Tanrıların Kralı Zeus

zeus-heykeli(1)

“Hiçbir ölümlü Zeus’un ne kurduğunu sezinleyip kestiremez. İnsan ne derece zekâsına mağrur olsa da Zeus ondan yüz kat üstündür”
Homeros, İLYADA

Dünyanın 7 harikasından biri olan Zeus heykeli M.Ö 450 yılında Yunanistan’ın Olimpiya kenti içinde Antik Yunan döneminin baş tanrısı Zeus için yapılmıştır. Yunan tarihinde Tanrıların Kral’ı sıfatına sahip olan Zeus, Roma mitolojisinde Jüpiter adını alır.
Muazzam büyüklükteki eserin bulunduğu tapınak içerisindeki heykele ulaşan yollar karanlık olacak şekilde dizayn edilmiştir. Heykel ise kuvvetli ışık alan bir bölgeye yerleştirilmiştir. Böylece heykelden gelen ışığı izleyerek aydınlığa ulaşılır. Astrolojide, Jüpiter, farkındalık, bilinç yaratan ve mana arayan zihni ifade eder. Heykelin sağ eli üzerinde zafer tanrıçası Nike, sol eli üzerinde kartal motifli bir asâ bulunmaktadır.
Olimpiyat oyunları 391 yılında putperestlik olarak suçlanıp sona erdirilince, Zeus Tapınağı da kapatılır. Dünyanın yedi harikası arasında sayılan heykel, o dönem çıkan karışıklıklar içinde Yunanlar tarafından, yeni kurulan ve o zamanki adıyla Konstantinopolis olan İstanbul’a taşınır ancak 462 yılındaki büyük yangında yok olur. Heykelin Olimpos’ta 1829’da Fransızlar tarafından bulunan parçaları bugün Paris’te Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.

Jüpiter Gerilemesi (retrosu)

05e43528c893f3e3d50c9f8fc831887a
Büyümenin, genişlemenin, gelişmenin olduğu her yerde Jüpiter güdüsü vardır. Jüpiter’in taşıdığı dürtü genişlemek, ilerlemek, yayılmak, enginleşmek ister. Dokunduğu her yere bu etkileri taşıyan Jüpiter bu yüzden umut, iyimserlik, şans, bolluk taşıyan gezegen olarak yansır.
Şimdi 5 Şubat Pazar günü retro (gerileme) sürecine girecek olan Jüpiter bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken , kendimize, hayatımıza bakmamız, yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini göstermekte. Kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile baktığımızda bize bu enerjileri hazırlayan yansımalar ile karşılaşacak olacağımızı görebiliriz.
Jüpiter retro süreci idealleştirilmiş fikirlerin, inanç ve amaçların baskın bir şekilde yüzeye çıkıyor oluşunu getirebilir. Kendimizi ve etrafımızda gelişen olayları kapalı, tutucu, fanatiksel eğilimlere açık bulabiliriz. Böyle olmak yerine içimize dönebilir, manevi duygularımız ile yüzleşebilir, idealize etmiş olduğumuz fikir ve görüşlerimizi, adaletli olma, başkalarınında haklarını teslim ediyor olma adına sorgulayabilir, kendi ahlak ve yargı anlayışlarımızı bu yönden de değerlendirebilir ve güçlendirebiliriz.
Gelişmenin anahtarını elinde tutan Jüpiter, hem ruhsal anlamda hem dünyasal anlamda genişleme vaad eder. İçinde bulunacağımız 126 günlük Jüpiter retro dönemini içsel bir yargılama sürecine çevirebiliyor olmak Jüpiter’in taşıdığı ve herbirimizin hayatında yer alan bolluk, zenginlik, iyimserlik, başarı ve güven duygusunu çok daha net ve çok daha anlamlı şekilde hissediyor olmamızı sağlayacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

Pluto, Uranüs ve Jüpiter açıları; Zihinsel bir kabuğun soyulması…

ca700b07b9efe8cb65fea0189ff108d3

Pluto, Uranüs ve Jüpiter açıları; Zihinsel bir kabuğun soyulması…

Dane Rudyhar, Triptych isimli ilham verici eserinde Uranüs’ü “evrensel ruhun yaratıcı gücü olarak tanımlamaktadır. Rudyhar, Uranüs’ün kişisel “başkalaşma, şekil değiştirme” aşamasını ifade ettiğini ve “başkalaşıma uğrayan kişinin Evrensel Aklın ortaya çıkması için bir odak haline geldiğini” belirtmektedir. (Bu cümle Barış İlhan yayınevine ait, Stephen Arroyo, Astroloji, Karma ve Dönüşüm Kitabından alınmıştır)

Daha önceki paylaştığım 2017 yılına dair yazımda belirttiğim gibi içinde bulunduğumuz yıl, Jüpiter, Uranüs ve Pluto’nun döngüsel açıları ile oldukça doğru orantılı şekillenmekte. Ve astrolojik olarak bu döneme ait olaylar üzerinde ‘neden ?’ diye sorduğumuzda bu üç gezegenin hareketlerinin biz insanlar ve dolayısıyla olaylar üzerinde yarattığı önemli etkileri görülmekte. Diğer gezegenler ve açıları, Pluto, Uranüs ve Jüpiter döngülerinin yaratmak istediği etkilere yönelik bir argüman halinde çalışmakta.

Terazi burcunda hareket etmekte olan Jüpiter ile Koç burcunda harekette olan Uranüs’ün uzun döneme yayılan etkiler taşıyan 26 Aralık 2016’da gerçekleşen karşıt açısı, 3 Mart ve 28 Eylül 2017 günlerinde tekrar kesinleşmiş dereceye geliyor olacak. Jüpiter, Uranüs karşıtlığının Oğlak burcunda hareket etmekte olan Pluto ile oluşturdukları açı kalıbı yine gökyüzünde uzun bir döneme yayılan etkiyi oluşturmakta. Jüpiter’in Pluto ile kare açısını deneyimleyecek olduğumuz tarihler ise önümüzdeki 30 Mart ve 4 Ağustos günleri.
İhtiyaç hissedilen değişimin nerede ve nasıllığı hakkında bilgi verici olan Uranüs, asıl değişimin oluşması gereken yer olan bilinçlerde değişim yaratmak gücünü ortaya koyar. Olaylar ön planda çalışırlarken arka planda ihtiyaç hissedilen bilinçsel değişimin varolabilmesi için zihinsel bir kabuğun soyulması, kaldırılması gerektiği misali varolan algıların yerini yenilerinin alabilmesi gerekliliği ile çalışır. Jüpiter, Uranüs karşıtlığı ; Uranüs’ün taşıdığı bu ilkeler ile Jüpiter’in taşıdığı, somut gerçeklerin çok daha ötesinde durabilen, inançlar, düşünceler, mânâ ile bütünleşebilen zihninin birbiri ile karşılaşması, birbirine karşı bakıyor duruşu. Her karşıtlık aslında taraf için oradan almak gereken bir şeyler olduğunun göstergesidir. Amaç farkındalık yaratmak, bilinçsel uyanış sağlamak ve boyutsal bir değişim ile gelişim yaratmaktır.
Kalıcı bir değişimin, kalıcı bir gelişimin en iyi halini sergilemesi ancak bir dönüşüm ile birlikte gerçekleştiğinde oluşur. Yeniden yapılanmanın sağlanması için tükenmiş, yapıcılığı, gücü kalmamış, gelişmeyi engelleme içinde olan tüm unsurları dönüştürmenin ana gücü olan Pluto, bu gereken dönüşümün tüm olgularını taşıyan gezegen olarak Jüpiter ve Uranüs ile kare açı yapmakta. Yaşadığımız, maruz kaldığımız tüm etkiler, çarpışan zihinler, çarpışan algılar artık bilincin bir nevi yeniden doğuşunu tamamlamaya yönelik olan sancılar ve sarsıntıları yansıtmakta.
Uranüs ve Pluto gezegenleri bireysel etkilerin çok ötesinde kolektif, toplumsal etkiler yaratan gezegenlerdir. Kolektif olanın içinde kendine doğru döndürülmüş bir bakış açısı, kendinde olana karşı geliştirilmiş gerçek bir farkındalık bireysel ilerlemeyi sağlayabileceği gibi bütünselin gücünüde yenileyecektir.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

Not: İlk paragrafta yapılan alıntının sahibi Dane Rudyhar; Fransız, astrolog, şair, müzisyen ve felsefi düşünür.

Güneş – Satürn kavuşumu, Jüpiter sekstili, yaklaşan Uranüs açıları

66d5994c0127d633085da832b5530015
Ne olmak istediğini bilen, inandığı, değer verdiği oluşumları gerçekleştirme adına olmak, oldurmak istediği şeyler için ciddi, kararlı ve gerçekçi adımlar atabilme sorumluluğunu üzerine alabilen, geleceğe yönelmiş ve içinde katı kalıpların dışına çıkma gücü ve kendine inancı barındıran enerjilerin hakimiyetini göstermekte olan açılar var gökyüzünde.

İçinde bulunduğu Yay burcunun 18. derecesinde Satürn ile kavuşum yapan Güneş’in dispozitörü Jüpiter ve Jüpiter bu kavuşuma hem sekstil açı (60 derecelik açı) ile bakmakta hemde yöneticilik yücelme bazında karşılıklı ağırlama içinde bulunmakta. Astrolojik bir gösterge olan karşılıklı ağırlama burada olaylar üzerinde hedeflere ulaştırma fırsatı taşıyan, güven ve amaç duygusunu destekleyen etki olarak çalışmakta. Gökyüzünün oluşmakta olan açısal konumunun vereceği etkileri içimde bulunacağımız dönem için pozitifsel olarak almak ve kullanabilmek çok mümkün.
10 Aralık 2016 cumartesi günü (18.51) kesinleşecek olan Güneş Satürn kavuşumu , içinde bulunduğumuz hafta başı itibari ile etkilerini hayatımıza yansıtmakta olacak.
Gökyüzünde Satürn ve Jüpiterin, Uranüs ile yaklaşan açıları oldukça dikkat çekici. Satürün’ün üçgen açısı, Jüpiter’in Uranüs ile karşıtlığı olaylar üzerinde önemli etkiler yaratmakta. Sosyal ve toplumsal konular üzerinde belirgin etkisini görebiliyor olduğumuz Satürn ve Jüpiter gezegeninin Uranüs ile oluşan bu açısal konumları, değişimsel etkiler barındıran koşullar içerisinde olduğumuzun bir göstergesi. Ani ve sıradışı kararlar almaya çok daha yatkın olabilecek bu süreç, eski yerleşmiş düşünce, yaşam ve inanç kalıplarının dışına çıkmaya yönelik bir zihin yapısını aktive etmekte.

İçinde bulunduğumuz hafta itibari ile, geleceğe yönelik amaçları gerçekleştirebiliyor olmak, yeni yapılanmalar, oluşumlar içine girmek adına istek duymak, kendini sorgulama, yapmak istediklerini yapabilir olmaya karşı duyulan güven duygusu, değişime açıklık ve değişime istekli bir yapı içine girmiş olacağız. Bu dönemi plan ve projelerimizi hayata geçirmek, yapılandırmak, girişimlerde bulunmak ve kendi kimliğimiz üzerinde oluşturacağımız gerçekçi bakış açısı ile değişime ihtiyaç hisseden yönlerimizi fark etmeye yönelik bir dönem olarak düşünebilir ve değerlendirebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Mars Jüpiter üçgeni, Satürn ile sekstili,

29458b426b3afc997adcfadb047eb14c

2 Aralık Cuma (06:24)

Mars Jüpiter üçgeni, Satürn ile sekstili,
Terazi burcunda Jüpiter’in taşıdığı uyum, uzlaşma, adalet ve hak dağıtıyor olma arayışı ile çalışan felsefi görüşü ile, Mars’ın Kova burcunda geleceğe odaklanmış, yenilikçi ve toplumsal amaçlar da taşıyan istek ve eylemlerini derinleştirecek, aktifleştirecek, insiyatif almanın, harekete geçebiliyor olmanın gücünü arttırıyor olacak.

Ay gökyüzünde Yeniay fazında, hemen Yeniay sonrası gerçekleşen bu açı , Yeniay’ın taşıdığı yeni oluşumlar içinde olma, hayata dair yeni kararlar alma, idealleri, istekleri uygulanabilir hale getirme arzu ve amacını genişleten bir yapıya sahip.

Mars Jüpiter üçgeni, inançların, istek ve görüşlerin elde edilebilir olmasına olan inancı arttıran, istek ve görüşlerin savunulmaya ve onlar için mücadele etme gerekliliğine inanılan ve verilecek olan mücadelenin yüksek ideallere bağlanıldığı durumları anlatmaya çok uygundur. Bu yönde gelişen arzular içinde olacağımız, gerçekçi bakış açısından kopmamanın çok önemli olduğu bu süreçte, inandıklarımızın arkasında durma, elde etmek istenilen şeyler için mücadele edebilmenin azmi ve kendine olan güvenin artan cesaretini deneyimliyor olabileceğiz.

Jüpiter ve Mars üçgenini önemli hale getiren bir diğer gezegen ise Satürn, Satürn bu iki gezegen ile 60 derecelik açı yapmakta. Destekleyici, fırsat sağlayıcı, kolaylaştırıcı etkenleri açığa çıkaran bu açının Jüpiter Mars üçgeni ile olan bağlantısı, fikirlerin, inançların, ideallerin rehberliği ile oluşturulmak, gerçekleştirilmek istenilen yapılaşmaya, oluşumlara fırsat sağlayacak, destek verecek enerjileri taşımakta oluşu.
Satürn’ün Uranüs ile üçgen açıya doğru gidiyor oluşunu da gözardı etmediğimizde; eskimiş, miadını doldurmuş olan tüm düzen ve yapıların yeni bir düzen anlayışına doğru çekileceğini ve önümüzdeki günler içinde akıcı bir değişim enerjisi içerisinde olacaklarını söyleyebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Jüpiter-Pluto Kare Açısı

4639e6fdb584cd7b4c4b99f36d0e3ade

Jüpiter-Pluto Kare Açısı
Jüpiter Pluto kare açısı büyük, geniş çaplı ve azımsanamayacak bir gücü ifade eder.
25 Kasım Cuma günü kesinleşecek olan Jüpiter Pluto kare açısının geçtiğimiz Ekim ayı sonları itibari ile hissetmeye başlamış olduğumuz etkilerini içinde bulunduğumuz dönemde artan bir şekilde yaşamaktayız. Aralık ayının ortalarına kadar etkinliğini sürdürecek olan Jüpiter Pluto kare açısı, Jüpiter’in, 5 Şubat Pazar günü retroya girmesi sonrası 30 Mart Perşembe günü tekrar kesinleşmiş dereceye gelecek. 10 Haziran Cumartesi günü ileri hareketine başlayacak olan Jüpiter, Terazi burcunda 4 Ağustos Cuma günü Pluto ile son kare açısını yapmış olacak.
Jüpiter Pluto kare açısı büyük, geniş çaplı ve azımsanamayacak bir gücü ifade eder. Bu varolan gücün, ulu ortada olmanın dışında gizli, saklanmış, açıkça gösterilmeyen bir güç şeklinde olması çok daha güçlü bir ihtimal olacaktır. Derin ve içsel, manevi yönde, inançsal boyutta ve köklenmiş muazzam güçsel bir enerjiyi anlatmaktadır.
Büyük amaçlar ve bu büyük amaçların gerçekleşmesi için gereken gücün varolduğunu gösteren Jüpiter Pluto karesi, yapmak istenilen, elde edilmek istenilen şeyler için oluşturulacak olan yüksek azim, kararlılık, hırs ve yoğun istek ve inancın varlığının göstergesidir. Geçtiğimiz Ekim ayı ortalarından bu yana etkili olan açı gerçekleştirilmek istenilen büyük ve radikal değişiklik isteklerinde artış ile bu değişiklikleri hayata geçirmek üzere aktif, insiyatif sahibi, kararlı, kendi doğrularını ortaya güçlüce koyabilen bir tarzda mücadele etme kuvveti taşımakta.

Gerek kişisel gerek çevresel, toplumsal olaylar üzerinde etkisini, kendine güvende artış, kendi istek ve inançlarında ısrarcılık gösterme, isteklerine ulaşma adına büyük hırs ve tutku ile hareket ediyor olma, güçlü amaç duygusu ve amaçları gerçekleştirmek adına baskı, zorlama, yıkıcılık, şiddet içeren acımasızlık halinde duygu kayıplarına kadar gidebilen durumlar ile gösterebilecek olan Jüpiter Pluto açısı, bir yönüylede bilincin en derin noktalarına kadar inen ve orada varolan zihinsel bilincin modelini ortaya koyan enerjileri yansıtmakta.
Fikirsel, inançsal, düşüncesel ya da idealler ile şekillenmiş güçlü oluşumları harekete geçiren bu açı, kişinin hayatında yaratmak istediği yeni bir oluşumun ya da içsel olarak kendi benliğinde gerçekleşmekte olan yeni bir oluşumun güçlü dönüşümsel etkilerini harekete geçirecektir.
Jüpiter, ülkemiz haritasının 4. evinden, Pluto ise 7. evi üzerinden transfer yapmakta. 4. ev, toprak, topraktan gelen değerler, doğal kaynaklar, inşaat ve emlak sektörü ve ülke yönetimine muhalefet olan parti(leri) ifade eder. 7. ev ise diğer ülkeler ile olan uluslararası ticari ve siyasi ilişkiler, rekabetler, savaş ve karşılıklı yapılan anlaşmaları ifade eder.
Uluslararası ilişkilerde karşılıklı güçlü beklentiler içinde olma, liderlik göstermek, genişleme, yayılma ve büyüme arzusu içinde olma etkileri içeren açı, inşaat ve emlak sektörünün ülke içinde artan önemi ve topraktan gelen maddesel bir kaynak halini alan bu sektörün kontrolsüzce büyüme peşinde oluşunuda işaret etmekte.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak

 

fc649cdf3b3dcd9792b8ba0ceea27d08

İlişkiler için zor bir süreç olduğunun farkında olmak,

25 Kasım 2016 Cuma günü (14.39) Oğlak burcunda, Venüs – Pluto kavuşum derecesi kesinleşiyor, yine aynı gün (01:02) Jüpiter-Pluto kare açısı kesinleşmiş olacak. İçinde olduğumuz hafta bu açıların etkisi altında, kesinleşen açılar daha sonrasında etkilerini gittikçe yavaşlayacak şekilde sürdürüyor olurlar.
Venüs – Pluto kavuşumu ilişkiler üzerinde beklentilerin, güç, tutku, sahiplenicilik, içeren istek ve arzuların artışı ve bu arzuların, isteklerin ortaya konulacak oluşunun ilişkiler üzerinde oluşturacağı etkilerin artacağını göstermekte. Kişisel istekleri gerçekleştirebilmek adına ısrarcı olmanın, kendi arzularına ulaşma çabası içinde baskı ve zorlama yoluna gidebilecek olabilmenin gücünü taşıyan enerjiler özellikle ilişkiler üzerinde odaklanmış etkileri ifade etmekte. Oğlak burcunda olan Venüs’ün ilişkiler üzerindeki disiplin, kontrol arayışı ve yöneticilik güdüsü ile birleşen Pluton’un güç ve kontrol tutkusu ilişkileri yeniden gözden geçirten, yeni yapılaştırma içine alan ve dönüşümsel etkiler ile karşılaştıran nitelikte yansımalar taşımakta olacak.
Bu kavuşum ile kare açı ilişkisinde olan Jüpiter, Venüs, Pluto kavuşumunun taşıdığı etkileri arttırıyor ve büyütüyor olacak. Uranüs ile de kare açıya doğru gitmekte olan Venüs, isteklerin ve beklentilerin fazlalaşması, elde etmek istenilen şeyler için ısrarcı olmak, sınırları zorlamak, idealize edilmiş değerleri, fikirleri realize etme isteği güdüsü içinde olmak amacı taşıyan şekilde şartların aşırı zorlanıyor olduğu, gerginlik ve kriz ortamları doğurabilir. Olaylar içinde sadece kendi değer anlayışı ile düşünmek ve hareket etmek yerine başkalarının fikir ve görüşlerine karşı biraz daha açık ve biraz daha sabırlı olmak, kontrolü elde tutuyor olmanın ve istekleri elde edebilmenin çok daha güvenli ve olumlu netice verecek çözümü olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

YAY BURCU

d93a4488fb584fc9bd8bc0b7a871be38

 

YAY BURCU
22 Kasım – 21 Aralık
Yay burcu mutlak gerçeğin ve bilginin bilgece peşinde olma güdüsünü taşıyan, felsefi, filozofik ve sezgisel zihni ifade eden bir burçtur.
Evrensel bakış açısına sahip olan Yay burcu, çevresel, yaşamsal, dünyasal düzene bireyciliğin dışına çıkan, geniş bir perspektiften bakan düşünce biçimini ifade eder. Görünen gerçekliklerin ötesinde yeni keşfedeceği gerçeklikleri arayacak olan bu burç, yeni prensiplere ulaşma ve ulaştığı yeni prensipleri yaymak, dağıtmak ve öğretmek güdüsü ile hareket edecektir.

Yay burcunun doğası, gezginci, maceracı, dışa dönük ve aktif bir yapıya sahiptir.

Bu burcun yeni deneyimlere dair duyduğu coşkulu heyecanın altında yatan en büyük etken, hayatın bir çok alanında bilgi sahibi olmak, öğrenmek, keşfetmek ve ufkunu genişletmeye karşı duyuyor olduğu güçlü arzularıdır. Yeni yerler görmek, dünyanın farklı yerlerinde farklı insanlar ile karşılaşabiliyor olmak Yay burcu için öğrenmenin en temel sağlayıcısı olabilecek bir kaynak olarak kabul edilir. Bu yüzden Yay burcu değişik kültürlere olan merakı, ilgisi, yatkınlığı ile gezmek, seyahat etmek ile oldukça içiçe bir yaşam sürecektir. Özgürlüğüne dair olan ihtiyacını arttıran bu arzular Yay burcunun belli bir kısıtlanma altında kalmasını zorlaştıran etkenler olarak çalışırlar. Böylelikle Yay burcu onu kısıtlayacak olduğunu hissettiği bağlılıklardan kaçınacak, özgürlüğüne oldukça fazla ihtiyaç duyacaktır.

Yunan mitolojisinin savaşçı Sentorlar’ı Yay burcu ile özdeşleşir.

Yay burcunun sembolü, Yunan Mitolojisi’nde yarı insan ve yarı at bedenli düşsel bir varlık olan Centaur (Sentor) ile tasvir edilir. Elinde ok ve yay ile tasvir edilen Sentorlar, Yunan mitolojisinde savaşçı, savaş yetenekleri gelişmiş, güçlü yaratıklar olarak tasvir edilmiştir. Hayatın anlamını bulmak felsefesi ile dolu olan Yay burcu, inançsal, ruhsal, dinsel, idealist, filozofik yapısını ortaya koyacak ve yüksek aklın varmaya çalıştığı bütünsel gerçekliğin savaşçısı olarak bilgi ve bilgeliğin peşine düşecektir.
Bireyselliğin ötesine geçebilen toplumsal içerikli düşünme becerisine sahip olan Yay burcu toplumun geneline fayda sağlama arzusu, sorumluluğu ve çabası içinde olacaktır. Olaylar karşısında sebep-sonuç ilişkisi arayışı ile düşünüyor olmaya yatkınlığı, bilginin derinlerine inme ve yeni bir sonuç ortaya koymaya yönelik çalışan zihinsel yapısı, Yay burcunun toplumsal, hukuksal, siyasi, adalet ve dinsel konulara yakınlığını ortaya çıkarır. Hukuksal, dinsel ve siyasi alanda etken olmayı topluma yapılan bir vazife olarak görebilecek olan Yay burcu böylelikle bu alanları meslek ya da özel ilgi alanı olarak oldukça ön planda çıkarabilecektir.
Bilgi sahibi olmak, öğrenmekle birlikte, bildiklerini paylaşma, bilgilendirme güdüsünü taşıyan Yay burcu doğası, ‘doğal bir öğretmeni’ göstermekte olacaktır. Bu burç çevresindekilerin de bilgi ve görüş dünyasını geliştirmeye çalışacak, yüksek bir ilham ile elde ettiği bilgi ve görüşlerini yayma güdüsü ile eğitimsel alanda aktif çalışabileceği bir mesleği seçmeye yönelebilecektir.
Bu burcun idealist yapısı onu kendi fikirlerine ya da inandığı diğer fikir ve görüşlere karşı saplantılı tutumlar sergileyecek kadar tutucu bir pozisyona sokabilir. Filozofik düşünen zihin yapısı gerçeklerden uzaklaşan, dogmatik inançların şekillendirdiği tutumlar ve yaklaşımlar içine düşen zihinsel bir yapı halini alabilir.
Yay burcunu sürekli yeni arayışlara itecek olan yeni ufuklara yükselme ihtiyacı bu burcun aşırılıklara kaçmasına, disiplinsiz ve dağınık hareket etmesine yol açabilir. İçsel olarak bilginin ve bilgeliğe verdiği değer anlayışının kendi iç dünyası ile çatışma içerisine girdiğinde Yay burcu kendini diğerlerinden soyutlayacak, fanatikleştirecek, üstün tutacak, kibir içeren davranış ve ruh halleri içine girebilecektir.
Astrolojide #Jüpiter ‘in yönetiminde bir burç olan #Yay burcu, vücutta Uyluk kemiği (üst bacak kemiği), kalçalar, bacak bölgesindeki sinirler ve toplar damarlar, sağ göz ve karaciğer ile ilgili bölgeleri temsil etmektedir. Yarı at yarı insan Sentor ile sembolize edilen Yay burcunun sporcu ve enerjik kişiliği ile de bağdaşan şekilde doğada özellikle atlara karşı duyduğu sevgi ve yakınlık hissi güçlü olabilmektedir.

Dilâra Başar Efeoğlu

Merkür Terazi Burcunda 7 Ekim Cuma, İletişimin dili değişiyor

 

4ec1310e22b81ced9c6e87e2ce1b5df1

Merkür Terazi Burcunda 7 Ekim Cuma
İletişimin dili değişiyor
İletişimin, rasyonel aklın, konuşmanın, yazmanın, zihinsel algının astrolojik temsilcisi Merkür gezegeni 7 Ekim Cuma günü Terazi burcuna geçiş yapıyor.
Merkür, yöneticisi olduğu zihinsel, akılsal, düşüncesel, fikirsel iletişimin aktif olduğu her alanda, Terazi burcunun taşıdığı enerjiler ile şekillenmiş olarak, uzlaşma ve adalet sağlamaya yönelik, iletişimde ahenk, uyum, güzellik, denge ve barış arayan bir üslup taşıyacaktır.
İletişimsel tüm bağların üzerinde etkisini hissettirecek olan Merkür, Terazi burcunda Jüpiter ile kavuşum derecesinde. 11 Ekim Salı günü kesinleşecek olan Merkür, Jüpiter kavuşumu bu tarihe değin etkilerini artarak hissettirecek şekilde, güçlü bir iletişimci, derin ve geniş bakış açısına sahip zihinsel bir yapı, ticaret ve sosyal alanda becerikli olmak gibi iletişimsel anlamda oldukça pozitif etkiler taşımakta.
Bu pozitif etkiler ile birlikte Terazi burcundaki Merkür’ün, Oğlak burcunda hareket eden Mars ile yapmakta oldukları kare açıyı dikkate aldığımızda gökyüzünde bu açıların oluşumunun, gergin, tartışmacı, kendi bildiğinde ısrar eden, fanatikleştirdiği düşünceleri şiddetle savunan bir yapı oluşumu ile karşılaştıracak olduğunuda söyleyebiliriz. 13 Ekim Perşembe günü kesinleşecek olan bu açı etkilerini öncesinde artarak hissettirmeye başlayacak ve 20 Ekim Perşembe gününe değin sürecek. 16 Ekim Pazar günü kesinleşecek olan Merkür, Pluto karesi, 20 Ekim Perşembe günü kesinleşecek Merkür Uranüs karşıtlığı mevcut.
Merkür’ün 24 Ekim Pazartesi gününe değin Terazi burcundaki yolculuğu süresince yapmakta olacağı açılar özellikle, öncü burçlar olarak adlandırılan Koç, Yengeç, Terazi ve Oğlak burcunda yükselen, kişisel gezegen yoğunluğu olan ve bu burçlarda doğumlu kişileri daha belirgin şekilde etkileyebilecek gökyüzüsel konuma sahip. Fikirlerin tartışmacı bir üslup ile ortaya konuluyor oluşu, düşüncesizce sarf edilen sözler, kırıcı, baskıcı ve aceleci bir iletişim tarzına girmek, ben merkezci iletişim içinde olmak olumsuzluk yaşanacak alanlar şeklinde hayatımızda belirebilir. İçinde bulunduğumuz bu etkileri olumlu olarak kullanabilmek adına; kendimiz ve diğerlerinin adalet ve doğruluk anlayışı arasında oluşabilecek farklar olduğunu dikkate almak, bu dikkat ile düşüncelerin ve fikirlerin savunuculuğunu yapıyor olmak, gerçekçi bir bakış açısı ile şekillendirilmiş aşırılık içermeyen girişimlerin içerisinde bulunmak başarılı gelişmeler elde etmeyi sağlayacaktır.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Mars – Jüpiter Kare açısı

 

6eda7f4501362f75037d991ea407c0a5

Mars – Jüpiter Kare açısı
Savaşım inandıklarım içindir
Gökyüzünde, Oğlak Burcunda Mars, Terazi burcunda Jüpiter, kare açı ile birbirlerini görmekteler. Bu açı inandıklarım için, doğrularım için, ideallerim için, planlarım için savaşırım, mücadele ederim anlayışını ve gücünü taşımaktadır. 21 Ekim gününe kadar etkisini sürdürecek olan açı, 16 Ekim dolunay haritasında da etkin konumda olacak.
Mücadele etmenin gücünü ve arzusunu ancak pozitif olarak kullanmak, elde etmek istenilen şeylerin sağlanması açısından faydalı sonuçlar sağlayacak enerjileri taşıyor olabilir. Elde etmek istenilen şeylere karşı gerçekçi bir gözle bakabiliyor olmak, maceracı bir gözden uzak duruyor olabilmek bu dönem için oldukça önemli gözükmekte. Sabırsızlık ve gereğinden fazla cesaret, risk, rekabet içeren durumlara girmek yerine kararında bir mücadele ve gayret gücü ile fikirlerin, isteklerin savunuculuğunu yapabiliyor olmak, yerinde sonuçlar sağlayacak ortamları açığa çıkaracaktır.
Sevgi ile…