URANÜS VE VENÜS’ÜN BOĞA BURCUNDA SON DANSI

Uranüs yaklaşık yedi yıldır, 2018 Mayıs’ından bu yana Boğa burcunda hareket ediyor.
Boğa burcunun yönetici gezegeni Venüs’tür. Uranüs’ün Boğa burcundaki yolculuğunu tamamlarken Venüs’le yaptığı bu son kavuşum, bir nevi bir döngünün kapanışını ve yeni bir dönemin başlangıcını simgeliyor. (Uranüs Venüs kavuşumu,4 Temmuz 2025)

Boğa, astrolojide toprağı, doğayı, para ve maddi güvenceyi, Venüs ise değerlerimizi, estetiği, sevgiyi ve sahip olduklarımızı temsil eder. Uranüs bu konularda yedi yıldır devrimsel değişimler, beklenmedik sarsıntılar, ani başlangıçlar ve kırılmalar yarattı.
Kavuşum, özellikle finansal piyasalarda, paranın değeri, yatırım araçları, tarım ve gayrimenkul gibi alanlarda büyük ve şaşırtıcı gelişmelerin, son bir “yıkıcı-yenileyici” dalganın gelebileceğine işaret ediyor. Kısa süre sonra geriye dönüp baktığımızda bahsettiğimiz konularda hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmadığını görebiliriz. Ve Uranüs’ün İkizler burcuna geçişiyle birlikte 7 yıla yayılan etkilerin son derece hızla kendini realize ettiğine şahit olmaya başlayacağız.

Dilâra Efeoğlu

KEMERLERİNİZİ BAĞLAYIN URANÜS İKİZLER BURCUNDA

Uranüs 7 Temmuz 2025 günü İkizler burcu ilerleyişine başlıyor. 8 Kasım 2025- 26 Nisan 2026 aralığında retro sebebiyle Boğa burcuna dönüş yapacak gezegen sonrasında, 3 Ağustos 2032’ye değin İkizler burcu geçişini sürdürecek.

Uranüs’ün İkizler burcuna geçişi, kolektif düzeyde büyük dönüşümlerin kapısını aralayan bir transit olarak dünya sahnesinde kendini güçlü bir şekilde gösterecek. Her ne kadar Uranüs, 2025’in son aylarında ve 2026 Nisan’ında kısa bir süreliğine tekrar Boğa burcuna geri dönecek olsa da 7 Temmuz 2025’te İkizler burcuna geçişiyle birlikte etkilerini göstermeye başlayacak. 2032’de bir sonraki burca geçene kadar da bu değişimlerin altında Uranüs’ün imzasını net bir şekilde göreceğimizden hiç şüphem yok.

Bu transitin önemi, Uranüs’ün yaklaşık yedi yılda bir burç değiştirmesi ve geçtiği burcun temsil ettiği tüm temalarda devrimsel bir değişim başlatmasıdır. Boğa burcunda geçen dönemin ardından oluşan devrimsel değişimler en yüksek ivmesini kazanmıştır ve artık Uranüs İkizler burcunun hızlı, meraklı, zihinsel ve iletişim odaklı atmosferine doğru yepyeni adımlarla ilerliyor.

İkizler, bilgi, eğitim, medya, yakın çevre, ulaşım, dil ve teknolojiyi sembolize eder. Uranüs ise ani değişimlerin, yenilikçi düşüncenin ve toplumsal özgürleşmenin astrolojik göstergesidir. Bu iki arketip bir araya geldiğinde özellikle zihin, iletişim ve teknoloji ekseninde değişimlerin tetiklenmesinin an meselesi olduğunu ve uzunca süreye yayılan fakat kökten dönüşüm getirecek etkilerin dalga dalga yayılmaya başlayacağı bir süreçten söz edebiliriz. Bu sürece Uranüs-İkizler döngüsü dersek,  insanlık için ana tema, hızla artan bilgi akışı, medya çeşitliliği ve teknolojik gelişmelerle birlikte zihinsel esneklik ve kişisel iletişim eğilimlerinin ön plana çıkması olacaktır.

Uranüs’ün en son İkizler burcu geçişine bir dönüp bakalım, kısaca internette araştırma yaptığımızda dönemin öne çıkan gelişmeleri şöyle;

1942-1949 yılları aralığında

II. Dünya Savaşı’nın (1939–1945) en şiddetli yılları ve ardından 1945’te savaşın bitmesiyle birlikte küresel ölçekte yeniden yapılanma başladı.

Avrupa haritası baştan çizildi; Almanya ikiye bölündü, Polonya’nın sınırları değişti ve yeni devletler ortaya çıktı.

Japonya, Hiroşima ve Nagasaki’ye atılan atom bombalarıyla savaştan çekildi. Bu, dünyanın nükleer çağa girmesiydi.

ABD ve Sovyetler Birliği (SSCB) süper güç olarak yükseldi. Soğuk Savaş dönemi başladı.

1947’de Hindistan bağımsızlığını kazandı. Asya ve Afrika’da sömürgeler bağımsızlık için harekete geçti.

Birleşmiş Milletler (1945) kuruldu, uluslararası ilişkiler yeni bir çerçeveye oturdu.

Nükleer teknoloji ilk defa hem savaşta hem de barışta kullanıldı. Nükleer enerji santralleri planlandı.

Radar, jet motoru, bilgisayar (ilk elektronik bilgisayar ENIAC, 1945) ve roket teknolojisi hızla ilerledi.

Tıp alanında antibiyotikler yaygınlaştı,

Radyonun ve televizyonun yaygınlaşması, kitle iletişim araçlarının toplum üzerindeki etkisi arttı.

Benzer şekilde, önümüzdeki Uranüs’ün İkizler burcuna geçişi de önemli değişim ve gelişmeleri hayatlarımıza taşıyacak. Üstelik bu kez, dünyayı çok daha hızlı ve dinamik bir dönüşüm sürecinin beklediğini söyleyebilirim.

Nükleer enerjiye dikkat! Nükleer enerji ve silahlar önümüzdeki dönemde daha da fazla toplumsal gündemin merkezine oturabilir. Teknolojik ilerlemeler sayesinde, nükleer bilgi daha hızlı yayılabilir ve bu teknolojiye erişim giderek daha fazla ülke ve grup için mümkün hale gelebilir. İkizler burcunun iletişim ve bilgiyle olan ilişkisi nedeniyle, nükleer sırların açığa çıkması, önemli anlaşmaların gündeme gelmesi, sızıntılar ya da uluslararası krizler yaşanması olasılığı artıyor. Ayrıca, yeni enerji devrimleriyle birlikte nükleer teknolojinin sivil ve temiz enerji alanında yeniden öne çıkması mümkün; fakat bu gelişmeler, beraberinde kazalar, sızıntılar veya nükleer silahlanma riskini de taşıyabilir.

Günümüzden ileriye doğru, yapay zekâ, dijital medya ve sosyal iletişim platformlarının baş döndürücü bir hızla gelişmeye devam edeceği kesin. Bu süreçte eğitim sistemlerinde de yenilikler kaçınılmaz olacak. Uzaktan eğitim programları, kişiye özel öğrenme yöntemleri ve sanal gerçeklik tabanlı öğretim uygulamaları hayatın olağan bir parçası haline gelebilir. Eğitim kurumları ise teknolojik gelişmelere çok daha hızlı uyum sağlamak zorunda kalacak. Ulaşım araçlarında da devrim niteliğinde gelişmeler bizi bekliyor. Yakında hava taksilerini günlük yaşamda görmek mümkün hale gelebilir.

Aynı zaman diliminde Plüton’un da Kova burcu ilerleyişinde olduğunu unutmayalım. Bu şu anlama gelir ki; Toplumsal yapı ve kimlik anlayışlarında da belirgin değişimler yaşanacak. Geleneksel kurumlar ve hiyerarşik yapılar yerini, kolektifler, iş birliği platformları benzeri yapılara bırakacak diyebiliriz.  

Kısacası, Uranüs’ün İkizler burcuna geçişiyle birlikte zihin, bilgi, iletişim ve teknoloji alanlarında büyük bir değişim dönemi başlıyor. Bu süreçte fırsatlar ve riskler bir arada olacak. Değişimden en iyi şekilde yararlanmak ise yeniliklerle uyum içinde olma becerisini yüksek tutmak olurken bir diğer yandan eleştirel ve ayıklayıcı bakış açısını yüksek ve diri tutmak olacak.

Dilâra Efeoğlu
ASA, Isar Cap

Jüpiter – Uranüs Kavuşumu (21 Nisan 2024)

21 Nisan Pazar günü (05:26, İstanbul) Jüpiter ve Uranüs Boğa burcunda kavuşum yapıyor ve yeni bir döngü başlatıyorlar.

Jüpiter ve Uranüs, iki gezegen yaklaşık olarak 14 yılda bir gökyüzünde kavuşum haline gelirler ve bu kavuşum 83 yılda bir yeniden aynı burçta birleşmeleri ile büyük bir döngü oluşturur.

Jüpiter ve Uranüs kavuşumu 2024 yılının en önemli gezegen döngülerinden birini oluşturuyor. İki gezegen en son 2010 yılında Balık burcunda kavuşmuşlar ve bu burçta yeni bir döngü başlatmışlardı. Şimdilerde ise döngü Boğa burcunda başlıyor. Nispeten uzun bir süreci kapsayan bu başlangıç döngüsü en genel anlamıyla büyük değişimlerin ve dönüşümlerin habercisi olarak kabul edilir.

Jüpiter, genişleme, geliştirme fonksiyonu ile fikirlerin, felsefenin, inançların, kanunların, maddi manevi konuların gezegeni olarak bilinirken, Uranüs ise özgürlük, isyan, devrim ve beklenmedik değişimlerin gezegenidir. Bu iki güçlü gezegenin bir araya gelmesi, bireysel ve küresel düzeyde değişimler getirirken gelen değişimlerin önemli sarsıntılar yaratarak da gerçekleşecek olması gezegenlerin profiline göre beklenen bir durum olacaktır.

Jüpiter’in enerjisi, Uranüs’ün ani ve radikal değişikliklerine bir ivme katma unsuru olarak işlev görebilir. Bu kavuşum, kişisel gelişimden, bireysel etkilere ve dünya hayatına yönelik, global birçok alanda yeni başlangıçlar için uygun bir zemin hazırlayacaktır.

Boğa burcunda gerçekleşen bu kavuşum, özellikle maddi konular ve doğa, toprak ile olan ilişkimizde yenilikler getirebilir. Boğa’nın sabit ve güven arayan yapısı, Uranüs’ün değişim rüzgarlarıyla karşılaştığında, bizi konfor alanlarımızdan çıkararak yeni yollar keşfetmeye teşvik edebilir. Bu süreçte, alışkanlıklarımızı gözden geçirme ve daha sürdürülebilir bir yaşam tarzına yönelme fırsatı bulabiliriz. Hayatın getirdikleri içinde sürüklenmek yerine hayata karşı bir duruş, hayata tutunma ve köklenme arzusunu körükleyebilecek olan döngü, tüm yerleşik sistemlerin bir nevi altını üstüne getirebilir.

Belki de son yıllarda en önemli gelişme sahasını edinmiş olan radikal spiritüel yaklaşımlar yerini daha gerçekçi, madde dünyası ile bağlantılı, somutlaştırılabilir yepyeni oluşumlara bırakıyor.

Dünya ekonomisi ile döngünün ilgisini oldukça yoğun hissedeceğimiz muhakkak. Hatırlayalım ki 2018’den bu yana Uranüs’ün Boğa burcu geçişi zaten tek başına tüm para piyasaları için değişim ve başkalaşım rüzgarları taşıdığı uzunca bir süreç içindeyiz.

Kavuşum önümüzdeki 13 yıllık süreçte para sistemlerine dair dikkat çekici değişimleri beraberinde getirecektir. Bu belki dijital paraları daha da fazla hayatımız dahil etmek olabileceği gibi, bu alanlarda oluşacak orijinal ve pratik yeniliklerde yavaş yavaş hayatımıza katılacaktır. Aynı zamanda madalyonun diğer yüzü her zaman devrede olur ve çatlayan, çöken sistemler, para ekonomisinde tutarsız dönemler, ekonomik krizler de bu sürece eşlik edecektir.

Topraklar, tarım, tarım ürünlerinde yine benzer şekilde sıra dışı, ileri teknolojilerin en fazla yol aldığı bir 13 yıllık süreç bir diğer yandan gayrimenkul,  toprağa yapılan yatırımlar konusunda da kendisini gösterecektir. Bu alanda değişen kanunlar, daha fazla kırsal kesime yerleşme yönünde eğilim, toprak sahibi olma konusunda artan ilgi ve gelir kaynağını topraktan sağlama seçeneği bahsedeceğimiz konuların başında gelecek.  

Doğal afetler, heyelan gibi toprakla bağlantılı felaketler de yine maalesef bu döngünün bir getirisi olabilir. Bu konuda bilinçlenmek ve yeni uygulamaların gündeme alınması, gelişen teknoloji de yine söz konusu olacaktır.

Ve gıda, gıda bilinci yavaş yavaş değişim içerisine girecek alanların başında geliyor. Bitkisel beslenme, organik beslenme konusu çok daha fazla farkındalık oluşmuş bir saha halini alırken, bugün için marjinal olarak adlandırabileceğimiz ama geleceğin standarttı halini alabilecek yepyeni besin çeşitleri ile de karşılaşacak ve tanışacak olabiliriz.

Sonuç olarak, Jüpiter ve Uranüs kavuşumu hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yeniliklerin ve değişimlerin kapısını aralayan, astrolojik olarak önemli bir olaydır. Bu dönemde, eskiyi bırakıp yeniye yer açmak, bilinmeyeni kucaklamak ve önemli dönüşümleri hayatımıza entegre etmek için cesur adımlar atmak gerekebilir. Geleceğe dair vizyonlarımızı şekillendirecek ve bizi geliştirecek bu astrolojik dönüm noktasını en iyi şekilde değerlendirmek hepimizin elinde.

Dilâra Efeoğlu

ASA ISAR CAP

Venüs, Uranüs Kare Açısı

b29f4867f986acacb66d6e464beea41b.jpg

Varmak istediğimiz hedeflerimiz, gerçekleştirmek istediğimiz amaçlarımız, tatmin olmasını beklediğimiz değerlerimiz saygınlık, takdir ve başarı ile oldukça ilintili. Bu yönde bizi tatminden uzak olan ilişkilerimiz bitmeye, kopmaya yönelik etkiler içinde olabilirler. İlişkilerimizin form değiştirmesi gerektiği yerlerini tespit etmek, gerekli değişiklikleri ilişkilerimize ve ilişkilerimiz içerisindeki bizim davranış modellerimize yansıtabilmenin gerekli olduğu bir süreç yaşamaktayız…

Venüs içinde bulunduğu Oğlak burcunun son derecelerinde hareket ediyor ve yine içinde bulunduğu Koç burcunun son derecesinde olan Uranüs ile kare açı yapıyor. Hafta sonundan beri etkili olan açı, ilişkiler, evlilik, ortaklık gibi bağlarımız üzerinde gerilimli ve yüksek bir enerji oluşturmakta. Açı, yarın (1 Mart) günü kesin derecesine varıyor.
Bağlılıklarımızın dışına çıkmak ve bağımsız hareket edebilmek arzusu duyarken, ilişkilerimize, evliliğimize, ortaklıklarımıza bu gözle bakmak ve özgürlüğümüzü kısıtlayan olgulardan kurtulmak, özgür hareket edebilme alanına sahip olmaya istek duyuyoruz.

Varmak istediğimiz hedeflerimiz, gerçekleştirmek istediğimiz amaçlarımız, tatmin olmasını beklediğimiz değerlerimiz saygınlık, takdir ve başarı ile oldukça ilintili. Bu yönde bizi tatminden uzak olan ilişkilerimiz bitmeye, kopmaya yönelik etkiler içinde olabilirler. İlişkilerimizin form değiştirmesi gerektiği yerlerini tespit etmek, gerekli değişiklikleri ilişkilerimize ve ilişkilerimiz içerisindeki bizim davranış modellerimize yansıtabilmek açının pozitif ve en yumuşak yaratımı olur. Ani bitişler, sıradışı ve beklenmeyen ayrılıklar yine Uranüs/ Venüs kare açısının etkisi olarak ortaya çıkabilir.
İsteklerimizi gerçekleştirmek adına harekete geçme güdümüz desteklenmekte. Güneş ve Mars arasında kurulmuş sekstil açı kendimize güvenerek eyleme geçebiliyor olacağımızı gösteriyor. Tüm bu etkiler önümüzdeki 5 gün boyunca devam edecek.

Yarın Venüs, Uranüs ile açısını kesinleştirdikten hemen sonrasında burç değiştirecek ve Kova burcu ilerleyişine başlayacak (Venüs’ün Kova burcunda nasıl çalışacağını ayrıca paylaşacağım). Gezegenlerin oluşturduğu bu etki mekanizması önümüzdeki günlerde çok daha özgürlük yanlısı kişisel kararları ortaya çıkaracağa benzemekte. Her ne olursa olsun olayların getirdiği farkındalığa açık bir bakış açısına izin veriyor olmak önemli…

14 Mayıs – 20 Mayıs Haftası Gökyüzü Ne Diyor

c645eb4961f59a8e3f3e7512c0efb15a.jpg

 

14 Mayıs Haftasına astrolojik olarak baktığımızda; kolektif etkileri ile yeni bir döneme başlıyor olmak anlamı taşıyabilecek olan Uranüs, Boğa burcu geçişi Salı günü gerçekleşmekte. Global anlamda önemli değişimler getirecek olan Uranüs, Boğa burcu geçişi; Toprak, topraksal kaynaklar, topraksal düzen ve devletsel sistemler Uranüs’ün değişim yaratıcı etkisini görebileceğimiz alanların başında geliyor olacaklar. Boğa burcunda Uranüs’ün hareket edişi bilenen ekonomik sistemlerin, düzenlerin yada kapitalist modellerin eskisinden faklılaştığı, yeni bir çehre ve yeni bir anlayış kazanmaya doğru değişime uğradığı bir süreç halini de alabilir olacak. Bu geçiş hakkında daha ayrıntılı bilgiye  https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2018/05/03/uranus-boga-burcunda/   ulaşabilirsiniz.

Salı günü Boğa burcunda gerçekleşen Yeniay, güven, güvenlik ihtiyacına yönelik psikolojik dürtülerin yönlendirici olduğu duygu durumlarını açığa çıkartmakta olacak. Yeniay derecesi iki zorlu yıldızla etkileşim içinde. Aynı zamanda gökyüzünde Mars ve Uranüs arasında oluşan gergin açınında oluşturabileceği etkiler ön plana çıkmaktalar. Özgürlük, bireylilik, bağımsızlık adına şekillenen zihinsel düşüncelerin getirdiği enerjiler ile hareket etmek demek olan görünüm, sabitlik içinde kalmış, değişime ihtiyaç duyan (yada duyduğu düşünülen) birçok alanda kendini değişim yönünde ortaya çıkan durum ve olaylar olarak gösterir olabilecekler. Global anlamda başkaldırı, eylem, terör, kaza, mücadele, savaş ve yerkabuğu hareketlenmeleri (Depremler, yanardağ patlamaları) enerjisinin aktive edilişi olabilecek olan görünüm özellikle yakın dönem olarak baktığımızda içinde bulunduğumuz Mayıs ayı süresince etkili.

