılından beri Koç burcunda hareket etmekte ve Mayıs 2018’de Boğa burcuna geçinceye değin bu burçta yolculuğunu sürdürecek. Uranüs’ün etkisinin içinde olduğu burçla sınırlandıramayacak kadar büyük olduğunu unutmadan, Koç burcunda oluşu ile değerlendirdiğimizde bu burçta Uranüs, yenilikçi düşüncenin, cesaret, mücadele ve önder duruş sergilemenin, insiyatif almanın, ortaya konan fiziksel gücün, sınırları aşma güdüsünün etkilerini taşımaktadır.
Uranüs’ü astrolojik olarak işlevselliği ile yorumladığımızda ayrıştırmak, değiştirmek, yenileştirmek, bağımsızlaştırmak dürtüleri ile hareket ettiğini görürüz. Uranüs varolan düzene karşı çalışır. Varolan düzeni simgeleyen Satürn’dür ve Uranüs, Satürnyen prensipleri yıkma, radikal yenilikler arayışı ve bağımsızlık sağlama anlayışı ile otoriteye karşı duruş sergileyecektir. Aydınlanmanın, geleceğe odaklanmanın, sıradışılığın, aykırılığın, bilgi ve kavrayış derinliğinin gezegeni Uranüs’ün barındırdığı enerjileri klasik gezenlerin enerjileri kadar bireysel olarak anlıyor olabilmemiz, etkilerini bünyemizde tam olarak çözüyor olabilmemiz oldukça güçtür. Görünenin çok ötesinde oluşumlar yaratan Uranüs, bilinç sistemlerini değiştirmeye odakladığı enerjisini olaylar üzerinde sarsıcı, yıkıcı, ani ve kaos yaratır şekilde ortaya koyar. Uranüs kolektife yaydığı bu enerjisinin altında varolan büyük bir yaratıcılık, sezgisel güç ve bilinçsel sıçrayış sağlama güdüsü barındırmaktadır.
Uranüs’ün Koç burcunda transit yapıyor olduğu dönem 2010 (Mayıs)-2018 (Mayıs) yıllarını kapsayan süreç içinde bulunduğumuz güne değin, geriye dönük baktığımızda gerek dünya gerek ülkemiz içerisinde yaşanan gelişmelerde Uranüs’ün yukarıda bahsetmiş olduğumuz karakteristlik özelliklerinin etkilerini taşıyan olayları görmek mümkün.

Biraz örneklediğimizde;

2010 yılının son ayında başlayan Arap Baharı olarak adlandırılan, Arap dünyasında ortaya çıkmış olan halkın özgürlük, bağımsızlık arayışı hareketi Uranüs’ün izlerini taşıyan olaylardan önem taşıyan bir tanesi. Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen’de büyük çapta; Moritanya, Suudi Arabistan, Umman, Irak, Lübnan ve Fas’ta küçük çapta olmak üzere tüm Arap Dünyasında baş gösteren mitingler, protestolar, halk ayaklanmaları ve silahlı çatışmalar ile gelişen olaylar.

25 Ocak 2011′ de başlayan Mısır Devrimi, halkı mevcut yönetime karşı seferber olmaya çağıran sokak gösterileri, protestolar ve sivil itaatsizliklerin bütünüdür. Gösteriler ve isyanların polis şiddeti, olağanüstü hâl, işsizlik, asgari ücretleri azaltma isteği, barınma eksikliği, yiyecek sıkıntısı, yolsuzluklar, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve kötü hayat koşulları üzerine başladığı rapor edildi. 11 Şubat 2011 tarihinde Mısır cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek gösteriler nedeniyle istifa etti.

Suriye Krizi, Suriya İsyanı, 15 Mart 2011’de başlamış ve Nisan 2011 tarihinde ülke çapına yayılmıştır. Suriye Baas Partisi’ne sadık askerler ve bunları destekleyen milisler ile bu partiyi iktidardan indirmek isteyen Suriye muhalefeti arasında başlayan, sonrasında IŞİD, El Nusra ve bazı Kürt, Türkmen, Dürzi ve Süryani grupların da katıldığı çatışmalardır.

17 Eylül 2011’de New York’ta, ABD’nin finansal kalbi Wall Street’te, Kanadalı aktivist grup Adbusters tarafından başlatılan halk eylemleri ve toplumsal hareket. Eylemler barışçıldır ve eylemcilerin çoğunluğunu eğitimli gençler oluşturmaktadır. Amacı sosyal eşitsizliği ve şirketlerin ABD yönetimi üzerindeki nüfuzunu protesto etmektir. Eylemler Arap Baharı’ndan etkilenerek başlamıştır. Protestocuların sloganı Biz %99’uzdur. Eylemler tüm ABD’ye yayıldı.

27 Mayıs 2013 tarihinde Taksim Gezi Parkı’nın bir kısmına inşa edilmesi planlanan Taksim Kışlası’nı engellemek üzere parkta bulunan çevre aktivistlerine yapılan müdehaleler ile başlayan Gezi Parkı Olayları 15 Haziran akşamındaki polis müdahalesi sonrasında ise Gezi kampı dağıtılmıştır. Bu olaydan sonra Türkiye’nin çeşitli illerindeki parklarda forumlar düzenlemeye başlanmıştır.

24 Ağustos 2015, Laboratuvar ortamında 5 haftalık fetüs beyni üretildi. ABD Ohio Eyalet Üniversitesi’nden bilim adamları, laboratuvar ortamında neredeyse 5 haftalık fetüs beynine eşdeğer bir insan beyni büyütmeyi başardı. Yetişkin insan deri hücrelerinden üretilen “Beyin organoidi” adı verilen oluşum, laboratuvarda bugüne kadar yaratılmış en gelişmiş beyin modeli oluyor (Uranüs astrolojide bilimsel gelişmeler, buluşları ifade eder).

15 Temmuz 2016, Türkiye askerî darbe girişimi ya da darbecilerin verdiği adıyla Yurtta Sulh Harekâtı, 15-16 Temmuz 2016 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen, başarısızlıkla neticelenen askerî darbe teşebbüsü. Türkiye’nin birçok ilinde darbe karşıtı protestolar ile darbe karşıtlığı ve ulusal birlik gösterileri düzenlenmekte.

Uranüs daha önce en son 1928 – 1935 yılları arasında Koç burcundan geçiş yapmıştı.

Ülkemiz geçmiş tarihinde yaşanan o dönemin gelişmelerine baktığımızda ortak özelliklerin Cumhuriyet sonrası İnkılâp (Değişim) hareketleri ile sürmekte olan bir dönem olduğunu görüyoruz. Siyasi, ekonomik ve kültürel anlamda getirilen devrim niteliği taşıyan yeniliklere birkaç örnek verdiğimizde;

Anayasal değişiklik ile laiklik Cumhuriyetin temel ilkesi olarak kabul edildi. (1928)

Serbest Cumhuriyet Fırkası (12 Ağustos 1930) Çok partili döneme geçiş, o dönem için sonuç başarısız olmuş parti kapanmaya gitmiştir.

Anadolu Demir Yollarının Satın Alınması (1927) ve Demiryolu Yapımlarının Başlaması (1927-1939)

Harf Devrimi,1 Kasım 1928 tarihinde Yeni Türk harflerinin kabul ve tatbiki hakkında kanun’un kabul edilmesi.

Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesi (1934), Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadınlara 1930’da yerel, 1934’de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

İlk adı Havayolları Devlet İşletme İdaresi olan Türk Hava Yolları kuruluş ve seferlere başlayışı (20 Mayıs 1933) (Uranüs astrolojide havacılık teknolojisi ve uçakları ifade eder).

Uranüs ve diğer jenerasyon gezegenleri olan Neptün ve Plütonun taşıyor olduğu yüksek enerjilere karşı idraksel bilincimizi açık tutuyor olmak, kolektif içerisinde farkındalık hassasiyeti ve hissiyatı ile olayları okuyor olmaya gösterilen çaba her birimiz için sona ermeyen bilinçsel gelişimin bir üst anahtarı olabilecektir.

Sevgilerimle…

Dilâra Başar Efeoğlu

Fotoğraf, NASA’s Hubble Space Telescope/2007

Güneş, Merkür Kavuşum – Plüton Karşıt Açısı

solarsystem1 - Copy

Güneş, Merkür Kavuşum – Plüton Karşıt Açısı

8 Temmuz Cuma günü,
Yengeç burcunun 16. derecesinde olan Güneş ile Oğlak burcunun 16. derecesinde Plüton tam karşıt açı konumunda olacaklar. Güneş’ e bu karşıtlık sırasında kavuşum halinde olduğu Merkür eşlik etmekte.

Güneş’in, Merkür ile kavuşumu bilginin, öğrenme merakının, iletişime verilen önemin öne çıkışı ile akılcı düşünme, mantık yürütme ve analiz etmeye dayalı bir zeka yapısını ifade etmektedir. Merkür’ün ve Güneş’in içinde bulundukları burca baktığımızda Yengeç burcunda oluşları ile burada bahsedilen zeka yapısının duygusal, sezgisel ve hayalgücü zenginliği de barındırıyor olduğunu düşünebiliriz. Plüton burada bahsedilen zeka yapısına, kişilik özelliklerine derinlik, güç katıyorken aynı zamanda aşırılıkda getirebilecek oluşu ile öğrenme, bilme tutkusu ve bilginin ve zekanın egosal bir güç olarak kabul edildiği ve kullanıldığı durumlarıda getirecektir.

Yok etme, baskılama, güç peşinde olma enerjisi taşıyan Plüton’un, Güneş Merkür karşısında etkisi çevreyle kurulacak olan her türlü bilgisel, iletişimsel bağ üzerinde baskın etki yaratma arayışı ve tavrında olma şekilde kendini gösterecektir.

8 Temmuz Cuma günü İstanbul için çıkartılmış olan haritada, bu karşıtlığın 3. ve 9. evlerden geliyor oluşu ile her türlü zihinsel faaliyet, inançsal ve hukuksal alanları içine alan, medya, haberleşme ve iletişimsel alanlarda hissedilebilecek olan bu açının etkileri Plüton’un kontrolcü, denetimi ele geçirme arzusunun izlerini taşıyan güç çekişmeleri, rekabet ortamları yaratacak şekilde gelişecek durumlar yaratabilir.

8 Temmuz günü kesinleşecek açının etkilerinin başlamış olduğu içinde bulunduğumuz süreç 14 Temmuz gününe değin sürecek olarak görülmekte. Bilgimizi, kelimelerimizi, fikirlerimizi sevgiyi oluşturmayı amaçlayacak biçimde kullanmak temennilerimle, herkese iyi bayramlar dilerim.

Sevgi ile …

Dilâra Başar Efeoğlu

4 Temmuz 2016 Pazartesi Yeniay

 

5bd16ccef340ef7d1091d8385c3aca3a

4 Temmuz Pazartesi Yeniay (14.00)

Duygusal öğelerin hakim olduğu güçlü etkileri olan bir yeniay yaşanacak olarak görülmekte. Merkür ve Venüs ile kavuşum yapan yeniay derecesi hayatımızın birçok alanını etkileyecek gelişmeler içinde olabileceğimizi göstermekte. Yeni girişimlerde bulunma, hayalleri gerçekleştirme amacı ile yeni kararlar alma içerisinde olabilir, gerek sosyal gerek duygusal ilişkilerimizde baskılayıcı, engelleyici tutumlar ile karşılaşabilir, çekişmeli, çatışmalı durumlar yaşayacak olabiliriz.

Gökyüzü vereceğimiz kararlarımızda duygularımızın, geçmişimizin ve değer yargılarımızın etkisinin büyük olacağını göstermekte.

Yengeç burcunun 12. derecesinde gerçekleşecek olan Yeniay’ı ülkemiz üzerindeki etkileri ile değerlendirdiğimizde,

Türkiye natal haritasının 1. evi üzerinde ve natalde yerleşmiş retro konumdaki Plüton’un hemen üzerinde gerçekleşen bir yeniay olacağı görülmekte.

Türk halkının oluşumu, kimlik yapısı, davranış biçimleri hakkında temel bilgiler alıyor olduğumuz bu evde yerleşmiş olan Plüton halkın büyük ve güçlü dönüşümler ile oluşmuş profil yapısını ve yine Türk halkının güç ve cesaret sahibi profilini anlatmakta.
Yeniay derecesinin Türkiye natal haritasınındaki Plüton üzerinde aynı derecede gerçekleşmesi bu profil yapısını öne çıkaracak etkileri tetikleyecek olarak görülmekte.

Plüton yıkıcı bir güç taşımaktadır. Plüton ile gelen bu yok edici ve sarsıcı gücün amacı dönüştürmek, bambaşkalaştırmak, bir nevi yeniden doğuş ortaya koyarak sağlamak, gerçekleştirmek, varoldurmak amacı taşır.

