Koç Burcu Mitolojisi

Koç Burcu, Aries
Koç takımyıldızına adını veren mitolojik hikaye Altın Postlu Koç öyküsünden gelmekte.
Mitolojide Koç takımyıldızı, Yunan mitolojisinde geçen “Jason ve Altın Post Peşinde” adlı ünlü bir hikaye ile bağlantılıdır. Hikaye parçalanmış bir ailenin mutsuz çocukları ile başlar.
Phrixus ve kız kardeşi Helle, Boeotia kralı Athamas ve eşi Nephele’nin çocuklarıdır.
Ne var ki bu aile kraliçenin ölümüyle sarsılır. Daha sonra kral Athamas, Thebe kralı
Cadmus’un kızı Ino ile ikinci evliliğini yapar. Ancak Ino çocuklara tahammül edemez ve onlara bir tuzak kurar.

kozmos

Önce Boeotia tarlalarına zararlı bir madde dökerek ürünlerin zarar görmesini sağlar.
Kral ürünlerin zarar görmesinin nedenini ve ürünlerin nasıl kurtulacağını tanrılara
sordurmak üzere baş danışmanlarını Delphi’ye yollar. Bu arada kraliçe Ino danışmanlara
rüşvet vererek ‘çocukların kurban edilmesi’ yanıtını krala götürmesini sağlar. Tüm rahipler çocukların kurban edilmesi konusunda ısrar etmeye başlar. Kral çocuklarını kurban etmek için yakınlarda bulunan bir dağa götürür.

Bu arada olan biten her şeyi öz anneleri Nephele cennetten seyretmektedir. Tanrılardan (Bazı hikayelerde bu tanrının Hermes olduğu anlatılmaktadır) çocuklarını koruması için altın bir post yollamalarını diler. Kral tam çocuklarını kurban etmeye hazırlanırken “Altın Postlu Koç” (Aries) çocukları almaya gelir. Çocuklar koçun sırtına binerler. Koç onları uçarak Asya’ya doğru götürür. Ne yazık ki bugünkü Çanakkale boğazı üzerinde küçük Helle dengesini kaybedip, koçun üzerinden aşağı düşer. Bu yüzden, Yunan mitolojisinde Çanakkale boğazına ‘Hellespont’ denir. Bazı hikayelerde Helle boğaza düştükten sonra, deniz tanrısı Poseidon tarafından kurtarıldığı, Poseidon’un Helle’ye aşık olduğu ve onunla evlendiği anlatılır.
Kardeşini kaybeden Phrixus, herşeye rağmen yoluna devam eder. Koç onu Caucausus dağlarında Colchis (Kuzeydoğu Karadeniz bölgesi, Gürcistan) denen yere bırakır. Phrixus minnettarlığını göstermek için onu kaçıran koçu Zeus’a kurban eder. Koçun altın postunu kutsal meşe ağacına asar. Altın Post, ağacı saran ve hiç uyumayan dev bir yılan tarafından (Serpent) korunur. Bu nedenle Zeus Koç’u gökyüzüne çıkarmıştır. Öykü aşağıdaki şekilde devam etmektedir;
Zeus’a kurban edilen koçun postunun, Phriuxus tarafından Colchis kralı Aietes’e verildiği de rivayet edilir. Kral Aietes bu eşsiz postu savaş tanrısı Ares’e adanan bir korulukta saklar.
Hikayenin bu kısmında kendilerine ‘Argonaunt’lar’ diyen ve altın postu arayan bir grup cesur, güçlü denizci ile liderleri Jason (İason) devreye girer. Çağının en büyük destansal masallarından biri olan Argonaunt’lar masalını bize tüm olarak Rodos’lu Apollonios anlatır. İ.Ö.3. yüzyılda yaşayan Apollonios ünlü bir mitos yazarıdır. Adı “hızlı” anlamına gelen Argo gemisi Karadeniz’in Colchis (Gürcistan) ülkesinde Altın Postu aramaya giden kahramanlar için yapılmış ellibeş kürekli bir gemiymiş. Geminin seferin nedeni ilginçtir. İolkos kralı Aison tahtını üvey kardeşi Pelias’a kaptırır. Aison’un oğlu Jason delikanlılık çağına gelince Pelias’ın karşısına çıkıp tahtı geri ister. Pelias ondan kurtulmak için önce Colchis’e gidip, Phrixus’un orada bıraktığı altın postu getirmesini buyurur. Jason altın postu kral Aites’den almak için bu sefere çıkmak zorunda kalır. Yunanistan’da ne kadar gözü pek, atılgan, yiğit varsa hepsini toplar. Yolculuk sırasında meydana gelen birçok olaydan sonra Argonaunt’lar, altın postu geri istemek için kral Aietes’in karşısına çıkarlar. O sırada kralın kızı Medeia, Jason’u görür. Delicesine bir aşkla ona tutulur. Güçlü bir büyücü olan Medeia bundan böyle Argonaunt’ların ve Jason’un bütün işlerini eline alır. İstediği koşulları yerine getiremeyeceğini düşündüğünden Kral Aietes görünüşte altın postu vermeye razıdır. Ama önce Jason’un bir ejderi öldürmesini, ateş püsküren tunç ayaklı iki boğayı boyunduruğa koşmasını ister. İstekleri bu kadarla kalmaz. Boyunduruğa koştuğu iki boğa ile ejderin dişlerini toprağa dikmesini de şart koşar. Jason bu koşulları kabul eder ve tüm şartları yerine getirir. Ne var ki kral Aietes, altın postu vermeye razı olmaz. Argo gemisini yakmaya ve Argonaunt’ları öldürmeye kalkışır. Ama Jason’a aşık olan kralın kızı Medeia hızlı davranıp, Jason’la elele vererek altın postu Serpenten çalmayı başarır. Ve Argo gemisiyle yola çıkarlar. Medeia babasının kendilerine yetişememesi için korkunç bir plan yapmıştır; yanına aldığı küçük kardeşi Apsyrtos’u kesti ve parçalarını yol boyunca serperek uzaklaştılar. Arkalarından gelen Aietes’le adamları Apsyrtos’un parçalarını toplamakla vakit kaybettiler,bu yüzden Argonaunt’lara yetişemediler. Jason ve Argonaunt’lar, altın postu amcası Pelias’a vermek üzere İolkos’a dönerler. Babası Asion’un öldüğü haberini alan Jason, amcası Pelias’ın da tahtı geri vermeye hiç yanaşmadığını görür. Burada Medeia’nın tüyler ürpertici bir oyunu yer almaktadır. Pelias’ın kızlarıyla arkadaşlık kuran büyücü Medeia, ihtiyarlamakta olan babalarını gençleştirmenin çaresini kendilerine öğreteceğini söyler. Ve örnek olması bakımından yaşlı bir koçu alıp keser. Kestiği koçu büyülü otlarla kaynayan bir kazana atıp, körpe bir kuzu çıktığını gösterir. Pelias’ın kızları büyücü Medeia’ya inanarak babalarını öldürüp kazana atarlar. Pelias’ın dirilmediğini görünce çılgına dönerler ve yurtlarından sürülürler. Jason ve Medeia bu suçu işledikten sonra Pelias’ın oğlu tarafından İolkos’tan kovulurlar.
Kaynak: Yasemin ÖRS, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri,Takımyıldızların Mitolojik Öyküleri
Fotoğraf: Napoli Ulusal Arkeoloji Müzesi

Kiron,Yaralı Şifacı

Her birimizin hayatında uzun zamandır ve belkide farkında olmaksızın taşıyor olduğumuz yaralarımız vardır. Astrolojide mitolojik ifadesinden de yola çıkarak anlaşılacak olduğu gibi Kiron; şifa bulmayı bekleyen ve ancak kişinin şifa bekleyen bu yarası ile yüzleşerek ve onun şifa bulmasını sağlayacak dönüşümü kendinde gerçekleştirerek iyileştireceği bir yarayı temsil etmektedir.

 

dc98c384d814e820bee2de4397a5cdda (1)
Balık burcunda Güneş ile Kiron kavuşumu yaşadığımız şu günler, önce yaralarımızı kabul etmek ile onları dönüştürebilecek olacağımızı işaret etmekte.
Chiron (Kiron) öyküsü klasik Yunan mitolojisinden tasvir edilmiştir. Yarı insan-yarı at olan yaratıkların genel adı Centaur (Kentaur)dur. Bir centaur olarak doğan Kiron’un at şeklinde bir alt bedeni ve bacakları, insan gövdesi şeklinde üst bedeni ve kolları vardır.
Kiron, Kronos (Satürn) ile (peri)Philyra’nın oğludur. Kronos, Philyra ile, eşi Rhea’dan olan oğlu Zeus’u ararken karşılaşır. Philyra, Kronos’tan saklamak için kendini ay’ın karanlık yüzüne çevirir. Ancak Philyra’nın kendisini tanınmaması için bir at’a dönüşen Kronos, Philyra’yı böylelikle kandırır ve bu birliktelikten bir oğulları olur. Bacakları ve bedeniyle bir at, gövde ve kollarıyla da bir insan şeklinde doğan Kiron’u gören Philyra dehşete düşer ve tanrılara onu bir ıhlamur ağacına çevirmeleri için yalvarır. Kiron terk edilmiştir ancak bir çoban tarafından bulunur ve Apollo’ya teslim edilir. Artık onun babası Apollo’dur ve kurtulmuştur ancak köklerinden kopmuştur, yaralıdır, annesi tarafından reddedilmiştir. Apollo ise Güneş Tanrısı olarak Kiron’un hem babası hem de öğretmeni olmuştur. Artemis’in kardeşi olan Apollo, müzik, kutsallık, şiir ve şifa tanrısıdır, erkekleri günahlarından arındırır, vahşi hayvanlardan ve hastalıklardan korur. Kiron onunla birlikte bilge bir erkek, bir öğretmen, bir şifacı ve müzisyen olmayı öğrenir.
Bir gün öğrencilerinden biri olan Hercules ile birlikte bir av gezisindeyken, Hercules yanlışlıkla ancak ölümcül biçimde zehirli oku Kiron’un at bacağına atar. Aldığı yarayı iyileştirmeye çaba harcayan Kiron bir türlü yarasını iyileştirmeyi beceremez. Acılar içindedir ölmek ister ama tanrısal gücünden dolayı ölümü beklemekte onun için çare değildir çünkü o bir ölümsüzdür.
Bu olaylar esnasında , tanrılardan ateşi çalıp dünyaya getiren ve bu sayede insanoğlunun ısınabilmesi ve aydınlanabilmesini sağlayan Promete, Olimpos’ta, tanrılar kralı Zeus tarafından sonsuza dek bir kayaya zincirlenme cezasına çarptırılmıştır. Zeus’un görevlendirdiği bir akbaba, her gün Promete’nin ciğerlerini yemekte, , Promete büyük acılar yaşamaktadır. Zeus Promete’yi ancak bir ölümsüzün onun yerini alması karşılığında serbest bırakacağını söyler. Bunu duyan Kiron kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerek Promete’yi kurtarır ve artık bir ölümlü olmuştur.
Eski Yunan’da eczacılığın kurucusu olarak gene mitolojik bir kişi olan Kiron kabul edilir.
Dilâra Başar Efeoğlu