Merkür, Satürn üçgen açısının etkinliği özellikle hafta ortasından sonraki günler için daha kolay ve daha yapıcı yönde akan bir iletişim trafiği için uyum göstermekte. 19 Mayıs Cumartesi günü Yengeç burcu yolculuğuna başlayan Venüs’ün, Uranüs ile sekstil açısı sevgi, ilgi ve bağlılık anlamı üzerine değişim enerjisi getiriyor olacak. Daha fazlası ve ayrıntılar yazının devamında.

Boğa Burcunda Yeniay, 15 Mayıs Salı (14:47)
Boğa Burcunun 24. derecesi içinde gerçekleşecek olan Yeniay, güven, güvenlik ihtiyacına yönelik psikolojik dürtülerin yönlendirici olduğu duygu durumlarını açığa çıkartmakta olacak. Güdüsel olarak güvence ihtiyacımızın öne çıkaracak olduğu etkilerin getirisi olan sağlamcılık, temellendirmek, biriktirmek, sabitlik sağlamak prensipleri ile hareket ediyor olacağız. Yeniay ile birlikte geleceğe yönelik güven oluşturma, şartları sabitleme anlayışının oluşturabileceği yeni girişimlere yönelebilir olmak mümkün. Hayatımızda maddi istikrar sağlamak, somut kazanımlar ve gelirler elde etmek güdüsünün yönlendirici olduğu fiziksel uğraşlar içine girecek olabiliriz.
Capulus ve Algol sabit yıldızları Yeniay derecesi ile etkileşim içerisindeler. “Capulus, iyi yada kötü niyetle, zorla, yoğun olarak kullanılan kaba gücü simgeler (BRADY)” Eril enerjiyi barındıran bu sabit yıldız, şiddet, kaza, ani ölümler, büyük tartışmalar ve öfke patlamaları ile ilişkilendirilmekte. Yine yeniay derecesi ile etkileşimde olan bir diğer yıldız olan Algol ise gökyüzünün en kötücül etkili olan yıldızı olarak bilinen, şiddet, öfke ve yıkıcı arzular ile bağdaştırılan bir yıldızdır.
Yeniay derecesini Mars ve Pluto gezegenleri üçgen açı ile destekler nitelik sergilemekteler. Oğlak burcundan gelen bu açı, güvenlik, sağlamcılık, finansal kazanımlara ihtiyaç duyma, koşulları oluşturma güdülerine çalışkanlık, azim, kararlılık ve harekete geçme güdüsü katmakta. Arzu edilen, ihtiyaç hissedilen şartları oluşturmaya, yaratmaya yönelik oldukça güçlü ve savaşçı bir harekete geçme eylemselliği taşıyan Yeniay’ın etkisinin büyüme gösterdiği Mayıs ayının sonuna kadarki zamansal süreç güç ve kontrol arayışının rekabetçi, mücadeleci, eyleme dönük getirilerini taşıyor olacak. Birbirlerini kare açı ile görerek ilerleyen Mars ve Uranüs, Yeniay sonrasında burç değiştirerek Boğa burcu ilerleyişlerine başlıyorlar. Bu iki gezegeni arasında oluşan dinamiksel açı, harekete, eyleme geçme yönünde artan güdülerin oluşturabileceği isyana, çatışmaya, kaos ortamı yaratmaya yol açabilecek bir hareket tarzının gündeme egemen olabileceğini göstermekte. Güneş ve Satürn arasında oluşan 135’lik açı ile birlikte Yeniay’ın oldukça zorlayıcı, sorumluluklar yükleyici, engeller ile karşılaşmaya müsait bir süreç çizecek olacağını da söyleyebiliriz.
Ülkemiz haritası üzeride oluşan yeniay’ın etkilerine yönelik baktığımızda, 11. evi üzerinde gerçekleşen yeniay, 5. evde Akrep burcunda yerleşik Jüpiter ile karşıtlık oluşturmakta ve natal 3. evde yerleşik Neptün apeksli t-kare yerleşimi oluşturmakta. Türkiye haritasında Jüpiter, askeri güçler, ordu, güvenli güçleri, kamu çalışanları, sendikalar ile birlikte, yönetimsel olarak başta olan kişiler, devlet yöneticileri, iktidarı temsil etmekte. Yeniay’ın bu konu ve kişileri üzerinde etkili bir mekanizma oluşturması beklenebilir. Artan sorumluluklar, zorlayıcı şartlara maruz kalma, güven, güvenlik sağlama ve edinme gerekliliği ile birlikte idealler ve inançlar ile birlikte büyümeye, genişlemeye yönelik kendine güvenen, öne çıkan hareket anlayışı oluşturmakta. 11. ev üzerinde gerekleşen yeniay meclis ve yasa değişimleri, ülkenin müttefiklerini ifade eden bir ev üzerinde oluşarak, yeni yasa çıkarımlar üzerine artan gereklilik, güven anlayışının ortaya çıkaracak olabileceği müttefik oluşturma süreci ile şekillenir olabilecek.

Uranüs, Boğa Burcuna geçiş yapıyor, 15 Mayıs Salı
Uzun soluklu bir süreci kapsayacak olan URANÜS’ün Boğa burcu ilerleyişi süresince bir çok realite üzerine yansıyacak değişim ve farklılaşım enerjisi, kolektiften bilinçlere doğru akan AYDINLANMA ENERJİSİ ‘nin bilinçsel faktörlerini ortaya çıkarmanın unsurlarını taşımakta olacak.
15 Mayıs 2018 Salı günü Boğa Burcuna geçiş yapacak olan Uranüs ortalama 7 yıl bu burçta hareket ediyor olacak. Sağlamcılık, güvenli alan ve sistem yaratma güdüsü çok güçlü olan Boğa Burcunun temsil ettiği bu güdü şimdi Uranüs’ün bilinen modellerin dışına çıkartma, bireyleştirme, bağımsızlaştırma, yenileştirme güdüsü ile şekillenmekte. Burada bahsedilen değişim, geleceğe yönelmiş dürtülerin açığa çıkardığı bilinçsel bir dönüşmün dünyasal yaşam modeline yansıyan değişimleri olarak kendini göstermekte olacak. Oluşagelecek değişimler sarsıcı, şok edici, çalkantı yaratıcı durumlar ile kendini gerçekleştirebilecek olmaya yatkın enerjiler barındırmakta olabilir.
Uranüs’ün Boğa burcu ilerleyişine dair dünya üzerinde oluşabilecek değişimleri paylaşmış olduğum ayrıntılı yazımı https://dilaraefeoglu.wordpress.com/2018/05/03/uranus-boga-burcunda/ linki ile okuyabilirsiniz.

Mars, Kova burcuna geçiş yapıyor, 16 Mayıs Çarşamba
Kova Burcu ilerleyişine başlayan Mars, hareket etme, fiziksel enerji ve dürtüsel eylemselliğin biçimi üzerinde kendini yansıtacak değişimler getirmekte. Kova burcunda Mars’ın hareket anlayışını bireylik anlayışı ve bağımsızlık anlayışı güdüleri şekillendirir. Toplumsal, sosyal bilinci yüksek olan Kova burcu prensibinin getirisi olan grupsal amaçlar ile bütünseli kapsayan amaçlar aktifleşirler. Özgürlük ve bağımsızlık fikri ve arayışı ile şekillenmekte olan tepkiler, standartlara bağlı kalmaktan zorlanan, mücadeleci bir ruh taşıyan ifadeler alıyor olurlar. Mars’ın bu burçta yolculuğu süresince gerek kişisel olarak gerek toplumsal, sosyal alanlarda bizi harekete geçiren temel faktörlerde bu ifadeleri bulmak mümkün olacaktır.
26 Haziran günü Kova burcu ilerleyişinde retro hareketine başlayan Mars, 12 Ağustos günü Oğlak burcuna geri dönüş yapıyor olacak. 28 Ağustos günü ileri hareketine başlayan Mars, 11 Eylül günü Kova burcuna tekrar geçiş yaparak, 16 Kasım günü Balık burcuna geçiş yapana değin bu burçta yolculuğunu sürdürüyor olacak.

Uranüs Boğa burcu geçişi ve Mars/Uranüs kare açısı etkisi, 16 Mayıs Çarşamba
Önümüzdeki aylara yönelik önemli etki yaratabilecek olan Mars/Uranüs arasında oluşan kare görünüm 16 Mayıs Çarşamba günü kesinlik kazanıyor. Her iki gezegende içlerinden geçtikleri burçların ilk derecelerindeler ve yine iki gezegeninde retro hareketleri dolayısıyla açı önümüzdeki Ağustos ve Eylül ayında kendini tekrarlıyor olacak.
16 Mayıs günü Uranüs henüz Boğa burcu yolculuğuna başlamakta ve (Uranüs’ün Boğa burcunda etkilerini daha önceki yazılarımda ayrıntılı olarak paylaşmıştım arzu ederseniz okuyabilirsiniz) geçiş anı haritasında etkili olan Mars ile kare görünümü, Uranüs’ün bu burçta geçişi süresince taşıyacağı enerjiler hakkında da bilgi vericilik göstermekte.
Mars ve Uranüs arasında oluşan gergin ve dinamik açı, Mars’ın Kova burcu ilerleyişinin taşıdığı prensiplere yönelik harekete geçirici, hızlandırıcı, sıradışılaştırıcı etkiler oluşturmak adına oldukça önemli tetikleyicilik getirmekte.
Özgürlük, bireylilik, bağımsızlık adına şekillenen zihinsel düşüncelerin getirdiği enerjiler ile hareket etmek demek olan görünüm, sabitlik içinde kalmış, değişime ihtiyaç duyan (yada duyduğu düşünülen) birçok alanda kendini değişim yönünde ortaya çıkan durum ve olaylar olarak gösterir olabilecekler.
Uranüs’ün sarsan, silkeleyen, değişime zorlayan etkisi, yenilikçilik, bağımsızlık, sıradışılık arzusu taşır ve bilinçsel anlamda baktığımızda aydınlanma enerjisini bünyeye katmak üzere oluşan kozmik aklın sembolüdür.
Sağlamcılık ilkesi ve maddesel güven taşıyan her türlü yapı ve psikolojik süreçler üzerinde yeni görüş oluşturmaya, yeni kavrayışlar geliştirmeye yönelik çalışan artan etkiler bu anlamda, zorlayıcı, sarsıcı, harekete geçme yönünde aktiflik taşıyan ve düzen değiştirici güdüleri harekete geçirmekte olacak.
Global anlamda başkaldırı, eylem, terör, mücadele, savaş ve yerkabuğu hareketlenmeleri (Depremler, yanardağ patlamaları) enerjisinin aktive edilişi olabilecek olan görünüm özellikle yakın dönem olarak baktığımızda içinde bulunduğumuz Mayıs ayı süresince etkili. Açı, 2 Ağustos ve 19 Eylül’de yineleniyor olacak. Bu durum kısa vadede etki mekanizmasının geniş olduğunu düşündürmekte.

