Neptün Retrosu

05fdec7323bc11d544a6d54bdec579cb

Bir kez görünenin arkasındaki görünmeyene doğru yönelttiğinde duygularını, içinde bulunduğun her durumun katı ve kabalığını fark eder olursun. Ve bir kez fark ettiğinde, sihir gibi birşey başlar sende, sıyrıldıkça katı ve kaba olan senden, işte o zaman başlar görünmeyen görünür olmaya…

Neptün retro başlangıcında,

Bu paragrafdaki cümleler bana ait ve Neptün gezegeninin yaratıcılığını ifade eden cümleler. Neptün, duyguların, hislerin, sezgilerin varlığının ifadesi olan gezegendir ve bilinçaltına dünyasal sınırların ötesine aşma isteği ile şekillenen yaratıcılık, ilham, sezgiler ve hayalgücü taşır. Bugün (16.6.2017) Neptün, geri (retro) hareketine başlamakta. 24 Kasım 2017 ye kadar sürecek olan 150 günlük retro dönemi boyunca, Neptün’ün taşıdığı bu duyguları derin ve güçlü olarak hissediyor olacağız.

Özünde Neptün, saflaştırma prensibi ile çalışır, değdiği her noktaya kendi duyarlaştırıcı etkisini yükler. Neptün’ün retro dönemleri bu duyarlaştırıcı etkiyi yoğun olarak alacağımız dönemlerdir. Duyguların hassaslaşıyor oluşu kişileri empati yapmaya, paylaşımcı, fedakâr ve merhamet içinde olmaya yönlendirecektir. Yaratıcılığın artmasına olanak veren Neptün retrosu, ilham ve sezgi gücünün artışını simgeler. İçinde bulunacağımız bu dönem boyunca rüyalar, durugörüler, vizyonlar ve sezgilerde artış yaşanabilir. Kişilerin derinleşen sezgileri kendi içlerinde bambaşka kapılar açması ile kişiyi ruhsal ve duygusal olarak derinleştiren ve bir nevi kendi içinde arındıran, saflaştıran etkiler olarak işlev görmeye başlarlar.

Retro sürecinde olan Neptün yarattığı aşırı duyarlı hal kişi yada kişileri, yanılgılara açık, gerçeklerden kopuk, mânevi dünyasının içinde kaybolmuş bir portre çizebilecek olmaya yakın tutar. Hayal dünyası içinde kalan, reel dünyanın gerektirdiği sorumluluk ve görevlerden uzaklaşma, kaçma arzusu, amaç duygusunu yitirmek, geleceğin belirsiz olduğu hissiyatına kapılmak, istek ve hedeflerde çözülmeler yaşamak yine Neptün retrosu döneminin dikkat edilmesi gereken yönlerini doğurur. İdealler ön plana çıkar fakat burada kişi yada kişiler için gerçek olabilecek idealler ile gerçek olmayacak idellerin birbirinden ayrımı güçleşmeye başlamıştır.

Neptün’ün retro dönemleri özellikle toplumsal boyutta, çevresel koşullarda olay bazlı olarak da karşılaşabilecek olduğumuz durumların göstergesi olduğu bir dönemi işaret ederler. Gerçek olmaktan uzak idealler uğruna kendinden feda edici davranışlar, yanlış seçimler, yanlış tutumlar içine girme, kendini kahraman yada bir kurban haline sokma psikolojisi ile davranıyor olma güdüsü kişileri etkisi altına alabilir. Bu tarz davranışların getirisi olan kaos ortamları ile karşılaşabiliyor olmak olasılığı artar. İç sesimizi daha yüksek duyacak olduğumuz bugünlerde bu sesi akıl süzgecimizden geçirip dinleyebilmek çok daha yaratıcı bakış açısı kazanmamızı sağlayacaktır.
Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

 

 

Güneş-Satürn karşıtlığı

3c40dd7d06ad46797f00857d2489c6e6.jpg

Özgüvenimizi tekrar inşa etmek, otoriteyi dışarıda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim fakat her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Gökyüzünde Güneş – Satürn karşıtlığı aktifleşmeye başladı. Bu açı 15 Haziran Perşembe günü kesinleşen dereceye gelecek ve etkinliğini 20 Haziran gününe dek sürecek. Yaşam enerjisinin temel kaynağı olan Güneşin, sıcak, enerjik, aktif doğasının karşına geçmiş duran Satürn soğutan, pasifize eden, engeller koyan enerjileri ile yaşamsal enerjimize blokajlar yaratır durumda. İkizler burcunda Güneş, araştırmak, bilgi toplamak, öğrenmek ve tüm bunları aktarmak, paylaşmak, dağıtmak üzerine hareket eder. Güneş’in bu yerleşimi iletişimin, zihinsel faaliyetlerin öne çıktığı bir zaman dilimi içinde olduğumuzu anlatmakta. Merkür’de Güneş ile kavuşuma gitmekte. Yay burcu yolculuğunu sürdüren Satürn, şimdi Güneş’in tam karşısında ona karşı duruş sergilemekte. Ve gökyüzünde bu iki burç aksında 9 Haziran’da gerçekleşmiş olan dolunayın enerjisi var. Farkındalığımızı artık geliştirme yolunda son kulvar içine girmiş olmak, gökyüzünün bize vermek istediği mesaj halini almış durumda.
Bir şeyler yada biri tarafından engelleniyor gibi hissettiğimiz, önümüze setler koyan, ileri gitmemize sınır getiren, mesafeler, uzaklıklar koyan türde enerjileri hayatlarımıza yansımış şekilde görebiliriz. Kendimizi ifade etmenin oldukça zor olmaya başladığı birkaç günlük bu süreçte, karamsar, yılgın ve benliğimize duyduğumuz güvenimizi kaybetmiş bir şekilde, kendimizi dış ortamdan izole etme arzusu ile karamsar, depresif, melankoliye meyilli bir ruh hali içinde girecek olabiliriz.
Yay burcu geçişinde Satürn son retro hareketini sürdürmekte ve Kiron balık burcunda Güneş ile kare yerleşimde. Anlaşılan o ki kendimize olan özgüvenimiz büyük bir sınavdan geçecek. Birkaç gün sürecek olan açı oldukça etkili şekilde bizim kendimizi birtakım dış güçler tarafından engelleniyor olma, kısıtlanma içine alınma durumları hissetmemize neden olacaktır. Hayatın bize sınırlamalar getirdiğini düşündüğümüz, kendimizi ifade etmenin, isteklerimizi ortaya koymanın nerelerde en çok zorlaştığını gerçekten oturup düşündüğümüzde tüm bu engel yaratan durum, kişi ve hislerin geçmişimizden geldiğini görebiliriz. Geçmişte kaldığını düşündüğümüz, üstesinden geldiğini düşündüğümüz zayıflıklarımız, yaralarımız şimdi açığa çıkıyor ve yine bize karşı duruş sergilemeye başlıyor gibi görünecek olabilir. Korkularımızın, zayıflıklarımızın ortaya çıkacak olduğu Satürn – Güneş karşıtlığını, koparıcı, sonlandırıcı enerjilerinin kendimiz üzerinde yıkıcı etkilerine açık olmaktansa, farkındalık sağlamış bir bilinç hali ile hem kendimize hem çevremizde gelişen olay ve kişilere bakabilirsek yapıcı şekli ile bu açının yaratıcılığı sağlayabiliriz. Özgüvenimizi tekrar inşaa etmek, otoriteyi dışarda aramak yerine kendi kendimizin otoritesi olabileceğimizi bilmek, kendimize inanmak, özbenliğimizi sevgiyle kabul etmek ve artık gelecek korkusundan sıyrılıp benliğimizi tüm ışığı ile ortaya koyabiliyor olmanın güvenine ulaşmak için gereken tek ve en önemli şey farkındalık, gökyüzünün konumu bize bunu hatırlatıyor. Zorlu enerjiler hakim, her zaman ne olduğuna değil niye ve neden olduğuna baktığımızda çözümde kendiliğinden gelir.

Dilâra B.Efeoğlu

Jüpiter ileri hareketine başlıyor

Type = ArtScans RGB : Gamma = 1.882

Jüpiter retrosu sonlanmak üzere, 10 Haziran sonrası artık ileri hareketine başlayan Jüpiter’in enerjisi bizi yeni deneyimlere, yeni ufuklara doğru yol aldıracak fırsatları beraberinde taşımakta…

Terazi burcu geçişini sürdürmekte olan Jüpiter yaklaşık 120 gündür retro hareketi içinde bulunmaktaydı. 10 Haziran Cumartesi günü akşamüstü saatlerinde (17:02) Jüpiter retro hareketini sonlandıracak ve ileri hareketine başlıyor olacak. Retro durumda olan Jüpiter; bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken, hayatımıza dair yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere doğru yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile gerçekten bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini yaşamakta olduğumuzu söylemekteydi. Bu geçen 120 günlük süre için kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile dönüp baktığımızda, bize bu türde enerjileri taşıyan yansımalar ile karşılaşmış olduğumuzu farkedebiliriz.

Jüpiter retro hareketini tamamlamadan hemen önce gerçekten kendi iç dünyamıza dönerek, kendi anlam ve değer yargılarımız üzerine düşünebilir, , manevi duygularımız ile yüzleşebilir, idealize etmiş olduğumuz fikir ve görüşlerimizi, adaletli olma, başkalarınında haklarını teslim ediyor olma adına sorgulayabilir, kendi ahlak ve yargı anlayışlarımızı bu yönden de değerlendirebilir ve güçlendirebiliriz.10 Haziran sonrası artık ileri hareketine başlayan Jüpiter’in enerjisi bizi yeni deneyimlere, yeni ufuklara doğru yol aldıracak fırsatları beraberinde taşımakta.

Büyümenin, genişlemenin, gelişmenin olduğu her yerde Jüpiter enerjisi vardır. Jüpiter’in taşıdığı dürtüsellik genişlemek, ilerlemek, yayılmak, enginleşmek ister. Dokunduğu her yere bu etkileri taşıyan Jüpiter bu yüzden şans ve bolluk taşıyan gezegen olarak hayatlarımıza dokunuşu ile bu türde gelişmeler yaşatır. Jüpiterin haritalarımızdaki yerleşimi ve transit etkileri bu enerjileri en çok alacağımız hayat alanımızı gösterirler. Jüpiterin retro hareketinini sonlandırıp ileri hareketine başlıyor oluşu her birimizin hayatında yer alan bolluk, zenginlik, iyimserlik, başarı ve güven duygusunu çok daha net ve çok daha görünür olmasının yaratıcısı olacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

Pluto Oğlak Burcunda, Pluto Retrosu

Pluto

Her tohum toprağın altında dönüşür, toprağın üzerinde filizlenir.

Pluto, Pluto retrosu
Büyük, derin, köklü ve çok güçlü bir enerjiden bahsediyorsak ve orada dönüşümün ayak sesleri varsa Pluto’dan bahsediyoruz demektir. Mitolojinin yeraltı tanrısı Hades (Pluto), astrolojide dönüştürme, yenileme, başkalaştırmanın etkin gücünü taşır. Pluton’un yaratıcılığı dönüştürücülüğüdür. Diğer kolektif etkili gezegenler olan Uranüs ve Neptün gibi Pluto da zihinler üzerinde oluşacak olan üst boyutsal bilincin açığa çıkmasını sağlayan koşulları ifade eder. Pluto bu yaratıcılığını krizler, travmalar, kayıplar, yıkılışlar ile ortaya koyuyor olduğunda bilmemiz gereken dönüşümün ancak bünyenin derin sarsılması sonrasında açığa çıkacak bir güce ihtiyaç duyuyor oluşudur.

2008 yılından bu yana Oğlak burcunda ilerleyişini sürdüren Pluto, bu burcun ifadesinde olan konular üzerinde bilinçaltını, bilinçüstüne çıkaracak etkileri harekete geçirmekte. 2023 yılına değin (Mart 2023) bu burçta kalacak olan Pluto kolektif bir gezegen olarak, kitlesel, toplumsal boyutta, düzen ve sistem prensiplerine ait gerçekleşecek olan büyük dönüşümsel güçlerin oluşumunu ve bu oluşumun devam edecek sürecini göstermekte.

Bizler kendi bünyemizde oluşturmuş olduğumuz kontrol, otorite, statü, görev bilinci, yönetici figürü yaratımları üzerine düşünmeye ve bu güdülerin ortaya koyduğu benliğin değişmeye muhtaç yönleri ile karşılaşmaya hazır olmalıyız. Pluto’nun yeraltı tanrısı olduğunu hatırladığımızda yüzeysel bir etkiden bahsetmediğimizi, köklü dönüşümsel etkiler ile karşılaşmış ya da karşılaşacak olduğumuzu bilmek, bu gezegenin yaratımını bilinçlerde farkındalık olarak yıkımın ötesine geçirmenin en önemli basamağını oluşturacaktır.

Şimdi retro hareketine giren Pluto (20 Nisan) önümüzdeki 5 aylık süreç içerisinde, içsel gözlemlere yönelik etkiler altında olacağımızın işaretçisi. Kişiyi iç dünyasına sürükleyebilecek ve iç dünyasının en derinlerine gömülü gizli benliği ile karşılaştırabilecek olan Pluto retrosu, yepyeni bir benliği ortaya çıkarmanın ancak geçmişten kalan tüm tortulardan arınmak, geçmişin gölge etkisinden kurtulmak gerekliliğinin yerine getirilmesi ile sağlanabileceğini ortaya koymakta.

Geri harekette olan Pluto, geçmişi arındırmanın, geçmişin tortularından sıyrılmanın, kendi gölgelerin ile karşılaşacak olduğun benliğinin en derinine nüfus etmenin anahtarını taşır. Retro Pluto’nun yaratıcılığı bu anahtarı bilinç altı seviyeden çıkartıp bilinç üstü seviyeye taşıyabilmek ve zihinsel dönüşümü bilinçsel hale getirebilmekte saklıdır. İster gölge yönlere sahip olsun, ister melek saflığına sahip olsun, benliğin derinlerine döndüren ve dönüşümün tamamlanmamış yönlerini arayıp bulan, bilinçaltını açığa çıkaran enerjiler Pluto retrosunun ana odağı olurlar.

Pluto’nun retro süreçleri içimize kapandığımız, kendi kendimize yetme gücümüzü keşfe çıktığımız zamanlardır. Dönüşümün gerekliliği ile yüzleşmekten kaçmak, kendi gücüne karşı yabancı olmak kabullenilmemiş ve bastırılmış içsel güç ile birlikte dışarıya öfke ve kızgınlık hisleri olarak yansıyabilir. Oysa dönüşümün nerede ve nasıllığı hakkında bilinç hali geliştirebiliyor olmak ve Pluto’nun yaratıcı unsurunu sezinliyebilmek iyileştirici gücünü görmeyi sağlayabilecektir.

Pluto’nun gezegensel hareketine bakacak olduğumuzda; 20 Nisan Perşembe günü retro hareketi öncesi durağanlaşacak olan Pluto, 22 Nisan Cumartesi günü retro (geri hareketine) başlayacak. 28 Eylül 2017 günü ileri hareketine doğru durağanlaşacak olan Pluto, 30 Eylül Cumartesi günü (16 derece51′) ileri hareketine başlayacak. 25 Ocak 2008 de Oğlak burcuna geçen Pluto, 24 Mart 2023’e kadar bu burçta ilerleyişini sürdürecek.

Dilâra Başar Efeoğlu

Güneş Uranüs kavuşumu

3fe5f284887e98cbb4f8e51fa16432e0.jpg

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihine açık olmak gereklidir. Oluşmuş olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.

Güneş – Uranüs Kavuşumu
14 Nisan Cuma günü kesinleşecek Güneş, Uranüs kavuşumu Koç burcunun 240 27′ derecesinde.
Koç burcunda ilerleyişini sürdüren Uranüs’e yaklaşan Güneş, bu gezegenin sıradışı zihni ile temas kuracak. Uranüs ile temas kuran bir gezegen, Uranüs’ün taşıdığı bu sıradışı zihninin geleceğe odaklanmış, aydınlatıcı dalgaları ile karşılaşır. Uranüs elektiriksel bir güce sahiptir ve elektiriksel bir etki alanı yaratır. Uranüs’ün Ani, sarsıcı, çarpıcı, uyandırıcı doğası ile birleşen Güneş, şimdi Uranüs tarafından bireyliğini, bağımsızlığını, ortaya koyma yönünde desteklenmekte ve harekete geçirilmekte.

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihinede açık olmak gereklidir. Oluşmakta olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.
Kitlesel, toplumsal etkili gezegenlerden biri olan Uranüs ile kavuşan Güneş, özgürlük ve bağımsızlık isteği içinde oluşun, geleceğe odaklanmış, yeni düzen sağlama amaçlı değişimler peşinde olmanın getireceği etkilerini taşımakta, değişim isteği, ihtiyacı içinde olan Uranüs, sıradışı, isyankar, kural dinlemez, asi güdüleri ile beklenmeyenin beklenebileceği bir ortam yaratmakta.

Güneşin 17 Nisan günü Satürn ile kesinleşecek bir üçgen açısı var, Satürn uzun bir süredir Uranüs ile uyumlu açıda. Bu açı yeni sistemleştirilmeler geliştirme içinde olma, yeni düzen içeren kontrollü yapılanmalara işaret etmekte. Retro hareketine giren Satürn burada geliştirilecek yapılaşmanın geçmişten gelen etkiler içinde olduğunu gösterdiği kadar yeni kurulacak olan yapılaşmalar için gelecekte değişime açık bir portreyi de açıkça çizmekte.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Venüs retro (Venüs gerilemesi)

 

7972dd3b746e849af88a9c977b57bfb0
Venüs retro dönemleri anlamlı bir mesajı yeryüzüne taşımakta; Kişinin sevgi anlayışını, mutluluk anlayışını, arzularını, isteklerini ve diğer kişiler ile kurmuş olduğu bağlar içinde aradığı sevgi, işbirliği, keyif, huzur, değer görme ifadelerini sorgulayacağı, kendi iç dünyasında testten geçireceği bir dönem…

Venüs, 2 Mart Perşembe günü içinde bulunduğu Koç burcunun 13. derecesinde durağanlaşarak, 5 Mart Pazar günü, 42 gün sürecek ve 16 Nisan Pazar günü son bulacak olan retro hareketine başlıyor olacak.
Venüs’ün ilişkiler üzerinde yoğunlaşan ifadesi, özellikle kişisel değer anlayışını niteleyen gezegen olmasından dolayıdır. Değer anlayışının çeşitli yansımalarını üzerinde görüyor olduğumuz ilişkiler, Venüs’ün yönetiminde olan konuların başında gelmekte.
Gerilemekte olan Venüs, karşılıklı kurulan bağlar, ilişkiler, ilişkilere yönelik bakış açısı ve sergilenen davranışlar, tutumlar, tavırlar üzerinde değişimsel etkilere sebep olur. Retro sürecinde olan bir gezegenin içselleştirici etkiler bırakıyor olma enerjisi ile Venüs retrosu, Venüs’ün etkenliği içinde olan konular üzerinde içe dönüşsel, kişisel etkisini gösterecektir. Bu nasıl olacaktır; İlişkilerde, ilişkilere yönelik karşılıklı kurulan tüm bağlarda Venüs’ün etkenliği vardır ve retro süreci, varolan ilişkileri yeniden gözden geçirme ihtiyacı, ilişkiyi daha ötelere taşımadan önce analiz etme, sorgulama ihtiyacı ile duyguları dışa vurmaktan kaçınma, yeni kurulabilecek ilişkilere karşı fazla ihtiyatlı davranma, sosyal hayat içerisinden uzaklaşma, içe çekilme etkileri doğurabilir. İlişkilerden, karşı cinsden, diğer kişilerden beklentilerde artan mükemmelliyetçilik karşılıklı kurulan bağlar üzerinde zorlayıcı, ilişkiyi tehdit edici bir hal halini alabilir. İçselleştirilen duygular dışa vurulmaktan kaçınıldığından, ilişkiler çözümsüz, uyumsuz, sorunlu, problemli ve kopuk bir süreç içine girebilir. Platonik aşklar, eski, geçmiş ilişkiler üzerinde canlandırıcı, tekrar edici etkiler yaşanabilir.

Retro hareketine Koç burcunda başlayan Venüs, 2 Nisan günü Balık burcuna gerilemiş olacak. İki burçta gerilemesinin Venüs’ün taşıdığı retro etkilerinde farklılık olur mu derseniz evet olur. Natal haritalarda retro konumda olan bir Venüs’ün hangi burcun içinde iken retro durumunda olmasının önem taşıması gibi transit geçişlerde de gezegenin içinden geçtiği burç, gezegenin kendi sembolünü koruması ile birlikte, retro karakterini biçimlendiren etkiler taşımakta olur.
Koç burcunda gerileme sürecinde iken Venüs, ilişkilerde insiyatif alma sorunları, ben merkezci ilişkiler, acele ve düşünülmeden verilmiş değer yargılarına açık enerjiler şeklinde yansımalar bulabilir, sabırsız ve acele kararlardan kaçınıyor olmak, düşüncesizce davranışlardan uzak durmak ve kendine dönük olmanın yaratacağı olumsuz durumlara ve gelişen davranışlara karşı gezegenin 3 Mart – 5 Mart tarihlerinde gerileme öncesi durağanlaştığı günlerde özellikle dikkat ediyor olmak faydalı olacaktır. 5 Mart sonrası gerilemeye başlayan Venüs, 2 Nisan günü Balık burcunda olacak. Balık burcuna gerilen Venüs, objektifliğin kaybolmasına, ilişkiler üzerinde sübjektif bir değer anlayışı yürütülmesine , duyguları ifade etmekten kaçınmaya, içe kapanmaya, bağımlı ilişkiler geliştiriyor olmaya çok daha açık olunacak bir zaman dilimini işaret etmekte. İleri hareketine başlaması öncesi 14 Nisan günü tekrar durağanlaşacak olan Venüs, 16 Nisan Pazar günü (26.55’derece) ileri hareketine başlıyor olacak.

Venüs retro dönemleri anlamlı bir mesajı yeryüzüne taşımakta; Kişinin sevgi anlayışını, mutluluk anlayışını, arzularını, isteklerini ve diğer kişiler ile kurmuş olduğu bağlar içinde aradığı sevgi, işbirliği, keyif, huzur, değer görme ifadelerini sorgulayacağı, kendi iç dünyasında testten geçireceği bir dönem. Gökyüzünün taşıdığı mesajı anlamak, bu dönemi en doğru şekilde kullanıyor olmak, Venüs retrosunun sağladığı içselleştirmeyi kendi değer yargılarına doğru yansıtmak ve ruha, benliğe daha yüksek bir değer anlayışı edindirmekten geçmekte.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

Jüpiter Gerilemesi (retrosu)

05e43528c893f3e3d50c9f8fc831887a
Büyümenin, genişlemenin, gelişmenin olduğu her yerde Jüpiter güdüsü vardır. Jüpiter’in taşıdığı dürtü genişlemek, ilerlemek, yayılmak, enginleşmek ister. Dokunduğu her yere bu etkileri taşıyan Jüpiter bu yüzden umut, iyimserlik, şans, bolluk taşıyan gezegen olarak yansır.
Şimdi 5 Şubat Pazar günü retro (gerileme) sürecine girecek olan Jüpiter bir nevi kendi içimize dönmemiz gereken , kendimize, hayatımıza bakmamız, yeni beklentiler, yeni anlamlar, yeni gelişmelere yönelmeden önce varolanı hazmetmiş olmanın, kazanılmış değerler ile bütünleşebilmiş olmanın muhasebesini iyi yapmış olmamız gereken bir zaman dilimini göstermekte. Kendimize ve çevremizde gelişen olaylara dikkatli bir bakış açısı ile baktığımızda bize bu enerjileri hazırlayan yansımalar ile karşılaşacak olacağımızı görebiliriz.
Jüpiter retro süreci idealleştirilmiş fikirlerin, inanç ve amaçların baskın bir şekilde yüzeye çıkıyor oluşunu getirebilir. Kendimizi ve etrafımızda gelişen olayları kapalı, tutucu, fanatiksel eğilimlere açık bulabiliriz. Böyle olmak yerine içimize dönebilir, manevi duygularımız ile yüzleşebilir, idealize etmiş olduğumuz fikir ve görüşlerimizi, adaletli olma, başkalarınında haklarını teslim ediyor olma adına sorgulayabilir, kendi ahlak ve yargı anlayışlarımızı bu yönden de değerlendirebilir ve güçlendirebiliriz.
Gelişmenin anahtarını elinde tutan Jüpiter, hem ruhsal anlamda hem dünyasal anlamda genişleme vaad eder. İçinde bulunacağımız 126 günlük Jüpiter retro dönemini içsel bir yargılama sürecine çevirebiliyor olmak Jüpiter’in taşıdığı ve herbirimizin hayatında yer alan bolluk, zenginlik, iyimserlik, başarı ve güven duygusunu çok daha net ve çok daha anlamlı şekilde hissediyor olmamızı sağlayacaktır.

Dilâra B. Efeoğlu

Neptün retrosu son buluyor

 

4ea43a62788db3ca7e4a22be50ef9cfb

Neptün retrosu son buluyor

Bir kez görünenin arkasındaki görünmeyene doğru yönelttiğinde duygularını, içinde bulunduğun her durumun katı ve kabalığını fark eder olursun. Ve bir kez fark ettiğinde, sihir gibi birşey başlar sende, sıyrıldıkça katı ve kaba olan senden, işte o zaman başlar görünmeyen görünür olmaya.

 

19 Kasım Cumartesi günü retro hareketinin sonlanmasına yönelik durağanlaşacak olan Neptün 21 Kasım Pazartesi günü içinde bulunduğu Balık burcunun 09.14′ derecesinden ileri hareketine başlamış olacak.
5 duyunun ötesinde, maddesel dünyanın dışına uzanıyormuşcasına boyutsuz, kalıpsız, sınırsız manevi olarak anlamlandırılabilecek enerjileri yansıtan Neptün gezegeni, bireysellikten uzak, bütünsele olan inanç ile evrensel sevgi, şefkat, fedakarlık hisleri taşır. Neptün bu duyguların en saf halini idealleştiren gezegendir.
12 Haziran’dan bu yana retro konumda olan Neptün, geçmişe döndüren, geçmişin duygularını su yüzüne çıkartan, geçmişin hayalleri ve hayalkırıklıkları ile yüzleştiren, duygusal hesaplaşmalar içinde kendin ile karşılaşmana olanak veren enerjileri içeren olaylar ve duyguların yoğunluğu ile bir nevi içsele dönüşü anlatan enerjileri taşımaktaydı.

Derinlerde bir yerlerde en fazla arınması gereken yönlerimiz ile bizi karşılaştırmak isteyen Neptün retrosu toplumsal ve kişisel olarak kendi kendimiz ile yüzleşmemize olanak veren enerjileri hayatlarımıza yansıtmakta idi. Yüzleşmiş olduğumuz içsel benliğimiz aslında en saf halini alması gereken en saflaştırmaya yönelik ihtiyacı olan yönlerimizdi.
Neptün’ün taşıdığı ruhsal boyutsallığı, duygusal ilham zenginliği ile hayalgücünün ve sezgilerin yüksek seviyede hassas oluşunun yoğunluğu, aklın bilinçsel boyutu ile uyum göstermekte çeliştiğinde, gerçeklerden koparacak kadar yanıltıcı şekilde, aşırı hayalperest, yanıltıcı, aldanan, aldatıcı, dağıtan, kurban pozisyonuna sokan, zaaflara meylettiren duygulara yol açabilir.

Şimdi Neptün’ün ileri hareketine başlıyor oluşu, İdealize ettiği tüm duygu ve düşüncelerin realize edilmeye yönelik eylem ve arayışlara yönelecek oluşunu, geleceğe yönelik hayallerin kuvvet kazanacağını göstermekte. Geleceğe yönlendirmeden hemen önce bizlerde kendi üzerimize yönlendirdiğimiz bakışlarımız ile olduğumuz ve aslında olmamız gereken hal arasındaki gerçek farkındalığa varmalı, bencilliğin, bireyciliğin uzağında kalan ego ile Neptün retrosunu tamamlamaya doğru yol almalıyız.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

Güneş Tutulması, 1 Eylül 2016 Perşembe

cropped_content_gunes-tutulmasi-nedir-gunes-tutulmasi-2016-yilinda-ne-zaman-gerceklesecek-haberiyakalacom_WO3ApM5Zg050BTF

Güneş Tutulması
1 Eylül 2016 Perşembe günü saat 12.03 dolaylarında Başak burcunun 9. derecesinde halkalı Güneş tutulması gerçekleşiyor olacak.
Yeni bir sürecin başlangıcını işaret eden tutulma gerek toplumsal gerek kişisel olarak hayatlarımıza yeni bir düzen getirme arayışı içinde olacağımızı da göstermekte. Tutulmanın yönetici gezegeni Merkür ve Jüpiter kavuşum içerisindeler. Gökyüzü Başak burcu vurgusu taşımakta. Bir faydaya hizmet etmeyen her unsur Başak burcu için ya dönüştürülecek yada yok edilecek bir unsur haline gelir. Gerek fikirsel gerek davranışlarda aranılan hizmet anlayışı ve fazlalaşan gayret duygusu ile birlikte bu dönemde fayda içeren, yarar ve verim sağlayan şeyleri arıyor olmaya yöneliyor olacağız .
Duygusallıktan çok aklın ve mantığın öne çıkmasının önemli hale geldiği bu süreç , sorgulayan, eleştiren, analiz eden enerjilerin hakimiyetinde.
Merkür tutulma esnasında retro konumda olacak. Yaşamlarımızda bazı şeyleri geride bırakacak, eleyecek, ayıklayacak ve yolumuza öyle devam etmek isteyecek olduğumuz bir döneme girmekteyiz.
Tutulma derecesi Neptün ile karşıtlık, Mars ve Satürn ile kare açı içerisinde, değişken burçlarda bir açı kalıbı içindeler (T-kare). Amaçların, fikirlerin savunuculuğunun yapılması ve isteklerin gerçekleştirilmesi adına yoğun istek duygusu taşıyan enerjiler hakim. Mücadele ve dengesizlik, değişkenlik taşıyan koşullar içerisinde kalacak olabiliriz.
Bu konum gerçek olan ile gerçek olmayanın ayrımını iyi yapmamız gereken bir dönemde olacağımızı da göstermekte. Bu süreç içerisinde aldanma, hayal dünyası içerisinde kaybolma, geçmişten ders almama ve aynı hatalara düşme durumlarına karşı oldukça dikkatli olmak gerekmekte. Akıl tutulması içine girmemek, sabır ve temkin ile olaylara yaklaşıyor olmak, gerçekçi bakış açısını kaybetmemek çok önemli gözükmekte.

Sevgi ile…

Dilâra Başar Efeoğlu

 

Halkalı Güneş Tutulması: Ay’ın, Güneş’in önünden tam kavuşumlu geçişinde Güneş’i tam örtmediği zaman gözlemlenir. Ay’ın çapı, Güneş’in ışıkyuvarının çapının yaklaşık 400’de biridir. Ancak Ay’ın Dünya’ya uzaklığı, Güneş’in uzaklığının yine yaklaşık 400’de biridir. Bu yüzden Ay’ın Dünya’dan görünür büyüklüğü Güneş ile yaklaşık olarak aynıdır. Ancak gerek Dünya’nın Güneş çevresindeki, gerekse Ay’ın Dünya çevresindeki yörüngeleri tam daire olmadığından, Ay her tam kavuşumlu geçişte Güneş’i tam olarak örtmez. Bu durumda, Güneş diskinin Ay tarafından örtülmeyen kısmı, Dünya’dan halka şeklinde gözlemlenir. https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F_tutulmas%C4%B1

Bir nevi hasat zamanı, Gökyüzünde Başak Burcu vurgusu.

a27e064f76c8fb54823066a878bf6000 (1)

Gökyüzünde Başak Burcu vurgusu, bir nevi hasat zamanı
Güneş Başak burcunda
Başak burcunun ana teması verimlilik arayışıdır. Gökyüzünde böylesine bir Başak burcu vurgusu, Başak burcunun aradığı verimlilik duygusunu öne çıkaracaktır. Bir nevi hasat zamanı içinde olduğumuzu söyleyebiliriz. Değişen şartlar, değişken durumlar ile yeni bir döneme hazırlık içinde olduğumuzu göstermekte.
22 Ağustos gecesi Güneş’in Başak burcuna geçişi ile birlikte gökyüzünde Başak burcu yöneticiliği alıyor olacak. Merkür, Venüs, Güneş ve Jüpiter, Başak burcunda hareket etmekteler, Mars ve Satürn’ünde yöneticiliği (son dispozitörünün) Başak burcu oluşu bu burcun ifade ettiği konulara artan bir vurguyu göstermekte. Merkür gökyüzünün son sözü söyleyen gezegeni konumunda.

1 Eylül Perşembe günü yine Başak burcunun 9. derecesinde bir Güneş tutulması yaşayacağız. Güneş tutulması esnasında kendi yönettiği Terazi burcuna geçmiş Venüs hariç yine tüm gezegenler kendi yöneticiliğini yaptığı burçta olan Merkür tarafından dispozite ediliyor konumdalar. Bu derecede gerçekleşen Güneş tutulması Başak temalarının gelecek günler içinde hayatımızda yer bulacak olduğunu göstermekte.

Dikkatlice baktığımızda çevremizde Başak burcunun gerçekleri arayan ve bu arayışında kuşkucu, eleştirel, ayıklayıcı tarzda çalışan bakış açısının yoğunluğu ile şekillenen olayları görebilir, kendimizinde bu duygular içinde hareket ediyor olacağını görebiliriz.
Başak burcu her konuda mükemmelliyetçidir ve bu mükemmelliyetçiliğini bir hizmet anlayışına çevirmekten hiç geri durmaz ve böylece Başak burcu fayda sunan, düzen getiren, yararlı olanı bulmaya çalışan şekilde çalışır. Yeter ki mükemmelliyetçiliği Başak burcunu dar kalıpların, dar bakış açısının içerisine sokmasın.
Fazlalaşan analiz yeteneğimizi, gerçeklik algımızı, detaycılaşan bakış açımızı, artan zihinsel kapasitemizi olaylar üzerinde pozitifsel olarak kullanabilir ve somut sonuçlar elde edebiliriz. Görüş açımızı dar çerçeveden değil geniş çerçeveden tutabiliyor olmak çok daha da gülümseten sonuçları ortaya çıkaracaktır.

Başak burcunda retro harekete girecek olan Merkür (1 Eylül-23 Eylül) bu konumu ile bahsettiğimiz tüm bu özelliklerini hem derinleştirip hem de dengesiz kullanılabilecek bir enerji haline getirebilir. Oluşan enerjiyi önce kendimize yönlendirmemiz ve gelecek yerine içinde bulunduğumuz şartlara düzen getirme arayışı içinde olmamız retro süresince çok daha olumlu olacaktır.
Sevgi ile…
Dilâra Başar Efeoğlu

Fotoğraf, Başak Takımyıldızının sembolik çizimi, (1496), İtalya, Napoli, Morgan Kütüphanesi.