Venüs, Balık Burcunda

65cdc891e0ddbbf48dba0d688f67caf1

Venüs Balık burcunda,

Aşk’ın aşkın hali…

Her sevgi kendine göre bir anlayış taşır. Neyi severiz, nasıl severiz, neye değer veririz, nasıl değer veririz ve nasıl değer buluruz. Tüm bu nitelikleri ifade eden gezegen olan Venüs gökyüzünde Balık burcunda olan yolculuğuna başlamakta.
Sevgi ve değer anlayışının, ayrışımsız, bütünsele dönük, her şeyin üstünde tutulduğu ve tüm her şeyi kapsayan boyutunu ifade eder Venüs, Balık burcunda iken. Duygular yoğunluğun, şefkat, merhamet ve affediciliğin güdüleri ile derin ve sonsuz mânevi hislerin kuvveti ile dolar.
Venüs bu burçta iken sevgi ilâhileşir, görünmeyeni sevmek ile ilişkilenir. Kişinin kendinden daha üstün tuttuğuna ve sonsuzluk inancına olan teslimiyeti demektir. Ruhun bilinçdışından almakta olduğu ve bütünleşmeye, bir olmaya yönelik arzular duyduğu, sonsuzluk ile bağlar kurması demektir. Venüs bu burçta aşkınlık anlayışını buralarda taşır. Hayalgücü ve sezgilerin varlığının kuvveti, baskın ve gelişmiş inançlar ile ilâhi olanın, yaratıcının özünde olan yüce duyguların ruhsal boyutuna karşı aşk taşır.

3 Ocak Salı günü Balık burcuna geçiş yapacak olan Venüs bu burçta bir ay süresince yolculuğunu sürdürüyor olacak. Balık burcunda hareketi süresince Venüs, Güney Ay Düğümü, Neptün, Mars ve Kiron ile kavuşum derecesi sınırları içinde olacaklar.
İdealleştirilmiş ruhsal ve yüksek manevi değerler güdüsü ile hareket ediyor olmayı getirebilecek olan bu konumsal yerleşimler, evrensel sevgiyi duyumsayabilme, ruhsal boyuta uzanan sevgi, fedakârlık ve teslimiyet hislerini deneyimleyebilme enerjileri taşımakta. Ruhlarımıza dokunan mistik bir güç ile kendi değer yargılarımızı gözden geçirmeli, ruhlarımızı sevginin başka bir boyutunu edinebilmesi yönünde bilinç hali ile açık tutmalıyız. Geçmişin yaralarını sarmak, uyum ve ahenk yakalamak, yardımlaşma ve birlik duygusu içinde olmak adına değerlendirilebileceğimiz güzel bir zaman dilimi.
Yönsüzlük, bilinçsizlik hali ve iradesizlik içine düşüyor olabilmek bu birleşimlerin gölge yönü olarak çalışacak olabilir. Çevremizde ve toplumsal gelişen olaylarda bu soyut ve yanıltıcı şekilde kutsal edinilmiş amaçlar için hareket etme anlayışı taşıyan olayların çoğalacağı bir dönemin içinde de olabiliriz. Bu duygular ile hareket eden, kahraman, kurtarıcı rolüne bürünen, kurban olma durumuna düşen kişiler ya da olayların içeriği bir profil ile karşılaşmak mümkün. İlişkilerin, ilişkilere bakış açısının, değer yargılarının belirsizlik, bulanıklık ve karmaşıklık içine düşmesine karşı uyanık olmak önem taşımakta.

Her birimizin sevgiyi onu taşımak kadar asıl aktarmakla değer bulduğunu, çoğaldığını hatırlaması ve unutmaması en güzeli olur.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Venüs, Uranüs Kare Açısı

 

7b993145dc42d360ba3d7399e55179e4

Venüs Uranüs Kare açısı

Retro konumuna devam eden Uranüs olaylar üzerinde ısrarcı ve istikrarsız süreçler olarak etkisini göstermekte.

29 Kasım Salı günü akşam saatlerinde (23.26) Venüs, Uranüs kare açısı kesinleşmiş olacak. Oğlak burcunda Venüs ile Koç burcunda yolculuğunu sürdüren Uranüs’ün kare açısı kesinleşmeden hemen önce aynı gün gündüz saatlerinde Yay burcunda bir Yeniay oluşumu içinde olacağız.
Gökyüzünde Yeniay enerjisi hakim fakat Ay daha ışığını yansıtamayacak kadar yakın olduğu Güneş’in ışınları altında ve gece gökyüzünde belirsiz. Belirsizlik enerjisi altında Uranüs’den kare açı alan Venüs, Yay burcunda Yeniayın yeni başlangıçlar peşinde olma güdülerini taşımakta. Bilinçsizce eğilimlere, dürtüsel davranışlara, ani ve düşünmeden gelişen davranışlara oldukça açık. Ve Retro konumuna devam eden Uranüs olaylar üzerinde ısrarcı ve istikrarsız süreçler olarak etkisini göstermekte.
Öncü Burçlarda, Uranüs’ün özgürlük, bağımsızlık ve kendin olma konusunda taşıdığı yaratıcılığını , Venüs ile birlikte sergileyecek olması, ilişkiler üzerinde sarsıcı değişimler yaratabilecek olgulara doğru gidebilecek bir gidişatı işaret etmekte. Venüs, Uranüs kare açısı, bireysel isteklerin önceliği, benliğin ortaya konulacak oluşu, özgürleşme ihtiyacı, ilişkileri bağımsızlaştırma arayışı getirecek enerjileri taşımakta. Bu süreç içinde ben-merkezci olmanın heyecanına karşı dikkatli olmakta fayda var.

Dilâra Başar Efeoğlu

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak

 

fc649cdf3b3dcd9792b8ba0ceea27d08

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak,

25 Kasım 2016 Cuma günü (14.39) Oğlak burcunda, Venüs – Pluto kavuşum derecesi kesinleşiyor, yine aynı gün (01:02) Jüpiter-Pluto kare açısı kesinleşmiş olacak. İçinde olduğumuz hafta bu açıların etkisi altında, kesinleşen açılar daha sonrasında etkilerini gittikçe yavaşlayacak şekilde sürdürüyor olurlar.
Venüs – Pluto kavuşumu ilişkiler üzerinde beklentilerin, güç, tutku, sahiplenicilik, içeren istek ve arzuların artışı ve bu arzuların, isteklerin ortaya konulacak oluşunun ilişkiler üzerinde oluşturacağı etkilerin artacağını göstermekte. Kişisel istekleri gerçekleştirebilmek adına ısrarcı olmanın, kendi arzularına ulaşma çabası içinde baskı ve zorlama yoluna gidebilecek olabilmenin gücünü taşıyan enerjiler özellikle ilişkiler üzerinde odaklanmış etkileri ifade etmekte. Oğlak burcunda olan Venüs’ün ilişkiler üzerindeki disiplin, kontrol arayışı ve yöneticilik güdüsü ile birleşen Pluton’un güç ve kontrol tutkusu ilişkileri yeniden gözden geçirten, yeni yapılaştırma içine alan ve dönüşümsel etkiler ile karşılaştıran nitelikte yansımalar taşımakta olacak.
Bu kavuşum ile kare açı ilişkisinde olan Jüpiter, Venüs, Pluto kavuşumunun taşıdığı etkileri arttırıyor ve büyütüyor olacak. Uranüs ile de kare açıya doğru gitmekte olan Venüs, isteklerin ve beklentilerin fazlalaşması, elde etmek istenilen şeyler için ısrarcı olmak, sınırları zorlamak, idealize edilmiş değerleri, fikirleri realize etme isteği güdüsü içinde olmak amacı taşıyan şekilde şartların aşırı zorlanıyor olduğu, gerginlik ve kriz ortamları doğurabilir. Olaylar içinde sadece kendi değer anlayışı ile düşünmek ve hareket etmek yerine başkalarının fikir ve görüşlerine karşı biraz daha açık ve biraz daha sabırlı olmak, kontrolü elde tutuyor olmanın ve istekleri elde edebilmenin çok daha güvenli ve olumlu netice verecek çözümü olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

Venüs Oğlak Burcunda

 

desktop10

Venüs Oğlak Burcunda,

12 Kasım Cumartesi günü Venüs, Oğlak Burcuna geçiş yapıyor. 7 Aralık Çarşamba gününe değin bu burçta yolculuğunu sürdürecek olan Venüs, bu süre içerisinde oldukça etkili açılar yapıyor olacak.
Venüs, Oğlak burcunda, hayatı ve karşısındaki kişileri ciddiye alan, isteklerinde ve beklentilerinde seçicilik sergileyen, ilişkilerinde gerçekçi ve mantıklı tutumlar ve arayışlar içinde olan özellikleri ifade eder.

Haritasında Venüs gezegeni Oğlak burcunda yerleşik olan kişilerin deneyimliyor oldukları gibi, ilişkilere yönelik sorumluluk ve düzen anlayışı bir hayli yüksek olan bu bileşim için, ilişkilerde güven ve karşılıklı saygı anlayışı da oldukça yüksek bir beklenti halini alır.

Venüs Oğlak burcunda iken, başkaları ile olan ilişkilerde duyguların, arzuların, isteklerin yönlendirici olmasına nazaran, gerçekçilik, güvenilirlik ve toplumsal, sosyal normlar çok daha yönlendirici olabilmektedir. Yönetkenlik ve kontrol güdüsünün kuvvetli olması ile ilişkilere kuralcı yaklaşabilecek olan Venüs, Oğlak burcunun taşıdığı görev anlayışı ve başarı odaklılığı ile diğer kişilerle olan ilişkilerine bir iş projesiymiş gibi bakma güdüsü içeren duyguları yansıtabilir.

İlişkiler üzerinde meydana gelecek olan yeniden yapılandırmalar, karşılıklı beklentilerde artan ciddiyet ve sorumluluk arayışı, sorgulanmaya ihtiyaç hissedilen değerler,ilişkilere yönelik gerçekçi bakış açısı, uzun vadeli ilişkilere kendini hazır hissedebiliyor olmak, Venüs’ün Oğlak burcunda yolculuğu süresinceki getireceği etkilerden.

Venüs Oğlak burcundaki geçişi esnasında Pluto ile kavuşum yapıyor olacak. Bu kavuşumun kesinleşeceği tarih 25 Kasım Cuma ve Venüs, Pluto kavuşumu yine bu tarihte Jüpiter ile de kare açı içerisinde olacaklar. Bu esnada retro harekette olan ve Jüpiter ile karşıtlık yapan Uranüs ile birlikte gökyüzünde bu gezegenler arasında odak noktası Venüs, Pluto kavuşumu olan astrolojide t-kare olarak adlandırılan bir açı kalıbı oluşumu olacak.

Bütün bunlar ne demek dersek, özellikle ilişkilere yönelik tutum ve davranışlar üzerinde etkisi hissedilecek olan bu açılar, artan özgürlük, bağımsızlık ihtiyacı ile artmış bireyselleşme ihtiyacının taşıdığı gerilimli, isyankar, meydan okuyucu enerjilerin hakimiyetini anlatmakta. Ani kararlar, ani çıkışlar getirebilecek bu açı, güçlü ve derin etkili değişimler taşımakta. Toplumsal olaylar üzerinde de etkisini görecek olduğumuz şekilde, ilişkiler ve kurulu her türlü işbirliği içeren bağlar üzerinde dönüşümsel etkilere meydan verecek olan, gergin, beklenmedik, olay yaratmaya yönelik çalışan enerjilerin aktifliğine işaret etmekte.

Dilâra Başar Efeoğlu

Venüs Terazi burcunda 30 Ağustos – 23 Eylül 2016

14233502_10210101633759988_1697574610_o

Venüs Terazi burcunda 30 Ağustos – 23 Eylül

Venüs Terazi burcunda yolculuğuna başlamışken Estemagazin dergisi için yazmış olduğum yazıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesi olan Afrodit (Venüs) birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur.

Afrodit veya Aphrodite Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası. Roma mitolojisindeki ismi Venüs’tür.
Venüs; aşk, güzellik, ilişkiler, uyum, tutku ve cinsel dürtünün doğasına ait bilgiler veren gezegen olarak astrolojik haritalarımız aracılığıyla, her birimizin hayat içerisinde bu doğaya ait olan güdülerimizin nasıllığını ifade eden göstergelerden biridir. Harita içerisinde yerleşimi ile Venüs, sevme ve sevilmeye karşı duyuyor olduğumuz arzunun nasıl bir karşılık ile tatmin bulacak oluşu ve bu tatmin duygusunu kendimize yansıtabilme kapasitemiz hakkında bilgi verici gezegen olarak çalışır.

Gök Tanrı Uranos’u (Uranüs) yenerek başa geçen Kronos’un (Satürn) mitolojik öyküsünden hatırlayacağımız şekilde, Kronos, kendi çocuklarını yerin en dibine hapseden Tanrı babası Uranus’u bir orak ile etkisiz hale getirmiş ve kendi ile birlikte diğer kardeşlerini de kurtarmıştı. Uranos’un hadım edilmesi ya da canının alınması ile geriye kalan bedeni parçalarının Tanrıça Gaia tarafından okyanus sularına atılması ile başlayan bir başka mitolojik efsane Aphrodite’nin (Afrodit) hikayesidir.

Yunan didaktik şiirinin babası olarak bilinen ünlü ozan Hesiodos “Theogonia” (Tanrıların Doğuşu) adlı eserinde bu tanrıçanın denizin köpüklü dalgalarından doğduğunu söyler ve Afrodit’in doğumunu dizelerinde şöyle anlatır;
“Dalgalı denize atar atmaz onları
Gittiler engine doğru uzun zaman.
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal parçalardan,
Bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten.
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti,
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar,
Bir köpükten doğmuş olduğu için”
Bu öykü Theogonia’daki en çarpıcı öykülerden biridir. Aynı zamanda tanrıçanın adının da bir açıklamasını sağlar. Aphros köpük anlamına geldiğine göre, Hesiodos’a göre Aphrodite’de köpükten doğma anlamına gelir.

Rüzgarları ile denizleri köpürten Batı rüzgarı tanrısı olan Zephyros böylece Afrodit’in doğmasını sağlar ve uzunca bir süre sedef bir midye kabuğu üzerinde Zephyros’un rüzgarları ile okyanus üzerinde dolaştırılan Afrodit, günlerden bir gün doğduğu yer olan bugün için Kıbrıs suları açıklarından Zephyros Antik şehri (Mersin) kıyılarına yaklaşır.
Uranos’un okyanus suları ile birleşmesinden doğan Afrodit, biz insanoğlunda yaratılışsal olarak yer alan Venüs’e ait aşk, sevgi gibi soyut kavramlar taşıyan temel prensiplerin kozmiksel ve bilinçaltından geliyor oluşunun bir anlatımı olsa gerek.
Kıyıya yaklaşan sedef midye kabuğu içerisinde ışıltılar saçıyor olan Afrodit’i doğanın ve zamanların Tanrıçaları olan Hora’lar karşılarlar ve güzeller güzeli kızı karaya çıkarırlar. Yürüdüğü yerlerde çimenlerin yeşerdiği, geçtiği yerlerde renk renk kokulu çiçeklerin açtığı köpüklerin kızı dedikleri Afrodit’in güzelliğine güzellik katarak taktıkları takılar ile süsleyen Hora’lar iki beyaz güvercin eşliğinde onu tanrılar ve ölümsüzler katına, Olympos’a götürürler. Birçok mitoloji kaynağı aşk tanrısı olan Eros’u Afrodit’in oğlu olarak kabul ediyor olsada Hesiodos’a göre Eros oğlu değil yanında onunla okyanus üzerinden beri yol alan ölümsüzlük sahibi bir tanrıdır.
Afrodit’in güzelliği karşısında büyülenen Olympos’taki tanrılar bu güzeli görünce hayranlıklarını gizleyemezler, Afrodit ise güzelliği ile sadece tanrıların değil insanlarında gönlünü fethetmiştir. İnsanların kalplerine sevgi ve aşk tohumları serpmekte onlara neşe ve sevinç vermektedir. Fakat diğer yandan kimi zaman bu neşe ve sevinç acıyada dönüşebilmektedir.

