PATLAMAYA HAZIR MAYINLAR – SAVAŞ DOLAYLI OLARAK DÖNEBİLİR

Merkür ve Mars, kavuşum derecesinde ilerliyorlar ve Akrep burcu geçişindeler. Görünüm yalnızca keskin bir zihni değil aynı zamanda keskin bir dili de ifade ediyor. Yani olaylara yüzeysel bakma zamanı değil, derinlemesine düşünme, görünmeyeni fark etme, gizli kalan yönleri sezme zamanındayız.

Her ne kadar Merkür yavaş ilerlemeye başlamış olsa da iletişim fazlasıyla yoğun ve kritik etkiler altında. Sözler ince hesaplarla dile gelebilir ve arkasında yoğun bir strateji, geçmiş hesaplar, geleceğe yönelik hamleler, gizlenen planlar var olabilir.

Merkür ve Mars bir süre daha birlikte hareket edecekler ki bu durum, Merkür için çok da sıra dışı değil. Ancak ileriye dönük bir öngörüde bulunmak isterseniz, 2026 Ocak ayını da kapsayan bu iki gezegenin geçişi, oldukça etkili tınılar taşıyor ve güçlü etkiler yaratabilir.

Kişisel olarak Merkür’ün Akrep burcu transit tarihlerini kontrollü geçirmekte fayda var. Düşüncelerin daha rahat odaklanması bir fırsat yaratırken, keskin, tartışmacı, geçmişi bugüne taşıyan bir zihin yapısının da oluşacağını unutmamak gerek.

Dünya siyasi hayatında ise, diplomatik ilşkilerde stratejik ve tehditkâr irtibatlar ve sözlerle gözdağı veren bir üslup ön plana çıkabilir. Gizli anlaşmalar, perde arkası imzalar, dışarıya yansımayan ancak fiilen gerçekleşen eylemler şeklinde kendini gösterebilir.

Merkür ve Mars’ın Yay burcundaki geçişi ve kavuşumu, Akrep sürecindeki gizli, stratejik ve dolaylı zihinsel enerjinin yerini, dışa dönük, ateşli ve doğrudan bir ifade biçimine bırakacak. Sözlü tartışmalar artabilir, ideolojik fikirleri başkalarına kabul ettirme çabası, mücadeleci hatta zaman zaman dayatmacı bir tavra dönüşebilir. Düşünceler hızla eyleme geçerken, bu durum acelecilik patavatsızlığa ve kutuplaşmalara neden olabilir. Eğitim, yayıncılık, hukuk, siyaset ve inanç sistemleri gibi alanlarda sert ifadeler, keskin görüşler ve propagandaya varan söylemler öne çıkabilir. Bu süreçte en dikkat edilmesi gereken nokta, fikirlerdeki cesaretle fanatizm arasındaki ince çizgidir. Doğrular elbette savunulabilir, ancak bu savunmanın ne kadar kapsayıcı, anlayışlı ve etik olduğu, bu geçişin gerçek sınavını belirleyecek.

Uluslararası ilişkilerde diplomatik krizler hatta savaş kararları bile gündeme gelebilir, özellikle liderlerin açıklamaları, sertleşen diplomatik dil ve karşılıklı restleşmeler tansiyonu yükseltebilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir