Yay burcunda Satürn retro hareketine başlamakta

1ab9f6c226a7d3412fa5a14a58615f52 (1)

Yay burcunda Satürn retro hareketine başlamakta,

İnançlar ve ideallerin sorgulanması
Dürüstlük ve doğruluk anlayışının sınanması
Otoriteye karşı çıkış, içsel başkaldırı
Geçmişi yapılandırmak

Yay burcunda yolculuğunun son durağına gelmekte olan Satürn, 5 Nisan Çarşamba günü oluşacağı durağan pozisyonundan sonra, 7 Nisan Cuma günü retro hareketine başlıyor olacak.
Satürn kişisel bütünlüğün sağlanması açısından maddesel dünyada elde etmemiz ve kendi varlığımıza adapte etmemiz gereken prensipleri ifade eder. Bu prensipler dünyasal düzlemde temel anlamda sorumluluklar, görevler, sınırlandıran gerçeklikler olarak karşımıza çıkarlar. Buradan da anlaşılacağı gibi Satürn, disipline eden, kurallar koyan ve sınırları belirleyen, düzen sağlayan enerjiler taşır.
Satürn 23 Aralık 2014 den bu yana Yay burcunda yolculuğunu sürdürmekte. Bu burçta Satürn’ün, ifade ettiği konular üzerine https://dilaraefeoglu.wordpress.com/karmanin-efendisi-saturn-yay-burcunda-neyi-ifade-etmekte-2/ geçmiş yazımı okuyabilirsiniz.
Felsefi ve dini inançlar, manevi düşünce sistemleri, din adamları, yüksek eğitim ve öğretim üyeleri, hukuksal tabanlı konular, mahkemeler, yabancı kültürler, yabancı kişiler, yabancı ülkeler, uzak seyahatler Yay burcu yönetiminde olan konulardır. ‘ Kaosa düzen getiren Satürn’ geri giderken, özellikle Yay burcu yolculuğunun temel anlamı ile yapılandırılma içine girmiş olarak; tüm düşünce, olgu ve yapılar üzerinde önemli ölçüde bir sorgulama, sınama, eleme etkisi taşıyor olacaktır. Satürn’ün retro enerjisi yukarıda verilmiş konular üzerinde bir nevi geriye dönük olarak güçlü bir kontrol mekanizması yaratır. Bu süreç içerisinde, kişisel olarak kendi içsel bütünlüğümüzü yapılandırabilmek adına, inançlarımız, ideallerimiz, dürüstlük ve doğruluk anlayışımız üzerine derin bir eleştiri ve sınama geliştirebiliyor olmak önemli. Düşünce ve fikirlerimizin nerede, ne yönde değişmesi gerektiğini gerçekçi bir şekilde görmeli ve gerekli gördüğümüz her noktada yeniden yapılanma altına almalıyız. Uzun bir dönemi kapsayan Satürn retrosu, geleceğe yönelmeden önce tamamlanması gereken ödevler, yerine getirilmesi gereken görevler üzerine odaklanmaya, alınması gereken sorumlulukları üstlenmeye ve gereklerinin yerine getirilmesine davet eder. İçsel ve çevresel gelişen duygular ve şartlar oluşturulması gereken bir realiteye işaret eder olur. Bu süreç içerisinde gelişebilecek endişe, korku ve depresyon Satürn’ün sağlamaya çalıştığı farkındalıktan uzaklaştıkça artacak, Satürn’ün sağlamak istediği objektif, gerçekçi bakış açısına yaklaştıkça yerini başarı ve güven duygusuna bırakacaktır.
Transit Satürn ülkemiz natal haritasının 6. evi üzerinde iken retro hareketini sürdürmekte olacak. 6. ev, ordu, askeri ve polis güvenlik teşkilatı, kamusal alan çalışanları, sağlık sektörü ve çalışanları, bulaşıcı hastalıklar ve oluşabilecek salgınlar konusunda bilgi aldığımız bir ev olarak, Satürn’ün 6. ev transiti boyunca bu alan kişi ve kurumları üzerinde fazlalaşan görev ve ağırlaşan sorumlululara işaret etmekte. Retro Satürn, bu ev konuları dahilinde oluşabilecek geriye dönük hedeflerin gündeme gelişine, yeni bir düzen arayışına, yeni gelişebilecek yapılanmaya ve yine bu ev konuları üzerinde otorite arasında gelişebilecek sorunlara işaret etmekte. Geri giden Satürn, Koç burcunda ilerleyişini sürdürmekte olan Uranüs ile uyumlu açı içinde. Uranüs geleceğe odaklı, radikal değişimler peşinde olan,reformsal yenilikler amacı taşıyan enerjiler taşımakta. Uranüs ve retro Satürn arasındaki bu akış kontrollü bir değişim enerjisi taşıyor olabileceği gibi, beklenmedik ani çıkışlar, eski realiteyi savunmak ya da kurulu düzene karşı çıkmak amaçlı çıkışlar taşıyor olabilir.
Yay burcunda yolculuğunun son durağına gelmekte olan Satürn, 5 Nisan Çarşamba günü gireceği durağan pozisyonundan sonra, 7 Nisan Cuma günü retro hareketine başlıyor olacak. Yay burcunun 27 derecesinde (27.47′) retro hareketine başlayan Satürn, 25 Ağustos 2017 gününe değin bu burçta geri hareketini sürdürüyor olacak. 25 Ağustos sonrası, içinde bulunduğu Yay burcunun 21. derecesinden ileri hareketine başlayan Satürn bu burçtaki yolculuğunu 21 Aralık’ta Oğlak burcu geçişine değin sürdürüyor olacak.

Sevgi, umut ve farkındalık ile yarınlara…

Dilâra B. Efeoğlu

Güneş – Satürn kare açısı

a4aaaed922f21a5cbc8eded78e507ac5

Kısıtlayan, engelleyen, endişe ve kötümserliğe iten şartların hakimiyetine işaret etmekte,

Gökyüzünde Güneş – Satürn karesi aktif hale gelmiş durumda, 17 Mart Cuma günü kesinleşecek açının etkisi 27 Mart gününe değin sürmekte olacak.

Baskılayan, endişelendiren, kısıtlayan, sınırlayan, mahrum bırakan, engelleyen,zorlayan, türden enerjilerin hakim olacağı çevresel koşullar içinde olmaya çok yakın olduğumuz bir süreç içindeyiz. İçinde bulunduğumuz dönem, ruh halimizin, melankoliye, depresifliğe, endişe ve korku içinde olmaya doğru çekildiğini hissedebilecek olabiliriz. Kendini kısıtlanıyor hissetmek, geleceğe dair karamsar duygular içinde olmak, umutsuzluk bu açının göstergesi olan ruh halleri olabilmekte. Olumlu tarafından ise, kişisel anlamda yüksek bir irade gücü, şartlara karşı dayanıklılık, gerçeklere aşırı bağlılık gösterse de hayal aleminden uzak durabilmek, yüksek bir görev ve sorumluluk duygusu taşımak şeklinde gelişir. Enerjinin bu yönünü kendimizde canlı tutabilmek çok daha yapıcı ve yıpratmamış etkiler bırakacaktır.

Satürn, Scorpius (Akrep) Takımyıldızında Aculeus ve Acumen sabit yıldızları ile kavuşum derecesinde. Bu ikiz iki yıldız, kutuplaşma ifadesi taşır. Sözlü yada fiziksel, gizli yada alenen saldırı ile ilişkilendirilir. Aynı zamanda gözlerde oluşabilecek sağlık sorunlarına karşıda oldukça dikkatli olmaya işaret eder.(Brady)

Toplumsal olarak üzerimizde karamsarlığın hakim olması, zor şartlara tabii olma durumunda kalma, mecburiyetler, ülke yönetici figüründeki kişilerin engeller ve blokajlar ile karşılaşıyor oluşu ve yine yönetici konumunda olan kişiler üzerinde çıkabilecek sağlıksal sorunlar baş gösterebilir.

Dilâra B. Efeoğlu

Mars, Satürn döngüsünde kare açı fazı,

16106035_10154962691654337_3083481541906118253_n

Mars, Satürn döngüsünde kare açı fazı,

24 ağustos 2016 günü Yay burcunda kavuşum yapan gezegen ikilisi yeni bir döngü başlatıyor oldular. İstekleri elde etme güdüsünün ve bunun için kişinin kendini nasıl, nerede ve ne şekilde ortaya koyar olduğunun ifadesi olan gezegen Mars ile, somutlaştırılmış sonuç ve başarı sağlama güdüsünü ifade eden gezegen Satürn arasında başlayan döngü, bu güdüler altında oluşan durumlar ile karşılaşma olasılığını taşımakta.
Bu ikilinin kavuşum açısının ifade ettiği, hedefe odaklanma konsantrasyonu, kararlılık, mücadele, savunma, irade gücü, kontrol edilebilir ve dayanıklılık taşıyan fiziksel enerji, derinleştirilmiş çaba, arzular, azim anlayışı taşıyan etkileri ile, 19 Ocak Perşembe günü kesinleşecek olan döngünün ilk kare açısı, Mars ve Satürn’ün kavuşumun taşıdığı bu dürtülerin aktif, dışa yansıyan, gerilim, çatışma ve mücadele getiren enerjileri ile çarpışacağımızı göstermekte.
Satürn’ün kare açısına girmiş olan Mars, kendine özgü aktif, atılgan, eyleme dönük yönünü disipline etmek, kontrolü altına almak, amaca yönlendirmek, sınırlandırmak isteyen Satürn ile çatışmakta. Satürn’ün paradigmayı koruma güdüsü Mars’ın üzerinde baskılayıcı olmakla birlikte, bu gezegenin taşıdığı mücadele, eylem, elde etme güdüsünün yönünü ve şeklini belirleyici olacaktır.
Mars, Satürn kavuşumunun kontrollü ve denetim altında tutulabilen fiziksel enerjisi burada kontrol edilmekten uzak, ani ve patlayıcı şekle dönüşecek bir hal alabilir. Hedeflerin, arzuların gerçekleştirilebilir olması adına girilecek mücadele sert, saldırgan, şiddet içeren eylemlere dönüşebilecektir.
Transit Mars, ülkemiz natal haritasının 10. evi üzerinde Balık burcunda. Transit Satürn ise Yay burcunda ve natal haritanın 6. evi üzerinde hareket etmekte. Ülke için hükümet, iktidar, yönetici ve lider konumlu kişileri ifade eden ev olan 10. ev üzerinden, kamusal alan çalışanları, toplumun sağlık sorunları, hastalıklar, ordu teşkilatı, polis tüm güvenlik birimlerini ifade eden 6. ev üzerinde oluşan Satürn karesi, bu alanlara ait konular dahilinde gerçekleşebilecek olan gerilim, mücadele, aktiflik taşıyabilecek olaylara işaret etmekte.
24 Ağustos 2016 günü gerçekleşen, bir başlangıç döngüsü yaratan kavuşum ülke natal haritasının 6. evi üzerinde oluşmuştu. Şimdi oluşmakta olan kare açı 6. ve 10. ev alanlarını içine alır şeklinde dışa dönük, olay bazında gerçekleşebilecek gelişmelerini yansıtacak enerjiler içermekte olacak.

“Mars-Satürn olumsuz açıları asker ve devlet yöneticileri arasında streslerin yaşandığı bir dönemdir. Hükümet ve yöneticiler içinde olumsuz bir yerleşimdir. İsyanlar, yangınlar, hastalıklarla ilişkilendirilir. (Öner DÖŞER, Dünya Astrolojisi Türkiye)”

sfpage
16 Eylül 2016 günü balık burcunun 240 19′ derecesinde, Ülke yöneticileri, iktidar, yönetime muhalefet kurumlar, ülkenin hukuksal konuları, dinsel konular, komşu ülkeler, habercilik ve ulaşım alanlarını üzerinde bir Ay tutulması gerçekleşmişti. Tutulma anında Güneş, Ay karşıtlığına kare açı yaparak apeks noktası olan Mars, tutulma derecesine ilerleyerek şimdi burada tutulma etkilerini aktif hale getirmekte.

29 Mayıs 2017’de karşıt açıya gelecek olan bu iki gezegen, 11 Ekim 2017 günü döngünün kapanan kare konumunu alacak ve 2 Nisan 2018 günü kavuşum açısı ile bu döngünün bitişi ve yeni bir döngü içerisine girecekler.

Dilâra B. Efeoğlu

Fotoğraflarda; Türkiye kuruluş haritası üzerinde 19 Ocak Perşembe günü transfer haritası, diğerinde yine en içte ülkemiz natal haritası, orta kısımda 16 Eylül 2016 Ay tutulma anı haritası ve en dışta 19 Ocak Perşembe günü transit haritası görülmekte.

Oğlak Burcu

Oğlak Burcu

Güneş, Oğlak Burcunda;
Güneş, 21 Aralık 2016 (13:44) Çarşamba günü Oğlak burcuna geçiş yapıyor. Kış Solstisi olarak adlandırılan Güneş’in 0º Oğlak burcuna geçişi; yaklaşık her yıl 21, 22 Aralık tarihlerinde, Güneş’in ufuk düzlemi üzerinde Kuzey yarımkürede yıl içinde bulunacağı en alçak, Güney yarım kürede ise en yüksek konumuna gelişini ifade eder. Gündönümü burcu olan Oğlak Burcunun en temel ifadelerini yazımda bulabilirsiniz.

Oğlak Burcu

Oğlak Burcu, ‘kış gündönümü’ olarak bilinen, kuzey yarım kürede Güneş’in ekvatora en uzak noktada olduğu, mevsimin kış’a dönüşü olarak kabul edilen gün ile başlar. Doğada zorlu şartların baş göstermeye başladığı, soğuyan hava ve aydınlığı azalan günler ile birlikte artan karanlığın içine çekilen yaşam döngüselinde yer alan Oğlak burcu, içe dönük, melankolik ve gelecek günlerin belirsizliğine karşı güven duygusu arayışı güdüsü içinde olacaktır.
Oğlak burcu, sembolünde de varolan zirveye çıkmış bir oğlak gibi, başarıya, statüye, mükemmelliğe, zirveye varmaya adanmış amaç duygusunun beden bulduğu bir burçtur. Yine bu burcun sembolünde yer alan Oğlak cinsinin, tabiatın en zorlu şekillendiği sarp yamaçlar ve uçurumlarda tehlikelere karşı çekingenlik göstermeyen ve rahatça hareket edebilme becerisine sahip oluşu gibi Oğlak burcu da, zor şartların içinde hayatta kalma becerisini gösteren, yenilgilere karşı yılmaz ve her zaman sonuca odaklanma azim ve iradesine sahip olan içsel bir benliği ifade eder.

Oğlak burcunun hedefi her daim yüksekler olacaktır.

Hedefler, hedeflerini gerçekleştirir olma, tepede olma, zirveye tırmanma, her zaman yapılabilecek olanın en iyisini yapma güdüleri ile hareket eden Oğlak burcunun taşıdığı mükemmellik arayışı, çalışkanlığı, azim ve disiplin anlayışı bu burcun amaçladığı başarıları elde edebilecek olmasının en önemli sağlayıcısı olacaktır. Oğlak burcunun hedefi her daim yüksekler olacaktır. Yukarılara doğru uzanacak olan bir tırmanış Oğlak burcunun hayat görüşünü şekillendiren en temel dürtü halini alacak ve Oğlak burcu kişisel benliğini toplumsal içerikli yansımalar sağlayacak başarılar ile ortaya koyma arayışları içerisinde bulunacaktır.
Bu burç, Sümer mitolojisinde bedeninin üst kısmı bir oğlak alt kısmı ise bir balık şeklinde olarak resmedilmiş olan, okyanusların altında yaşayan ve sahip olduğu bilgeliği insanlığa taşıma amacı ile karaya çıkan akıl, su ve zeka tanrısı olan Enki ile özdeşleştirilir.

Başarılarına duyulan saygı en büyük övünç olacaktır.

Varmayı hedeflediği zirvenin uzun soluk gerektiren yolunun taşıdığı sorumluluğu sabır, kararlılık ve soğukkanlılık ile yüklenecek olan Oğlak burcu, zirveye çıkmanın nasıl bir bedel gerektirdiğini çok iyi bilir. Çalışkanlığı, görev anlayışı, sorumluluk duygusu ve dikkat çekici sabrı ile hareket etme prensibini taşıyan bu burç, kısa vadeli işler ya da planların değil, uzun vadeli işlerin ve planların hedeflendiği bir nitelik gösterecektir. Bir işkolik olarak adlandırılan Oğlak burcu için çok çalışmak, işine odaklanmak, işi hayatının merkezi haline getirmek doğal bir güdü halini alır. Oğlak burcunun elde ettiği başarılarının karşılığında aldığı övgüler ve ödüller kendi benliğinde aradığı onay ihtiyacını giderecektir. Fakat Oğlak burcu başarıları karşısında alçak gönüllülüğünü hep koruyacaktır. Bir Oğlak burcu için en büyük takdir başarılarının saygı görüyor olmasıdır. Kendine olan saygı anlayışı güçlü olan bu burç için başarılarına duyulan saygı en büyük övünç olacaktır.
İyi bir planlama ve iyi bir yönetim becerisine sahip olan Oğlak burcu, işlerin neticelenmesi için bu özelliklerini en üst seviyede kullanmaya dönük disiplinli ve soğukkanlı hareket edecek, kontrolü ve yönetimi elinde tutma arayışı içine girecektir. Pratik zekası ile birleştirdiği planlama, organize etme ve yönetimsel becerileri bu burcun en gelişmiş niteliksel özellikleridir.

