Güneş – Pluto karesi / Güneş, Uranüs karşıtlığı, Pluto T-karesi, Öncü burçlarda

 

98eb2ff9515a45a95c9ee5163eda68dc

Güneş – Pluto karesi
Güneş, Uranüs karşıtlığı, Pluto T-karesi, Öncü burçlarda
Terazi burcunda Güneş, Oğlak burcunda Pluto içinde bulundukları burçların 14. derecelerinde (14.57) tam kare açı yapıyor olacaklar. 7 Ekim Cuma günü kesinleşecek olan bu açı 1 Ekim Yeniay’ı ile birlikte etkin enerjilerini hissettirmeye başlayacaktır. 7 Ekim sonrasında etkileri 15 Ekim’e değin sürecek.
Pluto içinde bulunduğu Oğlak burcunda 5 aydır sürdürmekte olduğu retro hareketini geçtiğimiz 27 Eylül Salı günü sonlandırarak direkt hareketine başladı. Pluto’nun direkt hareketine başlamış olması içerdiği güç ve dönüşümü yaratma enerjisinin aktif ve dışsal olaylar ile kendini göstermeye başlayacak olduğunun işaretcisi.
Pluto ile kare açı yapan Güneş; haritalarımızdaki yerleşimlere göre etken olduğu alanlarda, güç arzusunda olmak, güç çekişmeleri içerisine girebilecek olaylar ile karşılaşıyor olmak, elde etmek istenilen şeyler için yüksek irade gücü gösterebilmek ya da yüksek irade ve baskı ile karşılaşmak olası olaylara dahil olmak şeklinde kendini yansıtacaktır.
Kuvvetli bir dönüşüm enerjisi taşıyan Pluto değdiği her gezegene bu enerjisini taşır ve değdiği bu gezegen kendine has, kendi kontrolünde olan konular ile ilgili kuvvetli bir enerjinin içine çekilir. Güneş çok daha başka konularıda ifade ediyor olmakla birlikte, yaşam enerjisini ifade eden gezegen olarak ele alıyor ve genel olarak yorum yapıyor olduğumuzda;
Güneş Pluto kare açısı ile hayatımızda bazı dönüşümsel etkiler taşıyan güçler ile karşılaşmak üzere olabileceğimizi söyleyebiliriz. Güneş ile kavuşum derecesinde olan Jüpiter’in burada varolacak olan etkisi amaç duygusunu kuvvetlendirici, olaylara bakış açısını derinleştirici ve genişletici olarak pozitifsel etkiler taşıyabilecektir.
15 Ekim itibari ile Güneş , Uranüs karşıt açısı kesinleşmesi öncesi etkilerini artarak göstermeye başlayacak olan Pluto ile birlikte oluşturdukları açılar, bireyselliğin öne çıkışının, özgürlük arayışının, isyankar ve meydan okuyucu cesaretin göstergelerini taşımakta.
Olaylar enerjisel olarak karar vermenin, kararların arkasında durmanın, benlik duygusunu güçlendirmenin, sorumluluk almanın ve beraberinde gerçekçilik taşıyan bir bakış açısı kazanmanın gerekliliğini hissetirecek yönde gelişme gösteriyor olabilecektir. Olaylara, altında yatan anlamlarını okumaya çalışmanın asıl sonuca giden yol olduğunu anlayarak baktığımızda, karşılaşmak zorunda kalabileceğimiz dönüşümün bizi nereye götürmek istediğinin ayrımına varabilir ve ancak bu ayrıma vardığımızda kendi yolumuzu seçebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Jüpiter Terazi Burcunda

4505_6

Jüpiter Terazi Burcunda
9 Eylül Cuma günü Başak burcundaki yolculuğunu sonlandırıp Terazi burcuna geçiş yapan Jüpiter adalet ve eşitlik arayışının öne çıkacak olduğu bir dönemi işaret etmekte. Jüpiter’in Terazi burcunda oluşu ile uyum ve ahenk arayışı içeren enerjiler hayatlarımızda etken olmaya başlayacaktır.

Tanrıların tanrısı Zeus ile betimlendirilen Jüpiter önümüzdeki ortalama bir yıl süresince yolculuğunu sürdürecek olduğu Terazi burcunda 10 Ekim 2017 tarihine kadar kalacak.
Roma mitolojisinde Jüpiter adını alan Zeus, Yunan mitolojisinin en güçlü ve en önemli tanrısıdır. Tanrıların kralı ya da Tanrıların tanrısı ünvanı ile anılır.
Her zaman elinde tuttuğu bir şimşek ile canlandırılan Zeus, gökyüzünün, şimşeklerin ve gökgürültülerinin tanrısıdır. Eski yunan mitolojisine göre doğaya ve gökyüzüne hakim oluşu ile getirdiği yağmurlarla bereket ve bolluk yaratan Zeus, halk tarafından adil ve kendilerini koruyan, kollayan tanrı olarak yüceleştirilmiştir.
Güneş sisteminin en büyük gezegeni olan Jüpiter astrolojik anlamda, Tanrılar tanrısı Zeus’un mitolojik sembolizimdeki gibi bereket taşıyan, bollaştıran, fazlalaştıran olarak görev yapar. Gökyüzünün ve doğanın tanrısı olan Zeus’un yeryüzüne ve insanlığa yeni düzen getirişinde taşıdığı güç ve adilliği onu iyimserliğin, maneviyatın, tarafsızlığın ve bilgeliğin tanrısı yapmıştır.

9 Eylül Cuma günü Başak burcundaki yolculuğunu sonlandırıp Terazi burcuna geçiş yapan Jüpiter adalet ve eşitlik arayışının öne çıkacağı bir dönemi işaret etmekte. Jüpiter’in Terazi burcunda oluşu ile uyum ve ahenk arayışı içeren enerjiler hayatlarımızda hakim olacaktır.
Uzlaşmacı, barışçıl, düşünceli ve denge arayışında bir yapıyı sembolize eden bu süreçte karşılıklı ilişkiler kurmaya yönelmek, ortaklıklar, beraberlikler, anlaşmalar şeklinde karşılıklı etkileşim içeren ilişkilere önem ve değer verme enerjisi taşıyan olaylar ve durumları deneyimliyor olacağız.

Jüpiter’in Terazi burcuna geçişiyle, hayata bakış açısında, inanç ve görüşlerde uyum arayışı oldukça ön plana çıkacaktır. Evlilik, ortaklık, birliktelik gibi her türlü ilişki üzerine yansıyacak olan bu uyum arayışı ilişkiler üzerinde iyimserlik, yapıcı olma ve tolerans gösterme gücünü arttıracaktır. Böylelikle yeni ve varolan ilişkilerde gelişmeler, olumlu ve uzlaşma içeren düzenlemeler yaşanabilecek olma olasılığı artmakta.

Toplumsal düzeyde etkileri açısından baktığımızda adalet ve hukuksal konular üzerinde söz konusu olacak düzenlemeler ve gelişmeler açısından büyük ve köklü fikirlerlerin ortaya konulabilecek olduğu bir yıl olarak görülmekte.

Yıl içerisinde Jüpiter, Pluton ile kare açı, Uranüs ile karşıt açı içerisinde olacaklar. Oğlak burcunda yerleşmiş olan Pluton ve Koç burcunda yerleşmiş Uranüs ile oluşturulacak bu açılara baktığımızda; şartları çok fazla zorluyor olmak, olaylara hakim olma isteği ile çok fazla ısrarcı olabilmek, güç, başarı ve arzu edilen kazançlar için kontrolsüzce aşırıya kaçan davranışlar, fikirler ve tutumlar içerisine girme riskleri ile karşılaşacak olabiliriz. Kişisel olarak bakıldığında aşırıya kaçan her türlü düşünce ve tutumdan uzak kalmak, gücü pozitifsel olarak kullanıyor olmak fayda getirici olacaktır.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

Merkür – Jüpiter Kavuşumu, Merkür Retrosu

Alexander Pohl

Merkür – Jüpiter Kavuşumu
Merkür Retrosu

Merkür yönetisi olduğu Başak burcunda Jüpiter’de Başak burcundaki yolculuğunun son derecelerine doğru ilerlemekte.
Merkür hızlı hareket eden bir gezegen olduğundan diğer bir gezegen ile yaptığı açının etki süresi yavaş hareket eden gezegenlere göre daha kısa olmaktadır. Fakat Merkür, Jüpiter ile kavuşum derecesinde iken retroya girecek olduğu için bu kavuşumun etkilerini daha uzun bir süre deneyimleyeceğiz.
Rasyonel aklın, analitik zekanın, iletişimin yöneticiliğini yapan gezegen Merkür’ün, Jüpiter ile Başak burcunda kavuşum yapıyor oluşu, Merkür’ün ifade ettiği konulara yönelik büyüten, genişleten, fazlalaştıran etkiler verecektir.
22 Ağustos Pazartesi günü kesinleşecek olan kavuşum , bilgi toplama, bilgiyi paylaşma, yazma, konuşma, haberleşme gibi iletişimsel birçok alanda etkili olacak hızlı bir trafik akışını göstermekte. Bu durum kişisel hayatlarımızda da etkili olacağı gibi toplumsal olarak felsefi, inançsal, dinsel konular üzerinde aklın rasyonelliğinde analizci, eleştirel, gerçeklerin arayışında olan zihinsel bir süreçte olacağımızı göstermekte. Eğitim sistemi, hukuksal ve kanunsal düzenlemeler, gizli ve kontrol dışı kalmış fikir ve kurumlara yönelik kontrolcü sorgulamalar yine gündemde olacak konular olacaktır.
10 Eylül Cumartesi gününe değin etkisini sürdürecek olan Merkür Jüpiter kavuşumu süresince kendi fikirlerinde çok ısrarcı olmak, kendi aklının ve zekanın kibirine kapılmak tarzında davranışlar kavuşumun olumsuz kullanılacak yönde etkileri arasında olabilir.
30 Ağustos Salı günü Merkür durağan konumuna geçinceye kadar ki süreçte artan zihinsel güç, olaylara farklı pencerelerden bakabiliyor olma, sağ duyu kazanmış düşünceler ile görüş açımızı genişletebilir umut ve iyimserlik taşıyan düşünceler ile geleceği şekillendirecek yeni kararlar verecek olabiliriz.
Merkür retro hareketine başlıyor olacak
30 Ağustos Salı günü için, Merkür’ün içinde bulunduğu burcun 29. derecesinde durağan hale gelişi medya, haberleşme, iletişimsel tabanlı olabilecek gerilimlere, huzursuzluklara işaret etmekte. Toplum olarak strees altında, gergin ve huzursuz olduğumuz bir gün olabilir.
1 Eylül Perşembe günü retro hareketine başlayacak olan Merkür, 23 Eylül Cuma günü retro hareketini sonlandırıp içinde bulunduğu Başak burcunun 14. derecesinden ileri hareketine dönüyor olacak.
Retro süresini geleceğe yönelik yeni girişimlerde bulunmak ve yeni kararlar alıyor olmak yerine içinde bulunduğumuz durum ve şartları gözden geçirmek, takıntı haline getirilmiş fikir ve görüşlerden uzak durmaya çalışmak, eleştirel ve analizci gözlem yeteneklerimizi kendi içimize doğru yönlendiriyor olmak ile faydalı bir süreç olarak kullanabiliriz.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

15.07.2016 Türkiye Gündemi Darbe Girişimi Haritası

SFPage

15.07.2016 saat 22.15 olarak İstanbul merkezli çıkartılmış harita, askeri darbe girişiminin başlangıç anı olarak köprülerin geçişe kapatılmış olması saatini esas alarak çıkartılmış haritadır. Türkiye kuruluş haritası üzerine yerleştirilmiş olay zamanında gökyüzünün gezegen hareketlerini gösteren harita aşagıdaki haritadır. İç kısımda görülen gezegenler Türkiye astrolojik haritasına ait, dış kısımda görülen gezegenler ise anın gökyüzü konumudur.

Bu harita üzerinde astrolojik olarak yorumlama yapıyor olduğumuzda

Halkın nasıl bir kuşatma altında olduğunu hemen fark ediyor oluyoruz,

Öncelikle Türkiye haritasında halkı temsil ediyor olan Ay’ın konumu haritada dikkat çekici, Ay 6. evde ve 24 derece Akrep burcunda olan Mars ile 10 derece Yay burcunda olan Satürn arasında bir nevi kuşatma altında kalmış olduğu görülmekte
Bu konum başlı başına halkın büyük bir gerilim içerisinde olduğunu, baskı ve şiddet içeren olaylara maruz kalıyor olduğunun göstergesi. Ay’ın 6. evde oluşu polis, asker, ordu gibi her türlü güvenlik birimini içeren konuların (6.ev konusudurlar) halkın üzerindeki gerilim yaratan olayların içeriğinin temelini işaret etmekte.
Ay , Yay burcunun 5. derecesinde , bu bize halkın ateşli, cesur ve aynı zamanda fanatiksel davranışlar sergileyebilecek ruhsal psikolojisini de açıklamakta.
Türkiye haritasının 1. evi üzerinde transfer eden Güneş ile 5. evi üzerinde transfer eden Mars uyumlu (Üçgen) açı içerisindeler. Devlet yöneticileri, liderler olarak yorumladığımız Güneş ile ordu, askeri güçleri ifade eden Mars arasındaki bu üçgen açı ve özellikle Mars’ın kendi asaletinde yerleşmiş oluşu askeri ve siyasi iktidar arasında uyum gösteren, enerjiler taşıdığını göstermekte. Bu durum ordu içerisinde genel bir fikir olarak darbe yanlısı olunduğunun zayıflatıcı göstergesi. Üçgen açının 9. evdeki Kiron ile oluşturdukları büyük üçgen açı kalıbı ise gerek siyasi iktidarın gerek askeri teşkilatın geçmiş tecrübelerinin bilincinde olarak hareket ediyor olduklarını da göstermekte.
Mars 24. derecede transfer halinde iken ülkemiz haritasının yine 24. derecesinde bulunan Jüpiter’in tam üzerinde ve Jüpiterin temsil ettiği konularda tetikleyici, harekete geçirici enerjiler taşımakta.

Türkiye haritasında Jüpiter 6. ve 9. evin yöneticisi ve halkın genelini toplumu ifade eden 1. evin yücelme yöneticiliğini yapmakta, bu konum bize yine güvenlik güçleri ile ilgili konuların öne çıkışını, halkın genel tepkilerini, inançsal eğilimlerin tetikleneceğini, kanunsal ve hukuksal konular üzerinde oluşacak aktifliği, mücadele gerekliliğini ve çatışmayı anlatmakta.
Yine 1. evde bulunan Güneş ile 10. evde bulunan Uranüs arasındaki kare açı oldukça etkili olmuş gibi görülmekte. Bilinçsel, reformsal fikir taşıyan, yeniliklere, başkaldırılara, özgürlük arayışlarına işaret eden bu açı 1. ev ve 10. ev arasında oluşarak Türk halkı, kimliği, yapısı üzerinde sarsıcı etkiler getirecek olduğunun göstergesi,
24 Haziran’dan beridir ülkemiz haritasının 10 evi üzerinde Koç burcunun 24. derecesinde transfer yapan Uranüs, natal 4. evimizde ki Merkür ve Satürn ile kesinleşmiş karşıt açı içerisinde
Ülkemiz üzerinde oldukça etkili olan bu transfer, yakın geçmişte Atatürk havaalanı bombalanması esnasında da bu konumunda bulunmakta idi. Uranüs astrolojide havacılık, hava yolları, uçakları da ifade eden gezegen olarak bu göstergeleri öne çıkartmakta. Karşıtlık açısı ile de gerginliği, stress taşıyan, meydan okuma enerjisi ile hareket ettiren güdüleri ifade etmekte.
En genel anlamıyla değindiğim Ülkemizin içinde bulunduğu gündemi gelecek günler içinde yorumlamaya çalışacağım, sevgiyi, barışı, huzuru ve farkındalığı çağıran bilince ihtiyacımız var hep birlikte …

Sevgi ile

Dilâra Başar Efeoğlu

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

5 Haziran Pazar, İkizler Burcunda Yeni Ay

Büyüdükçe büyüyen amaçlar, duygular, arzular, hayaller, tutkular, umutlar, istekler ve tüm bunları küçülttükçe küçülten korkular, engeller, sınırlar, sorumluluklar ile baş başa kalmış olduğumuz bir dönem içerisindeyiz.

SFPage

5 Haziran Pazar günü İkizler Burcunun 14. derecesinde (05.59) gerçekleşecek olan yeni ay derecesi Venüs ile kavuşum yaparken, Jüpiter, Satürn ve Neptün ile de gerilim ve stress ortamını işaret eden büyük kare oluşturmuş durumda.

Zorlu enerjilerin hakim olduğu yeni ay, değişimlere açık, kararsızlık gösteren, stabilize edilemeyen koşulların içerisinde bulunacağımızı göstermekte.

Yeni ay birliktelikler üzerinde bitiş ve başlangıçlara açık olunan enerjiler taşımakta.

Genel olarak ilişkilerde değişen şartların getirdiği belirsizlik, tutarsızlık, pasifize edilmişlik konumunda kalma, abartılmış hayaller ve hayalkırıklıkları, gizli ilişkiler, gizli anlaşmaların varolabileceği bir süreç içinde olacağız.

Kişisel olarak maddi ve manevi güven, huzur arayışında olduğumuz bugünler bize beklediğimiz istikrarı sağlayacak gibi görülmemekte. 20 Haziran Pazartesi günü oluşacak dolunaya kadar değişen durumlara karşı hazır olmak, tutarsızlık içerisine girmekten kaçınmak ve çözüm üretmek adına acele verilmiş karar ve tavırlar içerisine girmemek gerekmekte.

Yeni ay derecesi ülkemiz haritasının 12. evi üzerinde. Gizli yürütülen eylemler, anlaşmalar, aleyhe örgütlenmeler ve kontrol dışı gelişecek durumların ülkemizide etkileyeceği görülmekte. Uluslararası ilişkilerde yaşanabilecek olumsuzluk ve hayalkırıklığı yaratabilecek durumlar ile ekonomik alanda inişli çıkışlı durumlara karşı dikkatli ve temkinli olmakta fayda var.

Dilâra Başar Efeoğlu

Jüpiter Retrosu son buluyor

Jüpiter retrosu son buluyor.

412042cbcdc76906ecc2e1a5fb8d354e
10 Mayıs Salı günü ileri hareketine başlayacak olan Jüpiter’in Başak burcundaki retro süresince, inançsal, fikirsel, düşüncesel olarak içe yönelmiş, genişlemeye yönelik aktifliğini kaybetmiş olan bakış açımız, yeniden aktif hale gelecektir.
Jüpiter Başak burcunda iken artan mükemmelliyetçiliğimiz ile varolan kişisel özelliklerimizde abartıya kaçabilir; her şeyi bir sistem ve metoda oturtma arzusu, sınırlarını aşan bir denetim isteği ve endişeli, gelecek kaygısı taşıyan, elindekilerin kıymetinin farkında olamayan, gerçekçi olmak adına yüzeysel olmaktan öteye geçemeyebilen ruh halleri içerisine girebiliriz.
Gelişmiş bir farkındalık ile baktığımızda Başak burcundaki Jüpiterin etkilerini yapıcı olarak kullanabilmemiz mümkün. Jüpiterin bu burçta arttıracağı analitik zeka, detayları iyi görebilme, çalışma ve öğrenme kapasitesinde artış, disipline olabilen düşünceler ve gerçekçi fikirler olumlu gelişme sağlayacak etkenler olarak kullanılabilinir.
11 Ağustos 2015’den beri ülkemiz haritası 3.ve 4. evleri üzerinde transfer yapan Jüpiter her türlü haberleşme, medya, iletişim kanalları üzerinde ve gençlere yönelik eğitim, öğretim konularında etkili olmakta, retro süresincede bu konular üzerinde etkisini gösteren Jüpiter, 26 Haziran 2016 itibari ile tekrar ülkemiz haritasının 4. evinden transfer etmeye başlayacak.
Bu durum yönetici ve iktidar konumuna karşı konumda olan kişilerin, muhalafet partilerinin genişleme ve büyüme arzusu içinde olduklarını ve bu yönde imkanlar bulmuş olacaklarını göstermekte fakat bu yönde imkanlar taşınmış olsada Jüpiterin açıları ile değerlendirdiğimizde ve (yerleştiği burçta (Başak) zararda oluşu) muhalefetin arzu ettiği genişlemeyi ya da başarıyı bu dönem elde edememe ihtimalini düşündürmekte.
Jüpiterin 4. evden geçişi yeraltı kaynaklarına ve toprağın kıymetlenmesine yöneliş, kaynaklardan artan fayda ve tarımsal anlamda elde edilecek ürünlerde yaşanacak bolluk ve bereketi gösterebilmekte.

Sevgi içeren olumlu enerjiler var.

Retro’dan çıkan Jüpiter, 11 Mayıs günü 13 derece Boğa burcundaki Venüs ile kesinleşmiş üçgen açı içerisinde olacak. Bu durum, yeni ilişkileri, sorunsuz yürüyen ilişkileri, beraberliklere yönelmeyi ve (kişisel harita vaad ediyor ise) birlikteliklerde kalıcı adımlar atılacak olabileceğini gösteren bir durum. Neptün’ün de destekleyici açısı sevgi alışverişini kolaylaştıran, öne çıkartan etkiler vermekte.
11 Ağustos 2015’de Başak burcunda yolculuğuna başlayan Jüpiter, 9 Ocak 2016 ‘dan bu yana 4 aydır içinde bulunduğu retro durumundan, 8 Mayıs Pazar günü retro sonu durağan haline gelişi ve yine bu burçta 10 Mayıs Salı günü ileri hareketine başlayışı ile devam edecek. Jüpiter bir burçta sürdürdüğü ortalama 1 yıllık yolculuğunu Başak burcundan 9 Eylül 2016’da Terazi burcuna geçişi ile tamamlamış olacak.
Dilâra Başar Efeoğlu

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….

Zaman geçmişe doğru akmaya başlayabilir….
Gökyüzünde 5 gezegen retrosu yaşayacağız,
Plüton, 17 Nisan – 27 Eylül 2016
Satürn, 26 Mart – 14 Ağustos 2016
Jüpiter, 7 Ocak – 10 Mayıs 2016
Mars, 16 Nisan – 1 Temmuz 2016
Merkür, 28 Nisan – 23 Mayıs 2016

1f9536bb555d4ea64d76996e0cf4ecf0
Gelecekten çok geçmişe yönelmek, geçmişin canlanması, içe dönen düşünceler, geçmişte bırakılamamış meselelerin su üstüne çıkışı, yanlış zamanda yanlış hamleler içeren enerjiler bizi ve etrafımızı saracak olabilir.
Zaman yavaşlamış gibi, olaylar geçmişe dönük akmaya başlayabilir bize, çelişkiler içerisinde olabilir, kendimizi sınırlandırılmış veya pasifize edilmiş gibi hissedebiliriz. Yapmak istediklerimiz ile yaptıklarımız birbirinden çok uzak kalabilir.
Belki de bu dönem için en güzeli evrendeki bu enerjiler ile uyum içinde akmak olur, hayatın ne getirdiğine bakmak, seyretmek ve önce anlamlandırıp sonrasına öyle devam etmek…
7 Ocak’dan beri geri hareketinde olan Jüpiter, 26 Mart itibari ile geri hareketine başlamış olan Satürn ile birlikte, 16 Nisan Mars, 17 Nisan Plüton’un retro harekete girmeleri ile gökyüzünde 4 gezegen aynı anda retro konumda olurken, 28 Nisan’da bu gezegenlere Merkür’ün de katılması ile birlikte gökyüzünde 5 gezegenin aynı anda retro hareketinde oldukları zaman dilimi içerisinde olacağız. 5 gezegenin retro oluşu durumundan ilk çıkan gezegen 10 Mayıs’da bulunduğu Başak burcunda direkt hareketine başlayacak olan Jüpiter olacak.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır….
Sevgilerimle,
Dilâra Başar Efeoğlu

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği

Gezegenlerde Gün Yöneticiliği ,
Hangi gün hangi gezegen tarafından yönetilmekte,
Babilliler ve kadim Mısır bilginlerinden bu yana Güneş, Ay ve diğer gezegenlerin her birinin kendi kudreti ile haftanın bir gününü yönettikleri gözlemlenmiştir. İslâmi kaynaklarda da gördüğümüz bu bilgi farklı din ve kültürdeki kozmoloji kitaplarında da görülmektedir. Yine bu kaynaklardan elde edilen bilgiler bize bir günün içinde farklı saatleri faklı gezegenlerin kendi kudretleri ile yönettiklerini göstermektedir. Astrolojik bilgiler gün yöneticisi olan gezegen ve içinde bulunulan saat yöneticisi gezegen ile de değer alırlar.

1280x720-cQF

Muhyiddin İbnü’l Arabî; ‘Saatlerin Hazinesi’ adlı eserinde yedi kevkebten (yıldız) söz eder.
“Şems (Güneş) 4. kat gökte, günlerden Pazar’a,
Kamer (Ay) 1. kat gökte, günlerden Pazartesi’ye,
Merih (Mars) 2. kat gökte, günlerden Salı’ya,
Utarit (Merkür) 5. kat gökte, günlerden Çarşamba’ya,
Müşteri (Jüpiter) 6. kat gökte, günlerden Perşembe’ye,
Zühre (Venüs) 3. kat gökte, günlerden Cuma’ya,
Zuhal (Satürn) 7. kat gökte, günlerden Cumartesi’ye intisabı vardır ”

Her gezegenin kudreti haftanın yedi gününe kendi sıfatını vermektedir. Ünlü mutasavvıf, tasavvuf âlimi, islâm düşünürü Muhyiddin İbnü’l Arabî , ‘Fütûhât-ı Mekkiye’ adlı eserinde, haftanın yedi günü için,
“Pazar gününün hareketi semî sıfatından
Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından
Salı gününün hareketi basar sıfatından
Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından
Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından
Cuma gününün hareketi ilim sıfatından
Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından ” geldiğini söylemektedir.

Pazar gününün hareketi semî sıfatından,
Dünyada herşeyin Allah’ın “Ol” (Kün) emri ile varolmaya başlamasının öncesinde duyma sıfatına sahip olduklarının ifadesi olan Semî sıfatı, duyan, işiten, kainatta-tabiatta gizli-açık verilen her sesi işiten,duyan anlamındadır.
Bugünün burcu Aslan’dır. Yüksek enerji barındıran bir gün olan Pazar gününün, ortaya kudret konması gereken işlerin başlangıcı olarak değerlendirilmesi fayda getirecektir. Birlik, beraberlik, hareket enerjisi taşıdığından bu benzerde yapılacak etkinlikler içinde değerlendirilebilinir.

Pazartesi gününün hareketi hayat sıfatından,
Yaratılışın ikinci gününü ifade eden hayat sıfatı ezeli ve ebedi dirilik (hayat) kudretini taşımaktadır. Pazartesi gününün yönetici gezegeni Ay , burcu ise Yengeç’dir. Bugün aile, yuva, duygusal bağlar içeren konularda daha aktif ve yapıcı olma enerjisi taşır. Yeni başlangıçlar, hızlı ilerleme göstermesi istenilen işler için uygun bir gün olmakla birlikte, sabırsızlık ve değişken fikirlerin etkin olacağı bir gün olduğuda dikkate alınmalıdır.

Salı gününün hareketi basar sıfatından,
Yaratanın, aydınlık-karanlık, gizlilik-açıklık, uzaklık-yakınlık gibi hiç bir mefhum engeli olmadan görmesi anlamına gelen basar sıfatı, yaratıcının tecellisinin her yerde yaratılan tarafından görüldüğünün kudretini taşır. Mars gezegeninin yöneticiliğinde olan Salı günü cesaret, rekabet, yüksek efor gerektiren işler için uygun bir zaman dilimi olması ile beraber kontrolsüz enerjiler barındırabileceği açısından risk alma, ani karar verme, öfke hakimiyeti gerekliliği açısından dikkat edilmesi gereken bir gündür.

Çarşamba gününün hareketi irade sıfatından,
Her şey’i dilediği gibi tayin ve tesbit etmesi kudreti sıfatını taşıyan Merkür, evrende her bir bilginin kadir-i mutlak Allah tarafından geldiğinin ifadesi olan Merkür’ün yönettiği Çarşamba günü, akıl melekemizi oldukça etkin kullanabileceğiniz bir gün olarak değerlendirilebiliriz. Yeni başlayacak eğitim ve öğrenimler için, her türlü iletişimsel etkinlikler ve ticari bağlantılar geliştirmek için başarı getirebilecek bir gündür.

Perşembe gününün hareketi kudret sıfatından,
Her şey’i yapmaya ve yaratmaya gücü yetmesi kudreti sıfatını ifade eden Jüpiter haftanın 5. gününün yöneticisidir. Yaratıcının kudret sıfatından var olmuş olan ruhsal bütünlüğümüze yönelik yüzümüzü ifade etmektedir. Perşembe günü bu mânâ altında yaratan kaynağa dönülen her türlü manevi çalışmalar, maddi – manevi yeni girişimler, hukuksal ve adalet konulu işler, uzak yerlere yapılacak seyahatler için olumlu neticeler getirecek bir gün olarak değerlendirilebilinir.

Cuma gününün hareketi ilim sıfatından,
Her şey’i bilmesi, ilminin her şey’i kuşatması kudreti sıfatını verdiği Cuma günü yaratılışın 6. günüdür. Venüs gezegeninin yönetici olduğu bugün İbnü’-l Arabî’ nin ifade edişine göre ‘yaratılışın tamamlanışı, insan suretinin ortaya çıkışı’ günüdür. Sevgi, aşk, güzellik, beraberlik, uyum adına mutluluk getiren bir gün olan Cuma günü bu hisler altında ortaya çıkarılacak her türlü girişimler için olumlu bir gündür. Yaratıcılık, sanatsal etkinlikler, ortaklaşa girişimler için pozitif enerji taşıması açısından değerlendirilebilinir.

Cumartesi gününün hareketi ise kelâm sıfatından,
Ezelî ve ebedî; söyleme, konuşma kudretinin sıfatını taşıyan Cumartesi gününün yönetici gezegeni Satürn’dür. İbnü’-l Arabî’ nin ‘ebediyet günü’ diyerek nitelendirdiği Cumartesi günü; sabır, sorumluluk, kontrol içermesi gereken işler için uygun enerjiler barındıran bir gündür. İçerdiği bu enerjiler olaylara yavaş, aksi ve engellenme altında ilerliyor durumu getirebilir, Eleyici, disipline edici ve yapıcılık getiren etkiler taşıdığından somutlaştırmak istenilen işler için uygun zaman olarak seçilebilinir.
Dilâra Başar Efeoğlu

kaynaklar;
Muhyiddin – i Arabî; Saatlerin Hazinesi eseri, (çeviri)Selâhaddin Alpay
Muhyiddin İbnü’l Arabî Zaman ve Kozmoloji, Muhammed Hacı Yusuf

Balık burcunda Güneş, Başak burcunda Jüpiter karşıtlığı

83c7fadd45c0a5a6f561a47907e7bd87

 

Duygusallığın, merhametin, özverinin, yüksek hayal gücü ve fedakarlık hislerinin öne çıkmış olabileceği benliklerimizde, bu prensipleri realize etme ve realize ettiğimiz bu prensiplere hizmet etme amacı geliştirecek olabiliriz. Büyütmeyi, genişletmeyi amaçladığımız bu anlayışımızın yaratmış olduğu duygusal gerilim ile olaylara geniş perspektiften bakmaktan uzaklaşıyor olabilir, dogmatik fikir ve inançlara saplı kalabilir, dar ve eski düşünce kalıpları ile tavırlar alıyor olabiliriz. Balık burcunda olan Güneş ile Başak burcundaki Jüpiter karşıtlığının apeksinde kalan Satürn Yay burcunda. Oluşturmuş oldukları T-kare açı kalıbı niteliksel olarak bize değişimi, hizmeti, başkalarına faydalı olma çabasını ifade etmekte. Kendini yok sayma anlayışına düşmeden, olaylara geniş ve derin açıdan bakarak görüş bildirmek ve bu yönde tavır almak daha doğru kararlar almamızı sağlayabilir.
Farkındalık amaç olduğunda sevgi en büyük araçtır…
Dilâra Başar Efeoğlu