Yeniay ile bu etkileri içeren bir döneme giriyor olduğumuzu söyleyebiliriz. Merkür ve Venüs ile kavuşum yapan Yeniay derecesi Yengeç burcunun taşıdığı koruma, kollama, savunma güdülerinin duygusal yoğunluğuna sahip. Toprak , millet, vatan sevgisini ifade eden Yengeç burcu, toplumsal olarak bu duyguların hakim olduğu zihinsel bir yapı ve değer anlayışı içerisinde olacağımızı göstermekte.

Yeniay derecesi Sirius sabit yıldızı ile kavuşum içerisinde, Sirius sabit yıldızı Güneş’ten sonra gökyüzünün en parlak yıldızıdır. “Parlayan” olarak bilinen bu yıldız sıradan olanı büyüleyici kılabilir. Büyük sonuçlar doğurabilecek küçük hareketlere yol açar (Brady).

Merkür 9 derece Yengeç burcunda ve Alhena sabit yıldızı ile kavuşum derecesinde. Alhena sabit yıldızı, bilinçli ya da bilinçsiz misyon edinilmiş (Brady) bir görevi ifade etmektedir.

Duygusal travmalar, baskılar, düşmanlıklar ve zorlanmalarında yaşanabileceği yeni gelişmeleri, değişim ve başlangıçları anlatan yeniay, değişkenlik gösteren, henüz netlik kazanamamış durumlar içerisinde kalarak geçirdiğimiz dönem sonrası netlik kazanmaya başlayan durumları ve gerek toplumsal gerek kişisel olarak şartları belirlemeye yönelik tavırlar alacağımızı göstermekte.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….
Gökyüzünde 5 gezegen retrosu yaşayacağız,
Plüton, 17 Nisan – 27 Eylül 2016
Satürn, 26 Mart – 14 Ağustos 2016
Jüpiter, 7 Ocak – 10 Mayıs 2016
Mars, 16 Nisan – 1 Temmuz 2016
Merkür, 28 Nisan – 23 Mayıs 2016

1f9536bb555d4ea64d76996e0cf4ecf0
Gelecekten çok geçmişe yönelmek, geçmişin canlanması, içe dönen düşünceler, geçmişte bırakılamamış meselelerin su üstüne çıkışı, yanlış zamanda yanlış hamleler içeren enerjiler bizi ve etrafımızı saracak olabilir.
Zaman yavaşlamış gibi, olaylar geçmişe dönük akmaya başlayabilir bize, çelişkiler içerisinde olabilir, kendimizi sınırlandırılmış veya pasifize edilmiş gibi hissedebiliriz. Yapmak istediklerimiz ile yaptıklarımız birbirinden çok uzak kalabilir.
Belki de bu dönem için en güzeli evrendeki bu enerjiler ile uyum içinde akmak olur, hayatın ne getirdiğine bakmak, seyretmek ve önce anlamlandırıp sonrasına öyle devam etmek…
7 Ocak’dan beri geri hareketinde olan Jüpiter, 26 Mart itibari ile geri hareketine başlamış olan Satürn ile birlikte, 16 Nisan Mars, 17 Nisan Plüton’un retro harekete girmeleri ile gökyüzünde 4 gezegen aynı anda retro konumda olurken, 28 Nisan’da bu gezegenlere Merkür’ün de katılması ile birlikte gökyüzünde 5 gezegenin aynı anda retro hareketinde oldukları zaman dilimi içerisinde olacağız. 5 gezegenin retro oluşu durumundan ilk çıkan gezegen 10 Mayıs’da bulunduğu Başak burcunda direkt hareketine başlayacak olan Jüpiter olacak.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….
Sevgilerimle,
Dilâra Başar Efeoğlu

17 Nisan – 27 Eylül, Plüton Retro Hareketinde

17 Nisan – 27 Eylül, Plüton Retro Hareketinde
Geriye dönüşümsüz değişimin istisnasız gezegeni Plüton,
17 Nisan Pazar günü durağan hale geçişi sonrası 19 Nisan Salı günü retro hareketine başlayacak, 164 gün boyunca sürecek olan retro dönemi sonunda, 27 Eylül Salı günü Oğlak burcunun 14. derecesinde retro hareketi sona erecek.

cf45de4fefb3b14c52ca475156fea5c6
Astrolojide yeniden doğuşun sembolü Plüton, kişiyi ve toplumları bilinçsel olarak olduğundan daha ileriye götürebilmenin bazen karanlık bazen aydınlık yüzünü taşır. Yaşamın içerisinde bireysel ve toplumsal olarak yaşanılan her büyük değişim ve dönüşümlerin arkasında Plüton’un temsil ettiği yıkıcılık ve yaratımcılık gücü vardır.
Geriye dönüşümsüz değişimin istisnasız gezegeni Plüton, retro hareketi süresince; bireysel olarak hissedebileceğimiz gibi çok daha fazlası toplumsal olarak yaşayacağımız, karşılaşacağımız etkiler içeriyor olacak.
İçe dönüş enerjisi barındıran, bizi kendi iç dünyamıza döndürecek, sorgulamalarımızla, hesaplaşmalarımızla, sırlarımızla kendimiz ile yüzleştirecek ve yola devam etmeden önce değişimin değişmez bir kural olduğu evrende, kimimizin bir gözlemci, kimimizin başrolde bir aktör gibi kendisini olayların içerisinde bulacak olabileceği zamanlar olacak Plüton retrosu.
Plüton’un ülkemiz haritasının 7 evinden transfer yapıyor oluşu ile; ülkemiz ve dış ülkeler arasında; gerek ticari gerek askeri alanlarda gerginleşebilecek çatışma ve rekabet ortamı yaratabilecek enerjilerin açığa çıkacak olabileceği, uzlaşma bulmamış sorunların su yüzüne çıkışı ve kriz yaratan durumların içerisine girilebilecek ilişkiler yaşanabileceği söylenilebilinir.
Gerilim ve stress etkisi altında olabileceğimiz bu süreçten; sabit fikirliliğe düşme, bir fikirde saplantılı kalma, dengesini yitirmiş cesaret gibi,ruhsal ve bedensel gücümüzü zayıflatan durumlar içerisine girmekten kaçınarak yüksek farkındalık hali ile bakmaya çalıştığımız kendimiz ve dışsal olaylar arasında bizi çok daha üst bilinç seviyesine çıkaracak kişisel değerler kazanarak çıkabiliriz. Yeter ki karanlığın aydınlığın olmadığı yer olduğunu unutmayalım…
Sevgiyle,
Dilâra Başar Efeoğlu

Merkür Koç Burcunda, 22 Mart – 6 Nisan 2016

Merkür Koç Burcunda, 22 Mart- 6 Nisan 2016

Merkür’ün, Güneş’e göre yerleşimi ve iki jenerasyon gezegeni Uranüs ve Plüton ile olan açısını değerlendirdiğimizde, içinde bulunduğumuz ve 6 Nisan günleri arasında özellikle zihinsel ve akılsal duyularımız üzerinde yaşanacak etkilerden söz edebiliriz.

a1328ba5e74f2e20fe61351a51e90457 (1)

Baskılanma, bir nevi sabote edilme ya da yönlendirilmeye çalışılan algılarımızda; ani uyanışların, yeni farkındalıkların gelişecebilecek olacağı söylenebilir. Kararsızlık, pasiflik ve olaylara karşı kayıtsız bir hal sergileyen hallerimizden sıyrılarak, düşüncesel ifadesel etkinliğimizi ortaya koyabileceğimiz her alanda özgürlük arayışı içerisinde, cesur,korkusuz, enerjik, maceracı, aceleci, dikbaşlı ve sabırsızlık içeren enerjilerin aktif olacağı bir iletişim tarzı içerisinde olabileceğiz.

Gerçekçi bir bakış açısı, kaygısızca kendini, düşüncelerini ve yaratıcılığını ortaya koyma gücü ve etkinliğini kazanacak olan akılsal duyularımızı ve bu bağlamda artan enerjimizi iyi koordine ederek onlardan yapıcı durumlar yaratacak şekilde faydalanabiliriz. Gelişecek olan bu aktifliği, plansız, sonucu düşünülmeden başlanan, güç gösterisine dönüşebilen, sabırsızlık sonucu kaybedilen işlere yol açacak olan enerjilere dönüştürmemeye dikkat etmemiz faydamıza olacaktır.

Gezegensel hareketler olarak ifade edersek, Merkür 1 derece Koç burcuna geçiş yaptığında Güneş ışınları altında konumdaydı halen zayıf konumda bulunan Merkür gittikçe kuvvetlenmeye başlıyor, 30 Mart günü Plüton ile kesinleşecek kare açısı olan Merkür’ün 31 Mart Perşembe günü Uranüs ile kavuşum açısı kesinleşiyor olacak. Bu açıların etkinliğinin 6 Nisan’a kadar sürecek olduğunu söyleyebiliriz.

Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…

Dilâra Başar Efeoğlu