Sorumluluk duyduğu işleri için oldukça fazla zaman ayırıyor oluşu Oğlak burcunu sosyal hayattan kopartan, yalnızlaştıran bir unsur halini alabilir. Oğlak burcunun başarı ve çalışma odaklı yönü onu sürekli kontrollü, gerçekçi, temkinli hareket ediyor olma dürtüleri içinde bırakacaktır. Zaman içinde Oğlak burcunun en çok kaçındığı şey, aslında oldukça duygusal olan kişiliğini ortaya koymaya karşı duymaya başladığı korku halini alabilir. Duyguları ile olan bağlantısında sınırlama içine girmek Oğlak burcu için kırılganlığına karşı yapılan bir savunma biçimi halini alır. Oğlak burcunun, içsel bütünlüğünü sağlayabilmesi, kendine, kendi özerkliğine olan güvenini hiçbir dışsal şarta bağlamadan edinebilir olması ile gerçekleşecektir. Satürn yönetiminde bir burç olan Oğlak burcu vücutta dizler, kemikler ve cilt tabakasının temsilcisidir.

Dilâra B. Efeoğlu

Güneş – Satürn kavuşumu, Jüpiter sekstili, yaklaşan Uranüs açıları

66d5994c0127d633085da832b5530015
Ne olmak istediğini bilen, inandığı, değer verdiği oluşumları gerçekleştirme adına olmak, oldurmak istediği şeyler için ciddi, kararlı ve gerçekçi adımlar atabilme sorumluluğunu üzerine alabilen, geleceğe yönelmiş ve içinde katı kalıpların dışına çıkma gücü ve kendine inancı barındıran enerjilerin hakimiyetini göstermekte olan açılar var gökyüzünde.

İçinde bulunduğu Yay burcunun 18. derecesinde Satürn ile kavuşum yapan Güneş’in dispozitörü Jüpiter ve Jüpiter bu kavuşuma hem sekstil açı (60 derecelik açı) ile bakmakta hemde yöneticilik yücelme bazında karşılıklı ağırlama içinde bulunmakta. Astrolojik bir gösterge olan karşılıklı ağırlama burada olaylar üzerinde hedeflere ulaştırma fırsatı taşıyan, güven ve amaç duygusunu destekleyen etki olarak çalışmakta. Gökyüzünün oluşmakta olan açısal konumunun vereceği etkileri içimde bulunacağımız dönem için pozitifsel olarak almak ve kullanabilmek çok mümkün.
10 Aralık 2016 cumartesi günü (18.51) kesinleşecek olan Güneş Satürn kavuşumu , içinde bulunduğumuz hafta başı itibari ile etkilerini hayatımıza yansıtmakta olacak.
Gökyüzünde Satürn ve Jüpiterin, Uranüs ile yaklaşan açıları oldukça dikkat çekici. Satürün’ün üçgen açısı, Jüpiter’in Uranüs ile karşıtlığı olaylar üzerinde önemli etkiler yaratmakta. Sosyal ve toplumsal konular üzerinde belirgin etkisini görebiliyor olduğumuz Satürn ve Jüpiter gezegeninin Uranüs ile oluşan bu açısal konumları, değişimsel etkiler barındıran koşullar içerisinde olduğumuzun bir göstergesi. Ani ve sıradışı kararlar almaya çok daha yatkın olabilecek bu süreç, eski yerleşmiş düşünce, yaşam ve inanç kalıplarının dışına çıkmaya yönelik bir zihin yapısını aktive etmekte.

İçinde bulunduğumuz hafta itibari ile, geleceğe yönelik amaçları gerçekleştirebiliyor olmak, yeni yapılanmalar, oluşumlar içine girmek adına istek duymak, kendini sorgulama, yapmak istediklerini yapabilir olmaya karşı duyulan güven duygusu, değişime açıklık ve değişime istekli bir yapı içine girmiş olacağız. Bu dönemi plan ve projelerimizi hayata geçirmek, yapılandırmak, girişimlerde bulunmak ve kendi kimliğimiz üzerinde oluşturacağımız gerçekçi bakış açısı ile değişime ihtiyaç hisseden yönlerimizi fark etmeye yönelik bir dönem olarak düşünebilir ve değerlendirebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

KARMANIN EFENDİSİ SATÜRN, YAY BURCUNDA NEYİ İFADE ETMEKTE

6d8096a5d222e034041ad7a526f8f082

KARMANIN EFENDİSİ SATÜRN, YAY BURCUNDA NEYİ İFADE ETMEKTE

Ruhun dünya üzerinde bir bedene sahip olması, bedenlenmesi ve bedenlenen varlığının maddesel dünya üzerinden sağlayacağı benliğinin yapıtaşlarını oluşturan prensip olan Satürn klasik astrolojiye göre en dışta yer alan gezegen olarak dünya üzerinde bedenlenmiş olan varlığın alacağı en son halini ortaya koyan, ezoterik astrolojiye göre de ruhsal karma’yı gösteren gezegen olarak yorumlanır.

Kişiliğin en temel yapısı hakkında bilgi verici nitelikleri üzerinde taşıyan Satürn, kişisel haritalarda da yerleştiği burç ve evler ile doğru orantılı olarak kişilerin hayatlarında yapılandırmaları gereken, onları gelişmiş ruhsal niteliklerini kazanmalarına götürecek deneyim, sorumluluk ve disiplin ile karşılaşacakları alanları göstermektedir.
Ruhun katettiği yolda, maddi dünya üzerinde gerçekleştireceği görevler ve alacağı sorumluluklar ile olgunlaştıran, bilgeleştiren gezegendir Satürn, en temel yapıyı taşır. İnşaa etmek, oluşturmak, reel hale getirmek, disipline etmek, olması gerekeni olması gereken hale getirmek, yapılandırmak Satürn’ün doğasıdır.

Ruh bilgeliğe giden yolun zorlu sınavlarından geçer;

Satürn sınırlandırır, Satürn disipline eder, yoksun bırakır, korkutur, yalnızlaştırır, zorlaştırır, ağırlaştırır, üzer, yorar, sınar ve bilgeleştirir, astrolojide bilinir ki; Satürn denilince, Karma’nın Efendisi denir.

Kaosa düzen getiren

Antik Yunan mitolojisinde bir titan tanrısı olan Kronos ile özdeşleşen Satürn, içinde yaşadığı döneme düzen getiren, karışıklıkları sonlandıran tanrı olarak bilinir. Satürn dünyasal yaşamın şekillenebiliyor olması için gereken yapılaşmayı sağlayan, toplumsal kuralları, sosyal düzeni ortaya koymakla görevli gezegen olarak ‘kaosa düzen’ getiren olarak tanımlanır.
Gezegenler ilk hareketi veren astrolojik temsilcilerdir. Astrolojide ‘ne’ sorusunun cevabını gezegenlerden ‘nasıl’ sorusunun cevabını ise burçlardan alırız. Buradan da anlaşılacağı gibi olayların karakteristliğini gezegenler ifade eder ve içinde bulundukları burçların niteliklerine hizmet ederek nasıllığını gerçekleştirirler. Pek tabii astroloji disiplininin temel aldığı bir çok niteliklere göre şekillenen etkenler ile olaylar böylelikle okunabilir olurlar.

Bu yazının konusu bir gezegenin (burada Satürn) bir burç içinde olan yolculuğu esnasında o burcun nitelikleri ile kendi çalışma prensiplerini nasıl ortaya koyacağı üzerine bir bakış açısı sağlamak. Bunun tam olarak nasıl çalıştığının anlaşılabilmesi için Satürn’ün yapısı hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi tercih ettim. Satürn içinde bulunduğumuz dönemde Yay burcundan geçiş yapmakta ve hep birlikte deneyimliyor olduğumuz bu geçişin, yaşanılan olaylar üzerinde yarattığı yansımaları örneklemek çok daha anlamlı hale getirecek.
23 Aralık 2014 Salı günü Yay burcuna geçiş yapan Satürn’ün istasyon tarihlerine burada değinmeyeceğim ve yazının sonuna not olarak ekliyor olacağım.

Satürn, Yay burcunda olduğu sürece Yay burcunun ana temaları olan konularına hizmet ederek çalışacak ve kendi doğasının perensiplerini Yay burcunun temel ifadesi olan konuları üzerinde gösterecekti ve şimdiye kadar öyle de oldu. Ben bu yazıyı tamamladıktan sonra Satürn, Yay burcunda olan yolculuğuna devam ediyor olacak. Bu yazının amacı şimdiye kadar ki olan yolculuğunun görünen resmini açıkça ortaya koymaya çalışmak. 20 Aralık 2017 Çarşamba günü Oğlak burcuna geçişine değin Satürn, Yay burcundaki yolculuğunu sürdürecek.
Yay burcu en ideal prensibinde, hayatın anlamını keşfetmek, mânâ ile yoğunlaşan yüksek zihnin aradığı evrensel prensiplere ulaşmaktır. İnançlar, felsefi düşünceler,filozofik zihin ve sezgisel aklın niteliklerini taşıyan Yay burcu, dini, felsefi inanç ve görüşler ile şekillenen tüm konular, sistemler ve olaylar, yüksek eğitim, öğretim, medya ve yayıncılık, yabancılar, uzak yerler, uluslararası konuları ifade eder.
Satürn, Yay burcuna geçiş yaptığı andan itibaren bu nitelikleri taşıyan düşünce ve sistemler Satürn’ün görev ve sorumluluk alanına girmiş oldular. Gerek kişisel, gerek toplumsal, gerek ülkemizin geneli dahilinde hep birlikte yaşadığımız olaylara bir de bu bakış açısı ile bakmaya başladığımızda rahatlıkla görebileceğimiz şey inançsal, felsefi, dini düşünce ve görüşler ile şekillenmiş tüm sistemlerin bir nevi sınavdan geçiyor olduğu.
Satürn yapılaşma enerjisi taşır, paradigmayı, değerleri koruma ve bu değerler ile oluşturulmak istenilen yapılaşmayı anlatır. İçinde bulunduğumuz süreç bunu doğrular nitelikte olayları içermekte. İnançsal güdüler, idealler ile şekillenen geleceğe yönelik yapılaşmaları oluşturmak için artan istek ve çaba oldukça yükselmiş bir derecede.
Bu yönde çalışan görüşler ve yapılar üzerinde Satürn’ün disipline eden enerjisi, bu tarz sistemlerin üzerinde ağırlığını hissettirerek, gerçekler ile karşılaştıran, disipline eden, sınırları çizen, törpülenmesi gereken her tür aşırı uç görüş ve inançları elemeye tabii tutan yansımalar yarattı.
Dünya üzerinde İnançsal içerikli çatışmalar, tarikat, cemaat ve oluşan mezhep sorunları, felsefi, dini ideolojiler ile oluşturulmak istenilen sistemler, bu niteliklerle kurulmuş sistemlerin sorgulanmaya doğru çekilmesine yol açan olaylar, gizli yürütülen örgüt ve teşkilat sistemlerinin varolma çabalarını ortaya koyan çehreleri, çevremizde gelişen olayların ana dilini oluşturmakta.
Olaylara çok yönlü bakabilme üslubu, etik ve ahlak anlayışı Yay burcunu adalet ve hukuksal konular üzerinde etkin kılar. Hukuksal sistemler, adalet ve haklar üzerine çalışan sistemler Yay burcu ile ifade edilirler. Satürn, Yay burcundan geçiş yapıyor olduğu süre zarfında etkisini bu sistemler üzerinde de göstermekte. Hukuksal içerikli sistemlerin, kendi içinde disipline olmaya mecbur bırakan etkiler içinde kalışı, sistemde bozulmuş olan düzenin ortaya çıkan yansımaları, bu alanda görev ve sorumluluklara getirilen sınırlayıcı, daraltıcı boyut taşıyabilen yeni düzenlemeler yine Satürn’ün Yay burcunda oluşturduğu ana göstergelerden biri.
Satürn’ün Yay burcunda geçiş yaptığı 2014 Aralık ayı sonrası gündemimize biraz gözatıp biraz hatırlamaya başladığımızda medya kuruluşlarının yaşadığı zorluklar, yayıncılık alanında yaşanan sıkıntılı süreçler, kaybedilen önemli gazeteci kimliklerden bahsetmek mümkün. Yay burcu medya, yayıncılık, yazarlar ile ilgili konuların da yöneticiliğini yapar. Yine içinde olduğumuz bu süreçte medya ve iletişime getirilen yasaklar, sınırlandırmalar, sosyal ağlarda yaşanan kısıtlanmalar Satürnyen oluşumların getirisi olarak paradigmayı koruma enerjisi taşımaktan öte birşey değil.
Yüksek eğitim, üniversiteler, akademik kuruluşlar, öğretim üyeleri, profesörler, eğitmenler yine bu burcun konusu dahilindedirler. Ülkemizde 2015 yılı itibari ile bu kurum ve kimlikler çerçevesinde ortaya çıkan sorunlar, kurumların yeni bir yapılaşma içine girmesi zorunluluğu açıkça ortada.
Uzak yerler, yabancılar, uluslararası ilişkiler ve seyahat, zodyakta 9. burç olan Yay burcunun ifade ettiği konuları arasındadır. Satürn’ün bu burçtan geçişi ile birlikte bu konular üzerinde darlaştırıcı, sorun çıkarmaya yönelik, kısıtlayıcı etkileri barındıran, yaşanılan uluslararası sorunlar, yabancılarla ilgili ülkemizin mülteci sorunu ile birlikte artan sorumluluk ve görev anlayışı, turizm sektöründe varolan sıkıntılı süreç Satürn’ün disipline edici enerjisini bu alanlar üzerinde gösteriyor olmasının gerçekliğini taşımakta.

İçinde bulunduğu burcun niteliksel modeli ile ortak bir zihin oluşturan Satürn, alınması gereken dersler, edinilmesi gereken sorumluluk anlayışı ile kaosa düzen getiren enerjisini açıkça ortaya koyar. Satürn’ün vââd ettiği bir güven duygusu vardır ama ancak onun gösterdiği görev ve sorumlulukların altında yatan bilince ulaşan ruh Satürn’ün vââd ettiği güven duygusuna erişir. Bilgeleşmeye açılan bir kapı…

Dilâra Başar Efeoğlu
02.12.2016, Cuma

Not : Satürn Yay burcu yolculuğu esnasında gezegensel hareketlerini gösteren istasyonlarına varış tarihlerini burada belirtiyorum.
23 Aralık 2014 Yay burcuna geçiş, 15 Mart 2015 (4 derece Yay) retro başlangıcı, 15 Haziran 2015 Akrep burcuna dönüş, 3 Ağustos 2015 Retro sonu (28 derece Akrep), 18 Eylül 2015 Yay burcuna geçiş, 24 Mart 2016 retro başlangıcı (16 derece), 14 Ağustos 2016 retro sonu (9 derece), 7 Nisan 2017 retro başlangıcı (27 derece), 26 Ağustos 2017 retro sonu (21 derece), 20 Aralık 2017 (07:48) Oğlak burcuna geçiş.
Görsel : Cimitero monumentale di Staglieno, Cenova, İtalya.

Mars Jüpiter üçgeni, Satürn ile sekstili,

29458b426b3afc997adcfadb047eb14c

2 Aralık Cuma (06:24)

Mars Jüpiter üçgeni, Satürn ile sekstili,
Terazi burcunda Jüpiter’in taşıdığı uyum, uzlaşma, adalet ve hak dağıtıyor olma arayışı ile çalışan felsefi görüşü ile, Mars’ın Kova burcunda geleceğe odaklanmış, yenilikçi ve toplumsal amaçlar da taşıyan istek ve eylemlerini derinleştirecek, aktifleştirecek, insiyatif almanın, harekete geçebiliyor olmanın gücünü arttırıyor olacak.

Ay gökyüzünde Yeniay fazında, hemen Yeniay sonrası gerçekleşen bu açı , Yeniay’ın taşıdığı yeni oluşumlar içinde olma, hayata dair yeni kararlar alma, idealleri, istekleri uygulanabilir hale getirme arzu ve amacını genişleten bir yapıya sahip.

Mars Jüpiter üçgeni, inançların, istek ve görüşlerin elde edilebilir olmasına olan inancı arttıran, istek ve görüşlerin savunulmaya ve onlar için mücadele etme gerekliliğine inanılan ve verilecek olan mücadelenin yüksek ideallere bağlanıldığı durumları anlatmaya çok uygundur. Bu yönde gelişen arzular içinde olacağımız, gerçekçi bakış açısından kopmamanın çok önemli olduğu bu süreçte, inandıklarımızın arkasında durma, elde etmek istenilen şeyler için mücadele edebilmenin azmi ve kendine olan güvenin artan cesaretini deneyimliyor olabileceğiz.

Jüpiter ve Mars üçgenini önemli hale getiren bir diğer gezegen ise Satürn, Satürn bu iki gezegen ile 60 derecelik açı yapmakta. Destekleyici, fırsat sağlayıcı, kolaylaştırıcı etkenleri açığa çıkaran bu açının Jüpiter Mars üçgeni ile olan bağlantısı, fikirlerin, inançların, ideallerin rehberliği ile oluşturulmak, gerçekleştirilmek istenilen yapılaşmaya, oluşumlara fırsat sağlayacak, destek verecek enerjileri taşımakta oluşu.
Satürn’ün Uranüs ile üçgen açıya doğru gidiyor oluşunu da gözardı etmediğimizde; eskimiş, miadını doldurmuş olan tüm düzen ve yapıların yeni bir düzen anlayışına doğru çekileceğini ve önümüzdeki günler içinde akıcı bir değişim enerjisi içerisinde olacaklarını söyleyebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Mars Satürn Kavuşumu, Neptün Karesi

Desktop3

Mars Satürn Kavuşumu
“Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir” Starr Jordan.
Mars, Satürn – Neptün Karesi
Yay burcunun 9. derecesinde iki gezegen Mars ve Satürn kavuşumu için eğitimci yazar Starr Jordan’ın “Nereye gittiğini bilen kişiye yol vermek için dünya bir yana çekilir.” sözünü gezegenlerin yarattığı enerjiselliği anlatmak açısından oldukça uygun buldum.
Mücadele, gayret ve fiziksel gücün kontrollü ve disiplinli bir şekilde ortaya koyulabilecek olduğunu ifade eden gezegensel bu konum içinde bulunduğu Yay burcu temaları ile birlikte özgürlük amaçlı, idealler ve idealistce savulunulan fikirler üzerinden gelişen hareket anlayışını taşımakta.
Yapıcılık, hedefe yönelik olma gücü içeren bu kavuşumun İran kraliyet yıldızı olarak bilinen Antares sabit yıldızı ile olan derecesel yakınlığıda etkinin şekillenmesinde rol oynamakta. Antares sabit yıldızı büyük başarı vadeden bir yıldız ve askeri dehalık, savaş, savaş yönetme becerileri ile ilişkilendirilmekte. Yıldızın taşıdığı pozitifsel etkiler başarı ve güç sağlamakta bunun yanısıra eğer kişi doğruluktan kaçınır, takıntılı ve dar görüş altında hareket etmeye başlarsa büyük yıkım getiren etkiler göstermekte olduğundan denge halinde sürdürülen mücadele ve çalışmalarda hedefe ulaşmayı sağlamakta. (Bernadette Brady)
Mars, Satürn – Neptün Karesi
15 Ağustos’dan bu yana etkisini artarak hissediyor olduğumuz Mars, Neptün kare açısı etkisini azalarakta olsa 6 Eylül’e değin sürdürüyor olacak. 26 Ağustos Cuma günü Mars Neptün kare açısı kesinleşiyor olacak.
Bu kare açının etkiselliğini Mars’ın Satürn ile kavuşum derecesi içerisinde hareket ediyor olduklarını gözönünde bulundurarak Neptün ile kare açı yapıyor olmaları ile değerlendirdiğimizde;
Neptün ile kare açı yapan Satürn, Mars kavuşumu için;
Yüksek amaçlar edinmiş olma ve edinilmiş olan bu yüksek amaçlar için mücadele etme güdüsü olarak tanımlayabiliriz. Elde edilmek istenilen, oluşturmak istenilen idealistçe geliştirilmiş amaçları gerçekleştirmenin yollarını aramak ve bu yolda gayret ve kendini feda edecek kuvvetle mücadele etmek olarak ifade edebiliriz.
Neptün gezegeninin bireyselliğin dışına çıkan kolektife yayılan enerjisi ile oluşan açısal etkiler genelin üzerinde görülecek, toplumsal olaylar olarak deneyimlenecek olan etkiler göstermekte.
Ancak, yazını başında yer verdiğim sözün anlamına uygun olarak gerçekten nereye varmak istediğini bilmek, gerçek olan ile gerçek olmayanın ayrımını iyi yapabiliyor olmak, zamanın bir bulut misali içinden geçip çıkıldığında elde kalan, görünür gerçekler bırakacaktır elimize.
Sevgi ile….
Dilâra Başar Efeoğlu

Satürn direkt harekete dönüyor, 14 Ağustos 2016 Pazar

a689c6_27b53e2c4c524394b39296b8e0737b0a-mv2 - Copy

Satürn direkt harekete dönüyor, 14 Ağustos Pazar
Satürn, ruhun madde dünyası içinde yeniden şekillenmesini sağlayan fiziksel oluşumları, yapı taşlarını, koşulları ifade eden gezegendir. Hayatlarımıza içinde bulunduğu burcun prensipleri ile şekillenen bir nevi dersler, testler, ödevler taşıyan Satürn, yarattığı sorumluluklar, getirdiği sınırlandırmalar, verdiği disiplin ve düzen ile ruhun gelişimini üst seviyelere taşıyan unsurları harekete geçirir.
Satürn içinde bulunduğu Yay burcundaki yolculuğu boyunca (Aralık 2014’den bu yana) dini, felsefi, inançsal, ahlaki ve eğitimsel türden tüm değerler üzerinde bir nevi gerçek olanla gerçek olmayanı ayırt etme, ayıklama, tertip ve düzen sağlama mekanizmasını ortaya koyuyor olacaktır. Geçtiğimiz 5 ay süresince retro konumunda olan Satürn, 14 Ağustos Pazar günü itibari ile retro hareketini sonlandırmış ve direkt hareketine başlamış olacak.
Retro süresince herbirimiz için büyük hayat dersleri alacak olduğumuz, yeniden kendimize dönüp bakmamızı gerektirmiş olan sert ve sarsıcı durumlar yaratan Satürn retro hareketini sonlandırışı ile birlikte Yay burcunda yüzünü geleceğe döndürerek, kaosa düzen getirme anlayışı ile çalışacak ve otorite, disiplin taşıyan enerjisini bu değerler üzerinden hayatımıza yansıtacaktır.
Satürn’ün özellikle retro olduğu dönemlerde gerçekleşen olayların dilini doğru ve gerçekçi gözle çözerek okuyor olabildiğimizde kendimize ve çevremizde gelişen olaylara ait kazandığımız yeni bakış açısı bizi ruhsal gelişimimize götürecek bakış açısı olacaktır. Satürn’ün bir sonraki retrosu 7 Nisan 2017’de ve Satürn 20 Aralık 2017 günü Oğlak burcuna geçiş yapmış olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu

24 Ağustos 2016 Mars-Satürn Kavuşumu, 18 Ağustos Perşembe Ay Tutulması, 12 Ağustos Cuma Ay, Satürn ve Mars kuşatması

61447182723d3b58f23a1497d675bd44

24 Ağustos 2016 Mars-Satürn Kavuşumu
18 Ağustos Perşembe Ay Tutulması
12 Ağustos Cuma Ay, Satürn ve Mars kuşatması

Satürn ve Mars yaklaşık iki yılda bir kavuşum açısı içerisine giren gezegenlerdir. Bu iki gezegenin aynı burçta kavuşum yapıyor oluşu ise yaklaşık 29 yılda bir gerçekleşir. İki gezegen kavuşum içinde bulundukları burcun temalarının etkilerini taşıyor olacaktır.
2 Ağustos Salı günü Yay burcuna geçen Mars, inançlar, fikirler, toplumsal düzen, eğitim, hukuk ve yabancılarla ilişkileri içeren konulara fiziksel enerji, mücadele, cesaret, etken olma ve eylemsellik etkisi getirecektir.
Uzunca bir süredir Yay burcunda hareket eden Satürn ise gerek kişisel gerek toplumsal olarak dini yada felsefi inançlar, toplumsal düzeni içeren konular, eğitim-öğretim sistemi, hukuk ve yasa düzenleri konularına ait yeni düzenlemeler, yapılandırmalar, sınırlandırılmalar içerisinde olduğumuzu göstermekteydi.
Ülkemiz açısından baktığımızda Satürn ve Mars, Türkiye natal haritasının 6. evinden geçiş yapıyorlar. Bu konum, özellikle kavuşumun etkin olacağı silahlı kuvvetler, devlet adına çalışan güvenlik birimleri, kamusal alan çalışanları ve halk sağlığını, sağlık kuruluşlarını içeren konuları ön plana çıkaracak olarak göstermekte.
Yay burcunda Mars ve Satürn kavuşumu,inançlar ile yapılandırılmış otoriter güçte bir yapısallık kurma adına girişilecek aktif mücadeleyi anlatmakta. Şartların ve sınırların zorlanması, koşul ve sınırları belirliyor olma mücadelesi, yeni düzen kurma adına girişilecek eylemsel hareketleri ifade etmekte.

12 Ağustos Cuma günü Ay, Yay burcunda hareket ediyor olacak ve Satürn ile Mars arasında bulunduğu derecede iki gezegenin kuşatması altında olacak. Bu durum toplumsal olarak halkın üzerinde Satürn ve Mars kavuşumunun etkilerinin yoğun hissedilecek, toplum üzerinde artan bir gerginlik ve hareketlenme oluşacak olan bir güne işaret edebilir.
Yaklaşık 5 aydır retro hareketinde olan Satürn, 14 Ağustos Pazar günü retro hareketini sonlandırarak ileri hareketine başlıyor olacak. Satürn’ün ileri hareketine başlıyor oluşu olaylar ve hedefler üzerine netlik, kararlılık enerjisi taşıyacaktır.

İçinde olduğumuz süreçte kavuşumun etkileri aktifleşmiş konumda, 24 Ağustos 2016 Çarşamba (14.32) günü derecesel olarak kesinleşecek olan kavuşum, Antares sabit yıldızı ile yakın birleşim ilişkisi içerisinde görülüyor. Büyük başarı, güç getirebilecek olan ve savaşsal becerileride anlatan Antares sabit yıldızı dürüstlükten kaçınılmış, dar görüş altında olunan ve özellikle aşırılığa kaçan takıntı haller içine girmiş her durum için yıkıcı etkiler içeren bir sabit yıldızdır.(Bernadette Brady)

18 Ağustos Perşembe günü gerçekleşecek bir Ay Tutulması var. 25 derece Kova burcunda gerçekleşen tutulma derecesi Türkiye natal haritasında yerleşmiş olan Ay (29 derece ikizler), Merkür (24 derece Terazi) ve Satürn (24 derece Terazi) ile üçgen açı yapmakta. Halkın fikir ve görüşleri üzerinde değiştirici etkiler yaratabilecek olan tutulma derecesi natal Jüpiter ile de kare açı yapmakta. Ülkemiz haritasında 6. evin yöneticisi olan Jüpiter’in tutulma anında aldığı kare açı devlet yöneticileri, liderler, askeri ve güvenlik teşkilatını içeren konularda yaşanabilecek bazı gerginliklere işaret etmekte.
Astrolojik bir öngörü yöntemi olan ilerletilmiş harita tekniği ile ülkemiz haritasına baktığımızda, Yay burcunda olan Mars’ın ve Jüpiter’in, transit Mars ve Satürn ile derecesel ilişki içinde olduğunu görüyoruz. Diğer ülkeler ile olan ilişkilerimizde rekabet içerisine giriyor olmak, uluslararası ekonomik ve politik yönde doğan sorunlar, ülke genelinde ulusal hareketler, genç nüfus üzerinde ve eğitim-öğretim konularında sınırlandırılmalar ile gelen yeni yapılandırmalar, meclis, yasa değişimleri ile ülkenin askeri birlik ve kaynaklarını içeren alanlarda oluşacak gelişmeleri içeren bir süreçte olacağımızı söyleyebiliriz.

Tüm bu gelişmeler içerisinde en büyük mücadeleyi önce kendimizi sınıyor olmakla başlattığımızda yeni ufuklara doğru yol alacak olmak her zaman mümkün.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu