Merkür, Satürn kavuşumu

 

Desktop31.jpg

Merkür, Satürn ile kavuşuma yaklaşmakta ve kavuşum içinde iken Merkür retro hareketine başlıyor olacak, zorlu bir süreç bizi bekliyor olabilir…

Gökyüzünde Merkür ve Satürn kavuşum yapmak üzereler, 28 Kasım Salı günü (09:58) kesin dereceye varacak olan kavuşum aktif durumda. Merkür buradan retro hareketini başlatıyor olacak. 4 Aralık günü retroya girecek olan Merkür, 24 Aralık gününe değin retroda kalacak ve ileri hareketine dönüşünde Satürn ile kavuşumunu Oğlak burcunda tekrarlıyor olacak. Merkür, Satürn kavuşumunun ülkemiz üzerinde, toplumsal konular üzerinde ortaya çıkarabileceği etkiler oldukça ön planı alabilirler. Kişisel olarakta etkilerini hissedebilir olacağız.

Merkür ve Satürn kavuşumları, zihinsel ve akılsal ifadeler, kararlar üzerinde etkili olacak olan sorumluluk getirme, sınırlanmalar, disiplin ve ciddiyet etkisi taşıyor olurlar. Düşüncelerin, fikirlerin gerçekçilik ve uygulanabilirlilik arayışını ifade eden açı, iki gezegeninde Yay burcunda hareket ediyor olmaları dolayısıyla, ideolojik fikirlerin ortaya çıkıyor olmasına ve uygulanabiliyor olmasına yönelik artacak olan isteklere işaret etmekte. Ciddi ve uzun vadeli düşünülen yeni alınacak kararlar arifesinde olmak mümkün. Sorumluluk anlayışını arttıran açı, gerçekçi olmak, hayata ciddi bakıyor olmak, düşünceleri gerçekleştirebiliyor olmak ve plan, proje içinde hareket ediyor olmanın enerjisini taşımakta. Ancak kavuşum içinde retro hareketine başlayacak olan Merkür bu aşamada zorlayıcı etkiler getirebilir. Merkür retrosu süresince yeni kararlar almak yerine yada yeni anlaşmalar yapmak yerine varolanlar üzerine düşünmek, içinde bulunulan durumları analiz etmek, ayrıştırmak, düzene koymak ve ancak retro sonrasında gelecek planları devreye sokmak çok daha tavsiye edilir bir şeydir.

Hukuksal, yargısal konular, uluslararası anlaşmalar, uluslararası ticaret başta olmak üzere, Satürn, Merkür kavuşumu ve bu burçta Merkür’ün retro hareketinin etkisini üzerinde taşıyan konular olacaklar. Ülkemiz haritasının 6. evi içinde gerçekleşen kavuşum, askeri alanda ve askeri güçler üzerinde artan sorumluluklar, zorluklar ve görevlere işaret edebilmekte. (Daha ayrıntılı bilgiyi haftalık yazımda paylaşıyor olacağım).

 

2 Ekim – 8 Ekim Haftası Gökyüzü

1ef88f4967ee55ffaed7cab18a3bc22c.jpg

İlişkiler, ortaklıklar, anlaşmalar, işbirlikleri üzerine yoğunlaşmak gerektirecek bir haftaya girmekteyiz. Terazi burcunda Güneş ve Merkür kavuşumunun getirdiği uyum ve uzlaşma yanlısı zihinsel enerjiler, Koç burcunda oluşmakta olan Dolunay’ın açığa çıkaracak olduğu sorgulayıcı, zorlayıcı, mecbur bırakıcı etkiler taşıyan olaylara, gelişmelere açıklık sergiliyor olacaklar.

5 Ekim Perşembe günü (19:41) Venüs – Mars kavuşumu, Venüs ve Mars kavuşumu aşk, sevgi, ilgi ve huzur arayışının yarattığı istekleri ve bu isteklerin uyum ve uzlaşma dürtüleri şeklinde dışarıya yansıtılacak olan etkilerini taşır. İlişkilere ihtiyaç hissetme, sevgi, dostluk, aşk duygularını içeren yakınlıklara dair istekli olma ve isteklerini elde etmenin kararlı, emin ve kendine güvenli hareket tarzını barındırmakta. Başak burcunda gerçekleşmekte olan Venüs, Mars kavuşumu, mantıksal, akılsal arayışların ön planda olduğu isteklere ve bu yönde ilişkileri şekillendirecek olan güdülere işaret ediyor olmakla birlikte, iki gezegenin dispozitörü Merkür’ün Terazi burcunda ilerliyor oluşu, uyum sağlamaya yönelik ve ilişkilere ihtiyaç duyuyor olmaya yönelik güdülerin yüksek olacağına işaret etmekte. Merkür’ün Diadem sabit yıldızı ile olan bağlantısı ve Güneş’in arkasında kalıyor oluşu ilişkilere yansıyan feda edici, kendini kurban edici, gücünü ortaya koymaktan uzak kalabilecek olan etkilerinde varlığını göstermekte. Venüs, Mars kavuşumu aynı gün akşam saatlerinde (21:40) gerçekleşecek olan Dolunay enerjisinin odak noktası halini almakta. Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile oluşmakta olan kare açısı istekleri elde etmek için verilmesi gereken mücadeleci koşulların, sınırlandırıcı, engelleyici yönde çalışacak unsurların devrede olacağını ortaya koymakta.

5 Ekim Koç Burcunda Dolunay, 5 Ekim Perşembe günü Koç burcunun 12. derecesi içerisinde dolunay gerçekleşiyor olacak.(21:40) İlişkiler üzerine önemli etkiler getirebilecek olan Dolunay derecesi, Merkür ile karşıtlık oluşturmakta. Güneş ve Ay’ın yönetici gezegenleri Venüs ve Mars dolunay esnasında kavuşum yapıyor olacaklar. Merkür ve Venüs arasında ağırlama olmakla birlikte birbiri görmeyen burçlarda durma yerleşimleri söz konusu. Koç burcu ilerleyişine başlayan Ay, -ben- duygularımızı ön plana alan, özgüveni yükselten, cesaret ve mücadele gücü veren, aktif ve eylemsele dönük olan enerjileri taşımakta. Koç-Terazi aksında oluşan karşıtlık özellikle ilişkiler üzerinde oluşabilecek olan gelişmelere işaret etmekte. İlişkiler üzerine çok konuşabilir, çok fikir yürütebilir, ilişkilerin içinde duygusal ve mantıksal karambole düşecek kadar duygusal dalgalanmalar içerisine düşebilir, sabırsızlığın, öfkenin, aceleciğin getirdiği yeni kararlara açık olabiliriz.Yeni başlayacak olan birlikteliklere, ortaklıklara, ilişkilere meydan verebilecek olan dolunay enerjisi, varolan ilişkilerin üzerinde düşünmeye, konuşmaya, analiz etmeye ve yeni bir yön çizmeye yönelik etkiler de getirmekte. Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile olan kare görünümü, zorlayıcı, sınırlandırıcı, koparıcı, mecbur bırakıcı, mücadele ettirici enerjileri yansıtıyor olacak. Hayalcilikten uzak, gerçekçi etkiler ile hareket eden, ne istediğini bilen ve istediğini elde etmenin sorumluluğunu üzerine almanın mücadelesine girebilen kişiler için yeni ufuklar açacak olabilir. Ülkemiz natal haritasının 4 – 10 ekseni içinde oluşan dolunay, ülkenin sınır ve toprak güvenliği ile ilgili konuları ön plana çıkacak olacağına işaret etmekte. İlerletilmiş harita üzerinden baktığımızda diğer ülkeler ile olabilecek diplomatik anlaşmaların ön plana çıkacak olduğu bir dönem içine girdiğimizi, karşılıklı gerek ticari gerek siyasi iletişim ve ilişkilerin zorlu, çatışmacı bir süreç içine girdiği söylenebilir.

Haftanın günlerine göre baktığımızda,
Pazartesi günü, Ay’ın Kova burcu ilerleyişinde Jüpiter ve Satürn ile olan uyumlu açısı ile başlayan gün, kendine güvenli, iyimser ve geleceğe yönelik yapıcı, oluşturucu duygular altında hareket edebileceğimizi göstermekte. Akşam saatlerinde Ay’ın Balık burcuna geçişi ile birlikte duygusal yoğunluğumuz artmakta. Ay 3 gün boyunca hareket edeceği Balık burcunda, artan hassaslık, artan duyarlılık ve sevgi, ilgi, şefkat arayışına vurgu getiriyor olacak. Venüs ve Mars’ın
Salı günü, Ay’ın Neptün ile kavuşum yaptığı Salı günü, duygular ve sezgiler ön plana çıkıyor ve kuvvetleniyor olacaklar. Hayal günü canlandıran etkisi olan açının aktif olduğu bugün yaratıcı, ilhamsal çalışmalar için oldukça uygun olmakla birlikte, gerçeklerden kopan, hayal dünyasına kaçış yapan, fedakarlık ile kurban olmak arasındaki o ince çizgiyi kaçırıyor olmamaya dikkat etmekte fayda var. Akşam saatlerine doğru Ay’ın, Merkür ve Mars ile olan karşıtlığı kesinleşmekte. Duygusal tepkilerimizi kontrol altına alabiliyor olmak yanlış istekler ve kararlar içinde olmaktan alıkoyar olacaktır.
Çarşamba günü, İçinde bulunduğu Balık burcunun son derecelerinde hareket eden Ay, Kiron ile kavuşum yapmakta ve Satürn ile olan kare açısı kesinleşmekte. Görev ve sorumluluk anlayışımızı yüksek olacağı Çarşamba günü yeni sorumluluklar içine girmek, yeni başlangıçlar içinde olmak için kendimizi güçlü bir dürtüsellik içinde bulabiliriz. Gerçekçi olmak, somut sonuçlar vadeden gelişmeler içinde olacağımız bir dönem içine girmekteyiz. Dolunay öncesi en güçlü halini alan Ay ışığı yeni olaylara, olayların varabileceği en açık noktalara taşıyor olacak.
Perşembe günü, Koç burcu ilerleyişine başlayan Ay, ben duygularımızı ön plana alan, özgüveni yükselten, cesaret, çaba ve mücadele gücü veren enerjileri taşımakta. Koç burcunun 12. derecesi içerisinde dolunay gerçekleşiyor olacak. (21:41) Koç-Terazi aksında oluşan karşıtlık özellikle ilişkiler üzerinde oluşabilecek olan gelişmelere işaret etmekte. İlişkiler üzerine çok konuşabilir, çok fikir yürütebilir, ilişkilerin içinde duygusal ve mantıksal karambole düşecek kadar duygusal dalgalanmalar içerisine düşebilir, sabırsızlığın, öfkenin, aceleciğin getirdiği yeni kararlara açık olabiliriz. Dolunay hakkında daha fazla yorumu yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz.Venüs ve Mars kavuşumunun Satürn ile oluşmakta olan kare açısı istekleri elde etmek için verilmesi gereken mücadeleci koşulların, sınırlandırıcı, engelleyici yönde çalışacak unsurların hafta sonu boyunca devrede olacağını ortaya koymakta.
Cuma günü, Uranüs ile kontak kuran Ay, Satürn ile de üçgen görünüm içinde olacak. Değişime ve yeniliklere açık olabilecek gücü kendimizde bulabileceğimiz Cuma günü, yeni kararlar içine girebilir, sorumluluk alma konusunda daha istekli ve kendimize güvenli olabiliriz.
Cumartesi günü, Sabah saatlerinde Boğa burcuna geçiş yapan Ay ile birlikte, kendimizi güvene alma, riskten uzak kalma yanlısı davranışlar içinde olma, sağlam koşullar yaratma arayışımız ön plana çıkıyor olacak.
Pazar günü, Satürn, Venüs arasındaki kare açı kesinleşmekte. İsteklerimizi kolay ortaya koyamayacağımız ve engeller ile karşılaşacak olacağımız enerjilerin etkinliği sürmekte. ilişkilere yönelen sorgulayıcı, zorlayıcı koşulların aktifliğini korurken, Boğa burcunda Ay’ın, Başak burcunda Venüs, Mars kavuşumu ile uyumlu açısı dengeli ve kontrollü hareket etmemize olanak veriyor olacak. Ne istediğini bilen, istekleri ve ihtiyaçları arasında tutarlı duygusal bağlantılar kurabilmeye olanak veren enerjiler Ay’ın Kiron ile olan sekstil açısıyla birlikte fayda sağlayıcı, yarar getirici yönde çalışıyor olacak olsalarda gökyüzünde Kiron ile karşıtlığa ilerleyen Venüs, ilişkilere karşı oldukça dikkatli yaklaşmamız gereken bir günde olduğumuzu göstermekte.

Sevgiyle kalın,

 

 

21 Ağustos – 27 Ağustos Haftası Gökyüzü

21 Ağustos - 27 Ağustos Haftası Gökyüzü
Aslan Burcunda Güneş Tutulması “Şimdi Değilse Ne Zaman”

21 Ağustos Pazartesi günü Güneş Tutulması meydana geliyor. Tutulma Aslan burcunda gerçekleşiyor olacak. Kuzey Afrika ve Amerika Birleşik devletlerinden görülecek olan tutulma ülkemizden izlenemeyecek. Bir Tam Tutulma olarak gerçekleşecek, yani, Ay, Güneş diskini tamamen örtüyor olacak ve izlenebildiği bölgede gökyüzü yıldızlar görünecek kadar kararacak. Amerika kıtası’nı şimdi olacağı gibi boydan boya etkileyen bundan önceki tam tutulma 1918 yılında gerçekleşmiş. Tutulma derecesi Regulus sabit yıldızı ile kavuşum yapmakta. İran’ın kraliyet yıldızlarından biri olan Regulus, büyük potansiyel ve başarı sağlayıcı bir yıldız olarak belirtilmekte. Elde edilmek istenilen başarı için Regulus intikam duygularından uzak durmayı ister. Kİn, intikam, öç alma gibi yıkıcı duygular, Regulus işin içinde olduğunda yıkım getirecektir. (B.Brady) Tutulma özellikle, Amerikan toplumsal ve siyasi hayatı üzerinde, devlet başkanı, yöneticiler, yönetimde güç arayışları, güç gösterileri, rekabet ve sertlik taşıyan liderlik sergileme türü davranışlar ve kararlara yol açıcı olabilecek. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın doğum haritasına göre yükselen burç derecesi üzerinde gerçekleşen tutulma, Trump’ın bu güç gösterilerinde ön plana çıkacağına işaret etmekte. Yönetkenlik, hakimiyet arzusu ile rekabetin sertleştiği, güç savaşlarının arttığı bir siyasi kimlik görebileceğiz. Bir seri dizilim halinde gerçekleşen Güneş tutulmaları ait oldukları seri ailesi ile benzer durumlar yaratma etkisi taşırlar. Bu tutulmanın ait olduğu dizilim 145 Saros nolu tutulma serisine ait. Ve aynı seriye ait bundan bir önce ki tutulma 11 Ağustos 1999 yılında gerçekleşmişti. O dönem ortaya çıkan etkilerin benzerleri ile karşılaşabiliyor olmak olasılığı geçerli olabilmekle birlikte, tutulma haritasının gezegen dizilimi natal haritalar üzerinde farklı etkiler açığa çıkarmakta olacaktır. İçinde bulunduğumuz dönem ve tutulma ile birlikte, kişisel olarak, amaç ve hedef duygumuzda artan motivasyon kazancı içinde olacağız. Gerek fiziksel, gerek psikolojik olarak çok daha fazla hedef ve amaç duygusuna odaklanılmış bir süreç içinde yeni oluşumlara, yeni başlangıçlara, hareket almaya, projeleri ortaya koymaya yöneleceğimiz bir zaman dilimi içindeyiz. Gökyüzünde eril enerjilerin yoğunluğu söz konusu, bu durum aktiflik, canlılık, istek, çaba, aksiyon ve rekabet duygusunu kuvvetlendirerek açığa çıkarmakta. Toplumsal olarak, yöneticilik, liderlik ve güç ortaya koyma arzusunun arttığı bir siyasal platformun gündemde olacağını göreceğiz. Bu tutulma bana birçok alanda yeni liderler, yeni güçler oluşacağını ve bu güçlerin ortaya çıkacak oluşunu düşündürmekte. Kendimiz için işin püf noktası, Aslan burcunun taşıdığı kral kimliğine bürünürken, aşırı hırs, kibir, gösteriş yada gereksiz cesaret gösterilerine girmekten, gücü yıkıcı olarak kullanıyor olmaktan özellikle uzak durmakta. Aslan Burcunda Güneş Tutulması hakkında çok daha ayrıntılı bilgi verdiğim röportajı okumak için  https://haberucur.blogspot.com.tr/ sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

23 Ağustos Çarşamba günü Güneş, Başak burcuna geçiyor. Başak Burcunda Güneş, verim, fayda, üretim, sistem, düzen oluşturma güdülerini ifade eder. Güneş’in, Başak burcuna geçiş yapması ile değişecek kozmik bilinçsel enerji, çalışkanlık, hizmette bulunma, yardımcı olma, düzen geliştirme, yarar sağlama barındıran bir arketip çizecektir.

25 Ağustos Cuma günü Satürn, içinde bulunduğu retro konumunu tamamladığı Yay burcundan ileri hareketi öncesi durağan konumuna geçiyor. Satürn, 26 Ağustos Cumartesi günü ileri hareketine başlıyor olacak. Uzun bir dönemi kapsayan Satürn retrosu (ort.150 gün), geleceğe yönelmeden önce, tamamlanması gereken, yerine getirilmesi gereken ödev ve sorumlulukları, üstlenmek ve yerine getirmeye yönelik hatırlatmalar yapan, geçmişin etkisinin taşıyan durumlar açığa çıkaran duygular ve şartlar taşımaktaydı. Retro süresince her birimiz kendi hayatımızda bunu ne kadar gerçekleştirebildiysek o kadar sağlamlaştırılmış bir temel üzerinde yeni bir döneme başlıyor olacağız. Satürn’ün ileri hareketi; yeni kararlar almak, yeni yapılanmalara, yeni sorumluluklara girmek, yeni oluşturulan düzenlere imkan açmak açısından aktif enerjilerin varlığını göstermekte.

Haftanın günlerine göre baktığımızda,

21 Ağustos Pazartesi günü için, Aslan Burcunda Güneş Tutulması, Türkiye saatiyle gece 21:31 de gerçekleşiyor olacak. Tutulma hakkında bilgiyi yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz.
22 Ağustos Salı günü için, Sabah erken saatlerde Başak burcuna geçen Ay, bu burçta kalacağı 2 gün boyunca, huzursuz, gergin ve endişeli bir ruh hali ortaya çıkaracak olabilir. Duygusal olarak kendimizi sınırlandırılmış hissedebilir, içgüdüsel olarak sorgulayıcı, mükemmelliyetçi, evhamlı tepkiler alma-verme içerisinde olabiliriz. Gün içerisinde Ay, Merkür ile kavuşum içinde. İçselleştirilmiş, derinleştirilmiş düşünceler, duygular söze dökülecek olabilir. Geçmişin hatırlanması, geçmiş üzerine yapılan konuşmalar, eski fikirlerin tekrar gündeme geliyor oluşu ile karşılaşmak olası. Ay’ın Neptün ile olan karşıtlığı, duygusal dalgalanmalar yaratabilir. Hayalkırıklıkları, aldanma, gerçeklerden kopma gibi aşırı duygusal reaksiyonların sebep olacağı durumlara karşı dikkat etmekde fayda var.
23 Ağustos Çarşamba günü için, Çarşamba sabah saat (01:21) Güneş, Başak Burcuna geçiyor. Başak Burcunda Güneş; verim, üretim, fayda sağlayıcı kimlik özelliğini ön plana çıkaracaktır. Gerçekçi bakış açısı ve artan sorumluluk, görev duygusu ile projeler üzerinde çalışmak, eldeki işlere kanalize olmak, tertip ve düzen kurmak isteğini, amacını yoğun hissetmek Güneş, Başak burcunda olduğu sürece getireceği etkiler olacak. Çarşamba günü Ay’ın Pluto ile üçgen açısı, güçlü, kararlı, yeniliğe açık, derin ve gerçekçi duygular ile hareket edilebilen bir etki vermekte. Gece saatlerinde Ay, Kiron karşıt açısı, duygusal olarak güvenlik içinde olma arzusunu, isteğini arttırmakta olacak.
24 Ağustos Perşembe günü için, Perşembe sabah erken saatlerinde Ay, Terazi burcuna geçiyor. daha dışadönük bir yapı çizecek olabiliriz. Karşılıklı ilişkilere yönelen bakış açısı ile sosyalleşme, grup ve arkadaşlar içerisinde bulunma, uyum ve güzellikler arama yönümüz, arzumuzun ağır basacak olduğu bugün, sanatsal çalışmalar, karşılıklı uyumlu, iyi ilişkiler, kontaklar, görüşmeler için pozitif enerji vermekte.
25 Ağustos Cuma günü için, Ay, Terazi burcunda, Jüpiter ile kavuşum yapıyor olacak. Olaylara iyimser, neşeli ve çok daha uyum yaratma arzusu içinde yaklaşıyor olacağız. İşbirliklerine, duygusal paylaşımlara, yardımlaşmalara açık olacağımız Cuma günü, kendimize olan güvenimizi artmakta. Ay, Pluto kare açısı ile artan güven duygumuz mantık seviyelerini geçen, güç gösterilerine giren durumlar halini alacak olabilir. Acımasız, yıkıcı olmamaya dikkat etmek önemli, artan öz güven duygusu yapıcı kanalize edilebildiğinde duygusal gücü ve yaptırım gücünü arttırmakta. Cuma günü Satürn, içinde bulunduğu retro konumunu tamamladığı Yay burcundan ileri hareketi öncesi durağan konumuna geçiyor. Durağan konumunda Satürn her ne kadar ileri hareket öncesinde olsa da retro etkilerini güçlü biçimde taşıyor olacak.
26 Ağustos Cumartesi günü için, Bağımsızlık arzusu, isyankar duygular, duygusal dalgalanmalar, aşırı özgürlükçü tepkiler alma-verme durumlarına açıklık sergileyen Cumartesi günü toplumsal bazda da bu tür davranışların etkisini taşıyan olaylara karşı dikkatli olmakta fayda var. Duygusal kontrolü elde tutabilmenin zor olabileceği, duygusal patlamaların oluşturabileceği ani çıkışlara, ani ve değişkenlik gösterebilecek olan kararlara karşı önlem olarak sakinliği korumak yerinde bir karar olabilir. Saat (15:09) Satürn ileri hareketine başlamış olacak. Satürn’ün ileri hareketi; yeni kararlar almak, yeni yapılanmalara, yeni sorumluluklara girmek, yeni oluşturulan düzenlere imkan açmak açısından aktif enerjilerin varlığını göstermekte. (Satürn’ün ileri hareketine başlıyor oluşunun getirilerini ayrı bir yazı konusu olarak paylaşıyor olacağım).

Venüs burç değiştiriyor, Yengeç burcu ilerleyişini tamamlayan Venüs, Aslan burcu ilerleyişine başlamakta. (07:30) Venüs’ün Aslan burcunda iken özellikle ilişkilere yansıyan yüzü, kişisel olarak, sağladığı özgüven ile birlikte, özel olma arayışı, merkezde olma güsüdü şeklinde gelişir. Beğenilme ve takdir görme ihtiyacının artışı ile şekillendirilmek istenilen ilişkilerde, dikkatleri üzerine çekme arzusu taşıyan gösterişçi, abartılı tavırlar yer alıyor olabilir. Değer anlayışının konfor ve lüks içeren detaylara doğru yoğunlaşıyor oluşu, keyfi ihtiyaçlar için bonkörlükten, müsrifliğe doğru gidebilecek olan para harcama tutumu yine Venüs’ün Aslan burcunda iken yansıttığı enerjiler olacaktır. Aradığı egosal tatmini ilişkiler yoluyla elde etme fırsatlarını cömertlik, vefa ve sadakat ile cevaplandıracak olan Aslan burcunun egemenlik tutkusu, liderlik becerisi ve organizasyon kabiliyeti, Venüs ile birlikte ilişkilerde güçlü yöneticilik sergileyen figürler yaratmakla birlikte, bu güç, kontrolü ele geçirme çabası içinde olma, denetimcilikten baskıcılığa uzanan tavırlar gösterme şeklinde de gelişecek olabilir.

27 Ağustos Pazar günü için, Cumartesi gece yarısından sonra Ay, Akrep burcuna geçiş yapıyor. Duyguların uç noktalara taşınabilecek olduğu Pazar günü, güç ve kontrolü elde tutma güdüsünü yoğunlaştırmakta. Olaylarda ve içinde bulunulan şartlarda oluşan belirsizliğe karşı tahammülsüzlük gösterme türü tepkiler alma-verme davranışları gösterebilir, şartlara hakim olma ihtiyacının artışı ile sert kararlar alma içerisine girebiliriz. İhtiyaç hissedilen şeyler için savaşmayı göze almak ve bunu duygular ile barışık olarak yapabilmek en iyisi olur.

Sevgiyle kalın…
Dilâra B. Efeoğlu

Sevgi ve değer anlayışımız sorgulanıyor

20245880_1584536794944313_3381409539760087299_n.jpg

Gökyüzünde Venüs ve Satürn karşıtlığı aktif konumda. Retro ilerleyişinde olan Satürn, içsel sorgular ve geçmişin hesaplaşması ile yeniden şekillendirmekte olduğu hayatlarımızı şimdi Venüs ile karşıt açıya gelerek, sevgi ve değer üzerine oluşturulacak sorgulamalar içerisine almakta. Özellikle ilişkiler üzerine yansıyabilecek olan karşıtlığın etkisi Satürn’ün taşıdığı gerçekler ile yüzleşme ilkesini taşımakta. Geçmişin etkilerini barındıran olaylar, kişiler ve duygular ile karşılaşma olasılığımızın yüksek olacağı bu dönem, gerek kendimize gerek ilişkilerimize yönelen bakış açımız sevgi ve aradığımız değer anlayışının ne olduğu ve bu değerlerin ne kadarına sahip olup ne kadarını paylaştığımız üzerine odaklanıyor olacak. Kurulması gereken bir alma-verme dengesini göstermekte gökyüzü. Gerçeklerden uzaklaşan arzularımıza farkındalık yaratma etkisi taşıyan açı, zevklerimiz, isteklerimiz ve mutluluk anlayışımız üzerine bizi düşünmeye itiyor. Etkisi 27 Temmuz’a kadar aktif olarak sürecek.

Güneş-Satürn karşıtlığı

3c40dd7d06ad46797f00857d2489c6e6.jpg

Özgüvenimizi tekrar inşa etmek, otoriteyi dışarıda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim fakat her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Gökyüzünde Güneş – Satürn karşıtlığı aktifleşmeye başladı. Bu açı 15 Haziran Perşembe günü kesinleşen dereceye gelecek ve etkinliğini 20 Haziran gününe dek sürecek. Yaşam enerjisinin temel kaynağı olan Güneşin, sıcak, enerjik, aktif doğasının karşına geçmiş duran Satürn soğutan, pasifize eden, engeller koyan enerjileri ile yaşamsal enerjimize blokajlar yaratır durumda. İkizler burcunda Güneş, araştırmak, bilgi toplamak, öğrenmek ve tüm bunları aktarmak, paylaşmak, dağıtmak üzerine hareket eder. Güneş’in bu yerleşimi iletişimin, zihinsel faaliyetlerin öne çıktığı bir zaman dilimi içinde olduğumuzu anlatmakta. Merkür’de Güneş ile kavuşuma gitmekte. Yay burcu yolculuğunu sürdüren Satürn, şimdi Güneş’in tam karşısında ona karşı duruş sergilemekte. Ve gökyüzünde bu iki burç aksında 9 Haziran’da gerçekleşmiş olan dolunayın enerjisi var. Farkındalığımızı artık geliştirme yolunda son kulvar içine girmiş olmak, gökyüzünün bize vermek istediği mesaj halini almış durumda.
Bir şeyler yada biri tarafından engelleniyor gibi hissettiğimiz, önümüze setler koyan, ileri gitmemize sınır getiren, mesafeler, uzaklıklar koyan türde enerjileri hayatlarımıza yansımış şekilde görebiliriz. Kendimizi ifade etmenin oldukça zor olmaya başladığı birkaç günlük bu süreçte, karamsar, yılgın ve benliğimize duyduğumuz güvenimizi kaybetmiş bir şekilde, kendimizi dış ortamdan izole etme arzusu ile karamsar, depresif, melankoliye meyilli bir ruh hali içinde girecek olabiliriz.
Yay burcu geçişinde Satürn son retro hareketini sürdürmekte ve Kiron balık burcunda Güneş ile kare yerleşimde. Anlaşılan o ki kendimize olan özgüvenimiz büyük bir sınavdan geçecek. Birkaç gün sürecek olan açı oldukça etkili şekilde bizim kendimizi birtakım dış güçler tarafından engelleniyor olma, kısıtlanma içine alınma durumları hissetmemize neden olacaktır. Hayatın bize sınırlamalar getirdiğini düşündüğümüz, kendimizi ifade etmenin, isteklerimizi ortaya koymanın nerelerde en çok zorlaştığını gerçekten oturup düşündüğümüzde tüm bu engel yaratan durum, kişi ve hislerin geçmişimizden geldiğini görebiliriz. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz, üstesinden geldiğini düşündüğümüz zayıflıklarımız, yaralarımız şimdi açığa çıkıyor ve yine bize karşı duruş sergilemeye başlıyor gibi görünecek olabilir. Korkularımızın, zayıflıklarımızın ortaya çıkacak olduğu Satürn – Güneş karşıtlığını, koparıcı, sonlandırıcı enerjilerinin kendimiz üzerinde yıkıcı etkilerine açık olmaktansa, farkındalık sağlamış bir bilinç hali ile hem kendimize hem çevremizde gelişen olay ve kişilere bakabilirsek yapıcı şekli ile bu açının yaratıcılığı sağlayabiliriz. Özgüvenimizi tekrar inşaa etmek, otoriteyi dışarda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim, her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Dilâra B.Efeoğlu

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

4287705ace1983861c79709f41627a04.jpg

Mars- Satürn karşıtlığı, Kiron karesi

Gökyüzünde Mars, Satürn karşıtlığı aktif. 29 Mayıs günü kesinleşecek olan açının etkisi 5 Haziran’a değin sürüyor olacak. 22 Nisan’dan bu yana İkizler burcunda ilerlemeye başlayan Mars, aktif enerjinin iletişimsel tabanlı alanlara yöneldiğini göstermekteydi. Haberleşme kanalları, medya, yayınlar, eğitim, öğretim, televizyon programları, İkizler burcunun yönetiminde olan konular olarak Mars’ın, eyleme yönelik, enerjik, mücadeleci doğasını sergilediği başlıca konular halini aldılar. Mars ile karşıtlık yapan Satürn ise inançlar, fikirler, idealler üzerine oluşturulmak istenilen düzen ve yapılanmalar getirici boyutu ile Yay burcunda ilerleyişini sürdürmekte.

Satürn ile oluşan karşıtlığı, Mars’ın ikizler burcunda ifade ettiği kişi, konu ve alanlara ait engellenmeler, sınırlandırılmalar ile karşılaşacak olacağının göstergesi. Kendini ifade etmek, iletişim kurmak, konuşmak, fikrini söylemek konusunda atak, cesur, girişken ve bir o kadar da temkinsiz olabilen İkizler burcundaki Mars’ın, Satürn tarafından yani otorite, düzen kurucu temsilindeki kişi veya kuruluşlar tarafından sınırlandırıcı, baskılayıcı, engelleyici etkiler ile karşılaşıyor oluşunu göstermekte olan bu karşıtlık, çatışmaların, kutuplaşmaların ortaya çıkabilecek olduğu enerjileri açığa çıkarmakta.

Retro hareketini sürdüren Satürn ile Mars karşıtlığı, bastırılmış, fazlaca kontrol altına alınmak istenilen bir enerjiyi ifade eder. Bastırılmış, sınırlandırılmış enerjinin birikmiş öfkeye dönüşüyor olması ve bastırılmış öfkenin yani bastırılmış enerjinin -aktif hale- harekete geçebiliyor oluşu bu açının işaret ettiği sonuçlardan biri olabilir. Harekete geçme korkusu, insiyatif almakta zorlanmalar, durumlar karşısında kararsızlık, cesaretsizlik, ani öfke patlamaları bu açının olumsuz sonuçlar yaratabilecek etkilerini taşımakta. Güçlü bir savunma, dayanıklılık, hareket kontrolü içinde olabilmek ise bu açının yaratıcı olarak kullanılabilecek yönleri.

Mars ve Satürn’ün Kiron ile oluşturdukları açı ise uzlaşma sağlanamayan karşıtlığın, yaralayıcı, üzüntü verici, duygusal kırıklıklara sebep olacak bir yüze sahip olduğunun göstergesi. Ne için mücedele verdiğimize ve nasıl mücadele verdiğimize dikkat etmek, düşünmeden hareket etmek yerine, düşünerek sonuca gitmek bizi yara almaktan, duygusal kayıplara girmekten korumakta olacaktır.

Dilâra Başar Efeoğlu

İkizler Burcunda Yeniay

824d913ffc0a92b358f849befe6f0f7b.jpg

25 Mayıs Perşembe, İkizler Burcunda Yeniay

Hızlı, aktif ve bir o kadar da değişime, yeniliğe yönelik açık olacağımız bir sürece girdiğimizi gösteren Yeniay, İkizler Burcunun 4 . derecesi içinde ve haritanın 5. evinde gerçekleşmekte olacak. Bu Yeniay ile birlikte, çocuklar, gençler, aşk ve romantizm, yaratıcılık içeren uğraşlar, sanatsal beceriler ve etkinlikler, sporsal faaliyetler, eğlence, hobi ve oyunlar hayatımızda etkinliğini arttıran konular olacaklar.

Yeniay derecesinin yönetici gezegeni Merkür, Boğa burcunda ve burada kısmi yöneticiliğe sahip. Yeniay enerjisinin artan güdüsel, sabırsız, ani, hazırlıksız başlangıçlar içine girme, maceraperest ve çocuksu dürtüler ile hareket etme güdüsünün altında, güvenlik ve sağlamcılık anlayışı ile hareket eden, şartlarını koruyan, kollayan zihinsel dürtülerin hakimiyeti var. Bu oluş Yeniay enerjisinin yeni başlangıçlar için yaratıcı olarak kullanılabilecek olması açısından verimli görülmekte. Kişisel uğraşlar, gerek fiziksel gerek zihinsel boyutta artan enerjiyi yaratıcı faaliyetlere yönlendirebiliyor olmak bu Yeniayın taşıdığı olumlu enerjiler. Gezegenlerin kısmi asaletler ile içinde oluşu yeni alınacak kararlarda, yeni başlangıçlarda, temkini elden bırakmamak, düşünerek hareket ediyor olmak, şartları fazla zorlamamak adına önem gösterilmesi gerektiğine dair bir gösterge. Ancak sağlam ve iyi düşünülmüş projeler, gelişmeler bu Yeniay ile birlikte yeni başlangıçlar oluşturabilirler.

Yeniay sürecinde gökyüzünde Mars, Satürn karşıtlığı aktif konumda olacak. Yay burcunda retro hareketinde olan Satürn ile İkizler burcunda ilerleyen Mars’ın karşıtlığı, harekete geçmekte, eylemde bulunmakta, kendini ortaya koymakta zorlanılan durumlar içinde olabilmeye işaret etmekte. İkizler burcunda ve yüksek deklinasyon derecesinde olan Mars, Satürn’ün engelleyen, sınırlayan yada blokajlayan yüzü ile karşılaşıyor olacak. Zihinsel, iletişimsel alanda da etkili olabilecek bu açı, fikirlerin ortaya konulmasında engellenmeler ile karşılaşılacak olacağını gösterdiği gibi aynı zamanda İkizler burcunda Mars’ın, ani, sivri dilli, düşüncesiz, tartışmacı üslubu içinde oluşuna dair farkındalık yaratan, sınırlar çizen, disipline eden enerjiler haline de dönüşebilir. Eğer buradan alınması gereken disiplin alınmaz ise Mars ve Satürn karşıtlığının Kiron apeksli oluşturduğu tkare açının da rahatça ifade ettiği şekilde, sözlerin, tartışmacılığın, fikir ayrımının, iletişimsel üslubunun getireceği sıkıntılı, duygusal yaralanmalara açık durumlar ile karşılaştırma olasılığı var.

Ülkemiz natal haritası üzerinden baktığımızda Yeniay’ın 12. ev üzerinde gerçekleşeceğini görüyoruz. Yeniay derecesi 26 Şubat günü Balık burcunda gerçekleşmiş olan Güneş Tutulması derecesini kare açı ile tetikliyor olacak. Tutulma, Balık burcunun 8. derecesi içinde gerçekleşmiş ve ülkemiz natal haritasının 9. evinde yerleşik Güney Ay Düğümü üzerine denk düşmüştü. Mars’ın İkizler burcuna geçişi ile tetiklenmeye başlayan tutulma derecesinin 12. evden aldığı açı ortaya çıkacak bazı zorlanmalar, mücadeleler, sıkıntılı durumlara işaret ediyor. Yayıncılık, haberleşme ve medya sektörü kişi ve kurumlar, yüksek eğitim, öğretim üyeleri, mahkemeler, dini kişi ve kuruluşlar, uzak seyahatler ve dış ülkeler ile olan ilişkiler üzerinde bu açının oluşturabileceği olumsuz, sınırlandırıcı, engellendirici etkileri ile karşılaşabiliyor olma olasılığı yüksek. Bu etki, Mars- Satürn karşıtlığıyla birlikte, haberleşme, iletişim, ticaret, ulaşım alanında ortaya çıkacak, otorite konumundaki kişiler ile kutuplaşma etkisi taşıyan, zorlanılan, çatışma yaratan durumlara ait bir gösterge.

28 Mayıs günü kesinleşecek olan Satürn-Mars karşıt açısı, ülkemiz natal haritasının 6-12 aksı üzerine düşmekte. Yeniay haritasında da aktif olan bu karşıtlık, gizli yürütülen düşmanlık barındıran plan, eylem ve hareket içeren durumların varlığına yönelik işaretler taşımakta. Mars’ın 6. evde Satürn’den aldığı karşıtlık Mars’ın burada ifade ettiği durumlar üzerinde oluşturulmuş olan kontrol, sınırlandırma mekanizmasını ortaya koymakta. 6. evin ordu, güvenlik güçlerini ifade ettiğini bildiğimizden kontrol, engel ve sınırlandırma mekanizmasının bu alandan geliyor olduğunu söyleyebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Satürn – Uranüs üçgen açısı

Mars

Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs birbiri ile uyumlu açıdalar

Satürn – Uranüs üçgen açısı,
Satürn ve Uranüs, astrolojide bu iki gezegen tanımsal olarak birbiri ile kutuplaşmış ifadeler taşırlar. Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs. Sınırlandırma, kısıtlandırma, belli bir şekil, disiplin ve norm içinde olma dürtüleri ile hareket eden Satürn’ün diğer ucunda, kural yıkıcı, sınır aşıcı, form ve biçim algılarını alt üst eden, değişimci, yenilikçi, özgürlükçü dürtüleri taşıyan Uranüs yer almakta.

Klasik astrolojide güneş sistemimizin en dışta gezegeni olarak yer alan Satürn, taşıdığı yapılandırma, oluşturma, biçimlendirme, metotlandırma etkisi ile birlikte kişinin ya da şeylerin bütünlüğünü oluşturma, kurma prensibi ile çalışır. Satürn ile ifade edilen, edinilmesi beklenen bu bütünlüğün daha ötesinde Satürn ötesi planetler olarak adlandırılan Uranüs, Neptün ve Pluton’un bilinçsel etkiler taşıyan mekanizmaları devreye girerler.

Uranüs, Satürn ile belirlenmiş olan tüm bu oluşumlar üzerinde bir başkalaşım sağlama prensibi ile hareket eder. Uranüs’ün yaratıcılığı insanoğlunun gelişimini hızlandırma kapasitesi ile zihinsel algıları üst boyutlara çekmek üzerine kurulu bir bilinçsel hal yaratma üzerine kuruludur.

Bu açıdan bakmaya çalışıldığında, Uranüsyen etki mekanizmasını, katılaşmaya, donuklaşmaya, büzüşmeye karşı oluşturulmuş olan bir prensip olarak düşünebiliriz. Satürn ile oluşturulmuş olan bütünlük ifadesinin üzerinde varlığın yeniden daha ileri boyutlarını elde etmeye yönlendiren bir prensip ile karşılaşıyor olması ile tanımlayabileceğimiz Satürn, Uranüs bağıntısı, bilinçlerde gelişecek yeni bir oluşumun enerjisini barındırır. Bu iki gezegen arasında varolan açının niteliği sürecin karakteri hakkında bilgi verici olacaktır.

24 Aralık 2014 günü Yay burcuna ilerleyen Satürn, o günden bu yana, Koç burcunda yerleşik Uranüs ile uyumlu görünüm oluşturmaktalar. İkiside Ateş elementinde yerleşik olan iki planetin birbiri ile 25 Aralık 2016, 19 Mayıs 2017, 11 Kasım 2017 günleri kesinleşmiş üçgen açı oluşumları var.

Satürn’ün taşıdığı olguları bağımsızlaştırmak prensibi ile hareket eden Uranüs’ün yaydığı değişim rüzgarı, iki planetin arasında oluşan uyumlu açının birbirini destekleyen, tasdik eden, uzlaşmacı, akıcı, teslimiyetçi renkte niteliksel enerjilerini taşımakta. Uranüs’ün düzen ve sistemler üzerinde oluşturduğu değişim, reform etkisine geniş bir dönemsel açısından baktığımızda, iki planetin arasında oluşan açının taşıdığı niteliksel enerjileri çevresel, toplumsal olarak gelişmekte olan koşullar üzerinde de etkisi ile gözlemleyebiliriz. Yapılanmalar üzerinde oluşturulacak olan değişimler, kontrollü ve gerçekçiliğini kaybetmeyen düzen değişikliği, dirençsiz değişim ve eski ile yeniyi harmanlayan sistemler oluşturma güdüleri bu açının aktif etkilerini yansıtırlar.

Dilara Başar Efeoğlu

Güneş Uranüs kavuşumu

3fe5f284887e98cbb4f8e51fa16432e0.jpg

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihine açık olmak gereklidir. Oluşmuş olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.

Güneş – Uranüs Kavuşumu
14 Nisan Cuma günü kesinleşecek Güneş, Uranüs kavuşumu Koç burcunun 240 27′ derecesinde.
Koç burcunda ilerleyişini sürdüren Uranüs’e yaklaşan Güneş, bu gezegenin sıradışı zihni ile temas kuracak. Uranüs ile temas kuran bir gezegen, Uranüs’ün taşıdığı bu sıradışı zihninin geleceğe odaklanmış, aydınlatıcı dalgaları ile karşılaşır. Uranüs elektiriksel bir güce sahiptir ve elektiriksel bir etki alanı yaratır. Uranüs’ün Ani, sarsıcı, çarpıcı, uyandırıcı doğası ile birleşen Güneş, şimdi Uranüs tarafından bireyliğini, bağımsızlığını, ortaya koyma yönünde desteklenmekte ve harekete geçirilmekte.

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihinede açık olmak gereklidir. Oluşmakta olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.
Kitlesel, toplumsal etkili gezegenlerden biri olan Uranüs ile kavuşan Güneş, özgürlük ve bağımsızlık isteği içinde oluşun, geleceğe odaklanmış, yeni düzen sağlama amaçlı değişimler peşinde olmanın getireceği etkilerini taşımakta, değişim isteği, ihtiyacı içinde olan Uranüs, sıradışı, isyankar, kural dinlemez, asi güdüleri ile beklenmeyenin beklenebileceği bir ortam yaratmakta.

Güneşin 17 Nisan günü Satürn ile kesinleşecek bir üçgen açısı var, Satürn uzun bir süredir Uranüs ile uyumlu açıda. Bu açı yeni sistemleştirilmeler geliştirme içinde olma, yeni düzen içeren kontrollü yapılanmalara işaret etmekte. Retro hareketine giren Satürn burada geliştirilecek yapılaşmanın geçmişten gelen etkiler içinde olduğunu gösterdiği kadar yeni kurulacak olan yapılaşmalar için gelecekte değişime açık bir portreyi de açıkça çizmekte.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Terazi Burcunda Dolunay

d48eee5c6e08a32b820cc1882f14409e.jpg

11 Nisan Salı günü Terazi burcunda gerçekleşecek Dolunay enerjisine doğru gökyüzü gergin, zorlayıcı etkilere karşı dikkatli olmakta fayda var.

Gökyüzünde 4 gezegeninde retro hareketleri içinde oldukları bir dolunay gerçekleşecek. Terazi burcunda Jüpiter retro hareketinde olan gezegenlerden biri, diğer retro hareketlerinde olan gezegenler Merkür, Venüs ve Satürn.
Dolunaylar ortaya çıkarma, görünür hale getirme etkisi taşırlar. Bir amaç taşıyan girişimlerin neticesini beklediğimiz, gelişimi hakkında bilgi aldığımız süreci gösterirler. Ay ile kavuşum yapan Jüpiter, dolunay haritasının düzenleyici gezegeni, gerçekleşecek olan dolunay Jüpiter’in barındırdığı etkileri görünür kılacak. Jüpiter’in barındırdığı etkilere bakacak olursak; içinde bulunduğumuz yıl, Jüpiter, Uranüs ve Pluto döngülerinin karşıtlık ve kare fazını yaşamakta olduğumuzu hatırlamak ve unutmamak gerekli, Jüpiter, Uranüs karşıt açısı ve yine bu iki gezegen ile kare açı yapan Pluto toplumsal olayların gelişiminin niteliği açısından bilgi verici. İnançlar, dini, felsefi konularda ortaya çıkan anlaşmazlıklar, çatışmalar, radikal değişim ve düşünce özgürlükleri peşinde olma yaşanmakta olan döngülerin içinde bulunduğu fazın ana ifadesini taşımakta. Jüpiter’in retro ilerleyişi ile birlikte, Kendini dış dünyadan geri çekme eğilimi, gelişimlere karşı kapalı tutum sergilemek, İdealler ve fanatizm içeren fikir ve düşünceler içine dalmak, yaşanılan içsel ve çevresel koşulların ana kaynağını oluşturmuş durumda.
İçinde bulunduğumuz Dolunay öncesi şu günlerde Güneş, Uranüs ile kavuşuma doğru yaklaşmakta. Sıradışı, isyankar enerjiler taşıyan, ani, beklenmedik olanın beklenebileceği bir dönem içinde olabildiğimizi gösteren bu kavuşum, Koç burcunda ve 14 Nisan günü kesinleşmiş olacak. Geri giden bir diğer gezegen olan Satürn bu kavuşuma üçgen açı ile yaklaşmakta. Uranüs ve retro Satürn arasındaki bu akış kontrollü bir değişim enerjisi taşıyor olabileceği gibi, beklenmedik ani çıkışlar, eski realiteyi savunmak ya da kurulu düzene karşı çıkmak amaçlı çıkışlar taşıyor olabilir.

Dilâra B.Efeoğlu