Sevgi, aşk ve güzelliğin tanrıçası Afrodit, Zeus’un oğlu olan Hephaistos ile evlenmiş fakat bu evliliğinde aradığı sürekliliği hiç bulamamıştır. Savaş tanrısı Ares (Mars) ile olan herkes tarafından bilinen ilişkisinden Afrodit ve Ares’in 3 çocukları olur. Doğan üç çocuk Phobos(Korku), Deimos(Dehşet), Harmonia(Uyum)’dır. Sevginin ve aşkın gezegeni Venüs ile ihtirasın, fiziksel gücün gezegeni Mars’ın birleşimi bu iki gezegene ait özelliklerin ilişkiler içerisinde uyuma ulaştırılma çabasının, karşıtlıkların denge içerisinde birleştirilme ilkesinin sembolik bir yansıması olarak karşımıza çıkar. Bir bacağı topal olan ve en çirkin tanrı olarak bilinen Hephaistos ise tanrılar ve insanlar tarafından sevilen ve demircilik zanaatıyla uğraşan, zamanın ateş tanrısıdır. Hephaistos bir tuzak kurarak kendine ihanet ettiğini öğrendiği karısı Afrodit’i (Venüs) aşığı ile birlikte (Mars) kendi yapmış olduğu demir kafesin ağları içerisine hapseder ve ancak Tanrı Zeus’un isteği ile onları affederek kafesin dışına çıkmalarına izin verir. Hephaistos kendi sakatlığından sorumlu tuttuğu annesi Hera’yı da cezalandırmak için demir bir taht hediye etmiş, tahta oturması ile demir ağ içerisinde kalan Hera yine Zeus’un isteği ile ancak Hephaistos tarafından serbest bırakmıştır.

Çirkin ve topal olan Hephaistos ile Afrodit’in evliliği herbirimizin içinde varolan kendimize verdiğimiz değer anlayışını ifade eden bir sembolizmadır. Haritalarımızdaki Venüs’ün yerleşimi kişisel olarak kendimize karşı duyduğumuz sevgi ve kendimize karşı veriyor olduğumuz değer hakkında bilgi verici olarak çalışmaktadır.
Güzelliğine olan düşkünlüğü ile bilinen Afrodit düzenlenen bir düğünde en güzel seçilmiş olmasının baş döndürücü zevki ile onu en güzel olarak seçmiş olan Paris’in işine yarayacak bir yardım yaparak ünlü Truva Savaşı’nın çıkmasına yol açar.

Zaman zaman kıskançlık ve öfke duyguları ile intikam alma peşine düşen Afrodit, Kıbrıs kralının karısının kızı Smyrna’nın kendinden daha güzel olduğunu ilan etmesi üzerine intikamını almak için Smyrna’yı kendi babasına aşık etmiş ve Kral’ın bunu öğrenmesi ile kızının başını kılıçla kesmesine sebep olmuştur.

Burada yer alan mit’de Venüs’ün taşıdığı aşk ve güzellik anlayışının her zaman uyum ve denge taşıyor olmayan, aşırı sahiplenicilik ve tutku içeren yanı ile de karşılaşıyoruz.

Afrodit, kralın kızını ölümünden sonra myrra (sarı sakız) ağacına dönüştürür. Birkaç ay sonra ağacın içinden Adonis adı verilen bir çocuk çıkar. Çocuğun güzelliğinden etkilenen Afrodit onu alıp büyütmesi için Persephone’ ye emanet eder. Ama Persephone çocuğu geri vermek istemez. Aralarında çıkan tartışmaya tanrılar bir çözüm getirir ve Adonis’in 6 ay Afrodit’in 6 ay Persephone’nin yanında kalmasına karar verirler. Adonis, Persephone’nin yanına yeraltına indiğinde yaz biter, yeryüzünde kış başlar; yeryüzüne çıktığında toprakların bereketi tekrar gelir ve ilkbahar olur.

Venüs içinde bulunduğumuz Eylül ayının oldukça geniş bir zaman diliminde Terazi burcunda transfer ediyor olacak. Venüs yöneticiliğini yapıyor olduğu bu burçta kendine ait özellikleri doğasına uygun olarak sergileyecektir. Aşk, sevgi ve birlikteliklere çekiliyor olma, uyum ve denge arayışı ile evlilik ve ilişkilerde yaşanacak olumlu gelişmeler Venüs’ün Eylül ay’ı içindeki transferinin getirisi olacaktır. Güzellik ve estetik anlayışının öne çıkışı, sanatsal ve estetiksel zevklere yönelme yine bu ay içinde yaşayacak olduğumuz olumlu gelişmelerden. Eylül ay’ının son 5 günü ve devam eden 18 Ekim’e değin süreçte hırs, derinlik ve tutku taşıyan enerjilerin daha fazla hakim oluşu gerek aşk, sevgi ve güzellik anlayışında gerek ilişkiler üzerinde derinlik, yoğunluk arayışı ile gelen aşırıya kaçan beklentilere, abartılı isteklere girmeye sebep olabilir.

Kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesi olan Afrodit (Venüs) birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Altın mücevherler onunla sembol bulur. Kuşlardan güvercin, ağaçlardan Mersin ağacı ve çiçeklerden gül onun simgeselliğini taşırlar.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

Mitolojik hikaye için faydalanılan kaynak,
Bedrettin Cömert, Mitoloji ve İkonografi adlı eseri
Hesiodos’un Theogonia’sında Yakın Doğu Etkileşimi, Emre Ceren, İlayda Sanin
https://tr.wikipedia.org/wiki/Afrodit

Venüs Aslan Burcunda

 

Marilyn Simandle

Venüs Aslan Burcunda
12 Temmuz-5 Ağustos

Venüs’ün Aslan burcunda iken ilişkilere yansıyan yüzü, kişisel olarak, sağladığı özgüven ile birlikte, özel olma arayışı, merkezde olma güsüdü şeklinde gelişir.

Beğenilme ve takdir görme ihtiyacı ile şekillenmiş olan ilişkilerde dikkatleri üzerine çekme arzusu taşıyan gösterişçi, abartılı tavırlar yer alıyor olabilir.

Değer anlayışının konfor ve lüks içeren detaylara doğru yoğunlaşıyor oluşu, keyfi ihtiyaçlar için bonkörlükten müsrifliğe doğru değişen şekilde gidiyor olan para harcama tutumu yine Venüs’ün Aslan burcunda iken yansıttığı enerjiler olacaktır.

Aradığı egosal tatmini ilişkiler yoluyla elde etme fırsatlarını cömertlik, vefa ve sadakat ile cevaplandıracak olan Aslan burcunun egemenlik tutkusu, liderlik becerisi ve organizasyon kabiliyeti, Venüs ile birlikte ilişkilerde güçlü yöneticilik sergileyen figürler yaratmakla birlikte, bu güç, kontrolü ele geçirme çabası içinde olma, denetimcilikten baskıcılığa uzanan tavırlar gösterme şeklinde de gelişecek olabilecektir.

Venüs Aslan burcunda iken kendimizi ifade edişimiz içsel dünyamızın bir başka yönü ile bizi karşılaştırıyor olacaktır.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Venüs Yengeç Burcunda

Sevginin en koşulsuz hali

acf7e0d126685bb814811ad4d9a98731

Venüs Yengeç burcuna geçişi ile hisler, sezgiler ve duygular merkezli davranışların, fedakârlık, empati ve sevginin en koşulsuz halini taşıyan anlayışını ön plana çıkaracaktır.

Venüs Yengeç burcunda iken ilişkiler ve değerlere yönelik ihtiyacın ve bakış açısının odak noktasını koruma, korunma, sahiplenme ve savunma ilkeleri ile oluşturur.

17 Haziran Cuma günü Yengeç burcuna geçecek olan Venüs, bu ilkeler ile hareket etme anlayışını taşıyor olacak. Kişisel ve toplumsal olarak karşılaştığımız olaylar ve varolan gelişmelerde bu duyguları içeren enerjilerin güdüsü ile şekillenen etki ve tepkiler içerisinde olacağız.

25 günlük Yengeç burcu yolculuğu sonrası Venüs 12 Temmuz’da Aslan burcuna geçiyor olacak.

Dilâra Başar Efeoğlu

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

Büyüdükçe büyüyen amaçlar, duygular, arzular, hayaller, tutkular, umutlar, istekler ve tüm bunları küçülttükçe küçülten korkular, engeller, sınırlar, sorumluluklar ile baş başa kalmış olduğumuz bir dönem içerisindeyiz.

SFPage

5 Haziran Pazar günü İkizler Burcunun 14. derecesinde (05.59) gerçekleşecek olan yeni ay derecesi Venüs ile kavuşum yaparken, Jüpiter, Satürn ve Neptün ile de gerilim ve stress ortamını işaret eden büyük kare oluşturmuş durumda.

Zorlu enerjilerin hakim olduğu yeni ay, değişimlere açık, kararsızlık gösteren, stabilize edilemeyen koşulların içerisinde bulunacağımızı göstermekte.

Yeni ay birliktelikler üzerinde bitiş ve başlangıçlara açık olunan enerjiler taşımakta.

Genel olarak ilişkilerde değişen şartların getirdiği belirsizlik, tutarsızlık, pasifize edilmişlik konumunda kalma, abartılmış hayaller ve hayalkırıklıkları, gizli ilişkiler, gizli anlaşmaların varolabileceği bir süreç içinde olacağız.

Kişisel olarak maddi ve manevi güven, huzur arayışında olduğumuz bugünler bize beklediğimiz istikrarı sağlayacak gibi görülmemekte. 20 Haziran Pazartesi günü oluşacak dolunaya kadar değişen durumlara karşı hazır olmak, tutarsızlık içerisine girmekten kaçınmak ve çözüm üretmek adına acele verilmiş karar ve tavırlar içerisine girmemek gerekmekte.

Yeni ay derecesi ülkemiz haritasının 12. evi üzerinde. Gizli yürütülen eylemler, anlaşmalar, aleyhe örgütlenmeler ve kontrol dışı gelişecek durumların ülkemizide etkileyeceği görülmekte. Uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek olumsuzluk ve hayalkırıklığı yaratabilecek durumlar ile ekonomik alanda inişli çıkışlı durumlara karşı dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.

Dilâra Başar Efeoğlu

Venüs Boğa Burcunda

Venüs Boğa Burcunda,
Aşk’ın ve güzelliğin gezegeni Venüs, Boğa burcunda doğasının özelliklerini en belirgin şekilde ortaya koyacaktır.

tumblr_l55eo8s7sW1qc6peio1_500
30 Nisan Cumartesi -24 Mayıs Salı 2016
Venüs’ün taşıdığı, aşk, sevgi, değer ve güzellik arayışı, sanatsal beceriler, Boğa burcuna geçişiyle birlikte bu burcun taşıdığı üretkenlik, dinginlik, hassaslık ve zevksel yaratılışı ile uyum içerisinde olarak doğasını en iyi biçimde sergileyecektir. Venüs, Boğa burcunun yönetici gezegenidir.
Venüs’ün 24 günlük Boğa burcunda olan yolculuğu süresince hayatlarımızda ilişkiler, birliktelikler vurgu kazanır. Beraberliklerde aranan uyum ve istikrarın sağlanabilecek olmasıyla birlikte, gelecek planları içerisinde olunabilecek ilişkiler ön plana çıkar.
Her birimizin hayatında farklı alanlarda kendini hissettirecek olan bu geçiş gökyüzünde özellikle; Güneş’in bulunduğu Boğa burcu ve Başak, Oğlak burcunda doğmuş olanların amaçladığı; huzur, keyif ve maddi manevi güven sağlayan ortamlar için, bu dönemde yapıcı ve üretken olma aktifliği taşıyor olduklarında, arzuladıkları pozitifsel gelişimleri yakalayabilecekleri enerjileri barındırmakta.
Venüs Boğa burcunda güzellik arayışı ve yaratıcılığı, artan sanatsal bakış açısı ile sanatsal değerlere yönelişi getirir.
Venüs, Boğa burcunda hareketi sırasında dispozitörlüğünü yaptığı Merkür ile de kavuşum yapıyor olacak. Bu zihinsel ve fikirsel olarakta birlikteliklere, ilişkilere açık olacağımıza ve ılımlı, uyumlu yönde iletişim sergileyeceğimize işaret etmekte. Merkür’ün retro hareketinde oluşu ile iletişimde aksilikler, zihinsel dalgalanmalar, yanlış anlaşılma ve anlamalar getirebilecek olmasına karşı dikkatli olmamızda fayda var.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…

Dilâra Başar Efeoğlu

Fotoğraf, Arkeoloji Müzesi, Napoli, İtalya

APHRODITE (AFRODİT) VENÜS MİTOLOJİSİ

APHRODITE (AFRODİT)
VENÜS MİTOLOJİSİ

40b25f7eaec57a036357c7e119588be6 (1)

Aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in doğuşu ile ilgili Yunan Mitolojisi’nde iki kaynağa yer verilmektedir. Bunlardan ilki Antik Çağ’da yaşamış, İlyada ve Odysseia destanlarının derleyicisi, Yunan mitolojisi kaynaklarının en kuvvetli bilgilerini veren İyonyalı ozan Homeros’un anlatımlarında görülen Okeanos’un kızı olan Dione ile “Tanrıların ve İnsanların Tanrısı” Zeus’un kızı olduğu şeklindedir.
İkinci bir anlatım ise; yine M.Ö. 8.yy.da yaşamış olan, Yunan mitolojisinde Homeros’tan sonra ikinci en büyük kaynak kişisi Hesiodos’a aittir. Hesiodosa göre Afrodit, kendi çocuklarının yerine geçmesini önlemek için onları yutan Gök Tanrısı Uranos’un, oğlu Kronos (Satürn) tarafından bir orak ile hadım edilip denize saçılan parçalarının deniz köpükleri ile birleşmesinden doğmuş olduğudur.
Aphros Yunanca köpük demektir. Aphrodite köpüklerden doğan anlamına gelmektedir. Roma mitolojisinde Aphrodite, Venüs ismi ile anılmaktadır.

Afrodit’in doğumunu Hesiodos’un şu dizeleri ile anlatmaktadır;
“Dalgalı denize atar atmaz onları
Gittiler engine doğru uzun zaman.
Ak köpükler çıkıyordu tanrısal parçalardan,
Bir kız türeyiverdi, bu ak köpükten.
Önce kutsal Kythera’ya uğradı bu kız,
Oradan da denizle çevrili Kıbrıs’a gitti
Orada karaya çıktı güzeller güzeli tanrıça,
Yürüdükçe yeşil çimenler fışkırıyordu
Narin ayaklarının bastığı yerden.
Aphrodite dediler ona tanrılar ve insanlar,
Bir köpükten doğmuş olduğu için”

Batı rüzgarı tanrısı olan Zephyros (Kıbrıs) birgün kıyıda rüzgarlarıyla denizi köpüklendirerek Afrodit’in doğumunu sağlamıştır. Afrodit doğunca Zephyros onu geriye denize itmiş, Afrodit uzun sürelerce sedef bir deniz kabuğu üzerinde okyanusları gezmiş ve sonunda doğduğu yere Kıbrıs’a geri gelmiştir.
Afrodit’i zamanın tanrıçaları olan Horalar karşılamışlar onu süsleyip giydirmiş, bastığı yerde renk renk çiçekler açan, güzeller güzeli Afrodit’i Olympos’a çıkarmışlar. O günden sonra Afrodit güzellik ve aşk tanrıçası olarak Olymposta diğer tanrı ve tanrıçalarla birlikte yaşamaya başlamış, tanrıların ve insanların sevgisine, hayranlığına sahip olmuştur. Afrodit tüm tabiata sözünü geçirebilen, rüzgarları dindirip, çiçekleri canlandırabilen güce sahipti.
Sevginin, güzelliğin, üretkenliğin, birlikteliklerin, uyumun, arzuların temsili Afrodit’e, Homeros şiirlerinde Altın Afrodit diyerek hitap etmektedir. Altın sıfatı ile anılmayı buradan alan Afrodit bu sıfatın yanı sıra gönül alıcı, gülen yüzlü, güzelliğin ışığı sıfatlarını içeren şiirler ile de anılmış , Mersin ağacı (Myrtus) ile çiçeklerden gül’ün, barışın, sevginin, birlikteliklerin sembolü olarak da kuşlardan güvercin ile temsil edilmiştir.
Dilâra Başar Efeoğlu
derlemede faydalanılan kaynaklar;
http://www.theoi.com/
http://www.mitoloji.in/
https://tr.wikipedia.org/wiki/Afrodit
http://mitolojikyunan

Fotoğraf; Aphrodite mermer büstü MS 2. y.y. dolaylarından kalma eser, Chicago Sanat Enstitüsünde bulunmaktadır.