Bu Bir Mars Yazısıdır

Mars, içinde bulunduğumuz ve önümüzdeki süreçte etkisini en fazla hissettirecek gezegenlerden biri olarak ;

b66c4035ee751b5983dc6d42e6323478 - Copy

6 Mart 2016 günü Yay burcuna geçen Mars bize, taşıdığı enerjik, etkin, mücadeleci, savaşçı enerjisinin, Yay burcunun ifadesinde olan özgürlük arayışı, fikirler, idealler, inançların eğitimsel, kültürel ve toplumsal gelişmeler üzerinde etkin olacağını ve hukuk, uluslararası ilişkiler, medya ve yayıncılık alanında yaşanacak aktiflik, mücadelesel enerjiyi anlatmaktaydı.

Her 2, 2.5 yılda bir ortalama 80 gün sürecek olan retro harekete giriyor olan Mars, Yay burcundaki yolculuğu süresinde 16 Nisan’da başlayan retrosu ile birlikte yukarıda saydığımız bu konulara ait alanlarda durağanlaşma, varolan sorunların tıkanıklık ve çözümsüzlük taşımaya başlaması, eforun geçmiş zamanlarda kalan problemlerin çözümü için sarfedilmeye yönelmesi, fikirler ve inançlarda sabitlik gösteren tutumlar, pasif yada aktif agresiflik sergileyen gerilimler ve çatışmaların varolabileceğini göstermekteydi.

Artan bir kızgınlık ve hapsedilmişlik duygusu yaşatabilecek şekilde Yay burcunda gerilemesine devam ederek Akrep burcuna geri dönüş yaptığı şu günlerde Mars’ın, Akrep burcunda iken sahip olduğu derin, gizemci, güçlü, yıkıcı olabilen etkin ve kararlı enerjisi daha içselleştirilmiş ve daha çatışmacı hale gelebilecek şekilde biz ve olaylar üzerinde etkili olacaktır.

Mars şimdilerde gökyüzünün yaralı şifacısı diye tanımladığımız bir asteroit olan Kiron ile uyumlu açı içerisindeler. Kiron en kısaca bizim kendimizde varolan, çaresini aramakta olduğumuz maddi manevi yaralarımızı, zayıflıklarımızı göstermektedir. Bu etkin enerjiyi, geçmişten gelen sorunlarımızı çözmek, sürmekte olan sonlandırılamamış problemlerimiz için harekete geçmek, kendi iç dünyamıza yönelteceğimiz etkili, yoğun ve dönüştürücü enerjimiz ile yaralarımızı sarmak, tedavi etmek, şifalandırmak için oldukça uygun enerjiler olarak değerlendirebiliriz.

1 Temmuz Cuma günü retro hareketini sonlandıran Mars içerdiği eylemsel, dürtüsel enerjisini daha aktif ve yeni gelişmelere yönelik olarak ortaya koymaya başlayacaktır.

2 Ağustos Salı günü Yay burcuna geçecek olan Mars bu burçta bulunan otoriter ve sınırlandırıcı enerjileri barındıran Satürn ile kavuşum açısına doğru gidiyor olacak.
Satürn retro hareketini sürdürmekte ve gökyüzünün kraliyet yıldızı olarak bilinen Antares sabit yıldızı ile kavuşum halinde olduğu derecelerde bulunmakta. Antares başarı ve yıkımı aynı anda vaad eden bir yıldızdır, kişi ancak hedefleri ve yaşamının niteliği arasında bir denge tuturursa yıkımdan kaçabilir (Brady). Savaş ve çatışmalara işaret eden bu yıldız ile kavuşum yapan Satürn ile yaklaşmakta olan Mars, otorite, inançlar, fikirler adına gerçekleştirilecek eyleme dönüşebilecek çatışmaları, sorunların çözümünde mücadeleci bir yol izlemeye çalışılacak oluşları göstermekte.

18 Ağustos Perşembe günü gerçekleşen bir ay tutulması var, tutulma 25 derece Kova burcunda gerçekleşiyor olacak. Tutulmanın yönetici gezegeni olan Satürn (retro hareketi sonlamış) ile kavuşum halinde olan Mars ve Antares yıldızının etkisi altında yaşanacak olan ay tutulması o güne kadar gelişen olayların netleşeceği, belirgin hale geleceği zamanlara doğru girildiğinin işeretçisi olabilir.

22 Ağustos’ta kesinleşecek Mars, Satürn kavuşumu yine Antares yıldızının etkileri altında. 10 derece Balık burcunda retroda olan Neptün ile de kare açı alacak olan bu kavuşum mücadele, rekabet ve güç sağlamak adına hayallerin, ideallerin etkenliğini işaret ederken, kolektife yayılan enerjilerin varlığınıda göstermekte.

1 Eylül Perşembe günü bir güneş tutulması yaşayacağız. Başak burcunun 9. derecesinde gerçekleşecek olan güneş tutulması derecesi ile kare açı yapacak olan Mars bazı sonlanmaların ve yeni başlangıçlara ait eylemselliğe geçişleri işaret eden gezegen konumunda.

16 Eylül Cuma günü 24 derece Balık burcunda yaşayacak olduğumuz ay tutulması derecesi ile içinde bulunduğu Yay burcunun 23. derecesinden stress içeren etkiler barındıran açı kalıbı oluşturan Mars, daha uzlaşmacı, daha barışçıl biçimde enerjilerin çıkış yada dışa vurum noktası olarak görev alan gezegeni olacak.

27 Eylül Salı günü Mars Yay burcundan çıkıp Oğlak burcuna geçiş yapacak.

Gezegen hareketi günler olarak tekrar ettiğimizde; 2, 2.5 yılda bir ortalama 80 günlük retro harekete giren Mars, 16 Nisan’dan bu yana Yay burcunda başlamış olduğu retro hareketini, 27 Mayıs’da gerilemiş olduğu Akrep burcunda sürdürüyor. Mars içinde bulunduğu Akrep burcunun 23. derecesine kadar gerileyecek ve 1 Temmuz günü Mars’ın retro hareketi sonlanmış olacak. Tekrar ileri hareketine başlayan Mars’ın Akrep burcunda devam eden yolculuğu, 2 Ağustos günü Yay burcuna geçişi ile sürecek ve Mars 27 Eylül günü Oğlak burcuna geçinceye değin bu burçta kalacak.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

Büyüdükçe büyüyen amaçlar, duygular, arzular, hayaller, tutkular, umutlar, istekler ve tüm bunları küçülttükçe küçülten korkular, engeller, sınırlar, sorumluluklar ile baş başa kalmış olduğumuz bir dönem içerisindeyiz.

SFPage

5 Haziran Pazar günü İkizler Burcunun 14. derecesinde (05.59) gerçekleşecek olan yeni ay derecesi Venüs ile kavuşum yaparken, Jüpiter, Satürn ve Neptün ile de gerilim ve stress ortamını işaret eden büyük kare oluşturmuş durumda.

Zorlu enerjilerin hakim olduğu yeni ay, değişimlere açık, kararsızlık gösteren, stabilize edilemeyen koşulların içerisinde bulunacağımızı göstermekte.

Yeni ay birliktelikler üzerinde bitiş ve başlangıçlara açık olunan enerjiler taşımakta.

Genel olarak ilişkilerde değişen şartların getirdiği belirsizlik, tutarsızlık, pasifize edilmişlik konumunda kalma, abartılmış hayaller ve hayalkırıklıkları, gizli ilişkiler, gizli anlaşmaların varolabileceği bir süreç içinde olacağız.

Kişisel olarak maddi ve manevi güven, huzur arayışında olduğumuz bugünler bize beklediğimiz istikrarı sağlayacak gibi görülmemekte. 20 Haziran Pazartesi günü oluşacak dolunaya kadar değişen durumlara karşı hazır olmak, tutarsızlık içerisine girmekten kaçınmak ve çözüm üretmek adına acele verilmiş karar ve tavırlar içerisine girmemek gerekmekte.

Yeni ay derecesi ülkemiz haritasının 12. evi üzerinde. Gizli yürütülen eylemler, anlaşmalar, aleyhe örgütlenmeler ve kontrol dışı gelişecek durumların ülkemizide etkileyeceği görülmekte. Uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek olumsuzluk ve hayalkırıklığı yaratabilecek durumlar ile ekonomik alanda inişli çıkışlı durumlara karşı dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.

Dilâra Başar Efeoğlu

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….
Gökyüzünde 5 gezegen retrosu yaşayacağız,
Plüton, 17 Nisan – 27 Eylül 2016
Satürn, 26 Mart – 14 Ağustos 2016
Jüpiter, 7 Ocak – 10 Mayıs 2016
Mars, 16 Nisan – 1 Temmuz 2016
Merkür, 28 Nisan – 23 Mayıs 2016

1f9536bb555d4ea64d76996e0cf4ecf0
Gelecekten çok geçmişe yönelmek, geçmişin canlanması, içe dönen düşünceler, geçmişte bırakılamamış meselelerin su üstüne çıkışı, yanlış zamanda yanlış hamleler içeren enerjiler bizi ve etrafımızı saracak olabilir.
Zaman yavaşlamış gibi, olaylar geçmişe dönük akmaya başlayabilir bize, çelişkiler içerisinde olabilir, kendimizi sınırlandırılmış veya pasifize edilmiş gibi hissedebiliriz. Yapmak istediklerimiz ile yaptıklarımız birbirinden çok uzak kalabilir.
Belki de bu dönem için en güzeli evrendeki bu enerjiler ile uyum içinde akmak olur, hayatın ne getirdiğine bakmak, seyretmek ve önce anlamlandırıp sonrasına öyle devam etmek…
7 Ocak’dan beri geri hareketinde olan Jüpiter, 26 Mart itibari ile geri hareketine başlamış olan Satürn ile birlikte, 16 Nisan Mars, 17 Nisan Plüton’un retro harekete girmeleri ile gökyüzünde 4 gezegen aynı anda retro konumda olurken, 28 Nisan’da bu gezegenlere Merkür’ün de katılması ile birlikte gökyüzünde 5 gezegenin aynı anda retro hareketinde oldukları zaman dilimi içerisinde olacağız. 5 gezegenin retro oluşu durumundan ilk çıkan gezegen 10 Mayıs’da bulunduğu Başak burcunda direkt hareketine başlayacak olan Jüpiter olacak.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….
Sevgilerimle,
Dilâra Başar Efeoğlu

SATÜRN – SATÜRN RETRO

SATÜRN – SATÜRN RETRO

Gerçekliğin, gerçek hale getirmenin, somutlaştırmanın, realize etmenin , yapısallaştırmanın temel anlamını taşımaktadır Satürn gezegeni.

Bulunduğu alana sorumluluk, sınırlandırma, korku, endişe, disiplin, blokaj getiren Satürn’ün hareket noktası; dünya üzerinde ‘olması gerekeni olması gereken hale getirme’ enerjisinin maddesel halidir.

ef3224c7d6fbb575cefa76bd63df3433

İster geçmiş hayatlarımızdan getirmiş olarak düşünelim, ister bu içinde yaşadığımız hayatımız olarak düşünelim haritalarımızda Satürn’ün yerleşimi, aldığı ve verdiği tüm etkiler ile birlikte okunduğunda kişisel olarak yaşantılarımızda yapı taşı olarak yer alan unsurlar ile karşılaşmış oluruz.
Satürn’ün yapısallaştırma ve olgunlaştırma mekanizmasının bilincine vardığımızda hayatımızda bir engel olarak gördüğümüz basamakları tırmanmaya başlamış oluruz.

26 Mart Cumartesi günü, Satürn Yay burcunda retro hareketine başlıyor, herbirimiz kişisel haritalarımızdan getirdiğimiz şekilde Satürn’ün bizi en çok etkilediği hayat alanlarımızda çok daha fazla olmak üzere etkisini hissetmeye başlayacağız.
Satürnyen etkiler bizleri farkındalık kazanmaya, büyümeye, öğrenmeye, gelişmeye, disipline olmaya iten etkileri barındıran olayları karşımıza çıkararak çalışırlar.

Kendi yaşantılarımızda biraz geriye dönüp hatırlamaya, fark etmeye çalışırsak, en kısaca Eylül 2015 tarihinden bu yana; hayatımızda, sorumluluk alma gerekliliği oluşmuş olan,endişe duyma, baskı yada zorlanma etkileri altında kalmış olduğumuzu hissettiğimiz alanlar haritalarımızda Satürn’ün etkisi altında olabilir. Satürn retro’da iken özellikle bu etkileri yaşadığımız konuların hayatımızda geriye dönük depreşmesi, kısıtlanmış özgürlük, görev ya da sorumluluklarında yinelenme veya artış şeklinde tekrar gündemimize gelmesi olasıdır. Karamsar ve endişeli bir ruh hali içerisine girebilir, görev ve sorumluluklardan kaçmaya meyleden bir yapı çizecek ya da çok fazla içselleştirecek olabiliriz fakat bu tür davranışlar, içinde bulunduğumuz durumu karmaşık hale getirmekten öte gitmez. Uzun bir süreyi kapsayan Satürn retrosu; sabır, gerçekçilik ve bilgelik ile yaklaştığımız olayların dilini çözmeye başladıkça yerine huzur, düzen ve başarı getirecektir.

Ülkemiz haritasında transfer Satürn 6. evde bulunmakta, Türkiye kuruluş haritasının 7. ve 8. evlerinin yöneticisi olan Satürn’ün bu alanda transferi ile birlikte değerlendirdiğimizde; ülkeler arası siyasi ve ticari anlaşmalarda ortaya çıkabilecek olan gerilimler ve her türlü askeri ve güvenlik birimi, polis, ordu, donanma teşkilatı ve kamusal çalışma alanları ve çalışanları açısından ve özellikle genç nüfusu çok daha fazla etkileyecek şekilde artan sorumluluklar, yeni görev alımları, zorlayıcı şartlar altında çalışma, fikirsel ve iletişimsel kısıtlanmalar çerçevesinde etkisini gösterecek olduğunu söyleyebiliriz.

Gezegensel hareket günleri olarak Satürn retrosu; 24 Mart 2016 günü saat 12.01 de Yay burcu’nun 16 derece 24 dakikasında yavaşlamaya başlayan Satürn , 26 Mart 2016 Cumartesi günü saat yine saat 12 .01 de retro hareketine başlıyor olacak. 14 Ağustos 2016 Pazar günü saat 13.01′ de yine Yay burcu’nda ileri hareketine başlayana dek retro da kalacak.

Dilâra Başar Efeoğlu

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği ,
Hangi gün hangi gezegen tarafından yönetilmekte,
Babilliler ve kadim Mısır bilginlerinden bu yana Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin her birinin kendi kudreti ile haftanın bir gününü yönettikleri gözlemlenmiştir. İslâmi kaynaklarda da gördüğümüz bu bilgi farklı din ve kültürdeki kozmoloji kitaplarında da görülmektedir. Yine bu kaynaklardan elde edilen bilgiler bize bir günün içinde farklı saatleri faklı gezegenlerin kendi kudretleri ile yönettiklerini göstermektedir. Astrolojik bilgiler gün yöneticisi olan gezegen ve içinde bulunulan saat yöneticisi gezegen ile de değer alırlar.

1280x720-cQF

Muhyiddin İbnü’l Arabî; ‘Saatlerin Hazinesi’ adlı eserinde yedi kevkebten (yıldız) söz eder.
“Şems (Güneş) 4. kat gökte, günlerden Pazar’a,
Kamer (Ay) 1. kat gökte, günlerden Pazartesi’ye,
Merih (Mars) 2. kat gökte, günlerden Salı’ya,
Utarit (Merkür) 5. kat gökte, günlerden Çarşamba’ya,
Müşteri (Jüpiter) 6. kat gökte, günlerden Perşembe’ye,
Zühre (Venüs) 3. kat gökte, günlerden Cuma’ya,
Zuhal (Satürn) 7. kat gökte, günlerden Cumartesi’ye intisabı vardır ”

Her gezegenin kudreti haftanın yedi gününe kendi sıfatını vermektedir. Ünlü mutasavvıf, tasavvuf âlimi, islâm düşünürü Muhyiddin İbnü’l Arabî , ‘Fütûhât-ı Mekkiye’ adlı eserinde, haftanın yedi günü için,
“Pazar gününün hareketi semî sıfatından
Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından
Salı gününün hareketi basar sıfatından
Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından
Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından
Cuma gününün hareketi ilim sıfatından
Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından ” geldiğini söylemektedir.

Pazar gününün hareketi semî sıfatından,
Dünyada herşeyin Allah’ın “Ol” (Kün) emri ile varolmaya başlamasının öncesinde duyma sıfatına sahip olduklarının ifadesi olan Semî sıfatı, duyan, işiten, kainatta-tabiatta gizli-açık verilen her sesi işiten,duyan anlamındadır.
Bugünün burcu Aslan’dır. Yüksek enerji barındıran bir gün olan Pazar gününün, ortaya kudret konması gereken işlerin başlangıcı olarak değerlendirilmesi fayda getirecektir. Birlik, beraberlik, hareket enerjisi taşıdığından bu benzerde yapılacak etkinlikler içinde değerlendirilebilinir.

Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından,
Yaratılışın ikinci gününü ifade eden hayat sıfatı ezeli ve ebedi dirilik (hayat) kudretini taşımaktadır. Pazartesi gününün yönetici gezegeni Ay , burcu ise Yengeç’dir. Bugün aile, yuva, duygusal bağlar içeren konularda daha aktif ve yapıcı olma enerjisi taşır. Yeni başlangıçlar, hızlı ilerleme göstermesi istenilen işler için uygun bir gün olmakla birlikte, sabırsızlık ve değişken fikirlerin etkin olacağı bir gün olduğuda dikkate alınmalıdır.

Salı gününün hareketi basar sıfatından,
Yaratanın, aydınlık-karanlık, gizlilik-açıklık, uzaklık-yakınlık gibi hiç bir mefhum engeli olmadan görmesi anlamına gelen basar sıfatı, yaratıcının tecellisinin her yerde yaratılan tarafından görüldüğünün kudretini taşır. Mars gezegeninin yöneticiliğinde olan Salı günü cesaret, rekabet, yüksek efor gerektiren işler için uygun bir zaman dilimi olması ile beraber kontrolsüz enerjiler barındırabileceği açısından risk alma, ani karar verme, öfke hakimiyeti gerekliliği açısından dikkat edilmesi gereken bir gündür.

Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından,
Her şey’i dilediği gibi tayin ve tesbit etmesi kudreti sıfatını taşıyan Merkür, evrende her bir bilginin kadir-i mutlak Allah tarafından geldiğinin ifadesi olan Merkür’ün yönettiği Çarşamba günü, akıl melekemizi oldukça etkin kullanabileceğiniz bir gün olarak değerlendirilebiliriz. Yeni başlayacak eğitim ve öğrenimler için, her türlü iletişimsel etkinlikler ve ticari bağlantılar geliştirmek için başarı getirebilecek bir gündür.

Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından,
Her şey’i yapmaya ve yaratmaya gücü yetmesi kudreti sıfatını ifade eden Jüpiter haftanın 5. gününün yöneticisidir. Yaratıcının kudret sıfatından var olmuş olan ruhsal bütünlüğümüze yönelik yüzümüzü ifade etmektedir. Perşembe günü bu mânâ altında yaratan kaynağa dönülen her türlü manevi çalışmalar, maddi – manevi yeni girişimler, hukuksal ve adalet konulu işler, uzak yerlere yapılacak seyahatler için olumlu neticeler getirecek bir gün olarak değerlendirilebilinir.

Cuma gününün hareketi ilim sıfatından,
Her şey’i bilmesi, ilminin her şey’i kuşatması kudreti sıfatını verdiği Cuma günü yaratılışın 6. günüdür. Venüs gezegeninin yönetici olduğu bugün İbnü’-l Arabî’ nin ifade edişine göre ‘yaratılışın tamamlanışı, insan suretinin ortaya çıkışı’ günüdür. Sevgi, aşk, güzellik, beraberlik, uyum adına mutluluk getiren bir gün olan Cuma günü bu hisler altında ortaya çıkarılacak her türlü girişimler için olumlu bir gündür. Yaratıcılık, sanatsal etkinlikler, ortaklaşa girişimler için pozitif enerji taşıması açısından değerlendirilebilinir.

Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından,
Ezelî ve ebedî; söyleme, konuşma kudretinin sıfatını taşıyan Cumartesi gününün yönetici gezegeni Satürn’dür. İbnü’-l Arabî’ nin ‘ebediyet günü’ diyerek nitelendirdiği Cumartesi günü; sabır, sorumluluk, kontrol içermesi gereken işler için uygun enerjiler barındıran bir gündür. İçerdiği bu enerjiler olaylara yavaş, aksi ve engellenme altında ilerliyor durumu getirebilir, Eleyici, disipline edici ve yapıcılık getiren etkiler taşıdığından somutlaştırmak istenilen işler için uygun zaman olarak seçilebilinir.
Dilâra Başar Efeoğlu

kaynaklar;
Muhyiddin – i Arabî; Saatlerin Hazinesi eseri, (çeviri)Selâhaddin Alpay
Muhyiddin İbnü’l Arabî Zaman ve Kozmoloji, Muhammed Hacı Yusuf

Kiron,Yaralı Şifacı

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belkide farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Astrolojide mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron; şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek ve onun şifa bulmasını sağlayacak dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştireceği bir yarayı temsil etmektedir.

 

dc98c384d814e820bee2de4397a5cdda (1)
Balık burcunda Güneş ile Kiron kavuşumu yaşadığımız şu günler, önce yaralarımızı kabul etmek ile onları dönüştürebilecek olacağımızı işaret etmekte.
Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri)Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bir öğretmen, bir şifacı ve müzisyen olmayı öğrenir.
Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla ancak ölümcül biçimde zehirli oku Kiron’un at bacağına atar. Aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcayan Kiron bir türlü yarasını iyileştirmeyi beceremez. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar yaşamaktadır. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.
Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.
Dilâra Başar Efeoğlu

Mart ay’ı gezegensel hareketleri

 

f5d898e7369f88e13e6014e449f6de11

Önümüzdeki dönem gezegensel hareketler olarak astrolojik açıdan gökyüzüne baktığımızda;
9 Mart’da Balık burcunda gerçekleşecek Güneş Tutulması;
Duygusal, ruhsal ve inançlar üzerinde etkili olacak olayların enerjilerini barındıran bir dönem içerisinde olacağımızı göstermekte. Gerek kişisel gerek toplumsal olarak, duygusal yoğunluklar, kontrolümüz dışı gelişen ve kontrol etmekte zorlandığımız olaylar ve zihinsel karışıklıklar, kısıtlanmalar içerisinde kalacak olabiliriz. Fedakarlık, yardım etme, faydalı olma ve bütüne hizmet etme anlayışımız yoğunlaşabilir hatta kendimizi bu tür olaylar içerisine bir nevi çekilmiş halde bulacak olabiliriz. Yeni başlangıçları da işaret eden tutulma yaşantımızda yeni alınacak sorumluluklarında işaretçisi olarak görülmekte.

23 Mart’ da gerçekleşecek parçalı Ay Tutulması;
23 Mart’ da gerçekleşecek parçalı Ay Tutulması Terazi burcunda, ikili ilişkiler, anlaşmalar, evlilikler niteliğindeki beraberliklerin içerdiği konular ve duygular üzerinde etkili olacak olan Ay Tutulması bahsettiğimiz konularda ani değişecek durumlar olabileceğini gösteriyor. Bu süreçte ilişkileri yeni bir yere vardıracak kararların alınma ihtiyacının belireceğini söyleyebiliriz.

26 Mart Satürn retroya giriyor;
24 mart günü yavaşlamaya başlayacak Satürn 26 Mart’da retroya giriyor. Retroya giren gezegenler kendi doğalarını doğru bir şekilde yansıtmaktan uzaklaşmış, içe dönmüş, uyumsuzluk sergileyen olayları ifade ediyor olurlar.
26 Mart – 14 Ağustos arasındaki günler arasında retroda kalacak olan Satürn, bu tarihler arasında kişisel haritalarımızda transfer Satürn’ün hareket ettiği hayat alanlarımızda etkisini gösterecek şekilde, artan sorumlulukları, önemli kısıtlanma, daralmalar ve sorunlu durumlar ile karşılaşmaları gösterir . Yay burcundaki Satürn eğitim, öğretim, inançlar, fikirler, uluslararası ilişkiler, basın yayın organlarını işaret etmektedir. Ülkemiz haritasında Satürn kamusal kuruluşlar, askeri ve polis güvenlik birim ve teşkilatları ile ilgili alanlar, sağlık kurum ve kuruluşları alanlarını temsil eden 6 evde transfer ediyor olacak.
2 Nisan- 16 Nisan arasında Yay burcunda kavuşum açısı derecesine giren Mars ve Satürn yöneticisi Jüpiter’in Başak burcunda yerleşimde (retro harekette) oluşu ve ay düğümleri ile birleşerek oluşturdukları kare açı etkilerinin getirisi ile; gerek kişisel gerek toplumsal konularda, inançsal, fikirsel çıkışların, çarpıtılmış sorumlulukların karşılıklı çatışmaların yaşanabileceğini göstermekte. Yanlış anlamalara ve anlaşılmalara oldukça müsait olan gökyüzünün bu konumu ani, düşünmeden harekete geçme enerjisi barındırmakta.
17 Nisan’da retro’ya giren Mars, Satürn ile kavuşum açısından uzaklaşmaya başlayacak ta ki 24 Ağustos 2016′ ya kadar. 24 Ağustos’da Mars ve Satürn arasında kesinleşecek kavuşum açısı 6 Ağustos-10 Eylül tarihleri arasında inançsal fikirler çıkış ve çatışmaların, huzursuzluk ve kararsızlık enerjisi ile yanlış adımların atılabileceği olaylar ile karşılaşabileceğimizi göstermekte. Bu nedenlerle 24 Ağustos ve civarı günler dikkat çekici özellikte.

5 Mart Merkür Balık burcuna geçiyor;
5 Mart’da iletişim ve rasyonel zihnin temsilcisi olan Merkür kendi doğasına hiç uymayan Balık burcuna geçiyor. Yöneticisi Jüpiterinde zararda olduğu Başak burcunda oluşu Merkür’ün Balık burcundaki etkilerini sorunlu ve zor hale getirecek olarak görülmekte.
5 Mart – 21 Mart tarihleri arasında, ön plana geçirmiş olduğumuz duygularımız ve sezgilerimizi dinleyerek karar vermeye meyilli olacağız. Zihinsel karışıklık, detayları görememe, tutarsız kararlar ve iletişimde duygusallığın rol oynadığı durumlar içerisine girebiliriz. Aynı zamanda yanlış ve kasıtlı yanıltılmalara karşı dikkatli olmamız gereken zamanlar bu tarihler arası.

Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….

Dilâra Başar Efeoğlu