Merkür-Uranüs karşıtlığı

Young hacker in data security concept

Uranüs’ün sıradışı, bağımsız, özgür, alışılmamış, beklenmedik ve ani oluşumlar, gelişmeler taşıyan enerjiler ile yüklü yaratıcılığı şimdi Merkür ile yaklaşmakta olan karşıt açı görünümleri ile ortaya konuluyor olacak. Hızlı düşünüyor, hızlı konuşuyor, çok hızlı kararlar veriyor olabileceğiz. İletişimsel dilimiz oldukça özgürlükçü, kendi bildiğinde ısrar eden, sinirli, heyecanlı ve öfkeli bir dil halini alacak olabilir. Düşünmeden konuşmanın, düşünmeden hareket etmenin getirebileceği yanlış anlaşılmalara, hatalı kararlara, sakarlıklara, kazalara karşı oldukça dikkatli olmakta fayda var. Düşünce sistemi üzerinde etkili olacak olan açı, sıradışı algılar, sıradışı düşünceler, fikirler oluşturacaktır. Yeni ve özgün fikirlerin açığa çıkabilecek olduğu süreç her ne kadar gergin, sinirli, kırıcı, yıkıcı türde bir iletişim dili ve zihin yapısı oluşturacak olsada olumlu bir yönü ise; aydınlanan, bireyleşen, geleceğe yönelen türde düşüncelerin ve fikirlerin oluşumunu sağlamaya zorlayan, mecbur bırakan, yenilik ve gelişmelere yol açıcı enerjileride açığa çıkarmak. Fikirlerimizde istikrar içinde olmaya çalışmak, ani ve düşüncesizce, plansızca hareket ediyor olmak yerine özgür ve yenilikçi bir düşünce tarzını benimsiyebiliyor olmak fayda sağlayıcı olacaktır. Ticaret ve iş hayatında ani değişimlere, ani verilen kararlara işaret edebilen açı, iş hayatını etkileyen önemli gelişmeleri, büyük değişimleri, bazı bitişleri ortaya çıkaracak olabilir. Ayrıca açının etki süresince özellikle hava, kara yolu kazalarına karşı dikkatli olmak oldukça önemli. 16 Ekim Pazar günü kesinleşecek olan açının etki süresi 20 Ekim’e kadar devam etmekte.

Jüpiter – Uranüs Döngüsü Karşıtlık Fazı

SFPage.jpg

Jüpiter ve Uranüs 2010 yılında Koç burcunda yaptıkları kavuşum ile kendi aralarında başlayan yeni döngünün oluşturduğu karşıt açı fazının son istasyonunu gerçekleştirmekteler. İki gezegen arasındaki bu açı 28 Eylül Perşembe günü kesinleşiyor olacak. Jüpiter ve Uranüs döngüleri, Jüpiter’in ifadesinde olan konular üzerinde bireyleşme, özgürleşme, yeniden şekillenme etkisi getirmek üzere çalışmakta olur. İnanmak, düşünmek, fikir yürütmek ve evrensel prensipler üretmek ile ilgi olan Jüpiter’in, Uranüs ile oluşturduğu kontaklar, bu noktalar üzerine yansıtılan önemli değişim enerjilerini taşımakta olurlar.

Döngü içerisinde, Uranüs’ün barındırdığı değişim enerjisi, Jüpiter’in yaratıcılığında olan dini, ahlaki, felsefi, hukuki inançlar üzerine bir nevi aydınlanma enerjisi getirmek amacı ile hareket etmekte. Bu iki gezegenin arasındaki oluşan döngüyü tüm bu dini, fikirsel, inançsal, hukuksal olarak oluşturulmuş, süregelen prensipler üzerinde yenilik getirme, geleceğe yönlendirme, aydınlanma enerjisi olarak tanımlayabiliriz.

İki gezegenin 2016 yılının son ayında yaptıkları karşıt açı yine iki gezegeninde retro hareketleri sayesinde içinde bulunduğumuz 2017 yılının Mart ve Eylül aylarında tekrarlamakta. 2017 yılının en önemli gezegen hareketlerinden birini oluşturan Jüpiter, Uranüs karşıtlığı, özellikle bahsettiğimiz inançsal, fikirsel, hukuksal konular, kurumlar, kişiler ve olgular üzerinde oluşacak olan kutupsallaşma, zıtlaşma enerjisini taşımaktaydı. Jüpiter, Uranüs’ün karşıt açısına ilerlediğinde Terazi Burcunda hareket etmekte ve Terazi burcunun ifadesinde olan ilişkilerde uyum, uzlaşma, gerek kişiler arası gerek devletler arası diplomasi, hukuksal ve adaletsel sistemler üzerine ilerleme, gelişme, büyüme, gerçekleri arama ve yeni sistemler kurma isteğini taşımaktaydı.

Kutupsallık oluşturan iki karşıt enerjinin ortaya çıkarmak istediği en önemli faktör büyük oranda farkındalık yaratmak, denge kurmak, bilinci yükseltmek amacı yönünde çalışan enerjileri içerir. Uranüs’ün aydınlanma sağlayıcı unsurları ile Jüpiter’in soyutsal, inançsal, ideolojik zihninin arasında oluşan iki uçlu gerilim bu bahsettiğimiz olgular üzerinde değişim dürtüsünü yaratarak, bilinç geliştirmek, denge kurmak, bireylilik, özgürlük esasının gerekliliğini üzerine oluşacak aydınlanmayı sağlamaya yönelik enerjileri içermekteydi. Açının doğası gereği gelişen koşullar Uranüs’ün yenilik, değişim yaratmak için kullanagelir olduğu, isyankar, sıradışı, ani, sarsıcı, kaos yaratma yanlısı hareket tarzı ile şekillenerek, asıl altta yatan isteklerin inançsal özgürlük olduğu, ideolojik kökenli arayışların öne çıktığı olayların en büyük göstergesi halini aldı.

Döngünün karşıt fazı kendini gerçekleştirmekte, iki gezegenin toplumsal bilinç üzerine yarattığı etki gittikçe kendini göstermeye, açığa çıkmaya başlayacak. Umarım eşitlikçi bireylilik anlayışının farkındalığı ile aydınlanan bir toplum anlayışı kazanmış olmaktayız.

Dilâra B.Efeoğlu

 

 

 

 

 

25 Eylül – 1 Ekim Haftası Gökyüzü

space-ring-planet-art-star-giant-nice-hd-nature-picture-1920x1080.jpg

25 Eylül – 1 Ekim Haftası Gökyüzü

Gökyüzünde Terazi burcu ilerleyişinde Jüpiter, retro hareketinde olan Uranüs ile karşıt açıya ilerlemekte. Koç burcunda Uranüs ile Jüpiter 2010 yılında aralarında başlayan döngünün son karşıt açısını yapıyor olacaklar. Etkisi aktif olan açının kesinleşeceği tarih 28 Eylül Perşembe. Jüpiter, Uranüs karşıtlığı, Jüpiter’in ifadesinde olan konular üzerinde bağımsızlaşma, özgürleşme, bireyleşme etkisi ile birlikte artan inançsal özgürlük arayışı, fikirsel özgürlük arayışı taşımakta. Aynı zamanda bu karşıtlık fazlaca uyum arayışı içinde olmanın, fazlaca uzlaşma yanlısı olmanın bireyleşmeyi engelleyen en önemli sorun haline gelebileceğini de göstermekte. Terazi burcunun son derecelerinde olan Jüpiter’in Akrep burcuna geçiş yapması öncesinde Uranüs ile yapacağı karşıt açı, bu burcun ifadesinde olan eşitlik, adalet, denge, uyum, huzur unsurlarını ne kadar yenilikçi göz ile bakma farkındalığı yaratmış olduğumuzu gösterecek.

29 Eylül Cuma günü, Oğlak burcu ilerleyişini sürdüren Ay, duygusal güvence arayışımızın sürmekte olduğu bir güne işaret etmekte. Kontrol altına alacak olduğumuz duygularımız gerçekçi ve kuralcı tavırlar getirmekte. Akşam saatlerinde Ay, Jüpiter ve Uranüs karşıtlığının orta noktası görünümüne gelecek. Özgürleşme isteğimizin, bağımsızlaşma arzumuzun etken olduğu hareket tarzımızın ortaya çıkaracağı duygusal dalgalanmalara, gerginliğe açık olduğumuzun bilinci ile hareket etmek yararlı olacaktır. Toplumsal olarak da gergin bir ortamı işaret eden gökyüzü, ani gelişen, stres, gerilim ve isyankarlık barındırabilen olaylara yol açabilecek şekilde gelişebilecek durumlara işaret etmekte. 2 Ekim Pazartesi günü sabah karşı (01:59) kesinleşecek olan Pluto, Mars üçgen açısı gökyüzünde aktif. Hafta sonu boyuncada etkili olacak açı, kararlı ve güçlü bir hareket tarzı getirmekte. İstekleri elde etmenin azmini ve istekleri ortaya koymanın cesaret ve özgüvenini sağlayan enerjilerin akışı pozitifsel olarak kullanmak olumlu durumlar yaratırken artan özgüven duygusunu yıkıcı, sert ve aşırı hırs ile kullanılabilecek oluşu ise olumsuz durumlara yol açacak olabilir.

Başak burcu yolculuğunu bitiren Merkür, 30 Eylül Cumartesi günü Terazi burcuna geçiş yapıyor. Merkür, Terazi burcunda uyum sağlamaya yönelik, uzlaşma yanlısı, diplomasi içeren davranışları benimseyen bir iletişimsel dili ifade eder. Taşıdığı girişimcilik etkisi ile birlikte, iş ve ticaret hayatında oluşabilecek yeni anlaşmalar, ortaklıklar devreye girebilir.
Haftanın günlerine göre baktığımızda,
Pazartesi günü, sabah erken saatlerinde (08:00) Ay’ın Yay burcuna geçişi ile birlikte, dışa dönük ve daha enerjik bir yapı sergiliyor olacağız. Büyümekte olan Ay ışığı ile birlikte yeniliğe ve geleceğe yönelik duygular ve arzular içinde olacağımız Pazartesi günü, Ay’ın Venüs ile oluşan kare açısı, ilişkilerimize yönelik denge kurmakta zorlanacak olacağımız bir güne işaret etmekte. Fazla duygusal tepkiler içine girmek, artan isteklerimizin tatmin olmadığı düşüncesi ile huzursuzluk ve memnuniyetsizlik hissetmek duygusuna kapılıyor olmak yerine uyum ve uzlaşmacı tarafımızı ön plana çıkarabilmek çok daha faydalı olacaktır.
Salı günü, Ay’ın, Mars ve Neptün arasında oluşan karşıtlığın apeksi olmuş durumda. Sabah saatlerinde aktif olacak olan bu görünüm akşam saatlerine kadar etkisini sürdürmekte olacak. Dağılan, değişkenlik gösteren davranışlar içine giriyor olabilmemize yol açabilecek olan açının aktifliği süresince, gerek duygusal gerek fiziksel olarak konsantrasyonumuzu kaybetmemeye, duygusal ikilemlere düşmemeye karşı dikkatli olmakta fayda var. Akşam saatlerine doğru Ay’ın Satürn ile kavuşuma doğru giden ilerleyişi duygusal kontrolümüzü çok daha kolay sağlayacak olacağımız saatleri göstermekte.
Çarşamba günü, Günün ilk yarısına kadar Ay’ın, Satürn ile kavuşum etkisi aktif iken Ay, Merkür ile Kiron arasında oluşan karşıtlığa apeks noktası olmuş durumda. İletişimsel yönde etkileşim içinde olduğumuz kişiler yada konulara ait sorumluluklarımızın artacak olduğu bir gün, kendimizi ifade etmekte, düşüncelerimizi diğer kişiler ile paylaşmakta, ortak bir dil bulmakta zorluk çekebilir ve duygusal olarak kendimizi sınırlandırılmış hissedecek olabiliriz. Gün içerisinde Ay’ın, Uranüs ile olan uyumlu kontağı (14:07) aradığımız özgürlük ve kendini ifade etme gücünü veriyor olacak. Akşam saatlerinde Oğlak burcuna geçmesi ile birlikte, gerçekçilik ve somut sonuçlar arama güdümüz kuvvetlenmekte. Ay, Oğlak burcuna geçişi ile birlikte 5 derece Terazi burcunda hareket eden Güneş ile kare açı yapmaya başlamakta. İlişkilerimizde gösterdiğimiz uyum ve uzlaşmacı davranışlarımız ile duygusal olarak aradığımız güven duygusunu sağlamakta zorluk çekebiliriz. ilişkilerimizde orta noktayı bulmak, dengeyi koruyabiliyor olmak açısından dikkatli olmakta fayda var.
Perşembe günü, Jüpiter ve Uranüs arasında oluşan karşıt açı sabah saatlerinde kesinleşmekte (07:00) bu açının etkilerini yazının ilk paragrafında bulabilirsiniz. Sabah erken saatlerinde Ay’ın Pluto ile kavuşumu duygusal olarak güçlü ve kontrollü olmayı kolaylaştırmakta. Ay’ın bu pozisyondan Mars ile kurduğu olumlu kontak, kendimize olan güvenin yüksek olacağı bir güne işaret etmekte. İsteklerimizi elde etmek için daha emin ve cesaret ile adımlar atacak olabileceğimiz bugün yeni girişimler, yeni başlangıçlar için uygun enerjiler barındırmakta.
Cuma günü, Oğlak burcu ilerleyişini sürdüren Ay, duygusal güvence arayışımızın sürmekte olduğu bir güne işaret etmekte. Kontrol altına alacak olduğumuz duygularımız gerçekçi ve kuralcı tavırlar getirmekte. Akşam saatlerinde Ay, Jüpiter ve Uranüs karşıtlığının orta noktası görünümüde gelecek. Özgürleşme isteğimizin, bağımsızlaşma arzumuzun etken olduğu hareket tarzımızın ortaya çıkaracağı duygusal dalgalanmalara, gerginliğe açık olduğumuzun bilinci ile hareket etmek yararlı olacaktır. Toplumsal olarakta gergin bir ortamı işaret eden gökyüzü, ani gelişen, stres, gerilim ve isyankarlık barındırabilen olaylara yol açabilecek şekilde gelişen durumlara işaret etmekte. 2 Ekim Pazartesi günü sabah karşı (01:59) kesinleşecek olan Pluto, Mars üçgen açısı gökyüzünde aktif. Hafta sonu boyuncada etkili olacak açı, kararlı ve güçlü bir hareket tarzı getirmekte. İstekleri elde etmenin azmini ve istekleri ortaya koymanın cesaret ve özgüvenini sağlayan enerjilerin akışı pozitifsel olarak kullanmak olumlu durumlar yaratırken artan özgüven duygusunu yıkıcı, sert ve aşırı hırs ile kullanılabilecek oluşu ise olumsuz durumlara yol açacak olabilir.
Cumartesi ve Pazar günü, Ay’ın Güneş ile uyumlu açısı gün içinde aradığımız dengeyi bulacağımızı göstermekte. Ne istediğini bilen, amaç duygusu güçlü, bireyselliğini rahat bir şekilde ortaya koymayı sağlayacak enerjilerin hakim olduğu Cumartesi günü, Ay’ın Kova burcuna geçmiş olması özgür olma, bağımsız olma güdülerimizi artırmakta. Sosyal ve grupsal birlikteliklere dikkat çeken Ay’ın konumu ortak amaçlar üzerinde yoğunlaşma ve birleşme sağlanabilecek birgüne işaret etmekte.
Başak burcu yolculuğunu bitiren Merkür, 30 Eylül Cumartesi günü Terazi burcuna geçiş yapıyor. Merkür, Terazi burcunda uyum sağlamaya yönelik, uzlaşma yanlısı, diplomasi içeren davranışları benimseyen bir iletişimsel dili ifade eder. Taşıdığı girişimcilik etkisi ile birlikte, iş ve ticaret hayatında oluşabilecek yeni anlaşmalar, ortaklıklar devreye girebilir.

Sevgiyle kalın…

 

Uranüs Retro ilerleyişine başlıyor

b6aa1f46af2ccea6e9ee0f4aefd775e9.jpg

Uranüs Retro ilerleyişine başlıyor,

Uranüs öngörülemez, beklenmedik, sıradışı, ani ve sarsıcı değişimler yaratarak bilinç üzerinde reform gerçekleştirmeyi esas alan bir çalışma prensibi işleyişine sahiptir. Şimdi retro hareketi süresince Uranüs, bilinçsel reform yaratma enerjisini ruhun derinliklerine, içsel benliğe doğru çeviren bir bakış açısını açığa çıkaracak ve bilinçsel farkındalık yaratma enerjisini bu yönde ortaya koyacaktır. Uranüs retro konumunda olduğu müddetçe içselleşmiş algılar, özgürlük isteği, yenilik, geleceğe yönelim, kural ve yaptırımlara karşı duruş, düzen karşıtı olmak, bireysellik güdüsü, bağımsızlık arayışı yönünde artan duygu ve davranışlar içeren olaylar ve durumlar yaratma potansiyelini taşımakta olacak.

2 Ağustos Çarşamba günü durağanlaşacak olan Uranüs, 3 Ağustos Perşembe günü retro hareketine başlayacak. 2011 yılı Mart ayından bu yana Koç burcunda yolculuğunu sürdürmekte olan Uranüs’ün 2018 Mayıs ayında Boğa Burcuna geçmeden önce son istasyonu olacak olan retro, 3 Ocak 2018 günü ileri hareketine başlayışı ile son bulacak.

Uranüs’ün amacı edinilmiş bireyselliği sağlamaktır. Uranüs sağlanılmış bireyselliğin gerçekte bütünün bir parçası olduğu ilkesini taşıyor olduğundan dolayı kolektifi etkisine alacak olaylar yaratır. Düşüncelerimizde bizi dar kalıplarımızı aşmaya zorlayan, daha geniş, daha objektif ve daha bütünsele yönelik bakış açısı oluşturma yönünde algısallık kazandıran etkiler açığa çıkarır. Koç Burcu yolculuğu müddetince Uranüs, özgürleşme, bağımsızlaşma, yenilenme gerekliliği duyulan, eski ile yeni arasında oluşması gereken değişime yönelik, mücadele, cesaret, öncülük ve varoluşsal girişimlerin öne çıktığı enerjiler ile şekillenecek olan bir dönemi ifade etmekte. Retro süresince bu etkilerini daha derin ve daha içsel olarak hissedeceğimiz, sezgilerimizin güçleneceği bu dönem, hayatımıza ve benliğimize Uranüs’ün taşıyor olduğu zihinsel farklılanma kavramları ile bakabiliyor olmak ve çevremizde gelişen olayları bu kavramlar ile değerlendirmek Uranüs’ün aydınlanma enerjisini kendimizde oluşturmamızın sağlayıcısı olabilecektir.

Dilâra B. Efeoğlu

Satürn – Uranüs üçgen açısı

Mars

Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs birbiri ile uyumlu açıdalar

Satürn – Uranüs üçgen açısı,
Satürn ve Uranüs, astrolojide bu iki gezegen tanımsal olarak birbiri ile kutuplaşmış ifadeler taşırlar. Kural koyucu Satürn, kural yıkıcı Uranüs. Sınırlandırma, kısıtlandırma, belli bir şekil, disiplin ve norm içinde olma dürtüleri ile hareket eden Satürn’ün diğer ucunda, kural yıkıcı, sınır aşıcı, form ve biçim algılarını alt üst eden, değişimci, yenilikçi, özgürlükçü dürtüleri taşıyan Uranüs yer almakta.

Klasik astrolojide güneş sistemimizin en dışta gezegeni olarak yer alan Satürn, taşıdığı yapılandırma, oluşturma, biçimlendirme, metotlandırma etkisi ile birlikte kişinin ya da şeylerin bütünlüğünü oluşturma, kurma prensibi ile çalışır. Satürn ile ifade edilen, edinilmesi beklenen bu bütünlüğün daha ötesinde Satürn ötesi planetler olarak adlandırılan Uranüs, Neptün ve Pluton’un bilinçsel etkiler taşıyan mekanizmaları devreye girerler.

Uranüs, Satürn ile belirlenmiş olan tüm bu oluşumlar üzerinde bir başkalaşım sağlama prensibi ile hareket eder. Uranüs’ün yaratıcılığı insanoğlunun gelişimini hızlandırma kapasitesi ile zihinsel algıları üst boyutlara çekmek üzerine kurulu bir bilinçsel hal yaratma üzerine kuruludur.

Bu açıdan bakmaya çalışıldığında, Uranüsyen etki mekanizmasını, katılaşmaya, donuklaşmaya, büzüşmeye karşı oluşturulmuş olan bir prensip olarak düşünebiliriz. Satürn ile oluşturulmuş olan bütünlük ifadesinin üzerinde varlığın yeniden daha ileri boyutlarını elde etmeye yönlendiren bir prensip ile karşılaşıyor olması ile tanımlayabileceğimiz Satürn, Uranüs bağıntısı, bilinçlerde gelişecek yeni bir oluşumun enerjisini barındırır. Bu iki gezegen arasında varolan açının niteliği sürecin karakteri hakkında bilgi verici olacaktır.

24 Aralık 2014 günü Yay burcuna ilerleyen Satürn, o günden bu yana, Koç burcunda yerleşik Uranüs ile uyumlu görünüm oluşturmaktalar. İkiside Ateş elementinde yerleşik olan iki planetin birbiri ile 25 Aralık 2016, 19 Mayıs 2017, 11 Kasım 2017 günleri kesinleşmiş üçgen açı oluşumları var.

Satürn’ün taşıdığı olguları bağımsızlaştırmak prensibi ile hareket eden Uranüs’ün yaydığı değişim rüzgarı, iki planetin arasında oluşan uyumlu açının birbirini destekleyen, tasdik eden, uzlaşmacı, akıcı, teslimiyetçi renkte niteliksel enerjilerini taşımakta. Uranüs’ün düzen ve sistemler üzerinde oluşturduğu değişim, reform etkisine geniş bir dönemsel açısından baktığımızda, iki planetin arasında oluşan açının taşıdığı niteliksel enerjileri çevresel, toplumsal olarak gelişmekte olan koşullar üzerinde de etkisi ile gözlemleyebiliriz. Yapılanmalar üzerinde oluşturulacak olan değişimler, kontrollü ve gerçekçiliğini kaybetmeyen düzen değişikliği, dirençsiz değişim ve eski ile yeniyi harmanlayan sistemler oluşturma güdüleri bu açının aktif etkilerini yansıtırlar.

Dilara Başar Efeoğlu

Güneş Uranüs kavuşumu

3fe5f284887e98cbb4f8e51fa16432e0.jpg

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihine açık olmak gereklidir. Oluşmuş olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.

Güneş – Uranüs Kavuşumu
14 Nisan Cuma günü kesinleşecek Güneş, Uranüs kavuşumu Koç burcunun 240 27′ derecesinde.
Koç burcunda ilerleyişini sürdüren Uranüs’e yaklaşan Güneş, bu gezegenin sıradışı zihni ile temas kuracak. Uranüs ile temas kuran bir gezegen, Uranüs’ün taşıdığı bu sıradışı zihninin geleceğe odaklanmış, aydınlatıcı dalgaları ile karşılaşır. Uranüs elektiriksel bir güce sahiptir ve elektiriksel bir etki alanı yaratır. Uranüs’ün Ani, sarsıcı, çarpıcı, uyandırıcı doğası ile birleşen Güneş, şimdi Uranüs tarafından bireyliğini, bağımsızlığını, ortaya koyma yönünde desteklenmekte ve harekete geçirilmekte.

Uranüs’ün değişime odaklı yaratıcılığını sezebiliyor olmak için yine Uranüs’ün taşıdığı sezgisel zihinede açık olmak gereklidir. Oluşmakta olan Uranüs, Güneş kavuşumu ile bireylilik anlayışının yükseldiği, kendin olma, farklı olma ve bu farklılığını ortaya koyma isteği içinde bulunmaya yönelik isteklerin arttığı bir gökyüzünü görmekteyiz.
Kitlesel, toplumsal etkili gezegenlerden biri olan Uranüs ile kavuşan Güneş, özgürlük ve bağımsızlık isteği içinde oluşun, geleceğe odaklanmış, yeni düzen sağlama amaçlı değişimler peşinde olmanın getireceği etkilerini taşımakta, değişim isteği, ihtiyacı içinde olan Uranüs, sıradışı, isyankar, kural dinlemez, asi güdüleri ile beklenmeyenin beklenebileceği bir ortam yaratmakta.

Güneşin 17 Nisan günü Satürn ile kesinleşecek bir üçgen açısı var, Satürn uzun bir süredir Uranüs ile uyumlu açıda. Bu açı yeni sistemleştirilmeler geliştirme içinde olma, yeni düzen içeren kontrollü yapılanmalara işaret etmekte. Retro hareketine giren Satürn burada geliştirilecek yapılaşmanın geçmişten gelen etkiler içinde olduğunu gösterdiği kadar yeni kurulacak olan yapılaşmalar için gelecekte değişime açık bir portreyi de açıkça çizmekte.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Pluto, Uranüs ve Jüpiter açıları; Zihinsel bir kabuğun soyulması…

ca700b07b9efe8cb65fea0189ff108d3

Pluto, Uranüs ve Jüpiter açıları; Zihinsel bir kabuğun soyulması…

Dane Rudyhar, Triptych isimli ilham verici eserinde Uranüs’ü “evrensel ruhun yaratıcı gücü olarak tanımlamaktadır. Rudyhar, Uranüs’ün kişisel “başkalaşma, şekil değiştirme” aşamasını ifade ettiğini ve “başkalaşıma uğrayan kişinin Evrensel Aklın ortaya çıkması için bir odak haline geldiğini” belirtmektedir. (Bu cümle Barış İlhan yayınevine ait, Stephen Arroyo, Astroloji, Karma ve Dönüşüm Kitabından alınmıştır)

Daha önceki paylaştığım 2017 yılına dair yazımda belirttiğim gibi içinde bulunduğumuz yıl, Jüpiter, Uranüs ve Pluto’nun döngüsel açıları ile oldukça doğru orantılı şekillenmekte. Ve astrolojik olarak bu döneme ait olaylar üzerinde ‘neden ?’ diye sorduğumuzda bu üç gezegenin hareketlerinin biz insanlar ve dolayısıyla olaylar üzerinde yarattığı önemli etkileri görülmekte. Diğer gezegenler ve açıları, Pluto, Uranüs ve Jüpiter döngülerinin yaratmak istediği etkilere yönelik bir argüman halinde çalışmakta.

Terazi burcunda hareket etmekte olan Jüpiter ile Koç burcunda harekette olan Uranüs’ün uzun döneme yayılan etkiler taşıyan 26 Aralık 2016’da gerçekleşen karşıt açısı, 3 Mart ve 28 Eylül 2017 günlerinde tekrar kesinleşmiş dereceye geliyor olacak. Jüpiter, Uranüs karşıtlığının Oğlak burcunda hareket etmekte olan Pluto ile oluşturdukları açı kalıbı yine gökyüzünde uzun bir döneme yayılan etkiyi oluşturmakta. Jüpiter’in Pluto ile kare açısını deneyimleyecek olduğumuz tarihler ise önümüzdeki 30 Mart ve 4 Ağustos günleri.
İhtiyaç hissedilen değişimin nerede ve nasıllığı hakkında bilgi verici olan Uranüs, asıl değişimin oluşması gereken yer olan bilinçlerde değişim yaratmak gücünü ortaya koyar. Olaylar ön planda çalışırlarken arka planda ihtiyaç hissedilen bilinçsel değişimin varolabilmesi için zihinsel bir kabuğun soyulması, kaldırılması gerektiği misali varolan algıların yerini yenilerinin alabilmesi gerekliliği ile çalışır. Jüpiter, Uranüs karşıtlığı ; Uranüs’ün taşıdığı bu ilkeler ile Jüpiter’in taşıdığı, somut gerçeklerin çok daha ötesinde durabilen, inançlar, düşünceler, mânâ ile bütünleşebilen zihninin birbiri ile karşılaşması, birbirine karşı bakıyor duruşu. Her karşıtlık aslında taraf için oradan almak gereken bir şeyler olduğunun göstergesidir. Amaç farkındalık yaratmak, bilinçsel uyanış sağlamak ve boyutsal bir değişim ile gelişim yaratmaktır.
Kalıcı bir değişimin, kalıcı bir gelişimin en iyi halini sergilemesi ancak bir dönüşüm ile birlikte gerçekleştiğinde oluşur. Yeniden yapılanmanın sağlanması için tükenmiş, yapıcılığı, gücü kalmamış, gelişmeyi engelleme içinde olan tüm unsurları dönüştürmenin ana gücü olan Pluto, bu gereken dönüşümün tüm olgularını taşıyan gezegen olarak Jüpiter ve Uranüs ile kare açı yapmakta. Yaşadığımız, maruz kaldığımız tüm etkiler, çarpışan zihinler, çarpışan algılar artık bilincin bir nevi yeniden doğuşunu tamamlamaya yönelik olan sancılar ve sarsıntıları yansıtmakta.
Uranüs ve Pluto gezegenleri bireysel etkilerin çok ötesinde kolektif, toplumsal etkiler yaratan gezegenlerdir. Kolektif olanın içinde kendine doğru döndürülmüş bir bakış açısı, kendinde olana karşı geliştirilmiş gerçek bir farkındalık bireysel ilerlemeyi sağlayabileceği gibi bütünselin gücünüde yenileyecektir.

Sevgi ile…
Dilâra B. Efeoğlu

Not: İlk paragrafta yapılan alıntının sahibi Dane Rudyhar; Fransız, astrolog, şair, müzisyen ve felsefi düşünür.

Güneş – Satürn kavuşumu, Jüpiter sekstili, yaklaşan Uranüs açıları

66d5994c0127d633085da832b5530015
Ne olmak istediğini bilen, inandığı, değer verdiği oluşumları gerçekleştirme adına olmak, oldurmak istediği şeyler için ciddi, kararlı ve gerçekçi adımlar atabilme sorumluluğunu üzerine alabilen, geleceğe yönelmiş ve içinde katı kalıpların dışına çıkma gücü ve kendine inancı barındıran enerjilerin hakimiyetini göstermekte olan açılar var gökyüzünde.

İçinde bulunduğu Yay burcunun 18. derecesinde Satürn ile kavuşum yapan Güneş’in dispozitörü Jüpiter ve Jüpiter bu kavuşuma hem sekstil açı (60 derecelik açı) ile bakmakta hemde yöneticilik yücelme bazında karşılıklı ağırlama içinde bulunmakta. Astrolojik bir gösterge olan karşılıklı ağırlama burada olaylar üzerinde hedeflere ulaştırma fırsatı taşıyan, güven ve amaç duygusunu destekleyen etki olarak çalışmakta. Gökyüzünün oluşmakta olan açısal konumunun vereceği etkileri içimde bulunacağımız dönem için pozitifsel olarak almak ve kullanabilmek çok mümkün.
10 Aralık 2016 cumartesi günü (18.51) kesinleşecek olan Güneş Satürn kavuşumu , içinde bulunduğumuz hafta başı itibari ile etkilerini hayatımıza yansıtmakta olacak.
Gökyüzünde Satürn ve Jüpiterin, Uranüs ile yaklaşan açıları oldukça dikkat çekici. Satürün’ün üçgen açısı, Jüpiter’in Uranüs ile karşıtlığı olaylar üzerinde önemli etkiler yaratmakta. Sosyal ve toplumsal konular üzerinde belirgin etkisini görebiliyor olduğumuz Satürn ve Jüpiter gezegeninin Uranüs ile oluşan bu açısal konumları, değişimsel etkiler barındıran koşullar içerisinde olduğumuzun bir göstergesi. Ani ve sıradışı kararlar almaya çok daha yatkın olabilecek bu süreç, eski yerleşmiş düşünce, yaşam ve inanç kalıplarının dışına çıkmaya yönelik bir zihin yapısını aktive etmekte.

İçinde bulunduğumuz hafta itibari ile, geleceğe yönelik amaçları gerçekleştirebiliyor olmak, yeni yapılanmalar, oluşumlar içine girmek adına istek duymak, kendini sorgulama, yapmak istediklerini yapabilir olmaya karşı duyulan güven duygusu, değişime açıklık ve değişime istekli bir yapı içine girmiş olacağız. Bu dönemi plan ve projelerimizi hayata geçirmek, yapılandırmak, girişimlerde bulunmak ve kendi kimliğimiz üzerinde oluşturacağımız gerçekçi bakış açısı ile değişime ihtiyaç hisseden yönlerimizi fark etmeye yönelik bir dönem olarak düşünebilir ve değerlendirebiliriz.

Sevgi ile…
Dilâra B.Efeoğlu

Venüs, Uranüs Kare Açısı

 

7b993145dc42d360ba3d7399e55179e4

Venüs Uranüs Kare açısı

Retro konumuna devam eden Uranüs olaylar üzerinde ısrarcı ve istikrarsız süreçler olarak etkisini göstermekte.

29 Kasım Salı günü akşam saatlerinde (23.26) Venüs, Uranüs kare açısı kesinleşmiş olacak. Oğlak burcunda Venüs ile Koç burcunda yolculuğunu sürdüren Uranüs’ün kare açısı kesinleşmeden hemen önce aynı gün gündüz saatlerinde Yay burcunda bir Yeniay oluşumu içinde olacağız.
Gökyüzünde Yeniay enerjisi hakim fakat Ay daha ışığını yansıtamayacak kadar yakın olduğu Güneş’in ışınları altında ve gece gökyüzünde belirsiz. Belirsizlik enerjisi altında Uranüs’den kare açı alan Venüs, Yay burcunda Yeniayın yeni başlangıçlar peşinde olma güdülerini taşımakta. Bilinçsizce eğilimlere, dürtüsel davranışlara, ani ve düşünmeden gelişen davranışlara oldukça açık. Ve Retro konumuna devam eden Uranüs olaylar üzerinde ısrarcı ve istikrarsız süreçler olarak etkisini göstermekte.
Öncü Burçlarda, Uranüs’ün özgürlük, bağımsızlık ve kendin olma konusunda taşıdığı yaratıcılığını , Venüs ile birlikte sergileyecek olması, ilişkiler üzerinde sarsıcı değişimler yaratabilecek olgulara doğru gidebilecek bir gidişatı işaret etmekte. Venüs, Uranüs kare açısı, bireysel isteklerin önceliği, benliğin ortaya konulacak oluşu, özgürleşme ihtiyacı, ilişkileri bağımsızlaştırma arayışı getirecek enerjileri taşımakta. Bu süreç içinde ben-merkezci olmanın heyecanına karşı dikkatli olmakta fayda var.

Dilâra Başar Efeoğlu

Mars-Uranüs kare açısı

lightning_wunder_photo_5-copy

Mars-Uranüs Kare açısı
Pluto ve Mars gezegenin kavuşumu; kullanılmaya hazır , büyük, kuvvetli ve birikim ile oluşturulmuş saklı bir gücün varlığının habercisiydi. Saklı olan bu potansiyel gücün tüm birikimi ile yüklenmiş olan Mars’ın Uranüs ile kare açıya doğru gidişi gücün ne yönde kullanılacağının yönünü çizmekte.
29 Ekim Cumartesi günü sabah saatlerinde (06.55) derecesel olarak kesinleşecek olan açı, içinde bulunduğumuz günlerde de etkinliğini arttırarak sürdürmekte olacak.
Oğlak burcunda bulunan Mars, Pluto ile olan kavuşumundan yeni ayrılmakta, 21 derece Koç burcunda retro konumundaki Uranüs ile yapacağı kare açıya doğru ilerlemekte. Pluto ve Mars gezegenin kavuşumu; kullanılmaya hazır , büyük, kuvvetli ve birikim ile oluşturulmuş saklı bir gücün varlığının habercisiydi. Saklı olan bu potansiyel gücün tüm birikimi ile yüklenmiş olan Mars’ın Uranüs ile kare açıya doğru gidişi gücün ne yönde kullanılacağının yönünü çizmekte.
30 Ekim Pazar günü Akrep burcunda gerçekleşecek olan Yeniay haritasında da etkin olan bu açı, içinde bulunduğumuz günlerden Yeniay sonrasına doğru yayılan şekilde, şartları tamamen değiştirme güdüsü ve çabası içine giriyor olma, yeni kararlar alma, yükselmiş olan fiziksel enerji ile kişisel amaçları gerçekleştirme gücü ve dayanıklılığın sağlanmış olmasının etkilerini içeren olaylar ve durumlar ile karşılaşacak olacağımızı göstermekte.
Özgürlük ihtiyacı ve bu ihtiyacın sağlanması güdüsü ile yüksek bir motivasyon içeren enerjiler, cesaret ve karşı konulmakta zorlanılan arayışlar, meydan okumalar, isyan ve mücadele hırsı taşıyan olaylar ile karşılaşılabilecek olunacağının işaretçisi.

Çevresel, toplumsal olarak gerilim ve şiddet içeren durumlara karşı oldukça dikkatli olmanın öngörüsünü veren bu açı, kişisel olarak, gerçekte ne için mücadele ettiğinin farkında olmak, bir engel olarak hissedilen şeyin gerçekte engel olup olmadığının analizini iyi yapabiliyor olmak ve gerçek engelin ne olduğunun farkına varmak ile geleceğe doğru harekete geçmek için aranılan varoluşsal gelişmeleri sağlayıcı olacaktır.

Sevgi ile….
Dilâra Başar Efeoğlu