Merkür, Satürn üçgen açısı, 18 Mayıs Cuma
Zihinsel fonksiyonların yapılaşmaya yönelik uyum göstermesi ve destek alması demek olan Merkür ve Satürn arasında oluşan üçgen görünümünün etkili olduğu Cuma günü, mantıksal, akıllar kararlar almakta kolaylık gösterip, gerçekçi ve ciddi yeni fikirlerin oluşturabileceği yapılanmalara yönelebiliriz.

Venüs, Uranüs sekstil, 19 Mayıs Cumartesi
Yengeç Burcuna geçen Venüs, Uranüs ile destekleyici, uyum sağlayıcı türde bir açı ile birbirini görmekte. Sevgi, ilgi ve bağlılık anlamı üzerine değişim enerjisi getirecek olan görünüm daha bağımsız daha özgün ve daha özgür bireylilik halini yaratmak üzerine değişim getirici ve bu yönde destekleyici enerjiler oluşturmakta olacak. Kendi değer yargılarımız üzerine ve diğer kişiler ile kurmuş olduğumuz ilişkilerimizin çizmekte olduğu yapı üzerine yeni bir bakış açısı içine girmek ve kendimizi bu alanlarda bireylilik geliştirme yönünde olumlu katkılar sağlayabilmek adına güçlü hissedecek olabileceğiz.

Sevgiyle…

Dilâra B. Efeoğlu

URANÜS BOĞA BURCUNDA

Masaüstü.jpg

Kanıksanmış, kemikleşmiş, standart halini almış her tür yapı Uranüs tarafından bozguna uğratılmak, çözülmek, dağıtılmak, parçalanmak suretiyle biçim ve form değiştirirler. URANÜS en genel ama en temel anlamında değişim enerjisi demektir. Burada ifade edilen değişim enerjisini; kolektif etkilere sahip olan, tümü birden kapsamaya yönelmiş, baskın bir güç ve karşı konulamaz yenilikçilik, farklılık ve bağımsızlık anlayışı oluşturmakta olur.

Uzun soluklu bir süreci kapsayacak olan URANÜS’ün Boğa burcu ilerleyişi süresince bir çok realite üzerine yansıyacak değişim ve farklılaşım enerjisi, kolektiften bilinçlere doğru akan AYDINLANMA ENERJİSİ ‘nin bilinçsel faktörlerini ortaya çıkarmanın unsurlarını taşımakta olacak.

Sağlamcılık, güvenli alan ve sistem yaratma güdüsü çok güçlü olan Boğa Burcunun temsil ettiği bu güdü şimdi Uranüs’ün bilinen modellerin dışına çıkartma, bireyleştirme, bağımsızlaştırma, yenileştirme güdüsü ile şekillenmekte. Burada bahsedilen değişim, geleceğe yönelmiş dürtülerin açığa çıkardığı bilinçsel bir dönüşmün dünyasal yaşam modeline yansıyan değişimleri olarak kendini göstermekte olacak. Oluşagelecek değişimler sarsıcı, şok edici, çalkantı yaratıcı durumlar ile kendini gerçekleştirebilecek olmaya yatkın enerjiler barındırmakta olabilir.

Bir toprak elementi olan Boğa Burcunda Uranüs ilerleyişinin zaman içine yayılmış sürecine yönelik etkilerine baktığımızda;

Toprak, topraksal kaynaklar, topraksal düzen ve sistemler Uranüs’ün değişim yaratıcı etkisini görebileceğimiz alanların başında geliyor olacaklar. Yeraltı kaynaklarına olan bakış açısında oluşabilecek değişim ile birlikte yerüstü kaynaklarına olan bakış açısı da değişim enerjisinin daha geleceğe yönelmiş, yenilikçi, reformist bakış açısının içinde yer alıyor olacaklar.
Yeraltı kaynaklarının bir türü olan ‘yenilenemez enerji kaynakları’ ile bir diğer türü olan ‘yenilenebilir enerji kaynakları’ URANÜS, Boğa Burcu geçişi ile birlikte, hem teknolojik gelişmeleri hem bu alana yönelik biçimsel hem de zihinsel değişimleri barındıran alanlar olacaklar. Madencilik, yeraltı zenginlikleri ile birlikte yenilenemez enerji kaynakları olan Kömür, Petrol, Doğalgaz ve Nükleer enerji santralleri üzerinde görebileceğimiz bir vurgu oluşmakta olacak. Burada Uranüs’ün Boğa Burcu yerleşimi enerji kaynağı olarak kullanılabilecek teknolojiler üzerinde de önemli değişimler getirmekte olabilecek.
Nükleer enerji santralleri oluşturmak, yeni enerji kaynaklarına yönelmenin bir getirisi olarak hayatımıza daha çok girebilecek olacağı gibi Uranüs’ün devrimci zihinsel süreci, enerjisel kaynaklar üzerinde bilinen modellerin dışına çıkarmak, bilinen modellerden özgürleştirmek, yenilikçi olanı geliştirmek üzerine bir prensip edindirme anlayışı ile yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlenme çağrısını ve etkisini arttırmakta olacak.
Güneş enerjisi, Rüzgar enerjisi, Jeotermal enerji, Dalga enerjisi, Biyokütle enerjisi ‘yenilenebilir enerji kaynakları’ olarak Uranüs’ün taşıdığı bu yenilikçi, devrimci prensibin ortaya çıkarabilecek olduğu farklılaşmış enerji kaynakları halini alıyor olabilecekler. Yenilenebilir enerji kaynakları olarak adlandırılan bu tür enerjisel kaynaklar alanında ortaya çıkacak olan değişim, bilinçsel bir dönüşüm modelini simgelemekte. Eski ve miladını doldurmuş kaynak üretimleri yerine yeni ve geleceğe yönelmiş yaşamsal kaynak üretimi fikri ön plana çıkıyor olabilecek.
Uranüs, Boğa burcu geçişi, yine topraksal kaynak ifadesi taşıyan inşaat ve inşaat yapım sektörüne yönelik farklılaşan, varolan üzerine hızlı bir değişim enerjisi taşıyan etkileri ile karşılaşabilecek olacağımız bir süreç. Bina, ev, yapı, emlak sistemleri üzerine gelen yenilikçi bir bakış açısı ile birlikte bu alan ve sektörler önemli sistemsel değişim gerekliliği içine girecek olabilirler.
Yeraltı hareketlenmeleri ile bağlantılı Uranüs Boğa burcu geçişi, yeraltı sismik hareketlenmesine yol açabilecek, artabilecek büyük çaplı depremlerin sayısı ve yine yeraltı sismik hareketlemeleri ile bağlantılı olabilecek yanardağ patlamalarını tetikleyecek etkilere de işaret ediyor olabilmekte.

Bir diğer yaşamsal kaynağımız olan gıda ve beslenmeye dair alanlar, Uranüs, Boğa burcu geçişinin yaratacağı değişime yönelik etkisinin yansıma bulabileceği saha halini alacak olabilecekler. Gıda elde edinimi ve seçilen beslenme modeline yönelik oluşabilecek farklılaşım yine eskimiş modellerden farklı, yenilikçi bir tarz taşımakta olacak. “Fayda- Zarar” prensibinin gıda seçiminde öne çıkacak oluşu ile birlikte, yeni beslenme modelleri oluşabiliyor olacak. Bu modellerin en başında Vegan ve Vejetaryen beslenme modeli olan bitkisel kaynaklı beslenme bilinci yayılma alanını oldukça yüksek seviyelere taşıyabilecek.

Boğa Burcunun ifadesinde olan güvenlik oluşturma ve sağlamcılık anlayışının getirisi olan maddesel kazanımları ifade eden iş dünyası, para, para yönetimi, kapital sistem,finans dünyası bu geçişin yaratacağı etkilere açık halde olacak bir diğer alanlar. İş ve çalışma modelleri, para kazanma ve para kaynağı oluşturma modelleri, para birimleri oluşabilecek değişim enerjiisinin yol açıcı, faklılaştırıcı ve bağımsızlaştırıcı etkileri ile yeniden şekillenmekte olan alanlar ve sistemler halini alabilecekler. Uranüs, Boğa geçişi bilenen ekonomik sistemlerin, düzenlerin yada kapitalist modellerin eskisinden faklılaştığı, yeni bir çehre ve yeni bir anlayış kazanmaya doğru değişime uğradığı bir süreç halini alabilir olacak.

Uranüs’ün uzun soluklu Boğa Burcu yolculuğuna geçiş sürecine gezegensel hareket tarihleri olarak baktığımızda;
15 Mayıs 2018 Salı günü Boğa Burcuna geçiş
6 Ağustos 2018 Pazartesi günü Retro (geri) hareketine başlangıç
6 Kasım 2018 Salı günü Koç Burcuna geri dönüşü
8 Ocak 2019 Salı günü Koç Burcunun 28. derecesinde ileri harekete başlangıç
6 Mart 2019 Çarşamba günü retro sonrası Boğa ilerleyişine başlangıç
26 Nisan 2026 Pazar günü İkizler Burcuna geçiş

Dilâra B. Efeoğlu 3.5.2018
ASA, APAI Astrologer

 

 

URANÜS KOÇ BURCUNUN 29. DERECESİNDE

379a05f283acbed972f67e07c09f0d24.jpg

URANÜS KOÇ BURCUNUN 29. DERECESİNDE

Kolektif etkiler ile bütünden – bireye, makrodan – mikroya etki mekanizması taşıyan Uranüs’ün Koç burcu yolculuğundan kendimize almamız gereken edinimler üzerine düşünerek bu yolculuğu tamamlamak bizim kendimize yönelik bilinçsel aydınlanmamızı sağlamak adına büyük bir adım olacaktır. Bu edinimler en temel anlamda ve yazının devamında;

Eğer Satürn olmasaydı bugün sistem ve düzen olarak adlandırdığımız hayatın temelini oluşturan hiçbir sınırlanmış doğa ve hiçbir realite halini almış yapı olmayabilirdi. Ama eğer Uranüs olmasaydı da hiçbir sistem ve düzen üzerinde değişim ve hiçbir yapıya ait gelişim olmazdı. Kaosa düzen getiren Satürn’ün oluşturduğu realite mecazi anlamda günün sonunda Uranüs’ün realitesi ile yıkılmaya, dağılmaya, çözülmeye ve yeni bir boyut kazanmaya mahkumdur. Yaşam değişim ve gelişim ile kendini vareden bir olgu olduğundan Satürn’ün varettiği her şey bir gün Uranüs’ün taşıdığı değişime uğrayacaktır. Uranüs’ün yaydığı titreşimler bilinçler üzerinde AYDINLANMA REALİTESİNİ YARATMAK üzerine çalışırlar.

Sonuna yaklaşmış olduğumuz Koç burcu yolculuğunda Uranüs, bireysellik, bağımsızlık, özgürlük temalarını barındıran, özgür ve özgün düşünceler, bireysel ve bağımsız hareket etmeye yönelik artan güdüler, tek başına hareket etme arzusu, düzen ve sistemlere karşı duruş, yeni düzenler ve sistemlere yol açma yönünde gelişen dürtüsellik, birey olarak öne çıkma, diğer herşeyden bağımsız ve diğer herşeye aykırı olabilme güdülerini taşımakta ve bu güdülerin ortaya çıkardığı durum ve olguları yaratmaktaydı. Geçtiğimiz 7 yıllık döneme bir de bu gözle bakacak olur ve gelişen olayların dilini bu gözle çözümlemeye çalışacak olursanız bu güdülerin getirisi olan bir çok olay ve durumun yaşanmışlığını görecek olabilirsiniz.

15 Mayıs günü yeni bir burca geçmiş olacak (Boğa Burcu) Uranüs şimdilerde Koç burcunun son derecesinde ve bu burçta ifade ettiği bilinçsel değişimleri biz insanoğlunun gelişim sürecine bırakarak bir diğer burca geçiyor olacak.
Kolektif etkiler ile bütünden – bireye, makrodan – mikroya etki mekanizması taşıyan Uranüs’ün Koç burcu yolculuğundan kendimize almamız gereken edinimler üzerine düşünerek bu yolculuğu tamamlamak bizim kendimize yönelik bilinçsel aydınlanmamızı sağlamak adına büyük bir adım olacaktır. Bu edinimler en temel anlamda;
Bireyleşmek, diğer herşey yada diğer herkes den ayrışma, farklı ve bağımsız bir yapı taşıdığının farkına varmak,
Varlık olarak tekliğini kabul etmek ve bunu ifade etmek,
Özgün ve özgür düşünmek, özgür ve özgün davranış ve hareket anlayışını geliştirmek
prensiplerini edinmiş olmayı kapsamalı ve sağlıklı bir -benlik- duygusunu gerçekleştirmenin ihtiyacı olan edinimler sağlanmış olmalıdır.

Sağlıksız bir -benlik- duygusu geliştirmek Uranüs’ün prensibinin daha alt boyutlardan algılanmasının yol açabildiği edinimler olurlar.
Dürtüsel ve kontrolsüz hareket etme
Sadece farklı olmak adına aykırı davranışlar
Özgürlük anlayışının çarpıklaşması
Otorite ile sürekli çatışma hali
Kararlarda süreklilik sağlamakta zorlanma,
İşbirliklerini bozucu davranışlar
şekline dönüşmüş olan bireysel ifadeler Uranüs, Koç burcuna dair ifadelerden yanlış ve zayıf edinimler sağlayıcı olmaktan öteye geçemeyen yaratımları oluşturmakta olurlar.

15 Mayıs gününe kadar Koç burcu ilerleyişini sürdürecek, 15 Mayıs günü Boğa burcu ilerleyişine başlayacak Uranüs, 7 Kasım 2018 – 6 Mart 2019 tarihleri arasında retro (geri) hareketi sebebi ile tekrar ve son kez bu burca geri dönüyor olacak. 7 yıllık dönemin edinilmiş kavrayışlarını testten geçiren, edinilememiş kavrayışların ise sağlayıcısı olmak adına son fırsatları yaratmak üzere geçişini yapan Uranüs’ün bu burçta kazandırmak istediği edinimler üzerine düşünmek, bilinçsel değişimleri bünyemize katabilmek aydınlanma realitemiz üzerinde yol açıcı olacaktır.

29. derecesini sürdüren Uranüs’ün yol açabilecek olduğu krizler, herşeye asi ve aykırı davranış geliştirmek, devrimci, isyankar hareket etmek yönünde durum ve davranışlara ait modeller oluşturabilir. Bu yönde durum ve davranışların artış gösterebilecek olduğu bu tarihler aralığında, gerek bireysel olarak gerek toplumsal boyutta ortaya çıkabilecek sorunlu, çatışmacı, agresif ve eylemsele dönüşebilecek enerjilerin varolabileceğine işaret etmekte.

Dilâra B. Efeoğlu 29.4.2018

Görsel: Salvador Dalí

1 Ocak – 7 Ocak Haftası Gökyüzü

1 - 7 Ocak.jpg

2018 yılının ilk haftasına Yengeç burcunda gerçekleşecek dolunay ile başlıyor olacağız. Ailevi konular, duygusal ihtiyaçlar, ilişkileri ön plana çıkaran yılın ilk haftası, Uranüs’ün sonlanan retrosu ile birlikte geleceğe hızlıca yönlenmek arzusu duyacağımız ve Merkür’ün Uranüs ile uyumlu açısı ile hızlı düşünüp hızlı kararlar verecek olduğumuz bir haftada olduğumuzu göstermekte. Yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim dikkat etmemiz gereken unsurlar da yok değil. Mars ve Jüpiter arasında oluşan kavuşumun pozitifsel yaratıcılığı ise kendini, isteklerini ifade etme gücü ve gayretini desteklemekle birlikte aşırılaştırılmış her türlü hareketinde zararlı sonuçlar doğurabileceğini göstermekte.

1 Ocak – 7 Ocak Haftası Gökyüzü

2 Ocak Salı günü Yengeç Burcunda bir Dolunay (05:24) meydana geliyor. Duygular, hisler üzerinde yoğunlaşan etkiler taşıyan dolunay, ailevi konular, duygusal güven ihtiyacı, ilişkiler, bağlılık getirecek konular üzerine gelişen durumlara işaret etmekte. Ay’ın, Neptün ve Mars,Jüpiter kavuşumu ile arasında oluşan üçgen açı, duyguları derinleştiren, arttıran, hassaslaştıran ve bağımlılık yaratan unsurlar taşımakta. Duygusal olarak ihtiyaç hissettiğimiz güven arayışını, koruma, korunma güdüsünü, aile oluşturma, aidiyet içinde olma güdüsünü arttıran ve bu konulara ait durumları ön plana çıkaracak olan dolunay bu temalar altında gelişebilecek yeni durumlara, yeni kararlara açıklık sergilemekte. Özellikle duygusal açıdan güven ve sevgi anlayışının oluşturacağı içsel bir sorgu oluşturacak olan dolunay, gerçekçi, ciddi, sorumluluk yüklenebilmiş olan türde istekleri şekillendiriyor olacak.

Ülkemiz haritasının 1-7 aksında gerçekleşen dolunay, diğer ülkeler ile olan ilişkilere yönelik vurgu taşımakta. Natal 1. Evde Pluto derecesi üzerinde gerçekleşen Dolunay, 7. Ev transit gezegeni olan Pluto ile yaptığı karşıtlık ile birlikte natal kiron’u apeks haline getiren bir açı oluşturmakta. Bu görünüm diğer ülkeler ile oluşabilecek sorunlara yönelik bir gösterge oluşturmakla birlikte özellikle kadın figürler,kadın lider, yönetici figürleri üzerinde oluşabilecek sorunlara, zorluklara da işaret getirmekte.

Uranüs retrosu son buluyor

Yaklaşık 5 aydır retro hareketini sürdüren Uranüs, 1 Ocak günü ileri hareketine yönelik durağanlaşıyor ve 3 Ocak günü retro hareketini sonlandırarak bulunduğu Koç burcundan ileri hareketine başlıyor. Uranüs’ün retro süresi bu gezegenin ifadesi olan bağımsızlık, özgürlük, geleceğe yönelik düşünmek, özgün hareket etmek, kural dışı davranmak, yeni ve bağımsız olanı yaratmak dürtüsünü baskılayan, içselleştiren durumlar oluşturmaktaydı. Retro hareketini bitiren ve ileri hareketine başlayan Uranüs, taşımakta olduğu bu enerjileri şimdi daha net, daha baskısız, denetimsiz sergiliyor olacak. Koç burcunun son derecelerine doğru hareket etmeye başlayan Uranüs, gelecek günlerde bağımsızlık, bireycilik, özgürlük, kendi isteklerini gerçekleştirir olma arayışımızı ortaya koyar enerjiler taşımakta olacak.

Güneş, Neptün sekstil

2 Ocak Salı günü Güneş ve Neptün arasında kesin dereceye varan sekstil açı, aynı gün oluşan dolunay haritasında da aktif konumda. Oğlak burcunda Güneş ve Balık burcunda Neptün arasında oluşan uyumlu görünüm, kişisel amaçları gerçekleştirme dürtüsünü arttıran, amaç duygusunu yoğunlaştıran, hayal gücünü ve hayalleri gerçekleştirebilir olma duygusunu, isteklerini destekleyen enerjiler yaratmakta.

Venüs, Neptün sekstil

3 Ocak Çarşamba günü, Venüs ile Neptün arasında oluşan sekstil açı, duyarlılığı arttıran, duyguları yumuşatan, incelten etkiler taşımakta. İlişkilere, bağlılıklara bakış açımızı çok daha fazla duygularımızın şekillendirecek olduğuna işaret eden açı, ilişkilerimizde sevgi ve şefkat barındıran yönümüzü açığa çıkaran, ilişkilere yönelik fedakarlık yapmayı mümkün kılan enerjiler oluşturmakta. Venüs ve Neptün arasında oluşan açılar yaratıcılık, hayal gücü, sanatsal çalışmalar açısında da oldukça uygun enerjilerin oluşumuna işaret ederler.

Merkür,Uranüs üçgen

7 Ocak Pazar günü Merkür ve Uranüs arasında kesinleşen açı, hafta ortasından bu yana aktifliğini sürdürmekte olacak. Merkür’ün Uranüs ile uyumlu görünümü hızlı düşünme, geleceğe yönelik düşünme, hızlı kararlar verme ve yeni kararlar verme yönünde arttırıcı, destekleyici etkiler taşımakta. Bununla birlikte aynı zaman içinde gökyüzünde Merkür’ün Kiron ile kare açı görünümünde olduğunu gözden kaçırmamak gerekmekte. Hızlıca alınmış kararların yanlış olma ihtimalini gözönüne almak, düşünerek kararlar almak, yaralayıcı, kırıcı, zarar verici türde bir iletişim dili kullanıyor olmamak adına dikkatli olmak fayda getirici olacaktır. Doğru bir şekilde kullanılabilecek olursak iletişimsel sorunları çözmeye, anlaşmazlıkları kaldırmaya yönelik kullanılabilecek bir görünüm taşımakta.

Mars, Jüpiter kavuşum

Mars ve Jüpiter’in kendi aralarında oluşturdukları döngünün tamamlanması anlamı taşıyan kavuşum Akrep burcunda ve 7 Ocak Pazar günü gerçekleşiyor olacak. Açının etkisi hafta başından bu yana aktif. Mars ve Jüpiter arasındaki döngü 2017 yılının Şubat ayında karşıtlık, 2017 Temmuz ayında kare açısını yapmaktaydı. İnançlar, fikirler, manevi değerler ve adalet anlayışı için ve ile mücadele etme, savunma, savaşma, elde etme, sağlama güdülerini ifade eden döngü kapanan fazının, Akrep burcunda iki gezegenin kavuşumu ile yeni bir döngüsünü oluşturmakta. Mars ve Jüpiter arasında oluşan kavuşum, atılganlık, eyleme geçme, istekleri elde etme güdülerini arttrmakta. Harekete geçme, kendini ifade etme, istekleri ortaya koyma arzusunu arttıran ve bu yönde kendine güveni yükselten görünüm pozitifsel yönde kullanmak kazanç, başarı sağlayabilecek türde güçlenme etkisi taşırken olumsuz yönden aşırı riske açıklık sergilemek, istekleri, davranışları kriz haline getirerek elde etme yoluna girmek, fazlaca kendine güvenin getirebileceği yanılgılara düşmek, sabit fikir ve fanatiklik duygusu ile hareket etmenin zararlı durumlarına yol açıcılık sergileyebilir.

Sevgiyle kalın…

Dilâra B. Efeoğlu

27 Kasım – 3 Aralık Haftası Gökyüzü

fc77b60352de814331f2211791f26349.jpg

Venüs, Kiron Üçgen açısı
Akrep burcu ilerleyişini sürdüren Venüs ile Balık burcu ilerleyişinde olan Kiron arasında oluşan üçgen açı haftanın bu ilk gününde özellikle karşılıklı kurulan bağlar, ilişkiler üzerinde varolabilecek sorunlar hakkında çözüm üretebilmek, varsa sorunlar üzerinde ortak noktalar yada çıkış yolları bulabilmek adına çok daha kolay ve sabır içeren etkilerin olacağına işaret etmekte. İlişkilere ait sorumlulukları üstlenmek, yapıcı ve faydacı olan bir uslup içinde olmak açısından değerlendirilebilecek olumlu enerjilerin varlığına işaret etmekte. 27 Kasım Pazartesi günü 00:21 kesinlik kazanan açı özellikle haftanın ilk günü ve ikinci günü etkisini yansıtıyor olacak.

Merkür, Satürn Kavuşumu
Merkür ve Satürn 28 Kasım Salı günü (09:58) içinde bulundukları Yay burcunda kavuşum yapıyor olacaklar. Merkür ve Satürn kavuşumları, zihinsel ve akılsal ifadeler, kararlar üzerinde etkili olacak olan sorumluluk getirme, sınırlanmalar, disiplin ve ciddiyet etkisi taşıyor olurlar. Düşüncelerin, fikirlerin gerçekçilik ve uygulanabilirlilik arayışını ifade eden açı, iki gezegeninde Yay burcunda hareket ediyor olmaları dolayısıyla, ideolojik fikirlerin ortaya çıkıyor olmasına ve uygulanabiliyor olmasına yönelik artacak olan isteklere işaret etmekte. Ciddi ve uzun vadeli düşünülen yeni alınacak kararlar arifesinde olmak mümkün. Sorumluluk anlayışını arttıran açı, gerçekçi olmak, hayata ciddi bakıyor olmak, düşünceleri gerçekleştirebiliyor olmak ve plan, proje içinde hareket ediyor olmanın enerjisini taşımakta. Merkür’ün Satürn ile kavuşum açısının etkisi içinde bulunacağımız uzunca bir döneme yayılıyor olacak. Merkür, Satürn ile 28 Kasım günü kavuşum yaptıktan hemen sonra 3 Aralık günü duraganlaşarak retro (geri) hareketine başlamakta. Merkür’ün retro hareketine başlıyor olması alınmak istenilen kararların uygulanabilirlik aşamasında bazı gecikmeler, tekrarlar ile karşılaşma olasılığını taşımakta. İçsellik kazanan düşünceler mantıksal süreçten uzaklaşabilir, geçmişin etkisinde kararlar vermek, yeni kararlar alabiliyor olmaktan uzaklaşmak, yanlış zamanda yanlış kararlar yada düşünceler içine girebiliyor olmak gibi etkişer getirecek olabilir. Olumlu tarafından ise Satürn ile kavuşum yaptıktan hemen sonrasında retroya başlayan Merkür geri hareketi süresince içinde bulunduğu durumu gerçekçi ve sınayıcı bir göz ile analiz edecek ve değiştirmesi, yeniden yapılandırması gereken yerleri tespit edecektir.
Hukuksal, yargısal konular, uluslararası anlaşmalar, uluslararası ticaret başta olmak üzere, Satürn, Merkür kavuşumu ve bu burçta Merkür’ün retro hareketinin etkisini üzerinde taşıyan konular olacaklar. Ülkemiz haritasının 6. evi içinde gerçekleşen kavuşum, askeri alanda ve askeri güçler üzerinde artan sorumluluklar, zorluklar ve görevlere işaret edebilmekte.
3 Aralık günü retro haretine başlayacak olan Merkür’ün, 6 Aralık günü Satürn ile tekrar kesin dereceye ulaşacak olan kavuşumu var. Sonrasında Merkür, 24 Aralık Pazar günü Yay burcunun 13. derecesinden ileri hareketine başlıyor olacak. Bu iki gezegen arasında 16 Ocak günü Oğlak burcunda kesinleşecen dereceye varacak olan bir kavuşum daha gerçekleşecek. Oğlak burcunda kavuşumlarını yapacak olan Merkür ve Satürn gerçekleştikleri süreçi kapsayan günlerin takibinde çok daha ciddi, somut kararlar ve gelişmelerin içinde olunabileceğine işaret etmekte.

Mars, Uranüs Karşıtlığı
1 Aralık Cuma günü (13:05) Terazi burcunda Mars ile Koç burcunun son derecelerinde hareket eden Uranüs arasında kesinleşen 180 derecelik bir açı var. Açı, karşıtlık, kutupsallık, gerginlik, çatışma enerjisi taşımakta. Olayların agresif yönü ile karşılaşabilecek olduğumuz özellikle 1 Aralık öncesi ve sonrası birkaç günlük süre içinde hareketlerimizi, davranışlarımızı kontrol altında tutabilmek faydalı olacaktır. Ani verilen kararlar ve ani verilen kararların getirisi sert, yıkıcı, yok edici hareketler içine girmiyor olmak önemli görülmekte. Toplumsal boyutta da sert, agresyon içeren, patlayıcı enerjierin açığa çıkardığı durumlar ile karşılaşmak mümkün. Tehlikeli, isyankar, kendi bildiğinde ısrar eden, sert ve yıkıcı şekilde kendini ortaya koyan türde davranışaların sebep teşkil ettiği olaylara karşı dikkatli olmanı gerektiği bir süreç olarak görülmekte.
Mars, Uranüs karşıtlığı, Türkiye natal haritasının Merkür ve Satürn’ü üzerinde gerçekleşmekte olacak ve 5-11 aksını etkilemekte. Uluslararası ilişkiler üzerinde ani değişen durumlar, ilişkilerin agresifleşmesi, kopmalar, restleşmeler sözkonusu olabilir.

Jüpiter, Neptün Üçgeni
Akrep Burcunda Jüpiter, Balık burcunda ve geri hareketini tamamlamış olan Neptün ile üçgen açı yapmakta. 3 Aralık Pazar günü (05:19) kesin dereceye ulaşacak olan açı 27 Kasım Pazartesi gününden bu yana aktif durumda. Büyük hayaller, ulaşılmak istenilen mutluluklar ve gerçekletirilmek istenilen idealler ile ilişkili olan açı, geleceğe yönelik umut ve iyimserlik ile bakabilmenin, özveri taşıyor olabilmenin yaratıcılığına sahip. Gelişkin hayal gücü ve idealize edilen isteklere ulaşmak için aradığımız anlayış ve ilhamı içimizde duyacak olabiliriz. Aynı anda gökyüüznde Güneş’in Neptün ile oluşturmakta olduğu kare açıyı dikkate almak şartıyla tabii.

Güneş, Neptün karesi
3 Aralık Pazar günü 14:43 kesinlik kazanacak Güneş, Neptün karesi haftanın ilk günlerinden bu yana aktifliğini sürdürmekte ve Jüpiter, Neptün arasında oluşmuş üçgen açı ile birlikte enerjisel açılım yaymakta. Neptün’ün etkisini karmaşık olarak alacak olan Güneş ne istediğini bilemeyen, gerçekler ile hayalgücünün yarattıklarını ayırt etmekte zorlanan durumlar içine girmek ve yanlış kararlar, kararsızlıklar, belirsizlikler içine düşebiliyor olmak mümkün. Açının etkili olduğu hafta boyunca ve sonrasındaki birkaç gün, hayal gücünün etkisinde kalmamaya, ne istediğini biliyor olmaya ve ne amaçladığını iyi ayırt edebiliyor olmaya karşı dikkatli olmakta fayda var.

İkizler Burcunda Dolunay
3 Aralık Pazar günü saat 18:46’da İkizler burcunun 11. derecesinde Dolunay gerçekleşiyor olacak. Ankara’ya göre çıkartılmış haritanın 12. evinde kalan Dolunay derecesi Neptün ile t-kare oluşturmakta. Gerçekler ve idealize edilen gerçekler arasında denge kurabiliyor olmak çok önemli görülmekte. Bu iki unsur arasında kurulamayacak olan bir dengenin aldatıcı, yanıltıcı, hayal kırıklıklarına yol açabilecek türden kayıplar, kargaşalar getirebilecek olacağına işaret eden İkizler burcu dolunayı ancak akıl ve mantığın ön plana çıkarılabildiği ve öylece planlanan, şekillendirilebilen ihtiyaçların elde edilebilir olacağını göstermekte. Kişisel olarak içsellik taşıyan bir ruh hali oluşturabilecek olan dolunay, kişiyi iç dünyasına yönlendirecek ve iç dünyasına bakışını aydınlatabilecek olan psikolojik, ruhsal etkiler açığa çıkaran bir yön taşımakta. Dispozitör gezegen Merkür dolunay esnasında durağan konumunda olacak ve Satürn ile kavuşum içinde. Gerçekçi olmak, sorumluluk almak ve içinde bulunduğumuz şartları dikkatlice gözden geçirmek, ciddi analizlerde bulunmanın zamanının geldiğini gösteren gökyüzü kişinin bazı gerçekler ile yüzyüze kalabilecek olacağına işaret etmekte.
Ülkemiz natal haritasının 12 – 6 ekseni üzerinde gerçekleşecek olan İkizler burcu dolunayı kontrol dışı gelişen durumların açığa çıkacak oluşuna işaret ediyor olabilir. Gizli yürütülen, ülke aleyhine olan faliyetlerin ve bu gibi durumları içersine alan iletişimsel faliyetlerin su yüzüne çıkabilecek oluşu ile karşılaşacak olabiliriz. Dolunay derecesinin yönetici gezegeni Merkür, Acumen sabit yıldızı ile kavuşum yapmakta. Zorlu etkiler vermesi ile tanımlanan Acumen, kontrol edilmekte zorlanılan, dışardan gelen saldırılar, zararlara işaret edebilmekte (Brady) ve aynı sabit yıldız ile etkileşime giren Satrün’ün ise bir müddettir Türkiye natal haritasında halkı, toplumu temsil eden Ay ile sürdürdüğü karşıtlık aktif. Tüm bunlar halkın zorlu koşullar altında olabileceği bir süreçi göstermekte.

Merkür retrosu (3 Aralık-24 Aralık)
Yay burcu ilerleyişini sürdüren Merkür, 3 Aralık Pazar günü içinde bulunduğu burcun son derecesinde durağanlaşıyor ve 4 Aralık Pazartesi günü retro hareketine başlıyor olacak. 21 günlük retro sonrası Merkür, 24 Aralık Pazar günü Yay burcunun 13. derecesinden ileri hareketine başlıyor olacak. Merkür’ün retro zamanları süresince bu gezegen tarafından ifade edilen iletişimsel bağlantılar, yazışmalar, konuşmalar, anlaşmalar üzerinde bekletici, sorun çıkarıcı, geriye dönük durumları açığa çıkarıcı etkilerin oluşması beklenebilir. İletişimin sağlandığı teknolojik aletler üzerinde olumsuz koşulların gelişmesine neden olabilir. Bu yüzden Merkür retrosu sırasında teknolojik aletlerde bozulma oluşabileceği ve gerekli olan yedeklemelerin, bakımların retro öncesinde yapılması tavsiye edilir. Merkür retrosu süresince yeni kararlar almak yerine yada yeni anlaşmalar yapmak yerine varolanlar üzerine düşünmek, içinde bulunulan durumları analiz etmek, ayrıştırmak, düzene koymak ve ancak retro sonrasında gelecek planları devreye sokmak çok daha tavsiye edilir bir şeydir.
Yay burcunda retroya girecek olan Merkür, içselleşen zihinsel süreç ile birlikte inançsal, ideolojik fikirleri derinleştirecek bir güce sahip olacak. Fikirlerde ısrarcı olmak, gerçeklik algısını kaybetmek, fanatikleştirilmiş fikirler, mantıksal sürecin kaybolması gibi olumsuzluk yaratan etkilere karşı dikkatli ve kontrollü olmak fayda getirici olacaktır. Retro hareketine Satürn ile kavuşum halinde iken başlayan Merkür’ün bu gezegen ile olan kavuşumun etkilerini (Merkür, Satürn kavuşumu) paragrafın baş taraflarında bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın…
Dilâra B.Efeoğlu

16 Ekim – 22 Ekim Haftası Gökyüzü

DSC_9280.jpg

Merkür’ün Akrep burcuna geçişi, Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık ve Perşembe günü gerçekleşecek Yeniay ile birlikte beklenmeyeni bekleyebileceğimiz, standart dışı gelişmelere, değişimlere açık olacağımız yeni bir haftaya başlamaktayız.

Güneş, Uranüs karşıtlığı,
Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık 19 Ekim Perşembe günü kesinlik kazanmakta. Hafta başından itibaren aktif olan açı, beklenmedik, ani gelişen ve sarsıcı etkiler taşıyan olayları gündemimize taşıyacak olabilir. Hızlı gelişen, kontrol edilmekte zorlanılan durumların yol açacak olabileceği zorlayan, değişime mecbur bırakan durumlar ile karşılaşabiliyor olmak olası. İsteklerin oldukça isyankar bir tarzda ve beklemeye tahammülü olmayan, sabırsızca ortaya konulacak olacağı bir zaman dilimini anlatan açının aktif olduğu hafta boyunca gerek kişisel olarak gerek toplumsal olarak bu tür enerjilerin biçimlendirdiği olaylar ile karşı karşıya kalacak olabiliriz. Ne istediğini biliyor olmak, gerçekten istenilen, iyi hesaplanmış şeylerin mücadelesine giriyor olmak önemli görülmekte. Yeniay’a kadar olan günlerde yani 19 Ekim sonrasına kadarki süreçte Ay balzamik fazında olacak ve bu görünüm içinde Güneş’in, Uranüs ile oluşturmaya başladığı karşıtlık çok daha fazla beklenmedik, yıkıcı, kaosa sürükleyen, netlik kazanamayan, güdüsel ve bilinçsizce hareket etmeye müsait ortamların, durumların yol açabilecek etkiler altında olabileceğimizi göstermekte. Hafta başından itibaren özellikle bu tarz durumların yol açabileceği sıkıntılara karşı dikkatli olmakta fayda var.

19 Ekim Perşembe günü Terazi burcunda Yeniay
19 Ekim Perşembe günü (22:11) Yeniay gerçekleşmekte. 26 derece Terazi burcunda gerçekleşen Yeniay Uranüs ile karşıtlık yapmakta. Koç burcunda ve retro hareketini sürdüren Uranüs’ün Yeniay derecesi ile oluşturduğu karşıt açı önümüzdeki süreci şekillendiren en önemli unsur halini almakta. Hızlı gelişmelerin içinde olacağımız Ekim ayı süresince, Yeniay itibari ile birlikte, beklenmeyenin gerçekleştiği, ani, sıradışı gelişmelerin oluşabileceği, varolan durumların üzerinde farklılaştıran değişimler yaşanabileceği bir süreyi göstermekte. Başlangıçlara ve bitişlere kapı açan Yeniay haritası; ani, beklenmeyen, hızlı gelişen yeni kararlara, yeni hedeflere doğru yol alacağımızı göstermekte. İşbirlikleri, ortaklık, birliktelik teması taşıyan ilişkiler üzerinde önemli etkiler getirecek olan Yeniay, hayatımıza yansıyan yeni kararlar, önemli değişimler arifesinde olduğumuza işaret etmekte.

17 Ekim Salı Merkür Akrep burcunda, Jüpiter ile kavuşum yapıyor
17 Ekim Salı günü Merkür Akrep burcuna geçiş yapıyor ve bu burçta ilerleyişine henüz başlamış olan Jüpiter ile kavuşum halinde. Merkür’ün Akrep burcuna geçişi analitiksel zihnin sezgisel ve duyusal güdülerin yoğunlaşan varlıkları ile çalışmaya, işlevsellik göstermeye başlayacağının göstergesi. Olayların altında yatan gerçekleri arayışın ve bilginin, olgunun derinine inen türde işleyen zihin Merkür’ün akrep burcu geçişinin özelliklerini oluşturmakta. Her şeyin üzerinde fazlaca duracağımız, çok daha fazla ince eleyip sık dokuyacağımız, olduğu gibi kabul etmekte zorlanacağımız ve içselleşecek olan bir iletişim dili taşıyor olacağız. Merkür bu burçta hareket ediyor oluşu aynı zamanda derinleşmiş olan duyguların söze dökülebilecek olacağını göstermekle birlikte sözlü, yazılı her türlü iletişim dili üzerinde sert, gerçekleri açığa çıkarmaya yönelmiş, kendi düşüncelerini yıkıcı, kırıcı bir uslup ile dile dökebiliyor olmaya meydan verir olacak. Jüpiter ile kavuşum yapan Merkür bu etkileri oldukça derinleştiren, güçlendiren, açığa çıkmasına olanak veren etkileri arttırmakta. Kendine duyulan güvenin artacak oluşu düşünceleri, gizli tutulan, derinleşmiş hisleri açığa çıkarmak, konuşmak, dile getirmek şeklinde oluşabilecek diyalogların artacak olduğunu göstermekte. Ne söylediğimize, kime söylediğimize dikkat etmemiz gereken bir süreci anlatan Merkür, Jüpiter Akrep burcu kavuşumu süresince, sert, yıkıcı, düşmanca hisler taşıyan tarzda bir iletişim dili kuruyor olmamaya karşı dikkatli olmakta fayda var. Sözler bir ok gibi karşımızdakini yaralayabilir yada biz bu tarz bir iletişim diline maruz kalacak olabiliriz. Gerçeklerin konuşulmak istendiği bu süreci, psikolojik olarak derinleşmiş olan hislerin ortaya çıkarılması, karşılıklı olumlu bir zemin arayışı içinde konuşulması dönüştürücü, şifalandırıcı etkisi ile olumlu olarak kullanılabilinir.

Mars, Terazi burcunda
22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlıyor. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireyci, bağımsız hareket anlayışını ortaya koymakta zorlanır. Diğer kişiler ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve bu tür bir hareket anlayışı Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Olumlu tarafından ortaklıklar, ikili ilişkiler için mücadele eden, efor sergileyen, çabalayan bir hareket tarzının oluşacak olması ile birlikte ortaklıklar, işbirlikleri, birliktelikler adına oluşturulacak yapıcı bir hareket tarzı gelişecek diyebiliriz. Olumsuz tarafından ise, ilişkilerde dengeyi kaybeden, ne istediğine karar veremeyen, sürekli yön değiştirme hali içine düşen bir profil ile de karşılaşabilecek olmak mümkün. İstekler ve davranışlar arasında denge kurabiliyor olmak ancak yapıcı sonuçlar elde etmeyi sağlayacaktır.
Haftanın günlerine göre baktığımızda;
Pazartesi günü, Başak Burcunda hareket eden Ay’ın Neptün ile oluşturduğu karşıt açı ile başlayan gün boyunca, kendimizi bir konuya odaklamakta zorlanabilir, çok fazla ayrıntı ve detay içinde kaybolan, hayal dünyasına çekilen, zihinsel ve duygusal karmaşa yaşıyor halde bulabiliriz. Duygular ve zihin arasında orta noktayı koruyabiliyor olmak, mantıksal yaklaşımları kaybetmemeye çalışmak önemli görülmekte. Ay’ın Pluto ile olan üçgen açısı derinleşen, kuvvetlenen duygu dünyasının habercisi.
Salı günü, 17 Ekim Salı günü Merkür Akrep burcuna geçiş yapıyor ve bu burçta ilerleyişine henüz başlamış olan Jüpiter ile kavuşum halinde. Merkür’ün Akrep burcuna geçişi analitiksel zihnin sezgisel ve duyusal güdülerin yoğunlaşan varlıkları ile çalışmaya, işlevsellik göstermeye başlayacağının göstergesi. Merkür’ün Akrep burcunda etkilerini yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz. Salı günü sabah saatlerinde Kiron ile karşıtlık oluşturan Ay, Satürn ile t-kare oluşturmakta. Aradığımız güven ve huzuru, düzeni bulmakta zorlanacağımız bugün, Ay’ı dispozite eden gezegen olan Merkür’ün Akrep burcuna geçmiş oluşu ile birlikte duygusallaşan, hassaslaşan ve kendini koruma altına alma güdüsü fazlalaşan bir ruh hali oluşturuyor olacağız. Duygusal olarak kuramadığımız denge kalıcı sorunlara, düzen bozulmalarına sebep olabilir. Ay’ın Salı günü akşam saatlerinde Terazi burcuna geçişi ile Salı ve Çarşamba günü, olayların içerisinde işbirliklerine ihtiyaç hisseden, anlaşma ve uyum beklentisi güdüsü taşıyor şekilde şekillenen duygu dünyamız Ay’ın Balzamik fazına girmiş olması ile birlikte kendi iç dünyamıza çekildiğimiz, gelecek hakkında düşünmeye başladığımız, yeni oluşumlara, yeni başlangıçlara doğru yönelme dürtüsü taşıyor olacağımızı göstermekte.
Perşembe günü, Güneş ve Uranüs arasında oluşmakta olan karşıtlık 19 Ekim Perşembe günü kesinlik kazanmakta. Hafta başından itibaren aktif olan açı, beklenmedik, ani gelişen ve sarsıcı etkiler taşıyan olayları gündemimize taşıyacak olabilir. Hızlı gelişen, kontrol edilmekte zorlanılan durumların yol açacak olabileceği zorlayan, değişime mecbur bırakan durumlar ile karşılaşabiliyor olmak olası.Bu açı hakkında yazının ilk paragrafında bilgi bulabilirsiniz.
19 Ekim Perşembe gecesi (22:11) Yeniay gerçekleşmekte. 26 derece Terazi burcunda gerçekleşen Yeniay Uranüs ile karşıtlık yapmakta. Ekim ayı süresince, Yeniay itibari ile birlikte, beklenmeyenin gerçekleştiği, ani, sıradışı gelişmelerin oluşabileceği, varolan durumların üzerinde farklılaştıran değişimler yaşanabileceği bir süreç içine girdiğimiz görülmekte.
Cuma günü, Akrep burcu ilerleyişine başlayan Ay, Cuma, Cumartesi ve Pazar günü öğleden sonrasına kadarki süreçte duygusal olarak güvende olmak, güçlü olmak, olaylar üzerinde kontrol geliştirebiliyor olmak dürtüleri ile hareket ediyor olacağımızı göstermekte. Sezgisel ve duygusal davranışların öne çıkacak olduğu bugünler Yeniay’ın açığa çıkardığı güdüsel davranışlar içinde olma, plansız, temkinsiz hareket etme tarzı davranışlar içine girebilecek olacağımızı göstermekte. Ancak yoğunlaşan mücadele arzumuzu doğru ve planlı bir şekilde isteklerimize, amaçlarımıza yönlendirmek kalıcı başarılar sağlayabilir.
Cumartesi günü, sabah erken saatlerde Ay’ın Neptün ile uyumlu açısı yapıyor oluşu ve sonrasında öğleden sonraki saatlerde Kiron ile de uyumlu açı yapacak olması yaratıcılığı ve hayal gücünü besleyen, arttıran enerji akılı olarak olumlu durumlar sergileyecek olabileceği gibi fazlasıyla hayal dünyası içinde olmak, gerçeklerden kopmak gibi aşırı duygusal durumlara yol açıcı olabilir. Bu yönden dikkatli olmak özellikle Mars ve Güneş’in içinde bulundukları burçların son derecelerinde olacakları Cumartesi ve Pazar günü oldukça önemli görülmekte.
Pazar günü, Öğleden sonraki saatlerde Yay burcu ilerleyişine başlayan Ay, dışadönük, aktif ve kendini, duygularını çok daha rahat ifade edebilen bir yapı getirecek. Artan özgürlük ve yenilik ihtiyacı, kendi doğrularını oluşturma güdüsünü arttırmakta. 22 Ekim Pazar akşam saatlerinde Mars, Terazi burcu ilerleyişine başlıyor. Mars bu burçta kendi ifadesinde olan özgür, bireyci, bağımsız hareket anlayışını ortaya koymakta zorlanır. Diğer kişiler ile oldukça bağlantılı bir hareket anlayışını benimser ve bu tür bir hareket anlayışı Mars’ın doğasının dışına çıkan, kendini, kendi isteklerini açıkça ortaya koymakta zorlandığı, kendini net belli etmeyen, uyum gösterme, ortaklık, birliktelik içerisinde hareket etme dürtüsünü arttıran tarzda davranışların açığa çıkmasına neden olur. Mars’ın Terazi burcunda ilerleyişi hakkında yazının ilk paragrafında bilgi bulabilirsiniz.

Sevgiyle kalın…

Dilâra Başar Efeoğlu