Güneş-Satürn karşıtlığı

3c40dd7d06ad46797f00857d2489c6e6.jpg

Özgüvenimizi tekrar inşa etmek, otoriteyi dışarıda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim fakat her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Gökyüzünde Güneş – Satürn karşıtlığı aktifleşmeye başladı. Bu açı 15 Haziran Perşembe günü kesinleşen dereceye gelecek ve etkinliğini 20 Haziran gününe dek sürecek. Yaşam enerjisinin temel kaynağı olan Güneşin, sıcak, enerjik, aktif doğasının karşına geçmiş duran Satürn soğutan, pasifize eden, engeller koyan enerjileri ile yaşamsal enerjimize blokajlar yaratır durumda. İkizler burcunda Güneş, araştırmak, bilgi toplamak, öğrenmek ve tüm bunları aktarmak, paylaşmak, dağıtmak üzerine hareket eder. Güneş’in bu yerleşimi iletişimin, zihinsel faaliyetlerin öne çıktığı bir zaman dilimi içinde olduğumuzu anlatmakta. Merkür’de Güneş ile kavuşuma gitmekte. Yay burcu yolculuğunu sürdüren Satürn, şimdi Güneş’in tam karşısında ona karşı duruş sergilemekte. Ve gökyüzünde bu iki burç aksında 9 Haziran’da gerçekleşmiş olan dolunayın enerjisi var. Farkındalığımızı artık geliştirme yolunda son kulvar içine girmiş olmak, gökyüzünün bize vermek istediği mesaj halini almış durumda.
Bir şeyler yada biri tarafından engelleniyor gibi hissettiğimiz, önümüze setler koyan, ileri gitmemize sınır getiren, mesafeler, uzaklıklar koyan türde enerjileri hayatlarımıza yansımış şekilde görebiliriz. Kendimizi ifade etmenin oldukça zor olmaya başladığı birkaç günlük bu süreçte, karamsar, yılgın ve benliğimize duyduğumuz güvenimizi kaybetmiş bir şekilde, kendimizi dış ortamdan izole etme arzusu ile karamsar, depresif, melankoliye meyilli bir ruh hali içinde girecek olabiliriz.
Yay burcu geçişinde Satürn son retro hareketini sürdürmekte ve Kiron balık burcunda Güneş ile kare yerleşimde. Anlaşılan o ki kendimize olan özgüvenimiz büyük bir sınavdan geçecek. Birkaç gün sürecek olan açı oldukça etkili şekilde bizim kendimizi birtakım dış güçler tarafından engelleniyor olma, kısıtlanma içine alınma durumları hissetmemize neden olacaktır. Hayatın bize sınırlamalar getirdiğini düşündüğümüz, kendimizi ifade etmenin, isteklerimizi ortaya koymanın nerelerde en çok zorlaştığını gerçekten oturup düşündüğümüzde tüm bu engel yaratan durum, kişi ve hislerin geçmişimizden geldiğini görebiliriz. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz, üstesinden geldiğini düşündüğümüz zayıflıklarımız, yaralarımız şimdi açığa çıkıyor ve yine bize karşı duruş sergilemeye başlıyor gibi görünecek olabilir. Korkularımızın, zayıflıklarımızın ortaya çıkacak olduğu Satürn – Güneş karşıtlığını, koparıcı, sonlandırıcı enerjilerinin kendimiz üzerinde yıkıcı etkilerine açık olmaktansa, farkındalık sağlamış bir bilinç hali ile hem kendimize hem çevremizde gelişen olay ve kişilere bakabilirsek yapıcı şekli ile bu açının yaratıcılığı sağlayabiliriz. Özgüvenimizi tekrar inşaa etmek, otoriteyi dışarda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim, her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Dilâra B.Efeoğlu

Pluto Oğlak Burcunda, Pluto Retrosu

Pluto

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Pluto, Pluto retrosu
Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin gücünü taşır. Pluton’un yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta, düzen ve sistem prensiplerine ait gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu ve bu oluşumun devam edecek sürecini göstermekte.

Bizler kendi bünyemizde oluşturmuş olduğumuz kontrol, otorite, statü, görev bilinci, yönetici figürü yaratımları üzerine düşünmeye ve bu güdülerin ortaya koyduğu benliğin değişmeye muhtaç yönleri ile karşılaşmaya hazır olmalıyız. Pluto’nun yeraltı tanrısı olduğunu hatırladığımızda yüzeysel bir etkiden bahsetmediğimizi, köklü dönüşümsel etkiler ile karşılaşmış ya da karşılaşacak olduğumuzu bilmek, bu gezegenin yaratımını bilinçlerde farkındalık olarak yıkımın ötesine geçirmenin en önemli basamağını oluşturacaktır.

Şimdi retro hareketine giren Pluto (20 Nisan) önümüzdeki 5 aylık süreç içerisinde, içsel gözlemlere yönelik etkiler altında olacağımızın işaretçisi. Kişiyi iç dünyasına sürükleyebilecek ve iç dünyasının en derinlerine gömülü gizli benliği ile karşılaştırabilecek olan Pluto retrosu, yepyeni bir benliği ortaya çıkarmanın ancak geçmişten kalan tüm tortulardan arınmak, geçmişin gölge etkisinden kurtulmak gerekliliğinin yerine getirilmesi ile sağlanabileceğini ortaya koymakta.

Geri harekette olan Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Retro Pluto’nun yaratıcılığı bu anahtarı bilinç altı seviyeden çıkartıp bilinç üstü seviyeye taşıyabilmek ve zihinsel dönüşümü bilinçsel hale getirebilmekte saklıdır. İster gölge yönlere sahip olsun, ister melek saflığına sahip olsun, benliğin derinlerine döndüren ve dönüşümün tamamlanmamış yönlerini arayıp bulan, bilinçaltını açığa çıkaran enerjiler Pluto retrosunun ana odağı olurlar.

Pluto’nun retro süreçleri içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Dönüşümün gerekliliği ile yüzleşmekten kaçmak, kendi gücüne karşı yabancı olmak kabullenilmemiş ve bastırılmış içsel güç ile birlikte dışarıya öfke ve kızgınlık hisleri olarak yansıyabilir. Oysa dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinliyebilmek iyileştirici gücünü görmeyi sağlayabilecektir.

Pluto’nun gezegensel hareketine bakacak olduğumuzda; 20 Nisan Perşembe günü retro hareketi öncesi durağanlaşacak olan Pluto, 22 Nisan Cumartesi günü retro (geri hareketine) başlayacak. 28 Eylül 2017 günü ileri hareketine doğru durağanlaşacak olan Pluto, 30 Eylül Cumartesi günü (16 derece51′) ileri hareketine başlayacak. 25 Ocak 2008 de Oğlak burcuna geçen Pluto, 24 Mart 2023’e kadar bu burçta ilerleyişini sürdürecek.

Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş – Satürn kare açısı

a4aaaed922f21a5cbc8eded78e507ac5

Kısıtlayan, engelleyen, endişe ve kötümserliğe iten şartların hakimiyetine işaret etmekte,

Gökyüzünde Güneş – Satürn karesi aktif hale gelmiş durumda, 17 Mart Cuma günü kesinleşecek açının etkisi 27 Mart gününe değin sürmekte olacak.

Baskılayan, endişelendiren, kısıtlayan, sınırlayan, mahrum bırakan, engelleyen,zorlayan, türden enerjilerin hakim olacağı çevresel koşullar içinde olmaya çok yakın olduğumuz bir süreç içindeyiz. İçinde bulunduğumuz dönem, ruh halimizin, melankoliye, depresifliğe, endişe ve korku içinde olmaya doğru çekildiğini hissedebilecek olabiliriz. Kendini kısıtlanıyor hissetmek, geleceğe dair karamsar duygular içinde olmak, umutsuzluk bu açının göstergesi olan ruh halleri olabilmekte. Olumlu tarafından ise, kişisel anlamda yüksek bir irade gücü, şartlara karşı dayanıklılık, gerçeklere aşırı bağlılık gösterse de hayal aleminden uzak durabilmek, yüksek bir görev ve sorumluluk duygusu taşımak şeklinde gelişir. Enerjinin bu yönünü kendimizde canlı tutabilmek çok daha yapıcı ve yıpratmamış etkiler bırakacaktır.

Satürn, Scorpius (Akrep) Takımyıldızında Aculeus ve Acumen sabit yıldızları ile kavuşum derecesinde. Bu ikiz iki yıldız, kutuplaşma ifadesi taşır. Sözlü yada fiziksel, gizli yada alenen saldırı ile ilişkilendirilir. Aynı zamanda gözlerde oluşabilecek sağlık sorunlarına karşıda oldukça dikkatli olmaya işaret eder.(Brady)

Toplumsal olarak üzerimizde karamsarlığın hakim olması, zor şartlara tabii olma durumunda kalma, mecburiyetler, ülke yönetici figüründeki kişilerin engeller ve blokajlar ile karşılaşıyor oluşu ve yine yönetici konumunda olan kişiler üzerinde çıkabilecek sağlıksal sorunlar baş gösterebilir.

Dilâra B. Efeoğlu

2017 Yılına Astroloji ile Bakış,

 

desktop22-copy

2017 yılına gezegenlerin oluşturdukları açılar, burçsal yerleşimleri, Güneş ve Ay tutulmaları, retro (geri) hareketlerini içeren kısa bir bakış ile yeni yılın taşıdığı enerji bütünseline yaklaşmak amaçlı üzerinde çalıştığım yazımı, her birimiz için mutlu bir yeni yıl dileklerimle paylaşıyorum.

Jüpiter – Uranüs karşıt açısı,
26 Aralık 2016
3 Mart 2017
28 Eylül 2017
2016 yılının son günlerinde 26 Aralık Pazartesi günü kesinleşecek olan Jüpiter- Uranüs karşıt açısı, yıl içinde iki gezegeninde oluşan retro konumları ile 2 kez daha aynı açısal pozisyona geliyor olacak. Jüpiter ve Uranüs karşıtlığı özgürlük, bağımsızlık, değişim ve yenilik arayışına büyük bir vurgu yapar. Geleceğe yönelen fikirsel, düşüncesel bakış açısı ile sıradışı ve radikal değişimler ve fikirler ortamı yaratacak koşulların gelişebileceğini işaret eden Jüpiter-Uranüs karşıtlığı idealleştirilmiş olguların baskın bir şekilde ortaya konulabileceği zamanları gösterir.
_____________________
Jüpiter – Pluto kare açısı
30 mart 2017
4 ağustos 2017
Terazi burcundan geçiş yapan jüpiter ile Oğlak burcundan geçişini sürdüren Pluto, yıl içerisinde 2 kez kare açı konumda olacak. En büyük arzusu güç olan Pluto ile kare açı yapan Jüpiter, büyük muazzam bir güç olarak ortaya çıkacaktır. Dini ya da felsefi inançlar, idealize edilmiş fikirlerin önemli miktarda enerji ile kuvvetlenerek, fanatikleşmiş, saplantı halini almış bir hale dönüşebilecek olduklarını gösteren açı, yıkıcı, sarsıcı, kontrol edilmekte zorlanılan durumlara işaret etmekte.
_____________________
2017 yılında 2 Ay tutulması 2 Güneş tutulması yaşayacağız,
11 Şubat Cumartesi günü Aslan burcunda gerçekleşecek olan Ay tutulması, duygusal anlamda güçlü bir tetikleme etkisi yaratacak. Geleceğe yönelen istekleri, bireyselleşmenin, özgürlük ve bağımsızlık arayışının getirebileceği gerilim etkilerini taşımakta. Toplumsal ve bireysel kimlik arasında gerçekleşecek yeni bir farkındalığa hizmet edecek duyguları açığa çıkaracaktır.
26 Şubat Pazar günü Balık burcunda gerçekleşecek olan Güneş tutulması, öncelikle kişisel haritalarımızda denk geldiği evler ile bütünleşecek şekilde olmak üzere, hayatlarımızda önemli değişimler yaratacak enerjileri barındırmakta. Kadersel anlam yüklenebilecek olaylara da işaret eden tutulma, bitişlerin, sonlanmaların sonrasında kurulacak olan yeni başlangıçların enerjisini taşımakta olacak.
7 Ağustos Pazartesi günü Kova burcunda oluşacak Ay tutulması, güçlü bir duygusal farkındalık sağlama enerjisi taşıyor olacak. Amaç ve istekler, kişisel egonun sorgulandığı bir dönemi ifade etmekte.
21 Ağustos Pazartesi günü Aslan burcunda güneş tutulması, yerleşimi, açıları ve sabit yıldızlar ile olan kavuşum derecesi ile güçlü etkilere işaret etmekte. Geleceğe yönelmiş, büyük amaç ve istekler ve bunları gerçekleştirme güdüsü içinde olma vurgusu taşıyan Güneş tutulması, başarı kazanma, yükselme, ön plana çıkma, yönetme becerisi ve liderlik becerisine de işaret etmekte.
_________________________
9 Mayıs 2017 Salı günü (21:28) de Ay düğümleri burç değiştiriyor olacak. İçinde bulundukları Başak/Balık burcundan Aslan/Kova burcuna geçiş yapacak olan düğümlerin etkileri paylaşacağım ayrı bir yazının konusu olacak. Kısaca şunu söyleyebiliriz, Başak /Balık ekseninde bireycilikten uzak diğer kişilere fayda ve hizmet sağlayıcı olabilmek, üretkenlik ve paylaşımcı olabilmenin gerekliliğini öne çıkaran yerleşim, bireyselliğin arka plana alınabildiği, hizmet ve fayda sağlayıcı unsurların ön plana alındığı, görev ve sorumluluk anlayışının gerekliliğine işaret etmekte idi. Burç değiştiren Ay düğümleri Aslan(Kuzey Ay Düğümü) ve Kova burcuna(Güney Ay Düğümü) geçerek içsel gücü bulmaya doğru atılacak adımlara işaret etmekte olacak. Kendine güven ve bireysel gücü sağlıyor olmak, duygular ile bağlantı kurmayı kaybetmemek, yöneticilik ve liderlik vasıflarını kazanabilmek Ay düğümlerinin taşıyacağı bilinçsel değişimleri saklıyor olacak.
__________________________
7 Nisan Cuma – 26 Ağustos Cumartesi, Satürn retrosu
7 Nisan Cuma günü, içinde bulunduğu Yay burcundan geçişini bitirmeden önce Satürn, 150 gün sürecek olan retro dönemine başlayacak. Görev ve disiplinsel tabanlı düzenler üzerinde etkili olacak retro, içinde bulunduğu döneme ağır ve zorlayıcı şartları, kısıtlanma ve sorgulayıcı nitelikler içeren enerjileri taşıyacaktır.
__________________________
7 Şubat 2017 Salı – 10 Haziran 2017, Jüpiter (Terazi burcu) retrosu
7 Şubat Salı günü Jüpiter retro hareketine başlıyor olacak. Jüpiter’in retro dönemleri içsel bir büyüme ve genişleme fırsatı olarak kullanılabilir. Yeni başlangıçlar, yeni beklentiler içine girmek ve bunları elde etmek için zor bir dönemi işaret edebilen Jüpiter retrosu, yeni gelişmeler sağlama yerine içinde olunan durumların sağlama alınması, elde olan üzerine düşünme üzerine değerlendirmeye daha uygun zamanlardır. Jüpiteri’in retrosu 10 Haziran 2017 günü sona erecek.
_____________________________
5 Mart Pazar – 17 Nisan Cuma , Venüs (Koç burcu)retrosu
5 Mart Pazar günü Venüs Koç burcunda geri hareketine başlıyor olacak. Venüs’ün geri hareketi ilişkiler ve karşılıklı kurulan bağlar üzerinde pasifleştirici, kişiyi dışa açık olmaktan alıkoyan, içe döndüren enerjiler taşımakta.
______________________________
Yıl içinde Merkür retrosu;
20 Aralık – 9 Ocak Oğlak burcu
10 Nisan – 3 Mayıs Boğa burcu
13 Ağustos – 5 Eylül Başak burcu
4 Aralık – 23 Aralık Yay burcu
Merkür retrosu dönemlerinde, iletişimsel her türlü bağlantılar üzerinde bazı aksamalar meydana gelebilir. Akıl ve mantıksal olan güdüleri anlatan Merkür retrosu süresince yeni kararlar almak, yeni anlaşmalara imza atmak yerine oluşmuş şartları gözden geçiriyor olmak adına daha güvenli zaman dilimini ifade eder.
______________________________

Aylara göre baktığımızda;

Ocak ayı içinde; Ocak ayı’nın ilk haftası içinde Oğlak burcunda gerçekleşecek olan Güneş, Pluto kavuşumu güçlü amaçlar peşinde olma, cesaret ve kararlılık sergileme, başarı elde etme arzusu taşıyan girişimleri göstermekte. 9 Ocak gününe kadar sürecek Merkür’ün retro konumu yanlış verilecek kararlara karşı dikkatli olmaya işaret ediyor. Ülkemiz açısından baktığımızda 7. evinde gerçekleşecek olan Güneş, Pluto kavuşumunun öncü burçlarda yerleşmiş Jüpiter ve Uranüs ile olan kare açıları var. Diğer ülkeler ile karşılıklı ilişkilerin zorlu bir süreç içinde oluşu, yaşanabilecek güç çekişmeleri, gizli yürütülen anlaşmalara maruz kalmak, baskıcı ve kontrol edilmekte zorlanılan durum ve olayların gelişiyor olduğu bir dönem olacağı görülmekte. 12 Ocak Perşembe günü Yengeç burcunda gerçekleşecek olan Dolunay derecesi, öncü burçlarda yerleşmiş olan Uranüs, Jüpiter ile birlikte büyük kare oluşumu içinde. Duygusal anlamda büyük bir gerilime işaret eden açı kalıbı, olaylar üzerinde kontrol sahibi olmanın zor ama insiyatif alabiliyor olmanın önemli hale geleceğine işaret etmekte. 28 Ocak günü Kova burcunda gerçekleşecek Yeniay, ülkenin finansal, ekonomik durumuna ait gelişen durumları, bazı alınması gereken yeni karar ve girişimleri göstermekte. Toplumsal gelişen olaylar, toplum üzerinde etki yaratacak olan bazı önemli kayıplar bu dönem içinde görülebilir.
_________________________________
Şubat ayı içinde; 7 Şubat Salı günü Jüpiter retro hareketine başlıyor olacak. Jüpiter’in retro dönemleri içsel bir büyüme ve genişleme fırsatı olarak kullanılabilir. Yeni başlangıçlar, yeni beklentiler içine girmek ve bunları elde etmek için zor bir dönemi işaret edebilen Jüpiter retrosu, yeni gelişmeler sağlama yerine içinde olunan durumların sağlama alınması, elde olan üzerine düşünmeye, değerlendirmeye daha uygun zamanlardır. Jüpiteri’in retrosu 10 Haziran günü sona erecek. 11 Şubat Cumartesi günü Aslan burcunda bir Ay tutulması gerçekleşecek. Oldukça açısal hareketlilik gözlenen, duygusal tetikleme yaratacak olan tutulma haritanın 3 ve 9 aksında gerçekleşiyor olacak. Geleceğe yönelen istekleri, bireyselleşmenin, özgürlük ve bağımsızlık arayışının getirebileceği gerilim etkilerini taşımakta. 26 Şubat Pazar günü Balık burcunda gerçekleşecek olan Güneş tutulması öncelikle kişisel haritalarımızda denk geldiği evler ile bütünleşecek şekilde olmak üzere hayatlarımıza önemli değişimler yaratacak enerjileri barındırmakta. Kadersel anlamda gerçekleşecek olaylara da işaret eden tutulma, bitişlerin, sonlanmaların sonrasında kurulacak olan yeni başlangıçların enerjisini taşımakta olacak. Tutulma enerjisi altında kesinleşecek olan Mars Uranüs kavuşumu var. Jüpiter ile karşıtlık yapan kavuşum geleceğe, yeni ufuklara, yeni başlangıçlara döndürülen zihinsel yapıyı göstermekte. Ülkemiz haritasının 9. evi üzerinde gerçekleşecek Güneş tutulması, uluslararası ilişkileri, hukuk ve adalet konularını, dini ve inançsal sistemler ile yüksek eğitim konuları üzerinde dikkat çekici gelişmeleri göstermekte. Mars, Uranüs kavuşumunun 11. ev üzerinde gerçekleşmesi meclis çalışmaların, anayasa değişiklikleri üzerine aktif, hızlı ve yenilikçi, reformist amaçlar içinde gelişeceğini göstermekte.
____________________________________
Mart ayı içinde; Jüpiter-Uranüs karşıtlığının Pluto ile oluşturdukları t-kare açı gökyüzüne hakim konumda. Kalıcı değişimlerin ayak sesi gibi düşünebileceğimiz, radikal değişimler, yeni yapılanmalara doğru gidiş, yeni düzen arayışlarının getirisi önemli değişim dönüşüm enerjilerinin etkisi güçlü görünmekte. 5 Mart Pazar günü Venüs Koç burcunda geri hareketine başlıyor olacak. Venüs’ün geri hareketi ilişkiler ve karşılıklı kurulan bağlar üzerinde pasifleştirici, kişiyi dışa açık olmaktan alıkoyan, içe döndüren enerjiler taşımakta. 17 Nisan Pazartesi günü son bulacak retro, Venüs’ün Türkiye haritasının 10. evi üzerinde transfer ettiği bir dönemde gerçekleşmekte. Ülkenin dış ülkeler ile ilişkilerinde oluşabilecek bazı sorunları düşündüren bu durum, diğer ülkeler ile olan ilişkilerinde yanlış anlaşılmalar, uyumsuzluk ve ilişkilerde kopmaların işaretcisi olabilir. 28 Mart’da Koç burcunun 7.° de gerçekleşecek olan Yeniay, yepyeni bir döngünün başlangıcını işaret etmekte. Hayatlarımızda yeni başlangıçlar, yeni girişimler için aktiflik ve bedensel, zihinsel güç içeren Yeniay enerjisi alltında iken ani, düşünmeden, bilinçsizce yapılan girişimlere ve değişikliklere karşı dikkatli ve farkındalıklı olmakta fayda var.Türkiye Kuruluş haritasının 10. evi üzerinde gerçekleşen Yeniay yöneticisi Mars ile birlikte 11. ev vurgusu taşıyor. Meclis, yasalar, yasa değişimleri ve ulusal hareketleri ifade eden bu ev konusu dahilinde hızlı, aktif gelişmeler gündem konusu halini alabilir.
___________________________________
Nisan ayı içinde; 7 Nisan Cuma günü, içinde bulunduğu Yay burcundan geçişini bitirmeden önce Satürn, 150 gün sürecek olan retro dönemi başlayacak. 26 ağustos Cumartesi gününe değin retroda kalacak olan Satürn’ün yine retro hareketini sürdürmekte olan Venüs ile oluşan kare açısı bu ay içinde yaşanabilecek bazı olumsuzluklara işaret etmekte. İlişkilere yönelik gelişebilecek zorlanmalar, ilişkilerin sorgulanması, kopmalar ve benzeri durumlar oluşabilir. Mali açıdan da sıkıntılı, daralma içeren bir dönem olabileceğini öncesinde dikkate almakta fayda var. 11 Nisan’da Terazi burcunda gerçekleşecek olan Dolunay da bu açıdan ilişkilere yönelik etkisi güçlü olan sorgulayıcı bir bakış açısı taşıyor olacak. 21 Nisan Cuma günü başlayacak olan Pluto’nun 150 günlük retrosu ile birlikte; gökyüzünde Merkür, Jüpiter, Satürn ve Pluto aynı anda retro durumda olacaklar. Önemli bir zaman dilimine işaret eden gezegensel konumlar, retro Merkür’ün Uranüs ile 11. evde kavuşumda oluşu, tekrar meclis gündemine gelecek konular,yeni kararlar için yavaşlama, gözden geçirme ya da bu dönem içinde alınacak olan yeni bir karar için tekrarlama etkisi getirebilir. Ülkenin askeri ve her türlü güvenlik birimlerini içine alan konular başlıca önemli madde halini alabilir.
____________________________________

Mayıs ayı içinde; Retro konumunu sürdüren Satürn, Uranüs ile kesinleşmiş üçgen açı yapıyor olacak. Değişim enerjisi taşıyan açı, değişimin kalıcı ve bir nevi engellenemez şekilde hayatlarımıza akacak olduğu bir dönemi göstermekte. 11 Mayıs Perşembe günü Akrep burcunda gerçekleşecek olan Dolunay ülkemiz haritasının 5 – 11 aksı üzerinde etkili. Genç nüfus, spor klüpleri, sporsal faaliyetler, eğlencesel faaliyetler, sanat, sanatçı kişilikler 5. ev konusu olarak bu alanlara yönelik etkileri işaret etmekte. Bu alanlarda yeni gelişmeler, rekabet ya da stress içeren olaylar ile karşılaşılacak olabileceği gibi, 11. ev bağlantısı ile birlikte meclis dahilinde yeni yasa ve uygulamaların bu ay içinde çok daha ön plana geleceği, belki halkın görüşüne açılacağı öngörülebilinir. Mayıs ayı son günlerinde Güneş, Aldebaran sabit yıldız ile olan kavuşumu gerçekleşecek. Belirli koşullar gerçekleşmesi durumunda büyük başarılar vaad eden yıldız olarak tanımlanan Aldebaran sabit yıldızı açısından, başarıların gerçekleşmesi için en önemli kriter dürüstlüktür. Dürüstlükten ödün verilmeye meyilli olmak başarıları al aşağı edecek, iflasa taşıyacak olayları yaratacaktır (Brady). 9 Mayıs 2017 Salı günü (21:28) de Ay düğümleri burç değiştiriyor olacak. İçinde bulundukları Başak/Balık burcundan Aslan/Kova burcuna geçiş yapmış olacaklar. (etkileri paylaşacağım ayrı bir yazının konusu olacak)
______________________________________
Haziran ayı içinde; 9 Haziran Cuma günü Yay burcunda bir dolunay gerçekleşiyor olacak. Dolunay esnasında Ay, Satürn ile kavuşum içinde ve biraz uzak olmakla birlikte Kiron ile kare açıya doğru gitmekte. 25 Mayıs’dan bu yana alınmış olan hızlı ve aceleye getirilmiş kararların yeniden gözden geçirilmesi gereken bir zaman dilimine işaret etmekte. Duygusal kontrolü ele geçirebilmiş olmak verilecek kararların aldatıcı , yanıltıcı etkilerinden uzak tutacaktır. 11 Haziran Pazar günü Jüpiter 13° Terazi burcundan ileri hareketine başlıyor. Jüpiterin dispozitörü Venüs’ün de yöneticisi olduğu Boğa burcuna geçmiş oluşu, bu ay için, yeni başlangıçlar, yeni gelişme ve fırsat yaratıcı ortamlara işaret etmekte. 24 Haziran Cumartesi günü Yengeç burcunda oldukça kuvvetli bir Yeniay gerçekleşecek. Ülkemiz haritasının 1. ev aksı üzerinde gerçekleşen tutulma Merkür ve Mars’ın da tutulma derecesi içinde oluşu ile savunmacı, koruyucu, aile, vatan duygularının oldukça ön plana çıkacağını göstermekte. Bu ay içerisinde yine 1. ev üzerinde transfer halinde olan Mars’ın natal Mars ile olan kare konumuda bu duyguların ön planda olacağı durumları kuvvetlendirmekte.

__________________________________
Temmuz ayı içinde; 2 Temmuz Pazar günü kesinleşecek Mars, Pluto karşıtlığı Haziran ayı son günlerinden itibaren etkisini gösterecektir. Büyük bir mücadele, güç kullanma, hayatta kalma savaşı ile bağlantılanabilecek olayları işaret eden gökyüzünde, bu açının ülkemiz haritasında 1- 7 aksı üzerinde oluşmuş olması önemli bir zaman dilimi içinde olacağımızı göstermekte. Açık düşmanlık sergilenecek olaylar, güç çekişmeleri, açık rekabet ortamları söz konusu olabilir. 9 Temmuz Pazar günü Oğlak burcunda gerçekleşen Dolunay’ın yine natalde bu evlerin üzerinde gerçekleşiyor oluşu bu açının etkilerini ortaya çıkaracak enerjileri barındırmakta. 27 Temmuz 2017 Perşembe günü Aslan Burcunda Güneş, Mars kavuşumu gerçekleşecek. Ağustos ayının ilk yarısı içinde de etkili olacak bu kavuşum, ekonomi, ülkenin maddi kaynakları, parasal konuları öne çıkarıyor olacaktır.
____________________________________
Ağustos ayı içinde; 4 Ağustos 2017 Cuma günü Jüpiter – Pluto kare açısı kesinleşmiş dereceye gelecek. Büyük bir güç, güçlü amaçlar ve amaçları güçlü bir şekilde ortaya koyuyor olma enerjilerini barındırmakta bu oluşan açı. 7 Ağustos Pazartesi günü yılın ikinci Ay tutulması Kova burcunda gerçekleşiyor olacak. Kontrol edilmekte zorlanılan durumlara, yanlış verilebilecek kararlara, kazanılmış önemli pozisyonları kaybetme riskine karşı dikkatli olmayı işaret eden Ay tutulması, ülkemiz natal haritasının 8 – 2 ekseni üzerinde oluşmakta. Ekonomi ve mali kaynaklara dikkat çektiren tutulma, halkın mali kaynak sıkıntısı içinde olabileceğine de işaret eden bir dönemi göstermekte. 21 Ağustos Pazartesi günü Aslan burcunda Güneş tutulması gerçekleşecek. Etkileri devamında sürecek 1 yıla yayılacak olan tutulma derecesi Regulus sabit yıldızı ile kavuşum açısı içinde. Oldukça güçlü etkilere dikkat çeken Aslan burcunda tutulma, büyük güç sergileme, yöneticilik ve hükmetme amacı sergileyen güdüleri barındırmakta. Başarı ve üstünlük sağlama enerjisine işaret eden tutulma derecesine Türkiye kuruluş haritası üzerinden baktığımızda komşu ülkeler üzerinde güç sağlama amacı taşıyan girişimler, her türlü ekonomik kaynak sağlamaya yönelik yeni sağlanacak girişimler, iletişim, gazete, internet gibi medya alanları üzerinde getirebilinecek yeni gelişmeler olacağını söyleyebiliriz.
_____________________________________
Eylül ayı içinde; 6 Eylül Çarşamba günü Balık burcunda bir Dolunay gerçekleşiyor olacak. 20 Eylül Çarşamba günü Başak burcunda gerçekleşecek olan Yeniay öncesi, idealler, arzular ile gerçekler, kurallar ve kusursuzluk arayışı içinde duygusal ikilemler yaratacak olan Dolunay yeni bir farkındalık kazandıracak enerjiler taşımakta. Bu ay içinde Başak burcunda gerçekleşecek Yeniay fazında Başak burcunda oluşmuş bir gezegen yoğunluğu var. Sistem, düzen, hizmet anlayışına vurgu yapan Yeniay, yeni sistem, yeni düzen oluşturma, kendin dışındaki kişiler adına yeni alınacak sorumluluklara, artan görev ve hizmet gerekliğine işaret etmekte. Türkiye haritasının 4. evi üzerine düşen Yeniay derecesi, bu evin konuları olan toprak, toprak mahsülleri, toprak sahipleri, gayri menkuller, emlak ve inşaat konularına dikkat çekmekte. Bu konular üzerinde getirilecek yeni düzenlemeler, yeni sorumluluklar, ayrıntılı ve analizci bir bakış açısı gündem konusu haline gelebilir.
___________________________________
Ekim ayı içinde; 28 Eylül Perşembe günü Uranüs ile olan karşıt açısını tekrarlayan Jüpiter, harekete geçme, yeni yollar arama, organize olma ve grupsal, toplumsal amaçlı hareketlerin oluşabileceğini göstermekte. Ekim ayının 5. günü Koç burcunda bir Dolunay oluşumu var. Venüs ve Mars’ın kavuşum içinde olduğu gökyüzü, ilişkiler üzerine önemli bir vurgu yapmakta. 19 Ekim Perşembe günü gerçekleşecek olan Yeniay Terazi burcunda ve Yeniay esnasında Güneş- Uranüs karşıtlığı kesinleşmiş derecesinde olacaklar. Yeni başlangıçlara, yeni ilişkilere, ortaklıklara, işbirliklerine işaret edebilecek olan Yeniay derecesinin Uranüs ile olan karşıtlığı, hızlı ve ani gelen değişimleri, değişimin gerekliliğini anlatan enerjilere sahip. Terazi burcundaki Yeniay ülkemiz haritasının 5. evi üzerinde gerçekleşmekte, 11. evde transfer eden Uranüs karşıtlığı ile birlikte bu aks üzerinde etkili olacak Yeniay, çocuklar, gençler, eğitim sistemi, eğlence ve sanatsal faaliyetler ile ilgili yaşanacak gelişmelere işaret etmekte. Bu alanlar ile ilgili konularda yeni çıkan yasalar, yeni düzenlemeler söz konusu olabilir. 10 Ekim 2017 Salı günü burç değiştiren Jüpiter, Akrep burcunda yaklaşık 1 yıl sürecek yolculuğuna başlıyor olacak.
___________________________________________
Kasım ayı için; 4 Kasım Cumartesi günü Boğa burcunda Dolunay oluşumu var. Güneş, Jüpiter ile kavuşum, Neptün ile üçgen açı içinde. Sezgilerin, idealleştirilmiş fikirlerin, hayallerin gerçekleştirilmesi amacı içinde iken, gerçeklerle yüzleşme, maddesel dünyanın gerekliliklerini yerine getirme dürtüleri ile karşılaştıracak olan Dolunay derecesinin dispozitörünün (Venüs) Uranüs ile olan karşıtlığı ilişkiler üzerinde bağımsızlık arayışının getirisi olarak bazı sorunlara, kopmalara işaret ediyor. Ülkemiz haritasının 5. evi üzerinde gerçekleşecek Dolunay haritasında Mars, Türkiye natal haritasında olan konumu ile aynı dereceye gelmiş pozisyonda olacak. Bu dönem içinde gelişebilecek bazı iç huzursuzluklar, toprak güvenliği konusunda artan mücadele, yönetime muhalefet gösteren oluşumlar içinde olma durumları oluşabilir.
________________________________________
Aralık ayı için; Aralık ayının ilk günlerinde kesinleşecek olan Mars-Uranüs karşıtlığı, Yay burcundaki yolculuğunun son günlerinde olan Satürn ile yaptığı köprü niteliğindeki açı ile birlikte, yeni bir düzen anlayışının mücadelesi içinde olma, eski, zamanı dolmuş sistem ve yapıların yerine yeni oluşumlar yeni yapılanmalar sağlama gerekliliğini ve oluşturulabilecek imkanını işaret etmekte. 23 Aralık 2014 gününden bu yana Yay burcunda yolculuğunu sürdürmekte olan Satürn, 20 Aralık 2017 Çarşamba günü Oğlak burcuna geçiş yapmış olacak. Satürn’ün Oğlak burcunda getireceği etkiler bir başka yazımın konusu olacak olmakla birlikte, yöneticisi olduğu burca geçen Satürn, sorumluluklar, görev bilinci, oluşturulmuş düzenler, yapılar, yönetsel ve sistemsel olgular üzerinde yeni yapılanmalar taşıyor olacaktır.

Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş – Satürn kavuşumu, Jüpiter sekstili, yaklaşan Uranüs açıları

66d5994c0127d633085da832b5530015
Ne olmak istediğini bilen, inandığı, değer verdiği oluşumları gerçekleştirme adına olmak, oldurmak istediği şeyler için ciddi, kararlı ve gerçekçi adımlar atabilme sorumluluğunu üzerine alabilen, geleceğe yönelmiş ve içinde katı kalıpların dışına çıkma gücü ve kendine inancı barındıran enerjilerin hakimiyetini göstermekte olan açılar var gökyüzünde.

İçinde bulunduğu Yay burcunun 18. derecesinde Satürn ile kavuşum yapan Güneş’in dispozitörü Jüpiter ve Jüpiter bu kavuşuma hem sekstil açı (60 derecelik açı) ile bakmakta hemde yöneticilik yücelme bazında karşılıklı ağırlama içinde bulunmakta. Astrolojik bir gösterge olan karşılıklı ağırlama burada olaylar üzerinde hedeflere ulaştırma fırsatı taşıyan, güven ve amaç duygusunu destekleyen etki olarak çalışmakta. Gökyüzünün oluşmakta olan açısal konumunun vereceği etkileri içimde bulunacağımız dönem için pozitifsel olarak almak ve kullanabilmek çok mümkün.
10 Aralık 2016 cumartesi günü (18.51) kesinleşecek olan Güneş Satürn kavuşumu , içinde bulunduğumuz hafta başı itibari ile etkilerini hayatımıza yansıtmakta olacak.
Gökyüzünde Satürn ve Jüpiterin, Uranüs ile yaklaşan açıları oldukça dikkat çekici. Satürün’ün üçgen açısı, Jüpiter’in Uranüs ile karşıtlığı olaylar üzerinde önemli etkiler yaratmakta. Sosyal ve toplumsal konular üzerinde belirgin etkisini görebiliyor olduğumuz Satürn ve Jüpiter gezegeninin Uranüs ile oluşan bu açısal konumları, değişimsel etkiler barındıran koşullar içerisinde olduğumuzun bir göstergesi. Ani ve sıradışı kararlar almaya çok daha yatkın olabilecek bu süreç, eski yerleşmiş düşünce, yaşam ve inanç kalıplarının dışına çıkmaya yönelik bir zihin yapısını aktive etmekte.

İçinde bulunduğumuz hafta itibari ile, geleceğe yönelik amaçları gerçekleştirebiliyor olmak, yeni yapılanmalar, oluşumlar içine girmek adına istek duymak, kendini sorgulama, yapmak istediklerini yapabilir olmaya karşı duyulan güven duygusu, değişime açıklık ve değişime istekli bir yapı içine girmiş olacağız. Bu dönemi plan ve projelerimizi hayata geçirmek, yapılandırmak, girişimlerde bulunmak ve kendi kimliğimiz üzerinde oluşturacağımız gerçekçi bakış açısı ile değişime ihtiyaç hisseden yönlerimizi fark etmeye yönelik bir dönem olarak düşünebilir ve değerlendirebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

KARMANIN EFENDİSİ SATÜRN, YAY BURCUNDA NEYİ İFADE ETMEKTE

6d8096a5d222e034041ad7a526f8f082

KARMANIN EFENDİSİ SATÜRN, YAY BURCUNDA NEYİ İFADE ETMEKTE

Ruhun dünya üzerinde bir bedene sahip olması, bedenlenmesi ve bedenlenen varlığının maddesel dünya üzerinden sağlayacağı benliğinin yapıtaşlarını oluşturan prensip olan Satürn klasik astrolojiye göre en dışta yer alan gezegen olarak dünya üzerinde bedenlenmiş olan varlığın alacağı en son halini ortaya koyan, ezoterik astrolojiye göre de ruhsal karma’yı gösteren gezegen olarak yorumlanır.

Kişiliğin en temel yapısı hakkında bilgi verici nitelikleri üzerinde taşıyan Satürn, kişisel haritalarda da yerleştiği burç ve evler ile doğru orantılı olarak kişilerin hayatlarında yapılandırmaları gereken, onları gelişmiş ruhsal niteliklerini kazanmalarına götürecek deneyim, sorumluluk ve disiplin ile karşılaşacakları alanları göstermektedir.
Ruhun katettiği yolda, maddi dünya üzerinde gerçekleştireceği görevler ve alacağı sorumluluklar ile olgunlaştıran, bilgeleştiren gezegendir Satürn, en temel yapıyı taşır. İnşaa etmek, oluşturmak, reel hale getirmek, disipline etmek, olması gerekeni olması gereken hale getirmek, yapılandırmak Satürn’ün doğasıdır.

Ruh bilgeliğe giden yolun zorlu sınavlarından geçer;

Satürn sınırlandırır, Satürn disipline eder, yoksun bırakır, korkutur, yalnızlaştırır, zorlaştırır, ağırlaştırır, üzer, yorar, sınar ve bilgeleştirir, astrolojide bilinir ki; Satürn denilince, Karma’nın Efendisi denir.

Kaosa düzen getiren

Antik Yunan mitolojisinde bir titan tanrısı olan Kronos ile özdeşleşen Satürn, içinde yaşadığı döneme düzen getiren, karışıklıkları sonlandıran tanrı olarak bilinir. Satürn dünyasal yaşamın şekillenebiliyor olması için gereken yapılaşmayı sağlayan, toplumsal kuralları, sosyal düzeni ortaya koymakla görevli gezegen olarak ‘kaosa düzen’ getiren olarak tanımlanır.
Gezegenler ilk hareketi veren astrolojik temsilcilerdir. Astrolojide ‘ne’ sorusunun cevabını gezegenlerden ‘nasıl’ sorusunun cevabını ise burçlardan alırız. Buradan da anlaşılacağı gibi olayların karakteristliğini gezegenler ifade eder ve içinde bulundukları burçların niteliklerine hizmet ederek nasıllığını gerçekleştirirler. Pek tabii astroloji disiplininin temel aldığı bir çok niteliklere göre şekillenen etkenler ile olaylar böylelikle okunabilir olurlar.

Bu yazının konusu bir gezegenin (burada Satürn) bir burç içinde olan yolculuğu esnasında o burcun nitelikleri ile kendi çalışma prensiplerini nasıl ortaya koyacağı üzerine bir bakış açısı sağlamak. Bunun tam olarak nasıl çalıştığının anlaşılabilmesi için Satürn’ün yapısı hakkında ayrıntılı bilgi vermeyi tercih ettim. Satürn içinde bulunduğumuz dönemde Yay burcundan geçiş yapmakta ve hep birlikte deneyimliyor olduğumuz bu geçişin, yaşanılan olaylar üzerinde yarattığı yansımaları örneklemek çok daha anlamlı hale getirecek.
23 Aralık 2014 Salı günü Yay burcuna geçiş yapan Satürn’ün istasyon tarihlerine burada değinmeyeceğim ve yazının sonuna not olarak ekliyor olacağım.

Satürn, Yay burcunda olduğu sürece Yay burcunun ana temaları olan konularına hizmet ederek çalışacak ve kendi doğasının perensiplerini Yay burcunun temel ifadesi olan konuları üzerinde gösterecekti ve şimdiye kadar öyle de oldu. Ben bu yazıyı tamamladıktan sonra Satürn, Yay burcunda olan yolculuğuna devam ediyor olacak. Bu yazının amacı şimdiye kadar ki olan yolculuğunun görünen resmini açıkça ortaya koymaya çalışmak. 20 Aralık 2017 Çarşamba günü Oğlak burcuna geçişine değin Satürn, Yay burcundaki yolculuğunu sürdürecek.
Yay burcu en ideal prensibinde, hayatın anlamını keşfetmek, mânâ ile yoğunlaşan yüksek zihnin aradığı evrensel prensiplere ulaşmaktır. İnançlar, felsefi düşünceler,filozofik zihin ve sezgisel aklın niteliklerini taşıyan Yay burcu, dini, felsefi inanç ve görüşler ile şekillenen tüm konular, sistemler ve olaylar, yüksek eğitim, öğretim, medya ve yayıncılık, yabancılar, uzak yerler, uluslararası konuları ifade eder.
Satürn, Yay burcuna geçiş yaptığı andan itibaren bu nitelikleri taşıyan düşünce ve sistemler Satürn’ün görev ve sorumluluk alanına girmiş oldular. Gerek kişisel, gerek toplumsal, gerek ülkemizin geneli dahilinde hep birlikte yaşadığımız olaylara bir de bu bakış açısı ile bakmaya başladığımızda rahatlıkla görebileceğimiz şey inançsal, felsefi, dini düşünce ve görüşler ile şekillenmiş tüm sistemlerin bir nevi sınavdan geçiyor olduğu.
Satürn yapılaşma enerjisi taşır, paradigmayı, değerleri koruma ve bu değerler ile oluşturulmak istenilen yapılaşmayı anlatır. İçinde bulunduğumuz süreç bunu doğrular nitelikte olayları içermekte. İnançsal güdüler, idealler ile şekillenen geleceğe yönelik yapılaşmaları oluşturmak için artan istek ve çaba oldukça yükselmiş bir derecede.
Bu yönde çalışan görüşler ve yapılar üzerinde Satürn’ün disipline eden enerjisi, bu tarz sistemlerin üzerinde ağırlığını hissettirerek, gerçekler ile karşılaştıran, disipline eden, sınırları çizen, törpülenmesi gereken her tür aşırı uç görüş ve inançları elemeye tabii tutan yansımalar yarattı.
Dünya üzerinde İnançsal içerikli çatışmalar, tarikat, cemaat ve oluşan mezhep sorunları, felsefi, dini ideolojiler ile oluşturulmak istenilen sistemler, bu niteliklerle kurulmuş sistemlerin sorgulanmaya doğru çekilmesine yol açan olaylar, gizli yürütülen örgüt ve teşkilat sistemlerinin varolma çabalarını ortaya koyan çehreleri, çevremizde gelişen olayların ana dilini oluşturmakta.
Olaylara çok yönlü bakabilme üslubu, etik ve ahlak anlayışı Yay burcunu adalet ve hukuksal konular üzerinde etkin kılar. Hukuksal sistemler, adalet ve haklar üzerine çalışan sistemler Yay burcu ile ifade edilirler. Satürn, Yay burcundan geçiş yapıyor olduğu süre zarfında etkisini bu sistemler üzerinde de göstermekte. Hukuksal içerikli sistemlerin, kendi içinde disipline olmaya mecbur bırakan etkiler içinde kalışı, sistemde bozulmuş olan düzenin ortaya çıkan yansımaları, bu alanda görev ve sorumluluklara getirilen sınırlayıcı, daraltıcı boyut taşıyabilen yeni düzenlemeler yine Satürn’ün Yay burcunda oluşturduğu ana göstergelerden biri.
Satürn’ün Yay burcunda geçiş yaptığı 2014 Aralık ayı sonrası gündemimize biraz gözatıp biraz hatırlamaya başladığımızda medya kuruluşlarının yaşadığı zorluklar, yayıncılık alanında yaşanan sıkıntılı süreçler, kaybedilen önemli gazeteci kimliklerden bahsetmek mümkün. Yay burcu medya, yayıncılık, yazarlar ile ilgili konuların da yöneticiliğini yapar. Yine içinde olduğumuz bu süreçte medya ve iletişime getirilen yasaklar, sınırlandırmalar, sosyal ağlarda yaşanan kısıtlanmalar Satürnyen oluşumların getirisi olarak paradigmayı koruma enerjisi taşımaktan öte birşey değil.
Yüksek eğitim, üniversiteler, akademik kuruluşlar, öğretim üyeleri, profesörler, eğitmenler yine bu burcun konusu dahilindedirler. Ülkemizde 2015 yılı itibari ile bu kurum ve kimlikler çerçevesinde ortaya çıkan sorunlar, kurumların yeni bir yapılaşma içine girmesi zorunluluğu açıkça ortada.
Uzak yerler, yabancılar, uluslararası ilişkiler ve seyahat, zodyakta 9. burç olan Yay burcunun ifade ettiği konuları arasındadır. Satürn’ün bu burçtan geçişi ile birlikte bu konular üzerinde darlaştırıcı, sorun çıkarmaya yönelik, kısıtlayıcı etkileri barındıran, yaşanılan uluslararası sorunlar, yabancılarla ilgili ülkemizin mülteci sorunu ile birlikte artan sorumluluk ve görev anlayışı, turizm sektöründe varolan sıkıntılı süreç Satürn’ün disipline edici enerjisini bu alanlar üzerinde gösteriyor olmasının gerçekliğini taşımakta.

İçinde bulunduğu burcun niteliksel modeli ile ortak bir zihin oluşturan Satürn, alınması gereken dersler, edinilmesi gereken sorumluluk anlayışı ile kaosa düzen getiren enerjisini açıkça ortaya koyar. Satürn’ün vââd ettiği bir güven duygusu vardır ama ancak onun gösterdiği görev ve sorumlulukların altında yatan bilince ulaşan ruh Satürn’ün vââd ettiği güven duygusuna erişir. Bilgeleşmeye açılan bir kapı…

Dilâra Başar Efeoğlu
02.12.2016, Cuma

Not : Satürn Yay burcu yolculuğu esnasında gezegensel hareketlerini gösteren istasyonlarına varış tarihlerini burada belirtiyorum.
23 Aralık 2014 Yay burcuna geçiş, 15 Mart 2015 (4 derece Yay) retro başlangıcı, 15 Haziran 2015 Akrep burcuna dönüş, 3 Ağustos 2015 Retro sonu (28 derece Akrep), 18 Eylül 2015 Yay burcuna geçiş, 24 Mart 2016 retro başlangıcı (16 derece), 14 Ağustos 2016 retro sonu (9 derece), 7 Nisan 2017 retro başlangıcı (27 derece), 26 Ağustos 2017 retro sonu (21 derece), 20 Aralık 2017 (07:48) Oğlak burcuna geçiş.
Görsel : Cimitero monumentale di Staglieno, Cenova, İtalya.

29 Kasım Salı 2016(15.18) Yeniay

newmoon

Kadere bırakamayacak kadar ateşli, şevkli, heyecan ve ilham dolu amaçları gerçekleştirmenin coşkusu ile dolup dolup taşarken işte tam da aslında kaderin başrol oynayacağı bir Yeniay gerçekleşiyor olacak gökyüzünde…

29 Kasım Salı (15.18) Yeniay

Yay burcunun 7. derecesinde gerçekleşecek olan Yeniay, Yay burcunun kendine inanç ve güven dolu tabiatı ile yeni hedeflere yönelme güdüsünü aktif bir biçimde taşıyor olacak. Amaç duygusu ve amaçları elde etme azminin yükseleceği bir dönemi anlatıyor olan Yeniay, Asc derecesinde bulunan Koç burcunun yönetici gezegeni Mars ile birlikte; savaşçı, mücadeleci kimlik taşıyan enerjilerin süreçe hakimiyetini de açıkça ortaya koymakta. Kova burcunda hareket eden Mars, Yeniay haritasının 11. evinde. Umut, geleceğe odaklanmak, gelecek için mücadele etmek en temel güdü olmuş durumda.

İster kişisel olsun ister toplumsal boyutta özgür olmaya duyulan ihtiyaç artacak, artacak çünkü inandıklarını ortaya koymaya, amaçlarını gerçekleştirebilir olmaya, yeni başlangıçlara, yeni ufuklara doğru yönelme güdüsünün yoğunlaşacak olan duygusu, özgürlüğe olan ihtiyacı en üst seviyeye yükseltmiş olacak. Bu duygular ile şekillenmiş olan arzular, istekler, olmak istenilen haller ve durumlar için verilecek mücadele ise bu Yeniay’ın ifade ettiği mücadele anlayışının ana göstergesi.

Kaybedecek zamanı yokmuşcasına hızlı, çabuk ve kontrol etmekte güçlük çekilen olayların içerisinde olmak bu Yeniay için çok mümkün. Yeniay derecesi ile kare açı içerisinde olan Neptün ileri hareketine başlamış olmanın yaratıcılığını da sergiler durumda. İnançların, ideallerin ve bir o kadar da hayallerin, özlemlerin önemi bir hayli yükselmekte bu Yeniay ile birlikte. Büyük değişimler, önemli dönüşümler getirmeye hazır olan Yeniay, yeni başlangıçlar, güçlü değişiklikler için oldukça uygun enerjiler taşımakta. Fakat bilinmeli ki güçlü değişim etkisi yaratabilecek olan Yeniay’ın diğer bir yönü hesapsız, plansız ya da gerçeklerin dışında hayal dünyasının yanılsaması içinde olmaya itecek duygusallığıda içermekte. Gerçeklerden kopmadan, yanılmalara, aldanmalara karşı tetikte ve uyanık olarak gerçekleştirilebilir hayaller, amaçlar, arzular için ise destekleyici duygusal gücü taşımakta.

Yeniay derecesi, Mars ve Jüpiter arası asteroit kuşağında yerleşmiş olan Juno ve Vesta ile de açısal bağlantı içinde. İlişkilere ait durumların ön plana çıkacağını gösteren bu bağlantılar, yeni başlayacak birliktelikleri gösteriyor olabileceği gibi varolan ilişkilerin yeniden şekillenmesi, sorgulanıyor oluşunuda göstermekte.Arzular, bağlılık ve fedakarlık hisleri ilişkileri şekillendiren önemli unsurlar halini alacaklar. Arkadaşlık, ortaklık, eş, sevgili gibi her türlü ilişkilere, bağlılıklara yıkıcılık taşıyabilecek olan kıskançlık, hırs, takıntılı düşünceler içinde olma gibi duygusal durumlara karşı kontrollü olmakta fayda var.

Yeniay ülkemiz haritasının 6. evinde gerçekleşmekte. 6. ev, ülkenin güvenlik ve askeri tüm birimleri, ordu teşkilatı, kamu çalışanları, işçi ve genel olarak halkın sağlığını hakkında bilgi vericidir. Yeniay derecesinin ülkemiz natal haritasının 3. ve 9. evlerinde bulunan Ay Düğümleri ile kare açı içerisinde oluşu diğer ülkeler ile olan ilişkileri, inançsal, dinsel konuları, hukuksal süreçleri, davaları ve habercilik alanı, medya kuruluşları ile kamunun görüşlerinin etkinliğini ön plana çıkarmakta. Yeniay derecesi 9. evde Güney Ay Düğümü ile kavuşum halinde bulunan natal Uranüs’ü tetikler pozisyonda. Transfer Neptün’de 9. ev üzerinde hareket etmekte. Tüm bunlarla birlikte, Natal haritaya geleceğe yönelik öngörü yöntemi olan ikincil ilerletilmiş (Secondary Progressions) harita konumunu ile baktığımızda, Yeniay derecesinin 6. evde bulunan Mars’ın hemen üstünde gerçekleştiğini görüyoruz. Dinsel, inançsal görüşler ile oluşturulmuş teşkilatların liderlik arayışı, idealistce şekillenmiş görüşlerinin mücadelesine girişme, otoriteye karşı çıkma, bağımsızlık arayan nitelikte ayaklanmalar ülke içinde dikkat çekici durumlar halini alabilecek. Özellikle güvenlik yasaları ile ilgili değişiklik yapılmasına yönelik meclis ve yasa değişikliklerinin gerçekleşmesi gündeme gelebilecek olması durumları, ordu ve askeri teşkilatın aktif halde oluşu, savunma ve müttefik arayışı içinde olma Yeniay’ın ülkemiz üzerinde gerçekleşebilecek etkisel durumlarını göstermekte.

Sağduyu sahibi olabilmenin ve olaylara geniş bir perspektiften ileriye yönelik bakabiliyor olmanın içsel bir güç halini aldığı umut dolu günler dilerim…

Dilâra Başar Efeoğlu

Görsel, Daniel MERRIAM’a ait.

 

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak

 

fc649cdf3b3dcd9792b8ba0ceea27d08

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak,

25 Kasım 2016 Cuma günü (14.39) Oğlak burcunda, Venüs – Pluto kavuşum derecesi kesinleşiyor, yine aynı gün (01:02) Jüpiter-Pluto kare açısı kesinleşmiş olacak. İçinde olduğumuz hafta bu açıların etkisi altında, kesinleşen açılar daha sonrasında etkilerini gittikçe yavaşlayacak şekilde sürdürüyor olurlar.
Venüs – Pluto kavuşumu ilişkiler üzerinde beklentilerin, güç, tutku, sahiplenicilik, içeren istek ve arzuların artışı ve bu arzuların, isteklerin ortaya konulacak oluşunun ilişkiler üzerinde oluşturacağı etkilerin artacağını göstermekte. Kişisel istekleri gerçekleştirebilmek adına ısrarcı olmanın, kendi arzularına ulaşma çabası içinde baskı ve zorlama yoluna gidebilecek olabilmenin gücünü taşıyan enerjiler özellikle ilişkiler üzerinde odaklanmış etkileri ifade etmekte. Oğlak burcunda olan Venüs’ün ilişkiler üzerindeki disiplin, kontrol arayışı ve yöneticilik güdüsü ile birleşen Pluton’un güç ve kontrol tutkusu ilişkileri yeniden gözden geçirten, yeni yapılaştırma içine alan ve dönüşümsel etkiler ile karşılaştıran nitelikte yansımalar taşımakta olacak.
Bu kavuşum ile kare açı ilişkisinde olan Jüpiter, Venüs, Pluto kavuşumunun taşıdığı etkileri arttırıyor ve büyütüyor olacak. Uranüs ile de kare açıya doğru gitmekte olan Venüs, isteklerin ve beklentilerin fazlalaşması, elde etmek istenilen şeyler için ısrarcı olmak, sınırları zorlamak, idealize edilmiş değerleri, fikirleri realize etme isteği güdüsü içinde olmak amacı taşıyan şekilde şartların aşırı zorlanıyor olduğu, gerginlik ve kriz ortamları doğurabilir. Olaylar içinde sadece kendi değer anlayışı ile düşünmek ve hareket etmek yerine başkalarının fikir ve görüşlerine karşı biraz daha açık ve biraz daha sabırlı olmak, kontrolü elde tutuyor olmanın ve istekleri elde edebilmenin çok daha güvenli ve olumlu netice verecek çözümü olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

YAY BURCU

d93a4488fb584fc9bd8bc0b7a871be38

 

YAY BURCU
22 Kasım – 21 Aralık
Yay burcu mutlak gerçeğin ve bilginin bilgece peşinde olma güdüsünü taşıyan, felsefi, filozofik ve sezgisel zihni ifade eden bir burçtur.
Evrensel bakış açısına sahip olan Yay burcu, çevresel, yaşamsal, dünyasal düzene bireyciliğin dışına çıkan, geniş bir perspektiften bakan düşünce biçimini ifade eder. Görünen gerçekliklerin ötesinde yeni keşfedeceği gerçeklikleri arayacak olan bu burç, yeni prensiplere ulaşma ve ulaştığı yeni prensipleri yaymak, dağıtmak ve öğretmek güdüsü ile hareket edecektir.

Yay burcunun doğası, gezginci, maceracı, dışa dönük ve aktif bir yapıya sahiptir.

Bu burcun yeni deneyimlere dair duyduğu coşkulu heyecanın altında yatan en büyük etken, hayatın bir çok alanında bilgi sahibi olmak, öğrenmek, keşfetmek ve ufkunu genişletmeye karşı duyuyor olduğu güçlü arzularıdır. Yeni yerler görmek, dünyanın farklı yerlerinde farklı insanlar ile karşılaşabiliyor olmak Yay burcu için öğrenmenin en temel sağlayıcısı olabilecek bir kaynak olarak kabul edilir. Bu yüzden Yay burcu değişik kültürlere olan merakı, ilgisi, yatkınlığı ile gezmek, seyahat etmek ile oldukça içiçe bir yaşam sürecektir. Özgürlüğüne dair olan ihtiyacını arttıran bu arzular Yay burcunun belli bir kısıtlanma altında kalmasını zorlaştıran etkenler olarak çalışırlar. Böylelikle Yay burcu onu kısıtlayacak olduğunu hissettiği bağlılıklardan kaçınacak, özgürlüğüne oldukça fazla ihtiyaç duyacaktır.

Yunan mitolojisinin savaşçı Sentorlar’ı Yay burcu ile özdeşleşir.

Yay burcunun sembolü, Yunan Mitolojisi’nde yarı insan ve yarı at bedenli düşsel bir varlık olan Centaur (Sentor) ile tasvir edilir. Elinde ok ve yay ile tasvir edilen Sentorlar, Yunan mitolojisinde savaşçı, savaş yetenekleri gelişmiş, güçlü yaratıklar olarak tasvir edilmiştir. Hayatın anlamını bulmak felsefesi ile dolu olan Yay burcu, inançsal, ruhsal, dinsel, idealist, filozofik yapısını ortaya koyacak ve yüksek aklın varmaya çalıştığı bütünsel gerçekliğin savaşçısı olarak bilgi ve bilgeliğin peşine düşecektir.
Bireyselliğin ötesine geçebilen toplumsal içerikli düşünme becerisine sahip olan Yay burcu toplumun geneline fayda sağlama arzusu, sorumluluğu ve çabası içinde olacaktır. Olaylar karşısında sebep-sonuç ilişkisi arayışı ile düşünüyor olmaya yatkınlığı, bilginin derinlerine inme ve yeni bir sonuç ortaya koymaya yönelik çalışan zihinsel yapısı, Yay burcunun toplumsal, hukuksal, siyasi, adalet ve dinsel konulara yakınlığını ortaya çıkarır. Hukuksal, dinsel ve siyasi alanda etken olmayı topluma yapılan bir vazife olarak görebilecek olan Yay burcu böylelikle bu alanları meslek ya da özel ilgi alanı olarak oldukça ön planda çıkarabilecektir.
Bilgi sahibi olmak, öğrenmekle birlikte, bildiklerini paylaşma, bilgilendirme güdüsünü taşıyan Yay burcu doğası, ‘doğal bir öğretmeni’ göstermekte olacaktır. Bu burç çevresindekilerin de bilgi ve görüş dünyasını geliştirmeye çalışacak, yüksek bir ilham ile elde ettiği bilgi ve görüşlerini yayma güdüsü ile eğitimsel alanda aktif çalışabileceği bir mesleği seçmeye yönelebilecektir.
Bu burcun idealist yapısı onu kendi fikirlerine ya da inandığı diğer fikir ve görüşlere karşı saplantılı tutumlar sergileyecek kadar tutucu bir pozisyona sokabilir. Filozofik düşünen zihin yapısı gerçeklerden uzaklaşan, dogmatik inançların şekillendirdiği tutumlar ve yaklaşımlar içine düşen zihinsel bir yapı halini alabilir.
Yay burcunu sürekli yeni arayışlara itecek olan yeni ufuklara yükselme ihtiyacı bu burcun aşırılıklara kaçmasına, disiplinsiz ve dağınık hareket etmesine yol açabilir. İçsel olarak bilginin ve bilgeliğe verdiği değer anlayışının kendi iç dünyası ile çatışma içerisine girdiğinde Yay burcu kendini diğerlerinden soyutlayacak, fanatikleştirecek, üstün tutacak, kibir içeren davranış ve ruh halleri içine girebilecektir.
Astrolojide #Jüpiter ‘in yönetiminde bir burç olan #Yay burcu, vücutta Uyluk kemiği (üst bacak kemiği), kalçalar, bacak bölgesindeki sinirler ve toplar damarlar, sağ göz ve karaciğer ile ilgili bölgeleri temsil etmektedir. Yarı at yarı insan Sentor ile sembolize edilen Yay burcunun sporcu ve enerjik kişiliği ile de bağdaşan şekilde doğada özellikle atlara karşı duyduğu sevgi ve yakınlık hissi güçlü olabilmektedir.

Dilâra Başar Efeoğlu

Neptün retrosu son buluyor

 

4ea43a62788db3ca7e4a22be50ef9cfb

Neptün retrosu son buluyor

Bir kez görünenin arkasındaki görünmeyene doğru yönelttiğinde duygularını, içinde bulunduğun her durumun katı ve kabalığını fark eder olursun. Ve bir kez fark ettiğinde, sihir gibi birşey başlar sende, sıyrıldıkça katı ve kaba olan senden, işte o zaman başlar görünmeyen görünür olmaya.

 

19 Kasım Cumartesi günü retro hareketinin sonlanmasına yönelik durağanlaşacak olan Neptün 21 Kasım Pazartesi günü içinde bulunduğu Balık burcunun 09.14′ derecesinden ileri hareketine başlamış olacak.
5 duyunun ötesinde, maddesel dünyanın dışına uzanıyormuşcasına boyutsuz, kalıpsız, sınırsız manevi olarak anlamlandırılabilecek enerjileri yansıtan Neptün gezegeni, bireysellikten uzak, bütünsele olan inanç ile evrensel sevgi, şefkat, fedakarlık hisleri taşır. Neptün bu duyguların en saf halini idealleştiren gezegendir.
12 Haziran’dan bu yana retro konumda olan Neptün, geçmişe döndüren, geçmişin duygularını su yüzüne çıkartan, geçmişin hayalleri ve hayalkırıklıkları ile yüzleştiren, duygusal hesaplaşmalar içinde kendin ile karşılaşmana olanak veren enerjileri içeren olaylar ve duyguların yoğunluğu ile bir nevi içsele dönüşü anlatan enerjileri taşımaktaydı.

Derinlerde bir yerlerde en fazla arınması gereken yönlerimiz ile bizi karşılaştırmak isteyen Neptün retrosu toplumsal ve kişisel olarak kendi kendimiz ile yüzleşmemize olanak veren enerjileri hayatlarımıza yansıtmakta idi. Yüzleşmiş olduğumuz içsel benliğimiz aslında en saf halini alması gereken en saflaştırmaya yönelik ihtiyacı olan yönlerimizdi.
Neptün’ün taşıdığı ruhsal boyutsallığı, duygusal ilham zenginliği ile hayalgücünün ve sezgilerin yüksek seviyede hassas oluşunun yoğunluğu, aklın bilinçsel boyutu ile uyum göstermekte çeliştiğinde, gerçeklerden koparacak kadar yanıltıcı şekilde, aşırı hayalperest, yanıltıcı, aldanan, aldatıcı, dağıtan, kurban pozisyonuna sokan, zaaflara meylettiren duygulara yol açabilir.

Şimdi Neptün’ün ileri hareketine başlıyor oluşu, İdealize ettiği tüm duygu ve düşüncelerin realize edilmeye yönelik eylem ve arayışlara yönelecek oluşunu, geleceğe yönelik hayallerin kuvvet kazanacağını göstermekte. Geleceğe yönlendirmeden hemen önce bizlerde kendi üzerimize yönlendirdiğimiz bakışlarımız ile olduğumuz ve aslında olmamız gereken hal arasındaki gerçek farkındalığa varmalı, bencilliğin, bireyciliğin uzağında kalan ego ile Neptün retrosunu tamamlamaya doğru yol almalıyız.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu